Fazla söze gerek yok yakanın elleri kırılsın

MEMLEKET yangın yeri... Her yerden alev alev haberler geliyor. “Ciğerimiz yandı”, “Ciğerimize ateş düştü”, “Ormanlar alev alev”, “Yeşili kararttık...” Yıllardır bu başlıklara alıştık her orman yangınında... Olayın ne denli ciddi ve endişe verici olduğunu, nasıl etkilendiğimizi anlatırlardı. Fazla ekleme yapmayacağım… İçimiz, dışımız yanıyor. Alevin, ateşin nereden geleceğini bilemez hale geldik. Felaket yaşıyoruz. Böylesini gerçekten görmedik, yaşamadık.

Haberin Devamı


MEMLEKETE KOLAY GELSİN
Ormanı bilerek ya da bilmeyerek yakanların elleri kırılsın. Kasıtlı yakanlar daha da beter olsun. Alevlerin bastırılmasında, yangınların söndürülmesinde ihmali olanlar mutlaka hesap versin. Sorumluların yakasına yapışılsın. Bol keseden fidan, para yardımı sözü verenler soğukkanlı olsun, kargaşa yaratılmasın. Tüm yardımların gerekli yerlere ulaşması ve harcanması sağlansın. Ateşle savaşta can verenlere, şehitlerimize rahmet, yaralılara ve etkilenenlere acil sağlık diliyorum. Umarım yaralar bir an önce sarılır. Tüm memlekete kolay gelsin!


--------------------

BİR SANATÇI GÖRÜŞÜ

Bodrum’un sanat olayını
komşuyla da paylaşalım

HER yıl bu dönemlerde, Bodrum Uluslararası Bale Festivali’nin fikir babalarından, Ankara Devlet Balesi’nin emekli sanatçılarından Oğuz Özlem’e yer vermeye çalışırım. Geleneği bozmuyorum, Özlem’in, festivalle ilgili görüşlerini iletiyorum:
BİR TAŞLA İKİ KUŞ VURMAK
“Artık zamanımızda teknoloji, haberleşme iyi ve dostluk anlayışının gelişmesi sonucunda mesafe, sınır ve radikal düşünce kavramları ortadan kalktı. Ülkeler arasında kültürel ve sanatsal bütünleşmenin boyutları sınır tanımıyor. İşte Bodrum Uluslararası Bale Festivali... Kabına sığmayan, her sene sanatçılarıyla, repertuvarlarıyla büyük beğeni kazanan festivalin yankıları Avrupa’daki sanat dergilerinde yer buldu. ‘Bir taşla iki kuş vurmak’ istiyorsanız, güzellikler diyarı Bodrum’un güzelliğini yaşayın. Bir başka güzellik yaşamak istiyorsanız, tatilinizi Bodrum Uluslararası Bale Festivali’ne denk getirin.
ZORLUKLAR BU YIL AŞILDI
18’inci Bodrum Uluslararası Bale Festivali, dünyayı kasıp kavuran kovid 19 sebebiyle iptal edilmişti. Genel müdürlük zorlukları aşarak Türk eserleriyle bu sene karşınızda. Sanatçı, yaşadığımız ülkenin ekonomik ve toplumsal, siyasal ve kültürel koşullarının hangi çapta ve doğrultuda nereye doğru gittiğini ve bu yaşam koşullarının bize ne gibi yararları ve zararları olacağının bilinci ile duygularını ve düşüncelerini harekete geçiren insanlardır.
UYGARLIK SERPİNTİSİ FİKRİ
Bu temel duygular sonucunda, çağdaş sanatın, kültürün belli başlı ürünlerinden ve insanın yaşıyla eşit olan dansın çeşitli varyasyonlarından bir demet oluşturmak; tabii ki mümkündü. Anadolu’nun engin tarihinin bir köşesinde uygarlık serpintisi olur düşüncesi ile Bodrum Uluslararası Bale Festivali ortaya çıktı. Dünya medeniyetinin başlangıç yeri olan, Anadolu topraklarına ilgi dünyada yoğunlaşıyor. Bu festivalin zamanımıza kadar, kalenin tarihi atmosferinde, o şirin küçük sahnesinde sergilenmesi; büyük bale kampanilerinin gelmesini tabii ki zorlaştırıyordu.
YERİ ANTİK TİYATRODUR
Ama ben inanıyorum; Bodrum’un genç, enerjik kısa zamanda yaptıklarıyla göze batan Belediye Başkanı Ahmet Aras, evrensel ve ulusal bir karar verip; festivalin bu yöredeki tarihin derinliklerindeki sanat ve kültür hazinelerinden biri olan Bodrum’un antik tiyatrosunda devam etmesini isteyecektir.
+Yörenin turizm potansiyelinin insanın başını döndürecek derecede fazla olması; bu festivalin eserlerinin son üç senedir kapalı gişe oynaması, hatta biletlerin karaborsada satılması bir başarıdır. İnsanların hemen aklına, ‘Başarısı kanıtlanan bu festival neden görücüye çıkmasın’ sorusu geliyor. Bodrum Uluslararası Bale Festivali, bu çağdaş, sanatsal ve kültürel tüketim, gurur verici olay, ikili anlaşmalar çerçevesinde komşu Yunanistan ve adalarıyla neden paylaşılmasın? Bu güzellikler dostluk ve hoşgörüyle neden beraber tüketilmesin? Böyle bir sansasyonel olay, Türkiye’nin uluslararası tanıtımına da büyük yararlar getirecektir.
AVRUPA’NIN GÜNDEMİNDE
Unutulmamalıdır ki, 2000 yılında Bodrum Uluslararası Bale Festival fikrini ortaya attığım zaman, zorluklar diz boyuydu. Festival tarihindeki sıcak, rutubet, sahnenin imkansızlığı, sanatçıların o tarihte tatilde olmaları gibi sorunlar daha sonra meslek sevgisiyle yoğruldu, sahnenin tozu akıl ve bilgisiyle birleşti, Avrupa Festivaller Birliği’ne layık hale geldi. Sanata değer vermeyen bir toplumun sosyal, kültürel, ekonomik boyutlarda gelişmişliğine şahit olunmuş mudur?”

FESTİVAL PROGRAMI
* 4 Ağustos: Harem (Ankara)
* 7 – 8 Ağustos: Gangster (Ankara Modern)
* 11 Ağustos: Pandemic (Antalya)
* 14 Ağustos: Frida (Mersin)
* 17 Ağustos: Carmen (İzmir)

Yazarın Tüm Yazıları