"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Özel çocuklulara çok özel eğitim

22 Ekim 2019

Bir de fikir babasının, çok çok eski arkadaşım Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı olduğunu öğrenince ilgim daha da arttı doğal olarak. Zihinsel ya da bedensel engelli, kronik hastalıklı, kanser gibi ağır süreçlerden geçen özel çocukları olanların mücadelede ruh ve beden sağlıklarını korumaları, dengelemeleri, duygularını kontrol altında tutabilmelerine destek için “Çocuğum Özel Kampı” projesi hazırlanmış. Projeyle hasta yakınlarına uygulamalarla yol gösterilecek.

MUCİZE GİBİ DÖNÜŞÜMLER
Söz, projenin kurucusu Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı’da: “Konumuz, zihinsel ya da bedensel engeli bulunan, otizmli, hiperaktif, kronik hastalığı olan, kanser gibi ağır süreçlerden geçen özel çocukların bakımından sorumlu ebeveynleri. Birinci dereceden bakım veren kişilerin ruh ve beden sağlığını korumaları, varsa yapılan yanlışların farkındalığının sağlanması, yorgunluklarıyla baş etme yöntemlerini göstererek bakım verdikleri çocuklara daha yararlı olabilmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Ebeveyndeki değişim hastada mucize gibi dönüşümler yaratabilmektedir.”

BESLEME YANLIŞLARINA FREN
Kamp süresince sağlıklı ve hasta çocuklar için beslenme disiplini, yapılan hatalar gibi konularda eğitimler verecek olan Prof. Yağcı devam ediyor: “Beslenme disiplini her hasta veya özel çocukta farklı olabiliyor. Ebeveynler hekim veya diyetisyenlerin önerilerini uygulamaya çalışırken, biraz da duygusallıkla yanlışlara sürüklenebiliyor. Örneğin yatağa bağımlı çocuklarını koşan oynayan yaşıtları gibi besliyorlar. Çocuk şişmanlıyor, yağlanıyor ve adele kütlesi azalıyor. Bu durum fizyoterapiden yeterince yararlanmasına engel oluyor, sindirim sisteminde çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Kampımızda bu gibi konuları çözümleriyle anlatacağız.”

GÜVENLİ BAĞ KURABİLME YOLLARI
Kampta, ebeveynlerin kendini besleyerek yavrusuyla güvenli bağ kurabilmesini sağlayacak çalışmalar sunacak olan Ruhsal Gelişim Uzmanı Saba Deniz Uzun’un farklı bir yönü var. Doğumda sıkışma yaşayan oğlu Çağatay, beyninde oluşan hasardan dolayı görme yeteneğini yitirmiş. Uzun, deneyimlerinden yola çıkarak bir de kitap yazmış. Mucizenin Doğumu adlı kitap; Çağatay’la yaşadıkları serüveni aktarırken, hasta yakını olan sağlıklı bireylere süreci nasıl dengede kalarak yönetebileceklerini, yeniden nasıl ayağa kalkabileceklerini anlatıyor.

EĞİLİMLERİ KEŞİF YOLCULUĞU

Yazının devamı...

Özel yetenek sınavları 14 bölümde de kalkmasın

19 Ekim 2019

 

Bu bölümlerden özel yetenek sınavı kaldırıldı, merkezi yerleştirmeyle öğrenci alınmasına karar verildi. Karar ilgili çevrelerde tepkilere neden oldu. “Ne gereği vardı?” diye sorulurken kararın düzeltilmesi için imza kampanyası açıldı. Kısa sürede de yaklaşık 30 bin imzaya ulaşıldığı bildirildi.

BELİRLİ YERLER İÇİN ZORUNLU
Özel yetenek sınavlarını anımsayalım: Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Güzel Sanatlar Fakültesi, Mesleki Eğitim Fakültesi gibi kurumlarda yeteneğin ön planda olduğu bölümlerdeki zorunlu sınav. Özel sınavı ilgili yükseköğretim kurumu düzenliyor. Bu sınava girecek öğrencinin üniversite sınavında da belirli bir puan alması zorunlu. Örneğin, güzel sanatlarda resim bölümü okumak isteyen bir öğrenci, özel yetenek sınavında istenileni çizer. Kurul bunu değerlendirir, kişinin o bölüme girip giremeyeceğine karar verir.

HANGİ BÖLÜMLERDE İPTAL
Özel yetenek sınavı iptal edilen bölümler: Çizgi Film (Animasyon), Grafik, Grafik Resimleme ve Baskı, Grafik Tasarım, Moda Giyim Tasarımı, Moda Tasarımı, Moda ve Tekstil Tasarımı, Rekreasyon, Spor Bilimleri, Spor Yöneticiliği, Tekstil, Tekstil Geliştirme ve Pazarlama, Tekstil Tasarımı, Tekstil ve Moda Tasarımı.

YÖK BAŞKANI’NIN AÇIKLAMASI

Yazının devamı...

‘O kurallar zinciri’ turistik bölgelere anayasa olur mu?

12 Ekim 2019

 



MANİFESTO AÇIKLAYACAĞIM
“Kasım ayında, Alaçatı’nın gelenek ve göreneklerini koruyacak, bilinçli ve iyi niyetli işletmecilerini mağdur etmeyecek, değerli hemşehrilerimizin sıkıntılarını sona erdirecek bir ‘Alaçatı Manifestosu’ açıklayacağım. Alaçatı’yı birilerinin, birkaç sezonluk kar hevesine teslim etmeyeceğiz. Kimse kusura bakmasın, Alaçatı’nın değerlerini koruyan, Alaçatılılar’ın istek ve beklentilerini karşılayacak olan bu manifestonun gereklerini taviz vermeden uygulayacağız.”

BÜYÜK ADIMA İNANIYORUM

Yazının devamı...

Arada toplu taşıma araçlarına binseler

8 Ekim 2019

“Yağmur çamur olmadığında yürüyerek işe gelmeyi, çok yağmur, çamur olursa da toplu taşımayı kullanmayı planlıyorum. Belediye olarak tasarruf etmemiz gerekir. Araçlarımızla ilgili bazı tedbirlerimiz olacak. Ben de buna tabi olmalıyım. Tasarruf etmeden biriktirmemiz söz konusu değil.”


SAĞLIĞA DA İYİ GELİR
Gökhan bu kararını uygulamaya başlamış, otobüsten de yararlanmış. Şöyle bir düşündüm. Başkan Gökhan’ın kararı hem örnek olur, hem de sağlığına iyi gelir. Keşke başkanlar, üst düzey yerel yöneticiler, hatta milletvekilleri, zaman zaman çarşıda, cadde ve sokaklarda yürüse, toplu taşım araçlarına binmeyi denese. Vatandaşla bütünleşme, sohbet fırsatı bulurlar. Sorunları dinleyip yakından görürler. Tasarruf da ayrı konu. Bence çok da iyi olur, ne dersiniz?



Yazının devamı...

Sigara çok zararlı ama nargile de masum değil

5 Ekim 2019

Yeni düzenlemeler de söz konusuymuş. Hatta fahri sigara müfettişi uygulaması bile dillendiriliyor. (Bu uygulama gerçekleşirse duman ihbarcılığıyla ilgili ilginç haberler okumamız kaçınılmaz.) Nargileyle ilgili sorular da gelmeye başladı. Uzman değilim. Ama bir kenara ayırdığım notlarımdan bir uzman görüşünü sunuyorum:

HASTALIĞA DAVETİYE
Ege Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alev Gürgün, 21 Kasım Dünya KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) Günü’nde nargile kullanımının da solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkardığını söyledi. Gürgün, kullanımı son yıllarda popüler hale gelen ve genç nüfus arasında artış gösteren nargilenin zararlarına dikkat çekti: ‘Bir nargile seansı; tek bir sigara içiminden en az 100 kat fazla duman çekilmesine neden oluyor. Bu da akciğerlerin adeta dumanla boğulması anlamında. Bir nargile seansında kanda ölçülen nikotin miktarının, günde 10 sigara içen kişinin kanındaki nikotin ile eşdeğer olduğunu da biliyoruz. Aynı sürede, sigaranın tam 100 katı kadar da ‘katran’ çekilmiş oluyor.

EN AZ ONLAR KADAR ZARAR
Ayrıca nargile tütününde; nikotin, katran, karbonmonoksid, ağır metaller, radyoaktif maddeler ve daha birçok zehirli kimyasallar bulunuyor. Kömürle yandığı için diğer zararlı kimyasallar da var. Nargilede arsenik miktarı da sigaradan çok daha fazla. İçimize çektiğimiz nargile dumanına tam bir kimyasal bomba diyebiliriz. Dolayısıyla nargile, en az sigara ve diğer tütün ürünleri kadar zararlı.’

100 MİLYON KİŞİ İÇİYOR
Dünyada her gün 100 milyon kişinin nargile içtiğinin tahmin edildiğini belirten Prof. Gürgün’den dikkat çekmeye devam: “Özellikle gençler arasında müthiş bir nargile salgınından söz edebiliriz. Ortadoğu, Kuzey Afrika, Kanada ve ABD hatta Avrupa’da özellikle gençler arasında yüzde 6-43 oranında kullanılıyor. Örneğin Lübnan’da 13-15 yaş arası çocuk ve gençlerdeki nargile kullanma oranı yüzde 34 olarak bildiriliyor.

Yazının devamı...

Araçta duman yasağıyla ilgili merak edilenler

1 Ekim 2019

Kimileri bu uygulamaya karşı çıktı, “Araçlar özel yerlerdir, özele karışılamaz, özgürlük kısıtlaması” gibi görüşler savundu. Kimisi de uygulamayı destekledi, hatta ileri giderek, “Evlerde de sigara yasağı getirilmeli” diyenler bile oldu. Görünen o ki, araçta sigara denetimleri sürecek.


DURUNCA İÇİLEBİLİR Mİ
Ancak, “Araçta duman yasağı” denetimleri ile birlikte bazı sorular da sıralanmaya başlandı: * Araçta sigara yasağı yalnızca sürücüyü mü kapsıyor? * Yasak yalnızca sürücü koltuğunda, yani önde oturanlar için mi geçerli? * Araçtaki yolcular da sigara içemeyecek mi? * Yasak yalnızca araç hareket halindeyken mi geçerli? * Sürücünün durdurup kenara çektiği araçta sigara içilebilir mi? * Yasak elektronik sigara için de geçerli mi? * Sigara yasağı TIR, kamyon gibi büyük tonajlı araçları da kapsıyor mu?


BİRAZ DAHA AÇIKLIK GELSE
Farklı sorular da vardır elbette. Acaba diyorum bu yasağın kapsamı biraz daha açılsa, herkesin anlayacağı şekilde dile getirilse iyi olmaz mı? Araç sürücüleri ve yolcular da nerede, nasıl davranacaklarını bilir en azından. (NOT: Tiryakiliği bir yana bırakın, sigara içmiyorum. Aracım da yok.)


Yazının devamı...

Asılsız haberlerle panik yaratmayalım

28 Eylül 2019

 


HAZIRLIKLAR YETERLİ Mİ?
Bu yüzden konuyu kısa keseceğim. İzmir ve Ege’ye gelelim. “Bu deprem şu fayı tetikler, olası büyük sarsıntının habercisidir, şu veya bu bölgede de beklemek gerek” gibi yorumlar panikten başka işe yaramıyor. Öncelikle ders almamız gerektiğini düşünüyorum. Depremde okullar nasıl boşaltılır, evde, işyerinde ne yapmak gerekir gibi bilgileri tazelemeliyiz. Etkililer, yetkililer depremden önce ve sonra neler yapılması gerektiği üzerinde yoğunlaşmalı, hazırlıklar gözden geçirilmeli, vatandaş bilgilendirilmeli.


KABUSA SÜRÜKLEMEMEK GEREK
Acil toplanma yerleri yeterli midir, daha doğrusu var mıdır, bunlara bakılmalı. Deprem ve sonrasında özellikle telefon haberleşmesinin sürmesi nasıl sağlanabilir, bu mümkün müdür, araştırmak gerek. Vatandaşın da bireysel önlemlerine bakması şart. Ve en önemlisi de, sosyal medyada sorumlu olmaya özen gösterin, zaten paniklemiş olanları kabusa sürükleyecek, aslı astarı olmayan haberler, görüntüler paylaşmayın. Buna yeltenen acımasızları, panik üreticilerini engelleyin. İstanbul ve çevresine geçmiş olsun. Sarsıntısız günler diliyorum.

------

Yazının devamı...

Aşılara karşı çıkmak bağışıklık için tehdit

24 Eylül 2019


BULGULAR VE RİSK TAŞIYANLAR
Ani ateş, kuru öksürük, baş, adale ve eklem ağrıları, aşırı bitkinlik, boğaz ağrısı ve akan burun. Çoğunlukla ateş ve ağrılar ciddi tedavi alınmasa da, bir haftada geçerken, öksürük bazen daha uzun sürebilir. Bazen hastalık çok ağır seyredebilir, hatta ölümcül olabilir. Hamileler, 5 yaşından küçük çocuklar, yaşlılar, kronik sağlık sorunu olanlar, sağlık çalışanları, toplu yerlerde yaşayanlar yüksek risk grubunu oluşturur. DSÖ, yıllık salgınlarda yaklaşık 3-5 milyon insanın etkileneceğini, 290-650 bin kişinin solunum kaynaklı sıkıntılardan ölebileceğini öngörmektedir.


ÖKSÜRÜK HAPŞIRIKTAN BULAŞIR
Çok yüksek bulaşma potansiyeli olan virüsün etkilemesi için o ortamda bulunmak yeterlidir. Hasta öksürüp hapşırınca, virüslü tükürük partikülleri bir metreye kadar etkili olur. Ellerdeki virüs de bulaşır. Öksürüp hapşırırken bir mendille ağız, burun kapatılmalı, eller düzenli sabunla yıkanmalıdır. Gribin etkin tedavisi yoktur. Çare, yüzde 100 koruyucu olmamakla beraber, aşılanmaktır.


Yazının devamı...