GeriMuhammet KÖSLE İyi ki belediyeci değilmişim!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İyi ki belediyeci değilmişim!

Geçtiğimiz haftaydı. Bir taziye ziyaretinde bulunmuştum. İlk kez gelmiştim buraya…

İyi ki belediyeci değilmişim

Sokağı öyle bir dağıtmışlar ki sanırsınız buğday hasadı yapılmış! Tozu harman misali uçuşan sokakta fotoğraf çekiyordum ki bir grup aile geldi yanıma. Beni belediye çalışanı sanmışlar, kötü sözlerle üzerime yürüdüler. Ucuz kurtuldum dayak yemekten! Korkmadım da değil.
Ailelere kendimi ve amacımı tanıtınca “Kusura bakmayın ne olur. Canımız burnumuzda. Allah yolladı sizi bize o vakit. Nasıl bir belaya düştüysek böyle, balkonları kullanamıyoruz. Camlarımızı da açamaz olduk tozdan. Arabalarımız haşat, üst başlarımız berbat... Aylar oldu burasını kazdılar ve böyle bırakıp gittiler. Muhatap olarak hiç kimseyi bulamıyoruz. Ne olur dediğiniz gibi yapın bu konuyu yazın…” diyerek teşekkür ettiler.

ÜSTELİK YENİ YERLEŞİM

Kıymetli yetkililere bir sözüm olacak. Sizin ikametiniz burada olsaydı böyle bir durum olur muydu acaba? Üstelik buraları yeni yerleşim... Hiç yarınlarımızı ilgilendiren planlarınız olmaz ki? Bu esnada ne yolu yol ne kaldırımı kaldırım olmasına rağmen Görme Engelli Yön Taşlarının (YALAN TAŞLARI) yarım da olsa yalandan yere döşenmesinin ihmal edilmediğini gördüm. İşte bu işin güzel yanı!
Adresi yazıyorum ilgilenen olursa; Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi 18. Sokak, sokağın tamamı!

İncirli sokak!

İyi ki belediyeci değilmişim

Okurlarımızdan olan Atilla Ortanca: “Rampası meşhur olan Yıldırım Caddesi Musababa Öğünç Sokak ortasında bir incir ağacı vardı. Devleşen ağaç bizlere zarar vermeye başlayınca onlarca başvurumuz sonrasında ağacı belediye ekipleri geçen yıl kesmişti. Ancak ne hikmetse ağacı kökten aldıramadık. ‘Bu böyle olur…’ dediler de başka bir şey demediler. Birçok araç bu kesik ağaç yüzünden daha da zarar gördü. Hem bu yüzden dolayı sizlerin de gördüğü gibi merdiven ile yol arasında kalan alana asfalt atılamıyor” diyor.
Yıldırım Belediyesi’ne duyurulur. Şimdiden kolay gelsin.

Yakışıyorsa sözüm yok!

İyi ki belediyeci değilmişim

Emekli banka müdiresi Reyhan Ilıca, bakınız ne diyor: “Osmangazi ilçesinde hizmet veren İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi önünde bulunan belediye otobüs durağının koltuklarını gördüm de… Böylesi rezalet mi olur? BURULAŞ bunları hiç mi denetlemezsiniz? Ayrıca durak adı Bursa Asker Hastanesi olarak tanımlanmış. Bu tanım da yanlıştır! Öfkeli olduğumu kalemime de yansıttım sanırım. Haksızsam, yani yakışıyorsa bu durum özür dilerim.”

Garanti veriyorum…

İyi ki belediyeci değilmişim

Okurlarımızdan F. Kahraman özetimle şöyle diyor: “Gemlik ilçesi Demirsubaşı Mahallesi Dr. Ziya Kaya Bulvarı 27/a yanında bulunan çöplük alanının (Garanti Bankası yanı) kapatılmasını rica ediyoruz! Kışın sorun olmuyor; ancak yaz geliyor. Garanti veriyorum çok fena kokacak yine! Malum, geçen yıldan tecrübe ettik de…”

 HÜRRİYET BURSA YAZIYOR SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

İyi ki belediyeci değilmişim

KORK BİZDEN KÜL KEDİSİ SİNDİRELLA başlıklı yazımımızdan sonra yaptığım iş – bitiş kontrolüm sonucunda yazımdaki sorunun giderildiğini gördüm. Hemşehrilerimize hayırlı olsun.

YENİ YOL HAYIRLI OLSUN

Geçtiğimiz hafta GÖYNÜKBELEN İLGİ BEKLİYOR başlıklı yayımımız sonrasında TBMM gündemine de alınan Göynükbelen yollarında acınası durumdaki yüzlerce çukurun onarıldığı bilgisini aldım.
Göynükbelen sakinleri özetimle: “Yollarımız dökme soğuk asfalt ile onarıldı. Sıcak asfat ile onarılmış olsaydı kaliteli ve kalıcı olacaktı elbette. Ancak bu bile bizler için bir mucize! Size çok teşekkür ediyor sevgilerimizi ve saygılarımızı sunarak diyoruz ki; iyi ki varsınız Hürriyet Bursa gazetesi ekibi...” diyor.
Bizlerden de sizlere selam olsun kıymetli Göynükbelenli hemşehrilerim. Yollarınız hayırlı olsun...

X

Bir kavislisi eksikti!

Adının açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz, özetimle şöyle diyor:

 

 
“Nilüfer ilçesinde esnafım. Geçtiğimiz yıllarda kaldırımlarımıza ‘Görme Engelli Vatandaş Özel Yön Taşları’ (Yalan Taşları) döşenmişti. O esnada kimin, neden ve niçin diktiği belli olmayan bir plastik bariyer çıkmıştı çalışan ekibin karşısına. Ekip o bariyer yüzünden taşlara kavis yaptırmıştı. Ekibe, o taşların kavis yapmaması için bariyerin sökülmesi yönünde tavsiyede bulunmuştuk. Lakin ekip bizi dikkate almamıştı. İki ay sonra o bariyer yok olmuştu. Belediyeyi aradık ‘gelin dikin’ diye ne gelen oldu ne de giden. Aklımızla dalga geçiyorlar inanın.”

 AH O FARELER YOK MU!


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi sendikacı Şenol Erden: “Osmangazi ilçesi Fatih, Güçlü Cadde üzerinde (Metrodan kanal boyuna giden cadde) fare yuvası var. Ah o fareler yok mu… Asfaltı bari delmeseydiniz!” diyor.

İŞE YARIYORMUŞ MEĞERSE!


Yazının Devamını Oku

Ya yol görmemişler ya da…

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı İhsan Türker’in e-postasını özetimle aktarıyorum:



Mudanya ilçesi Eşkel ve Eğerce arasındaki sahil yoluna yol diyen belediye yetkilileri ya yol görmemişlerdir ya yoldan bir haber yol almaktadırlar! Diyeceklerimin bununla sınırlı olması benim menfaatimedir. Hürriyet Bursa gazetesi ekibine selamlarımı sunarım.”

Bizlerden de sizlere selam olsun İhsan Türker. İlçenin sorumlusu olan Mudanya Belediyesi’ne duyurulur…

BATIK PERİBACASI!


Abonelerimizden Tofaş (Fabrika) iş geliştirme uzmanı Ali İmdat: “Osmangazi ilçesi Kükürtlü Mahallesi Karagöz Caddesi üzerindeki iki gözlü batık peribacalarının varlığına dikkat çekmek için sopaya geçirdiğim kutuyu kullandım! Amacım iki ay önce oluşan batık peribacasına dikkat çekip ziyaretçi oluşumuna aracı olmaktır. Sizce başarılı olmuş muyum? (!)”

Yazının Devamını Oku

Heyelan önleyici bariyer!

Takvimler 24 Şubat 2021’i gösteriyordu. Çekirge Polis Merkezi önünden geçiyordum. Üst kısmı yamaç olan ve polis merkezi alanında bulunan kayalıklarda ciddi çatlakların oluştuğunu ve de çatlaklardan çamurlu su aktığını gördüm.

 
Hemen aklıma buraya 300 metre mesafe uzaklıkta olan İntam faciası geldi. O da böyle oluşum sonrasında olmuştu çünkü.

‘BELEDİYEYE BİLDİRDİ’

Durumu Bursa Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan bir emniyet müdür yardımcısı olan arkadaşıma bildirdim. O da yaptığı inceleme sonucunda sızan suyun polis merkezi ile alakası olmadığını anladıktan sonra durumu acil olarak Büyükşehir Belediyesi’ne bildirdiğini söyledi.

‘YAKIŞMADI DEĞİL!’


Bir gün sonra da belediye ekipleri kaldırım üzerine bomba ve roket saldırıları için üretilen taş bariyerlerden 4 tane dizip gitmiş. Anladığım şu; orada cidden bir sorun var ki belediyemiz bu bariyerleri oraya taşıtmış. Anlamadığım da şu; bu bariyerlerin heyelan önleyici özellikleri de mi varmış! Neyse, ‘heyelan olsun da görelim’ demiyorum. Bariyerler de oraya yakışmadı değil ama!

SAKIZ KAĞIDINDA BİLE BİLGİ VAR...

Yazının Devamını Oku

SAND SURFING İÇİN HAZIR MISIN BURSA

Geçtiğimiz hafta ailecek yakın zaman öncesine kadar dünyanın en iyi 2. Çim Kayağı Tesisleri seçilen (Demirtaş ilçesinde Demirtaş Barajı yanında) alana gezmeye gittik.

Ama gezmeye fırsat bulamadan geriye döndük. Bize bunun kazancı; sinir üretmek, fuzuli benzin tüketmek ve aracımızı toz deryasına gömdürmek oldu! Geçmiş dönemlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi de yapan Erdem Saker’in DSİ. 1. Bölge Müdürü olduğu dönemde fikri sonucu yapılan ve Japonya’dan sonra ilk olan alanın bu hale düşürülmüş olması ne büyük bir acı…

TOZ DERYASINDA GİBİ…

Kimin umurunda? Ama maden ocakları açıldı ya! İçme suyu olarak kullanılan barajın suyu mermer tozu olmuş, çim kayağı alanı talan edilmiş, uçurtma şenlikleri yapılıyormuş, artık buraya kimseler gelmiyormuş… Çok da tın! Önümüzde giden kamyonların ardından uçuşan toz deryasını anlatmaya bile gerek yok! Sonrasında aracın motor alanını dahi örümcek ağı gibi saran tozu temizlemek için 6 saat uğraştım. Çok iyi spor oldu benim için!

KUM SÖRFÜ MÜ YAPSAK!

Spor dedim de; aklıma geldi. Japonya’dan sonraki değerimizi tamamen kaybettik değil mi? Durun bakın aklıma ne geldi. Mısır’da ortaya çıkan ve araçla yapılan sand surfing (Kum sörfü) yarışları var. İşte burası sand surfing sporları için tam da biçilmiş kaftan! Japon’dan sonraki sıralamamız temelli yok oldu diye üzülmeyelim. Biraz da Mısır’dan sonra ikinci oluverelim. Elbette bunun için gerekli başvuruların yapılması gerekir. Burada da koşuşturma kısmı Büyükşehir Belediyesi ile Demirtaş Belediyesi’ne düşüyor. Şimdiden kolay gelsin diyerek sevgilerimi sunuyorum!

Kimin umurunda

Yazının Devamını Oku

Sand surfing için hazır mısın Bursa

Geçtiğimiz hafta ailecek yakın zaman öncesine kadar dünyanın en iyi 2. Çim Kayağı Tesisleri seçilen (Demirtaş ilçesinde Demirtaş Barajı yanında) alana gezmeye gittik.

Ama gezmeye fırsat bulamadan geriye döndük. Bize bunun kazancı; sinir üretmek, fuzuli benzin tüketmek ve aracımızı toz deryasına gömdürmek oldu! Geçmiş dönemlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi de yapan Erdem Saker’in DSİ. 1. Bölge Müdürü olduğu dönemde fikri sonucu yapılan ve Japonya’dan sonra ilk olan alanın bu hale düşürülmüş olması ne büyük bir acı…

TOZ DERYASINDA GİBİ…

Kimin umurunda? Ama maden ocakları açıldı ya! İçme suyu olarak kullanılan barajın suyu mermer tozu olmuş, çim kayağı alanı talan edilmiş, uçurtma şenlikleri yapılıyormuş, artık buraya kimseler gelmiyormuş… Çok da tın! Önümüzde giden kamyonların ardından uçuşan toz deryasını anlatmaya bile gerek yok! Sonrasında aracın motor alanını dahi örümcek ağı gibi saran tozu temizlemek için 6 saat uğraştım. Çok iyi spor oldu benim için!

KUM SÖRFÜ MÜ YAPSAK!

Spor dedim de; aklıma geldi. Japonya’dan sonraki değerimizi tamamen kaybettik değil mi? Durun bakın aklıma ne geldi. Mısır’da ortaya çıkan ve araçla yapılan sand surfing (Kum sörfü) yarışları var. İşte burası sand surfing sporları için tam da biçilmiş kaftan! Japon’dan sonraki sıralamamız temelli yok oldu diye üzülmeyelim. Biraz da Mısır’dan sonra ikinci oluverelim. Elbette bunun için gerekli başvuruların yapılması gerekir. Burada da koşuşturma kısmı Büyükşehir Belediyesi ile Demirtaş Belediyesi’ne düşüyor. Şimdiden kolay gelsin diyerek sevgilerimi sunuyorum!

KİMİN UMURUNDA

Yazının Devamını Oku

Mezarlık yolları ilgi bekliyor

Okurlarımızdan Nükhet Ortanca: “Ailemizde büyük olarak bir tek ben kaldım. En son geçtiğimiz ay ablam vefat etti. Diğer aile fertlerim gibi onun da defni Hamitler Kent Mezarlığı’na yapıldı.

Bu sebepten dolayı sık sık ziyaret için kabristana gidiyorum. Her gittiğimde en ilgisiz mera yollarından daha beter durumda olan toprak ve sivri uçlu taşların arasında yürümek beni çok ama çok üzüyor. Başkalarının da aynı şikâyetten muzdarip olduklarını düşünüyorum. Sözüm ona burası modern mezarlık! Kuru havada toz, yağmurlu ve karlı havada çamur... Yetkililer ‘ziyarete gelmeyin’ mi demek istiyorlar acaba? demek istiyorlar! Konuyu Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar İşleri Daire Başkanlığı’na bildirdim. Hem de kaç kez... İnanın yabancı filmlerde izlediğim mezarlıkları görünce öyle imreniyorum ki; tarif edemem. 60 yaşımı devirdim. Mutsuz ve keyifsizim...” diyor.

 Yetkililere ulaşmak hayal olunca...

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi emekli sınıf öğretmeni Ayla Korkmaz, özetimle bakınız ne diyor: “Mudanya ilçesine bağlı olan Trilye Sahili’yle alakalı olarak yayımlamış olduğunuz haber için teşekkür ediyoruz. Haberinizi hiç şaşırmadan okuduk. Çünkü biz burada ikamet ediyoruz ve ilgisizliği anbean görüyoruz. Ancak bizim görmemiz ve bilmemiz hiç bir şey değiştirmiyor maalesef. İlgili yetkililere ulaşmak hayal olunca... Dolayısıyla bizlerin dertlerine merhem oluyorsunuz. Çok ama çok sağ olunuz. Bakınız bu normal durum da (!) Tirilye Sahili’nde. Rica etsek bu normali de yayımlar mısınız? ”
Elbette yayımlarız Ayla Öğretmenim. Zaten her şey normal oldu artık! Büyükşehir Belediyesi ve ilçesinin sorumlusu olan Mudanya Belediyesi’ne duyurulur...

 Torpilli direk!

 

Yazının Devamını Oku

Önce ağlayıp göçtük sonra çok sevindik

Okurlarımızdan Gökhan, Erhan ve Ebru Kurt’un imzaları ile tarafıma ulaşan e-postayı özetimle aktarıyorum

“Geçtiğimiz günlerde telefonlarımız çaldı ve ‘Babanız Mehmet Kurt çok feci düştü. Başını bordür taşına çarptı. Şehir hastanesine kaldırdılar. Durumu çok ağır. Derhal gelmeniz gerek…’ denilince canımızdan çok değer verdiğimiz babamız için hastaneye gittik. Tabii moraller berbat, koca insan olmamıza rağmen ağlıyorduk… Kırmızı alanda müdahale eden doktorla konuştuk. Doktor: ‘Babanızın durumu çok ağır. Aort damarı yırtılmış. Derhal ameliyata almamız gerek. Masada kalma ihtimali çok yüksek. Ben yaşatmaya çalışacağım. Ameliyat iyi geçse bile felç, kalp ve böbrek yetmezliği gibi sonuçlara hazırlıklı olun. Şehir dışında kalan akrabalarınız varsa çağırın gelsin…’ açıklamasıyla resmen göçtük. Başka bir ilde doktor olan kuzenimiz duymuş olayı, aradı. Ona anlattık durumumuzu zar zor…

Babamızı kuzenimizin tavsiye ettiği bir hastaneye (10 kilometre uzaklıkta özel hastane) nakil etmek istediğimizi söyleyerek (Karşı hastane çağrısını da yaptı) tomografi, röntgen ve tahlil sonuçlarını isteyip ambulans talep ettik. (Nakli mutlaka ambulans ile olmak zorundaydı) Tahlil sonuçları e-nabız sistemine yüklense de özel hastane tomografi sonuçlarını CD olarak istedi. Biz de Şehir Hastanesi doktorlarından CD’yi de özellikle istedik. Ancak ne ambulans verdiler ne CD sonuçlarını! Kendi imkânlarımızla özel ambulans kiraladık. Naklimiz tamamlanınca elimizde sonuçlar olmadığı için çekimler tekrar yapıldı. Ne acı bir işkence! Acil olarak yapılan tetkiklerden sonra babamız derhal ameliyata alındı. Anjiyosu yapılan, aort damarı onarılan ve kalp kapakçığı yenilenen babamız şükürler olsun ki şu an gayet sağlıklı. Hem doktoru da: ‘Her şey normale döndü. Çok büyük geçmiş olsun. Gözünüz aydın…’ dedi. Özetle şunu demek istiyoruz. Acı haberle ağladık. Yapılan açıklamayla göçtük. Hizmet alamayınca kahrolduk. Biz bunu hastane yönetimine anlatsaydık değer bulmayacağımıza inandığımız için sizlerin aracılığıyla sesimizi duyuralım istedik. Aynı acıyı ve sıkıntıları bir başkasının yaşamasını asla istemiyoruz...’

Ne diyeceğimi bilemedim inanın Kurt ailesi, cidden çok üzüldüm. Fevkalade övgülerle tanıtımı yapılan bu hastanemizde imkânlara sınır getirilmiş olmasına ve peşin olarak servis edilen sözlü epikriz raporuna bir anlam veremedim açıkçası! Babanızın sağlına kavuşmuş olmasına çok sevindim. Büyük geçmiş olsun. Bursa Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Dursun Topal’dan bir açıklama gelirse onu da yayımlarız elbette!

Sahib-ül hayrat panosu!


Yazının Devamını Oku

Sorgun elden gidiyor mu?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Keles Sorgun Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Muharrem Ulutaş’ın çok ciddi endişeleri var. Buyurun hep birlikte okuyalım, özetimle:



“Pandemi süresince devlet büyüklerimizin aldıkları kurallar gereği olan sokağa çıkma yasağına “dağ” diye tanımlanan ikametlerimizde olmamıza rağmen harfiyen uyduk.
Ancak bizler bu kurallara uyarken bazıları bunu fırsata çevirdi! Transport işlemleri yasak bilmedi. Çok ciddi endişeler rüyalarımıza dahi girmeye başladı. 43 ülkeye ihraç ettiğimiz kirazımız yok edilecek. Yüzde yüz doğal olarak ürettiğimiz mükemmel peynirimizin kalitesi yok olacak. Sadece son üç yıl içinde dikilen yüz bin ceviz ağacına verilen emek çöpe gidecek. Milyarlarca lira harcanarak oluşturulan devasa içme suyu kaynağımız olan barajımız çamurla dolacak. En önemlisi de geleceğimiz olan (Bunu şu Covid-19 döneminde daha da iyi anlamış olmaları lazım) topraklarımızın verimini yok edecekler. Buna sebep olacak olan şey ne mi? Burada onlarca kişi mermer ocağı kazısı için çalışmalara başladı. Köyün kurucuları olan dedelerimizden günümüze kadar gelen Sorgun mirasının talanına göz yummak; değil köyümüzün ve Bursa’mızın, ülkemizin hezimetine onay vermek demektir. İlgili yetkililerin bizi duymayacağını biliyoruz! Ziyan ve yok etme kanadında işin başındayken acilen yardım talebimizi sunuyoruz. Aklımıza ilk gelen isimler de Bursa CHP Milletvekilleri Profesör Dr. Yüksel Özkan ile Eczacı Erkan Aydın oldu. Bizleri yalnız bırakmayın lütfen. Mirasımızı çocuklarımıza devredemezsek ne demez sonra onlar bizlere… Saygılarımla.”
Derdiniz hepimizin derdi aslında. Umarım başlanan bozgun işi temellenmeden son bulsun. Özellikle Milletvekili Yüksel Özkan ve Erkan Aydın’ın desteğini göreceğinize inanıyorum Sorgunlu hemşehrilerim…

BUYURUN SİZE BEDAVA KOPYA


Yazının Devamını Oku

Çöplük olduğu yetmiyormuş gibi

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi işletmeci Ayça Caner:

“Tarihi özelliği de bulunan Maksem Köprüsü’nün alt bölümünü çöplük gibi kullanan kişileri ahlaklı olmaya, belediyemizi de bunları görmeye davet ediyorum. Biz alıştık diyeyim! Ancak bu üzücü ve utanç verici ayıbımızdan ötürü yerli ve yabancı turistlere bari rezil olmayalım diyorum” diyor.
Yıldırım Belediyesi’ne rica ile...

 Kazalara sebep olana bakınca…

Okurlarımızdan Emre Er’in dikkatine teşekkür ediyorum. E-postasını özetimle aktarıyorum: “Mudanya Belediyesi Güzelyalı Mahallesi Yalı Sokak’a dikkat diyorum. (UEDAŞ binası yanı) Çünkü bu sokağın bitimi Bursa Mudanya asfaltına çıkıyor. Yani vızır vızır işleyen bir cadde burası. Birçok kez kazayarast geldim burada. Şükür ki kazalar maddi hasarlı oldu.

BÖĞÜRTLEN AĞAÇLARI

Kazalara sebep olan unsura gelince… Caddenin bir bölümüne kadar uzayan böğürtlen ağaçlarıdır. Bazı yetkililere bu durumu bildirdik ilgilenen olmadı. Hem bildirmeye ne gerek var! Her şey aşikar. İlgi için ölümlü bir kazanın olması bekleniyorsa o vakit sözüm yok. Hayırlısı olsun!”

Yazının Devamını Oku

Kadın ormanı niye bu halde?

Çevre Mühendisi Zeynep Özden’in e-postasını özetimle aktarıyorum:



“Muhammet Bey, merhaba. Nilüfer ilçesi sakiniyim. Türkiye’nin en başarılı üniversiteleri arasında ilk beşte bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği bölümünü başarıyla bitirdim. Uzunca yıldan beri bir şirkette mesleğimi icra ediyorum. Birçok yurtdışı ziyaretim oldu. Ancak üzülerek izlediğim bir tek orman var; pardon ‘orman’ diyen ben değilim. Yetkililer diyor ‘orman’ diye! İki adet oturma bankının yanı sıra yalan taşlarıyla süslendirilmiş olan kuru otlu ormanın adı da çok ilginç; ‘Mor Fidanlık Kadın Ormanı’ Gülsem mi ağlasam mı bilemedim inanın! Mesleğimde uzman ve yetkin olduğumu düşünen kadın olarak Nilüfer Belediyesi’ne bir öneride bulunmak istiyorum. Ormanın adını ‘Bir Garip Orman Adayı’ olarak değiştirin!
Gerçekten de fotoğrafları görünce bu ormanın niye bu halde oduğunu ben de merak ettim. Hem de kadına karşı şiddetin bu kadar yükseldiği günümüzde böylesine anlamlı bir girişim neden böyle bakımsız, yardımsız bırakılır ki...

ALFA’DAN KARTAL’A


Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden Yakup Kızılkaya, özetimle: “68 kuşağı diye tabir edilen kuşağın tam da kendisiyim. Çocukluk yıllarımızın en kral dizisi olan ‘Uzay 1999’ adlı dizi halen hafızamda. Ay üssü Alfa’nın araçlarından olan Kartal’ı unutmak ne mümkün. ‘Bu nereden aklınıza geldi? Hem konumuzla alakası ne? ’ derseniz; anlatayım. Mudanya ilçesi Güzelyalı Bilim Caddesi Beyaz Gül Sokak üzerindeki hizmeti her gördüğümde Kartal ve üssü canlanıyor gözümde… Bizleri eskilere götüren yetkililere çok teşekkür ediyoruz!” diyor.

Yazının Devamını Oku

Ücretsiz otopark geri geldi!

Okurlarımızdan Ahmet Baykan, özetimle bakınız ne diyor:



“Muhammet Bey, merhaba. Çekirge Meydanı’ndaki kaldırımın otopark olarak kullanılması yönündeki her ısrarcı ihbarımızı gazetemiz Hürriyet Bursa ekindeki köşenizde yayımlamıştınız. Neticesinde de büyük bir mucize sonucu oraya metal duba delinatör dikilmesine tanık olmuştuk! Nihayetinde, kaldırım biz yayalara kalmıştı. Ancak oradaki delinatörler bir esnafın çok uzun süren sökme uğraşıları sonucu 06 Mayıs 2021 tarihinde sökülerek atılmıştı. (İş Bankası önündeki dubaların sökülmesine banka çalışanları izin vermedi) Bunu da aynı gün ve saat içinde sorumlusu olan Büyükşehir Belediyesi’ne ispatlı, şahitli ve belgeli olarak bildirdik. Bildirdik de ne oldu? Kocaman bir hiç! Yıllar süren mücadelemizi kaybettik! Bizlere sahip çıkmak yerine sessiz kalmayı tercih eden Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. İyi ki de varsınız!”

Desenize ücretsiz otopark hizmeti geri geldi. Maşallah!

MELEKLER ADASI NAZARA GELİNCE…


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Alinur Aksakal: “Mudanya ilçesi Trilye Mahallesi’nden selamlar sunarız. Adını Dünya’ya ‘Melekler Adası’ olarak duyuran ve yüzlerce film ve diziye renk katan sahilimiz köstebek yuvasından beter oldu. Özellikle bebek arabası kullanan ebeveynlerin halleri içler acısı! Mudanya Belediyesi’ne şikâyetimiz oldu. Belediye: “Sorumlusu Büyükşehir Belediyesi’dir” diyor da başka bir şey demiyor. Anlayacağınız bizim Melekler Adası nazara geldi!”

Yazının Devamını Oku

Yetkililer göçünce değil de göçmeden bir çare bulsalar

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan sınıf öğretmeni Seda Şanslı:

“Yıldırım ilçesi Karaağaç Mahallesi, Savcı Sokak girişinde bulunan sözüm ona ‘tarihi’ diye anılan evin her yerinden bir parça düşüyor! Bu evin tarihi değeri varsa onarılsın. Tarihi değeri yoksa da yıkılsın. Umarım yetkililer etrafa tehlike saçan bu evle ilgili en kısa zamanda bir çözüm sunarlar mahalleliye. Diyeceğim şu ki keşke yetkililer, göçünce değil de göçmeden gelip bir çare bulsalar” diyor.

 

İKİ BELEDİYE ARASINDA GİDİP GELİYORUZ AYLARDIR

Adının açıklanmasını istemeyen taksi işletmecisi okurumuz özetimle şöyle diyor: “Her gün önünden, arkasından, sağından, solundan, kıyısından, köşesinden binlerce vatandaşımızın geçtiği Acemler İstasyonu belediye otobüs durakları ortasında kalan kaldırımın hali ne olacak? Çiçekleri dikmekle bu iş olmuyor! Şikayetimizi bizzat Büyükşehir Belediyesi’ne yaptık; bizi Osmangazi Belediyesi’ne yönlendirdiler. Biz de Osmangazi Belediyesi’ni telefonla aradık; onlar da Büyükşehir Belediyesi’ne yönlendirdi! Aylar oldu burası böyle. Amacımız şikayet değil. Sadece çalışanların işini düzgün yapmasını istiyoruz.

SESİMİZİ DUYURAMADIK

Devamında çalışanları denetlediği için maaş alan denetçileri de vazifelerini yapmaya davet ediyoruz! Denetçilerin yokluğundan emin olan çalışanlar işini gerektiği gibi yapmıyor. Sonra da olan halka, bizlerin paralarına dolayısıyla ülke ekonomimize ziyan olarak dönüyor. Şimdi bize kim yardım edecek Muhammet Bey? Son çare olarak belki Hürriyet Bursa’da sorunumuz yayınlanırsa sesimizi birileri duyar.”

Yazının Devamını Oku

Bir türlü bitmeyen çalışma

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Endüstri Mühendisi Ercan Ersoy, özetimle bakınız ne diyor:

“Tarih 17 Mayıs 2021 saat 12.17’yi gösteriyordu. Annemle birlikte şehir dışında yaşayan kız kardeşimin yanına gidiyorduk. İstanbul Caddesi üzerinde seyir halindeydik. Kurulduğu günden beri asansörleri de çalışmayan ve yaya üst geçidine benzeyen gösterişli ama kendisi boş olan hizmet noktasına varmamıza iki yüz metre kalmıştı! Bu kadar mesafeyi tam 17 dakikada tamamlayabilmiş olmanın zevkiyle uçuyorduk! Sinirli miydik? Hem de ne sinir... Bir kaplumbağa bile bu mesafeyi bizden önce bitirirdi! Sinirimize sebep olansa orada yapılan çalışmalardı. 53 yaşındayım. Doğduğum günden beri kazı, onarım, yama, boya badana işleri hiç bitmedi! Buradaki ‘hem de ne sinirimize’ sebep olan sinirimizin sebebine gelince... Bayram süresince ve hafta sonları bile sokağa çıkma yasağımız varken... Bu süreler zarfında neden bu işleri yapmazlar ki?”

ASKILARI VAR SEPETİ YOK

EMEKLİ kamu çalışanı T. K., özetimle şöyle diyor: “Kentimizin muhtelif noktalarında bulunan onlarca çöp kutusu askısı var. Bu askıların her biri sadece askıdan ibarettir! Yani asıl işi yapacak olan taşıyıcı sepetleri yok. Üstelik askıların çoğu ya paslı ya da ziyan görmüş vaziyette. Bundan da şunu çıkartabilir miyiz; o askıların bedelini de laf olsun diye ödedik değil mi?”
Aynen öyle oldu T. K. Ancak dert etmeyin. Gözümüzün önünde duran askılarımız var en azından!

BU DURAKTA NE ARARSANIZ VAR

Yazının Devamını Oku

Gelin şunu 61’e bağlayalım!

Aracımızla Büyükşehir Belediyesi, Mihraplı Caddesi üzerinde seyir halindeyken, Mihraplı Caddesi’nin bitip Dikkaldırım Caddesi’nin başladığı noktada diğer caddeye giriş yapmak için rahatça dönebiliyorduk.


Dönerken de trafik işaret lambalarından yararlanıyorduk. Diyeceğim orada zerre sıkıntı yoktu. Dönüş cebi dahi bulunan hizmetimiz neden engel yedi! Gördüğüm kadarıyla bir tek orada delinatör dikili değildi. Nedenini çok merak ediyorum. Bu esnada dikilen tabelalar da ayrı bir görsel şölen oluşturmuş oraya.

ENDİŞE SAÇAN ARAÇ!


Okurlarımızdan emekli makine mühendisi Serhat Kuru, özetimle bakınız ne diyor: “Cumhuriyet Caddesi Nilüfer Belediyesi Çalı Kapalı Yüzme Havuzu Tesisi önündeki araç bizi endişelendiriyor. İç döşemeleri dahi olmayan bazen içinde farklı işler yapılan ve dört tekerleği de tamamen inen aracın kaldırılması konusunda Polis İmdat 155 ve Beyaz Masa 153 ihbar hattına durumu aktardık. Ancak o araca yönelik bir çalışma yapılmaması bizleri üzüyor. İşin en ilginci de şehrin binlerce noktasında hatta hastaneye gittiğimizde dahi aracımızı 1 saat bile park etsen anında para öderken bu özgürlüğün püf noktası ne acaba? Bilen bir yetkili varsa onu desin de bilelim!”
Sedat Kuru, ilginç doğrusu… Benzeri konulara yönelik olarak aldığı ihbarları anında değerlendiren Bursa Trafik Şube Müdürlüğü’nün dikkatlerine…

ALAADDİN BİZİ ÇOK SEVDİ!


Yazının Devamını Oku

Caddenin yeni adı kapaksızlar olsun

İsminin açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz şikâyetini şöyle dile getiriyor.



Özetimle: “Muhammet Bey, iki gün önce Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi Bursa Caddesi No. 71 önünde bulunan aydınlatma direğinin eğikliğine ve klemens kapağının eksikliğine yönelik olarak “Kimi çarpsam derdinde” başlığınızla haber yapmıştınız ya... Size bir şey diyeyim mi? Sanıyor musunuz ki sadece o eğik direğin klemens kapağı eksik! Bu caddede bulunan direklerin onlarcasının klemens kapağı yok. Bunlardan sadece sekizinin fotoğrafını çektim. Bu durum UEDAŞ’ın zerre umurunda değil. Hal böyle olunca bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Kapaksız da fena durmuyor hani. Böyle kalsın ancak caddenin adı kapaksızlar caddesi olarak değiştirilsin!”
İşte bu… İç karartıcı olmayan bir şikâyet, tebrik ediyorum kıymetli okurumuzu! ‘Kapak yok’ diye feryat figan giden hemen işi ölümle bağdaştırıyor. Hayata pozitif bakmak varken negatif bakmak niye? Cadde ismini değiştirmek daha mantıklı bir öneri… Kapaklarla uğraşmaktansa cadde levhasını güncellemek daha akılcı! Bakalım başta UEDAŞ olmak üzere ilgili yetkililer önerinize değer verecekler mi?

NE GEREK VAR FAZLA SÖZE…



Yazının Devamını Oku

‘Kimi çarpsam’ derdinde

İsimlerini “adsız vatandaşlar” olarak belirten bir grup okurumuz özetimle bakınız ne diyor:


“Sorumluluğu, kontrolü ve takibi UEDAŞ’a ait olan aydınlatma direklerinin eksik klemens kapaklarıyla ilgili yazılarınızı ve yazılarınızın dahi dikkate alınmamasını endişeyle takip ediyoruz. İşaret ettiğimiz aydınlatma direği Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi No.71 önünde hizmet vermeye çalışan aydınlatma direğimiz hem 45 derecelik açıyla esnaf dükkânlarına doğru saygı eğilişinde, hem de klemens kapağının olmaması sebebiyle kimi çarpsam derdinde! Konuyu UEDAŞ’a bildirdik. Ancak sunulması zorunlu olan hizmeti alamadık!”

MASAL SONU VE BİSİKLET YOLU


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Arya Aydinç: “Nilüfer ilçesi sakini olarak bizlere bisiklet yolu diye sunulan hizmet masalının sonu ne vakit gelecek? Başkan Turgay Erdem: “Doğa ve çevre dostu tek ulaşım aracı bisiklet. Nilüfer Belediyesi olarak, en çevreci ulaşım aracı olan bisikletin, daha çok kişi tarafından kullanılması için çaba gösteriyoruz” diye demeç vermişti. Peki Turgay Erdem Başkan! Bisikletle şu bisiklet yollarında bir tur atın bakalım neler göreceksiniz? Burası da Altınşehir Mahallesi 322. Sokak No. 4 önünde!” diyor.

DEVEYE SORMUŞLAR…


Yazının Devamını Oku

Utanan neden ben oluyorum ki

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Emekli İtfaiye Çavuşu Mustafa Günhen’in: “Utanan neden ben oluyorum ki” dediği e-postasını özetimle aktarıyorum:



“Nilüferli bir bisiklet kullanıcısı olarak köşenizde yayımladığınız acılarımızın içinde en çok dikkatimi çekenine vurgu yapmak istiyorum. “Gülümseyin Nilüfer’desiniz” sloganı ile farklı olduğunu sanan Nilüfer Belediyesi yöneticilerinin bizlerle dalga geçtiğini düşünüyorum. ‘Laf olsun torba dolsun’ hizmetlerimizden biri olan bozuk bisiklet yollarının içler acısı durumlarını yayımlıyorsunuz ya… İşte onları okurken inanınız çok utanıyorum. Beni çok iyi anlayan ailem de bana; ‘utanan neden sen oluyorsun? İlgili yetkililerin umurunda olmuyorsa sen neden utanıyorsun hey!’ diyorlar bana. Haksız da değiller aslında. Utanan neden ben oluyorum ki? İhbarlarımızın dikkate alınmadığı Nilüfer Belediyesi’ne selam olsun diyerek; bir istirhamım var. Fotoğraflarımdaki girişi ve çıkışı parçalanmış olan bisiklet yolunun orta kısmının da parçalanması konusunda ricada bulunmak istiyorum. Böylelikle örüntü mantığı uygulanmış olur ve daha da hoş bir görüntü ortaya çıkar diye düşünüyorum! O adresi veriyorum. Nilüfer ilçesi İhsaniye Mahallesi Avcı Sokak Eski Dostlar sitesi önü.”

ORASI HALA ONARILMADI


Okurlarımızdan olan Mümin Gençoğlu diyor ki: “Gemlik sahilindeki Rahim Akıt çeşmesinin önü iki yıl önce kazılmıştı. O gündür bu gündür orası onarılmadı. Gemlik’te bir belediye var değil mi? (!)”

 KAPAĞI AÇIK TRAFO TEHLİKE SAÇIYOR


Yazının Devamını Oku

Yuvarlanırsın atlasan gücün yetmez zıplasan

Bir benzerinin daha değil Bursa’mızda, cennet ülkemizde dahi olmayacağı yönünde bahse girebileceğim bir hizmete rast geldim Yıldırım’da...

 

 

 

 

Emirsultan, 3. Hamam Sokak’ta (Dik Sokak) bulunan merdivenlerin basamakları ya yağan yağmurlar sonrasında çekmiş. Ya da basamaklar yapılırken malzeme bitmiş! Gerçekten böylesini ne gördüm ne de duydum.

1 METRELİK BOŞLUK

Merdiven başlangıcında ya da kişiye göre merdiven sonunda eksik olan basamaklardan kaynaklı olarak oluşmuş bir metrelik boşluk var dostlar! İnerken atlasan paldır küldür yuvarlanırsın. Çıkarken zıplasan zıplamaya gücün yetmez zemine çakılır kalırsın!

Yazının Devamını Oku

Şehrin göbeğinde bile oluyorsa...

Çırpan mahallesi sakinlerinden bir grup okurumuzun şikâyetlerini özetimle aktarıyorum.

Bakalım neler olacak! “Büyükşehir Belediyesi, ‘Büyükşehir bütünşehir’ sloganı ile farklı olduğunu hissettirmeye çalışsa da yöneticilerine bir şikâyetimiz var. Osmangazi ilçesi T. C. Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bulunan bakımsız ve anlamsız arazi, planda yol olarak gözüküyor. Ancak gördüğünüz gibi çevre ve şehircilik müdürlüğü yanı başında bulunan bu alan dağ başındaki çorak arazi gibi duruyor ve yetkililer de bu durumdan rahatsız olmuyor! Bursa’nın en büyük ayıplarından birisidir bu bizce. Konuyu valilik makamı dahil aktarabileceğimiz her yetkili makama aktardık. En acı yanıt ise Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün: “Burası belediyenin sorumluğunda biz de bildirdik; ama ilgilenmiyorlar…” açıklaması sonrasında oldu. Kentimizin ortasında kalan bir adres ve şehrimizin tam da göbeği! Neden ilgilenilmez ki!”

TAHTALI KÖYE GÖTÜREN KUYU!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Yılmaz Ozan, şöyle diyor: “Osmangazi ilçesi Ulu Mahallesi Uluyol Bezen Sokak (Yapı Kredi Bankası önü) önünde bulunan taş kapaklardan birisi kırılmış. O kapakların altındaki tünel hangi köye gider bilemiyorum! Ancak dibini dahi göremediğim bir derinliğe sahip olan kuyunun kapağı biraz daha kırılır da içine biri düşerse, düşenin ‘tahtalı köye’ gideceğini çok iyi biliyorum!”

38 DAKİKADA ÜÇ KEZ!


Yazının Devamını Oku