GeriMuhammet KÖSLE Çok değil azıcık ilgi!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çok değil azıcık ilgi!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan iş insanı Nazlı Gülşen’in “Çok değil azıcık ilgi” dediği e-postasını özetimle aktarıyorum:

Çok değil azıcık ilgi
Çok değil azıcık ilgi
Çok değil azıcık ilgi
“Tarih Şehri Bursa’nın Mudanya ilçesi Gülyalı Yalı Mahallesi’nde sahile hizmet olsun diye sunulan oturma banklarının çoğu her anlamda perperişan! Öyle ki üzerine oturacağınız yeri iyice gözlemeden oturursanız vay ki halinize ne vay! Bu banklar yıllardır böyledir. İlgisiz kalınır olması gerçekten çok ilginçtir. Yetkililere diyeceğim şudur; çok değil azıcık ilgi lütfen!”

BUSKİ BİZİ KIRMAZ Kİ…

Çok değil azıcık ilgi
Okurlarımızdan olan Güngör Gülen: “Uludağ Üniversitesi kampüs alanı içinde (Metro istasyonundan inince düz olarak 13 - 14 adım yürüyün tam önünüze gelecektir) hizmet veren yağmur su gideri tamamen tıkalıdır. Bunları kontrol eden yok mudur? Geçen haftaydı, yağmurlu bir günde buradan geçiyordum. Izgaranın tıkalı olmasıyla alakalı olarak burada biriken su yüzünden feci şekilde ıslandım da!” diyor. Geçmiş olsun Güngör Özenç. Bu şikâyetinizi bir başka okurumuzdan da almıştım. Yani daha önce de yayımlamıştık. Araştırdığıma göre ilgili işin üniversite yönetiminde olduğuna dair bilgi aldım. Tahminimce de işlerin yoğun olması sebebiyle ilgilenemediklerini veya önemsiz bir teferruat diye dikkate alınmadığı için çözümüne kavuşturulamadığını düşünüyorum! Dolayısıyla kıymetli BUSKİ; işin sorumlusu siz değilsiniz. Ancak haberiniz olduğu vakit şikâyetlerimize ‘biz’ merkezli olarak baktığınızı ve bu yönde ivedi olarak verdiğiniz hizmetlere çok kez tanık olmuş biri olarak sizlerden bir ricam olacak. Bir başka hemşehrimiz bari bu sebepten dolayı en azından orada ıslanmasın. Bizleri kırmayacağınızı tahmin ederek; varlığı dahi belli olmayan o ızgaranın açılması işinde bizlere destek verir misiniz lütfen?

İHRAÇ FAZLASI MALLAR DEPOSU!

Çok değil azıcık ilgi
Okurlarımızdan olan Fırat Demircioğlu, özetimle şöyle diyor: “Yaklaşık iki ay önceydi. Birileri geldi ve Demirtaşpaşa Metro girişine bu malzemeleri bırakıp gitti. Burası ‘ihraç fazlası mallar deposu’ mu oldu? (!)” Büyükşehir Belediyesi ile Osmangazi Belediyesi’ne açık ihbar. Birileri oraya depo açmış ve ruhsatsız olarak çalıştırıyormuş!

SU İŞİ TAMAM YA GÜBRESİ?

Çok değil azıcık ilgi
Zanaatkâr okurumuz Erkan Yalçın: “Osmangazi ilçesi Gülbahçe Mahallesi Ergin Ağaç Ticaret Meslek Lisesi önündeki BURULAŞ belediye otobüs durağı yanında bulunan bodur doğal ağaç direk ve bu ağaçtan üreyen yapay sarmaşığın bakıma ihtiyacı vardır. Su işi tamamdır. Malum, bereketli yağışlar var şu aralar. Fakat bakımın tamamlanması için uygun olan gübrenin dökülmesi hususunda hatırlatma yapmak isterim!” diyor. Bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Doğal bodur ağaç direk için ‘fosforlu’ yapay sarmaşık içinde ‘kompoze’ gübre kullanımı uygun olacaktır!

HÜRRİYET BURSA YAZIYOR, SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

Çok değil azıcık ilgiÇok değil azıcık ilgi

UÇURUMUN KORKULUK DEMİRİ YOK başlıklı yayımımız sonrasında (Tarihi Pembe Köşk yanı) uçurumun önüne paslı ve yıpranmış vaziyetteki demir korkuluk montajının yapıldığını gördüm. Buna şükür! İlgili yetkililere teşekkür ediyorum.

X

GUHEM burayı gördü mü?

GEÇTİĞİMİZ haftaydı. Ailecek Mudanya ilçesindeki Kapanca sahiline gitmek için yola çıkmıştık.

Birçok noktada santim santim yürüyen şehir içi trafiğine yakalanmamak için Büyükşehir Belediyesi, Çeşme Caddesi’ni (Nilüfer ilçesi Görükle Mahallesi) kullanalım istedik ve kullandık! Keşke trafikte santim santim yol almış olsaydık! Nereden bilebilirdik ki burada yüzlercesi ‘karasal çarpma krateri’ olduğunu!

ARAŞTIRILMALI!

Bizim Bursa’nın yüzakı GUHEM var biliyorsunuz; uzun adıyla Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi. Ben GUHEM yetkililerinden özellikle istirham ediyorum bu karasal çarpma kraterlerini bir incelesin. Belki yeni bilgilerle dünya bilimine de katkıda bulunuruz memleketçe...

GÖRÜNMEZ ÇEŞME!

KENDİ işinin patronu olduğunu belirten Yeşim Ortanca, şikayetini şöyle dile getiriyor: “Gemlik sahilinde bulunan çeşmelerden birisi iki yıldır yok. Çeşmenin önündeki yalak da çöplük olarak kullanılıyor. Bu durumu Gemlik Belediyesi’nin ilgili başkanları, müdürleri, şefleri, amirleri memurları görmüyor!” Görmek zorundalar mı Yeşim Ortanca! Dert etmeyin böyle şeyleri lütfen. Denizin keyfini çıkartın!

Yazının Devamını Oku

Kediler hasta ellemeyin

Hürriyet Bursa okuru Ayşenur Volkan, özetimle bakınız ne diyor

“Gemlik’te yaşıyoruz. Yayımlarınızı zevkle takip ediyoruz. Bizim de bir ricamız olacak müsaade ederseniz. Gemlik Yağmur Suyu Terfi İstasyonu önünde bulun kedi yuvalarını takdirle karşılıyoruz. Hatta evimizde de hem kedi hem de köpek bakıyoruz.

Bunu özellikle belirtiyorum çünkü hayvan sever olduğumu bilmenizi isterim. Dolayısıyla ricamız şundan ibarettir. İstasyon önündeki kedi yuvalarının bakımı konusundaki eksiklikleri üzülerek izliyorum. Hele “Kediler hasta ellemeyin” yazılarının asılı olduğu uyarı levhalarını görünce daha çok üzülüyorum. İlgilileri oraya davet ediyorum. Buna bir çözüm bulunmalı. Saygılarımızla.”

UNESCO ödüllü belediyemize duyurulur

Adının açıklanmasını istemeyen esnaf okurumuz özetimle diyor ki: “Osmangazi ilçesi Sakarya Mahallesi 7. Filiz Sokak’ta bulunan kaldırımlar; 1) Çok noktada kaldırıma benzemiyor. 2) Benzeyen yerleriyse otopark olarak kullanılıyor! 3) Bu durum da yetkililerin umurunda olmuyor. Unesco ödüllü belediyemize duyurulur!”

Pes dedirten kazı

Yazının Devamını Oku

Sporcu çukurunu gittim ve gördüm

Hürriyet Bursa okuru Selma Ilgaz, e-postasında özetimle

“Gemlik Sahili’ndeki yürüme yolunun bir bölümü geçtiğimiz yıl kazıldı. Ardından kazılan yere boru yatırıldı. Sonra da o işi yapan ekip alıştığımız sisteme aykırı gelmedi ve orasını onarmadan çekip gitti…” diye yazmıştı. E-postada fotoğraf yoktu. Konu dikkatimi çekti ve Gemlik’e gittim. Gerçekten de aynen öyle olmuş. Kazmışlar, yatırmışlar ve öylece bırakıp gitmişler! Ortada ciddi riskler var. Ancak sporcu isen buradan uçarak geçebilirsin. Dolayısıyla riskler en aza iner! Bizleri spora özendirme anlamında fevkalade güzel bir hizmet. Çok isabetli olmuş. Aynı kazıları her yirmi metreye uygulayın lütfen. Çok spor çok sağlık!

Kaplumbağaların hatırına gelin lütfen

Okurlarımızdan Feray Yılmaz, özetimle bakınız ne diyor: “Nilüfer ilçesi sakiniyim. 100. Yıl Mahallesi’nde ikamet ediyorum. Bir Nilüferli olarak şunu ifade etmek isterim ki Ayvalı Deresi bu bölgenin şansı olduğu kadar şanssızlığıdır da aynı zamanda! Şansızlık kısmına değineyim müsaadenizle. Derenin çok kirli olması ve bu kirlilikten kaynaklı olarak da çevreye yaydığı iğrenç koku bizleri Nilüfer’e küstürdü. Uzun yıllardır var olan bu sorunu kim çözecek? Büyükşehir Belediyesi Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Belediyesi de Büyükşehir Belediyesi diyor! İki gün önce bu derede fındık ezmesi kavanozu, konserve kutusu ve plastik şişe atıklarına rağmen yaşam savaşı veren kaplumbağaları görünce içim parçalandı. Yetkililerden çok rica ediyorum. Siyasi hesaplaşmalarınızı en azından doğa ve insan sağlığı söz konusu olduğunda bir kenara bırakın.”

Alt geçit ne işe yarıyor?

Okurumuz Trafik Polisi A. T. “Kentimizin en hareketli yaya trafiğine sahne olan bir adres burası, yani Atatürk Caddesi. (Setbaşı girişi) Gördüğünüz gibi yayalar hemen 5 metre yanı başlarında yüzde yüz kontrollü ve güvenli olan Atatürk Alt Geçidi varken araç trafiğini hiçe sayarak ana caddeye atlıyorlar! Üstelik caddenin her iki yönünde de ‘yapılan geçişin tehlikeli olduğunu ve alt geçitlerin kullanılması gerektiğini’ anlatmaya çalışan uyarı levhası asılıyken! Hatta resmi kıyafetli bizleri de görmezden geliyorlar. İnanın burada yaya alt geçidi olmasa ‘yaya alt geçidimiz yok. Yaya alt geçidi istiyoruz’ diye feryat figan ederler. Var da ne işe yarıyor? Sonra bazı vatandaşlar bize sitem ediyor; “neden müdahale etmiyorsunuz?” diyerek! Hangi birine nasıl müdahale edelim? Saygılarımla” diyor. Polis A. T. , ‘Önce Eğitim’ masalı gerçeğe dönüşmediği müddetçe siz ayrı yazarsınız biz de ayrı. Biz size, siz de bize dert yanar gideriz!

Yazının Devamını Oku

En sonunda onlar da pes etti

Osmangazi ilçesinin belki de Bursa’nın gözden çıkartılmış en acınası sokaklarından birisi olan Mustafa Sokak’ta (Çekirge Mahallesi) hayat yine sil başa döndü!

Şöyle ki, en büyük sorunlarından olan dik mi dik, dar mı dar olan sokağın tek yönlü olarak trafiğe açılmasına yönelik yayımlarımız olmuştu. En nihayetinde de küfürlerin, kavgaların, patinaj seslerinin, balata kokularının eksik olmadığı Mustafa Sokak için Osmangazi Belediyesi “… Gözünüz aydın. Araç trafik akışı tek yönlü olarak düzenlenecek” açıklamasını yaptıktan sonra ilgili ‘Giriş Yasak’ levhaları onlarca noktaya çakıldı.

Ancak bu uygulamayla belki de dünyada bir ilke imza atılmış oldu! Çünkü dik mi dik olan sokağın çıkışı değil de inişi yasak edilmişti. Yüz yılın şakası gibi! Derken bu yanlış karara Osmangazi Belediyesi’nin çöp kamyonu sürücüsünden başkasının uymadığı gerçeğiyle karşı karşıya kalındığını gördük.

Ona da hayret etmiştik. Bu kamyon ile o işi nasıl başarıyor diye... Hatta bunu da 04 Mart 2021 tarihli Hürriyet Bursa gazetesindeki köşemde BİR TEK O VAR YASAĞA UYAN başlıklı haberimle yayımlamıştık. Bu anlamsız, mantıksız ve akıl sınırlarını aşan yasağa sadece o uyuyordu. ‘Ödüllendirilmeli o çalışanlar’ diye müracaatım olacak ki; derken onların da pes ettiğini gördüm. Gerçekten de kendin çal kendin oyna yasağı Mustafa Sokak sakinlerine hayırlı oldu!

Sen nasıl bir mimarsın ey Zeynep!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iç mimar Zeynep Acar: “Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi” diyor ve özetimle: “Geçtiğimiz hafta köşenizde yayımlanan Yeşil Caddesi’ndeki ‘Yeşil Cad. Belediye Otobüs Durağı’ tanımlı alana hizmet olarak sunulan taş üzerine vidalanmış bank yazınızı görünce dâhiyane projeyi çok kıskanmıştım! Derken ben de aynı bankın ultra dâhiyane olanını Osmangazi ilçesi Hüdavendigar Belediye Otobüs Durağı’nda görünce... 2021 Model banklar böyle mi olacak acaba? Şayet öyle ise inanın kıskanırım bu projeleri! Kendimi sorgularım; ‘sen nasıl bir mimarsın ey Zeynep’ diye!

Üç Fidan Parkı ve açık hava tuvaleti!

Yazının Devamını Oku

Uçaklara yol gösteren armatür!

Okurlarımızdan Hikmet Yaslı, özetimle bakınız ne diyor:

“Yıldırım ilçesi Davutkadı Mahallesi Musababa Caddesi No:45 karşısında bulunan aydınlatma direğinin armatürü bir yıldır yan vaziyette hizmet veriyor. Yani ışığı zemine değil de göğe yansıyor. Bunun sebebi uçaklara yol göstermek için mi?”

UEDAŞ’A HATIRLATMA

“Ayrıca yine bu direğin önünde bulunan trafo kapağının menteşeleri kopuk, içi darmadağın. Tam kuş yuvası! Konuyla alakalı olarak UEDAŞ’a ihbarımız oldu. Sanırım işlerinin yoğunluğuyla alakalı olarak unutuldu!”
Unutulanı hatırlatmakta fayda vardır Hikmet Yaslı. Biz de hatırlatalım öyle ise... UEDAŞ’ın önemlerine.

En ilginç oturma bankı

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Ayça U., “Yeşil Caddesi üzerindeki ‘Yeşil Cad’ tanımlı belediye otobüs durağının oturma bankı ‘En İlginçler’ kategorisi yarışmasına katılsın. Bank, bağımsız olan dört taşın üzerine oturtulmuş da... Taşların vida ile zemine sabitlenmesiyse ayrı bir kategoride değerlendirilebilir!” diyor. Yarışmaya katılım takdiri BURULAŞ’ındır. Biz ilettik. Bakalım ne olacak?

Yazının Devamını Oku

Yazık olacak yeni otobüslerimize

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan işletmeci Yılmaz Şeker, bakınız ne diyor:

“Şehir merkezindeki billboardlara (Reklam panosu) yapıştırılan devasa afişlere bakıyorum da... Ağlasam mı gülsem mi çözemiyorum! Mesela ilgili fotoğrafımdaki billboard, Şehreküstü Belediye Otobüs Durağı yanındadır. Devasa panoda çok iri puntolarla, “271 yeni otobüs iki milyon dolar yatırımla yenilenen otobüs filosu” yazılmış. Buna Başkan Alinur Aktaş da fotoğrafıyla eşlik etmiş!”

YILLARDIR BÖYLE

“Hizmet güzel tabii ki, bunu eleştirecek değiliz. Ancak ana arterlerimizin bazı noktalarında yollarımız öyle bozuk ki bu yollara kağnıyı sokmak bile yazık günah! Ayrıca tam da bu reklam panolarının önündeki asfalt hele... Zemini deve hörgücünden beter! Otobüs buraya yanaştığında yolcuları deprem oluyormuş gibi sallanıyor. Düşünün artık otobüsün halini... Üstelik burası yıllardır da böyle. Bir tavsiyem var. Başkan ve ekibi sırf meraktan da olsa belediye otobüsleriyle yolculuk yapsın. Yapsınlar ve anlasınlar ne demek istediğimi. Yazık olacak otobüslerimize...”

YAYA GEÇİDİ ÜZERİNE OTOBÜS DURAĞI MI OLUR?

OKURLARIMIZDAN olan Reyhan Eskicioğlu şikayetini şöyle dile getiriyor: “Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Caddesi üzerinde (Mihraplı Camii karşısı) hizmet veren belediye otobüs durağı tam da yaya geçidinin üzerine kuruludur. Bu sebepten dolayı da yayalarla otobüs kaptanlarının çok zaman münakaşa ettiklerine tanık oldum. Acaba haklı olan taraf kim(!) Bunun mücadelesini çok kez verdim.”

Yazının Devamını Oku

İmkan var da ne işe yarıyor?

Uludağ Üniversitesi kampüs alanı içindeki otobüs durağında cep olmasına rağmen alana delinatörler dikilmiş. Hem trafik oluyor, hem yolcular atlayarak otobüse binmek zorunda kalıyor.

Uludağ Üniversitesi kampüs alanı içinde bulunan BURULAŞ belediye otobüs durağının başına gelenleri hayretle izliyorum! İzliyorum ve bir anlam veremiyorum. Otobüs durağının çok güzel bir cebi vardı. Mevcut olan ilgili cebe giriş yapılamasın diye cebin başlangıç noktasından sonuna kadar olan alana onlarca delinatör dikilmiş!

TRAFİK OLUŞUYOR

Bu yüzden de otobüs kaptanları mecburen yolun ortasında duruyor. Sonra yolcularının inip binmesini bekliyor. Dolayısıyla otobüsün arkasında bulunan araçlar çok zaman kuyruklu mola oluşturuyor! Tabi ki yolcular da inişlerini delinatörlerin üzerinden atlayarak gerçekleştiriyor. Belinize ve dizinize kuvvet millet!

ANLAYAN VAR MI?

Oysa buradaki cep imkânına özenen ve buna kavuşmak için talepte bulunulan on binlerce hemşehrimiz var şehir merkezimizde. Bu taleplerle alakalı olarak yapılan yanıtlarda da: “Cep için uygun alan yok” açıklaması yapılıyor! Eee, burada imkân var da ne işe yarıyor? Anlayan varsa buyursun beri gelsin!

Dalga geçer gibi...

Yazının Devamını Oku

Bunun neresi olumsuz?

Okurlarımızdan M. Y., özetimle diyor ki:

“Nilüfer ilçesi sakiniyim. 30 Ağustos Zafer Mahallesi Bozyaka Caddesi’ndeki riskli çukurların meydana getireceği kazaları düşündükçe kahroluyoruz. Her gün bizim de üzerinden geçmemek için şerit değiştirmek zorunda kaldığımız çukurlardan kaynaklı olarak bugüne kadar bir kaza oldu mu bilemiyoruz. Ancak kaza riski yüksek olan ve araçlarımızın canına okuyan çukurların tamir edilmesi için Nilüfer ilçesi Belediye Başkanı Turgay Erdem’e bizzat talepte bulunduk. Nedenini bilemiyoruz ama talebimize olumsuz yanıt verdiler! Özellikle Atlıçayır Bulvarı ile Bozyaka Caddesinin kesiştiği kavşakta oluşan çukurlar ölümlü kazaya dahi neden olabilir. Af buyurun ama birimiz öldükten sonra mı geleceksiniz?”
M. Y., “Talebimize olumsuz yanıt verdiler” demişsiniz. Olumsuz olan tarafı neresiymiş acaba? Merak ettim de…

MASKE BİLE TAKMIYORLAR

Okurlarımızdan Eczacı Sude P., “İnsan trafiğinin oldukça yoğun olduğu metro istasyonları girişinde “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden” çılgın kazanç elde eden dilencilere alıştık! Bu dilencileri göremeyen yetkililere seslenmek istiyorum. Bunlarda ne sosyal mesafe uygulaması var ne de maske takma zorunluğu... Diyeceklerim bundan ibaret.” diyor.

 BU DURUMA 'DUR' DİYECEK BİR YETKİLİ YOK MU?

Yazının Devamını Oku

Kork bizden Kül Kedisi Sindirella…

Sözüm ona görme engeli olan vatandaşlarımız evlerinden çıkıp caddelerde ve sokaklarda güvenle yürüsün diye bir masal uydurmuşlar.

Masalın adını da ‘Görme Engelli Vatandaş Yürüme Yolu Taşları’ koymuşlar! Masal bu ya güvenli olması zorunlu olan yolların tam da üzerine belediye otobüs duraklarının montajını yapmışlar. ‘Kesmez bu’ demiş olmalılar ki; yön levhası dikmişler. Kâfi görmemişler; inşaat yapmışlar. Devam demişler; aralıklarla sivri uçlu tijleri çakmışlar. Hız kesilmesin istemişler; başlangıcını uçuruma sonu da ana caddeyle vermişler. Özetle akla hayale gelmeyen her senaryoyu uygulamışlar.
Masalın ismi çok güzelmiş! Sonra biri çıkmış gelmiş bizim masala kısa isim yakışır diyerek masalın adını YALAN TAŞLARI olarak değiştirelim demiş! Masalımızın devamı yeni kahramanlarıyla devam edecekmiş. Bu güzel haber elbette... Bir güzel haber daha vereyim. Masalın yayım izni Hürriyet Bursa gazetesindeki köşeme verilmiş! Bugünkü bölümde Nilüfer ilçesi Abdi İpekçi Caddesi üzerindeki (Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi karşısı) YALAN TAŞLARI canavarı varmış! Ona da bisiklet süren çocukları devir talimatı verilmiş! “Kül Kedisi Sindirella” hani sen en çok okunanlar arasındasın ya artık kork bizden. Pabucunu dama atacağız!

Adam ‘aldırma da geç git’ diyemem

Okurlarımızdan H Ç.’ye dikkati için teşekkür ediyorum. ACİL olarak yetkililerin dikkatlerine diyerek e-postasını özetlimle aktarıyorum: “Osmangazi ilçesi (Tophane Semti) Kaplıca Kapısı karşısında bulunan taş duvarın içinin boşalmış olduğunu gördüm ve Vatan Şairi Mehmet Akif Ersoy’un Zulmü Alkışlayamam şiirinin “Adam aldırma da geç git diyemem aldırırım.” mısrası aklıma geldi. O yüzdendir ki buradaki dört büyük tehlikeyi görmezden gelemezdim.
1) Taş duvarın üzerinde yürüyen haylaz gençler var. Duvarın kırılma ihtimali çok yüksektir. Kırılınca da duvarın alt yönü uçurumdur.

Yazının Devamını Oku

Haylaz saatler!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi, Kadın Partisi Bursa il Başkanı Esra Esigil:

 



“Yıldırım Belediyesi önündeki çocuk oyun ve dinlenme parkı alanında bulunan saatler amma da haylaz çıktı! Öncesinde ikisi çalışmayan ve mevcut olan üçüncüsünün de zamanı yanlış göstermesiyle alakalı olarak haylaz saatlerimize dikkat çekmek için oluşturduğum şikâyetleri yayımlamıştınız. Yayımlarınız sonrasında dengesiz de olsa klasik tarzlıgörseli hoş saatleri tamir etmek yerine sökmeyi uygun görmüştü yetkililer. Takdir onların elbette! Bir yıl sonra da eskiden takılı olan saatlerin oluşturduğu izlerin üzerine dijital saatleri taktılar! Zaman dilimini bilmeyen biri olarak saatlere baktım da biri; 15.13’ü, öbürü; 15.19’u ve biri de de; 15.23’ü gösteriyordu! Benim saatim de 15.07’ydi. Hem gel ustanın yerini zapt et;hem zamanı yanlış göstererek vatandaşla alay et. Ah ne haylaz şeymişsiniz siz saatler!” diyor.

PERİŞANLARI OYNAYAN REFÜJ


Esnaf okurumuz Sabri Arabacı, diyor ki: “Uludağ Caddesi başlangıcındaki orta refüjün hali perişandır. (Osmangazi ilçesi) Ayrıca fotoğrafıma bakınca pek belli olmasa da işaret levhalarının asılı olduğu paslı ve anlamsız boru da 45 derecelik açıyla yere yatay vaziyettedir. Sağında ve solunda devletimizin saygın ve güçlü kurumları da bulunmasına rağmen bu duruma kimsenin müdahil olmaması ilginçtir!”

VERGİDEN MUAF OLANLAR!

Yazının Devamını Oku

Haydi BOTAŞ sıra sizde

Hürriyet Bursa ekindeki 30 Ocak 2021 tarihli köşemde (ARTIK FATURAYI KAĞIT ALMASAK MI) çok farklı bir konuya dikkat çekmeye çalışmıştı

Yazımda ‘ağaç kesimine’ zerre de olsa katkı sağlamak için BUSKİ tarafınca milyonlarca abonesine yollanan kâğıt faturaların e-posta ya da GSM (Kısa mesaj) olarak yollanması konusunda tavsiyem olmuştu. BUSKİ de bu tavsiyemin hayata geçirileceğini belirtmesi üzerine öyle sevinmiştim ki… Kazanan hepimiz olmuştuk çünkü. Sevgili BOTAŞ siz de artık teknolojiye tabi olsanız ve kâğıt faturaları yollamasınız da bir ağaç bile olsa kesilmesine engel olsanız iyi olmaz mı?

Sadece bir tane onun da tekerleri yok!

Okurumuz Hikmet Serin, bakınız ne diyor: “Osmangazi ilçesi Küçükbalıklı Mahallesi 1. Ara Sokak’ta iş yeri sahibiyim. Burası onlarca iş merkezine ev sahipliği yapan adrestir. Sokağımızda bir adet çöp konteyneri vardır. Onun da tekerlekleri yoktur. Mevcut olan eksiklik çöplerimizi toplayan temizlik personelinin işini zorlaştırmaktadır. Bu durum sokak sakinlerini rahatsız etmemektedir! Peki ya belediyemiz de mi rahatsızlık duymamaktadır?”

Üstü forma altını sorma!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Recep Becerikli: “Büyükşehir Belediyesi Osmangazi ilçesinde bulunan ve kentimizde yaşayan herkesin bildiği yerli ya da yabancı turistlerin muhakkak uğradıkları (Umarım Covid-19 bir an evvel biter de yine şaşalı günlerine kavuşur orası da) adreslerden birisi olan Tarihi Ördekli Hamamı’nın yanındaki ucube bina kalıntısını gören yetkili yok mu? Bu nasıl bir ilgisizlik ve değersizliktir? “Üstü forma altını sorma” o da bizim Bursa’mızda!” diyor.

Yolgeçen hanı gibiyiz mübarek!

Yazının Devamını Oku

Bedava duşa isyan!

Aynı konuyla alakalı olarak her ay düzenli olarak almış olduğum şikâyet zincirlerinden birisine taktım!





En son olarak da Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Diyetisyen Şeyda Kızılaslan’ın e-postası sonrasında ‘nasıl bir şeydir bu?’ diyerek yağmurun dindiği saatlerde Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’na gittim. (Menzil Kuruyemiş karşısı) İlgili şikâyeti iki yıl içinde yedi kez yayımlamıştık.
Şikâyetin konusunu kısaca tekrar edeyim. Yağan yağmur sonrası asfaltın bir bölümü göl oluyormuş. Oluşan gölden geçen araçlar da tsunami yapıyormuş. Tsunaminin dalgaları da kaldırıma vuruyormuş. Sonra da o an orada yürüyen yaya olursa balıkçıların sergisindeki balıklar gibi ıslanıyormuş! İşin ilginç yanı trajikomik şikayet, köşemden başka Büyükşehir Belediyesi’ne ve Nilüfer Belediyesi’ne çok kez bildirilmiş.
Neyse fazla uzatmayayım. Bir dakika içinde onlarca dalga fotoğrafı çektim! Cidden çok üzüldüm bu duruma. Nilüfer’in en gözde yerlerinden olan adreste OLUŞTURULAN bu aymazlık; yazık… Su biriken alanın önünde de ardında da yağmur suyu gideri var. Ancak gider yol seviyesinden yukarıya monte edilmiş. Bu işi günümüz imkânlarına rağmen böylesine baştan savma yapacak biri olsun o da gelsin gelsin bizi bulsun. Bugünlerimize hamdolsun!

KAPISIZ OLUR MU!

Yazının Devamını Oku

Size de mi nazar değdi!

Adının; “Bir vatandaş” olarak yazılmasını isteyen Hürriyet Bursa gazetesi abonesi hemşehirimizin endişeleri var

Endişelerini de şöyle dile getiriyor: “Yıldırım ilçesi Yeşil Mahallesi Pilavcı Aralığı Sokağı’nda çok ciddi sorunlar var.

Yamaçta olan evin altı boşalmaya başladı. Bazı zamanlar devasa kayalar dahi evlerimizin önüne, kaldırıma ve caddeye kadar yuvarlanıyor. Bir gün birimizin kafasına düşecek diye korkuyoruz! Ayrıca civardaki taş duvar da sallanmaya başladı.

Bu durumu Yıldırım Belediyesi’ne bildirdik. “Derhal geliyoruz” dediler. Yedi ay doldu halen gelecekler. Haklı korkularımız oluştu. Yıldırım Belediyesi’nden şikâyetçiyiz!” Daha önceki konularımızla alakalı olarak Yıldırım Belediyesi’nin ivedi ve samimi hizmetlerini görünce çok mutlu oluyordum. Yıldırım gibiydi Yıldırım Belediyesi… Bizleri mutlu eden iş, başlangıç ve sonuç neticelerine istinaden onlarca kez teşekkürümüzü de yayımlamıştık köşemde. Son dönemlerde Yıldırım’da durağana geçti gibi! Ne değişti ki? Yoksa size de mi nazar değdi? (!)

Uludağ Üniversitesi ve mahkûmları!

 

Yazının Devamını Oku

Burgaz fotoromanı!

Geçtiğimiz hafta sonuydu. COVID-19’dan kaynaklı olan yasaklı günlerden sıkılmıştık.

Ailecek insan trafiğinin en az olacağını düşündüğümüz Mudanya ilçesinin Burgaz sahiline gittik. Sahil boyunca yürümeye başladık. Özellikle sahilin kirliliği ve bazı noktalardan denize akan pis su dikkatlerimizden kaçmadı. İlgi yok, takip yok, değer yok, değersizlik pek çok! Sahil boyunca bazı bölümleri dört metreyi bulan uçurumlu yürüme yolunda koruyucu bariyerler yok.

YAPAY ÇİMLERİN HALİ!

Yüzlerce metrekare alana yapay çimlendirme yapılmış, onda da başarılı olunamamış. Çoğu patır patır patlamış. İskeleti olan paslı demirlerin görüntüleri ortaya çıkmış! Hem ‘Yeşil Bursa’ tanımıyla meşhur olan ilimizde yapay yeşile ne gerek varsa; gel de anla! UEDAŞ’a ait bir direk, ne armatürü var ne ampulü. Klemens kapağı olmadığından hava almak için başını dışarıya çıkartmış kablo uçları dikkatlere takılan!

TABELALAR DİNLENİYOR

Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na ait devasa tabelalar; ikisi de paslanmış. Biri sahile uzanmış, diğeri de duvara yaslanmış vaziyette yürüme yolunda amuda kalkmış! Kayalıklar önünde devasa boş çerçeve o da önce paslanmış sonra kayalara dayanmış ve en sonunda da hayata küsmüş! Kadın-erkek tuvaleti adı altında ücretli bir kabin koyulmuş, içine girenler görüntüye vurulup kokuya bayılmış!

Yazının Devamını Oku

Altıparmak Caddesi’ndeki yanlışı gördünüz mü?

Bursa denince akla ilk gelen caddelerden birisi olan Altıparmak Caddesi’ndeki yanlışı fark edemeyen ilgili yüzlerce yetkiliye cidden hayret ediyorum.

Cadde, ipek böceği yoluyla birlikte dört şerittir. Ancak ne hikmetse asfalta çizilen yön çizgilerinde bağlantısı olan Cemal Nadir Caddesi’ne çıkış istikametine kadar çıkışa üç şerit, inişe de bir şerit ayrılmıştır. Dolayısıyla bu acayip uygulama örneğiyle şehir içinde bir benzerine rast gelmeniz mümkün değil.

AMA İKİYE İKİ KULLANILIYOR!

Bu da farklı kategoriyle zekâmızın test edildiği bir uygulama olsa gerek! Ancak (Buna resmi kurum araçlarının tamamı dahil) bu testi de geçiyoruz çok şükür. Aklın yolu da bir, doğru da bir! Caddede dört şerit var mı? Var. Dolayısıyla kullanım izni üçe bir olmasına karşın; bizler ikisini gidiş, ikisini de dönüş için kullanılıyor muyuz? Kesinlikle kullanıyoruz.

ÇÖZÜMÜ VATANDAŞ BULMUŞ

İşin güzel yanı bu adaletli paylaşım kısmı tamamen hemşehrilerimizin başarısıyla olmaktadır. Üstelik bu paylaşımda kavga yok, zerre gürültü yok, patırtı yok. Saygı değeri en üst düzeyde ve inanın bu cidden böyle. Üstelik bahsettiğim şekildeki kullanım oranı da yüzde yüzdür. Vatandaş uygulanan kuralın yanlış olduğunu biliyor ve kuralı ihlal ediyor da ilgili yetkililer bu yanlışı neden göremiyor? Ben haksızsam yetkililer buyursun izlesin. Keza izlemelerine gerek yok. Belirttiğim gibi onlar da ‘çıkış’ istikametinde iniş yapıyor. Aklın yolu birse; aklın yolu neden bir değil(!)

DAHA İKİ AY OLDU BU DURUMA GELDİ

Yazının Devamını Oku

Kalite süreci diye bir şey var değil mi?

Genç okurlarımızdan olan ortaöğretim öğrencisi Cem Kalkancı’nın da bisiklet yolları hakkında tespitleri ve diyecekleri var.

Buyurun hep birlikte okuyalım: “Muhammet Ağabey. Hürriyet Bursa gazetesindeki köşenizde Nilüfer’deki; kırık, dökük, patlak, çatlak ve ayrık olan bisiklet yolları hikâyelerini bir bisiklet sürücüsü olarak üzülerek takip ediyorum. Babamın bir şirkette kalite yöneticisi olmasıyla alakalı olarak; yapılacak işlerin öncesinde planlandığını, yapım aşamasında takip edildiğini, sonrasında da kontrol süreçleriyle kayıt altına alındığını biliyorum.”

VARSA BUNLAR NE?

“Bu aşamalar bisiklet yolları için geçerli değil mi onu merak ediyorum? Önünde durduğum içi su dolu çukurlu bisiklet yolu da Nilüfer ilçesi Üçevler Mahallesi Yılmaz Sokak 9/C karşısındadır. Belediyemizde de kalite süreci diye bir şey var değil mi? Varsa bunlar ne?” Duyarlılığın için teşekkür ediyorum Cem kardeşim. “Bunlar ne?” sorusuna cevap vereyim. Bunlar bisiklet yolları(!)

UÇURUMUN KORKULUK DEMİRİ YOK

OKURLARIMIZDAN olan Ali Yılmazer şikayetini şöyle dile getiriyor: “Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Caddesi üzerinde, Tarihi Pembe Köşk’ün yanında kaldırım kenarındaki uçurumu muhafaza altına alan korkuluk demiri yaklaşık iki aydır yok. Bu çok tehlikeli duruma neden müdahale edilmiyor? Saygılarımla.”

GİDERLER SU SEVİYESİ ÜZERİNE YAPILMIŞ!

Yazının Devamını Oku

Bursa’nın sahibi yok mu?

Müzik Öğretmeni Gülçin Sarsılmaz, bakınız ne diyor:

“Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi ilçesi Hamitler Mahallesi Kutlukbey Caddesi üzerinden (Lavanta Parkı karşısı) üzülerek çektiğim fotoğrafları utanarak sizlere gönderiyorum. Her ne kadar, çekerken üzülüp yollarken de utanır olsam da bir sorum olacak ve bu sorumdan dolayı ne üzülüyorum ne de utanıyorum! Sorum şudur; Bursa’nın sahibi yok mu?”
Gülçin öğretmenim, bu sorunuza yanıt vermek bana düşmez! Ancak mademki böyle bir soru var şahsi fikrim şöyledir. Bizleri kahreden Van depreminde de on gün boyunca arama kurtarma ekibinde görev yapmıştım. İnanın yıkıntılar arasında bile böyle bir manzaraya rast gelmedim. Demek ki Bursa’nın sahibi yok!

Yalan taşları yalan oldu!

 

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi taksi sahibi Halil S. “Osmangazi ilçesi Şehreküstü Cemal Nadir Caddesi üzerinde bulunan Zafer Plaza AVM önündeki kaldırıma döşenen ‘Görme engelli vatandaş yön taşları’ patır patır sökülmeye başladı. Sizin deyişinizle “YALAN TAŞLARI” kentimizin her alanında olduğu gibi burada da yalan oldu! Not. Fotoğrafıma bakarak ‘Ne var ki? Buradan buradan geçen yok galiba’ denmesin. Fotoğrafı çektiğim gün Covit-19’dan kaynaklı sokağa çıkma yasağı olan günlerden biriydi. İddia ediyorum her gün en az üç yüz civarında yetki sahibi insan bu taşların üzerine basarak geçiyor! Şu “YALAN TAŞLARI” yalanını bırakın artık. Yazık günah bize!”

Devrilmedik ya buna şükür!

Yazının Devamını Oku

Alaaddin’in sihirli yatağı Bursa’da!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi diyetisyen Gülşen Irmak, özetimle şöyle diyor:

 


“Büyükşehir Belediyesi sınırlarındaki; Nilüfer Belediyesi, Osmangazi Belediyesi ve Yıldırım Belediyesi gerçekten çok şanslı! Alaaddin’in, sihirli yatağını ‘Görme Engelli Vatandaş Taşları’ üzerine koymuş olduğunu gördüm! Görme engeli olan kardeşlerimizin bu uçan yatağa binerek yollarına devam edebilecek olmaları gerçekten takdire şayandır. Ne güzel bir hizmet bu böyle. Sağ olasın Alaaddin! Dolayısıyla bu değerli hizmeti için Alaaddin’e bir kere Alaaddin’e bu izni veren kıymetli belediye başkanlarına yüz kere teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız!”
Sizinle aynı görüşteyim Gülşen Irmak. Fotoğrafınızı inceledim de... Yatağa alternatif bile var baksanıza! Yatağı beğenmeyene motosiklet, motosikleti beğenmeyene arabalar... Tek merak ettiğim o araçlar da uçuyor mu acaba(!)

ÇUKURA CEZA VERECEK YETKİLİ ARANIYOR!


Bir şirkette yönetici olan okurumuz Hasan İskitoğlu, bakınız ne diyor: “Özellikle araç sahiplerini bir konu hakkında dikkatli olmaya davet ediyorum. Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Caddesi (Doruk Hastanesi önü) üzerindeki çukur oldukça derin olup can ve malımıza muhtelif ziyanlar verebilir. Canımıza ve malımıza kastı olan çukura ceza verilmelidir!”

O YIL DA BU YILDIR!

Yazının Devamını Oku

Hani en geç 90 dakikada veriyordunuz!

Okurlarımızdan M. K. özetimle bakınız ne diyor:

“01 Mart 2021 de çocuğumuzda aniden oluşan hastalık için saat 02.01 de Çekirge Devlet Hastanesi’ne gittik. Acil hekimi kan tahlili istedi. Kanımızı saat 02.03 de verdik. Kanımızı alan hemşire: “1,5 saat sonra kan sonucunuzu 2 numaralı bankodan alın!” dedi. Biz de o vakti Covit-19’a tedbir amaçlı olsun diye hastanede geçirmeme adına aracımızda beklemeyi uygun gördük. Havanın soğukluğuyla alakalı olarak aracımız da buz gibiydi. Isınmak için şehir turu atmak zorunda kaldık. Tembih edildiği üzere 1 saat 20 dakika sonra hastaneye geldik. Kan sonuçlarımızı çok kez sormamıza rağmen saat 04.15 de ancak aldık. Hemşire: “1,5 saat” dedi. 2 numaralı bankonun yanındaki duyuruda da “Kan sonuç alma süreniz en geç 90 dakikadır” yazılıydı. Ama biz 2 saat 10 dakika sonra sonucumuzu aldık! Pek önemli değil; ama söyleyen siz ve bunu da belgeye döken yine siz. Hani 90 dakikada veriyordunuz? Lütfen sözünüze sahip çıkınız. Zaman hepimiz için çok önemli… Saygılarımızla!” Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne duyurulur…

Bizi duyun artık

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Makine Mühendisi Tamer Ortaklı: “Yaya geçitlerini kullanan değerli yayalara (Özellikle engeli olan kardeşlerimize) sıkıntı çıkartsın diye kaldırım başlangıçlarına veya tam da ortasına isabet eden noktalara sunulan ENGEL hizmete kim dur diyecek? Başkanların yurt dışı seyahatleri olmuştur. Şunu sormak istiyorum. Böyle bir engeli hangi Avrupa ülkesinde gördünüz acaba? Bizi duyun artık. Yılda bir gün “Engelleri ortadan kaldırdık. Engelli vatandaşlarımıza sahip çıktık.” masalını okumayı bırakın artık!”

Bakalım merak edip arayan olacak mı?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi M. G. bakınız ne diyor: “İlgili fotoğrafımın adresi Nilüfer ilçesinin stratejik mahallelerinden birindedir. Gördüğünüz gibi UEDAŞ’a ait olan elektrik santralinin önü kimsesizleri oynuyor! Adresi soracak olursanız şöyle diyorum. Bu düşündürücü duruma müdahale etmek isteyen bir yetkili çıkacak mı onu çok merak ediyorum. Onun için de adresi bende kalsın. Bakalım dertli ilgili var mı? Not. Sizi ararlarsa, sanmıyorum arasınlar! E-postamda vermiş olduğum GSM numaramı veriniz lütfen. Beni arasınlar. Adresi bendedir! Bakalım arayan olacak mı?” Elçiye zeval olmazmış. Vaziyet böyle...

Yazının Devamını Oku