GeriGüzin Abla Şehir dışına atanmak istemiyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şehir dışına atanmak istemiyorum

Ben atanmayı bekleyen bir hemşire adayıyım. Fakat şehir dışında çalışma düşüncesi beni korkutuyor. Annemi İstanbul’da tek bırakmak istemiyorum. Sağlığından endişe ediyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 21 yaşında, üniversiteden yeni mezun olmuş ve atanmayı bekleyen bir hemşire adayıyım. Henüz bir atama haberi yok ama yakında gelecek.

Fakat bilinmezlikten hiç haz etmem ve kafamda geleceğimi çizmek adına sürekli olası bir atama durumunda neyi nasıl yapmam gerektiğini düşünüyorum.

Açıkçası mesleğimin bana göre olmadığına ve büyük hastanelerde çalışamayacağıma inanıyorum. Hastaneleri sevmiyorum. Bunu üniversite okurken fark ettim.

Bu yüzden olası bir atama durumunda toplum sağlığı merkezleri ya da il sağlık müdürlüklerini tercih listeme yazmayı düşünüyorum.

Puanım çok yüksek değil, toplum sağlığı merkezlerini yazabilirim fakat şehir dışında yaşamam gerekir.

4 yıl boyunca üniversiteyi de şehir dışında okudum, bu konuda zorlanacağımı düşünmüyorum, fakat annemin bünyesinin çok zayıfladığını fark ediyorum.

Anneme çok düşkün sayılmam açıkçası, aramız ben şehir dışındayken daha iyiydi. İkimiz de inatçı olduğumuzdan biraz kavga ederiz ama onun dışında normaldir ilişkimiz.

İşte ne zaman şehir dışında çalışmaya karar versem annemin bu halini görüp vazgeçiyorum.

Fakat kavga ettiğimizde yine fevri bir şekilde “ne olursa olsun” diyorum.

Evde ve İstanbul’da kalırsam kafayı yiyeceğimi düşünüyorum.

Ama ablam ve erkek kardeşlerim çok sorumsuz, annemle babamı onlara emanet de edemiyorum.

Üzerimde fazladan sorumluluk hissediyorum.

Bu yüzden yurtdışı hayallerimden bile vazgeçtim.

Daha fazla şeyden vazgeçersem ileride onları suçlayacağımı da biliyorum.

Çıkmazdayım, ne yapacağımı bilemiyorum. ◊ Rumuz: Çıkmazlarda

YANIT

Mektubundaki en dikkatimi çeken cümlen “Daha fazla şeyden vazgeçersem ileride onları suçlayacağımı da biliyorum” oldu. Bu çok yerinde ve doğru bir tespit sevgili kızım.

Genellikle bu böyledir, eğer insan hayatında bir şekilde birisinin etkisiyle bazı fedakârlıklar yapmışsa, bu fedakârlık onun mutsuz olmasına neden olmuşsa, mutlaka geriye dönüp o kişiyi suçlar.

Ancak bazen bu konuda haklı olsa bile, genellikle son karar kendisinindir. Senin durumunda da güzel kızım, meslek olarak hemşirelik gibi kutsal bir görevi seçmişsin. Her nedense büyük hastanelerde çalışmak istemiyorsun. Elbette kendine göre haklı nedenlerin olabilir.

Belki küçük bir yerde, bir sağlık ocağında daha faydalı olabileceğini de düşünmüş olabilirsin.

Ama şimdi de atanabileceğin yerin evinden uzakta olacağını düşünüyorsun.

Ailenden, özellikle de annenden bu kadar uzakta kalmak istemiyorsun. Buradaki sorumluluk anlayışına saygı duyuyorum ama annene bakacak önce baban, sonra ablan ve erkek kardeşlerin de varmış. Yani sonuçta onu yalnız bırakmıyorsun ki...

Ayrıca senin mesleğin gereği topluma karşı da sorumlulukların olduğunu unutmamalısın.

Kısacası sevgili kızım, madem bu güzel mesleği seçtin, ailen de, sen de bu ayrılıkları tahmin edebiliyordunuz, bu durumu kabullenmiş olmalıydınız.

Kendini sakın bu yüzden suçlama.

Allah annene sağlık, sıhhat versin ama sonuçta o yalnız değil.

 

 

X

Yakında nişanlanıyorum ama başkasından hoşlanıyorum

Sevgilimi son zamanlarda çekici bulmuyordum. Bir iş seyahatinde evli ve bir çocuk babası birinden hoşlandım. Ne yapacağımı bilemiyorum...

23 yaşında, güzel bir kadınım ve memurum. 19 yaşındayken daha önce çalıştığım işyerinde bir erkekle tanıştım. 4 yıldır da onunla beraberim...
Sonuçta evliliğe giden bir ilişkimiz oldu. Bu yıl hariç genelde ilişkimiz çok güzel sürüyordu. O beni çok seviyor, sayıyor, ilgileniyor... Ve sevgili olarak hiç görmediğim sevgiyi gösteriyordu.
Ama bazı huylarını beğenmiyordum. Çok fazla dışarıda ve sürekli oyun oynuyor. Gece yatmaz, gündüz kalkmaz, oysa o da memur.
Bu arada ilk başlarda onu arzuluyordum, çok çekici geliyordu.
Aramızda 5 yaş fark var. Zamanla kendine bakmamaya başladı ve aşırı kilo aldı. Yine de bu yıla kadar ona âşıktım. Eskiden 1 hafta görmesem onu özleyen ben, bu sene özlememeye başladım. Zoraki öptüğüm bile oldu. O ise bana karşı çok iyi, çok seviyor ve benimle evlenmek istiyor.
Gelelim aklımın karışıklığına... “Cinsel isteksizliğim hormonal sıkıntılarımdan” diye kendimi kandırıyordum. Ta ki iş nedeniyle 2 haftalığına başka bir yere gidip birini beğenene kadar.
Tipi çok hoştu ama onu tanıdıkça zekasına, karakterine her şeyine hayran kaldım. Sanki ünlü birine hayranlık duymak gibi.

Yazının Devamını Oku

Eski sevgilimden şiddet görüyorum

Sevgilimden ayrılmak istedim ve bana şiddet uyguladı. Pek çok kadın gibi gazetelerin 3. sayfasında yer almak istemiyorum. Derdimi de kimseye anlatamıyorum.

Köşenizde, benimle aynı durumu yaşayan bir kadının mektubunu gördüm. İşte bu yüzden yazıyorum. Üniversite öğrencisiyim.
20 yaşındayım ve muhafazakâr bir aile yapım var. Aile içinde özel konuların paylaşımı yoktur.
7 aylık bir ilişkim vardı, yürümediğini görünce, ayrılmak istedim. O zaman da bana şiddet uyguladı. Olayın sıcağı sıcağına polise başvurdum. Ne yazık ki, bir sonuca ulaşamadım. Ailesi bir şekilde olayın üstünü kapattı. Varlıklı ve ismi duyulmuş bir aileye sahipti.
Tekrar tehditleri başladı, evimin önüne gelip ailemle yüzleşmekle, mesajlaşmalarımızı, fotoğraflarımızı onlara göstermekle tehdit etti.
Gözümü korkutmak için ailemin karşısına da farklı bir sıfatla çıktı. Bu olayların kesilmesi için huyuna gitmeye çalıştım.
Ailemin öğrenmemesi için zorunlu olarak barıştım. Ama tekrar bana şiddet uyguladı.
Görüşmek istemiyorum, beni tehdit ediyor. Polis bu olayı çözemiyor ve ben de pek çok kadın gibi gazetelerin 3’üncü sayfasında yer almak istemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Ünlü bir şarkıcıya âşığım

17 yıl önce eşimi kaybettim. 17 senedir yalnız yaşıyorum. Yalnızlığımı da seviyorum. Ta ki bu şarkıcı kalbime girene kadar... Şimdi ünlü bir şarkıcıya âşığım.

Ben, 40 yaşın üstünde bir kadınım. Bir kez evlendim ve 6 yıl sürdü. Maalesef eşimi kaybettim. Bir kızım vardı, onu da büyüttüm ve evlendirdim. Şimdi yalnızım.
17 yıl oldu eşimi kaybedeli. Yalnızlığa alıştım, bir daha evlilik düşünmüyorum. Zaten zor bir insanım, kolay kolay kimseyi sevemedim.
Fakat bir kişiyi sevdim, o da ünlü bir şarkıcı. Eşinden yeni ayrıldı, bir de kızı var. Biliyorum, o insanların hayatları çok hareketli oluyor.
Aslında mantıklı düşünen bir insanım ama gönlüme söz geçiremiyorum. Hep onu hayal ediyorum.
Babamı erken yaşta kaybettim. Onunla baba-kız sevgisini hiç yaşamadım. Annemle de aynı şekilde, ondan küçükken ayrıldım.
Memleketten İstanbul’a gelmiştim, ablamın yanına yerleştim. Daha sonra iş hayatına atıldım, bir daha da memlekete dönmedim.
Annemden de bu şekilde ayrı kaldım, maalesef onu da kaybettim. Anlayacağınız sevmeye de sevilmeye de ihtiyacım var.

Yazının Devamını Oku

Babam beni sürekli aşağılıyor

Babam, erkek arkadaşımdan ayrılmam için beni sürekli aşağılıyor ve hakaretler yağdırıyor. Hatta güzel olmadığımı söyleyerek daha da kötü hissetmemi sağlıyor...

23 yaşındayım ve hayatımda benim yaşımda birisi var. Çok iyi anlaşıyoruz ve evlenmek istiyoruz. Ama o, evlenip ayrıldığı için babam kesinlikle istemiyor. Ayrılmam için beni sürekli aşağılıyor ve hakaretler yağdırıyor.
Babam benim güzel olmadığımı bile söyledi, düşünebiliyor musunuz?
Zaten bize hiçbir zaman bir baba gibi davranmadı. Bizden, ailemden sürekli utandı. 2 kardeşim zihinsel engelli, Bu yüzden bize düşmanıymışız gibi davranıyor.
Evde kimse ona söz geçiremiyor. Dünyada sadece kendisi varmış gibi hareket ediyor.
Babam, erkek arkadaşımın ailesi de dahil, herkese beni sildiğini söylüyor, “Bu kapıdan çıkarsa bir daha giremez” diyor.
Ne yapacağımı bilemiyorum. Erkek arkadaşımdan da ayrılmak istemiyorum. En son 25 gün önce bu konuyu konuşmak için babamı aradığımda işitmediğim hakaret kalmadı. 25 gündür ailemle aynı sofraya oturmuyorum, konuşmuyorum ve kimsenin umurunda bile değil.
Erkek arkadaşım “Kalk gidelim artık buralardan” diyor ama ailemi çok seviyorum. Ne yapmalıyım, nasıl bir karar almalıyım, bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Eşim 3 kızdan sonra erkek çocuk istemiyor

3 kızımız var. Bir de oğlumuz olsun istiyorum ama eşim bu duruma sıcak bakmıyor.

Güzin Abla, ben üç kızdan sonra bir tane de erkek çocuğumuz olsun istiyordum. Ailelerimiz de bunu istiyor ama eşim asla istemiyor.
Bu yüzden aile içinde şu an hiç huzurumuz yok. Eşimi razı etmek için ne yapmalıyım? Yardımcı olur musunuz? ◊ Rumuz: Erkek çocuk

YANIT

Sevgili oğlum, ısmarlama erkek çocuk dünyaya getirmenin bir formülü mü bulundu da, ben duymadım?
Sen eşinin 3 kız çocuktan sonra 4’üncü çocuğunu erkek olarak dünyaya getireceğinden nasıl emin olabiliyorsun? O kadıncağız da artık senin erkek çocuk beklentinden bıkmış olmalı. Bir anne, illa erkek olacak diye tekrar tekrar doğum yapmaktan bıkmış ve size karşı geliyor olamaz mı?
Ya senin bu erkek çocuk takıntına ne demeli, oğlum... Ben senin gibi erkek çocuk sahibi olmak için arka arkaya 7 kız çocuk sahibi olan bir aile tanıyorum.
Zavallı kadıncağız, bu art arda doğumların ve baskıların sonucu, genç yaşta kanserden vefat etmişti.

Yazının Devamını Oku

Eşime duygusal olarak yetmiyorum

Eşim beni tanımadan önce sık sık iltifatlar duymaya alışmış. Fakat yapım gereği ben sevgimi belli edemiyorum. O bu durumdan rahatsız. Defalarca konuştuk, tartıştık ama orta yol bulamıyoruz.

Ben 1.5 yıllık evliyim ve 6 aylık bir kızım var. Eşim de ben de memuruz. Eşimle daha önceden başka bir sektörde çalışırken tanışıyorduk ama herhangi bir sevgililik veya flört durumumuz olmamıştı.
O dönem arkadaşlık teklifi etmiştim ama kabul etmemişti.
Ondan sonra da hiçbir iletişimimiz olmadı. O süreden evlendiğimiz 2019 yılına kadar bana aralıklı olarak ama sürekli yazdı.
Eşim çok güzel. Bekarken birçok kişi etrafında pervane olmuş. İlgi ve alakadan aşırı şımartılmış biriyken, benden o tür davranışlar görmemesi onu hırçınlaştırdı.
Benim o kişilerin gösterdiği davranışlarla yaklaşmamam onun egosunu söndürdü.
Yıl 2019 olunca sevgi, kader bizi bir anda nikâh masasına oturttu.
Nişanlılık döneminden şu zamana kadar hemen hemen her gün yaşanan tartışmalarımızın ana teması; “Neden bana ilgi göstermiyorsun, neden benimle ilgilenmiyorsun” oluyordu.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin eski kız arkadaşıyla konuşmasını engelleyebilir miyim?

Sevgilimin eski kız arkadaşıyla yazışmalarını yakaladım. Normal bir sohbet gibi görünüyordu ama bu beni rahatsız etti. Erkek arkadaşım bir daha görüşmeyeceğini söylese de bu yaşananları unutamıyorum.

Merhaba Güzin Abla, benim 2 yıldır bir sevgilim var. Birbirimizi çok seviyoruz, çok da iyi anlaşıyoruz. Önümüzdeki sene yüzük takmayı düşünüyoruz...
Fakat geçtiğimiz günlerde telefonunda eski bir kız arkadaşıyla olan mesajlarını gördüm. Normal bir sohbet gibiydi ama beni çok rahatsız etti, dünyam başıma yıkıldı resmen.
Sevgilime bunu söyler söylemez anında o kızı aradı ve olanı biteni bir de ondan duymamı sağladı. İkisi de bu durumu doğruluyordu ve gördüğüm mesajlarda sadece arkadaş olduklarını anlamam kolaydı.
Ama ben yine de onun eski kız arkadaşıyla görüşmesinden rahatsız olmuştum. Benim rahatsız olduğumu anlayınca da kızın numarasını sildi, bir daha benden habersiz böyle bir şey yapmayacağına, beni asla yanılt-mayacağına dair sözler verdi. Ben de inandım. İlişkimizi bozmadım ama bu yaşananlar sürekli olarak aklımda.
“Acaba tekrar onunla konuşur mu, görüşürler mi” diye düşünmeden edemiyorum. Sevgilim daha önce bana hiç yalan söylememişti.
Beni üzdüğü için pişman olduğuna eminim. Ben onu çok seviyorum, bırakmak da istemiyorum fakat ne yapacağımı tam olarak bilmiyorum.
Yardımına ihtiyacım var.

Yazının Devamını Oku

Darmadağınık bir hayatım var

Ailem istemediği halde sevdiğime kaçtım. Ondan da bir çocuğum oldu. O evde hiçbir şey umduğum gibi çıkmayınca evime döndüm fakat daha sonra amcamın oğluyla evlendirildim...

Ben, 26 yaşında genç bir kadınım. Seneler önce kaçarak bir evlilik yaptım. Ama evliliğim çok kısa sürdü. Onunla ayrı şehirlerdeydik.
Şimdi soracaksınız “Kaçtığına göre çok âşık oldun, sevdin herhalde” diye.
Öyle değil aslında, sadece gençlik hatası.
O yaşlarda neyin ne olduğunu bilmiyordum.
Başkasıyla olan nişanımı atıp onunla kaçtım. Kandırdı beni. Ben de ona inandım tabii.
Daha önce bir evlilik yapmış, bir de kızı varmış. Karısı ailesinin yanına gitmiş.
Ben gittiğimde boşanma davaları sürüyordu.

Yazının Devamını Oku

Çok sevdim ama sürekli aldatıldım

8 yıllık evliliğim boyunca eşim beni hep aldattı. Bütün görüştüğü kadınlar benden daha vasıfsız ve yaşlı. Bu evliliği ne kadar daha sürdüreceğim bilemiyorum...

Ben 29 yaşında, evli, 2 çocuğu olan bir anneyim. Eşimle 8 yıl önce kaçarak evlendik. 3 yıllık bir arkadaşlık dönemimiz oldu ve sonrasında hayatlarımızı birleştirdik.
Kendisi beni her fırsatta görmeye gelen ve bana ilgisini belli eden biriydi. Ben de sırf buna inandığım için “beni başkası asla böyle sevemez” diye aileme bile karşı gelip evlendim.
Ama o ne yaptı; beni evliliğimin 1’inci yılından sonra aldattı. Sadece telefonda görüştüğü biriydi bu kadın.
Bunu öğrendiğimde ona söyledim. Çok önemli bir şey olmadığına beni inandırmaya çalıştı.
Üstelik artık bir çocuğumuzun daha olmasını istediğini söyledi. Ben de inandım. Konuyu kapattım. Ama sonrası yine hep aynı oldu. Arayışları bitmedi, farklı uygulamalardan arkadaşlar edindi. Bundan 1 sene önce yine bir uygulama üzerinden kendisinden 6 yaş, benden 8 yaş büyük, 4 çocuklu dul bir kadınla buluştuğunu öğrendim.
Onların bu arkadaşlığı ileri boyuta gitmeden yakaladım. Öğrendiğimde ona âşık olduğunu dile getirdi. Tabii boşanmaya karar verdim.
Ama sonra yalvardı, yakardı, ağladı, onun bu perişan haline bakıp, dayanamadım, barıştım.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim askerdeyken annesi vefat etti

Sevgilim askere gittiğinden beri bana soğuk davranıyor. Aynı zamanda annesini de kaybetti. Bana da duygularını açmıyor. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Sevdiğim genç, askerliğini yaptığı sırada annesini kaybetti. Aslında o askerdeyken aramıza bir soğukluk girdi. Beni aramaz oldu.
Geceleri nöbette oluyor, geç kalkıyor, gündüz başka işler yapıyor. Hatta bana vücut ağrılarını anlattı. Biraz fazla üstüne gittim. Ona, “Ayrılalım” deyince “Boş yaptığının farkında mısın” cevabını verdi.
Ben yurtdışında yaşadığım için bazı sözleri çok iyi anlayamıyorum. “Boş yapma” demesi benim düşüncemi önemsemediğini mi gösteriyor? Bir asker neler yaşar abla?
Bana hiçbir şeyini anlatmıyor.
Ne “git” diyor, ne de “kal”. Ona nerede rahatsız olduğumu anlattım ve “Gerisi sana kalmış bir şey artık” dedim. O ise “Burada halim kötü, ne yaptığımı bile bilmiyorum. Kız kardeşim de iyi değil, ona destek olmam gerekiyor. O yüzden seninle yazışamıyorum. Seni de bu ara çok boşladım, ne söylesen haklısın. Kusura bakma” açıklamasını yaptı.
Kıyamadım ki ona, “Ben duvar değilim, halini anlıyorum. Ben ne seninle kavga etmek istiyorum, ne de bir askeri üzmek istiyorum” dedim.
Ona neyinin olduğunu sorduğumda “Boş ver” yanıtını alıyorum. Hiçbir şey anlatmıyor.

Yazının Devamını Oku

Çocuklarım üvey babayla büyüsün istemiyorum

Eşimle mutsuz bir evliliğimiz var. Ama boşanamıyoruz. Babasız ve üvey baba elinde büyüdüm. Bu yüzden çocuklarım da bunu yaşasın istemiyorum...

Eşimle 4 yıllık evliyiz. 21 yaşındayım, eşim de 26 yaşında...
Çok severek ve kaçarak evlendik. Tabii düğünümüz olmadı.
17 yaşında hamile kaldım. Evliliğimizde herhangi bir sorun yoktu o zamanlar. Ta ki eşim başka bir şehirde iş bulup, beni 2 hafta bırakıp çalışmaya gidene kadar.
Doğumun üzerinden birkaç hafta geçmişti. Eşim bulunduğumuz yerde iş bulamadığı için başka bir şehre gitmemiz gerektiğini söyledi.
Ortak bir kararla anlaştık. Ama eşim oraya gittikten birkaç gün sonra değişti. Beni aramaz sormaz oldu. 2 hafta geçti yanıma geldi ve evi Antalya’ya taşıdık.
Sonra anladım, bir kadın var. O gün yanımıza bir kadın geldi. Meğer o işyerinde muhasebeciymiş.
Eşimle aşırı samimi şakalar yaptı. Kadın da evli. Aramızdaki tek fark biraz tatlı dilli olması. Bu kadın bizim hakkımızda her şeyi biliyordu.

Yazının Devamını Oku

O kadına söz verdiği için mi yanımda yatmıyor

Evliliğimin başında eşimin beni aldattığını öğrendim. Bir daha onunla görüşmeyeceğini söyledi. Fakat son zamanlarda beraber uyumuyoruz. O kadına söz verdiği için yanımda yatmadığını düşünüyorum...

Ben daha yeni evliyken kocamın beni aldattığını öğrendim. Kadınla 7-8 yıllık beraberliği varmış. Adam beni o kadar güzel kandırdı ki...
Kadın hassasiyeti işte, ihaneti anladım. Benden boşanmak istemediğini ancak o kadına da zamanında söz verdiğini ve onu terk edemediğini anlattı.
Tabii ki böyle bir şeyi kabul edemezdim. Ayrılmak istedim, aileler araya girdi ve bizi barıştırdılar.
O da “Bir daha onunla görüşmeyeceğim” dedi.
Bu arada birkaç kavgamız da oldu. Bana hep “Sen bana bunları bunları söyledin” diye sitem edip durdu.
Sonra eşim koronavirüse yakalandı.
Hayatımı riske atarak ona baktım. Adam sağlığına kavuştu. Ama artık salonda uyumaya başladı.

Yazının Devamını Oku

Onun borçları yüzünden mutsuzum

Sevgilimle 2 yıldır beraberiz. Ailem istedi diye 10 yıllık kredi çekip ev aldı. Şimdi bir de düğün ve nişan masrafları için borca girecek. Bu borç konusu psikolojimi çok etkiliyor, mutlu olamıyorum.

Benim 2.5 yıllık bir ilişkim var. Sevgilimi ilk gördüğümde bir heyecan hissetmedim.
Ama zaman içinde bana ve aileme karşı olan davranış ve tutumundan etkilendim.
Benden hoşlandığını belli ediyordu zaten. Annem de onun hakkında iyi şeyler söyleyince duygularına karşılık vermeye başladım ve sevgili olduk.
İlk çıkmaya başladığımız dönemde 10 bin lira kredi çekip araba almıştı.
Birinci yılımız geçince ailesi ve o, ilişkimizin bir adı olsun istedi.
Ben hem evi olmadığı için hem de borçtan dolayı korktum, ertelemek istedim. Zaten daha okulum da bitmemişti. Bu korkularımı ona söyledim. Ailemle de konuştum. “Borç neyse ama en azından bir evi olmalı” dediler.
Erkek arkadaşım da arabayı sattı, 10 yıllık kredi çekip ev aldı.

Yazının Devamını Oku

Beni aldattığından beri evliliğimiz çıkmaza girdi

Eşimle aramızda 10 yaş fark var. Beni aldattığını öğrendiğimden beri evliliğimiz çıkmaza girdi. Beni hiç beğenmiyor ve sevgilisiyle kıyaslıyor...

Eşim 40, ben 30 yaşındayım. İkimizin de ikinci evliliği. Benim ilk eşim vefat etti, o ise eşinden ayrıldı. Bu evliliklerden birer çocuğumuz var ama ikimizin ortak çocuğu yok.
7 yıllık evliyiz, bir yıl önce eşimi bir kadınla yakaladım. İlk başta inkar etti ve daha sonra bunu kendince normalleştirmeye başladı. Kısacası iki eşli yaşamayı düşündü. Bu durumu kabul edemedim ve evi terk ettim. Ama fazla sürmedi, 3 ay sonra barıştık. Kendisi bana mecburdu.
12 yaşında bir kız çocuğu var ve kızına kıyamıyor. Bu yüzden benimle evliliğini devam ettirmek zorunda hissediyor. Diğer kadınla ilişkisini bitirdiğini söylüyor ama ona güvenemiyorum.
Şimdi sıfırdan başladık ama evliliğimizde güven yok.Çok büyük bir aşk da heyecan da yok...
Eşim Aslan burcu, konuşması çok düzgün, kendine çok iyi bakan bir adam. Ayrıca hızlı yaşamayı sever.
Ben ise tam tipik bir ev hanımıyım. Yemek, temizlik, çocuklar ilgi alanlarım. Sevgilisinin fiziği ise çok düzgün. Beni sürekli onunla kıyaslıyor. Her gün, “Artık seninle yapamıyorum. İyi bir insansın ama boşanmalıyız” diyor. Ne istediğini bilmiyor. Ailem ona göre çok zengin, o yüzden de kararsız kalıyor.
Bir gün “Tamam, boşanalım” dedim. Sonra “Ben çıkmazdayım” cevabını verdi. Kendi bana 1 adım gelse, ben ona 10 adım giderim.

Yazının Devamını Oku

Ailemin uyguladığı şiddete dayanamıyorum

Ailem bana hem fiziksel hem de psikolojik şiddet uyguluyor. Son zaman zamanlarda gerçekten zor bir hayat yaşıyorum...

Ben 19 yaşındayım ve 4 senedir ciddi düşündüğüm bir ilişkim var. Normalde işimizi oturtup öyle evlenmeyi planlıyorduk. Ama ailem sürekli üzerimde baskı kuruyor. Fiziksel ve psikolojik şiddet var. Babam alkol alınca sürekli şiddete maruz kalıyorum.
Öğrencilik hayatımı yaşayamadım. 14 yaşımda evden kaçtım ama geri döndürüldüm. Aslında ailem suçluydu.
O yaşta babamın annemi aldattığını öğrenmiştim. Arkadaşlarım arasında alay konusu olmuştum.
Her şeyi sineye çekip, devam ettim ama son zamanlarda gerçekten çok zor bir hayat yaşıyorum. Her gün şiddet görüyorum.
Ayrıca evde hapis gibiyim. Şimdi evden kaçsam polis ya da ailem bana engel olabilir mi? ◊ Rumuz: Şiddet

YANIT

Sevgili kızım, açık açık yazmamışsın ama ailenin baskısı yüzünden sevdiğin gençle mi kaçmayı planlıyorsunuz? Ailen senin bu gençle evlenmeni istemiyor, sana bu yüzden mi şiddet uyguluyor yoksa?

Yazının Devamını Oku

Hayvanların yaşam hakkını korumak elimizde

Hayvanların yaşam hakkını ve yaşam alanlarını korumak bizim elimizde. Onlara her zaman sahip çıkalım. 4 Ekim’deki Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde onlar için elimizden geleni yapalım.

Dünya üzerinde kutlanan ve farkındalık yaratmak için birçok faaliyetin yapıldığı 4 Ekim’de amaç hayvan haklarına dikkat çekmek ve hayvanların maddi kazanç ve eğlence aracı olarak görülmesini önlemek.
Eski zamanlardan beri iyi insanlar hayvanlara kötü muamele edildiğinin, aç bırakılıp şiddet gördüklerinin farkındaydı.
Vakıflar genel müdürlüğünün kayıtlarında Osmanlı’da, hayvanları korumak için vakıf kurulduğu görülüyor. Adı Sokak Hayvanlarına Bakmak ve Besleme Vakfı’ydı.
1822’de İngiltere’de ilk hayvanları koruma birliği kuruldu. Bir sonraki dönemde Hollanda’da oluşturulan hayvanları koruma federasyonunca 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü olarak kabul edildi.
Yayınlanan deklarasyonda genel olarak bütün hayvanların ister evcil isterse besi hayvanı olsun hepsinin yaşama hakkı olduğunu, eziyet edilmemesi gerektiğine dair karar alınmıştır.



Yazının Devamını Oku

Kendimden nefret ediyorum

Uğradığım taciz sonrası insanlar beni beğenmesin diye kilo almaya başladım. Şimdiyse birini seviyorum ama bir yandan kendimden de nefret ediyorum...

Ben Şevval. 16 yaşına yeni basmış bir genç kızım. Okul birincisiyim, LGS’de çok iyi bir puanla fen lisesine yerleştim ama ailemin cam fanusta büyüttüğü de bir kızım.
Böyle bakıldığında “ne gibi sorunların olabilir” diye sorguluyor olabilirsin. Kendimden nefret ediyorum, aynaya bakamıyorum ve tiksiniyorum. Çirkinim, kiloluyum, sivilcelerim var. İnsanlar tarafından beğenilen biri değilim. “Neden böyle yapıyorsun” diyebilirsin.
Nedeni şu: 11’imden 13 yaşıma kadar akrabam tarafından tacize uğradım. Hem de neredeyse her gün. Aile apartmanında oturuyorduk ve bu yüzden sürekli birbirimize gidip gelmek zorundaydık.
Bir şekilde aileme bu durumu anlattım. Onlar da doğal olarak şikayette bulundu. Mahkemeler, soruşturmalar derken o kişi ceza aldı.
Sonrasında ben kendimi toplayamadım. Bir uzmana görünmek istedim. Ama ailem psikoloğa ihtiyacım olmadığını söyledi ve beni götürmediler.
Ben de kendimi yemeğe verdim. İnsanlar beni beğenmesin, bir daha böyle bir olay yaşamayayım diye kilo almak istedim.
Ve bu şekilde 90 kiloya kadar çıktım. Şimdiyse birini seviyorum ama kendimden nefret ediyorum. Ne yapacağım? Okula da gitmiyorum bir haftadır. Kimse beni bu durumda görsün istemiyorum. Kendimden nefret ediyorum. ◊ Rumuz: Tacize uğradım

YANIT

Yazının Devamını Oku

İlişkilere çok katı yaklaşıyoruz

Evli birini seven bir kadına yahut bir erkeğe katı yaklaşmak kiminin doğrusu. Üçlü ilişkileri tasvip etmiyor ve katı yaklaşıyorsunuz.

Arada yazılarınızı okuyorum ve birtakım ilişkilere çok yargılayıcı yaklaştığınızı görmekteyim. Aslında karşıdaki insana yardımcı olurken, biraz da zalim bir bakış açısından çıkıp o insanın penceresinden de bakabilmeliyiz.
Genel olarak söylüyorum bunu.
İnsanız, şu yaşam denen döngüde her şey bizler içindir kuşkusuz. Ne siz ne de ben “Asla böyle bir ilişkinin içine düşmem” diyebiliriz. Yarın ne olacağını bilemeyiz.
Belki “Benim amacım doğru yolu göstermek” dersiniz. Doğrular aslında görecelidir.
Evli birini seven bir kadına yahut bir erkeğe böyle katı yaklaşmak da kiminin doğrusu.
İçinde sevginin ya da samimi duyguların olduğu birçok ilişki sert üslubu hak etmiyor.
Belki yine dersiniz, “İnsanları yanlış yoldan geri döndürmeliyim” diye. Ama ben yine aynı fikirdeyim, doğrular ve yanlışlar görecelidir.

Yazının Devamını Oku

Kız kardeşimle eşim ilişki yaşadı

Kız kardeşimle eşimin arasında bir ilişki olduğunu öğrendim. Çocuklarımın babasız büyümemesi için boşanamıyorum.

Ben 40 yaşında, 3 çocuk annesiyim. Çocukluğum kalabalık bir aile içinde ve çok sinirli bir baba yanında geçti.Babam annemi hep dövüyordu. 9 kardeştik. Hepsi avaz avaz bağırıyordu, komşular geliyordu ama hiçbir şey yapamıyorlardı.
O yüzden her şeyden çok korkarak büyüdüm. Annem genç yaşta vefat etti. Zaman geçti babam evlendi, herkes bir yere dağıldı. Sonra karşıma biri çıktı, çok merhametliydi.
Onu görür görmez sevdim diyemem... Sevmedim ama evlendikten sonra sevdim. Çünkü iyi bir insandı. 4 yıl çok mutluyduk. Ta ki kız kardeşimi yanıma alana kadar.
Ondan sonra her şey tersine döndü.
Şüphelerim başladı. Bir şeyler yolunda gitmiyordu, hissediyordum. Kız kardeşime “Hareketlerin hoşuma gitmiyor. Artık dön memlekete” dedim.
O ise “Yok gitmem. Hayallerim var, okuyacağım” cevabını verdi. Ne yapacağımı bilmiyordum, babamla konuştum.
Babam ise “Ne hali varsa görsün” dedi. Bunu nasıl yapabilirdim? Sonra nişanlandı ama bir türlü evlenemiyordu. Hayalleri çok büyüktü, çok şey istiyordu. Karşı taraf da bunu sağlayamıyordu. Böyle bir süre oyalandı. Sonra ayrıldı. Yani benim evimde 7-8 sene kaldı.

Yazının Devamını Oku

Annem 92 yaşında hâlâ hakaret ediyor

Kardeşim ve ben annemin bedduaları ve hakaretleriyle büyüdük. Ben 63 yaşına geldim, o ise şu an 92 yaşında. Ama hâlâ geçmiş yıllardaki gibi psikolojik şiddete devam ediyor.

Ailelerin çocuklarına eziyet ettiği, şiddet uyguladığı konusundaki yazılarınızı okudum. Ben 63 yaşındayım, annem de 92 yaşında.
Kardeşim ve ben annemin bedduaları ve hakaretleriyle büyüdük. Babam vefat ettiğinde ben 20, kardeşim 15 yaşındaydı.
İnsan içinde bulunduğu vahameti fark edemiyor. Etrafınızdaki diğer aileler de çocuklarına iyi davranmadığına şahit olduğunuzda bunu normal zannediyorsunuz.
15 yaşındayken kötü davranmakla kötü sözler sarf etmenin iyi şeyler olmadığını fark ettim. İki kızıma da hiçbir zaman kötü söz söylemedim. Beni üzdükleri de oldu, kızdırdıkları da...
Kızlarımın özeline mümkün olduğunca saygılı davranıyorum. Zaman zaman bazı problemler yaşıyoruz, konuşarak hallediyoruz.
Hiçbir zaman kızlarımın birbirleri hakkında yaptıkları şikayetleri diğerine yansıtmıyorum.
Kızlarımla ayrı ayrı yaşadığım sorunları kızlarıma anlatmıyorum.

Yazının Devamını Oku