GeriGüzin Abla Ben bir mobbing kurbanıyım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben bir mobbing kurbanıyım

Çalıştığım işyerinde gün yüzü görmedim. Bana uygulanan ‘mobbing’ler sonrasında strese dayalı iç kanama bile geçirdim...

Bir şirkette çalışıyordum, oraya uzun yıllarımı verdim. Toplantılarda hepimiz bir zincirin halkasıydık ancak toplantı bittikten sonra bütün işler benim üzerimdeydi. Adeta koşarak çalışıyor, en az üç kişinin yapması gereken işlerimi bitirmeye çabalıyordum.
Üstlerimden destek istediğimde, “Abartıyorsun, ne var bunda. Getir ben yapayım” diyor sonra ise “Sen bana nasıl iş verirsin? Ben senin amirinim” kavgasını ediyorlardı.
Kısa süre sonra strese dayalı iç kanama nedeniyle hastahaneye düştüm. Eşime ve çocuğuma bakmakla yükümlüydüm, işimden olmamalıydım. Ancak çalışma yaşamım boyunca hep aşağılandım, hor görüldüm.
Beni bezdirmek için ellerinden geleni yaptılar.
Şimdilerde bu duruma ‘mobbing’ diyorlar ya...
Beni hep suçladılar, “pis kokuyorsun”, “ne biçim giyiniyorsun” dediler.
“Bir gün ‘mobbing’siz günüm geçsin ertesi gün oruç tutacağım” diyordum. Bir kere geçti ve ben de sözümü tutup oruç tuttum.
“Ne orucu bu” dediler.
Görevim olmadığı halde alakasız konularda, yağmur çamur demeden uzun kuyrukları olan işlere gönderdiler.
İşten ayrılan, birkaç elemanın işlerini bana yüklediler... Amirime rica ediyordum, “Ne olur bana yardım edin” diye.
O ise hazırladığım işlerin sefasını sürüyordu.
Başarılarımı sahipleniyor, başkalarının hataları yüzünden sorun çıkarsa, beni aslanların önüne atıyordu.
Ve ben bu arada talihsiz bir kaza sonucu malul oldum.
Belki Allah beni bu eziyetten böyle kurtardı. Genç yaşta 5 ameliyat geçirdim. Halen akıbetim belli değil.
Bana bunları yapanlara hakkımı helal etmiyorum.
Sadece Allah ıslah etsin, güzel insan olma yolunda kalplerine duygu ihsan eylesin. Kötülük dilersem, ben de onlar gibi olurum. ◊ Rumuz: Kalsın benim hesabım mahşere...

YANIT

Sevgili okurum, sizin karşılaştığınız bu ‘mobbing’ en iyi ifade edilen şekliyle kişiyi yıldırma amacıyla iş yerinde psikolojik terör estirmek demek. Son dönemde işyerlerinde sık sık rastlanan psikolojik şiddet, baskı, taciz, gibi sorunlar sonucu birçok mahkemelik durumla karşılaşılıyor.
Bu sorunlara siz de katlanmayıp bu sıkıntıları yaşatanlara dava açabilirdiniz.
Sanırım bu tür davalara iş mahkemeleri bakıyor. Bütün bu eziyetlere katlanıp hastanelik olmaktansa, hakkınızı arayabilirdiniz. Sizin için gerçekten üzüldüm.
Umarım bundan sonraki hayatınızda kendiniz gibi iyi insanlarla karşılaşır, daha huzurlu ve sağlıklı günlere kavuşursunuz.

 

 

 

 

 

X

Annem hep yanımda

Her yıl Anneler Günü yaklaştıkça, hep aynı düşünce beliriyor kafamda... Anneleri yanında olanlar için çok keyifli bir gün bu... Ama ya annesi yanında olmayanlar? Ya annesini kaybetmiş olanlar?

Yarın Anneler Günü... Annesi yanında olsun olmasın, herkesi duygulandıran, annelerini düşündüren bir gün. Her zaman söylediğim gibi, anneleri tek bir gün düşünmek, tek bir gün kutlamak, tek bir gün anımsamak değil elbette amaç.
Ama hiç değilse bir gün anneliğin kutsallığını hafızalarımıza kazıyan bir gün... Annelerini kaybetmiş olanlar içinse buruk bir gün.
Bu yüzden bu sevgili ve eşsiz varlık henüz yanınızdaysa, lütfen onu kırmadan, üzmeden önce bir kez daha düşünün. Onun değerini bilin ki yarın öbür gün pişmanlıklar duymayın.
Esasen tüm anneleri senenin her günü anıyoruz da bu Batı’nın bayramlaştırdığı mayıs ayının ikinci pazar gününde çok daha duygulu ve heyecanlı olarak onları yad ediyoruz.
Her yıl Anneler Günü yaklaştıkça, hep aynı düşünce beliriyor kafamda... Özellikle de annemi kaybettiğimden beri... Diyorum ki, anneleri yanında olanlar için çok keyifli bir gün bu... Annelerine sevgilerini bir kez daha gösterebilmek, onun sıcacık yanaklarından öpebilmek, onun gülümseyen mutlu yüzünü görebilmek için ne güzel bir gün...
***
Anneler Günü için yazmak istediğim yazı bu muydu? Bilemiyorum... Annesiz geçirdiğim kaçıncı Anneler Günü bu? Ve bu yaşımda bile annesizliğin tüm yoksunluğunu hissediyorum ben de.

Yazının Devamını Oku

Benden yaşça büyük sevgilim çok kıskanç

Benden yaşça biraz büyük bir hanımla beraberim. Aramızdaki yaş farkından dolayı beni çok kıskanıyor ve sık sık kavga ediyoruz...

Sevgili ablacım bütün okurlarına yardımcı oluyorsunuz, umarım benim mektubumu da dikkate alırsınız...
24 yaşında bir gencim. Bundan üç sene önce bir kafede onunla tanıştım. Bu hanım benden biraz büyük, evlenip boşanmış...
Hâlâ da birlikteyiz ama kavga edip duruyoruz...
Hep suçlu olan biri var; o da benim... Ona kızmıyorum, kızamam da ama onu kaybetmekten çok korkuyorum. Bu yüzden size başvurmak istedim.
Bu hanım oldukça kıskanç, benim daha genç olmam onu kıskançlığa sürüklüyor.
Bazen telefonumu karıştırıyor, bilinmeyen bir numaradan gelen bir telefon ya da mesaj onu öfkelendiriyor.
Bazen bu yüzden, bazen de benden bir şey istediği zaman yerine getiremeyince yalan söylemek zorunda kalıyorum.

Yazının Devamını Oku

Ailem sevgilime kuşkuyla yaklaşıyor

Sevdiğim gencin başından bir evlilik geçtiğini yeni öğrendim. Kendi içimizde durumu halletsek de ailem sevgilime karşı hâlâ kuşkuyla yaklaşıyor. Bunun düzelmesi için ne yapabilirim?

22 yaşında, üniversite mezunu genç bir kızım. 1 yıllık ilişkim var. Sevgilim de okulunu bitirmiş, mesleği elinde, doğaya, insana, hayvanlara karşı duyarlı ve hep yanımda olan bir insan.
Sevgilimle çok mutluyuz, birbirimizi çok seviyoruz.
Ama başından daha önce bir evlilik geçmiş. Bunu bana 2-3 ay önce söyledi. Toplumda yerleşmiş bir kanı var, biliyorsunuz bunu yıkmak çok zor. Sevgilim de bu yüzden onu yanlış anlarım ve bu güzel giden ilişki biter diye korkmuş, söyleyememiş.
Başta tabii ki şaşırdım, kaç ay sonra bunu öğrenmem beni büyük hayal kırıklığına uğrattı.
Olayı daha tam ben üzerimden atamamışken ablam da moralimin bozuk olduğunu anlayıp bana ne olduğunu sordu. Ben de anlattım.
Daha sonra anneme ve abime de... Annem “Onu seviyordum ama soğudum” dedi. Abim ise “Sen inanıp seviyorsan bizim için bir sıkıntı yok” dedi.
Ama ablam biraz kuşkucu ve araştırmacı bir insan olduğu için hem ona karşı tavır aldı hem de eski eşiyle birlikte olan sosyal medya hesaplarını bulup bana gösterdi. Ben görünce daha da yıkıldım tabii.

Yazının Devamını Oku

Eşimin bitmeyen istekleri var

Eşim her istediğini borç yaptırarak aldırdı, sonunda ödeyemeyecek duruma geldim. İstekleri bir türlü bitmiyor. Lütfen bana yol gösterin, ne yapacağımı bilemez oldum...

Eşim, nişanlılığımızın ilk 6 ayında beni 20 bin TL borca soktu. “Beraber çalışıp öderiz” diye beni rahatlattı.
Bir yandan “Hiçbir istediğim olmuyor ve nişanı atasım var” diye sızlanıyordu. Bu süreçte her istediğini yaptırdı.
Ben her ay onlara elim boş gitmezdim. Birlikteyken de kendisine bir şeyler almak için alışveriş yapardı.
Her istediğini alırdım.
Evlendikten sonrada devam etti istekleri. Ya ağlayarak ya tavır yapıp küserek her istediğini aldırdı bana.
Hepsi de borçla...
Ailesinin bulunduğu şehre yerleştik.

Yazının Devamını Oku

Eşimin eski sevgilisiyle mesajlaşmalarını yakaladım

Eşimin eski sevgilisiyle gizli mesajlarını okudum. Bana “Bir daha olmayacak” dedi. Peki, eşim beni bir daha aldatır mı?

1 yaşında çocuğu olan 30 yaşında bir kadınım. Eşimle severek evlendim ve yaşadığım yerden kalkıp hiç bilmediğim bir başka şehre yerleştim. Daha biz yoldayken eşimin telefonuna ”arkadaş” diye kayıtlı olan bir arama geldi.
Eşime “Bu kim?” diye sorduğumda “Üniversiteden arkadaşım, şimdi çok konuşur açmayayım” diye cevapladı. Evlendikten sonra da ara ara bu arkadaşla mesajlaşmasına şahit oldum. Sonuçta onun bir kadın olduğunu anladım. Bir gece üçte eşimi aradı. Eşim, gerekçe olarak bir akrabasının öldüğünü, çok üzgün olduğu için aradığını söyledi.
O zaman hamileydim ve o kadınla telefonla da olsa konuşmasını istemediğimi belirttim.
Buna rağmen görüşmeler devam etmiş ki birkaç ay önce kadın, aynı gün içinde tam 4 kere aramış. Eşim o sırada başka bir görüşmede olduğu için arama kaydı ekranda kalmış.
Eşim, telefonunun şifresini benden gizlerdi fakat bir gün telefonu açık şekilde uyuyakalmıştı.
Kadının attığı öpücüklü mesajı gördüm: “Günaydın bir tanem, dün gece ilk defa rahat uyudum.”
Eşimin telefonu 10 gün servisteydi ve bir önceki gün gelmişti. Rahat uyudum deme sebebi akşam onunla yazışmasıydı. Eşime, bu mesajın hesabını sordum. Bana şaka yapmış aklınca dedi. Ben görüşmemesi için ısrar ettim. O da kadını engellediğini söyledi. Yine inandım...

Yazının Devamını Oku

Evli bir kadınla birlikteyim

Aşık olduğum kadın evli ve küçük bir çocuğu var. Ama birbirimizi çok seviyoruz, ayrılamıyoruz. Bir yandan da kendimi vicdanen rahatsız hissediyorum. Nasıl bir yol izlemem gerektiğini bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi bir mesleği olan, hali vakti yerinde bir adamım. 10 yıllık evliliğimi, yakın zamanda eşimden boşanarak bitirdim.
Şu an birlikte olduğum bir kadın var. Ben ona deliler gibi aşığım. O da beni seviyor.
Fakat işin tatsız yanı sevdiğim kadın evli ve küçük bir çocuğu var.
Duygularımıza engel olamayıp cinsel anlamda da beraber olduk. Artık birbirimize daha fazla bağlandık.
Ne yaparsak yapalım bir türlü birbirimizden kopamıyoruz.
Sizce hata mı yapıyoruz? Zaman zaman ayrılmayı düşündük ama yapamadık.
Bir iki gün sonra yine birbirimize koştuk. Şimdi ben çok zor durumdayım, ne yapacağımı bilemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilime hastalığımı söylemeli miyim?

Sevdiğim adamın şeker hastası olduğum için beni istemeyeceğinden korkuyorum...

Bir süredir biriyle konuşuyorum ve o kişi, benim Tip 1 diyabet hastası olduğumu bilmiyor. Bunu ona söylemek istiyorum ama onun tepki vermesinden korkuyorum.
Bu durumu 5 yıl önce yaşamıştım. Biriyle tanışıp birkaç ay sonra hastalığımı söyleyince ayrılmak istemişti.
O kişi benim sağlıklı çocuk dünyaya getiremeyeceğimden, sağlığımın daha kötüye gitmesinden korktuğu için ayrılmıştı.
Şimdi tekrar bu durumu yaşamaktan korkuyorum. Nasıl söylemem gerekiyor ya da bu beraberliğe nasıl başlamam gerekiyor?
Hiçbir fikrim yok... Bana yardımcı olur musunuz?
Rumuz: Korkularım

YANIT

Sevgili kızım, bugün dünyada şeker hastalığı ne yazık ki, çok fazla yaygın.

Yazının Devamını Oku

Evlendiğime çok pişmanım

Eşimle evlendikten bir süre sonra “ben ne yaptım” sendromu yaşamaya başladım. O güzelim hayatı gencecik yaşta bırakıp neden bu sorumluluğu seçtim! Ben artık bu evlilikte yapamıyorum.

22 yaşındayım ve bir oğlum var, 2 yıllık evliyim. Eşimle çok kısa sürede tanışıp evlendim.
Sadece 4 aya yakın birbirimizi tanıdık ve sonrası hep evlilik, düğün telaşıydı. Kısacası senemiz dolmadan evlendik. Eşimle geçirdiğim 4 ay, bir ömre bedeldi.
Sonrasında evlilik denilen olay tam oturunca aptala döndüm. Ve “ben ne yaptım” sendromu başladı.
Çünkü benim çok güzel bir üniversite hayatım, arkadaş çevrem ve ailem vardı.
Maddi manevi her şey elimin altındaydı. Ve önceden neşe dolu bir kızdım.
Herkes enerjimi neye borçlu olduğumu sorardı, şimdi ise gözyaşlarımın nedenini soruyor. 2 yıl oluyor ve karşımda kabullenemediğim bir hayat, bir evlilik, bir ev, bir sorumluluk var. Bu yolun geri dönüşü olmadığını, bu hayata adapte olmam gerektiğini kabullenemiyorum.
Sürekli “ben ne yaptım, nasıl böyle bir yola girdim, evlilik için çok erkendi” diyorum kendime. O güzelim hayatı gencecik yaşta bırakıp neden bu hayatı, bu sorumluluğu seçtim!

Yazının Devamını Oku