Evlenme oranı niye düştü

Türkiye’de evlenme oranları son 10 yılda yüzde 25 azaldı. Rakam Avrupa ile kıyaslandığında pek dramatik değil. Ancak, Türkiye gibi geleneksel ailenin önemli olduğu ataerkil toplumlarda evlilik hâlâ önemli bir statü. Peki ama yeni nesli ‘Evli, mutlu, çocuklu’ olma hayalinden bu kadar uzaklaştıran ne? Neden aynı yastığa 40 yıl baş koymak istemiyoruz? Uzmanlara sorduk.

Haberin Devamı

Evlenme oranı niye düştü

PARA YOKSA EVLİLİK DE YOK

İstanbul Ticaret Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Dr. Oğuz Demir evliliğin yasal ve geleneksel yollarla insanlar arasında bağ kuran ve aile kurumunu oluşturan ilk adım olduğunu söylüyor. Demir “Evlilik kararı farklı sosyoekonomik gruplar açısından birçok motivasyonla verilir”. Bu kararın sosyolojik, psikolojik, duygusal unsurları olduğu gibi ekonomik boyutu da önemli diyor. Son yıllarda genç işsizliği oranlarında bir artış yaşandığını söyleyen Demir, evliliğin yüksek maliyetlerinin gençleri çekimserliğe ittiğini belirtiyor ve ekliyor: “Verilere göre evlenme yaşı 30’ların üzerine çıktı. Çünkü bahsettiğimiz gelir düzeyine ancak bu yaşta erişilebiliyor. Öte yandan evlilik ile birlikte ortaya çıkan ortak yaşam maliyetlerinin karşılanması konusunda da bir güvenceye sahip olmamaları gençleri evlilikten uzak tutuyor”. Yani, geleceğini güvence altında hissetmeyen gençler evliliği biraz da yük olarak görüyor ve uygun ekonomik şartlar sağlanana kadar beklemeyi tercih ediyorlar.

Haberin Devamı

Evlenme oranı niye düştü

“Yalnız kalmak artık bir zafiyet değil seçilmiş en büyük lüks” C. Bukowski

‘BİZ’ YOK ‘BEN’ VAR

Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim görevlisi Dr. Burcu Türk, günümüzde artan bireyselleşme eğilimi ve bireylerin özgürlüklerinin kısıtlandığı düşüncesinin aile ve evlilik kurumuna olan bakış açısını değiştirdiğini söylüyor. Yani, bireysellik, ilişkilerdeki benmerkezciliği de biledi. Pek çok kimse kendine tam anlamıyla hizmet etmeyen bir ilişki içinde olmak istemiyor. İlişkilerini ‘etkinlik’ mantığıyla yaşayıp sıradakine geçiyor. Bir başkasının sorumluluğu, ortak hayat bütünlüğü, birlikte hedefler gibi uzun vadeli düşüncelere gündelik koşuşturmaca içinde yer yok. Türk “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına karşı şiddet olaylarının önüne geçilememesi gibi nedenler de evlilik kurumuna olan güveni sarsmış durumda” diyor. Yani kimsede artık birlikte bir hayatı göze alacak cesaret yok. Haliyle de herkes kendi hayat yolunda.

Haberin Devamı

Evlenme oranı niye düştü

BOŞANMALAR ARTIYOR

BOŞANAN çiftlerin sayısı bu yıl 142 bin 448 oldu. Her 100 evlilikten 25’i boşanmayla sonuçlandı. Avukat Duygu Delibaş boşanma hızında yaşanan bu artışın gençleri evlilik kurumundan soğuttuğuna dikkat çekiyor. Delibaş “Evliliğe adeta bir ‘oyun’ gibi bakılıyor. ‘Bir yastıkta kocayalım’ anlayışı zaman içerisinde yerini ‘Zaten anlaşamazsak boşanırız’ düşüncesine bıraktı” diyor. Delibaş’a göre evlilik zor ve zahmetli ancak boşanmak kolay. Örnekliyor: “Özellikle anlaşmalı boşanma davaları artık, avukatlar tarafından hazırlanan bir anlaşma protokolü ile tek celsede kolayca bitiyor.”

Evlenme oranı niye düştü

YAKTIN BİZİ MODERNİZM

AVUKAT Cengiz Hortoğlu anlatıyor.

Haberin Devamı

1) Modernizmle birlikte mutluluk tanımı çok değişti. Sosyal medyaya bir bakın! Hep güleceğiz, hep neşeli olacağız. Bir insanın üzülmesi, acı çekmesi, ağlaması, hüzünlenmesi doğal değilmiş gibi. Oysa yaşanan tüm bu duygular bize ait. Cefa çekmeden sefa sürme isteği insanları tahammülsüzleştiriyor, yalnızlaştırıyor, evlilikten uzaklaştırıyor.

2) Son dönemde evlilik amacı değişti. ‘Hayatımı düzene koyayım’ ya da ‘Bir çocuğum olsun’ düşüncesi hâkim. Oysa evlilik hayatın zorluklarını dayanışma ve fedakârlık içinde beraberce çözmektir. Mutluluğu, acıyı ve üzüntüyü paylaşmak, karşılaşılacak fırtınalara el ele karşı koymaktır.

3) Artan taciz olayları yanlış anlaşılma endişesini arttırdı. Bu da kadın ve erkeklerin birbirlerine yakınlaşmalarını, iletişim kurmasını zorlaştırıyor. “Ya söylediğimi yanlış anlarsa” endişesi oluştu.

Haberin Devamı

4) Önce kariyer! Motto kariyer olunca kadın-erkek fark etmez her iki cinsiyet içinde kariyer sahibi olmak evlenmenin önüne geçti.

5) Geleneksel aile yapısı yerini çekirdek aileye bıraktı. Eskiden aileler çocuklarının evlenmelerinde daha etkindi. Özellikle büyük şehirlerde artık gençlerin kararları üzerinde ‘büyük sözü’ geçmiyor.

Yazarın Tüm Yazıları