Güçlü lider, güçlü diplomasi

DÜNYA nefesini tutmuş İdlib zirvesinin sonucunu bekliyordu. Lider diplomasisi, diğer bir ifadeyle aklıselim galip geldi ve korkulan olmadı.

Haberin Devamı

İdlib ateşkes antlaşmasıyla birlikte, Türkiye’nin oradaki askeri varlığının meşruiyeti de tanınmış oldu. Daha doğrusu, Türkiye’nin oradaki askeri varlığı ve başarıları, İdlib masasında elini güçlendirdi.

Sahada ne kadar güçlüyseniz, masada da o kadar güçlüsünüzdür.

Astana ve Soçi süreçleriyle Türkiye’nin oluşturduğu gözlem noktaları savunmasızdı. Türkiye mahut anlaşmaları Rusya ve İran’la yapmıştı. Unutulmasın ki, Rusya ile İran rejimin yanında ve hatta onun adına savaşan ülkelerdi.

Dolayısıyla kendi gözlem noktaları tehdit altında olup savunmasız kalan sadece Türkiye’ninkilerdi. Esed, bu durumu fırsat bildi ve çok adice bir oyun oynadı.

Türkiye’nin savunması olmayan gözlem noktasına saldırarak 34 askerimizi şehit etmesindeki asıl amacı Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmek ve savaşa sokmaktı.

Haberin Devamı

Çünkü gütmekte olduğu beldeleri insansızlaştırma politikasını kimseye anlatamazdı. Büyük bir savaş suçu işliyor ve bunu kamufle etmesi gerekiyordu.

Türkiye, tıpkı önceki harekâtlarda olduğu gibi, kendi göbeğini kendisi kesti.

Türkiye, onca iyi niyetini hem Suriye’deki muhataplarına ve hem de dünyaya anlatamadı yahut onlar anlamak istemedi.

Suriye rejimi alenen kendi halkına kıyıyor, onları ya öldürüyor ya da göçe zorluyor. 1 milyon insanı öldürdü, nüfusundan yarısından fazlasını göçebe yaptı.

Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapılarında yığınla mülteci var ve orada tam bir insanlık dramı yaşanıyor.

AB de Türkiye’yi anlamadı yahut anlamak istemedi. Türkiye 40 milyar doların üstünde masraf ederken, AB sözünü verdiği 6 milyarı bile göndermedi.

Türkiye, sonunda, her ikisiyle de (rejimle ve AB’yle) anladıkları dille konuştu.

Rejimin tüm unsurları hedeftir dedi, onları ateş altına alıp büyük zayiatlar verdirdi.

İçerisindeki mültecileri de serbest bıraktı, dileyen kalabilir, dileyen istediği yere gidebilir dedi.

Eli taşın altında olup Suriyelilerin tüm külfetini çeken Türkiye, başından beri bir şey söylüyor: Suriye toprakları içinde güvenli bölge kurulup silahsızlandırılsın, uçuşa yasak bölge ilan edilsin ve mülteciler orada iskân ettirilsin.

Haberin Devamı

Dedi ama kimseye anlatamadı. Niyetler bozuk olduğu için başta ABD ve AB olmak üzere kimse verdiği sözde durmadı. ABD, önce muhaliflerin yanında göründü ve ‘Esed bir aya kadar gider’ dedi. Bir ay olmadan çark etti, muhalifleri Türkiye ile baş başa bıraktı. ABD ile birlikte onlarca ülke aynı şeyi yaptı, önce Esed’e tavır aldılar, daha sonra bıraktılar.

Türkiye bırakamazdı, zira Suriye ile 910 kilometrelik sınırı vardı ve Suriye’deki yangın kendi ülkesine sıçrıyordu.

Bugün gelinen noktada Moskova’da yapılan mutabakatla, Suriye sorununun savaşla değil barışçıl müzakere metoduyla çözülebileceğine vurgu yapılarak Cenevre’ye atıfta bulunuldu.

Yunanistan, AB ülkelerinin oyununa gelerek, mülteci krizinde kötü adam rolünü icra ediyor. Mültecilere insanlık dışı muamele etmekle hem kendisini, hem AB’yi dünyaya rezil ediyor.

Haberin Devamı

Artık AB ülkeleri de ellerini taşın altına koymak zorunda.

 

Yazarın Tüm Yazıları