Fethiye ve Marmaris körfezleri için müjde

Aydın Ayaydın: 15 gün sonra temizlik için gemiler körfeze geliyor...

Haberin Devamı

Dünyanın en güzel coğrafyasında...

Türkiye’nin bütün turizm afişlerini süsleyen Fethiye Körfezi...

Yangınlara karşı direnen yeşilinin körfeze doğru döküldüğü Marmaris sahilleri...

“Balçıkla boğuluyor, ölüyor” diye yazdım.

İlk telefon AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın’dan geldi.

Ayaydın’ı çok eskiden tanırım.

İşe odaklıdır. Bürokrasinin duvarlarını yıkmayı sever. Şimdi arkasında iktidar gücü de var.

O nedenle rahat ve kendinden emin konuşuyor:

“Yazınızı okudum. Uyarıları dikkate alıyorum. Ankara’ya gittim, Sayın Cumhurbaşkanımızla konuştum. Kendileri talimatı verdi. Ulaştırma ve Çevre Bakanlarımız devreye girdi. Fethiye Körfezi’nde 5 milyon ton balçık olduğunu biliyoruz. Elimizde bunları temizleyecek teknik güçte gemilerimiz var. 15 gün içinde iki gemiyi Fethiye Körfezi’ne getiriyoruz. Temizliğe başlıyor. Marmaris için yine öyle. Bodrum’da altyapı çökmüş. Hazırlanıyoruz. İnşallah bütün bu dertleri çözüp, devletimizin gücüyle bu cennet körfezleri koyları kurtaracağız...”

Haberin Devamı

Benim bildiğim Ayaydın “tuttuğunu koparır”...

O gemilerin seçimden önce Fethiye’ye gelip temizliğe başlaması da bunun sonucu zaten.

CHP ADAYI ARAS

Ayaydın’dan hemen sonra CHP Muğla Belediye Başkan adayı ve şu andaki Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras aradı.

İlk sözü şu oldu:

“Bu bölgenin bütün dertlerini biliyorum. Bu bölgenin çocuğuyum. Eğer seçilirsem, o körfezlerin temizliği için elimizden ne gelirse yapacağız. Hazırlanıyoruz. Projelerimizle geliyoruz.”

PARTİLER ÜSTÜ BİR MESELE

Arkadaşlar ben, Türkiye turizminin yüzü dediğim...

Hepimizin “cennet” dediği bu sahillerin koyların, körfezlerin korunması ve kurtarılması meselesini “partiler üstü” görüyorum.

Madem buraları cennet diye tarif ediyoruz.

O zaman soruyorum:

-Cennet benzeri bu güzelliğin siyaseti, partisi olur mu?

O yüzden çözüme odaklıyım. Tek derdim bu güzelliğin, bu doğanın gelecek nesillere kalabilmesidir.

BİTMEYEN SORUNLAR

Defalarca yazdım. Yunanistan ve İtalya sahillerinden sonra bakın Akdeniz kıyılarına...

Dümdüz bir şerittir. Ne koy ne körfez.

Haberin Devamı

Ege’ye ve Akdeniz’e inen bu çam kokulu koyları nerede bulursunuz?

Yunanistan’ın volkanik adaları kupkuruyken. Bizim koylarımızı çam ağaçları süsler.

Ama gelin görün ki, biz o yeşili kazıyıp üzerine beton döşüyoruz. İşte Bodrum. Rantçıların ve gözü dönmüşlüğün ucubesi.

GÖCEK KOYLARI

Bu koyları yıllardır bu bölgenin yörük çocukları aileleriyle korur, bakar. Belki bakımsızdı ama sonuçta “yat mola noktası” diye bir ahşap iskelesi ve harika yemekleri vardı.

Neyse Çevre Bakanlığı’nın etkisiyle düzelttiler. Ellerinden geldiğince medeni bir hale getirdiler. Ama bu koylardaki güzelliği gören “bazı para kaynakları” buralara girmeye başladı.

O restoranları yöre çocuklarının elinden alma gayretleri. Yüksek rakamlı ihaleler.

Haberin Devamı

Ve sonuçta Göcek tam bir kaosa döndü.

Şimdi yöre çocukları hâlâ buradalar. Olmaları da gerekir.

Ama dev yatların demirleyip bir daha kalkmadığı koylarda bir düzen kalmadı.

Temmuz ayı geldi mi kokmaya başlayan Göcek’te önüne gelen demiri atar, istediği kadar kalır. Dünyada hiçbir iç denizde, körfezde böylesine bir pervasızlık yoktur.

Bir de bu körfezlere hâlâ marina projesi yapılır. Marina yapılmasına karşı değilim ama...

Yahu görmüyor musunuz?

Boğuluyor. Kokuyor. Deniz dibi çölleşiyor.

Bodrum’dan Kaş’a kadar bütün koylarda durum budur.

Sahilleriyle, koylarıyla, körfezleriyle kıyı şeridi uzunluğu 1500 kilometreyi bulan Muğla’nın adaylarına çok açık, net bir çağrıda bulundum

Eğer adaysanız...

Haberin Devamı

Gelin dünyada eşi benzeri zor bulunan, Allah’ın bize bahşettiği bu cennet koyları kurtarmaya aday olun.

Yat turizmi için muhteşem bir fırsat olan Göcek gibi koylar için bize ne yapacağınızı anlatın. Onlar da anlatmaya başladı.

İlk gerçek hareket Aydın Ayaydın’dan geldi. Müjdeyi vermekle yetinmedi. Fethiye Körfezi için temizliğe seçim öncesi başlıyor.

Bekliyoruz...

ALEV ALATLI ÖLDÜ ŞİMDİ BENİ KİM ARAYACAK

Sabah gün doğarken ilk telefon ondan gelirdi: “Fatih yine içimden ne geçiyorsa yazmışsın.”

Şimdi bu telefonları bana kim açacak? Mekânın cennet olsun Alev Hocam...

Yazarın Tüm Yazıları