Fatih Çekirge

Kimsesizlerin kimsesi olmak işte böyle bir şeydir

28 Eylül 2020
Bu fotoğrafa iyi bakın... Çünkü bu fotoğraf çok sessizce yazılmış, sade bir “insanlık dersi”dir...

Anlatayım...

Saniye Hanım, tam 20 yıldır aynı pencereden bakıyordu...

Birkaç seyrek ağaç... Çoğu zaman kapalı bir hava... 

Sonra duvarlar...

En sevindiği an, güneş açtığında onu bahçeye çıkardıkları andı...

Emektar hemşiresi, yavaşça gelip kolundan tutardı...

Sonra gökyüzü...

Yazının Devamını Oku

Anadolu'nun kutsal hazine avcıları

27 Eylül 2020
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy öylesine sessiz bir devrim yapmış ki...

Sonuçları geldikçe daha iyi anlıyoruz.

Belki bir basın toplantısıyla haberler arasından geçip gidiyor. Yeterince anlayamıyoruz.

Ama öylesine müthiş hikâyeler var ki... İşte bu pazar onları anlatacağım. O hikâyelerin kahramanlarını.



Başlıkta “

Yazının Devamını Oku

Şimdi de gözünü Ege ordusuna dikti

26 Eylül 2020
Son günlerde el altından bir haber pompalıyorlar...

Türkiye Ege Ordusu’nu lağvetmeli.

Nereden geliyor?

Yunan tarafından...

Şu anda resmi bir talep değil... 

Ama el altından pompalıyorlar...

Bunun anlamı şudur:

Eğer görüşmeler pozitif bir noktaya doğru giderse, “masayı dağıtmak” için Ege ordusunu kendilerine bir tehdit olarak ortaya koyacaklar.

Dün bu konuyu Milli Savunma Bakanlığı’ndaki önemli bir yetkiliye sordum.

Yazının Devamını Oku

Plaka belli, bulun şu alçakları

21 Eylül 2020
Olayın saati belli. 

Alçakların kaçtıkları otomobilin plakası belli. 

Kaçarken düşürdükleri cep telefonları elde.

Hadi be polis kardeşim, yakalayın şunları...

Benim bildiğim İstanbul polisi bırakmaz bu olayın peşini...

Peki olay nedir?

Önceki gün Dolmabahçe Sarayı’nı gezen ABD’li bir aile, büyülenmiş bir şekilde saraydan ayrılır ve caddeye çıkarlar. Tam özel minibüslerine binecekler... İki kişi hızla üzerlerine gelir. Çantalarına asılırlar. Ama Amerikalı kadın ve eşi çetin ceviz çıkar. Rehberleri ve minibüsün şoförü de müdahale edince... Alçaklar fotoğraftaki otomobile binip kaçarlar. Ama rehber İlarya peşlerini bırakmayıp bir de kaçtıkları otomobilin fotoğrafını çeker...

ABD’li aile ertesi gün şok halinde Türkiye’den ayrılır...

Yazının Devamını Oku

İşte o alçak manşetin perde arkası

20 Eylül 2020
Yunan gazetesinin alçakça manşeti öyle sıradan bir olay değildir.

Kökünde ve arkasında...

Avrupa’yı zehirli bir sarmaşık gibi kuşatan, ırkçılığın, faşizmin, Türkiye ve yabancı düşmanlığının temeli vardır. 

Kökünde...

Avrupa’da yükselen ırkçılığa oy için prim veren siyasiler vardır.

İşte bu pazar, günlerdir dalga dalga üzerimize gelen Türkiye düşmanlığını olaylarla ve örnekleriyle inceledik.

BELÇİKA’DA KADIN POLİSİN NAZİ SELAMI

Yazının Devamını Oku

Çevre Bakanı Kurum: ‘Bu öyle bir ders oldu ki...’

19 Eylül 2020
Sarı yaz başlarken...

Yani deniz mevsimi biterken...

Yani sonbaharla birlikte sahiller boşalırken... 

Bütün çevrecilerin merak ettiği soru şudur:

Acaba bu yaz ormanları ne kadar yaktık? Denizleri ne kadar kirlettik?”

Dün, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la sohbet ediyoruz...

Tabii Murat Bey’e hep çevreci sorular gelir. 

Oysa şehircilik için de muazzam bir çalışma yürütüyor.

Deprem bölgeleri... Yeniden yapılan konutlar... Toplu konutlar... Şehircilik planları... Karadeniz’den Güneydoğu’ya, oradan Ege’ye ve Akdeniz’e uzanan yatırımlar... 

Yazının Devamını Oku

İstanbul-Ankara 1.5 saat 

14 Eylül 2020
Önceki gün bir sohbette alıyorum bilgiyi... Bir işadamı dostum duymuş...

Muazzam bir proje... 

İstanbul-Ankara arası “süper hızlı tren”...

Biraz araştırıyorum... Gerçekten de böyle bir hazırlık var... Eğer proje gerçekleşirse, İstanbul’dan kalkan süper tren 1.5 saat sonra Ankara’da... Müthiş bir şey...

Düşünsenize... 

Ankara’da randevusu olan bir işadamı, mesela sabah 07.30’da süper trene biniyor.

09.30’da randevusuna gidiyor. İşini çözüyor. Ve öğlen İstanbul’da işinin başında...

Projenin gerçekleşme sürecini bilmiyorum. Ama proje gerçekleşecekse umarım 2023’e yetişir...

Belli ki 2023 tam bir 100’üncü yıl şöleni olacak...

Yazının Devamını Oku

Vatikan arşivlerinde bir Türk

13 Eylül 2020
Fatih Sultan Mehmet Han’dan günümüze kadar Vatikan arşivlerinde iz süren Rinaldo Marmara, aralık ayında Fatih’in Vatikan’la yazışmalarını araştırmaya gidiyor.

25 yıldır Vatikan’ın ana arşiv binasından girip fresklerle süslü tavanlardan ve uzun koridorlardan geçiyor... Turistlerin bir kapıya kadar girebildiği binanın, Dan Brown filmlerindeki o labirenti andıran ve odalardan oluşan asıl arşiv bölümü müthiş bir koruma altındadır.

Yıllardır işte o arşivde çalışır.

Arşiv binasının altında ise ışık ve nem ölçerlerle korunan resim, grafik ve haritalar bulunur. Bir kez de yeraltındaki özel korumalı odaya bir camiyi tanımlamak için girmiştir.

Evet, Rinaldo Marmara’yı ancak böyle bir girişle anlatabilirdim.

Çünkü dünyada Vatikan “özel” ya da “gizli” arşivlerine girebilen, orada uzun yıllar çalışabilen az sayıda kişiden birisidir.

Birkaç gün önce bir kitap çıkardı. Detaylarını aktaracağım.

Yazının Devamını Oku