GeriErtuğrul ÖZKÖK Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Önceki gün benim açımdan iki sevindirici gelişme vardı...

Sabah Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Hiç Oldum” şarkısı için yaptığı klibin haberi ile uyandım.

İkincisi ise aynı sabahın akşamı Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasıydı.

*

Hayatım boyunca devlette görev yapan insanların müzikle, sanatla, sporla ilgilenmelerini çok sevdim...

Çünkü tanıdığım siyasetçilerin çok büyük bölümünün siyaset dışında hiçbir uğraşısı yoktu...

Şuna inanıyorum...

Bir insan sanatla, müzikle, sinemayla ilgilendiği zaman bu onun vicdanına, adalet duygusuna ve üslubuna da yansıyor...

Nitekim İbrahim Kalın’ın “devlet üslubu” da hep sanatla olan ilgisini yansıttı.

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Klibi büyük keyifle izledim.

Yönetmen Kemal Başbuğ iyi bir iş çıkarmış.

En az onun kadar hoşuma giden bir şey de İbrahim Kalın’ın bu klipte Erkan Oğur’la birlikte söylemesi...

Türkiye’de gitarın hiç şüphesiz en büyüğüdür Erkan Oğur...

Ayrıca kemençede de bir başka büyük sanatçı Derya Türkan çalıyor.

O duyguyla aynı gün, yani çarşamba günü Number 1 FM’deki konuşmamda bu klibi övdüm ve çok sevdiğimi söyledim...

*

Ama o ne...

Kendine muhalif diyen bazı insanlar Erkan Oğur’a demedik laf bırakmamış...

“Sen nasıl Külliye’nin bir adamı ile çalıp söylersin...”

Yuhh yahu....

Hakikaten yuh...

Ne diyeyim ben bu kafaya...

*

Yahu arkadaş... Bu ülkede birlikte söyleyeceğimiz bir tek şarkı bile kalmadı mı artık...

Mahalleleri, mekânları, gazeteleri, televizyonları böldük...

Şarkılarımızı da mı böleceğiz yani...

*

Hadi ona kızıyorsunuz....

Şarkıya İbrahim Kalın’ın yazdığı şu sözler hiç mi dokunmadı insani bir noktanıza...

“Geldim dergâhına yüz çevirme bana

 Kapılar kapandı deme

 Vücut nedir ki adem nedir ki

 Varlığında bir hiç oldum...”

*

Siz ne derseniz deyin, ben diyeceğim ki...

Böyle güzel beraberliklere laf etmeyin...

Tam aksine destekleyin...

Ülkenizi seviyorsanız siz de katılın bu müziğe...

*

Boşver İbrahim kardeşim, Erkan kardeşim bu laflara...

Siz şarkılarımızı birlikte söylemeye devam edin...

Bilin ki ikiniz de gözümde daha da büyüdünüz...

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

KRALİYET CENAZESİ
PRENS PHİLİP’İN TÜRKİYE’DE BİR ‘PANDA KARDEŞİ’ VARMIŞ

YARIN toprağa verilecek olan İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in eşi Edinburg Dükü Prens Philip’in meğer Türkiye’de bir “panda kardeşi” varmış.

Bunu Prens’in öldüğü gün Cemile Garan’dan öğrendim.

*

Cemile Garan Milliyet gazetesinin eski sahibi Ercüment Karacan’ın eski eşi... Number 1 FM’in sahibi Ali Karacan ile Mehmet Ali Birand’ın eşi Cemre Birand’ın annesi...

Bu panda kardeşliğinin hikâyesi de şöyle.

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Kraliçe Elizabeth ve eşi Prens Philip, 1971 yılında Türkiye’ye yaptıkları ziyaret sırasında 24 Ekim akşamı Britannia yatında bir davet verir.

İşte bu geceye davet edilenlerden birisi de Cemile Garan’dır...

Davet edilmesinin nedeni de şudur.

Prens Philip, bütün dünyada panda sembolü ile tanınan WWF’ın (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) İngiltere kolu başkanıdır.

Gelmeden önce “Türkiye’de doğal hayatın korunması ile ilgili çalışan kimse var mı” diye sorar.

O sıralarda Kuşadası’nı bir doğal hayat merkezi haline getirmeye çalışan İngiliz vatandaşı Lady Rosemary Baldwin, Cemile Garan’ın adını verir.

*

Ancak o tarihte henüz WWF Türkiye’de kurulmuş değildir. Prens Philip yine de onu Britannia yatındaki geceye davet eder. Üstelik, kraliyet geleneklerini aşarak yarım saat doğal hayat üzerine sohbet eder.

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya
Kraliçe Elizabeth İstanbul’da (Yıl 1971)

Orada başlayan “panda kardeşliği” Türkiye’de Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın kuruluşu ile devam eder. Vakfın başkanlığına Cemile Garan getirilir.

Aralarında rahmetli Nejat Eczacıbaşı’nın da bulunduğu birçok ünlü işinsanı bu vakıfta çalışır.

Vakıf daha sonraki yıllarda genç bir kuşak tarafından “Türkiye Doğal Hayatı Koruma Derneği” olarak çalışmaya devam eder ve çok başarılı işlere imza atar.

*

Yarın Londra’da yapılacak kraliyet cenazesinin mazisinde işte böyle küçücük ama güzel bir “panda kardeşliği” hikâyesi de vardır.

DRAMAX TÜRK SOFT POWER’IN YENİ BİR ‘DRON’ BAŞARISI OLABİLİR

DEMİRÖREN Medya Grubu önceki gün bana göre harika bir projeyi açıkladı.

“Dramax” adlı küresel bir streaming platformu tanıtıldı. Kanal D Genel Müdürü Murat Saygı’nın yaptığı tanıtımı Zoom üzerinden izledim.

Platform Türk dizi ve filmlerini bütün dünyada İspanyolca ve Arapça dublaj ve altyazıları ile yayınlayacak.

*

Türk dizileri bütün dünyada 550 milyon seyirciye ulaşıyordu.

Ancak son zamanlarda dış politikadaki sorunlar nedeniyle bazı Arap ülkeleri Türk dizilerini boykot etmeye başlayınca bu sayı azaldı. Şimdi Dramax, o ülkelerin yayıncılarından bağımsız olarak Türk dizilerini ve filmlerini yeniden bu pazarlara sokmayı amaçlıyor.

*

Türkiye açısından alkışlanacak bir girişim bu.

Bu platform, Netflix, Apple TV, Hulu, Disney Plus gibi dünya devlerinin bulunduğu steraming alanında önemli bir işi başaracak. Bu diziler geçmişte bütün dünyada Türk “soft power”ını, yani “yumuşak gücünü” oluşturuyordu.

*

Zamanla bu kayboldu.

Dramax bunu yeniden sağlayabilir.

Türkiye’nin savunma sanayinde “dron” teknolojisi ile sağladığı gücü, kültürel alanda yeniden inşa edebilir.

TARTIŞMA KONUSU: DİZİLER BUZLANMADAN YAYINLANMALI

TÜRK dizilerinin tekrar soft power’a dönüşmesi için:

Türk dizi sektörünün senaryo yelpazesi genişlemeli, “Osmanlı övgüsü” sarmalından çıkmalı.

Tarih dizilerinde “Muhteşem Yüzyıl” cazibesi yeniden sağlanmalı.

Bir de Türkiye’de artık filmleri izlenemez hale getiren “buzlama” işlemi küresel platformda olmamalı.

BİR UPPER CİHANGİR HABERİ

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK 10 ŞAİRİ KİMLERDİR

“SÖZCÜKLER” ilgiyle izlediğim bir edebiyat dergisi...

89’uncu sayısında Turgay Fişekçi’nin ilginç bir yazısı çıktı.

Başlığı “Şiir Bilmek, Şiir Sevmek”.

Yazının başlığı biraz sıkıcı gibi hava veriyor ama içinde bol bol “Upper Cihangir tartışması” var...

Ben Turgay Fişekçi’nin yalancısıyım.

Yıllar önce ünlü bir tiyatrocu Özdemir İnce’ye sormuş:

“Sence Türk şiirinin en büyük 10 ozanı kimdir?”

Özdemir İnce masadaki bir kâğıdı almış ve üzerine 1. Tevfik Fikret, 2. Nazım Hikmet, 3. Özdemir İnce yazmış ve altına bir çizgi çekmiş.

Yani “Başkası yoktur” demeye getirmiş...

Turgay Fişekçi bunu anlattıktan sonra, Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreya ve daha birçok şairden aklında kalan dizeleri yazıyor ve
soruyor: “Sizin şiirinizden insanlara hangi dizeler kaldı Sayın İnce...”

Özdemir İnce arkadaşım, ben bu tartışmaya girmem...

Ama ister istemez düşündüm...

Bir sayışta en az 20 şair çıkardım...

Mesela küçük İskender’i de koydum ‘en büyükler’ arasına...

..............................

NOT: Yazının başlığına niye “Upper Cihangir” lafını koydum diye hemen itiraz edeceklere not. Özdemir İnce de bir Upper Cihangir sakini de ondan...

BİR TÜRK GENCİ GÜNDE KAÇ KERE TİKTOK’A GİRER, KAÇ DAKİKA KALIR

DÜN sabaha karşı, dünyanın iki numaralı video paylaşım platformu TikTok’un 2020 rakamları medyaya sızdı.

TikTok aylık 732 milyon aktif kullanıcıya ulaşmış.

Bu rakam, Spotify’ın iki katı, YouTube’un ise yarıya yakını...

*

Ama en ilginci, kullanıcıların davranışlarıyla ilgili olan şu rakamlar:

Bir kullanıcı günde 19 kere TikTok sayfasını açıyormuş.

Yine bir kullanıcı günde 89 dakika TikTok’taki videoları seyrediyormuş.

*

Şimdi gelin aynı insanların YouTube, Twitter, Spotify, Facebook, WhatsApp, Snapchat streaming platformlar gibi sosyal mecralar karşısında geçirdiği zamanı da ekleyin...

Geriye ne kadar zaman kalıyor?

İktidar ve muhalefet partilerinin iletişim sorumluları medya stratejilerini yaparken bu tabloya bakıp iyice düşünmeliler...

 

X

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku

Korkuyorsunuz çünkü statlarda idare ediyorduk ama ekranda edemiyoruz

Alman liglerinin tatsızlığı, İtalya’nın statları yenilememesi, koca Rusya’nın doğru dürüst bir takım çıkaramaması, herkesi Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Bakıyorum, tüm Avrupa ülkelerinin federasyonları ayakta. Paniğin sebebi belli... Siz daha VAR’ı bile yönetemiyorsunuz. Kalite yerlerde. Şimdi korkuyorsunuz.

Bu bir deprem... Futbolun 8.1 şiddetindeki depremi. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından tsunami de gelecek... Gelecek ve bu bütün derme çatma ‘Milli ve yerli futbol düzeni’ bu tsunaminin altında kalacak.

TÜRKiYE LiGi’NiN VASATLIĞI ALMAN LiGi’NiN RUHSUZLUĞU

· 12 Avrupa takımının pazar günü “Biz artık Avrupa’da bir ‘Ultra Süper Lig’ kuruyoruz” açıklaması tam bir depremdir. Ve yıllardır “Geliyorum” diyen bir deprem bu...

· Alman liglerinin tatsızlığı, tuzsuzluğu, ruhsuzluğu.

· İtalya’nın futbol oynadığı sahaları bile yenilemede nal toplaması.

· Fransa’nın Arap sermayesi sayesinde çok
geç Avrupa futboluna dönmesi.

· Oligarklarını bile İngiltere’ye kaptıran koskoca Rusya’nın doğru dürüst bir futbol takımı çıkaramaması, sonunda bütün Avrupa seyircisini Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Onlar da bu vasatlıkta debelenirken sonunda bu kararı aldılar.

Yazının Devamını Oku

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı

Tam 28 yıl olmuş...

Bugün Turgut Özal’ın ölümünün 28’inci yıldönümü...

Sabah büyük bir sürprizle uyandım.

Bir gazete harika bir Özal’ı anma sayfası hazırlamış.

*

Tepedeki manşeti şöyle:

“Reformist Tonton...”

Üst spotları şöyle:

- “Hayata veda etmesinin üzerinden 28 yıl geçti ancak yaptıkları hafızalardan hiç silinmedi.”

Yazının Devamını Oku