O küçük büyük sırları bizden kim saklıyor: O mu, karısı mı

Yılbaşından beri çok merakla beklediğim bir şey vardı...

Haberin Devamı

“Acaba bu yıl bazı küçük sırları öğrenebilecek miyim?”

Bugün size merakla beklediğim “o şeyi” anlatacağım.

*

Yirminci yüzyıl medeniyetinin şekillenmesinde rol oynayan insanlardan biri olan Sigmund Freud, İkinci Dünya Savaşı başladıktan üç hafta sonra Londra civarında yaşadığı yerde öldü. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Sekiz günlükken sünnet ettirilmişti.

O küçük büyük sırları bizden kim saklıyor: O mu, karısı mı

*

Ama o hayatı boyunca bütün dinleri batıl inançtan ibaret bir şey olarak gördü.

O nedenle, karısı Martha’nın, cuma akşamları Yahudi geleneğine uygun olarak Şabat mumları yakmasına bile izin vermezdi.

*

Cesedi Golders Green krematoryumunda yakılırken, başında konuşmayı Stefan Zweig yaptı...

Haberin Devamı

Ölümünden sonraki ilk cuma akşamı, Martha masada Şabat mumlarını yaktı...

Martha 1951 yılında öldüğünde, cesedi aynı krematoryumda yakıldı.

Kızı Anna’nın Şabat mumları yakıp yakmadığını öğrenemedim.

*

Ama kızı Anna’nın, babasının ölümünden yıllar sonra yaptığı bir şeyi bütün dünya çok iyi biliyor.

Babasının arkasında bıraktığı milyonlarca not ve belgeyi Amerikan Kongre Kütüphanesi’ne hibe etti.

Ama bırakırken bir de takvim bıraktı.

Freud’un yazılarının ve notlarının bir bölümü 2020, 2038, 2057 ve 2113’te herkesin görmesine açılacaktı...

*

2020 yılını merakla bekleyen insanlardan biri de bendim. Ancak araya korona ev hapisleri girdi ve bu belgelerin henüz açılıp açılmadığını bugüne kadar öğrenemedim.

*

Hep şunu düşünürüm...

Acaba bu notların, belgelerin, analiz raporlarının açıklanmamasını kendisi mi istemişti...

Yoksa eşi ve kızı mı...

*

Freud öyle bir insan ki...

Belgeler açıklanmasa bile araştırmacılar bu olağanüstü dâhinin hayatını delik deşik etmeye devam ediyor...

Mesela genç bir araştırmacının bulduğu küçücük bir otel defteri kaydı gibi...

İsterseniz “Freud’un küçük büyük sırlar hikâyesine” o otel kaydından başlayalım.

....................................

NOT: Bu bilgileri  korona günlerinde okuduğum harikulade bir kitaptan derledim. 

Norman Lebrecht: “Genious&Anxiety: How Jews Changed the World 1847-1947”, One World, Londra, 2019

Haberin Devamı


KÜÇÜK SIRLAR 1: ALPLER'DE BİR OTELDE ÇOK MAHREM BİR KAYIT

FREUD ve eşi Martha 53 yıl evli kaldılar.

Martha “Bu 53 yıl içinde hiçbir zaman kavga etmedik” demişti.

Aralarında 900 aşk mektubu gidip geldi. Bazıları bunu “Aşk edebiyatı tarihinin en güzel örneklerinden” olarak değerlendirdi.

Freud dominant bir erkekti ve karısını işlerine hiç karıştırtmazdı.

Onun yerine karısının kız kardeşi Minna ile birlikte çalışırdı.

Yıllar sonra genç bir araştırmacı küçücük ama çok ilginç bir şey buldu...

Freud ve karısının kız kardeşi İsviçre Alpleri’nde uzun yürüyüşlere çıkardı...

Genç araştırmacının bulduğu şey ise Alpler’deki küçük bir otelin kayıt defterinde yazılı iki cümleydi...

Haberin Devamı

O gezilerden birinde Freud ve Minna aynı odada kalmışlardı...

Acaba açıklanmayan öteki belgeler arasında bunun gibi başka küçük sırlar da var mıydı...

Mesela dönemin ünlü yazarı Stefan Zweig ve ünlü bestecisi Gustav Mahler’le ilgili...

Hikâyemize oradan devam edelim.


KÜÇÜK SIRLAR 2: ZWEİG'İN EN BÜYÜK SIRRI BAKIN NEYMİŞ

FREUD
ünlü kişilerin onun divanından geçmesiyle çok övünen bir kişiliğe sahipti.

Bu kişiler arasında hastası olmamış ama şahsen tanıdığı, arkadaşlık ettikleri de vardı.

Bunlardan biri ünlü yazar Stefan Zweig’dı...

Zweig’ın bir tür akıl hastalığından mustarip olduğunu biliyordu, ama o hastalığın ne olduğunu hakkında bilgisi yoktu.

Zweig ıslah olmaz bir teşhirciydi.

Haberin Devamı

Çalıların arasına saklanır, sonra geçmekte olan kızlara organını gösterirdi.

Acaba bu hastalığını Freud’a söyleseydi, arkadaşı onu tedavi eder miydi?

Yoksa etik olarak bir başkasına mı gönderirdi.



KÜÇÜK SIRLAR 3: MAHLER'E KARISININ ONU NEDEN ALDATTIĞINI ŞÖYLE AÇIKLADI

ÜNLÜ besteci ve orkestra şefi Gustav Mahler, 1910 yılının bir ağustos günü, Freud’a haber gönderip “Acilen seni görmem lazım” der...

O küçük büyük sırları bizden kim saklıyor: O mu, karısı mı

Sorunu eşi Alma Mahler’in başka erkeklerle ilişkisidir.

Birlikte bir kanal boyunca dört buçuk saat yürüyüp sohbet ederler.

*

Freud, “Karının tam adı nedir” diye sorar.

Mahler, “Alma Maria” der.

Maria, karısının annesinin adıdır.

Bunun üzerine Freud şu analizi yapar: “Sen aslında karına değil, onun annesine âşıksın. Ona olan aşkın da aslında İsa’nın annesinden geliyor. Yani senin bir ‘kutsal anne’ kompleksin var...”

*

Tavsiyesi şu olur:

Haberin Devamı

“Senin karınla bir sorunun yok, ona karşı tutumunu değiştir, hayatının sonuna kadar mutlu yaşayacaksın.”

Mahler hemen oradan karısına bir telgraf çeker ve “Freud’un kendisinin bütün sorunlarına çözüm bulduğunu” söyler...

Freud ise tedavi ettiği Marie Bonaparte’a aynı olayı şöyle anlatır:

“Mahler’in iktidarsızlık sorunu vardı onu çözdüm.”

*

Ya gerçek durum?

Alma Mahler’in orta isminin “Maria” olması aslında sahte bir durumdu. Kimse onun Maria adını kullanmıyordu. Bir başka gerçek de Alma Mahler de kocasının yönettiği orkestraların sopranoları ile ilişkilerinden illallah demiş ve başka erkeklere yönelmişti.

*

Hem de ne erkekler... Mimarinin en büyük akımı olan Bauhaus’ın öncüsü Walter Gropius...

Dönemin en ünlü resim sanatçılarından Kokoschka...

Kim bilir belki Gustav Klimt bile...


DİVAN RAPORU
ZAYIFLAMA SAPLANTILI 'FARE ADAM'IN DERDİ NE

FREUD tedavi ettiği hastaların her birine isim takıyordu.

Bunlardan biri “Rat man”di... Yani “Fare adam”...

Hastanın sorunu fitness saplantısıydı. Kendini şişman görüp durmadan rejim ve egzersiz yapıyordu.

Aslında teşhisi o günlerde tıbben biliniyordu...

Bugün de “Anorexia nervosa” denilen şu bildiğimiz anoreksi...

*

Freud’a göre dipteki sorunu, nişanlısının Amerikalı kuzeni ile çok fazla zaman geçirmesiydi.

Amerikalı kuzenin adı Richard’dı...

Freud teşhisi şöyle koydu:

Richard isminin kısaltılmışı Dick’ti...

Dick Almancada şişman anlamına geliyordu.

Dolayısıyla bilinçaltındaki bu dürtü onu spor ve zayıflama saplantısına götürmüştü.

*

Bunu okurken düşündüm.

Acaba Freud Amerikan argosunda Dick kelimesinin aynı zamanda erkeklik organı anlamına geldiğini biliyor muydu?

Sanmıyorum...

Muhtemelen o kelime o dönemlerde henüz bu argosuna girmemişti.

Şundan eminim... Freud bunu bilseydi, teşhisi başka olabilirdi.


BENDEN DUYUN
GONCA MÜTHİŞ BİR SEZEN ŞARKISIYLA GELİYOR

ÖNCEKİ akşam Gonca Vuslateri aradı...

Sezen Aksu’nun hem müziğini hem sözlerini yazdığı bir şarkıyı okumuş.


O küçük büyük sırları bizden kim saklıyor: O mu, karısı mı

Adı “Hep Bir Şey Eksik”...

8 Mayıs’ta çıkıyormuş.

Gönderdi dinledim.

Hiç abartmadan söylüyorum çok ama çok güzel bir şarkı geliyor...

Sezen’in bestesi, sözleri olağanüstü...

Sezen’in bütün çizgileri var. Hümeyra, Ayten Alpman yılları var...

Ve Gonca’nın bu vintage duyguyu mükemmel şekilde bugüne taşıması var.

Eminim 8 Mayıs günü siz de çok seveceksiniz bu şarkıyı... Bir de şarkının finalindeki şu cümleyi sevdim:

“Unutmak en büyük arzum da

Ama ne mümkün be bitanem...”


GÜNÜN ŞARKISI

EV HAPSİNDE HARİKA İKİ YENİ SICACIK ŞARKI

- Portekizli sanatçı Mariza’nın bu geçen hafta çıkan şarkısı “A Nossa Voz”u çok sevdim.

Atlantik kıyısını Akdeniz duyarlılığına taşıyan harika bir şarkı... Evde kaldığınız şu günlerde çok iyi gidiyor.

- Gregory Porter: “All Rise”

Bana hayatının ritmi nedir diye sorarsanız, işte biraz bu diyeceğim yumuşak bir şarkı.

TREND
TROMPET KADIN SAZI HALİNE Mİ GELİYOR

BU
hafta çıkan caz parçalarından en dikkatimi çeken Sant Andreu Jazz Band’ın Laura’sı oldu.

Klasik bir caz parçası ama bir özelliği var.

O küçük büyük sırları bizden kim saklıyor: O mu, karısı mı

Ana enstrüman trompet ve bir kadın sanatçı çalıyor.

Elsa Armengou son yıllarda adı çok duyulan bir kadın trompetçi...

Yanında çalan ise Scott Hamilton gibi müthiş bir saksofoncu...

Trompet daha çok bir erkek enstrümanı olarak bilinir.

Ama son yıllarda çok başarılı kadın trompetçiler görüyorum.

Ve bu saz onlara çok yakışıyor...

Yazarın Tüm Yazıları