GeriErtuğrul ÖZKÖK Maskesiz plaj fotosunda kimler Blues Brothers, kim tiki, slim fit
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Maskesiz plaj fotosunda kimler Blues Brothers, kim tiki, slim fit

Türk iş dünyasının VIP’i pandemi sonrası açılışı geçen hafta İstanbul’da Lucca’da yaptı.

Dünyanın en güçlü 7 ekonomisinin lideri ise önceki gün İngiltere’de Cornwall Plajı’nda bir araya gelip geleneksel aile fotoğrafını çektirdi.

Yüzlerinde maske yoktu ama aralarına sosyal mesafe koymuşlardı.

Böyle olunca da hepsinin duruşu ve kıyafeti daha çok ortaya çıkıyordu.

Ben de bu dünyanın en gelişmiş 7 ülkesini yöneten liderlerin kıyafet ve vücut dili analizini yaptım.

Yanıma danışman olarak da eski Radikal gazetesinin moda yazarı ve erkek giyim markası Milimetric’in kurucu ortağı Kağan Gökalp’i aldım.

İşte bizim gözümüzden dünyayı yöneten “maskesiz yedili”....

Maskesiz plaj fotosunda kimler Blues Brothers, kim tiki, slim fit


ŞÜKRETMEK LAZIM KEMAL DERVİŞ TARZI KRAVAT YOK

* ABD BAŞKANI JOE BIDEN: Elbette bir ABD başkanından slim fit takım giymesi beklenemezdi. Giydikleri ile Amerikan kıyafet kodlarını içselleştirmiş. Rahat bir kesim, uzun bir ceket boyu, koyu renk takım, siyah ayakkabılar, bol pantolon, omuz kesimleri rahat, dökümlü.

Ceket hacimli ama en azından Trump’ın ki gibi üzerinde bir “hip hop’çı Hoodie’si” gibi durmuyor Ve yine neyse ki en azından Kemal Derviş gibi düğmeli Oxford gömlek yakası ile kravat takmamış. Buna da şükür demek lazım. Başkan en azından bizdeki Sedat Ergin-Murat Yetkin’in “Klasik Brooks Brothers” sınırlarına tecavüz etmemiş...

SLİM FİT TAMAM DA SLİM’İ VAR AMA FİT’İ HİÇ OLMAMIŞ

* İTALYA BAŞBAKANI MARIO DRAGHI: Uzaktan bakınca, sanki en kalıbına uygun giyineni o sanılıyor. Ama büyüteçle bakınca tam aksi... Evet slim fit ama, vur deyince öldürmüş. Rahatlıktan ödün verecek derecede dar. Boy resim çektiren Türk erkeği gibi, sanki nefesini ve göbeğini çekmiş öyle tutuyor. Teknik analize gelince: Takım elbisesi de çok sıradan olmuş. En azından şalvar gibi olmamalıydı pantolonu ve de ceket boyu uzun. Kısaca İtalya Başbakanı İtalyan modasının en iyi mankeni değil. Allah’tan, onun İtalyan modasına verdiği zararı, aynı akşam Roma’da Türkiye Milli Takımı’nın karşısına çıkan İtalya’nın teknik direktörü Mancini’nin harika Armani elbisesi bir ölçüde giderdi.

100 METREKARE EVDE YARDIMCISIZ YAŞAYAN BİR KADININ AİLE FOTOĞRAFI

* ALMANYA ŞANSÖLYESİ ANGELA MERKEL: Pantolonu ne çok dar ne çok geniş. Kilosunu ön plana çıkarmayacak kesimde olmuş. Daha önce ne demişti zaten: “Ben model değilim, o yüzden giyim hiçbir zaman önceliğim olmadı.”

Öyle diyorsa aile fotoğrafı için seçtiği kıyafet de kişiliğinin üzerine tam oturmuş. Hiç topuğu olmayan ayakkabı da bu rahatlık anlayışına çok iyi gitmiş. Kolye, yüzük, küpe takmayarak sadeliği takı olarak kullanmış. 100 metrekare evde yardımcısız yaşayan bir liderin kıyafet seçimi ile şu mottoyu ne güzel vurgulamış: Kıyafet sizi taşımasın, siz kıyafeti taşıyın.
Üstelik ağır da olmadığı için tam abiye...

PROTOKOL KAZASI OLMAYINCA BİZ DE ELBİSEYİ DAHA YAKINDAN GÖREBİLDİK

* AVRUPA BİRLİĞİ KOMİSYONU BAŞKANI URSULA VON DER LEYEN: Ankara’da başına gelen protokol kazası olmayınca giydiği elbiseye daha dikkatle bakabildik. İnce fiziğine güvenerek koyu renk ceket yerine açık renk sade bir ceket giymiş. Yine sade takılarla tamamlamış kıyafetini. Pantolon kalıbı iyi, ne çok bol ne çok dar. Topuksuz ve mat siyah ayakkabı tercih eden Merkel’in aksine, az topuklu ve parlak siyah ayakkabı tercih etmiş. Kadın liderler erkek liderlere göre daha düzgün giyinmiş bence genel olarak. En azından vücutlarını tanıyarak, bilerek ve ortama uygun giyinmişler.

KİMONO DEĞİL, SUMO GÜREŞÇİ KISPETİ DE DEĞİL STANDART YANİ

* JAPONYA BAŞBAKANI YOSHİHİDE SUGA: Japon kültüründe hiyerarşi, mütevazılık, saygılı olmak, çalışkanlık, ön plana çıkmamak, rol çalmamak başat değerler. Bu anlamda Japon liderin takım elbisesine bu değerler üzerinden not vermek gerekirse “10 point” diyecektim ama danışman durdurdu ve şunu söyledi: “Yine de Japon kültüründeki mükemmelcilik anlayışına göre bu takımın mühendisliği çok daha iyi olabilirdi. Takım elbise ara malzemelerinde (tela, astar, vatka vs.) İtalyanlara ihraç pazarlarda ciddi rakip olmuş bir ülkenin liderinden bahsediyoruz.”

KAFAYA BİR ŞAPKA BİR DE SİYAH GÖZLÜK, BUYURUN ‘BLUES BROTHERS’IN BELUSHI’Sİ

Maskesiz plaj fotosunda kimler Blues Brothers, kim tiki, slim fit

* İNGİLTERE BAŞBAKANI BORIS JOHNSON: Banko en sallapati o. Takım elbisenin kesimi, kulpu, her şeyi çok kötü. Kendisine iki numara büyük sanki. Bu kesim kendisini olduğundan da kilolu göstermiş. Ceketin yan cep kapaklarını bile düzgün yerleştirememiş. Sanki dersi kırıp teneffüste futbol oynadıktan sonra fotoğraf çektirmiş haylaz kolej çocuğu. Gömlek yakası kötü, o cüsseye o ince kravat dersen, işte o hiç mi hiç olmamış. Yani kafasına hafif arkaya kaykılmış bir fötr koy, bir de siyah gözlük ekle...

Buyur sana Blues Brothers filminin John Belushi’si...

Veya rahmetli Süleyman Demirel.

BİZ ONDAN AHMET HAKAN’I ÇILDIRTACAK BİR ŞEY BEKLERDİK

* KANADA BAŞBAKANI JUSTIN TRUDEAU: Biz onu rengârenk çoraplarından tanırdık. O nedenle bu aile fotoğrafında ondan daha iddialı bir kıyafet beklerdik. Ne bileyim, mesela takım elbisesine kontrast renkte, Ahmet Hakan’a, “Yine artistlik yapıyor” dedirtecek cırtlak bir mendil... Bordo, hatta yeşil, fuşya, kırmızı olabilirdi. Gelelim karizmayı fena çizen asıl arızaya. Ceketi tam oturmasına rağmen pantolonu sanki ceketine göre bir beden büyük. O yüzden bacakları olduğundan kalın çıkmış ve yine paçalar uzun potluk yapıyor.

AH O DİZDE POT YAPAN PANTOLON VAR YA İŞTE O

* AVRUPA KONSEYİ BAŞKANI CHARLES MICHEL: Nedense onun duruşuna bakınca aklıma rahmetli Ercan Arıklı’nın bir sözü geldi. “En büyük şıklık fit olmaktır. Fit insana bir kot bir beyaz tişört bile yakışır” derdi.

Ankara’da kadın meslektaşını ayakta bıraktığı için zaten gıcıktım bu adama. Pantolondaki arızayı görünce sevindim. “Pantolonu diz bölgesinde resmen takılmış ve paçalar aşağıya inememiş çok kısa kalmış. Açık renk takım elbise seçtiği için ceket kollarındaki kırışıklık direkt gözbebeğimize dalıyor.

LVMH’NİN ÜLKESİNDEN ÇIKA ÇIKA BU MU ÇIKTI YANİ, AYIP

* FRANSA CUMHURBAŞKANI EMMANUEL MACRON: Danışman Kağan “En fit Macron’unki olmuş” diyor, ben de hiç katılmıyorum. Evet kıyafeti dökülmüyor, ama desek desek “Kötünün iyisi” diyebiliriz. İnsan, LVMH’in çıktığı bir ülkenin liderinden yine de daha iyi bir takım elbise giymesini bekliyor. Tamam, ceketin etek ve kol boyu ile ceketin omuzlara oturumu düzgün. Ama, kokteyl parti çapkını tarzındaki o diyagonal cepler de ne oluyor böyle bir toplantıda? Ayrıca pantolon paçaları da biraz uzun ayakkabı üzerinde potluk olmuş.

LAHMACUN MİLANO MÖNÜSÜNE ÜZERİNDE BURRATA İLE GİRMİŞ

BEKLEDİĞİM
gibi “Paper Moon’da lahmacun olur mu” sorusu bir memleket meselesi haline geldi.

Şimdi Bodrum’un bu yeni memleket meselesinden son haberleri veriyorum.

- Meğer lahmacun, daha önce de Paper Moon’un ana merkez şubesi olan Milano’daki restoranının mönüsüne de girmiş.

Mönüdeki adı “Istanbul Pizza” imiş.

- Ancak Paper Moon lahmacununun bir özelliği var. Üzerine bir de burrata peynir ekleniyormuş...

Maskesiz plaj fotosunda kimler Blues Brothers, kim tiki, slim fit


BODRUM PAPER MOON BEACH MÖNÜSÜNE MANTI DA GİRER Mİ

- Bodrum Loft’ta açılan Paper Moon’un iki ayrı mekânı varmış. Biri yukarıda, öteki aşağıda plajda. Lahmacun, Bodrum Loft Paper Moon’un yukarıdaki ana mönüsünde değil, aşağıda beach mönüsünde varmış.

- Orada günün esprisi şu: Acaba beach mönüsüne mantı da girer mi?

Eh ravyoli zaten bir ölçüde İtalyan mantısı değil mi? Türk pizzası mönüye girdiğine göre Türk ravyolisi de girebilir...

UPPER CİHANGİR’İN SAYFİYE ŞUBESİ GÜMÜŞLÜK NEYLE AÇILDI

- Upper Cihangir ahalisinin “villeggiatura”sı, yani sayfiye beldesi Gümüşlük hareketlenmiş. Öyle anlaşıyor ki mahallenin bu yılki merkez üssü “Off Gümüşlük” olacak.

*

- “Off Gümüşlük”, seviyeli magazin yazarı Tuğrul Eryılmaz’ın deyişi ile “zenginlerin mekanıymış...”

*

- Gayriresmi açılış, mekânın ortaklarından Ferah Aydın’ın doğum günüyle yapılmış. Gecenin sesi, Dilek Türkan’mış.

*

- Off Gümüşük’te genç ve yükselen bir ses olan Eylül Çekirge sahne alacakmış. Eylül’ün son şarkısı “Sen Beyaz Bir Kadınsın” streaming platformlarına kondu. Şarkıyı çok sevdim. Spotify’da en çok dinlenen şarkısı “Çok
Kalbimi Kırdın”
ı sollamış.

X

Pandemi, 60 üstü bir Beyaz Türk’ün ömrünü kaç yıl daha kısalttı

Biliyorum, şu güzel bayram gününde böyle bir sorunun ne manası var diyeceksiniz...

Çok haklısınız...

Hele hele benim gibi “Hayat varsa ölüm yoktur” diye düşünen bir insanın durup dururken bu soruyu sorması ve keyfimizi kaçırması çok manasız. Ama kızmayın. Ben sadece piyanistim...

Soruyu ben sormuyorum, o nedenle bana ateş etmeyin...

Dün New York Times’ta okudum.

Pandemi bir buçuk yıl içinde Amerikan halkının ortalama ömrünü 1.5 yıl kısaltmış...

2019’da yeni doğan bir çocuğun ortalama ömür beklentisi 78.8 iken, 2020 sonunda bu rakam 77.3’e inmiş...

*

Yazının Devamını Oku

Rumeli sahilinde ceketli bir heykel ve onun ceketsiz ölen büyük şairi

Şu günlerde “memleket meselesi” yazmamanın kıymetini daha iyi anladım.

Hatta “siyaset” yazmamanın Allah’ın bana bahşettiği bir güzellik ve fırsat olduğunu düşünmeye başladım.

*

Türk dilinin en büyük şairlerinden Orhan Veli 14 Kasım 1950 günü İstanbul’da öldü...

Bugün Aşiyan Mezarlığı’nda yatıyor.

Onun Rumelihisarı sahilinde bir heykeli var...

Üzerinde ceketle otururken temsil edilmiş...

Oysa dün öğrendim ki, Orhan Veli ceketsiz ölmüş...

Bunu da dün

Yazının Devamını Oku

15’inde dünyanın en güzel çocuğu 66’sında Gandalf

Dünya sinemasının en önemli eserlerinden biri İtalyan yönetmen Visconti’nin “Venedik’te Ölüm” filmiydi...

Thomas Mann’ın çok sevdiğim aynı isimdeki novellasından çekilen film, hayatım boyunca beni en çok etkileyen sanat eserlerinden biriydi...

*

Nasıl olmasın ki...

- Yazarı Thomas Mann...

- Yönetmeni Luchino Visconti... “Leopar”ı da çeken insan...

- Baş oyuncu Dirk Bogarde...

İngiliz sinemasının büyük oyuncusu...

- Kadın oyuncu

Yazının Devamını Oku

First class koltuğunda, havyarlı, şampanyalı, bir kavanoz yolcu

Geçen hafta cuma günü Los Angeles’tan kalkan bir uçağın first class mevkisindeki bir koltuğa Louis Vuitton bir çanta kondu.

Pilot anons yapınca, çantanın kemerleri bağlandı.

Sivil havacılık tarihinin belki de en tuhaf yolculuğu işte böyle başladı.

Kavanozun içinde ise Türkiye’de de iyi tanınan, dünya starı bir yolcu...

Zsa Zsa Gábor...

*

Gábor, 18 Aralık 2016 günü Los Angeles’taki Ronald Reagan UCLA Medical Center Hastanesi’nde öldü.

Öldüğünde 99 yaşındaydı... Vasiyeti üzerine yakılarak külleri bir kavanoz içinde Los Angeles’taki Westwood Mezarlığı’na kondu.

Ancak

Yazının Devamını Oku

Yani erkek dediğin: Zampara ve iyi sevişen bir makarnacı mıdır

Şurası kesin...

Pandemi sırasında Marcello Mastroianni’yi yeniden keşfettik.

Bu yıl Türkiye’de ve dünyada 1960’lı yılların İtalyan filmlerini seyretme modası var...



Dino Risi, Ettore Scola, Fellini, Vittorio de Sica gibi popüler yönetmenlerin anlattığı o İtalya hepimize çok tanıdık geliyor... Seviyoruz o İtalya’yı...

*

Yazının Devamını Oku

Ben barın bu tarafında kaldım, barmenim 3 milyarlık patron oldu

Evet ben hâlâ barların bu tarafındayım, barmenim ise 3 milyarlık patron oldu.

TL değil, 3 milyar dolarlık patron...

Yanda gördüğünüz fotoğraf 3 yıl önce İstanbul Tünel’de “Soho House”da çekildi.

Barın müşteri tarafında ben varım.

Karşımdaki barmenin adı ise Nick Jones...

Gördüğünüz gibi gayet mütevazı ve sempatik bir ifadeyle bana içki servisi yapıyor.

Kendisi, Pink Floyd hayranı, rock’çı bir arkadaşımızdır.

Yazının Devamını Oku

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 19 Temmuz Cinderella Bayramı

Bu şahane fotoğraf Andrew Lloyd Webber’in son müzikal oyunu “Cinderella”dan bir sahne...

Lloyd Webber, 20’nci yüzyılın en büyük müzikal bestecilerinden biri...

*

18-19’uncu yüzyıl ve 20’nci yüzyılın ilk çeyreği opera dönemiydi...

Yirminci yüzyıl ise müzikaller çağı oldu...

Webber geçen yüzyıla damgasını vuran “Cats” ve “Phantom of the Opera” müzikallerinin yazarı...

Şimdi de onun yeni eseri “Cinderella” sahneleniyor... Fotoğrafını gördüğünüz bu oyunun, İngiltere’nin COVID-19 tarihinde çok önemli bir yeri olacak.

İngiltere 19 Temmuz yani bu pazartesi günü normal hayata geçişini ilan edecek.

Yazının Devamını Oku

Bu duvara iyi bakın: yıkılışı Berlin Duvarı kadar önemli

Manchester şehrinin güneyindeki Withington bölgesi polisi geçen pazartesi sabahı çok sayıda vatandaştan şikâyet telefonu aldı...

Vatandaşlar, şehrin bir binasının duvarına çizilen graffitiyi şikâyet ediyordu.

Çünkü o duvar graffitisinde üç isim hakkında ırkçı ifadeler ve çizimler vardı.

Hedefteki üç isim şunlardı:

Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka...

Bu üç kişi İngiliz milli takımının beş siyah oyuncusundan üçüydü... Üçü de bir gece önce oynanan İngiltere-İtalya maçında penaltı kaçırarak, takımlarının şampiyonluğu kaçırmasına neden olmuşlardı.

O gece İngiltere’nin ırkçı trolleri bu insanların hayatını cehenneme çevirdi.

Ve sonunda iş

Yazının Devamını Oku

Otuz yaş altı dünyanın en önemli 30 müzisyeninden biri

“OHHH Zoom konserler bitti...”

Önceki akşam Bodrum Zai’de, pandeminin başından beri fiziksel ortamda ilk konseri izledim.

Böylece sadece “dinleme” kodundan “izleme” moduna geçtim.

Özlemişim...

*

Konseri ÇEV Sanat’ın genç müzisyenleri verdi.

Solistler kemancı Bade Daştan ile çellist Jamal Aliyev’di...

Bodrum’un klasik müzikteki açılış konserini Fazıl Say şu cümleyle yaptı:

“Türkiye öyle az buz bir yer değil...”

Yazının Devamını Oku

Shakespeare penaltı kaçırınca Dante ve Caravaggio mu kazandı

Önceki gece ne seyrettiğimizi düşündünüz mü...

Evet çok güzel bir futbol seyrettik...

Maç öncesi iki takım da diz çökerek ırkçılığa karşı çok güzel bir dayanışma fotoğrafı verdiler...

İnsanlar iki yıldan beri ilk defa yan yana, omuz omuza maç seyrettiler.

Ama sahada sadece bu mu vardı?

Sahada, dünyanın en demokratik ülkelerinden ikisinin milli takımları vardı...

Biri İngiltere...

Shakespeare

Yazının Devamını Oku

Çingenepalamutu ve 'Lymantria Dispar'ın hayatında özel bir gün

“Entomological Society of America...”

Yani Türkçe deyişle “Amerikan Böcekbilimi Cemiyeti” geçen salı günü bizim bildiğimiz çingenepalamutunu da ilgilendiren bir karar aldı.

Bundan böyle “Lymantria Dispar”ın adı değişecek...

Daha doğrusu bilimsel adı “Lymantria Dispar” olan böceğin halk arasındaki adı artık başka olacak...

Bu tırtıl böceğin halk arasındaki adı “Gypsy Moth”du...

Yani “Çingene güvesi...”

Dernek geçen yıl bu isme gelen bir itirazı incelemeye aldı ve sonunda geçen salı günü bu ismin “halk dili sözlüğünden” çıkarılmasına karar verdi.

Nedeni de şu:

Yazının Devamını Oku

Cavit... Rıfat! Bırakın Forrest Gump gibi yürümeyi, 10 bin adım balonmuş

1) Bana göre dün hepimizin sağlığını ilgilendiren bir devrim oldu...

Pandemi boyunca hepimiz adım saydık...

Rekor işinsanı Cavit Çağlar’daydı.

Günde 25 bin adım.

*

Posta gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Rıfat Ababay...

Her gün 15 bin adım ata ata bitirdi kendini, o aslan gibi adam kuşa döndü, sadece bir tutam bıyık kaldı yüzünde...

Çetenin elebaşısı ve azmettiricisi tabii ki Hürriyet’in başyazarı Osman Müftüoğlu’ydu...

Her gün iWatch’unun, üzerinde 17 bin adım yazan ekranını yüzlerce insana postaladı...

Yazının Devamını Oku

Salı akşamı HALK TV’de beni şaşırtan bir ‘sayın’ hitabı

Geçen salı akşamı beni şaşırtan bir şey oldu.

Belki de “umutlandıran” demem daha doğru olur.

Halk TV’de ana haber bültenini sunan Özlem Gürses, Zülfü Livaneli’nin CHP içinde başlattığı tartışmayı anlatırken, kendisine bir mesaj gelmiş.

WhatsApp mesajını gönderen kişi MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter...

Ama dikkat...

Mesaj ona ait değil...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gönderiyor mesajı...

Konu da ilginç...

Yazının Devamını Oku

Aramıza giren kara kedi için ilgili herkese teşekkür ilanı

Evet bu bir teşekkür ilanı...

Aslında bütün gazetelere, internet sitelerine vermek isterdim bu ilanı...

Çünkü arkasında öylesine güzel bir Türkiye hikâyesi var ki...

İmkânlarım bu kadarına el verdi. Köşemde yayınlıyorum.

“Üç beş iyi insan” dedim...

Bu yazı iyi insanlara ve onların çalıştığı kurumlara teşekkürdür...

Ama aynı zamanda, bu ülkede hep birlikte yarattığımız bir “hayvan sevgisi ve saygısı” hikâyesidir...

***

Hikâyemiz geçen yaz haziran ayında Beykoz’daki evimizin bahçesine, kül rengi hamile bir kedinin gelmesiyle başladı.

Yazının Devamını Oku

Günün tartışması... O gece bir Sezen Aksu konseri sonrası başlayan o tartışma

Artık siyasetin günlük dar avlularında “maltalara çıkmayı” bıraktığım için bu tartışmaya girmeye hiç niyetim yoktu.

Ancak önceki gün Nişantaşı’nda Kruvasan Kafe’de otururken, Zülfü Livaneli’den gelen bir mesaj üzerine, bir haksızlığı önlemek amacıyla yazıyorum bu yazıyı.



ZÜLFÜ LİVANELİ: ‘BU TARTIŞMAYI SEN BAŞLATMIŞTIN, SEN YAZMALISIN’

Zülfü Livaneli bana 1995’te yazdığım bir yazıyı hatırlatıyor ve “Sen bunu yazmıştın” diyordu...

Evet

Yazının Devamını Oku

Bir eski Türkiye düğünü ve Beatles’tan düğün şarkısı

Cumartesi akşamı İstanbul Hilton’un bahçesinde Türk medyasındaki en eski arkadaşlarımdan Mehmet Yılmaz’ın kızı Yasemin ile Alican Sepet’in düğünü vardı.

Küçük bir arkadaş ve aile grubu davetliydi...

Bizim kuşağın bir tür pandemi sonrası açılışıydı...

*

Kapıda bizi karşılayan Işıl ve Mehmet’i görünce gerilere döndüm. Mehmet’le uzun bir yol arkadaşlığımız var...

İkimiz de akademisyen kökenliyiz...


Yazının Devamını Oku

Yaşayan en büyük erkek düşmanından mükemmel olmayan bir erkeğe dersler

Bugün yaşayan feministlerin en radikali kimdir diye sorarsanız, cevabım şu olur: “Banko... Pauline Harmange...”

Kimdir o derseniz, tanıtayım size...

*

1994 doğumlu bir Fransız...

“Erkeklerden Nefret Ediyorum” adlı kitabın yazarı...



Yazının Devamını Oku

Mızıkçı başkan babalar için yerlerinizi şimdiden ayırtın

Yirmi birinci yüzyıl otoriter popülizm tarihine Amerika’dan geçen ikinci lider olan Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’yu 22 Ocak 2019 günü işte bu cümleyle tanıtmıştım.

“Yeni lider için yerlerinizi önceden ayırtın...”

*

Seçildikten hemen sonra Davos’a geliyordu ve onun yapacağı konuşma merakla bekleniyordu.

Davos popülist ve otoriter liderleri dinlemeyi çok sever...



Yazının Devamını Oku

Yüksek memurlar bu fotoğrafa çok iyi bakmalı ve düşünmeli

Bu fotoğraf 1992 yılında Bosna’nın Jajce şehrinde çekildi.

Sırp mezaliminden kaçan insanları gösteren bir kare...

Çünkü önceki günden itibaren bu fotoğraf, dünyadaki bütün savaş bölgelerindeki üst düzey memurları çok yakından ilgilendirir hale geldi.

Şimdi size bunu anlatacağım.

*  *  *

Dünya savaş suçluları tarihinde önceki gün çok önemli bir şey oldu.

Lahey Savaş Suçluları Mahkemesi, tarihinde ilk kez, siyasetçiler dışında iki üst düzey memuru savaş suçlusu olarak mahkûm etti.

Böylece artık uluslararası suçlar bakımından sadece siyasetçiler, başkanlar, başbakanlar, bakanlar, yani karar alıcılar değil, o kararın uygulanmasında görev alan memurlar da suçlu sayılacak.

Yazının Devamını Oku

Sizi yetimhaneye bırakan annenize mektup yazsanız, ona ne derdiniz

Dünya moda tarihinde, Yves Saint Laurent’den sonra büyük bir markanın tasarım yönetiminin başına geçen en genç insan Olivier Roustaing...

Henüz 26 yaşındayken, Balmain gibi dev bir dünya markasının yaratıcı direktörü oldu.

*

Ama daha öncesi de var...

Henüz 18 yaşındayken İtalya’da Roberto Cavalli ile çalıştı ve yaratıcı direktörlüğe getirildi.

İlgiyle izlediğim ve çok beğendiğim bir tasarımcı.


Yazının Devamını Oku