"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Hangardaki altı Türk kontrbas kutusunda gizli patronu gördü mü

ŞURASI artık kesin...

Dünyanın en ünlü otomotiv patronu Carlos Ghosn’un Japonya’dan kaçırılması olayının üç ayağı var. Japonya, Türkiye ve Lübnan...

Nitekim Japon medyası önceki günden itibaren İstanbul ve Beyrut’a özel operasyon bürolarını açmış durumda.

*

Lübnan Carlos Ghosn’nun asıl ülkesi... Dolayısıyla hikâyenin asıl can alıcı noktası Japonya ve Türkiye’de düğümleniyor.

Carlos Ghosn, kamera kontrolü altında üç ayrı güvenlik biriminin korumasındaki evinden nasıl çıkarıldı?

Osaka’ya nasıl getirildi...

Osaka’dan uçağa nasıl bindirildi...

Tabii İstanbul Atatürk Havalimanı’nın o hangarında o gece neler yaşandı?

*

Japon adaleti, polisi ve medyası bu olayı, “Ülkenin şerefine vurulmuş bir darbe” olarak görüyor...

Tabii Türkiye’de de sorulması gereken, sadece “Giriş işlemi yapıldı mı yapılmadı mı” sorusu değil...

Böyle illegal bir kaçırma operasyonu için, dünyada onca özel şirket varken neden bir Türk şirketi seçildi?

İçişleri Bakanlığı olayı sıkı tuttu.

Türkiye ile Japonya’nın karşılıklı çok centilmence ilişkileri var.

Daha yeni THY’ye Osaka’ya uçuş izni verildi. Ayrıca Tokyo ve Osaka dışında iki ayrı havaalanına daha uçuş izni verileceği belirtiliyor.

*

Savcılık soruşturmayı başlattı.

Altı kişi gözaltına alındı.

Ortada iki uçak var. Dolayısıyla Tokyo’dan getiren 2 pilotla, başka bir uçakla Beyrut’a götüren 2 pilot, uçağa İstanbul’dan binen işletmeci şirketin ticaret müdürü ve hostes.

Ama gözler daha çok uçağı işleten şirketin ticari müdürü Okan Kösemen’in üzerinde. Çünkü bu anlaşmayı yapan o. Üstelik şirketin üst yönetimine hiç bilgi vermeden yapmış.

Bunun karşılığında 1 milyon dolar para aldığı şeklinde söylentiler var.

“İstanbul’a gelinceye kadar kim olduğunu bilmiyordum” diyormuş.

Ama böylesine büyük bir operasyonu hiçbir şey bilmeden hazırlamak mümkün mü...

Ayrıca gece yarısı niye İstanbul’dan kendisi de uçağa binip Beyrut’a kadar gidip dönmüş, o da bilinmiyor.

Bilinmeyen bir başka şey de niye İstanbul’a inip uçak değiştirdiler?

*

Pilotların ve hostesin önceden bilgisi olup olmadığı bilinmiyor.

Bir söylentiye göre uçak kalktıktan sonda uçuş ekibinden arka tarafa geçmemeleri istenmiş.  

Uçaktaki 6 Türk vatandaşı, kaçırılan yolcuyu gördü mü...

Carlos Ghosn Osaka-İstanbul-Beyrut gibi çok uzun bir yolculuğu kontrbas kutusunda yapamayacağına göre...

Gördüler...

*

Savcılık herhalde bu soruları soruyor... Gazeteci olarak merak ettiğim ise acaba uçakta bir hatıra fotoğrafı çektiler mi...

Hangardaki altı Türk kontrbas kutusunda gizli patronu gördü mü

 

8 OCAK’TA KIRILACAK ‘OMERTA’ KANUNU KİMLERE KADAR UZANIR

BU arada bütün gözler 8 Ocak günü Carlos Ghosn’un Beyrut’ta yapacağı basın toplantısına çevrilmiş durumda.

Bu toplantıda söyleyeceği şeylerin Japonya ve Fransa’yı, otomotiv dünyasını karıştıracağı kesin.

Benim merak ettiğim ise kaçışın Türkiye ile ilgili bölümü hakkında bilgi verecek mi vermeyecek mi...

Omerta kanunu bir kere kırıldı mı, o fay hattının nerelere kadar sıçrayacağını tahmin etmek güçtür.

ERDAL ÖZYAĞCILAR’DAN ÜÇ RAP ŞARKI DAHA GELİYOR

Hangardaki altı Türk kontrbas kutusunda gizli patronu gördü mü

YILBAŞI gecesinin olayı Erdal Özyağcılar’ın söylediği rap ritmindeki “Haydar Haydar”dı...

Dün sohbet edip onu konuştuk.

“Tarık Hoca’ya ‘Ben detoneyim’ dedim. ‘Hayır sen detone değilsin, şarkıyı dinlemiyorsun’ dedi. Sonra çalıştık ve oldu.”

Evde, rap müzik dinleyen iki torun varmış. “Tabii asıl hocam onlar” diyor.

Ama kendisi de eskiden beri rap müzikteki o isyan duygusunu seviyormuş.

“Bu şarkıyı mutlaka Spotify’a koyun” dedim.

Bana bir haber verdi.

“Üç şarkı daha bulup bunu bir EP yapacağız” dedi.

“Ooo maşallah EP falan, müzik terminolojisini de öğrenmişsin”dedim.

Anlayacağınız hemen “viral” olacak bir rap EP (dörtlü albüm) geliyor...

 

PART II... MÜLKİYE’NİN EN GÜZEL BACAKLI ERKEĞİ KİMDİR

GEÇEN hafta, Cihangir’de eski Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunlarının aralarında yaptığı bir tartışmayı yazmıştım.

Konu, “Mülkiye tarihinin gelmiş geçmiş en güzel bacaklı erkeği kimdir?”

İki görüş çarpışıyordu...

Biri İlber Ortaylı-Tuğrul Eryılmaz ikilisi...

Öteki ise Güzel Osman ekolü...

*

Bu tartışma eski Mülkiyelilerin kendi aralarındaki Facebook gruplarına da sıçramış.

Orada da bir yarışma düzenlenmiş.

Ama orada çok farklı bir isim birinci olmuş.

Cem Duna...

*

Bence de doğru bir isim...

Nereden biliyorsun derseniz... Eski büyükelçi Cem Duna tenisçi...

Onu tenis oynarken epey gördük...

Gerçekten de “Mülkiye tarihinin gelmiş geçmiş en güzel bacaklı erkeği” o olabilir.

SİYASİ NOSTALJİ... 2002 MECLİSİ OLSAYDI LİBYA KARARI GEÇER MİYDİ

DÜN TBMM Libya’ya asker gönderme kararını oylarken gerilere gittim.

2002 Meclisi’nde Irak’a asker gönderme kararının görüşüldüğü günü hatırladım...

Başkanlık koltuğunda Bülent Arınç oturuyor...

CHP’liler Meclis’e yakalarında karanfille giriyor.

Ve o Meclis’ten Irak’a asker gönderme tezkeresi geçmiyor... Ben o günlerde Irak’a asker gönderilmesinden yanaydım. Bugün ise bu kararı doğru bulmuyorum.

Hayat böyle bir şey işte...

Görüşler değişebiliyor...

İŞTE MESUT ÖZİL BUDUR

Hangardaki altı Türk kontrbas kutusunda gizli patronu gördü mü

BENİM için bu yılın ilk büyük güzel haberi önceki gece oynanan Arsenal-Manchester United maçıydı...

Aylardır özlediğim Mesut Özil yine sahnedeydi...

- Gözüme bir sanat eseri gibi görünen o zarif oyunu...

- Akıl almaz anlarda, akıl almaz yerlere attığı olağanüstü paslar...

- Müthiş bir asist geometrisi ve estetiği...

- Ve koşan, durmadan koşan bir Özil...

Dün yazılanlara baktım...

Mesut’u seven çok insan varmış...

Özleyen çok insan varmış...

Ve sevinen çok insan vardı.

KATKIDA BULUNANLAR

Sayfa Editörü: Firuzan Demir

Foto Editörü: Umut Veis

Düzeltmen: Metin Usta

Tasarım ve Uygulama: Selma Songül Zengin

X