GeriErtuğrul ÖZKÖK Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Ayrıca dizide önemli rolleri olan Nur Sürer, Şerif Erol ve Tamer Levent, Upper Cihangir âleminin kralı Tuğrul Eryılmaz’ın çok uzun süreden beri arkadaşlarıymış ve zaman zaman Firuzağa Camisi’nin avlusunda buluşurlarmış.

*

Ama bugün benim diziyle ilgili asıl hikâyem başka...

Dizinin yayına girişi bir hafta gecikti.

Bunun nedeni iki ana kahramandan Feyyaz Şerifoğlu’nun COVID pozitif çıkmasıydı.

Bunlar bilinenler.

Bir de Cihangir’deki kaynaklarımdan aldığım bir dedikodu var.

O da “Camdaki Kız”ın meşhur öpüşme sahnesi ile ilgili...

Daha doğrusu sahneleri...

Çünkü biz ekranda bir sahne gördük ama onun çekiminde 6 kere tekrarı olmuş.

Cihangir’de konuşulan şu:

Hande Ataizi yakınlarına şunu söylüyormuş:

“Diziyi çekerken Şerifle 6 kere öpüştük. O COVID oldu bana geçmedi...”

*

Dizinin bazı sahnelerini ben de seyrettim. Kendi payıma iki ayrı öpüşme sahnesi gördüm.

Her ne kadar Hande Ataizi “Miş gibi yapıyorduk” diyorsa da bayağı öpüşüyorlar işte.

Peki nasıl oluyor da Hande Ataizi COVID pozitif çıkmıyor?

Acaba daha önce geçirdi ve antikor mu oluştu?

Yoksa COVID cinsiyet ayrımcılığı mı yapıyor...

Olayın bir de başka boyutu var.

2- ALTI ÖPÜŞME ÇEKİMİNDE KAÇ MİLYAR VİRÜS YER DEĞİŞTİRİR

HANDE Ataizi’
nin sözlerini öğrendiğimde, aklıma Mehmet Yılmaz’ın kitabında okuduğum bir bilgi geldi.

Hollandalı uzmanlara göre 10 saniyelik bir öpüşme ile 80 milyon bakteri eşler arasında yer değiştiriyormuş...

Küçük bir hesap yaptım...

Hande Ataizi ile Feyyaz Şerifoğlu o öpüşme sahnesini 6 kere tekrarlamışlar.

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Demek ki 480 milyon bakteri yer değiştirmiş.

Yarım milyar bakteri yani...

Hakikatten bu yarım milyar virüsten bir tanesi bile geçmedi mi Ataizi’ne...

Çok şanslıymış vallahi...

3- KONSERVATUARDAKİ ÖPÜŞME DERSLERİ TEORİK Mİ UYGULAMALI MI

HATTA Hande Ataizi “Camdaki Kız”
filmindeki öpüşme sahneleri için konuşmuş.

“Ben oyuncuyum. Konservatuvarda bu tür sahneler için özel (öpüşme) dersleri aldık” demiş.

Merak ettim.

Konservatuvarın öpüşme hocası kim?

Ve bu dersler nasıl veriliyor...

Teorik sahne sanatları olarak mı?

Yoksa “uygulamalı performans” olarak mı...

KİM NE DERSE DESİN İBO İBO’DUR VE İMPARATORDUR

VALLAHİ hasret kalmışım İbrahim Tatlıses’e...

Kendisine yapılan silahlı saldırıdan sonra yaptığı ilk şarkısı “Gelmesin” geçen cuma günü streaming platformlarına kondu.

Kulaklıkla ve yüksek volümde dinledim.

Kesin bütün Türkiye’yi yeniden masaların üzerine çıkaracak bir şarkı...

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Fıkır fıkır yani...

Tam İbo...

Şarkı ustalıkla hazırlanmış.

Tatlıses’in sesinin eksik kaldığı yerler çok başarılı bir şekilde koroyla desteklenmiş.

Müzik altyapısı, enstrümanlar tipik İbo...

Ben çok sevdim ve bu yaz epey dinlerim...

Hoş geldin İbrahim Tatlıses...

Senin yerin hep ayrı ve öyle kalacak.

YENİ ORTA YAŞ
63 YAŞINDA BİR KADININ ENERJİSİ KAÇ DESİBELDİR

MADONNA
’nın geçen cuma çıkan yeni şarkısı “What It Feels Like For a Girl” herhalde bu haftanın en hızlı disko parçası...

Jonathan Grant, Paavo Siljamaki, Tony McGuinness’le birlikte söylüyor.

Remiksi “Above&Beyond” yapmış.

Yüksek volümde dinlediğiniz zaman insanı resmen uçuruyor. Kabul edelim ki hayatımızda artık “Madonna enerjisi” diye bir şey var. Ve bu enerji bir zamanlar kadının “40 yaşında biter” denilen enerjisini 60’lara taşıyor...

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım


Plağın kapağı da bunu çok güzel anlatıyor.

KALBEN’İN YENİ ŞARKISINDA BİR ‘ÇEKMECE’ CÜMLESİ VAR Kİ

KALBEN
’in geçen ay çıkan ve Teoman’la birlikte söylediği “Robot Kozmonot” adlı şarkıyı pek sevmemiştim.

Bana biraz zorlama gelmişti....

Ne Teoman tadı vardı ne de Kalben...

“Bir artı bir eşittir iki” denklemine uygun bir parça değildi yani.

Ama yeni albümündeki “Çorap” için tam tersini söyleyeceğim.

Yine harika bir Kalben şarkısı...

Girişteki elektronik piyano harika...

Müzik altyapısı çok iyi...

Bir de şarkıdaki şu cümle var ya:

“Ayrılmak için aradığım cümle hangi çekmecede...”

Bir de “Götürmedin beni bir çay bahçesine” cümlesi... Beni 70’li yılların Türkiye’sine götürdü...

Tam şu günlerdeki ruh halime uygun bir şarkı....

Kutlarım Kalben...

SOKAĞIN RUHU
BAZEN BİR ‘EGE ADASI’ DÜKKÂNI BÜTÜN SOKAĞA YEPYENİ RUH VERİR

MUDO
, Urla’daki ilk butik mağazasını açtı.

Mağaza değil, dükkân demek daha doğru.

Sanat Sokağı’nın hemen girişinde insana bir Ege adasında olduğu duygusunu veren küçücük çok şirin bir mekân...

Daha ilk bakışta içime yaz mevsimini getirdi.

Küçük pencereleri, pencerelerin üzerindeki güneşlikleri ile insana hemen bir sahil kasabası duygusu veriyor. Belki bazınıza garip gelecek ama en çok da kapının girişindeki merdivenlere takıldım.

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Eski Urla evlerindeki gibi bembeyaz bir doğallıkla bırakılmış. Üzerinden kaba bir kireç geçirilmiş gibi kalmış.

Tasarımı kim yaptıysa yürekten kutluyorum.

Bir kere daha anladım ki, tasarım çok önemli bir şey. Estetik bir mekân, bir kasabanın değerini arttırıyor.

Küçücük bir dükkân, bütün sokağın havasını değiştiriyor.

Ayrıca mağazanın tanıdık afişini de çok sevdim.

Yaz geliyor...

Sokaklarımıza Ege ve Akdeniz’in sade güzelliğini taşıyan bütün mekânları tanıtmaya devam edeceğim.

TEMBEL VE YALNIZ KEDİLER İÇİN MÜTHİŞ BİR OYUNCAK

DÜN
sabah Fransa’nın Closer adlı dergisinde okudum. Yarı haber yarı reklam bir yazıydı.

Kediler için yeni bir oyuncak icat edilmiş.

İki kanadı olan basit bir pervane. Pervanenin kanatlarının ucunda içinde renkli tanecikler olan iki cam fanus var.

Kedi basit bir pati vuruşuyla pervaneyi döndürüyor... Yapılan araştırmalar göstermiş ki saatlerce oynuyormuş kediler bununla.

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Özellikle tembel ve obez kediler için çok iyi bir oyuncak deniyor. Bir de evde yalnız kediler için iyi bir vakit geçirme aletiymiş.

En kısa zamanda bir tane alacağım ama evde kaç kedi olduğunu bilmediğim için büyük bir kavgaya yol açar diye korkuyorum.

O nedenle yalnız kedicilere duyururum.

BİR ÇALIŞAN PATRONUN OTURDUĞU MASAYA KAÇ LİRALIK ŞARAP AÇAR

GOLDEN
State Warriors basket takımının oyuncusu Stephen Curry, sayı konusunda NBA tarihine geçmek üzere.

Daha önce iki defa NBA’in en değerli oyuncusu seçildi.

İşte onun bu başarısını kutlamak için arkadaşları geçen hafta salı akşamı ona bir yemek verdi.

İşte o yemekte açılan bir şarap medyaya yansıdı ve NBA tarihine geçti.

ESPN haber sitesinde okuduğuma göre takımın oyuncularından Graymond Green, arkadaşı Curry’ye bir şişe La Tache açmış.

La Tache, dünyanın en pahalı şarabı olan Romanee Conti’nin yan bağında üretilen bir şarap.

Green 5 bin dolar ödemiş şişe için.

40 bin TL yani...

Romanee Conti ise artık 15 bin (120 bin TL) dolardan ucuza içilemiyor.

Bir ilginç ayrıntı da şu.

Curry yemekte kulübün sahibi Joe Lacob’un masasında oturuyormuş.

Yani kulübün bir çalışanı, patronun masasında böyle şahane bir şov yapmış.

Acaba patron ne düşünmüştür...

X

Yavrum al şu 10 bin doları git generalin koynuna gir

Başlıktaki çirkin cümleyi mazur görün...

Ama anlatacağım olay o kadar pespaye ki, ancak onların seviyesine inerek böyle bir cümleyle ifade edebildim.

Şimdi şöyle rahat bir koltuğa oturun, arkanıza yaslanın.

Son yıllarda dinlediğiniz en pespaye siyaset kumpaslarından birini anlatacağım...



O AKŞAM YEMEĞİNDE 

Yazının Devamını Oku

Dünyanın en büyük tuvalet devrimini otoyollar boyunca Türkiye yaptı

Bugünkü podcast konuğum dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Shell&Turcas CEO’su Emre Turanlı.

Şirketin bugüne kadarki ilk Türk CEO’su oldu...

1979’da İstanbul Şişli’de, Kent Sineması’nın arkasındaki bir evde doğdu. Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra Manchester Business School’da MBA derecesi aldı.

Henüz 42 yaşında ama arkasında ancak çok uzun yıllar boyunca kat edilebilecek bir kariyer var.

Shell’e girdikten sonra çok genç yaşta 21 ülkenin filo yönetim başkanı olarak çalışmış. Almanya dağıtım sisteminin pazarlama konseyi üyesi olmuş.

*

Son yıllarda hayatım İstanbul-İzmir-Urla-Bodrum arasında yollarda geçiyor.

Dolayısıyla o yollarda meydana gelişen büyük dönüşüm ve gelişimin tanığıyım.

Bildiğimiz benzin istasyonları sadece benzin pompa istasyonu olmaktan çıkıp birer alışveriş merkezi haline dönüşüyor.

Yazının Devamını Oku

Kadınlar daha iyi genel yayın yönetmeni mi olur

Bu sorunun cevabını yazımın sonunda vereceğim. Önce biraz çok yakın tarih... 1990 yılında Hürriyet’in genel yayın yönetmeni olduktan sonra katıldığım ilk sabah toplantısında, kare şeklindeki büyük masanın etrafında sadece erkekler vardı... Bir de ben dahil büyük çoğunluğumuz bıyıklıydık...

1) BIYIKTAN İBARET YAZIİŞLERİ BANA ESTETİK GÖRÜNMEDİ

BIYIKTAN ibaret bir yazıişleri bana hiç estetik görünmemişti...

O yüzden Hürriyet’in başında hep bir kadın genel yayın yönetmeni hayal etmiştim.

Birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan bugüne kadar, Ahmet Hakan dahil 10 genel yayın yönetmeni çıktı...

Benim Hürriyet’teki hayalim gerçekleşmedi, ama birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan ikisi, Nurcan Akad ve Neyirre Özkan başka yayın kuruluşlarında genel yayın yönetmeni oldular...

Her ikisi de çok başarılıydı...

Yazının Devamını Oku

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku