GeriErtuğrul ÖZKÖK Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Amerika Birleşik Devletleri’nin Oklahoma eyaletinde bir düğünden sonra 18 kişide COVID-19 Delta varyantı görülmüş. Peki Türkiye’de bir düğünden kaç COVID-19 pozitif çıkar?

Google’da bir arama yaparsanız karşınıza 24 Ağustos 2020 tarihli bir haber çıkıyor:

Bursa’da bir düğüne katılanlar arasında 42 kişide COVID-19 vakası saptandı...

Bu soruyu sormamın nedeni şu. Türkiye’de düğün mevsimi açıldı... Geçen yıldan ertelenen 300 bin düğünle birlikte bu yıl 900 bin düğün bekleniyor... Yeni vaka sayısı önceki gün itibarıyla 10 bine yaklaştı.

Bu durumda şu soruları sormamız da normal:

- Bir düğünden...

- Bir siyasi parti toplantısından

- Bir bar gecesinden

- Bir toplu yemekten

- Bir cuma namazından

- Bir konserden

Kaç pozitif yeni vaka çıkar?

Diyebilirsiniz ki, “Ben aşılarımı yaptırdım”...

O konuda o kadar emin olmayın...

En iyisi düğün, dernek, bar eğlencesi döneminin açılışından sonra bu konuda dün itibarıyla topladığım son bilgileri birer tablet halinde vereyim.

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Önce yeni virüsü tanıyalım. Yani Delta varyantını... 1994 yılında bütün dünyada çok izlenen bir film vardı. “Dört Nikâh Bir Cenaze...”

O film komediydi...

Ama bilelim ki; gerekli tedbirleri almazsak bu filmin adı hayatın acı bir gerçeği haline gelebilir.

DÜĞÜNE GİTMEDEN, CUMA NAMAZINA DURMADAN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER

- BİR: Delta varyantının bulaşma mekanizması orijinal klasik COVID-19’unki ile aynı, yani solunum yoluyla ve daha çok kapalı yerlerde bulaşıyor.

- İKİ: Buna karşılık Delta varyantının bulaşıcılığı 2 kat fazla.

- ÜÇ: Ama daha kötü bir haber var: Delta pozitif bir hasta klasik COVID-19 pozitif kişiden 1000 kat fazla virüs taşıyor.

Bunun anlamı da şu: Bu kişiler daha fazla hasta anlamına gelmiyor ama daha bulaştırıcı bir taşıyıcı haline geldikleri kesin.

- DÖRT: Aşılıya bir iyi haber var: Delta varyantını taşıyan birinden az miktarda virüs alırsanız muhtemelen hasta olmayacaksınız.

- BEŞ: Ama aşılıya bir de kötü haberim var: Fazla virüs alırsanız bağışıklık sisteminiz üzerindeki yük artacak ve sonunda aşılı olduğunuz halde hasta olabileceksiniz.

- ALTI: İşte bu nedenle düğünler, lebaleb siyasi parti toplantıları, kapalı mekânda lebaleb eğlencelere gidiyorsanız eğer...

Mutlaka maskenizi takmaya devam edin...

Hiç olmazsa daha az virüse açık olursunuz...

İYİ HABER VE KÖTÜ HABER
HER YENİ VAKADAN KAÇI AŞILI

KÖTÜ HABER: Türkiye dahil dünyanın her yerinde Delta varyantı vakaları artıyor.

- DAHA KÖTÜ HABER: Yeni COVID-19 vakaları arasında aşılı insanlar da var.

- İYİ HABER: Yeni vakaların yüzde 97’si aşılanmamış kişiler... Yani yeni vakaların sadece yüzde 3’ü aşılı kişiler.

- BİR KÖTÜ HABER DAHA: Aşılı kişiler taşıyıcı olabiliyor.

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

SONUÇ
SMOKİNLİ DAMAT, GELİNLİKLİ GELİN ‘EVET’ DERKEN DE MASKE TAK LÜTFEN

SMOKİNLİ
damat, gelinlikli gelin... Lütfen “Evet” derken bile maske takın. Mutluluk gülücüğünüz görünmeyecek diye hiç endişelenmeyin... Gözleriniz de o mutluluğu çok güzel anlatabilir. Sakın ola “Aşımız var, bize bir şey olmaz” demeyin. Unutmayın, aşı emniyet kemeri gibidir. Emniyet kemeri riski azaltır ama yine de arabayı dikkatle kullanmalısınız.

SON DAKİKA SÜRPRİZİ
SHERLOCK VE DR. WATSON JEZERO’DA NE ARAŞTIRIYOR

NASA
geçen salı günü üç ayrı doküman yayınladı.

Bunlardan biri Mars’ın “Artırılmış Gerçeklik”le hazırlanmış 3D haritasıydı...

Yani artık Dünya’nın olduğu gibi Mars’ın da bir haritası var.

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

O belgelerle birlikte Mars’a ait ilginç ve önemli bilgiler öğrendik.

*

Bana en ilginç geleni ise şuydu:

Bütün dünyanın tanıdığı iki dedektif meğer geçen yıldan beri Mars’ta çalışıyormuş. Sherlock Holmes ve yardımcısı Dr. Watson...

Neyi araştırıyorlar diye sorarsanız cevabı şu:

Mars’ta hayatın izleri var mı sorusunu.

*

“Perseverance” isimli Mars aracına iki gelişmiş alet konmuş.

Bunlar yakın mesafe fotoğrafları çeken iki ayrı aletmiş.

Birinin adı Sherlock ötekininki ise Watson’muş...

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Bunların çalışma alanı ise Mars’ın “Jezero” denilen krateriymiş.

*

“Jezero”, Mars’taki kraterlerden biri. Bu krater eskiden bir gölün deltasıymış...

NASA’nın Mars’taki araçları ağustos ayında buraya girecek.

Yirmi ayrı yerden delik açarak örnekler toplayacak.

Bu örnekler 2031 yılında Dünya’ya gönderilecek...

Ve Mars’ta hayata dair izler bulunup bulunmadığı araştırılacak.

Yani olaya artık Sherlock Holmes ve Dr. Watson el attı...

UZAYDA HAYAT VAR MI
28 TEMMUZ’DA NASA’NIN ASTROBİYOLOJİ BÖLÜMÜ’NDE İLGİNÇ BİR TARTIŞMA VAR

DÜN
öğrendim.

NASA’nın bir “Astrobiyoloji” bölümü varmış.

Biyoloji kelimesinin anlamı şu:

“Canlıların doğma, gelişme, üreme gibi yaşam evrelerini konu eden bilim...”

Yani bu bölümün görevi yıldızlarda, gezegenlerde hayat var mı, onu bulmak.

Bu bölüm 28 Temmuz günü 4 biliminsanının katılacağı bir panel düzenliyor.

Konusu da şu: “Uzaydaki hayatı nasıl bulacağız ve tanıyacağız?”

Demek ki NASA uzayda hayatın izlerini bulacağına inanıyor.

İlgilenen UFO’culara zamanını da vereyim.

28 Temmuz’u 29’a bağlayan gece, sabaha karşı 4’te...

DÜNYA’DA DEPREM, MARS’TA YANARDAĞLAR DAHA ETKİLİ


- Dünya’daki depremlere İngilizce “Earthquake” (Yer sarsıntısı) deniyor.

Mars’takine ise “Marsquake” yani “Mars sarsıntısı”...

*

- Dünya’da 8 şiddetinde depremler varken, Mars’a gönderilen alet bugüne kadar en fazla 4 şiddetinde deprem kaydetti.

*

- Dünya’da her mevsimde deprem oluyor. Mars’ta ise bir deprem mevsimi var. Mars kışında daha çok deprem meydana geliyor.

*

- Buna karşılık Mars’ın yanardağları Dünya’nınkilerden çok daha büyük ve etki alanları çok daha geniş. Bir örnek vermek üzere...

Mars’taki bir yanardağ Amerika’nın Arizona eyaleti kadar büyük olabiliyor. Yani 300 bin kilometrekare...

Bir yanardağın lavları İngiltere büyüklüğünde bir alana yayılabiliyor.

MARS’TA DEPREM MEVSİMİ VAR: KIŞ

MARS’TA
da deprem var ama 4 şiddetinden fazla kaydedilmedi.

En ilginci, Mars’ın muson yağmurları gibi bir mevsimi var. Mars kışında depremler artıyor oysa Dünya’nın öyle bir deprem mevsimi yok.

Kadınlar Mars’tan, erkekler Venüs’ten, gay’ler Dünya’dan olmasın?

BİZ ERKEKLERİN GELDİĞİ MARS NASIL BİR GEZEGEN

JOHN Gray
’in “Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten” kitabı yıllardır kadın ve erkek karakterini tanıyabilmek için okunuyor.

Peki biz erkeklerin geldiği Mars nasıl bir gezegen?

NASA’nın geçen salı yayınladığı dokümanlarda Mars’a ait çok ilginç bilgiler var.

- Mars, güneş sisteminin en erken dönemlerinden kalmış “Kutsal bir emanet”...

- Venüs, Dünya’nın ikiz kardeşi. Ancak Mars Dünya’nın kardeşi değil, kuzeni. Yani oluşumu, yapısı, karakteri farklı.

- Haritanın ortaya koyduğu gerçek şu: Büyüklük olarak Mars, Dünya’nın altıda biri.

DÜN TÖRENDE YÜRÜYEN AMERİKALI KADIN SPORCULAR İÇLERİNE NE GİYMİŞLERDİ

BİLİYORUM
nereden aklına geldi bu seksist soru diyeceksiniz.

Ben değil, Amerikan basını merak etmiş.

Önce erkek ve kadın giysilerini kim tasarladı, onu söyleyeyim.

Bugün artık Amerika’nın kültürel mirası olarak kabul edilen Ralph Lauren tasarladı.

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Kadın sporcuların iç giysilerini ise çok tanıdık biri...

Kim Kardashian’ın giyim şirketi “Skims”...

Ayrıca eşofmanlarını da o tasarlamış.

DÜNKÜ OLİMPİYAT AÇILIŞININ PERDE ARKASINDA HARAKİRİLİK 4 OLAY VARDI

TOKYO
Olimpiyatları dün açılış töreni ile başladı.

Bu törenden 24 saat önce her şeyi altüst edebilecek 4 olay yaşandı.

- AÇILIŞA 24 SAAT KALA: Olimpiyat Açılış Töreni Yaratıcı Direktörü Kentaro Kobayaşi açılıştan bir gün önce kovuldu.

Bir düğün gecesinden kaç COVID-19 pozitif çıkar ‘Dört Nikâh Bir Cenaze’ mi

Nedeni: 1990’lı yıllarda Holocaust’la (Yahudi soykırımı) dalga geçtiğini gösteren bir videonun ortaya çıkması.

*

- AÇILIŞA BİR HAFTA KALA: Açılış töreni müziğini yazan besteci Keigo Oyamada bir hafta kala istifa etmek zorunda kaldı.

Nedeni: 1990’lı yıllarda engelli sınıf arkadaşlarını aşağıladığının ve taciz ettiğinin ortaya çıkması.

*

- AÇILIŞTAN İKİ HAFTA ÖNCE: Açılış Töreni Yaratıcı Direktörü Kobayaşi’nin yardımcısı Hiroşi Sasaki ayrıldı.

Nedeni: Açılış töreni için başvuran popüler bir komedyen ve irikıyım bir tasarımcıyı domuza benzetmesi.

*

- AÇILIŞTAN ÜÇ HAFTA ÖNCE: Olimpiyat Organizasyon Komitesi Başkanı Yoşiro Mori istifa etti.

Nedeni: Bir derginin, onun kadınlar hakkında seksist yorumlar yaptığını ortaya çıkarması.

*

Kısacası yakında Olimpiyat töreninden 4 harakiri çıkarsa kimse şaşırmasın.

X

Külliye'ye 10 dakika mesafedeki bir ofise çok ilginç bir tayin

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz günlerde ilginç bir adım attı.

Başkent Ankara’da bir temsilcilik ofisi açtı...

Ne olduğunu anlamak için bir yıl geriye gidelim.

*

Geçen yıl pandeminin tam ortasında, yani 2020’nin ağustos ayında birden şu haberler çıktı:

“İmamoğlu Ankara’da ofis mi tuttu?”

Üstelik İmamoğlu’nun tuttuğu ofis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne 10 dakika mesafedeydi.

Bu gelişme o günlerde Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday olmayı arzu ettiği biçimde yorumlandı.

*

Yazının Devamını Oku

Fenerbahçe'nin 10 yıllık karanlığı Frankfurt'ta bitti

3 Temmuz 2011 günü Aziz Yıldırım’ın evinden alınmasıyla başlayan karanlık dönem, Frankfurt’ta kapandı. Fenerbahçeli futbolcuların yüzlerine baktım. Hepsinde ifade aynıydı. Bu takım yıllardır ilk defa taraftarına verdiği zevkin keyfini çıkarıyordu.

Son 20 yılda beni en etkileyen sözlerden birini, çok ilgiyle okuduğum sanat yazarı Mehmet Ergüven söylemişti: “Aldığımız zevklerden bıkarız, ama verdiğimiz zevklerden hiç bıkmayız.”

Önceki akşam maç bittiğinde Fenerbahçeli futbolcuların tek tek yüzlerine baktım...

Hepsinin yüzündeki ifade neredeyse aynıydı. Bu takım yıllardır, taraftarına belki de ilk defa verdiği zevkin keyfini çıkarıyordu. Evet, çocuklar oyundan aldıkları keyfi değil, takımıyla gurur duymanın hasretini çeken bir taraftara o zevki vermenin keyfini yaşıyordu.

Ben bir futbol uzmanı değilim... İyi bir taraftarım... Tıpkı bir şarap uzmanı olmayıp, çok iyi bir şarap içicisi olduğum gibi... Şarap yapımcısının kendi aldığı zevki değil, bana verdiği zevki önemserim.

FUTBOLUN 'YENİ NORMALİ' BU

Öyle bir çağa geldik ki; artık herkes futboldan anlıyor. Hem de çok iyi anlıyor. O nedenle, futbol artık, oyuncuların oynarken aldığı keyiften çok, seyreden taraftarına verdiği zevkle ölçülüyor.

Futbolun ‘yeni normali’ bu... Frankfurt deplasmanındaki Fenerbahçe, işte futbolun bu ‘yeni normalini’ anlamış bir takımdı.

TAKIMDAŞLIK RUHUNU ÖĞRENEN BİR MESUT VARDI

Yazının Devamını Oku

60 yıl önce bugün: Bir çocuğun İzmir güncesi

Dün Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun idam edilişinin 60’ıncı yılıydı...

Bugün de ülkemizin seçilmiş başbakanı Adnan Menderes’in idamının 60’ıncı yılı...

O meşum geceyi çok iyi hatırlıyorum...

Dün Sedat Ergin o idamları öylesine etkileyici ve dramatik bir şekilde yazdı ki...

Yine o gecelere döndüm...

*

İzmir’de 13 yaşında bir çocuktum...

Hepsi Demokrat Parti’ye oy veren Bulgaristan göçmeni bir aileydik...

Evimizde sabaha kadar Kuran okunmuştu...

Yazının Devamını Oku

'Punk Pamuk Prenses' bu elbiseyi ne karşılığında giydi

New York Metropolitan Müzesi’nin geçen yıl ertelenen MET Balosu bu yıl yapıldı...

Her MET Balosu gibi kırmızı halısı rengârenkti...

Ama bu defaki kırmızı halı aynı zamanda “Post Covid-19” döneminin yeni normalinin çizgilerini de verdi.

Bununla ilgili haberleri televizyonlarda ve gazetelerde izlediniz...

Ben size oralarda görmediğim önemli bir ayrıntıyı aktaracağım.

Benim için gecenin en şaşırtan kişiliği genç şarkıcı Billie Eilish’ti ve ötekilerden farklı bir yazıyı hak ediyordu.

MET’in bütün merdivenlerini kaplayan bir Oscar de la Renta ile gelmişti...

Bol pantolonlar, ondan bol tişörtler, yeşil-mavi saçları ile “yeni sallapatiliğin” simgesi olan Billie Eilish adeta Pamuk Prenses kılığında bir Marilyn Monroe’ya dönüşmüştü.

Yazının Devamını Oku

‘Milli ve yerli çapkınımız’ ahiretten tekzip gönderdi

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, önceki hafta hayatını kaybeden ünlü oyuncu Jean Paul Belmondo için “milli çapkın” demişti ya...

O gün, ben de bizim tarihimizin en ünlü “milli ve yerli çapkını” Süha Özgermi’yi tanıtmıştım...

1980’li yıllarda Türk magazin medyasının en önemli ve en renkli figürlerinden biriydi...

Yazının çıktığı gün Habertürk yazarı Murat Bardakçı aradı...

Süha Bey’i yazmışsın... Onu bir de ben yazayım. Bakın, çoğu insanın ‘Ha, milli çapkın mı?’ diye dudak büktüğü o karakterin arkasında nasıl bir insan var...”

Murat, bunu 22 Eylül 2013 günü, onun ölümünden sonra Habertürk’te yazmış.

Yazının başlığı şu:

“‘Milli çapkın’ Süha Özgermi’nin Abdülhamid’e uzanan aile öyküsü”

Yazının Devamını Oku

‘Higgs Bozonu’ binince ‘çakar’ arabadan iniyor

Hafta sonu çok ilginç bir belediye başkanı ile tanıştım.

İşinsanı Sadettin Saran’la birlikte Hırvatistan’ın Split şehrine gittik.

Saran grubunun orada çok güzel bir oteli var.

Adı “Le Méridien Lav”...

*

İlk akşam Split’in yeni seçilen Belediye Başkanı Ivica Puljak ve eşi Marjiana Puljak’la yemek yedik...

Hırvat sisteminde “seçimle gelen” belediye başkanı şehrin en üst yöneticisi oluyor.

Yani merkezi hükümetin atadığı bir vali yok ve yetkiler seçimle gelen belediye başkanı ile Belediye Meclisi’nde...

Yazının Devamını Oku

Türkiye bağlarının gelmiş geçmiş en iyi yılı hangisi

Ben her sonbaharı iki şarkı ile açarım...

Alpay’ın “Eylül’de Gel”i...

Ve Natalie Imbruglia’nın “Come September”ı..

Bu sonbaharı da geçen perşembe Şarköy’e giderken bu şarkıları dinleyerek açtım...

*

Tabii benim için sonbahar açılışı çocukluğumdan beri bağbozumlarıdır...

Bu yılki Baküs mevsimimi de Kayra’nın Şarköy Dedeçeşme Bağları’nda yaptım...

Son yıllarda daha çok Denizli Güney ve Urla bağlarında dolaşıyor, Trakya bağlarına gidemiyordum...

Oysa Trakya Türkiye’nin en önemli üç bağ bölgesinden biri...

Yazının Devamını Oku

Savunma Bakanlığı sitesinde gördüğüm güzel bir ayrıntı

Bu fotoğrafı dün Milli Savunma Bakanlığı internet sitesinden aldım.

Çünkü bir İzmirli olarak çok dikkatimi çekti.



*

Sitenin birinci sayfasında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın İzmir’e yaptığı ziyaretle ilgili bir haber vardı.

Bakan, KKTC Cumhurbaşkanı

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş çok ilginç şeyler anlattı: Bu kafayla teknik direktör değil ancak üçkağıtçı bulunabilir

Önceki gece Şenol Güneş’le telefonda konuştum. Uzun süre sohbet ettik. Çok ilginç şeyler anlattı...

1- Bu takımın hâlâ şansı var. O şansı da ben yarattım. Hollanda’yı, Norveç’i bu takımla yenip 11 puan aldım.

2- Şimdi burada 3 ay kalsam ne olacak? Önemli olan şu; Türkiye Dünya Kupası’na gittiği zaman bir vizyon çizmeli.

3- Yeni gelecek kişi mutlaka şunu yapmalı; futbolun kalkınması için bir danışma kurulu kurup bunları konuşmalıyız.

Önceki gün telefonla Şenol Güneş hocayı aradım. Ama gazeteci olarak değil, onu seven takdir eden bir dostu olarak aradım. Amacım sadece “Üzülme hocam” demekti.

Uzun bir sohbet yaptık. Çok ilginç şeyler anlattı.

Konuştuğumda henüz Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir’le görüşmüş değildi.

Tabi gazetecilik yanım da heyecana geldi.

Yazının Devamını Oku

İstanbul’da gizli bir sarayda 3 gün boyunca kıpkırmızı bir rüya

Hayır hayal değil, gerçekten söz ediyorum.

Bu sonbaharda İstanbul Beyoğlu’nda Tünel’e yakın bir binada “kırmızı bir rüya” yaşanacak...

İsterseniz siz de bu rüyayı görebilirsiniz.

O nedenle ayrıntılarını anlatayım.

Bu bina 3 gün boyunca kırmızı ışıkla aydınlatılacak ve aynı zamanda bir “Sound and Light” gösterisi yapacak.

Yani “Ses ve Işık” şovu olacak...

Burası İsveç’in, İstanbul Osmanlı’nın payitahtı iken açılan sefaret binası...

Cumhuriyet’in ilanından sonra

Yazının Devamını Oku

İlk Glock’lu yerli ve milli Mehdi acaba bizi kimden kurtaracak

Yıllar önce bir sabah Ankara Sheraton Oteli’nin lobisinde “Kurtlar Vadisi” ekibine rastlamıştım.

Biraz sonra Necati Şaşmaz, sırtına atılmış paltosu ve iki elinin parmakları arasına sıkıştırdığı tesbihle yanlarına geldiğinde, hepsinin yerlerinden kalkıp onun önünde öğle bir eğilişleri vardı ki kendi kendime şunu demiştim:

“Yahu bunlar Kurtlar Vadisi’ni oynamıyor, resmen yaşıyorlar...”

O tablonun asıl nedenini geçen hafta anladık...

Meğer mesele daha derinmiş...

*

Geçen gün “Vadi”den gelen ilahi bir sesle uyandık ve Polat Alemdar’ın etrafındaki o kutsal haleyi hep birlikte gördük...

Meğer Necati Şaşmaz kendini “Mehdi” ilan etmiş...

“Maalesef seçilmiş biriyim”

Yazının Devamını Oku

Madem düz krampon olmuyor, topuklu kramponlar sahaya

Erkek sporcularımız daha mı az yetenekli? Geriye gidişimizin bir sebebi olmalı.

Salı gece yarısı maç bittiğinde kafamda durmadan çınlayan soru şuydu: Kadın voleybolcularımız olimpiyatlarda ve Avrupa’da harikalar yarattı. Kadın boksörlerimiz, cimnastikçilerimiz, güreşçilerimiz müthiş sonuçlar aldı.

Aklınıza gelebilecek bütün branşlarda kadınlarımız harikalar yaratıyor.

İyi de arkadaş Hollanda’daki bu 6-1 ne?

Sizin de aklınıza aynı şeytani soru gelmiyor mu?

Bu ülkenin erkek sporcuları, kadınlarından daha mı az yetenekli?

Yoksa futbol sadece erkek sporu ve biz orada kabiliyetsiz miyiz?

O zaman da insana “İlkay Gündoğan neden Almanya Milli Takımı’nda banko oynuyor?” diye sorarlar.

ŞENOL GÜNEŞ'İ DE AŞAN VE YÜRÜMEYEN BİR ŞEYLER VAR

Yazının Devamını Oku

48 saat ara ile Dubai’den bir ve İspanya’dan gelen iki haber

Son 4 gün içinde bana göre Türkiye’yi ilgilendiren önemli üç gelişme oldu.

Biri kötü, öteki ikisi çok iyi haberlerdi.

Önce kötü haberden başlayayım...

*

Dünyanın en önemli haber ajansı Associated Press geçen cuma günü abonelerine bir haber geçti.

Dubai kaynaklı haberin başlığı şöyleydi: “Afgan Özel Televizyonları kendilerini Taliban yönetimine hazırlıyor...”

Habere göre, Afganistan’ın en büyük özel haber kanalı gönüllü olarak bazı programlarını yayından kaldırmıştı.

Yayından ilk kaldırılanlar da Türk dizileri ve müzik şovları olmuştu.

Yazının Devamını Oku

Yeni anayasanın başlangıç bölümünü kaptan yazdı

Hiç şüphesiz yangınlar, sel felaketleri, CovId-19 kâbusları ile geçen bu yazın belki de tek umut verici haberi sporcularımızdan geldi.

Hepsini gururla, göğsüm kabararak izledim.

Özellikle de kadın voleybolcularımızınkini...

A Milli Kadın Voleybol Takımı 124 gün süren yaz serüvenini iki bronz madalya ile noktaladı ve Türkiye’ye döndü.

Milli takımımızın uluslararası yaz performansı şöyleydi:

Milletler Ligi’nde 12 galibiyet, 5 yenilgi ile üçüncülük...

Olimpiyatlarda 3 galibiyet, 3 yenilgi ile beşincilik...

Avrupa Şampiyonası’nda 8 galibiyet, 1 yenilgi ile üçüncülük...

Yazının Devamını Oku

'B. j.' sorusu sadece kadınlara mı sorulur

Önce bir ricada bulunacağım...

Lütfen anlatacaklarımı “cinsel içerikli” bir yazı olarak okumayın.

Çünkü şimdi yazacağım soru, hemen akla öyle bir şey getiriyor.

Ama aslı çok başka...

*

Bundan tam 20 yıl önce genç bir öğrenci, çok tanınmış bir kadına şu soruyu sordu:

“Bütün Amerika’nın Blow Job kraliçesi olmak nasıl bir duygudur?”

“Blow Job” Amerikan argosunda “Oral seks yapmak” anlamına geliyor...

Bu olay 2001 yılının ilk aylarında

Yazının Devamını Oku

Devletin istihbarat örgütü bir insana nelere mal olabilir

27 Temmuz 1996 günü, Amerika’nın Atlanta şehrinde bir bomba patladı...

Bir teröristin koyduğu bomba çok büyük bir insan kıyımına yol açabilirdi ama ucuz atlatıldı...

Ucuz atlatılmasının nedeni, dikkatli bir güvenlik görevlisiydi....

Olay aynen şöyle gelişti...

O yıl Yaz Olimpiyatları Atlanta şehrinde yapılıyordu.

Olimpiyatlar dolayısıyla şehrin “Centennial Park” adı verilen yerinde çeşitli eğlenceler düzenlenmişti...

Mesela bir gece önce bir Kenny Rogers konseri vardı...

*

Yazının Devamını Oku

Otel odasında geçen 11 saatten sonra patlayan en büyük skandal

Bundan 23 yıl önce...

Tam günüyle 16 Ocak 1998 günü Washington’daki Pentagon City Mall adlı alışveriş merkezinde, bütün dünyayı sarsacak bir olay yaşandı...

O gün orayı basan FBI ajanları, genç bir kızı alıp bir otel odasına götürdü.

*

Genç kız 11 saat boyunca o otel odasında FBI ajanları tarafından sorgulandı.

Ajanlar çok önemli bir siyasetçinin adını vererek, onunla ilişkisini sordular.

Önce ajanların söylediği şeyleri inkâr etti.

Ancak önüne 20 saatlik gizlice kaydedilmiş bir konuşması konunca olayın rengi değişti...

Yazının Devamını Oku

13 Mayıs 2013 günü çekilen bu fotoğraf bize ne diyor

Bu fotoğraf 13 Mayıs 2013 günü Kabil’e bakan sırtlardan birinde çekildi. AP Ajansı’nın muhabirinin çektiği bu fotoğraf ne yazık ki artık tarih oldu.

Çünkü ülkeyi ele geçiren Taliban, çocukların uçurtma uçurmasını yasaklıyor.

Uçurtmayı vuruyorlar...

Yani her çocuğun küçüklüğünde yaşadığı en güzel duygulardan birini...

Biz İzmir’de ona uçurtma değil, bayrak deriz.

“Bayrak uçurtmadır” o yaptığımız...

Rengârenk krapon kâğıtlarıyla yapılmış, altıgen veya armudiye bayraklar gökyüzünde süzülürken içimizdeki tek yarış duygusu, o bayrağı hangimizin en yüksek göndere çekeceğidir...

O nedenle bayraklarımız çoğunlukla kırmızı beyazdır...

Yazının Devamını Oku

Dahi bir komedyeni kaybedince niye bu kadar tutuklaşıyoruz

Dün Ferhan Şensoy’un ölüm haberini aldığımda çok üzüldüm...

O anki duygumu hemen Instagram’da paylaşmak istedim ve şunları yazdım:

“Sevgili Ferhan en umutsuz, en karanlık günlerimizde bizi çok güldürdün, çok şaşırttın, çok düşündürdün. Şimdi de çok üzdün. Sana milyonlarca umut kahkahası borcumuz var. Onu ödeyebilmek için yeterince gözyaşı biriktirdik mi bilemiyorum. İnşallah Allah kahkaha borcumuzu orada sana mekân bir cennet olarak öder sevgili kardeşimiz. Nur içinde yat...”

Oysa Ferhan’ın arkasından çok muzip ve çok yaratıcı bir şey yazmak isterdim.

Onun böyle hoşuna gitmek gelirdi içimden...

*

Böyle anlarda Fransa’da Andre Gide’in ölümünden sonra muhalif bir gazetede atılan şu başlık bana hep çok çarpıcı gelmişti:

“Ande Gide’in ölümü iyi karşılandı...”

Bizde Yeni Akit gibi bir gazetenin atabileceği cinsten acımasız bir başlıktı ama nedense o günden beri bana bir mizah şaheseri gibi görünür.

Yazının Devamını Oku

Emel bebekler kimden kaçıp kimlere sığınıyor

Siz de izlemişsinizdir... Suriye sınırını geçen bir kız çocuğu, 27 Temmuz günü Gaziantep’ten uzun bir yürüyüşe başladı.

Adı “Küçük Emel”...

Ama 3 metre 66 santim boyunda dev bir kız çocuğu...

Suriyeli..

*

Arapça adı “Amal”... “Umut” anlamına geliyor...

Türkiye’yi baştan sona geçti ve şu sıralar Yunanistan’a girdi ve orada da yürümeye devam ediyor.

8 bin kilometre yol yürüyecek.

Amacı İngiltere’de Manchester’a gitmek...

Yazının Devamını Oku