Ahmet Abi bu ceketle mi gittin Belgrad Ormanı’na

VALLAHİ Ahmet Maranki’nin bu fotoğrafını önceden görseydim, “Bari şu rap’çi çocuk kadar dik dur” yazısını yazmazdım.

Direkt şu soruyu sorardım.

“Ahmet Hocam, sakın bana, o talim şeyini gömmek için Belgrad Ormanı’na bu ceketle gittim deme...”

*

Vooo hocamın cekete bak...

Ahmet Abi bu ceketle mi gittin Belgrad Ormanı’na

Resmen kırmızı... Dandy rengi yani... Boynundaki şu atkının duruşuna, edasına bak...

*

Ahh bir de şu fotoğrafı boydan çekselerdi de pantolonu falan da görseydik...

Pantolonu nasıldır, kemerin
tokası nasıldır...

Ya ayakkabılar...
Kalın altlı ve parlak mı...

Converse mi, Adidas vintage Stan Smith mi...

Bence kesin odur...

*

Bu kıyafet Belgrad Ormanı’nda nasıl durur bilmem ama bu ayın 12’sinde Floransa’da başlayacak Piti Uomo erkek giyim fuarının “Dandy erkek modası” bölümünde kesin iş yapar...

*

Haa hocam, bir konuşman var ya...

Hani “Diriliş ve Payitaht dizilerinin arasına Orkid reklamı alanları Belgrad Ormanı’na gömelim, kellesini alalım” gibi, o manaya gelecek bir şeyler söylemiştin ya...

Şimdi ben de merak ettim.

*

Mesela diyelim, bu ceketle “Diriliş” veya “Payitaht” dizisi hakkında konuşanları ne yapmalı...

Belgrad Ormanı’na öfkeni mi...

Yoksa bu ceketini mi gömelim hocam...

YAKINDA CEM’E DE B.K ATMAYA BAŞLARSAM HİÇ ŞAŞIRMAYIN

Ahmet Abi bu ceketle mi gittin Belgrad Ormanı’na

DÜN Posta gazetesinde Cem Yılmaz’ın body hocası Sami Hamidi’nin fotoğrafı vardı.

Bakarken ağzımdan şu cümle döküldü:

“Vay canına bu altı dilimli baklava olayı gerçekmiş yahu...”

Vallahi tek tek saydım. Adamın karnında tam 6 tane ondan var.

Yalnız içimde bir şüphe de belirmedi değil hani...

Çünkü fotoğrafta biraz oynanmış gibi bir hava var ...

O nedenle Cem Yılmaz’la ilk karşılaştığımda, fotoğrafta photoshop olup olmadığını soracağım...

Tabii bendeki bu şüphe biraz da yaşın verdiği kıskançlıktan olabilir...

İnsanız ne de olsa...

Yani, yakında, böyle vücut yapmaya çalışan Cem’e de b.k atmaya başlarsam şaşırmayın...

SİZE YENİ ÇALIKUŞU FERİDE’Yİ TANITAYIM

'ARKADAŞIM Feride’ diyeceğim, çünkü onun arkadaşı olduğum için gurur duyuyorum. ODTÜ öğretim üyesi Feride Acar, dünyada, kadına uygulanan cinsel ayrımcılığa karşı savaşan 100 kişiden biri seçildi.

Feride’yi 1970’li yılların sonunda tanıdım.

Çok parlak bir öğretim üyesiydi, aynı zamanda kadın hakları konusunda tam bir sosyal savaşçı...

Bu arada Doğan Grubu’nun etik komitesine de seçildi...

Mücadeleci Türk kadınının en büyük rol modeli Reşat Nuri Güntekin’in romanındaki Çalıkuşu Feride’dir...

Benim arkadaşım da işte bu yüzyıl Türk kadınının Çalıkuşu Feride’sidir...

‘ENES ABİ’ ŞARKISI SPOTİFY LİSTESİNDEN ÇIKARILMALI MI

Ahmet Abi bu ceketle mi gittin Belgrad Ormanı’na

BUGÜNLERDE Spotify’ın “Türkiye Viral 50” listesinin 3 numarasında Carry Potter isimli bir Türk rap’çisinin “Enes Abi....” diye başlayan bir şarkısı var. Şarkının adı, buraya yazamayacağım kadar kötü...

Erol Köse bana bir mesaj atmış. Bu şarkının Spotify listelerinden çıkarılması için kampanya yapmak istiyor.

Tesadüf ya dün sabah önüme bir haber düştü.

Spotify’ın kurucusu ve CEO’su Daniel Ek, nefret söylemi içeren şarkılarla ilgili bir açıklama yapmış.

Şirket bir süre önce nefret içeriği taşıdığı için rap’çi XXX Tentacion’un bir şarkısını playlist’inden çıkarmıştı.

Bu şarkıyı daha sonra yeniden listesine almış ve acaba şirket “Nefret söylemine karşı politikasından vazgeçiyor mu” soruları ortaya atılmıştı.

Daniel Ek şarkıyı listeden çıkarmanın yanlış olduğunu söylüyor.

Bu konu, sansürle, nefret ve ırkçılık, cinsiyet ayırımcılığı arasındaki çok ince bir alanda geçiyor.

Tahminim şu: Bu girişimler sonuç verecek ve yakın bir zamanda, şirketler şarkı içerikleri konusunda bazı davranış kodları geliştirecek.

Ama tabii ki demokratik ülkelerde bu hiçbir zaman bizde Ezhel’in hapse atılması gibi sonuçlar vermeyecek.

ERCAN SAATÇİ İLE OKTAY KAYNARCA DÜETİNİ SEVDİM

BANA göre Ercan Saatçi Türk ruhunu en iyi bilen müzisyenlerden biri...

Oktay Kaynarca ile birlikte yaptığı
“Deli Yarim” şarkısı bunun kanıtı...

Türk klasik müziğinin en klasik çizgileri de var, arabesk yanımızın en keskin çizgileri de...

Bu arada arkada Türkiye’nin Batı’ya bakan ritminin çizgileri de var...

Hepsini bir araya getirince de güzel bir delikanlı şarkı çıkmış ortaya... Zaten YouTube’da, sosyal medyada dönüşü de bunu gösteriyor...

PEK YAKINDA

1971’DE ESRARENGİZ DİYE TANITILAN O KİŞİ KİM ÇIKTI

HER hafta sonu gibi bu cumartesi-pazar günleri de size eğlenceli, keyifle okuyacağınız bazı olaylar anlatacağım. İşte Pek
Yakında anonslarım.

İLK SORU: Kadın genel yayın yönetmeninin masasının kenarına ilişip oturan kudretli Türk başbakanının ilk sorusu ne oldu?

ESRARENGİZ KİŞİ: 1971 yılının eylül ayında, İzmir’de bir gazetede başlatılan bir yazı dizisinde “Esrarengiz kişi” diye anlatılan kişi kimdi? Bu kişiyi o günlerde Diyanet İşleri’ne kimi yerleştirmişti ve o kişi şimdi neredeydi...

BEKLEYİN PEK YAKINDA...

PEK YAKINDA

BANKAMATİKTE ALDIĞINIZ PARAYI SİZE KİM VERİYOR

- Havaalanında uçağa binerken size verilen biniş kartını aslında kim veriyor? Bankadan para çekerken size parayı veren kim? Markette otomatik makineyle ödemeye yaptığınızda parayı kime ödüyorsunuz...

Ve bütün bunları yapanın aynı zamanda şeker hastalığına karşı “insülin”i bulan şirket olduğunu biliyor muydunuz...

 BEKLEYİN PEK YAKINDA...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Yeni başkandan sonra Dışişleri Bakanı da Maçakızı'ndan çıktı

Evet bildiğimiz Türkbükü’ndeki Maça Kızı’ndan...

Daha doğrusu Maçakızı’nın kurucu ortağı Sahir’in İstanbul’daki yalısından.

Arkasında çok güzel bir hikâye var ama önce dün gece gelen haberle başlayayım.

ABD’nin yeni başkanı Biden dün sabaha karşı Dışişleri Bakanlığı’na kimi getireceğini açıkladı.

Bakanlığa getireceği isim Antony Blinken’miş...

Şimdilik sadece şunu söyleyeyim.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bir gitarist geliyor.

Ama önce dün sabaha karşı bu haberi okuduğumda ilk aklıma gelen şeyi yazayım...

Yazının Devamını Oku

Demir Lady mi güçlü yoksa Çelik Kraliçe mi

İngiliz sarayını anlatan “Crown” dizisinin son bölümünü, tabii yine çok severek izledim.

Bu sezonun bana en ilgi çekici gelen bölümü, sonlarda Kraliçe Elizabeth ile Başbakan Thatcher arasındaki konuşmaydı.

*

Falkland savaşını kazanan, yaptığı radikal reformlarla İngiliz ekonomisini düze çıkarmak üzere olan Thatcher, bunlara rağmen popülaritesini kaybetmiş, artık partisi içinde zayıflamıştır.



Partisi istifa etmesini istemektedir.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku

Depremden bir hafta önce önüme gelen papyonlu adam

1948 yılının ekim ayında bir gün...

Tahminen 5 veya 6 Ekim günü...

İzmir’in Kordon Boyu’ndan geçen bir otomobil fotoğrafta gördüğünüz bu binanın önünde durur...

Şoförün yanındaki kapı açılır, yuvarlak gözlüklü, papyonlu ve ince yapılı bir adam iner...

Biraz sonra binanın önünde kendisini karşılayanlarla birlikte bu pozu verecektir...

Bu fotoğraf karesi 72 yıl arşivlerde kaldıktan sonra bu yıl eylül ayında yayınlanan bir kitapta gün yüzüne çıkacaktır.

Kadere bakın ki, bu kitap, İzmir’de cuma günü yaşanan depremden bir hafta önce

Yazının Devamını Oku