GeriErtuğrul ÖZKÖK 57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Ölüm sayısı ise 300’ü geçmişti.

*

Benim şahsi durumum ise şöyleydi:

Kalabalık bir evde yaşıyorduk ve kızımızın da isteği üzerine, hâlâ riskli 65 plus olarak Tansu’yla birlikte kendimizi Ege’de izole etmiş vaziyetteydik.

İşte böyle bir ortamda ve ruh halinde, Prof. Dr. Melih Us’la bir Zoom görüşmesi yaptım.

*

Prof. Melih Us’u tanıtmama gerek var mı bilmiyorum. Bir bölümünüz mutlaka onu televizyon programlarında görmüşsünüzdür.

Türkiye onu, COVID’in ilk dalgası başladığında maskenin zorunlu hale getirilmesi için verdiği mücadele ile tanıdı.

Haklı çıktı ve o mücadeleyi kazandı. Bir de COVID ile tansiyon hastaları arasındaki ilişkiyi ilk defa rakamlarla o gündeme getirdi.

O konuda da haklı çıktı.

İşte Prof. Melih Us’la yaptığım bir tür “vatandaş aydınlatma platformu” esprisindeki Zoom konuşmam.

GENEL MUAYENE
1) HÜKÜMET DEĞİL VATANDAŞ GERÇEK RAKAMI SAKLIYOR

Hocam şu an itibarıyla COVID’le mücadelede hangi noktadayız? Yani hastanın durumu nedir?

“En kritik dönemeçteyiz. Saptanabilen vaka sayıları hâlâ

55 binin üstünde...

Aktif vaka sayıları ise 523 bin üstünde.

Ne anlama geliyor bu aktif vaka rakamı?

“Şu demek. Saptanabilen 523 bin kişi hastalığı yayıyor.

Daha vahimi, gerçek rakam bunun da üstünde.”

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Hükümet gerçek rakamları saklıyor mu demek istiyorsunuz?

“Hayır insanlar saklıyor. Hasta olmasına rağmen etrafına söylemeyen veya işini kaybetme korkusu ile hasta olmasına rağmen test yaptırmayan birçok kişi var. Asemptomatik olup da hastalığı yayan kişileri saymıyorum bile.”

Hastanelerde durum ne?

“Hastanelerin COVID servisleri çok büyük ölçüde dolu ve hastane yatışlarında büyük zorluklar görülmekte. Akciğer tutulumu olan birçok hasta mecburiyetten evde tedavi ediliyor.”

ÖNLEYİCİ TEDBİR
2) BİR HAFTALIK KAPANMANIN SONUCU MAALESEF SADECE YÜZDE 2 AZALMA

Gelelim asıl konumuza... Aşılamada durum ne?

“Aşılamada tedarik edilebilen aşılarla yapılan iş devam ediyor. Şu anda sıra 55 yaş sınırında. Bunun bazı sonuçları da alınıyor. Mesela yoğun bakımda yatan hastaların daha önce % 69’u 65 yaş üstü iken şu anda % 53’ü 65 yaş üstü. Aşılama ile oran bir miktar düştü. Demek ki aşı en azından yoğun bakıma girme riskinizi düşürüyor. Ama şunu çok iyi bilelim ki sıfırlamıyor.”

Yalnız 65 yaş üstünde hâlâ aşılanmamış insanlar var deniyor. Bakanlık da açıklıyor.

“Bir diğer aşı gerçeği de bu. 65 yaş üstü sırası geldiği halde aşı olmayanlar var. Dün açıklandı Amerika Birleşik Devletleri’nde de 65 yaş üstündeki insanların yüzde 20’si aşı olmayı reddediyormuş.”

Neden böyle bir direniş var?

“Büyük bölümü ‘Ben nasıl olsa dışarı çıkmıyorum’ diye aşı olmuyor. Başka nedenler de var tabii. Ama bu yanlış bir tutum. Ev halkından dışarı çıkan ve virüsü taşıyan biri ile enfekte olabileceklerini hesaba katmıyorlar.

Nitekim dün açıklanan verilere göre son kapanma kararından sonra bir haftada yeni vakalarda sadece yüzde 2 azalma görülmüş. Demek ki ev içindeki tehlike devam ediyor.”

SON 1 AY
3) ‘MUTANT HIZLI YAYILIYOR AMA ÖLDÜRÜCÜ DEĞİL’ TEZİ ÇÖKTÜ

Mutant virüs kolay yayılıyor ama öldürücü değil diye bir izlenim yayılıyor. Doğru mu?

“Kesinlikle doğru değil. Ölüm oranları da aynı vaka sayıları ile doğru orantılı olarak artıyor. Mutant virüs kolay yayılıyor ama hafif geçiriliyor tezi ise son 1 aydaki tablo ile tamamen çökmüş durumda.”

ÇİN AŞISI
4) TEK DOZ ETKİSİ DÜŞÜK ÇİFT DOZ YÜZDE 50-80

Tam turizm mevsimine girerken durum bu kadar vahim. Peki bu kadar olumsuz tabloda ne yapmalıyız? 

“Bir kere aşı kampanyası ile aşının etkileri daha iyi anlatılmalı ve sadece kendileri için değil toplum sağlığı için aşılama sayısı arttırılmalı. Şu ana kadar ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre aşı ile ilgili ciddi yan etki görülmedi. Aşı kampanyası acilen yaygınlaştırılmalı, gerekirse kamu spotları yayınlanmalı.” 

Aşıların yan etkisi görülmedi dediniz. Ama etkisi de henüz tam görüldü mü? Herkes her aşı konusunda bir şeyler söylüyor. 

“Öncelikle ülkemizde yaygın kullanılan Çin menşeli aşıdan başlayayım. Bugüne kadar 18 milyon doz uygulandı. 7.5 milyon kişi çift doz aşı oldu. Etkinliği çeşitli verilere göre % 50 ile 80 arasında. Çin aşısının tek doz etkinliği ise çok düşük.” 

BIONTECH ETKİSİ
5) TEK DOZ ETKİNLİĞİ BİLİNMİYOR, ÇİFT DOZ İSE YÜZDE 90 ETKİLİ

Yeni başlanılan BioNTech aşısının durumu ne?

“BioNTech aşısı da
çift doz uygulanmakta ve etkinliği % 90’ın üzerinde. Bugüne kadar 3.5 milyon kişiye tek doz yapıldı bu aşıdan.”

Onun tek doz etkinliği ne kadar?

“BioNTech’in tek doz etkinliği de bilinmiyor.”

ÖNERİ

6) 3.5 MİLYON BİONTECH AŞISI YAPTIRMIŞ İNSANA ACİLEN TEST UYGULANMALI

Peki aşılama durumu umutsuz mu yani? Ne yapacağız?

“Maalesef aşı tedariki çok sıkıntılı. Yerli aşı üretimi eylül ayına yetişirse belki ülke olarak rahatlarız. Ancak şu aşamada mutlaka daha yaratıcı bir mücadele bulmalıyız.”

Alternatif bir mücadele modeli bulunabilir mi?

“Benim asıl uyarım işte bu noktada olacak. Öyle dâhiyane bir fikre de ihtiyaç yok. Benim önerim şu. Ülkemizde uygulanan BioNTech aşısının 3.5 milyon birinci dozu alan kişilere birinci ay sonunda test yaparsak, tek doz etkinliğini saptayabiliriz.”

Ama BioNTech de çift doz aşı. Niye ikinciyi de bekleyip antikor testi yapılmasın ki... Bu bize bir şey kazandırır mı?

“Tam aksine acilen ihtiyacımız olan bir şeyi kazandırır. Sağlık Bakanı haziranda 30 milyon BioNTech aşısının geleceğini duyurdu. Bu 30 milyon aşının 15 milyon kişiye yapılması bekleniyor. Oysa ilk dozda ciddi bir sonuç alınıyorsa aşılama stratejimizde köklü bir değişiklik yapabiliriz.”

İŞTE FORMÜLÜ

7) 25 MİLYONA ÇİFT DOZ AŞI YERİNE 57 MİLYONA TEK DOZ AŞI YAPALIM

Ne gibi bir değişiklik?

“O zaman ikinci dozu yapmak yerine 30 milyon kişiye tek doz BioNTech yapıp 30 milyon kişinin hastaneye yatma veya yoğun bakıma girme riskini azaltabiliriz. Böylece vatandaşlarımızı ölümcül sonuçlardan koruruz. Eğer daha sonra tedarik edebilirsek BioNTech’in ikinci dozları yaparız.”

Bunun sonunda nasıl bir tablo çıkacak önümüze?

“Gelin basit bir matematik hesap yapalım. Anlaşması yapılan 50 milyon Çin aşısı ile iki doz uygulanan 25 milyon vatandaş var. Buna 30 milyon tek doz BioNTech ve 3.5 milyon şu anda yapılan çift doz BioNTech’i eklersek, yaklaşık 57 milyon insanımızı mümkün olduğunca koruma altına almış oluruz.

8) YAPMAMIZ GEREKEN EN SEVİMSİZ AMA EN ZORUNLU ŞEY: EVDE MASKE

“Mutlaka yapmamız gereken üçüncü bir şey daha var ama maalesef sevimsiz. Eğer ev halkı arasında çalışan var ise evde de maske takalım. Çalışanlar virüsü eve taşıyorlar. Eylül ayı başında bu öneriyi sunduğumda çok tepki aldım. Ancak gelinen noktada ev içi bulaş had safhada. Bir de hızlı tanı testlerinin yaygınlaştırılması ve rutin tarama testlerinin toplumun her kesimine yayılarak asemptomatik yayıcı vakaların yakalanması gerekiyor.”

PRATİK BİLGİ

HASTALIK GEÇİRENLE AŞILANAN KİŞİLERİN ANTİKORLARI FARKLI

“Hastalığı geçiren kişilerde oluşan antikor ‘nukleoprotein’ ve ‘Spike IgG’ antikoru. 

Aşılanan kişilerde oluşan ise ‘Spike IgG’ antikoru.

Dolayısıyla hangi yöntemle bakıldığı önemli.

Piyasada bol miktarda çeşitli antikor testleri mevcut. Güvenilirliği yüksek testler ile bakıldığında antikor oluşup oluşmadığını görebiliyoruz.

Eğer yeterli antikor oluşmuyor ise ek doz yapılması gündeme alınmalı.”

NORMALE DÖNÜŞ
MASKESİZ VE NORMAL HAYAT ŞİMDİLİK UZAK GÖRÜNÜYOR

Aşı yaptıran ve antikor üreten bir 65 üstü ne kadar emin olabilir? Normal hayatına ne zaman geçebilir?

“Biraz önce de söyledim. 65 yaş üstü aşılı hastalarda hastaneye yatış oranı % 50’lere kadar düştü. Tam rakamlar çıkmasa da aşı hastanın yaşam şansını arttırıyor. Yine de hastaneye yatan her dört kişiden biri 65 üstü. Yani maskesiz ve normal hayata dönüş şu an için uzak görünüyor.”

ERKEKLER DAHA AZ MI ANTİKOR ÜRETİYOR

Hocam çevremde özellikle erkeklerde antikor üretimi daha sıklıkla yetersiz çıkıyor. Neden?

“Belirli sebebi yok, kişiye bağlı faktörler önemli. Bağışıklık sisteminin performansı ile yakından ilgili.”

X

Dünyanın en büyük tuvalet devrimini otoyollar boyunca Türkiye yaptı

Bugünkü podcast konuğum dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Shell&Turcas CEO’su Emre Turanlı.

Şirketin bugüne kadarki ilk Türk CEO’su oldu...

1979’da İstanbul Şişli’de, Kent Sineması’nın arkasındaki bir evde doğdu. Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra Manchester Business School’da MBA derecesi aldı.

Henüz 42 yaşında ama arkasında ancak çok uzun yıllar boyunca kat edilebilecek bir kariyer var.

Shell’e girdikten sonra çok genç yaşta 21 ülkenin filo yönetim başkanı olarak çalışmış. Almanya dağıtım sisteminin pazarlama konseyi üyesi olmuş.

*

Son yıllarda hayatım İstanbul-İzmir-Urla-Bodrum arasında yollarda geçiyor.

Dolayısıyla o yollarda meydana gelişen büyük dönüşüm ve gelişimin tanığıyım.

Bildiğimiz benzin istasyonları sadece benzin pompa istasyonu olmaktan çıkıp birer alışveriş merkezi haline dönüşüyor.

Yazının Devamını Oku

Kadınlar daha iyi genel yayın yönetmeni mi olur

Bu sorunun cevabını yazımın sonunda vereceğim. Önce biraz çok yakın tarih... 1990 yılında Hürriyet’in genel yayın yönetmeni olduktan sonra katıldığım ilk sabah toplantısında, kare şeklindeki büyük masanın etrafında sadece erkekler vardı... Bir de ben dahil büyük çoğunluğumuz bıyıklıydık...

1) BIYIKTAN İBARET YAZIİŞLERİ BANA ESTETİK GÖRÜNMEDİ

BIYIKTAN ibaret bir yazıişleri bana hiç estetik görünmemişti...

O yüzden Hürriyet’in başında hep bir kadın genel yayın yönetmeni hayal etmiştim.

Birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan bugüne kadar, Ahmet Hakan dahil 10 genel yayın yönetmeni çıktı...

Benim Hürriyet’teki hayalim gerçekleşmedi, ama birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan ikisi, Nurcan Akad ve Neyirre Özkan başka yayın kuruluşlarında genel yayın yönetmeni oldular...

Her ikisi de çok başarılıydı...

Yazının Devamını Oku

Sayın bakan hangi ümmet bizden ileri adım bekliyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu İsrail’in vahşeti karşısında görüşünü şu cümleyle dile getirdi:

“Hep kınıyoruz ama ümmet bizden adım atmamızı bekliyor...”

Çok basit bir cümle ama kendi payıma hiç anlamadım.

Anlamadığım şey de şu: “Hangi ümmet”, “hangi adımı” atmamızı bekliyor...

Gelin önce şu “ümmet” kelimesinin sözlük anlamına bir bakalım.

“Müslümanlığa bağlı olan, Hazreti Muhammed’in yolundan giden Müslümanların tümü...”

Tamam bu kelime sözlükte var...

Ama gerçekte böyle bir ümmet var mı...

Yazının Devamını Oku

Anadolu yakası, Avrupa yakası, dün iki Fenerbahçeli, evdeki hava

Anadolu yakasında İlhan Ekşioğlu’nun evi... Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Önder Fırat, televizyon karşısında izledi Fenerbahçe-Sivas maçını. Avrupa yakasında da Fazıl Say ve Selçuk Yöntem birlikte seyretti düş kırıklığını.

Size maç analizi yapmayacağım. Kaç asist, kaç korner, kaç teknik faul istatistiği vermeyeceğim. Büyük gazetenin spor sayfasında psikolojik bir tahlil yapacağım...

Çünkü bir Fenerbahçeli için dün gece sahadan anlatılacak bir hikaye yoktu...

Teknik direktör açısından aklımda kalan tek şey, maç öncesi acılı Filistin halkı için söylediği şeylerdi...

Spora ait söylediği bir şey yoktu...

O nedenle size iki evi anlatacağım...

İki Fenerbahçeli evi..

Aynı saatlerde nefes nefese üç maç oynanıyor...

Biri Anadolu yakasında, biri Avrupa yakasında...

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku