"Ebru Sağlık" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ebru Sağlık" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ebru Sağlık

Ebru Sağlık

Yaz İçin Bakım Önerileri

28 Temmuz 2020

Yazın sıcaklığın artması ile birlikte öncelikle terleme ve yağ salgısı artar. Bu da cildinizdeki gözeneklerin büyümesi ve daha çabuk dolmasına sebep olur. Sık sık tekrarlamak zorunda olduğumuz güneş kremleri de gözenekleri tıkayabilir. Tıkanan gözenekler yağ butonlarına ve sonrasında akneye sebep olabilir. Salisilik asit içerikli yıkayıcı ve toniklerle yüzümüze sabah ve akşam temizleyici bakım yapmak bu probleme engel olabilen birinci adımdır.

Bazı ciltler yazın nem kaybeder ve kurur. Kuruyan ciltler için hyaluronik asitli serum ve nem maskeleri yüzeysel nemlenme sağlar. Enjeksiyon olarak yapılan ve gençlik aşısı adı ile anılan hyaluronik asidin minik iğnelerle cilt altına uygulanması ise gerçek anlamda dermiste nem sağlamak ve hücre tamirini arttırmak için en etkili yöntemdir. Birkaç seans uygulanması yeterlidir.

Yazın güneş ışınlarının tahrip edici etkisi ince kırışıklıklar ve lekelenmelere yol açabilir. C vitamini, hücre hasarını önlemek, kollajen artışı yapmak, leke açmak için en sık tercih edilen içeriklerden biridir. Arbutin de leke açmada önemli bir etken maddedir. Bu içerikleri nemlendirici serumlar olarak günlük rutinimizde bakım olarak kullanabiliriz. Ayrıca mezoterapi dediğimiz yöntemle cilt altına enjekte de edilebilir ve bu sayede ciltte belirgin sıkılaşma, aydınlanma, parlaklık ve lekelerde azalma sağlamak mümkün olabilir 2-3 hafta ara ile 3-4 seans uygulama yapılmasını öneririm. 

Meyve asitleri olarak tanımlanan AHA içerikleri, glikolik asit, mandelik asit ve benzeri içerikler cilt üzerindeki ölü hücreleri arındırmada, cildi parlatmada ve gözenekleri sıkılaştırmada etkili içeriklerdir. Bu içerikleri barındıran kremler mevcut olduğu gibi daha derinlemesine bir etki için tıbbi uygulama olarak yapılan meyve asitli peelingleri yaptırmanızı öneririm. Kabalaşan üst deriyi pürüzsüz yapmak ve güneş kremlerinin tıkadığı gözenekleri ferahlatmak için oldukça etkili ve pratik bir yöntemdir. Üstelik cilt döngüsünü hızlandırarak hücre yenilenmesine katkısı olur.

PRP ise kendi kanımızdan ayrıştırılan büyüme faktörlerinin cilde verilmesi ile tam anlamıyla bir yenilenme ve tamirat sağlayan en önemli uygulamalardan biridir. Hücrelerin tamir olması, ince kırışıklıkların giderilmesi, izlerin azaltılması, leke tedavisine destek, kollajen artışı sağlanması, cildin parlaması gibi pek çok etkisi bulunan bu tedavi hasar görmüş ciltler için oldukça etkilidir. Diğer işlemlerle kombine olarak uygulanması da başarısını arttırır. Genelde birkaç hafta ara ile üç seans uygulanması önerilir.

Güneşte çokça gözlerinizi kısmak, kaşlarınızı çatmak ve mimiklerinizi kullanmakla yerleşen kırışıklıklarınız varsa en ideal çözüm botulinum toksin uygulamasıdır. Tek seans uygulama ile 4-6 ay arası etki alabileceğiniz botoks doğru uygulandığında doğal ifadeyi bozmadan cildin kırışmasını önler ve ileriki yaşlar için de çok iyi bir antiaging tedbir sağlar.

Ruhunuzdaki ışıltının cildinize yansıması dileğiyle.

Yazının devamı...

50’li Yaşlarda Bakım İpuçları

18 Temmuz 2020

Bu yaş grubunda mutlaka Peptit, büyüme faktörleri, Fitoöstrojenler, C vitamini, antioksidanlar, hyaluronik asit ve besleyici yağlardan formüle edilmiş yenileyici kremler kullanmak gerekir. Bakımı güneş kreminizle tamamlayabilirsiniz. Ancak nemini kaybeden ve çizgilenen deriye mutlaka ihtiyaç duyduğu yenileyicileri enjeksiyon yöntemiyle de vermek gerekir. Cilt canlandırıcı lazerlerle kombine olarak yapılan vitamin, somon DNA, kollajen enjeksiyonları derinin üst tabakasını tamir etmede bize yardımcıdır. Bu işlemleri yılda en az 2 kür yapmanızı öneririm. Mimik çizgilerin yerleşmemesi ve derin oluklar oluşturmaması için botoks uygulamaları da bu yaşlarda artık yılda 2-3 kere rutin olarak yapılmalıdır.

50’li yaşlarda karşılaştığımız en önemli sorun cildin elastikiyet kaybı, eşlik eden deri altındaki yağ dokuların küçülmesi ve aşağı doğru sarkması, beraberinde kemik erimesi sebebiyle dokuya destek sağlayan kemiklerin küçülmesidir. Bunun sonucunda da yüz aşağıya ve öne doğru sarkarak pilelenir. Her yüz kendi anatomisi doğrultusunda yaşlanır. Oval, yuvarlak veya kare yüzler farklı şekillerde aşağı doğru sarkar. Tüm yüz yapısını değerlendirdikten sonra bu kayıplar için Hyaluronik asit veya kalsiyum dolgu uygulamalarını yapmak gerekir.

Özellikle elmacık kemiklerine kaybettiği hacimi geri vermek hem yüzü yukarıya doğru lift eder hem gözaltındaki yorgun görüntüyü ortadan kaldırmaya yardım eder. Yanakların dış kısımlarına uygulanan dolgular yüzün kontürünü tamamlayarak aşağı inen hatları yukarı kaldırır. Çene hattına konan dolgular sarkan gıdı görüntüsünü giderir ve yüzü gençleştirir. Gülme çizgileri, aşağı inen ağız köşeleri ve hacim kaybeden dudaklara da dolgular ile müdahale etmek yüzün bütünsel olarak daha dinamik görünmesini sağlar. Kaş çevresinde düşme ve şakaklarda boşluğu olanlara bu bölgelere uygulanan dolgular, gözaltı dolgularla birlikte yapıldığında bakışları canlandırır yorgun ifadeyi giderir. Dolgu işlemlerinin kalıcılığı ortalama bir yıldır.

Bu işlemleri büyük bir titizlikle, doğru teknikle ve iyi malzemelerle uygulamak gerekir ki ifadedeki doğallığı koruyabilelim, ruhunuzdaki gençliği yüzünüze yansıtabilelim.

 

Yazının devamı...

40’lı Yaşlarda Gençleştiren İşlemler

10 Temmuz 2020

40’lı yaşlarla birlikte cildin yaşlanması çok belirgin ölçüde hızlanır. Bunun sebebi zaman içerisinde azalan hücre tamirinin yanı sıra hormonlarımızın da azalmaya başlamasıdır. Bu sebeple cilt hızla elastikiyetini kaybetmeye başlar, deri altı dokular küçülür ve boşalır. Üstelik kemiklerde de kayıp başlar. Bunların sonucunda cildimizin ciddi şekilde sarkmaya başladığını görürüz. Ayrıca mimik çizgiler derinleşir. Buna deride solukluk, matlık ve güneş hasarı yanı sıra ifadede yorgun ve üzgün görüntü eşlik eder. Eğer 40’lı yaşların en başında müdahale edilirse güzel sonuçlar alınır.

Bu yaşlarda seçeceğiniz kremlerin kollajen artışı sağlayan peptitler, büyüme faktörleri, antioksidanlar, C vitamini, renk açıcılar ve hyaluronik asit içermesi iyi olur. Güneş koruyucu her zamanki gibi sürekli olarak kullanmalıdır. Göz çevresi için de elastik dokuyu tamir eden ürünler seçilmelidir. Ayrıca genel sağlığınız kontrol edilip içilebilir kollajen takviyelerinden faydalanılabilir.

Kremlerimizi çok düzgün kullansak da bu yaşlarda gerçek etkiyi sadece işlemlerden alabiliriz. Yerleşen mimik çizgiler için düzenli olarak yılda 2-3 kez botulinum toksin işlemine gereksinim duyulur. Botoks uygulamaları alın, kaş arası ve göz kenarı çizgilerin yanı sıra burun üstü çizgilenme, burun kaldırma, dudak üzeri çizgiler, çenedeki buruşma, çene hattındaki sarkık hat, boyundaki çekintiler gibi pek çok alanda etkilidir. Yüz kaslarınız değerlendirilerek yapılırsa doğal ifadenizi bozmaz.

Deri altında oluşan boşluklar, yağ yastıçıklarının küçülmesi ve kemik kaybı sonucunda yüzde oluşan sarkık görüntü, göz altlarındaki yorgun ifade ve ağız köşelerindeki üzgün hatlar 40’lı yaşlarda iyice belirginleşir ve aynaya baktığınızda gözünüze çarpmaya başlar. Hyaluronik asit dolgular tüm yüzde oluşan kayıpları gidererek yapıyı yeniden sağlamlaştırmak, hatta gerekirse yüzü yeniden tasarlamak için devreye girer. Elmacık kemiğine destek olup yanakları yukarı kaldırmak, göz altlarındaki yorgun boşlukları doldurmak, şakaktaki iskelet görüntüsünü gidererek kaşları yukarı almak, çene hattını (jawline) daha keskin yapıp sarkıklığı gidermek ve gıdı hattını düzgünleştirmek, küçük çeneyi öne almak, dudakları dolgunlaştırmak, gülme çizgilerini silmek, üzgün ağız köşelerini gülümseyen şekle çevirmek, burun kaldırmak dolgularla mümkündür. Her zaman en önem verdiğim nokta yüzünüzün bütünsel olarak değerlendirilmesi, yapılan işlemin doğal ve zaten hep size aitmiş gibi görünmesi gerektiğidir. Bunun için tecrübe, iyi malzeme ve iyi bir teknik gereklidir. Bu sayede ister yılları geri sarabilirsiniz, isterseniz yüzü yeniden tasarlayabilirsiniz.

40’lı yaşlarda derinin üst tabakalarının kalitesini, sıkılığını ve canlılığını korumak ve ışıldamak da çok önemlidir. Bunu sağlayabilmek için sıklıkla lazerle cilt canlandırma ve sıkılaştırma, vitamin mezoterapisi, somon DNA enjeksiyonu, Hyaluronik asit enjeksiyonları, PRP gibi pek çok işlem yapılabilir. Bu işlemlerin yılda birkaç kez tekrar önerilir. Bu tip işlemler hem cildi canlandırır hem de yapılan Botulinum toksin ve dolgu işlemlerinin de daha uzun ömürlü olmasını sağlar.

Yazının devamı...

30’lu Yaşlarda Işıltılı Olmanın Formülü

3 Temmuz 2020

Her zamanki gibi ilk adım iyi bir temizleyici ürün ve ardından cilt yapınıza uygun bir tonik kullanmak. Bu yaşlarda kullanacağınız kremlerin meyve asitleri, C vitamini ve peptitler içermesini önerebilirim. Ayrıca lekeye meyilli olanlar özel formüle edilmiş leke kremlerini tercih edebilirler. Güneş koruyucudan bahsetmeme gerek bile yok; artık hepimiz yaz kış güneş koruyucu kullanımının önemini zaten biliyoruz ve ihmal etmiyoruz. 

Kullanılan ürünlerin yanı sıra bu yaşlarda tıbbi işlemler önem kazanmaya başlıyor. Mimik çizgilerinizin aynada artık yer ettiğini görmeye başlıyorsanız 30’lu yaşların başı botoksa başlamak için iyi bir zaman. Bu çizgilerin hem tedavi olmasını sağlayan hem de ilerde derinleşmemesi için iyi bir tedbir olan botoks özellikle kaş arası alın ve göz çevresi kırışıklıklarda kullanılabilir. Yüz kaslarınızın yapısına uygun şekilde planlanan mini dozlardaki botoks ifadeyi bozmadan yaklaşık 4ay etki eder. Ayrıca yüzü inceltmek ve diş sıkmayı önlemek için çene köşelerine de yapılabilir.

Bu yaşlarda yüzünüzün daha dinamik görünmesi için dolgularla yüz şekillendirme tercih edilebilir. Daha çekici yanaklar, daha güçlü ve keskin bir çene hattı (jawline), yüzünüze yakışacak bir dudak şekillendirme, göz altlarındaki çökmeleri giderme için hyaluronik asit dolgular kullanılır. Yoğun iş temposu, stres, kötü beslenme, hormonal faktörler ve daha pekçok etki ile yüzünüze yorgun, üzgün ve hatta sarkık bir ifade yerleşmeye başlamışsa bu durumda hyaluronik asit dolgularla birlikte, lazerle cilt canlandırma işlemlerine ve vitamin mezoterapi, somonDNA enjeksiyonu, PRP gibi cilt yenileyici işlemlere başvurmak gerekebilir. 

Peki ama bu işlemlerin hangisi sizin için daha uygun? Bunu belirlemek için öncelikle karşılıklı görüşmemiz, sizi rahatsız eden kısımları birlikte değerlendirmemiz gerekir. Böylece kişiye özel işlem planı oluşturabilir, doğal ifadeyi bozmadan tüm yüzü gençleştirebiliriz; buna bütünsel yaklaşım diyoruz. Örneğin 30’lu yaşlarının başında sadece cildinde mat, soluk ve cansız görüntü olan bir kişide sadece vitamin enjeksiyonu fayda edebilir. Ancak deri altı yağ yastıkçıklarının küçülmesi, deri elastikiyetinin azalması sebebiyle artık göz çevresi, yanaklar, gülme çizgileri, ağız köşeleri gibi bölgelerde boşluklar oluşmaya başlar ve bunlar bizi yorgun üzgün ve sarkık gösterir. Bu durumda sadece vitamin enjeksiyonu yeterli olmaz; cilt canlandırıcı işlemleri dolgu işlemleri ile kombine ederek uygulamak gerekir. Karşılıklı görüşerek yapacağımız bütünsel değerlendirme sonucunda size uygun planı çıkartabiliriz. Bu işlemleri yapmak 40’lı ve 50’li yaşlarınızda daha genç görüneceksiniz anlamına da gelir; güzelliğinizi her daim korumanın ve yaşsız görünmenin formülü budur.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Ebru Sağlık

Yazının devamı...

Zamana Karşı Doğal Güzelliğinizi Korumanın Formülleri Nelerdir?

25 Haziran 2020

"Nereden başlayalım?" derseniz cildinizin temizliğine dikkat etmenizi ve mümkün olduğunca erken yaşta güneş koruyucu kullanmanızı tavsiye ederek işe başlayabiliriz. Bunun yanına antioksidan içerikli, meyve asitleri içerikli, C vitamini içerikli ve Peptit içerikli krem veya serumları yaşınıza ve cilt tipinize uygun olarak ekleyebilirsiniz.

Kolajen miktarı azalıyor

25 yaşından itibaren cildin kendini yenileme hızı düştüğü için deri altındaki kolajen ve hyaluronik asit azalır. Bu iki madde derimizin sıkılığını ve nemini sağlamaktan sorumludur. Bunlar azalınca deride kuruma, soluk, cansız, mat görünüm ve gevşeme ortaya çıkar. Cildimizi Işıl Işıl ve sıkı haline yeniden kavuşturmak için dış tabakaya canlandırıcı peeling işlemleri uygulanabilir.

Ayrıca deri altına mezoterapi şeklinde küçük iğnelerle vitamin, hyaluronik asit, peptid, SomonDNA, PRP gibi büyüme faktörleri enjekte etmek her yaşta cildi parlatmak, sıkılaştırmak, nem vermek, ince çizgileri azaltmak için kullanılabilir. Bu şekilde kendi kendine tamir olan cildiniz doğal güzelliğini birkaç seans içinde geri kazanır.

Cilt canlandırma işlemleri

Doğal güzelliği korumanıza yardımcı olan bir diğer işlem ise lazerle cilt canlandırma işlemleridir. Farklı teknolojilerdeki cihazlarla yüze dıştan ve ağız içinden yapılan, doğru planlanmış uygulamalarla aşağı doğru sarkan hatları yukarıya doğru sıkılaştırmak, çene hattının düzensizliğini azaltmak, gıdı küçülmesine yardımcı olmak mümkündür. Her yaş için uygundur. Etkisi tek seansta bile görülebilir. Diğer işlemlerle birlikte kombine yapılırsa başarısı artar ve yine deri altı doku kendiliğinden tamir olacağı için doğal güzelliğiniz korunmuş ve yüzünüz gençleşmiş olur.

Kırışıklıklar ile mücadele

25-30 yaşlarının başında artık minik kırışıklıklar yavaş yavaş dikkatimizi çekmeye başlar. Kaş arası, göz kenarları ve alında kırılmalar giderek derin çizgilere dönüşür. Bu durumda çizgiler çok derinleşmeden küçük dozlarda yapılacak botoks uygulamaları hem çizgilerin tam olarak giderilmesini sağlar hem de ileri yaşlar için tedbir alınmış olur. Botoks da her yaşa uygulanabilen ve doğru planlandığında doğal ifadenizi bozmayan çok iyi bir antiaging uygulamadır. Yılda 2-3 kez yapılması yeterlidir. Botoksla ayrıca kare çenesi olan kişilerin yüzünün inceltilmesi veya boyunda gençleşme sağlamak mümkündür.

Yazının devamı...

20'li Yaşlarda Yapılan Bu İşlemler Cildi Işıl Işıl Yapıyor

16 Haziran 2020

Her yaşın kendine göre güzellikleri var ama bence 20’li yaşlar dolu dolu yaşanması gereken ve hep orada kalmak istediğimiz en güzel dönemdir. Bu yaşlarda önceliğimiz ışıltılı bir cilt ve yüz hatlarının birbirine uyumlu olmasıdır.

Işıltılı bir cilde sahip olmak için...

Işıltılı bir cilde sahip olmanın ilk anahtarı cilt tipinize uygun olarak seçilmiş bir yıkama jeli ve tonik kullanmaktır. Bu yaşlardaki genç cilt, genelde yağlanmaya ve gözeneklenmeye meyilli olduğu için salisilik asit içeren ürün gruplarını kullanmanızı öneririm. Çok fazla ürün kullanmayı sevmeyenler için gündüz renkli bir güneş koruyucu ve gece için meyve asitli bir ürün kullanmak temel bakım için yeterlidir. Ayrıca bu yaş grubu 1-1.5 ayda bir meyve asitli peelinglerle klinikte bakım yaptırdıklarında gözenek kontrolü ve parlaklık sağlanmış olur.

Yüz hatlarının birbirine uyumu oldukça önemli

20’li yaşlarda genellikle yüzümüz dolgun ve sıkı olsa da yüz hatlarının birbirine uyumu çok önemlidir. Yapısal olarak düzeltmek istediğimiz belli noktalar varsa “hyaluronik asit dolgu” uygulamalarına başvurabilir. Örneğin ince dudakları dolgunlaştırabilir veya küçük bir çeneyi yüzünüze uygun “altın oran”a getirilebilir. Burundaki küçük kemer gibi problemleri rötuşlanabilir. Yüzünüzü bütünsel olarak değerlendirip daha keskin ve dinamik hatlar yaratılabilir.

En sık tercih edilen uygulamalardan biri dudak dolgusudur. Burada önemli olan yüzünüze ve tarzınıza uygun bir planın yapılması, uygun bir hyaluronik asit dolgunun seçilmesi ve dışardan bakıldığında uygulama yapılmış gibi değil de “doğuştan size ait”miş gibi görünmesidir. Sık uygulama yaptığımız bir diğer bölge de “Jawline” yani çene hattı dolgusudur. Hem çenenin ucu hem de çenenin arka köşesinde ki eksiklikler giderilip yüzün daha oval ve ince, çene hattının keskin ve köşeli gösterilmesi sağlanabilir. Burada önemli olan yüzünüzün “altın oranı”nı yakalamaktır. Yüzü çekici ve keskin hatlı gösteren bir diğer uygulama ise elmacık kemiği dolgusu uygulamasıdır. ”Model yanağı” olarak tanımlanan ve yukarıya doğru çekik bir hat yarattığımız bu uygulama aynı zamanda yüzü daha ince ve çarpıcı gösterir. Bir küçük not olarak söyleyebilirim ki yapılan araştırmalar bu şekilde dinamik yüz hatlarına ve keskin bir çene hattına sahip olan kişilerin daha güçlü algılandığı, iş görüşmesi gibi kritik bazı durumlarda daha avantajlı duruma geçtiklerini göstermektedir.

Cilt canlandırma işlemleri eski cilt sıkılığınıza kavuşturur

Yazının devamı...
Ebru Sağlık Kimdir?

Dr. Ebru Sağlık, bütünsel yaklaşımla estetik uygulamalar yapan bir Dermatoloji uzmanıdır. Yaklaşık 20 yıldır kozmetik ve estetik işlemlerle ilgilenen Dr. Ebru Sağlık, ameliyatsız yüz gençleştirme konusunda kombine uygulamalar, kişiye özel planlama ve mutlaka doğal ifadeyi korumaya önem vermektedir.