GeriEbru Sağlık 40’lı Yaşlarda Gençleştiren İşlemler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

40’lı Yaşlarda Gençleştiren İşlemler

40’lı Yaşlarda Gençleştiren İşlemler
Abone Olgoogle-news

"40’lı yaşlar güçlü ve alımlı yaşlarımızdır. Bu yaşlarda dinamik görüntünüzü korumak için işlemler çok önem kazanır çünkü 40’lı yaşların başını kaçırmadan işlemlere başlayanlar zamanı geri çevirebilir ve yaşıtlarından çok daha iyi görünebilirler."

40’lı yaşlarla birlikte cildin yaşlanması çok belirgin ölçüde hızlanır. Bunun sebebi zaman içerisinde azalan hücre tamirinin yanı sıra hormonlarımızın da azalmaya başlamasıdır. Bu sebeple cilt hızla elastikiyetini kaybetmeye başlar, deri altı dokular küçülür ve boşalır. Üstelik kemiklerde de kayıp başlar. Bunların sonucunda cildimizin ciddi şekilde sarkmaya başladığını görürüz. Ayrıca mimik çizgiler derinleşir. Buna deride solukluk, matlık ve güneş hasarı yanı sıra ifadede yorgun ve üzgün görüntü eşlik eder. Eğer 40’lı yaşların en başında müdahale edilirse güzel sonuçlar alınır.

Bu yaşlarda seçeceğiniz kremlerin kollajen artışı sağlayan peptitler, büyüme faktörleri, antioksidanlar, C vitamini, renk açıcılar ve hyaluronik asit içermesi iyi olur. Güneş koruyucu her zamanki gibi sürekli olarak kullanmalıdır. Göz çevresi için de elastik dokuyu tamir eden ürünler seçilmelidir. Ayrıca genel sağlığınız kontrol edilip içilebilir kollajen takviyelerinden faydalanılabilir.

Kremlerimizi çok düzgün kullansak da bu yaşlarda gerçek etkiyi sadece işlemlerden alabiliriz. Yerleşen mimik çizgiler için düzenli olarak yılda 2-3 kez botulinum toksin işlemine gereksinim duyulur. Botoks uygulamaları alın, kaş arası ve göz kenarı çizgilerin yanı sıra burun üstü çizgilenme, burun kaldırma, dudak üzeri çizgiler, çenedeki buruşma, çene hattındaki sarkık hat, boyundaki çekintiler gibi pek çok alanda etkilidir. Yüz kaslarınız değerlendirilerek yapılırsa doğal ifadenizi bozmaz.

Deri altında oluşan boşluklar, yağ yastıçıklarının küçülmesi ve kemik kaybı sonucunda yüzde oluşan sarkık görüntü, göz altlarındaki yorgun ifade ve ağız köşelerindeki üzgün hatlar 40’lı yaşlarda iyice belirginleşir ve aynaya baktığınızda gözünüze çarpmaya başlar. Hyaluronik asit dolgular tüm yüzde oluşan kayıpları gidererek yapıyı yeniden sağlamlaştırmak, hatta gerekirse yüzü yeniden tasarlamak için devreye girer. Elmacık kemiğine destek olup yanakları yukarı kaldırmak, göz altlarındaki yorgun boşlukları doldurmak, şakaktaki iskelet görüntüsünü gidererek kaşları yukarı almak, çene hattını (jawline) daha keskin yapıp sarkıklığı gidermek ve gıdı hattını düzgünleştirmek, küçük çeneyi öne almak, dudakları dolgunlaştırmak, gülme çizgilerini silmek, üzgün ağız köşelerini gülümseyen şekle çevirmek, burun kaldırmak dolgularla mümkündür. Her zaman en önem verdiğim nokta yüzünüzün bütünsel olarak değerlendirilmesi, yapılan işlemin doğal ve zaten hep size aitmiş gibi görünmesi gerektiğidir. Bunun için tecrübe, iyi malzeme ve iyi bir teknik gereklidir. Bu sayede ister yılları geri sarabilirsiniz, isterseniz yüzü yeniden tasarlayabilirsiniz.

40’lı yaşlarda derinin üst tabakalarının kalitesini, sıkılığını ve canlılığını korumak ve ışıldamak da çok önemlidir. Bunu sağlayabilmek için sıklıkla lazerle cilt canlandırma ve sıkılaştırma, vitamin mezoterapisi, somon DNA enjeksiyonu, Hyaluronik asit enjeksiyonları, PRP gibi pek çok işlem yapılabilir. Bu işlemlerin yılda birkaç kez tekrar önerilir. Bu tip işlemler hem cildi canlandırır hem de yapılan Botulinum toksin ve dolgu işlemlerinin de daha uzun ömürlü olmasını sağlar.

False