Bu sefer yapılan yardımlar açıklanmalı

BİZDE yapılan yardım söylenmez.

Haberin Devamı

Değerli olan budur.
Öyle öğrendik, öyle öğrettik, öyle yaptık.
Büyük bir felaket yaşıyoruz.
Acımız tarifsiz...
Bu yaraları sarmak için zamana ihtiyacımız var.
Ve elbette büyük bir kaynağa...
Devlet elinden geleni yapacaktır, olanaklarını vatandaşı için harcayacaktır.
Ama depremin boyutu öylesine büyük ki, sivil toplum olmadan bu yaraları sarmak mümkün olmayacak.
Evet...
Geleneklerimizde yapılan iyilikler söylenmez.
Ama bu deprem faciasında örnek olması açısından yapılan yardımların açık ve kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini düşünüyorum.
Bu yardımlar çatı örgütlere yapılmalı.
Yani bir koordinasyon içinde gerçekleştirilmeli.
Çünkü neye, ne kadar ihtiyaç duyulduğunu bilemeyiz.
Doğru, sağlıklı bir planlamayı ancak bu çatı örgütler yapabilir.
Ve devletin gösterdiği bu çatı örgütler ve sivil toplum örgütlerinin organizasyonları bu yardımları tek tek açıklamalı.
Örnek olması açısından bunu yapmalıyız.

Haberin Devamı


Sosyal sorumlulukçuluk oynamayın

SOSYAL medyada birçok kişi ya da şirket yardım kampanyalarını paylaşıyor.
Hepsini beğeniyor ve paylaşıyorum.
Evet, dediğim gibi örnek olması ve teşvik etmesi açısından değerli buluyorum.
Böyle dönemlerde güçbirliği yapmazsak böylesine büyük bir felaketin altından kalkamayacağız.
Ama bazı kişiler ve şirketler bu yardımları “sponsorlu” olarak yayınlıyor.
Yani daha fazla görülmesi için tanıtım yapıyorlar.
İşte bunu yapmayın...
Bir iletişimci, gazeteci olarak yazıyorum.
Sosyal projeler böyle anlatılmaz.
Hele böyle günlerde, dönemler yapılan yardımlar asla böyle anlatılmaz.
Size tavsiyem...
Sosyal sorumlulukçuluk oynamayın.
Sorumlu olun...

 

Geleneksel medya hala çok güçlü

SON yıllarda şöyle bir algı var.
“Artık gazeteler okunmuyor, televizyonlar seyredilmiyor. Artık sosyal medya var...”
Böyle değil.
Bu tür büyük krizlerde, felaketlerde bunu bir kez daha gördük.
Haber zor bir iştir.
Öyle bilgisayar başına geçip twit atmaya benzemez.
Markalı içeriğin ne kadar önemli, güvenli olduğunu bu depremde bir kez daha gördük.
Evet, dünya giderek dijitalleşiyor.
Ama geleneksel medya bundan sonra da gücünü korumaya devam edecek.
Çünkü daha organize, daha güvenilir, daha zengin bir içerik sağlıyor.
Sosyal medyayı ben de kullanıyorum.
Ama sadece sosyal medyayla olmuyor.

Haberin Devamı


Antakya diye bir yer kalmadı

YABANCI medya Türkiye’deki deprem felaketini yakından takip ediyor. New York Times depremlerde büyük zarar gören Hataylılarla konuşmuş.
İbrahim Kaya “Hatay bitti” diyor.
Savon Otel’in sahibi Kazım Kuşeyri “Antakya diye bir yer kalmadı” diye konuşuyor.
Ailesi, akrabaları ve çalışanlarıyla otelin avlusunda yattıklarını söyleyen 41 yaşındaki depremzede şu ifadeleri kullanıyor; “Arkadaşlarımı kaybettim. Arkadaşlarımla birlikte yiyip içtiğim mekanları kaybettim. Bütün anılarımı kaybettim. Artık Hatay’da yaşamak için hiçbir nedenim yok çünkü burada hiçbir şey kalmadı.”
Antakya’da doğup büyüyen ve daha sonra iş için İstanbul’a giden İsa Solmaz ise deprem haberini alır almaz geri döndüğünü söylüyor.
Solmaz; “Uyuyorsunuz, uyanıyorsunuz ve artık çocukluğunuzu hatırlamıyorsunuz. Bu bir hafıza kaybı. Burada yitip giden bir şehir değil. Söz konusu olan bütün bir tarih, bir medeniyet” diyor.
Evet, koca bir medeniyet yok oldu.
Bunları telafi etmek gerçekten zor olacak.

Haberin Devamı


Önce AFAD’a başvurun

BİRÇOK arkadaşımın, dostumun yakınları deprem bölgesinden zor kurtulup kendi imkanlarıyla yollara düştüler. Bazıları yakınlarının yanına gidiyor, bazıları arkadaşlarının, dostlarının yanına...
Ama birçoğunun da gidecek yeri yok.
İçişleri Bakanlığı bir açıklama yaptı, önemli...
Şöyle deniyor;
“Kendi araç ve imkanlarıyla gidecek vatandaşlarımızın mutlaka bulundukları ilde AFAD ile görüşerek tahliye belgelerini almaları gerekmektedir. Planlanan iller dışındaki illere kendi imkanlarıyla gelen vatandaşlarımıza konaklama hizmeti verilmeyecektir. Afetzede vatandaşlarımızın tahliye edildikleri illerdeki iaşe, ibate vb. tüm ihtiyaçlarının karşılanması hususunda tüm önlemler devletimiz tarafından alınmıştır.”
Planlamayı elbette anlıyorum. Ama yola çıkmış ve bir yerlere gitme çabasında olanlar için de bir ara formül bulunmalı.

Yazarın Tüm Yazıları