Yeni normalleşme davetleri

Markalar bu hafta yavaş yavaş davetlerini yapmaya başladı.

Yoğunluktan çoğuna katılamasam da, katılan sosyetiklerimizi ve influencer’larımızı sosyal medyada gördüm. Ve davetlerde boy göstermeyi özlemişiz dedim...
Hemen hepsi giyinip süslenmiş, tabii ki kıyafetlerine uygun maskelerini de takarak davetlerde yerlerini almaya başlamış.
Markaların da kontrollü bir şekilde misafirlerini ağırlamaya ve ürünlerini tanıtma çalışmalarına başlaması güzel bir gelişme bence...

Kurgu mu, bilemedim

Son senelerde dünyaya yayılma ve tanınma hızı en yüksek ünlümüz kim derseniz, kesinlikle Nusret derim.
Onunla ilgili kafalarda soru işaretleri oluşmadı değil...
“Tabii ki reklam” diyenler de oldu, “Alakası yok, çalıştı yaptı” diyenler de...
Her ne olursa olsun, başarılı oldu mu? Öyle ya da böyle oldu.
Geçtiğimiz günlerde bir videosu düştü sosyal medyaya Nusret’in. Cep telefonuyla, önünde dans eden müşterisinin videosunu çekiyor. Tam o sırada kızın erkek arkadaşı kapıları yumruklayarak içeri giriyor. Nusret’in o andaki surat ifadesi unutulacak gibi değil!
Görüntüler sosyal medyada yayılınca, “kurgu” söylentileri çıktı hemen. Kurguysa, değişik bir kurgu, akıllara kolay kolay gelmez.
Değilse, olayın sonunu çok merak ettim.
Dans eden kız, çocukla kavga etti mi acaba?
Olayın sonunu gösteren bir video varsa ve yayınlanırsa bütün soru işaretlerim gidecek.
Nusret, güvenlik kameralarını yayınla da görelim olayın sonunu. Merak ediyoruz...

Şehirde neler oluyor?

◊ Lucca: Bebek’in göz bebeği mekan, uzun aradan sonra bu hafta sonu yeni normalleşme kurallarına göre kapılarını açmaya hazırlanıyor. Heyecanlı mıyız? Evet, çünkü özlediğimiz keyifli mekanların başında geliyor Lucca... Lucca burger’ini yemeyi, Plasebo isimli kokteylini içmeyi iple çekiyorum...

◊ Hide Arnavutköy:
Sahil hattında oturanlar ya da sürekli yürüyüş yapanlar bilirler, spor arasında ya da sonrasında kahvaltınızı edip, filtre kahvenizi içip vakit geçireceğiniz çok mekan yoktur. Şimdi bu bölgeye Hide geliyor. Bahçesinde keyifli bir ambiyans sunan mekanın bakery (pastane) kısmı ve mutfağı çok iddialı. Hafta sonu filtre kahvemi içip taze bir kruvasan yemeye gitmeyeceğim sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Kapılarını yarın açacak olan Hide, Arnavutköy Karakolu’nun tam yanında, bahçe içinde sıcak bir yer...

◊ Zoya’s House:
Nişantaşı’nda gezinirken arkadaşım Esra beni bir binaya soktu, sonrasında ferah bir bahçe konseptli bohem bir dükkana giriş yaptım.
Abdi İpekçi’ye inen caddede yer alan Zoya’s, pazartesi günü kapılarını açmaya hazırlanıyor.
Murat Bozok, dükkanının menüsünde vegan ve vejetaryenleri de unutmamış.

Açık hava sergisi

Her sene şehri heykel sanatıyla, koleksiyonerleri de sanatçılarla buluşturan Elgiz Müzesi, ziyaretçilerini açık havada ağırlamaya devam ediyor.
Müze, pandemi nedeniyle geçirdiğimiz bu zorlu dönemde sanatçılara motivasyon sağlamak amacıyla 12’nci teras sergisini açtı.
“Her Şeye Rağmen” temalı sergi için “Gelecek güzel günleri beklerken bize güç veriyor” diyen Elgiz Müzesi’nin 11 Kasım’a kadar devam edecek sergisinde 39 farklı eser bulunuyor...

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Rüzgar devam ediyor

Kim ne derse desin ben seviyorum İtalya’daki Can Yaman sempatizanlığını.

Pandemi döneminde bile insanlar maskeli halde havaalanına ünlü oyuncuyu karşılamaya gitmiş, çığlıklar atıyorlardı.
Dün çıkan İtalyan magazin dergisi Chi Magazine’in kapağında da Can Yaman vardı.
Hem verdiği pozlar hem de “Tüm sırlarımı açıklıyorum” manşetiyle ülkede yeniden gündem olmuş oyuncu...
Geçtiğimiz günlerde bir İtalyan televizyonunda Can’ın katıldığı talk show’a rastladım.
Bizim ‘esas oğlan’ ana dili gibi konuştuğu İtalyancasıyla ve rahat tavırlarıyla tek kelimeyle müthişti.
Öyle ya da böyle Can bizi yurtdışında en iyi şekilde temsil ediyor.
Ne demek gerek biliyor musunuz; tebrikler Can Yaman, aynen devam.

Yazının Devamını Oku

Şifreni ver yoksa...

Hadi evli olanların birbiriyle Instagram şifrelerini paylaşmasına olur derim (ki yine de gerek yok bence) ama sevgililerin şifrelerini paylaşmasına anlam veremiyorum...

Geçenlerde bir arkadaşımla oturuyoruz.
Çocuğun Instagram’a koyduğu story’ye bir kızdan “alkış işareti” geldi. Çocuk da gülen surat atıp geçti.
Derken kıyamet koptu!
Meğer hesabı kız arkadaşında da açıkmış bizim oğlanın...
Kız “Sana neden alkış atıyor” diye telefon açtı.
Bizimki “Senin arkadaşın diye takip ediyorum” diye cevap verince konu uzamadan tatlıya bağlandı.
“Instagram şifreni ver, yoksa senden ayrılırım” diyerek sevgilinin hesabına girmek ne kadar doğru?

Yazının Devamını Oku

Karıcığım kusura bakma

Haylaz bir arkadaşımdan öğrendim bu yeni hastalığı; “flörtözlük”!

Evet, “Flörtözüm” demesi evliliğini kurtarmasına yaramış...
Geçenlerde bu arkadaşımla evlilik problemlerini konuşuyorduk. Bir gün evde çocuğuyla oynarken, karısı telefonundaki mesajları yakalamış.
O da kendini aklayabilmek için “Karıcığım çok özür dilerim, bende flörtöz hastalığı var ve tedavi görmek istiyorum” demiş.
Gördüğü mesajların üstüne duyduğu bu açıklamayla ikinci kez şaşkınlık yaşayan kadın, kocasını psikoloğa götürmüş ve tedaviden sonra aralarındaki buzlar erimiş...
Valla ne diyeyim bilemedim.
Varlığından yeni haberdar olduğum bu hastalığın tanımı da şuymuş:
Karşısındaki kişiyi heyecanlandırıp ilgi çekmekten haz duymak...

Yazının Devamını Oku

Not bırakırken dikkat

Boşuna demiyorum “Çapkınları hiçbir şey durduramaz” diye...

“Yine ne oldu?” dediğinizi duyar gibiyim.
Anlatayım...
Yakışıklı orta yaş playboy’umuz, restoranda genç bir kadın görüyor, ancak konuşmaya cesaret edemiyor.
Hanımefendi arabasından bir şey almaya gidip dönüyor.
Playboy’umuz da eski zamanlardaki gibi bir kağıda adını, soyadını ve telefon numarasını yazıp aracın camına koyuyor ve uzaklaşıyor.
Ertesi gün tanımadığı bir numara tarafından aranan playboy’umuz heyecanlanıyor ve sesini düzeltip telefonu açıyor.
Ancak hayal kırıklığına uğruyor.

Yazının Devamını Oku

Şehirde bizi neler bekliyor?

Bodrumlar, Çeşmeler artık yavaş yavaş yerini şehir hayatına bırakmaya başladı. Peki İstanbul’da yeni normalleşme döneminde durumlar nasıl? Merak ediyorsanız buyurun radarıma takılanlardan ufak bir demet sizlere...

◊ Kemer Country Club: “Temiz hava, bol oksijen” tabirine en uygun yerlerden birisidir Kemerburgaz’da yer alan Kemer Country Club.

Geçen hafta sonu bir gece kendime izin verip içinde bulunan otelde kaldım. Oksijen çarpmış olacak ki, pazar sabahı saat 07.00’de zınk diye uyandım. Hemen 1 saat orman yürüyüşü, üstüne kahvaltı keyfi...

Golf, tenis gibi sporların yanında at binmeye ilgi duyanların da tercih ettiği bir yer burası. Ha bir de cumartesi ve pazar günleri Bol Pazar diye bir pazar kuruluyor alanda. Taze ürünlerle mutfak alışverişi yaparken Dr. Sosis’te muhteşem bir sosisli sandviç yemeyi sakın atlamayın, benden söylemesi!

◊ Backyard: Bebeköy’de yer alan açık hava mekanı, İstanbul’da olanlar tarafından çok tercih edilen yerler arasında.

Özellikle kahvaltı ve öğle yemeklerinde popüler olan mekan, bu sezon servis kalitesini biraz bozmuş. Ama yine de lezzetli yemekleri ve yulaflı şekersiz kurabiyesiyle geçer notu var...

◊ Havan’dan by Beff Gourmet: Uzun zamandır kendini bozmayan mekanlar hangileri diye sorsanız bana, ilk olarak Reşitpaşa’da yer alan bu mekanı söyleyebilirim.

Instagram hesabında günlük yayınladığı menüsüyle heyecanlandıran mekanın lezzetli ev yemeklerini sipariş ederken, haftada birkaç gün çıkan ‘Cinnamon Roll’ tatlısına da denk gelirsiniz umarım.

◊ Villa Emma: 

Yazının Devamını Oku

Seçilmiş insanlar davetli

Son zamanlarda ev partilerine takmış durumdayım.

Son zamanlarda ev partilerine takmış durumdayım.İşletmeler açık, gidiyoruz. Hepsinde de maskeli, dikkatli, özverili çalışanlar var.Amma velakin evlerde gerçekleşen bu partilerde ve geçtiğimiz hafta kiralanan 50 metre teknede gerçekleşen düğün partisinde olanlar olmuş...Seçilmiş insanların davet edildiği bu iki partiden doğal olarak koronazedeler çıkmış.Tabii ki partileyenlerin çoğu şimdi evlerinde tedavi oluyor ya da hastanelerde gözetim altında.Bu iki daveti neden yazdım biliyor musunuz?Çünkü davetleri yapan bilinçli, okumuş, aile şirketlerini yöneten arkadaşlar “Ben çevreme güveniyorum, ne de olsa seçilmiş insanları davet ettim” diye düşünerek bu partileri veriyorlar.Arkadaşlar, devir öyle bir devir ki paranın ve koronanın kimde olduğu belli değil.O yüzden özel partilere bir süre ara versek hiç fena olmaz.Ayrıca bu “seçilmiş” kime göre, neye göre “seçilmiş”?Bu içi dolu gibi görünen kelime aslında “boşluğu” temsil ediyor.

Otel vale ücretleri normal mi?
Arabası olup vale ücreti ödeyenler beni çok iyi anlar.Arabası olup vale ücreti ödeyenler beni çok iyi anlar.Geçtiğimiz günlerde Ortaköy’deki Çırağan Palace Kempinski Oteli’ne arkadaşlarımı ziyarete gittim.Arabamı valeye teslim edip ziyaretimi tamamladıktan 1 saat 15 dakika sonra otelden çıktığımda 60 lira vale ücreti istendi.“Emin misiniz, normal bir ücret değil bu” dediğimde “45 dakika daha kalsaydınız 70 olacaktı” yanıtını aldım.Yani 50 lira ile açılan otopark ücreti, saat başı 10 lira ile arta arta gidiyor.5 saatlik bir düğünde kaldığınızda araç başı 100 lira ödeyip çıkıyorsunuz.Benim gibi düğün mevsiminde ayda 4 kere Çırağan Sarayı’na düğüne ya da ziyarete gittiğinizde ortalama 400-500 lira vale ücreti ödemiş oluyorsunuz.Vallahi 20 veya 30 lira ödediğim AVM, restoran valelerine helal olsun.En azından arabayı getirirken direksiyon jelatinli oluyor, valeler oturdukları yere kılıf koyuyor.Çırağan Sarayı’na ödediğim 60 lira ücrette ise sadece otele gelmiş oluyorum. Ha bu arada oturduğum süre içinde de garson arkadaşa zar zor ulaşabildik.Bari gelmişken iye bir hizmet alsaydık...

Şehirde köy havası
Son dönemde sosyal medyada olsun, konuştuğum arkadaşlarımda sohbetlerime olsun bir Poyraz Çapari rüzgârıdır, esip gidiyor.

Yazının Devamını Oku

Gerekirse profilimi göster

Pandemiden dolayı çözümü ev partilerinde bulan eğlence düşkünleri, yakın arkadaşlarıyla evlerde toplanıp sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenmeye başladı.

Dünyanın her yerinde partileyen ve son olarak İsrail’den İstanbul’a gelen genç bir tayfa da geçen hafta Baltalimanı’nda dışarıya kapalı bir parti organize etti. Bunu duyan yüksek takipçili parti düşkünü fenomen kızlarımızdan biri, partiye gitmek için her yolu denemiş.
Bütün gece aramadığı kimse kalmamış.
Ama İsrailli partici gençlik, aralarına kimseyi almak istememiş. O yüzden herkese “hayır” demişler. Fenomen kızımız, bir arkadaşının da partide olduğunu öğrenince hemen onu aramış, “hayır” yanıtını duyunca da sinirlenivermiş.
Arkadaşına “Benim kim olduğumdan bahset, hatta onu da boşver, Instagram profilimi göster gerekirse” demiş.
Yine de kabul görmeyen fenomenimiz, çareyi başka partiye gitmekte bulmuş.
Ne diyeyim “Her şeyi boş verip profilimi göster” demek bayağı iddialı olmuş...
Profil her kapıyı açmıyormuş demek millet, söyleyeyim size...

Yazın yükselen değeri

Yazının Devamını Oku

Saatimi düzelteyim dur bi’ dakika...

Eskiden kadınların tektaşını gösterme çabası vardı.


Son zamanlarda ise koldaki saati gösterme çabası var. Sosyal medyada paylaşılan selfie’lere bakıyorum da, özellikle erkeklerin bu çabası fotoğraflardan bile belli oluyor.
Kolunda 200 bin dolarlık saati olan bir arkadaşıma “Sence neden” diye sordum.
“Valla ben fotoğraf çektirirken kolumu saklayacak yer arıyorum.
Göstermeye çalışanlar ya yeni almıştır saati ya da işleri kötü gidiyordur, gösteriş peşindedir” yorumunu yaptı.
Onu bunu bilmem de saat yarışı 2010’lu yıllarda yapılırdı.
2020’lerde mütevazılık ve gösteriş yapmamak moda diye düşünüyorum.

Yazının Devamını Oku

Reel çılgınlığı

Sosyal medya aktivitelerinde daha bir tanesine alışmadan yeni bir program çıkıveriyor.


Bu kadar hızlı ilerlemesi ve hepimizin dahil olması da an meselesi.
Yeni Instagram çılgınlığımız Reel videoları anladığım kadarıyla.
Nedir Reel diye deneyeyim dedim ama biraz daha çalışmam gerekecek, onu anladım.
Şortla, bikiniyle video çekerken saniye farkıyla gece elbisesi ile olabiliyorsunuz.
Instagram profillerinden en hoşuma giden, sevgili Sibil Çetinkaya’nın hesabı. Reel videolarında bayağı başarılı işler çıkarıyor.
En kısa zamanda benim de bir Reel videom olacak, beklemede kalın...

Neler oluyor Ellen?

Yazının Devamını Oku

Proje aşkı mı?

Eskiden yapılırdı da hep kulağımıza gelirdi. Kızı ya da erkeği ünlü yapmak için “projelere aşklara” imza atılırdı.


Son zamanlarda açık konuşayım neredeyse hiç duymuyordum böyle şeyler.
Geçtiğimiz akşam kalabalık bir grup yemek yerken, konu Ebru Şahin ve Cedi Osman aşkına denk geldi.
Masadan bir arkadaş ortaya bombayı atıverdi. “Cedi Osman, Amerika’dan gelip ünlü biriyle çıkmak istiyordu. Onun üzerine Ebru Şahin’le çıkmaya başladı. Kariyer planlaması yapılıyor” dedi.
Üzerine ikilinin İstanbul’un en popüler mekanlarından birinden baş başa çıkarken çekilmiş fotoğrafları geldi.
İçime bir kurt düşüvermedi değil.
Biraz haberler arasında dolandım. Fakat Cedi Osman’ın bu kadar detaylı düşünebileceğini sanmıyorum.

Yazının Devamını Oku

Bodrum’un fısıltı gazetesi

Buyurun size Bodrum’da kulaktan kulağa dolaşan, masalara meze olan dedikodular...

Kazak bir işadamı abimizin yakın dostlarını iki adet 50’şer metre tekneyle koy koy gezdirip, sonrasında Maçakızı Otel’de yemekler verip eğlenceler düzenlemesi ve ödediği milyona yakın hesaplar...

Cem Yılmaz ve Serenay Sarıkaya’nın ayrıldıktan sonra tekrar barışıp bir Japon restoranında birbirinin gözlerinin içine bakarak kadeh tokuşturmaları...

(Cem sen de üzme kızımızı artık.)

Denizinin güzelliğiyle meşhur olan Türkbükü Cennet Koyu’nda sosyetik zenginlerin en iyi tekne yerini almak için küçük botlarını bağlayıp, 3 gün gezdikten sonra gelip oraya büyük teknelerini bağlamaları ve sonra tekneden tekneye birbirlerine gönderme yapmaları... (Cennet Koyu mu, Cennet Mahallesi mi anlamadım.)

Bodrum’da gezen 18 yaş altı çocuklara bazı mekanların meyveli kokteyller ikram etmesi... (Mekanlara aman diyeyim! Hem yasak hem de aileler takipte, başınız yanar, dikkat edin.)

◊ Gündoğan’daki bir canlı müzik mekanında Ebru Gündeş’i dinlemeye gidip gecenin sonunda 10 kişilik masa için 75 bin lira ödeyen bir işadamı abimizin “Bir daha asla oraya gitmem” demesi...

Ev kiralama fiyatlarının uçtuğu Bodrum’da bu yaz aylık 30 bin Euro’ya (245 bin lira) ev tutup, üstüne 1 ay daha uzatmak isteyen sosyetik çiftimizin evin başkasına kiralanması yüzünden tatilini bitirmek zorunda kalması...

(Hiç üzülemem, 1 ay yapmışınız mis gibi.)

Yazının Devamını Oku

Ajda farkı

Eee, boşuna söylememişler “Ajda Pekkan farkı” diye.


Yıllara meydan okuyan güzelliğiyle geçtiğimiz hafta sonu uzun bir aradan sonra sahneye çıkan Ajda Pekkan, kıyafeti ve sahne şovuyla “Maşallah” dedirtti. Yerli ve yabancı hayranları sanatçıyı dinlemeye geldi. Ama asıl hayranlık göstergesi Rus bir milyarder bir abimizden geldi. Sabah uçağına atlayıp Ajda Pekkan’ı Bodrum sahnesinde izledi ve sahne biter bitmez Rusya’ya döndü. Onu bunu bilmem sanat camiasının Süperstar’dan öğreneceği daha çok şey var.

Beni neden çağırmadın

Son dönemde Çeşme’de özel otel odası ya da mekan partileri ön planda. Az ve öz arkadaş çevresi mekanlardaki saat kısıtlamasından dolayı kendi kendilerine eğlenceler düzenliyor.
Amma velakin arkadaş çevresine giremeyen ya da davet edilemeyen isimler “Ben gidemediysem, o parti olamaz” edasıyla partileri hemen polise şikayet ediyor. Bu demek oluyor ki 3 kişi bile olsa herkesin yanına birini getirmek zorunda olması. Ey kompleks, sen ne tehlikelisin...

Bodrum’un yenisi

Londra’ya gidenler mutlaka bir akşamını ayırır ve Novikov Restoran’a gider. Geçen sene Sardinya Adası’ndaki bir şubesinde akşam yemeği yemiştim.

Yazının Devamını Oku

Ve bitti...

Hayatımızın en uzun programı oldu resmen.

Evde geçirdiğimiz zaman içinde hop oturup hop kalkarak izledik “Survivor”ı.
Ve geçen gece mutlu son yaşandı.
Artık herkesin sevgilisi, evinin oğlu olan Cemal Can, birinciliğini ilan etti.
Milyonları canlı yayına kilitleyen programın finali, sosyal medyada da paylaşım rekoru kırdı desem abartmış olmam.
Rahatlığı, doğallığı ve başarısıyla yarışmayı açık ara birinci kapatan Cemal Can Canseven’in bundan sonra neler yapacağını merak ediyorum.
Bir söylentiye göre sosyal medyada reklam işleri yapacak, başka bir söylentiye göre de single çıkaracak.
Acun Ilıcalı’yı azıcık tanıyorsam, Cemal Can’a kanalında program yaptırır.

Yazının Devamını Oku

Miami havasında bir yer

Miami’ye gidenler bilirler, dünya starlarının tercih ettiği restoranların başında gelir Villa Azur ve senelerdir havasını da kaybetmedi.



Yemek yerken müzikle beraber dans edip masalara çıkılan bir mekandır.
Bu sene Aslı ve Metin Şen çifti, Villa Azur’u Bodrum Yalıkavak’ta açtılar.
Tropikal bir hava içerisinde olan mekanın barı ve plaj kısmı da o kadar keyifli olmuş ki, gün boyu vakit geçirilebilir hale getirilmiş.
Özellikle de son dönemde pahalı diye konuşulan Bodrum mekanları haberlerine inat fiyatlar o kadar uygun tutulmuş ki, herhalde burayı Miami Villa Azur’dan ayıran en büyük özelliği bu olacak.
Bu arada mekan, Yalıkavak D Plaj Evleri’nin içinde yer alıyor. Rezidans ve evlerden oluşan sitede haftalık ya da aylık ev kiralayabiliyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Mekanlar kurallara uyuyor da ya insanlar?

İstanbul’a iki gün için gelince birkaç mekana gitme fırsatım oldu ama gördüğüm şeylere inanamadım.

İnsanlar bırakın temas etmeyi, ağız ağıza konuşmaya başlamışlar bile!

Çalışanlar maske üstü siperlik ile resmen kan ter içinde kalırken, mekana girerken, sokakta yürürken maske takmayanlar, bir ağacın altında 8-10 kişi gruplar halinde buluşup yakın temas konuşanlar var.

Onları görünce şaşırmadım değil.

Biraz sohbet etme imkanı bulduğum mekan işletmecileri ve garson arkadaşlar, “Biz dikkat ediyor, hatta uyarıyoruz misafirlerimizi” diyor.

Ancak müşteriler “Ne koronası ya? Korona mı kalmış!” diye tepki veriyorlarmış.

Bravo!

Bunu yapan bilinçli, okumuş kesimden insanlar “Bize bir şey olmaz” havasında geziyorlar.

Geçtiğimiz gün Onur Baştürk “Şehirde insanlar kurallara uyuyor, yazlık yerde uyulmuyor” diye yazmıştı.

Yazının Devamını Oku

Otellerde Amerikan havası

Geçtiğimiz hafta sonu Bodrum, Yalıkavak’ta konumlanan The Bodrum EDITION’da konaklamaya başladım.

Bir hafta boyunca otelden bir gün bile çıkmadım. Otelin ‘beach club’ kısmı o kadar keyifli ki Bodrum’da tatil yapan neredeyse herkes buraya uğruyor.
Sahilindeki yataklı şezlonglar çok revaçta...
Orada güneşlenmek için mutlaka erkenden rezervasyon yaptırmak gerekiyor.
Onun dışında otelin restoran ve dinlenme kısmındaki masa ve localar sosyal mesafe kurallarına göre düzenlenmiş.
Arkadaşlarınızla masadan masaya benim tabirimle “air kiss” (hava öpücüğü) yapmak pek moda bu aralar. Tabii ki şartlar gereği özel partiler yapılmıyor ama öğlen 12’de sahilde müzik başlıyor.
Buranın sahilinde keyifle dinlenirken kendinizi Beverly Hills’in ünlü oteli SLS’de gibi kendinizi hissediyorsunuz.
Bu Amerikan havasını otelin lobisine girdiğiniz andan itibaren personel ve ambiyans olarak hissediyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Setlere dönüşler başladı

Geçen karantina döneminin ardından dizi ve film ekipleri de çekimlere start vermeye başladı.


Fragmanlar ve setlerden görseller, sosyal medyada ardı ardına paylaşılıyor.
Hande Erçel-Kerem Bürsin, Demet Özdemir-İbrahim Çelikkol ve Özge Gürel-Can Yaman enerjisini beğendiğim ikililerden.
Serkan Çayoğlu’nun Kanal D’de başlayacak “Yeni Hayat” dizisindeki bodyguard rolünü de merak etmiyor değilim...
Eee setler “motor” dediğine göre, yeni bölümler yakında bizlerle olacak demektir...

Gece eğlencesinde saat değişikliği

Senelerdir Bodrum ve İstanbul’da sabahın ilk ışıklarına kadar hizmet veren Sess gece kulübü, normalleşme döneminde saatlerini 17.00-24.00 şeklinde düzenleyerek Sess Lounge olarak hizmet vermeye başladı.

Yazının Devamını Oku

Bodrum’da neler oluyor

Otellerden korkmayın!

Hem virüs korkumu yenmek hem de otellerdeki hijyen kurallarını görmek için Yalıkavak’taki Avantgarde Otel’de konaklama yaptım.
Ne yalan söyleyeyim herkes gibi bende de otel fobisi oluşmaya başlıyordu fakat hijyen kurallarının en üst seviyede tutulduğunu görünce “İyi ki gelmişim” dedim.
Otelin giriş kapısında sizi dezenfektan makinesi ve ateş ölçer karşılıyor.
Yerlerde sosyal mesafe kuralını hatırlatan yapıştırmalar var.
Personelin hepsi maskeli bir şekilde hizmet veriyor.
Odalar çıkış işleminden 24 saat sonra yeni müşteriye veriliyor.
Çünkü odalar her konaklama sonrası dezenfekte ediliyor.

Yazının Devamını Oku

Müzik dünyası kendine geliyor

Sanatçılar, konserleri ve şarkılarıyla bizlerden uzak kaldıkları dönemde ürettikleri meyveleri yavaş yavaş sunmaya hazırlanıyor.

Çoğunun konser takvimi belli olmaya başladı.

Bodrum’da bu yaz Ajda Pekkan, Serkan Kaya, Seda Sayan, Demet Akalın ve Gülben Ergen’in konserleri var.

Yeni şarkılarını bu yaz çıkaracak ünlüler de var.

Gülşen:

Londra’da başladığı albüm kayıtlarına İstanbul’da devam eden Gülşen, araya pandeminin girmesiyle evine kapansa da tabii ki boş durmadı.

Eşi Ozan Çolakoğlu’yla eve kurdukları mini stüdyoda okuma ve kayıtlarına devam eden Gülşen, “Albümün çıkış tarihi şu an belli değil ama bir gece albümden bir şarkıyı çat diye yayınlayacağım, sürprizlere hazır olun” dedi.

Sibel Can:

Uzun aranın ardından yeni bir albümle çıkaracak olan Sibel Can’la konuştum, şarkı okumalarının devam ettiğini, çalışmayı temmuz ayında çıkaracağını anlattı.

Yazının Devamını Oku