GeriCihan ŞENSÖZLÜ Taht kavgası alevlendi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Taht kavgası alevlendi

Senelerdir süren polemiklerin başında gelir pop müziğin kraliçesinin kim olduğu.

Ama hiçbir zaman o tahta kimse oturtulamadı.
Sezen Aksu dendi, Ajda Pekkan dendi, Hande Yener ile Demet Akalın senelerce kıyaslandı, kavgalar ettirildi, küstürüldü ama polemik bitmedi.
Hadi buyurun buradan yakın; bu hafta itibarıyla iki sanatçımız daha dahil oldu “taht kavgası”na!
Hadise’nin ‘en iyi şarkıcı’ dalında Pantene Altın Kelebek almasının ardından Gülşen sosyal medyada bir paylaşım yaptı.
Ünlü popçu, bir takipçisinin “Gülşen’e bir şey olursa Türkiye’de bitmek üzere olan pop müziğine veda ederiz.
O yüzden Tanrı Kraliçe’yi korusun” şeklindeki paylaşımına kendi hikayesinde yer verdi, altına da “Nokta” yazdı.
Onun bu çıkışıyla birlikte magazin kazanları kaynamaya başladı; “Hadise mi, Gülşen mi?” diye.
Bu kıyaslama uzun bir süre daha devam eder, benden söylemesi.
Ama Gülşen’i tanıyan, mizacını bilenlerin o paylaşımı bir gönderme için yapmadığını bilir...
Ha bu arada, gerek sanatçılara verdiği bestelerle, gerek söylediği şarkılarla hakkını yemeyelim; tabii ki pop müziğin lokomotifidir Gülşen.
Sahne kıyafetleriyle de son dönemde herkese örnek olup şık olmalarını sağlıyor ayrıca.
Hadise de keza şıkır şıkır giyinmesi, şarkıları ve Avrupai sahne şovlarıyla “Pop dünyasında varım” diyor.
Bakalım bu oylamayı kim kazanacak.
Benim seçimim belli.
Ne de olsa herkesin kraliçesi kendine...

Sen ne tatlısın güzellik

47. Pantene Altın Kelebek Ödülleri, gündeme yine damgasını vurdu. Tören gerek konukların kıyafetleri gerekse ödülleriyle eski havasındaydı.
Yurtdışında olmam sebebiyle katılamasam da sosyal medyadan full takipteydim törenimizi.
Her ne kadar sosyal medyada linç edilse de, içtenlik ve samimiyet seven bir insan olarak ben Melis Sezen’e bayıldım.
O heyecanına, o özenli ve özgüvenli kıyafet seçimine, sahnede yaptığı içten konuşmasına...
Melis’in sahnedeki konuşmasını eleştirenler öyle bir ödül alsa o platforma çıktıklarında ne konuşurlardı çok merak ediyorum.
Yıldızı daha da parlasın.
Ben de buradan tebrik ediyorum Melis’i ve bütün Altın Kelebek kazananları...

Taht kavgası alevlendi

X

Temiz delirdik

Kendall Jenner kar üstünde bikinili pozunu paylaşdı. Amanın, vücuduna güvenen, güvenmeyen herkes aynı fotoğraftan çektirdi.

Bi sakin olun millet. O Kendall Jenner, dünyaca ünlü bir model.
215 milyon kişi takip ediyor.
Koyduğu bikinili fotoğrafı 12 milyon kişi beğenmiş. Kadın kusursuz vücudunu sergilemiş.
Peki siz ne yapıyorsunuz?
Bence çok sıkıldınız evlerde, önünüze ilk çıkan fotoğrafı taklit ettiniz.
Pandemiden yavaş yavaş çıkmaya başlasak da sosyal medyada etkileri devam ediyor.
Bu arada şunu da söyleyeyim, sosyal medyada her şeye varım. Güzel olan vücutların ayarında açılmasına, mutlu olan evliliklerin mutluluk pozlarına, lüks yaşayanların yaşantılarını göstermesine, eğlenceli tiplerin komedi videolarına...

Yazının Devamını Oku

Yıldıznamemizde çıkanlar gerçek midir?

Geçen hafta arkadaşlarımla keyifli bir öğle yemeği yedik, sohbet konumuz da buydu.


Yıldızname; kişinin isim, doğum tarihi gibi bilgilerinden yola çıkarak hayatı hakkında yorum yapma yöntemi.
Günümüzün hem güzel hem popüler ünlülerinden biri olan arkadaşım, yıldızname ve astroloji haritasına baktırdığını ve duyduklarının etkisinden hâlâ çıkamadığını anlattı.
Tüm karakteristik özelliklerinin, hayatındaki detayların ve aile ilişiklerinin bir bir önüne dizilmesinden çok etkilenmiş.
Ama takıldığı ve uykularını kaçıran asıl konu başka...
2022’nin yaz aylarında genç ve sarışın bir kadın hayatına bomba gibi düşecekmiş. İlişkisindeki tüm dengeleri değiştirecek olan bu kadın, uzun soluklu sevgilisiyle ayrılmalarına neden olacakmış!
Bunu öğrenmesi iyi mi oldu, kötü mü oldu tartışılır.

Yazının Devamını Oku

Ortak lisan nezaket

Dikkat edin son dönemde mekanlarda yabancı turist çok.

Hatta o kadar çok ki, biz bile yer bulmakta zorlanıyoruz.
Tabii ki ülkemizin turistler tarafından tercih edilmesi güzel. Dövizler gelsin, insanlar bütün güzelliklerimizi görsün.
Benim de bu ara gelen çok yabancı arkadaşım var.
Amma velakin bazı mekanlarda servis yapan arkadaşların davranışlarından ve üslubundan şikayet ediyor birçoğu.
Tabii ki herkes İngilizce, Arapça, Fransızca bilmek zorunda değil ama dünyada tek ortak dil var; beden dili.
Yani kibarlık, güleryüz ve mütevazılık. Bunlarla, olmayan yabancı dili kamufle edebiliriz.
Mekan sahibi ya da işletmeci arkadaşlarımızın bu durumu sürekli kontrol etmesi, gelen turistleri dükkanlarından mutlu yolcu etmesi gerekir.

Yazının Devamını Oku

Paralel evren kuruluyor

Farkında mısınız son dönemde nasıl bir dünya düzeni kurulduğunun?

Metaverse’ten bahsediyorum, evet.

“Bu ne, ne diyorsun?” demeyin, parsel parsel yeni düzen kuruluyor.

“Nedir bu Metaverse?” diye koyuldum kendimce bir araştırmaya. Anladığım kadarıyla sizlere de aktarayım.

Antik Yunanca kökenli “meta” (öte demek) ve Batı dillerindeki “universe” (evren demek) kelimelerinin birleşiminden elde edilen bir siber uzay birimi.

Nedir bu siber uzay birimi? Burada insan vücudu yok. Burası sadece insan zihninin temsil edildiği bir yer.

2000’li yılların başında “Second Life” oyunuyla popülerleşmeye başlayan Metaverse, son 1 yıldır yaşanan gelişmelerle teknoloji ve iletişim gündeminin üst sıralarına yükseldi bile. Şu an herkes kapış kapış yer alıyor.

Büyük kurumsal firmalar, yatırımlarını Metaverse üzerine yapmaya başladı.

Dünya giyim devi H&M, Metaverse’te bir mağaza açmış.

Yazının Devamını Oku

2021’in ardından

Pandemi yasaklarının hayatımıza girdiği, zorlu geçen 2020’nin ardından 2021 senesinden beklentilerimiz çok büyüktü. Ama normale dönme çabası içinde geçirdiğimiz bir yıl oldu.

Sosyal medya her zamanki gibi bu yıl da popülerliğini korudu. Yine bu mecralarda yayılan başlıklar gündemi belirlemede etkin oldu.

Hayatımızda büyük yer kaplayan sosyal medya ile ilgili naçizane bir değerlendirme yapmak istedim...

En iyi influencer: Yaptığı eğlenceli ve ti’ye alan paylaşımları ile kesinlikle Tansu Dayan favorimdi.

En iyi YouTuber: Herkesin YouTuber veya Vlogger olduğu dönemde benim en beğendiğim, enerjisi en yüksek isimlerden biri sevgili Sibil Çetinkaya’ydı.

En iyi magazin sayfası: Magazinin profesyonel kısmı bir yana, kendi yorumlarıyla da magazini şenlendiren 2. Sayfa ve Gazetemagazin sayfaları favorilerimden.

En dikkat çeken paylaşım: Tarkan’ın cool baba olmaya çalışırken kızının tütülü eteğiyle verdiği poz sosyal medyayı salladı.

En çok like alan fotoğraf: 382 milyon takipçisiyle Instagram rekorunu elinde tutan Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo’nun sevgilisinin hamileliğini duyurduğu paylaşıma 32.3 milyon beğeni geldi.

En çok giyilen kıyafet: 

Yazının Devamını Oku

Kilo başı 25 dolar!

Sıcak havayı çok sevmemden midir, Dubai’yi ekstra sevmemden midir bilemedim ama işlerimi halledip kendimi Dubai’ye atıverdim yeniden.


Bu sefer Emirates Havayolları’nı tercih ettik arkadaşımla.
İki arkadaş beş büyük valizle tatile çıktık çıkmasına ama bagaj hakkımızı birazcık aşmışız.
“Neyse gidelim bagaj aşım parasını ödeyelim de biletlerimizi alalım” dedi arkadaşım.
19 kilo fazlalığın parasını ödemek için koştur koştur Emirates ofisine gitti.
Bagaj aşımına kilo başına 25 dolar istediler.
Yani tam 475 dolar (6 bin TL) ekstra masraf çıktı bize!

Yazının Devamını Oku

Paylaşım yapmaya çekinir olduk

Sosyal medyanın gücü mü denir buna, sosyal medyanın rahatlığı mı, yoksa sosyal medyanın tabiri caizse küstahlığı mı... Siz karar verin.

Birisi yediği restorandaki yemeği paylaşır, altına “İnsanlar aç” diye yorum yazarlar...
Bir başkası yeni arabasını paylaşır, “Bu krizde milyonluk araba mı alınır” diye saldırırlar...
Bir diğeri tatilden paylaşım yapar, “Ülkede bunlar bunlar olurken tatile mi gidilir” derler...
Bunun gibi yüzlerce örnek sayabilirim.
İnsanlar sosyal medyada paylaşım yapmaktan korkar hale geldi.
İşin garibi bu saldırıları yapanlar kendi ekmeğinin peşinde, işinden gücünde olan, orta halli veya orta halin altındaki kesim değil.
Tam tersine tam da o restoranlara giden, o arabalara binen, o tatilleri yapanlar.

Yazının Devamını Oku

Dubai’de sezon

Yoğunluktan fırsat bulduğumda “Acaba kendimi nereye atsam” diye düşünürken, tercihim 28 derece civarında seyreden hava sıcaklığıyla Dubai oldu.5 gündür buradayım.

Turizmde zirvenin bayrağını taşımaya devam ediyor gibi gözüküyor Dubai.
Expo 2021’in de açılmasıyla 20 milyon kişinin geldiği şehirde ciddi bir yoğunluk ve event çılgınlığı var. Restoranlarda yer bulmak imkansız olmasa da biraz zorlanabilirsiniz.
Yeni yerlerin de açılmasıyla bu sezonun kazananı yine Dubai olur gibi hissediyorum.
“Orada yaşam nasıl?” diye sorarsanız, ülkeye girerken PCR testi yaptırma zorunluluğu devam ediyor.
Geldiğiniz yerde yaptırmanız yetmiyor, uçaktan indikten sonra havaalanında da test yapıyorlar. Sonra şehre giriş yapabiliyorsunuz.
Expo 2021’den dolayı mekanlarda iş yemeği yiyen takım elbiseli erkekler ve şık kadınlar göze çarpıyor.
“Alışveriş nasıl?” derseniz, mağazalarda ürün bolluğu mevcut ve her şey kapış kapış gidiyor desem abartmış olmam.

Yazının Devamını Oku

Para atma kültürü geri geldi

Eskiden canlı müzik mekanlarında sanatçının üzerine para atılırdı.

Bazılarımız “Ay ne kıro!” derdik, bazılarımız da “Ohh ohh” der dans ederdik.
Ama orkestradakiler ve garson arkadaşlar o paraları toplarken de mutlu olurduk.
Şimdilerde canlı müzik eğlencelerinin artmasıyla birlikte bu kültür geri geldi. Para atan kişiler için “çok eğlendiğini gösterme şekli” olan bu uygulama, sanatçılar açısından da rahatsız edici bir durum değil bana kalırsa.
Kimseyi rahatsız etmeyen bir eğlence anlayışı bu.
Kısacası alan memnun, veren memnun.
Ama tabii eskiden atılan dolarlar şimdi yerini Türk lirasına bıraktı, onu da belirtmeden geçmeyeyim...

‘Selam ben influencer Sinem’

Son dönemin yükselen değeri influencer’lık.

Yazının Devamını Oku

Uçakta çantaya dikkat!

Duyunca “Ne cesaret!” dediğim bir hırsızlık olayı geldi arkadaşımın başına.

Bir sanatçımızın menajerliğini yapan bu arkadaşım, hafta sonu konserlerinden sonra Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönerken rahat uyuyabilmek için içinde para olan ufak çantasını koltuğun üstündeki dolaba yerleştirmiş.
Ve uçağın havalanmasıyla uyumaya başlamış.
O ara bir kişi arkadaşımızın uykusundan istifade ederek çantasından dolar dolu zarfı güzelce almış.
100 dolarlık banknotları alıp zarfı 1 dolarla doldurmuş.
Üzerine de anlamasın diye iki adet 100 dolarlık banknot bırakmış!
Uçaktan inip havaalanında alışveriş yapan arkadaşım kasaya geldiğinde ne görsün; 100 dolarlık banknotların yerinde 1 dolarlar var!
Hemen havaalanı polisine gidip şikayette bulunmuş.

Yazının Devamını Oku

Zenginlik mi, güzellik mi?

Senelerdir tartışılır; sevgilinin zengin olmasını mı istersin, yoksa “Para mutluluk getirmez, bari içim açılsın yakışıklı/güzel biri olsun yanımda” mı dersin?


Bu konu herkesi ikiye ayırır, hem zengin hem yakışıklı/güzel bulan sesini bile çıkarmaz, oylamaya yorum dahi yapmaz tabii ki...
Geçtiğimiz günlerde Los Angeles’taki LACMA davetine dünyanın en zengin adamı Jeff Bezos ile sevgilisi Lauren Sanchez de katıldı.
Jeff Bezos’un yakın arkadaşı Leonardo DiCaprio da davetteydi.
Lauren’in DiCaprio’ya bakışı, tüm dünyada dedikodu kazanlarını kaynattı.
“Sevgilin zengin de olsa, bir yakışıklı görünce unutuyorsun” söylemlerini alevlendirdi.
Eee güzele bakmak sevaptır diye boşuna dememişler.

Yazının Devamını Oku

Bir yerlerde şenlik olsa sebeplensek eğlensek

2 gün önce Athena Gökhan’ın bir açıklaması çıktı karşıma. Şöyle demiş Gökhan: “Cadılar Bayramı’nın yurtdışında kutlanması doğal. Ülkemizde kutlanması bizi komik duruma düşürüyor. Bunlar ufak ufak kültür erozyonu."

Haklı mı haksız mı diye ankete düşmüş bu söylemi.
Bana göre haklı olduğu tarafı, yurtdışında kutlanması konusu.
Evet, orada doğal ve daha coşkulu oluyor, daha büyük partilerle karnaval havasında geçiyor Cadılar Bayramı.
Haksız olduğu kısım ise “komik duruma düşürüyoruz” eleştirisi. Komik duruma düştüğümüz o kadar çok durum varken bu mu seni rahatsız etti sevgili Gökhan?
80 milyonluk ülkede toplasan 500 ya da 1000 kişinin “Cadılar Bayramı” adı altında parti yapıp eğlenmesi bana hiç de komik duruma düşüyormuşuz gibi gelmedi vallahi.
“Giyin, süslen, değişik makyaj yap, dans et” kafasında herkes.
Kenan Doğulu’nun dediği gibi; “Bir yerlerde şenlik olsa, sebeplensek eğlensek” kafası...

Stres koçu

Yazının Devamını Oku

İstanbul’da neler oluyor?

Gece eğlencelerinde saatler yavaş yavaş uzamaya, eğlence tutkunları özlemini duydukları gecelere uzun süre sonra yeniden adapte olmaya başladı. Çok da zor olmadı aslında. Peki İstanbul’da yeni neler var? Gittim, gezdim ve sizler için yazdım.

Yeni adres Galataport

Galataport, uzun hazırlıklar sonucu eksikleri olsa da kapılarını açtı.
Resmi açılışını 29 Ekim’de (yarın) yapacak olan Galataport, birçok markayla İstanbul’a yeni bir soluk getirmeye aday.
Büyük cruise gemilerinin yanaşmaya başladığı mekanların hummalı bir şekilde çalıştığı yerde, mağazalar da hazırlıklarını son sürat sürdürüyor.
Sahil kısmında boydan boya yürüyüşünüzü yaparken, mekanlara göz atıp canınız nereyi istiyorsa oturabileceğiniz yerler açılıyor. Bodrum’un meşhur balık restoranı Sait en başta konumlanıyor. Hemen altında Londra ve Dubai’de de yer alan Roka Restoran hizmete girecek. Açılış şubat ayında.
Onun hemen yanında senelerin Karaköy Liman Lokantası var. Mekan, hazırlıklarının çoğunu bitirmiş, kapılarını açmış bile. Değişmeyen menüsü, hatta eklemeleriyle gayet başarılı bir mutfak çıkarmışlar. Yanında da Beymen mağazası açılıyor, şubat ayında.
Gençler için Popülist isimli, 600 kişilik bir mekan yapılmış Galataport’ta. Teras katını da 150 kişi kapasiteli etkinlik alanı yapmışlar.

Yazının Devamını Oku

Değişen bir Fahriye

Senelerdir hep “kaprisli” denildiğini duyardım Fahriye Evcen için.


“Birlikte çalışması en zor sanatçılardan” derlerdi.
Ama görüyorum ki enerjisi 180 derece değişmiş oyuncunun. Giyim tarzı, sosyal medya fotoğrafları, eşi Burak Özçivit’in davetinde magazinci arkadaşlara verdiği röportajdaki sıcaklığı inanılmaz hoşuma gitti. Demek ki anne olduğu için uzun ara verdiği setlere dönmek yaramış Fahriye Evcen’e...

İzmir çıkarmasının ardından

Avrupa seyahatine çıkamadığım haftalarda Türkiye’de bir yerlere gidiyorum ya da gitmeye çalışıyorum.
Geçen hafta sonu da bir İzmir çıkarması yaptık arkadaşlarla.
İki yakın arkadaşımızın açtığı İzmir Marriott Hotel’de gerçekleşen partiye katıldık.

Yazının Devamını Oku

Paris’te neler oluyor

Paris Moda Haftası’nın bitmesinin ardından şehre gittim.

5 günlük Paris turum bana nasıl iyi geldi anlatamam...
Hele hele hava sıcaklığının 25-26 derecelerde olması, güneşin iç ısıtması paha biçilmezdi.
Gelelim Paris’te olup bitenlere...
Burada hayat normale dönmüş dersem, eksik söylemiş olurum. Normalin de üstünde yaşanmaya başlanmış Paris’te.
Bütün restoranlar açılmış ve neredeyse hepsi tamamen dolu. Gece kulüplerinin önündeki uzun kuyruklar, diğer sokaklara taşmaya başlamış. Kulüplerin içinde adım atmak, dans etmek kalabalıktan zor olsa da her şey çok güzel.
Özlediğimden herhalde, sabahlara kadar dans ettim, yeni yeni arkadaşlar edindim.
Sadece garibime giden şu oldu... Dün dönerken havaalanında hiçbir kafe, mağaza ve lounge’un açık olmadığını gördüm.

Yazının Devamını Oku

Fotoğraf çekme haftası bitti mi?

Geçtiğimiz hafta normalde Paris Moda Haftası’nda olmam gerekiyordu.


Ufak tefek aksilikler yüzünden gidemedim.
Zaten sosyal medyada gördüğüm manzara karşısında da “İyi ki buradaymışım” dedim.
Tamam, moda haftası paylaşımlarında gerçekten renkli, eğlenceli kareler vardı.
Sosyal medya fenomeni arkadaşlarımın güzel kombinli fotoğraflarına da like üstüne like attım...
Amma velakin sırf moda haftası var diye biletini alıp koştur koştur Paris’e giden, belki de şehri ilk kez ziyaret eden bazı isimleri de garipsedim.
Eee be yavrucuğum senin ne işin var moda haftası zamanı oralarda?

Yazının Devamını Oku

Restoran önü öpüşmeler

Birkaç gündür Ulus’ta genç bir çiftimizi hep öpüşürken görüyorum.


Bir restoranın aşağısındaki ağacın altında ya da mekanın biraz yukarısına park etmiş arabaların arasında oluyorlar genelde...
Geçtiğimiz gün arkadaşımı evine bırakmış dönerken aynı çifti yine aynı yerde gördüm.
Öpücüklere boğuyorlardı birbirlerini.
Dayanamadım, arabanın camını açtım, “Yahu gençler size bir şey sorabilir miyim” dedim.
Bıçkın delikanlımız dönüp “Buyur abi” dedi.
“Siz beraber misiniz, yoksa buradaki restoranda mı tanıştınız, merak ettim” diye sordum.

Yazının Devamını Oku

Eski köye yeni adetler

Mekanların uzun süre kapalı kalmasından mıdır nedir bilmiyorum, bu hafta gittiğim yerlerde gördüğüm bazı uygulamalar bana biraz saçma geldi...


Bu hafta fazla sosyalleştim. Eski günlerdeki gibi haftamı davetler, doğum günleri, mekan açılışlarıyla geçirdim.
Birkaç mekanda başıma gelenler ve duyduklarım karşısında oluşan surat ifademe o an yanımda olan arkadaşlarım hâlâ gülüyor.
Mesela...
Six Senses Hotel Sarıyer:
Pazar günü kahvaltı ettiğim başka bir mekandan Six Senses Otel’e geçtim.
Ekip çok tatlı bir şekilde masama kadar eşlik etti.

Yazının Devamını Oku

Proje değil gerçek aşk

Yanılmadım dersem, yalan olur! Aşklarının ilk başladığı zamanlarda köşemde yer verdiğim çiftin proje aşkı yaşıyor olabileceğini söylemiştim.

 Hatta “öyle bir şey yok” diye telefonlar da almıştım çiftin yakın çevresinden... Gel zaman, git zaman aşklarını doludizgin yaşayıp mutluluk pozları veren çiftimizden evlilik kararı çıktı!

Evet, uluslararası başarımız Cedi Osman ve güzel oyuncumuz Ebru Şahin’den bahsediyorum! İki gün önce Kapadokya’da evlilik teklifi eden Cedi Osman, Ebru Şahin’den “evet” cevabını aldı. Bu özel anları sosyal medya hesaplarından paylaşan çifte bir ömür boyu mutluklar diliyorum ben de...
Televizyondaki magazin yorumcularının sık sık söylediği gibi onlar da bana inat mı evleniyor? Yoksa öyle bir şey yoktu dermişim... Şaka şaka tabii ki! Umarım düğüne beni de çağırırsınız, ne de olsa inanmamıştım ilk başta, şimdi ayakta alkışlamak benim görevim.

Kim ne derse desin
Bir insanın adım atması olay olur mu, olur! Senelerdir popüler kültürün dünyadaki bayrağını elinde en önde tutan, dokunduğu herkesi zirveye taşıyan isim Kim Kardashian, hafta sonu gerçekleşen Met Gala’nın kırmızı halısına damgasını vurdu. Aslında simsiyah, tepeden tırnağa kapalı, hiçbir yeri gözükmeyen Kardashian, Amerikan kültürü konseptindeki galaya Balenciaga markasının kıyafetiyle katıldı.

Yazının Devamını Oku