GeriCihan ŞENSÖZLÜ Siz yapmayın ya!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Siz yapmayın ya!

İki gündür ortalık karıştı... 40 yıllık dostlar bir yanlış anlaşılma nedeniyle birbirine girdi resmen...


Kimden mi bahsediyorum? Tabii ki Seda Sayan ve Mehmet Ali Erbil ikilisinden...
Her şey Mali'nin bir arkadaşının koyduğu Instagram Hikayesi’ni repost etmesiyle başladı.
Erbil’in Seda Sayan’a gönderme yaptığını düşünen herkes Miami’de tatil yapan Seda ablamızı gaza getirdi.
2 saatte tabiri caizse çarşı pazar birbirine girdi. Senelerdir kavga etmeyen, kardeş gibi olan ikili sosyal medya üzerinden birbirleri hakkında ağır ithamlarda bulundu.
Allah’tan erken frene basıp ‘ne yapıyoruz’ dediler ama tabii tüm magazin sayfaları açıklamalarını çoktan yayınlamıştı.
Mehmet Ali Erbil ile Çeşme’de karşılaştım.
Ünlü şovmen, “Ben sadece başkasının yazısını repost ettim, olay Seda’ya geldi anlam veremedim” dedi.
Senelerdir gıpta edilen dostlukta Seda Ablam ve Malim, siz birbirinizi yanlış anlamayın ve sosyal medyadan sallama akımına kapılmayın.
İsterseniz telefonda birbirinizi arayıp bağırıp çağırın ama senelerin dostluğunu magazin malzemesi yapmayın.
Hadi şimdi sizden güzel bir paylaşım bekliyoruz sizden...

Neşe kaynağı Esra

Ben sadece kendimi yataktan dans ederek kalkıyor zannederdim, meğer benim gibi biri daha varmış; Esra Dermancıoğlu...
Sosyal medya paylaşımlarıyla kahkaha attıran Esra, geçtiğimiz gün ‘uyandım’ notuyla dans ederken çektiği videoyu Instagram hesabına yükledi. Bu paylaşımı 50 kere izlemişimdir...
Esra, tam bir neşe kaynağı... Artık tüm videolarını heyecanla bekler olduk. Daha çok video çek Esra... Tabii ekranda da güzel bir işte seni izlemek de çok keyifli olur. Seni seviyoruz Esroş...,

Çeşme yükselişte

Topçusu, popçusu Çeşme tatiline başladı... Hangi beach’e gitsen bir takım kuracak futbolcu mevcut, hangi beach’e gitsen basketçilerimizle karşılaşıyorsun, Alaçatı sokaklarında yürümeye çıkınca bir popçu görmemen mümkün değil... Çeşme’deki fiyat aralığına gelince... Tatil beldesinde her bütçeye uygun eğlence mevcut.
Bodrum’da 1 bardak kokteyl fiyatı 250 TL iken, Çeşme’de 100 TL’yi geçmiyor.
İşte Çeşme mekanlarındaki son durum...
· Boop Kokteyl Bar:
Ezgi Mola ve Mustafa Aksakallı’nın sahibi olduğu mekana mutlaka uğrayın. Çok keyifli bir yer... İçeride her akşam mutlaka birbirinden ünlü isimler oluyor. Rezervasyon yaptırırken DJ kabininin yan tarafındaki masayı isteyin, eğer boş yakalarsanız oradan tüm ortamı izlemek çok keyifli...
· Cabbar Port:
Senelerdir gece hayatının içinde olan Serkan Koca ve Öztürk Koca kardeşler bu sezon Çeşme’nin en ferah yerini almışlar. Çeşme Port’ta yer alan mekanda manzara harika, yemekler iyi...
· Roop Alaçatı:
4 kişilik bir arkadaş grubuyla burada güzel bir kahvaltı etmek istediğinizde ortalama kişi başı 100 TL’ye geliyor... Lezzetli bir kahvaltı öğünü yapabilirsiniz ama bana sorarsanız bowl çeşitlerinden de deneyin.
· Beach of Momo:
Mekan geçen hafta sosyal medyada kapılarını açacağını duyurunca telefonları kilitlenmiş. Yer bulmak neredeyse imkansız.
Beach of Momo bu sezon da en iyiler arasında yerini kimselere kaptırmaz gibi gözüküyor.

X

İçimiz yanarken...

Yanan sadece ormanlarımız değil, nefes alanlarımız ve geleceğimiz...


Ünlüsü köylüsü, öğretmeni polisi yangınları söndürmek için mücadele ediyor. Peki klavye delikanlıları ne yapıyor?
Yine art diye peşinde, yargı dağıtıyor...
Bırakın artık, içimizin yandığı, çocuklarımızın geleceğinin tehlikeye düştüğü bu dönemde eleştiri yapmayı, milleti galeyana getirmeyi...
Yanan yerler imara açılırsa o zaman tepki veririz, oralara otel yapılırsa o zaman müdahale ederiz.
Şimdi sosyal medya gücünü kitleleri yardıma teşvik için kullanalım.
Bırakalım ona buna laf atmayı, vicdanı olan herkes üzerine düşeni yapıyor. Olaylara duyarsız kalanları küfür ve hakaret etmek yerine bir tuşla takip etmeyi bırakabilirsiniz...

Yazının Devamını Oku

Sosyetede yüzük şoku

Son günlerde şehirde konuşulan yeni bir olayı sizinle de paylaşayım.


Orta yaş üstü sosyetik kadın ekiplerimizden birinde yaşanmış bu olay.
Yaz tatillerine ara verip İstanbul’a dönen ve “Bir akşam yemek yiyelim” diye sözleşen hanımlarımız, Arnavutköy civarında bir balıkçıya gitmiş.
Kadınlardan biri, kendisine hayran olan işadamından hediye gelen 10 bin dolarlık yüzüğünü gösterip diğerlerine hava atmış.
Yüzük elden ele dolaşmış, sonra arkadaşlar koyu bir sohbete dalmış.
Gecenin sonuna da herkes evinin yolunu tutmuş.
Ancak yüzüğüyle hava atan sosyetik hanımımız eve döndüğünde büyük bir şok yaşamış.

Yazının Devamını Oku

Şehirde neler oluyor...

Beni bu pandemi mi değiştirdi, yoksa uzun zamandır tatil havasında olduğum için şehir hayatını mı özledim nedir; bayramı İstanbul’da geçiriyorum.Evet, bir yaz ayı ve ben İstanbul’dayım!


“Niye, ne var?” demeyin. 2009 yılından beri yaz aylarında hep Bodrum’da çalıştığım için hiç şehirde kalamıyordum.
Aslına bakarsanız Bodrum’daki yoğunluğu ve bu durumun yol açtığı eksikleri görünce, İstanbul’da olduğuma sevinmedim diyemem.
Tabii şehirde boş oturmak olmaz. Hazır trafiksiz yakalamışım İstanbul’u, pır pır döneyim dedim.
Neler mi yaptım...
Nobu:
Ritz-Carlton Otel’in içinde hizmete giren Nobu’nun açılışına katılamamıştım. Arkadaşlarımla rezervasyon yaptırıp gittik. Nobu’yu Türkiye’ye 2014 yılında Bodrum’da işletmelerini yaptığım grupla getirmiştik. İki sezon sonra sessiz sedasız çekilmişti Türkiye’den Nobu markası.

Yazının Devamını Oku

Hesap döner sap döner

Geçen hafta Bodrum’daydım. Gündüzleri evde dinlendim, akşamları sosyalleştim.


Geçen haftaki yazımda da bahsettiğim gibi ünlü sanatçıların sahneye çıktığı mekanlara gittim.
Ama her masada aynı şeyle karşılaştım; hesaplar fazla kabarık geldi.
Bodrum bu sene gerçekten çok pahalı.
Ama gelin görün ki her yer hıncahınç.
Kapılarını yeniden açan mağazalar alışveriş ciroları kırıyor.
Tam bir girdap havasında Bodrum bu sezon. Giren çıkamıyor, çıkan geri gelmek istiyor.

Yazının Devamını Oku

Barıştık mı?

Gülsem mi, ağlasam mı, üzülsem mi bilemedim ama eğlenceli bir diyalog oldu benim için. İki sene önce hakkında yazdığım yazıdan dolayı benimle konuşmayan yeni gelinimiz Zeynep Bastık’la geçtiğimiz hafta bir arkadaşın evinde denk geldik.

Tatlı tatlı herkese “Merhaba, ben Zeynep” diye gülümseyerek geliyordu. Ta ki beni görene kadar. Görünce bir dondu kaldı, ne yapacağını şaşırdı Bastık.

Biraz rahatlatayım onu diye “Barıştık mı Zeynep?” deyiverdim.

Cevap geldi “Hayır” diye.

Ben de “Peki” deyip yanımdaki arkadaşımla sohbete devam ettim.

E ne yapayım şimdi?

Sahne performansını eleştirdim, şahit olduğum olayı yazdım diye küstü bana. Zeytin dalı uzatayım dedim, eee onu da kabul etmedi.

Neyse artık evlendi barklandı, belki önyargıları, düşünceleri değişir, eleştiriye açık olur sevgili Zeynep Bastık.

Bir ömür boyu mutluluklar tatlışım, en kısa zamanda karşılaşmak dileğiyle ha ha ha!

Yazının Devamını Oku

Bayram havası

Sizlere bir şey söyleyeyim mi; eğlence ve hizmet sektörü bugünü resmen bayram ilan etmiş durumda...

Sanatçıların büyük bölümü, art arda konser takvimlerini yayınladı.Hepsi de ilk defa sahneye çıkacakmış gibi heyecanlı.

Ben, Çeşme’de tatildeyim. “1 Temmuz mekan açılma kutlamalarıma” da buradan devam edeceğim.

Öyle yoğun bir gündemim var ki bugün...

Öncelikle Cahide Çeşme’nin açılış konserine uğrayacağım. Mekanda sahneye Kenan Doğulu çıkacak.

Hemen yanında Berkay’ın sahnesi var, ona bir göz atacağım.

Ardından yeni açılış yapacak iki mekana gideceğim.

Yazarken yoruldum! Ama inanın çok özledim mekan mekan gezmeyi.

Bakalım devam eden aşılama sürecinde bizleri daha neler bekliyor.

Yazının Devamını Oku

Aynı gün paylaşmak

Gittiği mekanlarda çektiği fotoğraf ve videoları Instagram’da aynı gün değil de birkaç gün sonra paylaşan arkadaşlarım var. Sonunda dayanamadım, böyle yapan bir kız arkadaşıma “Neden fotoğraflarını sonraki günlerde paylaşıyorsun?” diye sordum.


Şöyle dedi:
“Cihannacığım o anda dikkatli bakamıyorum fotoğraflara. Sonradan güzel bulduklarımı paylaşıyorum. Videoları dikkatlice izliyorum, konuşmalarda sıkıntılı bir şey var mı diye.”
“Eee bunları mekandayken de yapabilirsin” dediğimde ise bizim küçük şeytan kızımız bombayı patlattı:
“Görüştüğüm iki kişi var. Biriyle beraberken diğeri beni o sırada evde biliyor. Kendi kendimi patlatır mıyım? Birkaç gün sonra paylaşıyorum, ‘Aman eskilerden koydum’ deyip konuyu kapatıyorum!”
Vallahi ben mekana daha girmeden paylaşmaya başlıyorum story’leri, postları.
Bir de böyle deneyeyim bakayım.

Yazının Devamını Oku

Cihanna Çeşme’den bildiriyor

Nisan ayında başladığım gezi rehberime Çeşme’yle devam ediyorum. Çeşme’de tam anlamıyla sezon açılmamasına rağmen hafta sonu kalabalığı hayli fazlaydı. Mekanlar, sezona yetişmek için var güçleriyle hazırlanıyorlar. Hazır olanlar ise kapanma saatlerine kadar tıklım tıklım dolu. Buyurun kısa bir Çeşme turu...

∆ Yuzu Beach:

300 kişi kapasiteli mekan, Çeşme’nin popüler beach’lerinden. Menüsünde suşiden hamburgere çok şey var. Cihan Anadoloğlu’nun bar danışmanlığı verdiği mekanın kokteyllerini deneyimlemelisiniz.

Denizin ortasına kurulan futbol sahasında maç yapabileceğiniz mekanda ayrıca ayak tenisi ve plaj voleybolu oynayabilirsiniz.

Hafta sonları müziğin ritmine kapılıp yerinizde dans edebilirsiniz. Bu arada pazar günleri Jabbar canlı müzik yapacakmış.

∆ Elias Beach & Restaurant:

Eski adı Rise and Shine olan beach, bu sene 180 derece konsept değişikliğiyle Elisa olarak hizmet verecek. Yunan aşçısıyla süper bir mutfağa sahip mekanda deniz mahsullerini keyifle tüketebilirsiniz. Denizin ortasına kurulan DJ kabini ile beach eğlencelerine dahil olabilirsiniz. İşletme ekibi de tecrübeli.

∆ Limon Köyiçi:

Senelerdir müşterilerinin eline bir limon verip fotoğraf çeken mekan, ambiyansı, Türkçe müzikleri ve geniş menüsüyle sezona erken başlayanlar arasında. Her akşam dolu. Alaçatı sokaklarında yürürken içeriye girin derim...

Yazının Devamını Oku

Müziğin sesi yükselmeli

Söylendiği gibi haziran ayının gelmesiyle yavaş yavaş normalleşme havasına girilmeye başlandı.


İlk gün heyecanıyla okula gider gibi mekanlara gitmeye başladık.
Mekan sahiplerinin yüzü hafif de olsa gülmeye başladı.
Hele çalışan arkadaşların heyecanı, hevesi görseniz, ilk iş hayatına atıldıkları günkü gibi resmen. Umarım bundan sonra kapanmalar olmaz, keyifle devam eder yaşantımız. Gece mekanlarına açılma sırası henüz gelemedi.
Bu mekanların haziran sonrası açılması bekleniyor.
Sanatçı ve müzisyenler için ise gerçekten sıkıntılı bir süreç.
Yaklaşık 16 aydır müziğin sesi kesildi Türkiye’de, hatta tüm dünyada.

Yazının Devamını Oku

Sezon eksikleri

Geçen hafta sonu uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla vakit geçirmek için Bodrum Edition Otel’e gittim.

Geçen hafta sonu uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla vakit geçirmek için Bodrum Edition Otel’e gittim.
Sezonun erken açılması ve yaşanan pandemi döneminin de etkisiyle sıkıntılı bir başlangıç oldu benim için.
Neden mi, işte sebepleri...
◊ Fiyat bilgisi almak için oteli, giriş yapmadan 2 gün önce aradım. Otele geldiğim gün “Size dönüş yapamadık” denildi...
◊ Akşam bir grup arkadaş yemek yerken, masadaki hamile arkadaş “Hamile olduğum için deniz ürünleri yiyemiyorum, tavuk rica edebilir miyim?” diye sordu, ancak “Maalesef tavuk yok” yanıtıyla karşılaştı...
◊ Hadi sezon başı, çok eksikleri vardır diye servis yavaşlığına ve eksikliğine laf etmeyeyim diyorum ama istenen fiyatlar karşılığında da her şeyin en iyisi olması gerekiyor...
◊ Oda servisi personeli yemekleri yetiştirme telaşıyla hızlı bir servis çıkarıyor, buna rağmen gelen yemekler buz gibi...

Yazının Devamını Oku

Her zevke uygun tatil

Gidenler iyi bilirler, Marmaris’te hizmet veren D Maris her zevke uygun bir tatil anlayışı sunuyor. Sessiz sedasız güneşlenmek ve kafa dinlemek isterseniz otelin Silence Beach’i (Sessiz Beach) tam size göre...


Yok, ‘ben hareket istiyorum, çoluk çocuk eğlenelim’ diyorsanız, rotanız otelin ana plajı olsun... Ana plajda yer alan Maris Kitchen’da keyifli bir yemek yiyip dostlarınızla sohbet edebilirsiniz...
Canınız şöyle güzel bir deniz mahsullü makarna, ahtapot ızgara çektiyse sizi otelin sonunda yer alan La Guérite’ye alalım...
Zuma ve Manos’un restoranları da otel içinde hizmet veriyor. Ancak iki mekanda da pandemi kuralları gereği henüz eğlence başlamadı...
Yasakların kalkmasıyla otelin misafirleri bu mekanlarda doyasıya eğlenme fırsatı da yakalayacak.
Henüz tatil planı yapmadıysanız D Maris’i listesine alabilirsiniz, benden söylemesi...
Unutmadan bir de not düşeyim, otele şimdilik pandemi kuralları çerçevesinde tekneyle ve dışarıdan giriş yapmak yasak.

Yazının Devamını Oku

Hedefim 17 günde 5 kilo vermek

17 günlük kısıtlamayı yaza hazırlanarak değerlendirmeyi tercih ettim ve son günlerin popüler sağlıklı yaşam merkezi Vitalica Wellness Bodrum’a geldim.


Sabah programımız 08.30’da spor salonunda ya da otelin parkurunda yürüyüş yapmakla başlıyor.
Gün boyunca yoga, fitness, meditasyon gibi derslerimiz var.
Bunun yanında gün içinde takviye serum desteklerimizi alıyoruz.
Favorilerim; bağışıklık destekleyici IV serum ile mutluluk ve zindelik hissi veren serotonin takviyesi.
Yemeklerimiz, Vitalica Wellness binasında bulunan restoranda servis ediliyor.
Ben dün güne glütensiz granola ile başladım.

Yazının Devamını Oku

Yıldız’dan dar alanda kısa paslaşmalar

Pandemide işsiz kalan müzisyenler için başlatılan challenge’a Yıldız Tilbe de katıldı.


Tilbe’nin sanatçı arkadaşlarına attığı pasları bütün hafta heyecan ve merakla takip ettim.
Tarkan, “Amacını anlamadım” mesajıyla pası karşılıksız bıraktı.
Ardından Gülşen, kayınvalidesinin vefatı sebebiyle es geçti. Tilbe topu en son Gülben Ergen’e gönderdi, Ergen vurdu ve gol oldu şükür!
Yoksa Yıldızımız Tilbemiz pas atmalara doyamadan çılgınca yattığı yerden devam edecekti serbest vuruşlarına. Şimdi top Seda Sayan’da. Senin de pasını beklemedeyiz Sultan...
Ay yazarken benim başım döndü resmen.
Neyse, bu olayda en çok hoşuma giden, Yıldız Tilbe’nin Gülben Ergen’e pas atarken “Al sana challenge, olmazsa geri yolla, kalede ben varım” demesi oldu. O “kalede ben varım” mesajındaki özgüveni herhalde sadece ben hissetmedim. “Ayağınızı denk alın” der havasındaydı Yıldız...

Gerçek bir jön

Yazının Devamını Oku

Sabrın sonu selamet

Bugün itibarıyla 18 günlük tam kapanma dönemimiz başlıyor.

Hastalığın bitmesi ya da en azından ciddi bir düşüş sağlanması için yapılacak en doğru şeyin bu olduğuna eminim.
Bu kapanma sona erdiğinde, yazın her yerin açılacağına ve normal hayatımıza yavaş yavaş geçeceğimize inanıyorum.
O yüzden sıkılmadan, bol bol okuyarak, izleyerek, öğrenerek, sağlıklı beslenmeye çalışarak bu süreci atlatacağız. Tabiri caizse “Sabrın sonu selamettir” diyeceğiz.
Bu arada tam kapanmayla ilgili akıllara takılan soruların bazılarına açıklık getireyim...
◊ Yurtdışı uçuşu olanlar, seyahat belgesine ihtiyaç olmadan uçabilecek.
◊ Yurtiçi uçuşlarında geçerli mazeretleri olmayanlar seyahat belgesi alamayacak ve uçuş yapamayacak.
◊ Önlemler daha sıkı, cezalar daha yüksek tutulacak.

Yazının Devamını Oku

Bir yerde yanlış var ama...

Son dönemde birçok marka, sosyal medyanın gücünden faydalanmak için sosyal medya etkileşimleri güçlü, stili olan kişilerle çalışmaya çalışıyor.


Evet, “çalışmaya çalışıyor” diyorum, çünkü Türkiye’de bu konuda sıkıntı yaşanıyor.
Avrupa’nın birçok yerinde, genelde dünyaca ünlü isimlerle işbirlikleri yapıyorlar.
Bizim ülkemizde ise ince eleyip sık dokumalarına rağmen seçtikleri isimlerle iyi müşterilerini memnun edemiyorlar.
“Benim 50 bin lira vererek aldığım çantayı ona hediye edip sosyal medyasına koyduruyorsunuz, ben de o yüzden bu çantayı almıyorum” diyerek soluğu mağaza müdürlerinin yanında alan sosyetik kadınlar var... Haklılar mı bilinmez.
Ama bazı markaların sosyal medya işbirliklerinde yanlış tercihlerde bulunduğunu ben de söylemeden edemeyeceğim...

Magazin dünyasından notlar

Bu pandemi bir an önce bitmezse, ben resmen dedikodu kovalayan yaşlı teyzeler gibi olacağım! Ne hareketli bir hafta geçiriyoruz farkında mısınız?

Yazının Devamını Oku

Dünyada neler oluyor?

Malum yurtdışına gidemiyoruz, burada da kısa dönem restoran maceramızın üzerine Ramazanın gelmesiyle tekrar kısmi kapanmalar başladı. Ben de sizler için diğer ülkelerde neler olduğunu öğrendim...

İtalya-Milano: En çok vakanın görüldüğü ve uzun süredir kapalı olan şehirde durum, bizim ülkemizle aynı sayılır. İşyerleri ve mağazalar açık, restoranlar paket servis olarak hizmet veriyor. Gidişata göre mayıs ayında tamamen açılmayı planlıyorlarmış.

İngiltere-Londra: Uzun kapanışın ardından vakalardaki ciddi düşüş ve tüm ülkenin neredeyse yüzde 70’inin aşılanması dolayısıyla 2 gün önce şehir yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Mağazaları ve restoranları açan İngiltere, 12 Mayıs itibarıyla turist almayı hedefliyor.

Fransa-Paris: İlk günden beri süreci en zor geçiren ülkelerin başında geliyor Fransa. Son 3 haftadır marketler, eczaneler ve kitabevleri dışında her yer kapalı. “Neden kitabevleri açık?” demeyin, insanlar sıkılmasın, bol bol okusunlar diye açık tutuluyor.
İşyeri sahiplerine ayda 10 bin euro civarında bir yardım yapılıyormuş ayakta kalabilmeleri için.
Aşılama sistemine geçen Fransa, süreci hızlı şekilde tamamlayıp normale dönme çabası içinde. Sokağa çıkma yasağı ise bizdeki gibi 19.00 itibarıyla devam ediyor.

Dubai: Biliyorsunuz Dubai’de vaka sayıları düşük ve her yer açık. Tabii ki kontrol ve cezalar had safhada, herkes de uyum sağlıyor. Şehir normal hayatına mesafeli ve maskeli olarak devam ediyor.

Miami: Amerika’nın gözde şehri, pandeminin başında önlem alarak kapansa da aşılamanın hızlı bir şekilde ilerlemesi ve havanın günlük güneşlik olması avantajıyla tamamen açıldı. Mekanlar, oteller, beach’ler normal düzene geçti. Hadi bakalım ramazan sonrası darısı başımıza diyelim. Umarım bir an önce aşılamamız biter, geçirdiğimiz kötü günler sona erer. Azıcık daha sıkalım dişimizi...

Herkes senin gibi yaş alsa...

Yazının Devamını Oku

O nasıl bir üslup Kerem!

En beğendiğim, en sevimli, en yakışıklı bulduğum oyunculardan biridir Kerem Bürsin.

‘Amerikan kafası’nın da en yakıştığı insandır.
Ama önceki gün yaptığı canlı yayında ağzını doldura doldura “Kafelere gidip maskelerini çıkaranlar, salaksınız!” demesini kendisine hiç mi hiç yakıştıramadım.
Tabii ki ünlü ve sevilen biri olarak takipçilerine mesajlar verip uyarılarda bulunabilirsin ama hakaret edemez, ağır ithamlarda bulunamazsın Keremcim.
Yetkililer halkı kibarca, kırmadan üzmeden uyarırken, bizlere de güzel bir üslupla mesajlar vermek yakışır.
Lütfen bozma çizgini ve üslubunu...

Rüzgâr gibi geçti

Gerek Miami’deki hayatı, gerek aşkı, gerekse Instagram paylaşımlarıyla herkesin radarındaki isim Şeyma Subaşı.

Hem çok seviliyor, hem kıskanılıyor hem de hiç sevilmiyor.

Yazının Devamını Oku

Dijital depresyon

Sosyal medya için hepimizin en yakın arkadaşı oldu desem, abartmış olmam.

Elimizde telefon her an story atar haldeyiz.

Sürekli photoshop uygulamalarında kendimizi kusursuz yapıp “like” toplama peşindeyiz.

Şimdilerde TikTok’ta güller, kalpler toplayarak para kazanma çılgınlığı var.

Bazı çocuk ve ergenler, TikTok’ta ciddi takipçi kitlelerine sahip.

Duyduğuma göre takipçilerinin gönderdiği kalpler, böcekler, güller ile 13-14 yaşındaki bu çocukların aylık kazancı 50 bin, hatta 100 bin lirayı buluyormuş.

O harcamaları yapan minikler de genellikle ailelerinin kredi kartlarını kullandıklarından, çekilen yüklü meblağlar evlerinde büyük kriz yaratıyormuş.

Tamam, dijital hayat güçleniyor, hepimiz de ayak uyduruyoruz bir şekilde ama...

Çocuklar ve ergenler biraz daha ‘gerçek’ dünyada vakit geçirmez, parklarda bahçelerde sosyalleşmezse,

Yazının Devamını Oku

Ajda’nın çiftliği

Süperstar Ajda Pekkan’ın hayvanlara olan düşkünlüğünü bilmeyen yoktur herhalde.

Hatta öyle bir düşkünlük ki bu, kedileri ve köpekleri için ayrı bir ev bile açmışlığı var sanatçının.
Yakın çevresinden duyduğuma göre; şimdilerde Zekeriyaköy ve Bodrum’daki evlerini satıp arsa alarak büyük bir çiftlik kurmayı planlıyormuş.
Yani bu demek oluyor ki; bütün kedileri ve köpekleri bir arada yaşayacak. Hatta çiftlik evine geçince midillileri bile olur Süperstar’ın.
Sen çok yaşa Süperstar’ım, sana çiftlik hayatı da çok yakışır.

Çirkin bir yere doğru gidiyor

Şu son dönemde herkesin bazı huyları değişti. Açıkçası bazen karşımızdakine hiç yakıştırmadığımız paylaşımlara bakmaya mecbur kalıyoruz.
Ama şimdilerde sosyal medyadaki popüler kızlar arasında öyle bir yarış başladı ki, utanç verici...

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI