İstanbul depremi, depremler tekrar edecek mi?

CUMHURİYET BAYRAMI.

İlk öncelikle aslında her gün kutlamamız gereken, “Cumhuriyet Bayramı”mızı kutluyorum.

Size bu satırları 29 Ekim 2020 tarihinde; yani doğum günümde yazıyorum.

Annesi 19 Mayıs doğumlu, ailesi tam bir Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk aşığı olan bir insan olarak Atatürk’ün ışığında doğduğum için çok şanslıyım.

HZ.MEVLÂNÂ İLE İLGİLİ ROMANIM

Daha önceki köşe yazılarımdan hatırlayacağınız üzere Atatürk’ün ve Hz. Mevlânâ’nın astroloji haritalarını incelemiştim.

Hz. Mevlânâ’nın şu an Ay‘ına tam 2020 Kasım ayında Jüpiter transit edecek. Bu yüzden, UNESCO’nun akredite ettiği, “Uluslararası Mevlâna Vakfı” ve Hz. Mevlânâ’nın ailesinin de bana destek olduğu, 6. kitabım olmasına rağmen ilk romanım olacak olan Hz. Mevlânâ ile ilgili yazdığım kitabı bu 18 Kasım’da sizlere sunacağım. Bunun için gerçekten çok heyecanlıyım çünkü şu ana kadar okuyan kişilerden aldığım geri dönüşler beni çok mutlu etti ve inanılmaz cesaretlendirdi. Hep beraber neler olacağını göreceğiz.

 

İZMİR VE İSTANBUL DEPREMİ

Bu köşe yazımı 29 Ekim gecesi yazmaya başlamıştım ve 30 Ekim akşamı tamamlayıp yollarım diye düşünürken benim defalarca içinde olduğumuz bu döneme dair uyardığım korkunç olay ile karşılaştık.

İzmir depremini öğrenince, deyimi yerindeyse, dehşete kapıldığımı söylemek istiyorum. Kelimelerin yetersiz kaldığı, deprem bölgesindeki görüntüler karşısında kalbimizin derinlerinin yandığı bu günü asla unutamayacağız. Kaybettiklerimiz adına Türkiye’nin başı sağolsun... Zarar görenlere de acil şifalar diliyorum ve tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Umarım, bu süreci birlik ve beraberliğimiz sayesinde kolaylıkla bir an önce atlatırız.

Tabi yaşanılan bu durum karşısında herkes bana “Bir daha deprem olur mu?” diye soruyor.

Bu soruya cevap olarak 08 Ağustos 2020’de Hürriyet gazetesinde yayınlanan köşe yazımdan bazı bölümleri tekrar paylaşmak istiyorum. Bunu söylememin nedeni de, bazı astrologlar gibi döneme göre evire çevire farklı şeyler söylemiyor olmamdan kaynaklanmaktadır. Yaşanılan olayları daha öncesinden zaten bilmiş oluyorum.

2016, 2017 ve 2018 yıllarındaki yazılarımda 2020 yılını anlatmış, 2019 yılının yaz aylarında twitter hesabımdan bu sene olacak olayları söylemiş ve 2019 sonu ile 2020 başında bütün bu yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı yazmıştım. Eğer okur ve incelerseniz söylediklerimi görecek ve anlayacaksınız. Ben bunları astroloji haritalarını inceleyerek söylüyorum. Ben medyum ya da falcı değilim. Bu tamamen bir ilimdir!

-1.Fragman: SATÜRN MAYIS AYINDAN BU YANA TERS DÖNMEYE BAŞLAMASI İLE BAŞLAYAN SÜREÇ EYLÜL SONUNDA HERKESİN RAHATLAMASI İLE BİTECEK VE 2020 OCAK SONU İTİBARİYLE NELER OLMAYA BAŞLADI İSE; DAHA SERT TEKRAR EDECEK!

-2.Fragman: 5-7 Ekim arası -bu tarihlerin 15 gün öncesi ve sonrası-

Olayların tam başlayışı: 9 Eylül arası -bu tarihlerin 15 gün öncesi ve sonrası-

Olayların yukarı doğru tırmanışı: 5-7 Ekim  ile 14 Kasım arası -bu tarihlerin 15 gün öncesi ve sonrası- (14 Kasım;  sel, su, boğulma, eylem, saldırı)

Ve artık tepe noktasına doğru tam hız: 22-25 Aralık arası -bu tarihlerin 15 gün öncesi ve sonrası- (14 Aralık tutulması Akrep kuyruğundan zehir boşalması )

17 Aralık’ta Jüpiter ve Satürn’ün 5 derece savaş  ve siyasi savaş olaylarının yanında özellikle devlet, para, yönetim, iş alanı, kariyer sektörü ve kanaat önderlerinin değişim süreçlerini göreceğiz.

Lakin en önemli gelişme; kanunlar ve iş hayatındaki büyük değişimler olacak

2021’i ayrıntılı olarak yazarım!

Özellikle 14 Aralık tutulması vedik astrolojiye göre tam akrep burcunun kuyruğunda olacağı için 2 ay öncesi ve 2 ay sonrası dönemde nükleer sızıntı, bomba veya atom bombası, zehir veya yeni zehirli canlılardan gelen / zehir etkisi yaratan virüs yahut çok büyük patlamalar, elektrik santralleri, toplu zehirlenmeler, toplu denizdeki canlılardan zehirlenme ya da toplu sürüngen ya da hayvanlardan zehirlenme yahut bir hastalık ortaya çıkabilir.

 

İçinden geçtiğimiz bu dönem beni bazı şeyleri net bir şekilde yazmaya zorluyor!

Son dönem kadına yönelik fiziksel şiddet, cinsel tacizin yanında erkek çocuklarının da bu durumları yaşadıklarını görüyoruz.

Ben kendi çocukluğumda yaklaşık 13 yaşımda iken bir yerden bir yere gitmem gerekmişti. Taksiye bindiğim zaman bir amcanın arabasına binmiştim. Ve inanılmaz şekilde bana cinsel tacizde bulunduğu zaman ilk başta beynim bu durumu algılamak istemedi ama amacını anladığımda kendimi arabadan attığımı hatırlıyorum...

Sayısız arkadaşım ve akrabam ile yalnız başımıza erkek erkeğe konuştuğumuzda, bana çocukluklarında cinsel saldırı, istismar hatta tecavüze uğradıklarını bile anlatmışlardır.

Türkiye’de sadece kadınlar değil; aynı zamanda erkekler de inanılmaz bir şekilde cinsel şiddet, taciz ya da tecavüze uğruyor. İnsanların cinsel yönelimlerinin farklı olması cinsel tacize uğraması için neden değildir! Sonuç olarak cinsel eğitim, farkındalık ve bilinçlendirmenin  eğitim müfredatlarımızda daha fazla yer alması gerektiğini düşünüyorum... 

Astroloji yorumlarımdan önce söylemek istediğim çok önemli bir mesele var:

Lütfen morali bozulacak, “Felaket tellallığı yapıyorsun!” diyecek, dediklerim çıktıktan sonra “Elin kırılsaydı da yazmasaydın!” gibi şeyler yazarak gerçekleşecek her şeyin tek sorumlusu benmişim gibi davranacak  insanlar bu yazdıklarımı okumasınlar ve beni de takip etmesinler !!!

Siz hava durumunu sunan kişiye “Sağanak yağmur yağacak.” dediği zaman “Neden böyle bir şey söyledi?” diye tepki gösteriyor musunuz?

Ya da bir ekonomi uzmanı ekonominin düşeceğini ya da yükseleceğini söylediği ona zaman kızabiliyor musunuz? Elbette ki HAYIR!!!

Bilim insanları en son yaptıkları çalışmalarda gezegenlerin hareketleri ile insanların kimya ve biyolojilerindeki değişimleri saptadılar. Özetle astroloji, aynı zamanda bilimsel konuların ele alındığı,  5 bin yıllık geçmişi olan ve üzerine bilimsel çalışmaların da yapıldığı bir alan... Astrolojik tarihe göre Fatih Sultan Mehmet, öncesinde alınamayan İstanbul’u astroloji sayesinde ele geçiriyor. Yani şu an İstanbul'da yaşayan, buradan faydalanan her Türk vatandaşı bunu astrolojinin bilgeliğine ve ilmine borçlu... Başka bir şeyi daha öğrenmeniz adına söylüyorum. Astroloji fal değildir; astroloji bir ilimdir.  Zaten “Can, bir fal mı bakıyormuşsun ne?” ya da “Benim falıma bak!” diyenlerin astroloji haritasına bakmıyorum. ‘ Bir arkadaşım vasıtası ile tanıştığım, çok ünlü ve Türkiye'nin ilk 10 zengininden bir tanesi olan bir holding sahibi bana falcı muamelesi yapınca azarladım, geri çevirdim ve bana kendince vermek istediği hiçbir desteği kabul etmediğimi söyledim... Kitap lansmanım için otelinde bir yeri verecekti... Dünya para verilip alınabilecek bir yeri bedava lansman yapmam için verecek olmasına ve herkes “Yok Can; olmaz, bulamazsın, yapma, geri çevirme!” demesine rağmen istemediğimi söyledim... Sonra da onun bin kat daha iyisi geldi... Özetle kimse kimseye muhtaç değil. Yüce Yaradan öyle büyük ki, sen kimseyi ondan büyük görmez, kimseye tapmaz ve kimseyi “İstediğimi sadece bu kişi verebilir” gibi görmezsen sana her şeyin en iyisini en güzel şekliyle veriyor. Ben bunu çok gördüm ve yaşadım; o yüzden çok şükür ki kimseye eyvallahım yok!

Kimse kendini bulunmaz hint kumaşı sanmasın. Bugün burada yazarım yarın New York Times’ta yazarım, olmadı Mars’tan dünyaya anons yaparım... Yani işin özeti hayatta hiçbir şey tek, vazgeçilmez ya da onsuz olunmaz değildir. Böyle düşünürseniz rahat edersiniz düşünmezseniz sınavlara tabii tutulursunuz. Kısacası astroloji bütün dünyanın saygı duyduğu, bugün bilinen pek çok bilim ve ilimden bin kat daha derin ve eski bir öğretidir.

O yüzden astrolojiye burun kıvıran herkes, hayatlarının en önemli hazinesine yüz çevirmekten başka hiçbir şey yapmıyor!

 Ben kesinlikle herkesin astroloji okuması ve ilkokuldan itibaren astrolojinin öğretilmesi gerektiğine inanıyorum. Zaten yarın öbür gün devlet bakanı olursam yapacağım ilk işlerden bir tanesi astrolojinin okulların müfredatına girmesini sağlamak olacak. Ayrıca psikolojisi bozuk insanların sokakta gezmemesi ve anne-babaların mecburi annelik-babalık sertifikası kapsamında dünyadaki en önemli işlerden birisi olan çocuk yetiştirmeye dair eğitim almalarını sağlamak olacak! O zaman bir 50 yıl içinde hapishane ya da şu an yaşanan bir çok durum ortadan kalkar!

Bu arada sosyal medyada kötü yorum yapma sevdalısı insanlar bilsinler ki; sosyal medyada olmasa da kendi yaşamlarında o enerjinin bin katı ile yüzleşiyorlardır. O yüzden yapmayın! Saygı, sevgi ve barışın yolunu seçmeye hepinizi davet ediyorum. Kötülük kolaydır... Asıl olmanız gereken nokta iyilik frekansıdır.

O da emekle, iyilik yapmayı istemekle, pratikle ve sabırla olur.

Çok sayıda kişi bana Bitcoin, döviz, İstanbul depremi, COVID-19 sürecini soruyordu; bu konuları önceki köşe yazılarımda detaylı olarak astrolojik öngörülerime göre yazdım. Hatta bu dönemi 2017 yılındaki köşe yazımda da anlatmıştım. Mart, nisan ve mayıs aylarındaki Hürriyet köşe yazılarımı okuyacak olursanız, bütün bu dönemin ilerleyişini anlattığım yazılarımı bulabilirsiniz. Ve süreç, aynen benim yazdığım gibi ilerliyor. Devletin normalleşmeye dair dört maddelik açıklamasından aylar önce ben aynı takvimi ve hatta çok daha fazlasını yazmıştım.

Zaten 2017 yılındaki köşe yazımda 2020 yılında 3. Dünya savaşının olacağını söylemiştim ve Almanya Başbakanı’nın yaptığı açıklamaya göre de 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyayı en çok etkileyen olayı yaşıyoruz. Özetle sizlerden ricam, aynı şeyleri tekrar tekrar yazmama gerek kalmaması ve sizler için yeni şeyler üretebilmek adına; lütfen geçmiş köşe yazılarımı okuyunuz…

Astrolojik öngörülerime gelecek olursak:

2020 Ağustos ayından itibaren Mars vedik astrolojiye göre defalarca su burcunun son derecelerinden düz ve ters dönüşleri sonra tekrar düz dönüşü ile boğulmalar yaşayacak...

Su burçlarının son ve ilk derecelerinden bazı gezegenler geçerken gandanta denilen bir boğulma etkisi olur. Bu yüzden seller, su kenarı ve deniz kenarındaki yerlerde büyük olaylar, patlamalar, batan gemiler, su kenarındaki yerlerde yapıların deprem ya da toprak kaymasına maruz kalması, patlama veya herhangi bir nedenden dolayı yıkılması söz konusudur.

Tabi aynı zamanda bu süreçlerde deprem, hortum, seller, tsunami, özellikle FIRTINALAR, doğal afetler, yıldırım düşmeleri ve gök taşı, meteor düşmeleri de yaşanabilir.

Kadınlara ve erkek çocuklarına yönelik şiddet, cinsel taciz, tecavüz ve öldürülme gündeme gelebilir. Bu konuda eğitim, farkındalık ve bilinçlenme mutlaka gerekli!

Ve tabi Mars savaş gezegeni olduğu için bütün dünyada savaş başlangıçları, silahlar, bombalar ve büyük terör olayları... Tabii Mars boğulacağı için birçok insan boğulabilir veya boğuluyormuş gibi hissedebilir. Gerçi bu dönem dünyada pek çok kişi COVID-19 dan dolayı ciddi solunum güçlüğü sonucu boğulma hissi yaşayarak ölebiliyor; Mars’ın boğulması, bunu da gösteriyor olabilir.

Mars gezegenin boğulacağı ve her şeyin kontrolden çıkmış gibi hissettirdiği / hissettirebileceği tarihler:

Fragman Ön açılış: 14 ile 16 Ağustos arası -bu tarihlerin 15 gün öncesi ve sonrası-

Özellikle: 15 Ağustos -15 gün öncesi ve sonrası- Uranüs’ün ters dönmeye başlaması; elektrik kesinti ve arızaları, sosyal medya ve internette çöküşler, kapanışlar ya da onunla ilgili olaylar ve en önemlisi fırtınalar ya da yıldırımların düşüşünün başlangıcını gösterir. Tabi 15 Ağustos -15 gün öncesi ve sonrası- dediğim bu sürecin sadece başlangıcı. Çünkü bu durumlar 2021 Ocak sonuna kadar devam edecek ve tam olarak bitişi 2021 Mart ortası olacak. O yüzden internet ya da teknolojik konular ile ilgili çok önemli yatırım yapacak veya bu alanlarda işe başlayacak insanlar bu dönem başlamadan ve adım atmadan önce daha çok araştırsınlar ve temellerini sağlamlaştırsınlar.

Tabi 15 Ağustos 2020 ile15 Ocak 2021’e kadar Uranüs’ün ters dönüşünün olması hatta 15 Şubat 2021 tarihine kadar Uranüs ‘ün tam düz dönüşteki hızına gelememesi büyük depremleri işaret eder. Özgürlük mücadelelerinin doruk noktasına çıkacağı bu dönemler dünya tarihine damgasını vuracak. Dünya kuruluşları tarafından bu dönem gösterilen çabaların tarihi değiştirdiği ileri yıllarda vurgulanacaktır!

Tabi bu Ağustos 2020 ile Şubat 2021 arası dönemlerde özellikle düşünce özgürlüklerine saldırı olacağı ve fanatizmin doruk noktalara çıkacağı astrolojik olarak görünüyor.

24 Ağustos -15 gün öncesi ve sonrası başlamak üzere- tarihinden sonra devlet yönetimi, protestolar ve değişim rüzgarlarının tüm dünya için esmeye başladığını görecek ve hissetmeye başlayacağız...

ÖNEMLİ: Özellikle buranın altını çizerek yazmak istiyorum:

SATÜRN MAYIS AYINDAN BU YANA TERS DÖNMEYE BAŞLAMASI İLE EYLÜL SONUNDA HERKESİN RAHATLAMASI BİTECEK VE 2020 OCAK SONU İLE NELER OLMAYA BAŞLADI İSE DAHA SERT TEKRAR EDECEK!

Bunun anlamı nedir?

Evet, COVID-19 karantina sürecinde 2. Dalga yaşanabilir.

2.dalganın olmayacağını ve eylülden sonra COVID-19’un biteceğini söyleyen astrologları duyduğum zaman açıkçası çok şaşırdım.

Bence 2020 Eylül ile 2021 Şubat arasında COVID-19’un aşısı bulunacak...

Tabii bu arada eylül sonu COVID-19 vakalarının tekrarı bence çok uzun sürmeyecek ve aralık ayında daha rahatlayabilir. Tabi bunu yazarken bir taraftan acaba ben öyle istediğim için mi böyle söylüyorum diye düşünüyorum. 2020 Mart ayında yazdığım COVID-19’un bitişini anlattığım yazımda asıl 2021 Şubat ortasından sonra rahatlayacağını ve tam olarak asıl bitişinin 2023 Ocak ayından sonra olacağını yazdığımı göreceksiniz.

İş yerleri için çok daha büyük bir rahatlamanın 15 Kasım 2020’den sonra ama asıl olarak tam 17 Kasım 2020 sonrasında olacağını düşünüyorum. Tabii olayları patlamaları bir tarafa bırakarak, bütün gezegenler 17 Kasım sonrası ile gölgesiz olarak 2021 Ocak ortasına kadar düz döneceği için önü açık bir süreç var orada. Ama tabii bir taraftan da siyasi ve ekonomik olarak sevimsiz.

Bu konuyu bu arada özellikle irdelemek istedim. Çünkü bazı insanlar bu COVID-19 konusunda inanılmaz rahatlar; önlem almadan ve başka insanların da hayatını tehlikeye atacak şekilde hareket ediyorlar. Marttan beri pandemi sürecinde olmamıza rağmen halen COVID-19 gibi bir gerçekliğin var olduğuna inanmayanlar bile var. Bu sürecin etkisini ve iniş çıkışlarını 2023 yılının Mart ayına kadar yaşayabilme olasılığımızın olduğunu aklımızın bir tarafında tutmamız lazım.

Tabii gerçekte dünya için en büyük olay; bu ağustos ve eylül ayından itibaren COVID-19 değil! Asıl en büyük olay; dünya ve Türkiye için ekonomik depresyon! Özellikle Amerika çok büyük zorluklar veya başkanına saldırılar yaşayabilir. Düşünsenize; bu sürecin içindeyken Amerika başkanına 2020 ve 2021 yıllarında bir saldırı olursa, zaten kötü olan ekonomi ne hale gelir? Açıkçası borsada astrolojik olarak ağustos ayından itibaren ve Eylül 2020 tarihinden sonra da çok tatsızlıklar  yaşanabileceği ve ekonomik depresyon olacağı görünüyor. Tabii bu süreçte Çin’in 30 yılda bir olan ama bu dönem ekstra başka kötü açılarla birleşmesi sonucu katmerli bir hal aldığı Sadesati astrolojik dönemini yaşaması bütün dünyayı etkiliyor. “Sadesati nedir?” diye aratarak youtube kanalımdaki videoyu seyrederseniz çok daha net anlarsınız. Çin’in yaşadığı bu zor süreç 2023 Mart ayına kadar yoğun olarak devam edecek ve asıl bitişi 2025 sonrası olacak! 2020 yılına girerken bazı astrologların bir televizyon kanalında “Çin ekonomik olarak çok iyi olacak, büyüyecek, güçlenecek.” gibi yorumlar yapmalarına çok şaşırmıştım. Sonuç olarak da denildiği gibi olmadı ve Çin resmen mahvoldu. Ben Çin hakkındaki öngörülerimi 2020 yılına girerken söylemiştim. Bu astrologlar sadece eğlence yerlerinin kapanabileceğini söyledikleri halde, çok iyi bir tanıtıma sahip oldukları için COVID-19 sürecini bildikleri lanse edildi. Halbuki ben 2017 yılında bile bu dönemi yazmış ve 2020 yılında 3. Dünya Savaşı kıvamında olayların yaşanabileceğini anlatmıştım. Neyse, ilginç bir şekilde kim televizyonlarda ünlü sunucular ile konuşuyorsa; onların her şeyi bildiği (!) her yerde duyuluyor. Lakin önceden yazdığım astrolojik öngörülerim ile, son 6 ay içinde yaşanan 200’den fazla olayda, tarihi ve yeri ile tam net bir şekilde bildiğim tespit edildi. Çok ünlü, devamlı televizyon ve gazetelerde olan bazı astrologlar devamlı bilemedikleri şeyleri twitter hesaplarından silerken; benim her gün yeni bildiğim bir konu olay ortaya çıkmaya devam ediyor. Hatta bu durum öyle bir hal aldı ki; o kadar çok şey bildiğim için artık 10 taneden 1 tane bildiğim şeyi paylaşmaya başladım. Neyse ifade özgürlüğü adına ne yaşıyorsam onu da dürüstçe siz okurlarım ile paylaşmak ve gerçekleri her daim ortaya sermek istiyorum.

-2.fragman: 5 ile 7 Ekim arası -15 gün öncesi ve sonrası-

Olayların tam başlayışı: 9 Eylül 2020 -bu tarihlerin 15 gün öncesi ve sonrası-

Olayların yukarı doğru tırmanışı: 14 Kasım 5 ile 7 Ekim arası -15 gün öncesi ve sonrası- (14 Kasım  seller, su, boğulma, eylem ve saldırı)

Ve artık tepe noktasına doğru tam hız: 22 ile 25 Aralık arası -15 gün öncesi ve sonrası- (14 Aralık tutulması ile Akrep kuyruğundan zehir boşalması )

17 Aralık’ta Jüpiter ve Satürn’ün 5 derece değişimlerinde, savaş  ve siyasi gergin olayların yanında özellikle devlet, para, yönetim, iş alanı, kariyer sektörü ve kanaat önderlerinin değişim süreçlerini göreceğiz.

Lakin en önemlisi kanunlar ve iş hayatında büyük değişimler olacak!

Sonrasında 2021‘i ayrıntılı olarak yazarım!

Özellikle 14 Aralık tutulması tam vedik astrolojiye göre akrep burcunun kuyruğunda olacağı için 2 ay öncesi ve 2 ay sonrası dönemde nükleer sızıntı, patlamalar bombalı olaylar veya atom bombası; zehir, yeni zehirli canlılardan gelen veya zehir etkisi yaratan virüs yahut çok büyük patlamalar, elektrik santralleri, toplu zehirlenmeler, toplu olarak denizdeki canlılardan zehirlenme ya da toplu sürüngen ya da hayvanlardan zehirlenme yahut bir hastalık ortaya çıkabilir.

Tabii aralık ayına geldiğimiz zaman 17 Aralık ve bir ay öncesi / sonrası çok nadir görülen Jüpiter ve Satürn’ün vedik astrolojiye göre birleşmeleri sonucunda SAVAŞ, ERKEN SEÇİM, LİDERLERDE CİDDİ SIKINTI / SORUN, KAYIP, DEĞİŞİM VE ÜZÜCÜ OLAYLAR yaşanabilir. Dünyada yapılacak seçimlerde belirsizlik, kargaşa ve ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. O yüzden bu süreç; Ekim, Kasım, Aralık 2020 ve Ocak, Şubat 2021 döneminde olacak olan seçimlerin sorunlu, belirsiz olacağını; aynı zamanda bu dönemde ortaya çıkacak erken seçimlerin ileri tarihlerde olsa bile çok sıkıntılı olacağını gösterir.

 

EV FİYATLARI DÜŞECEK

Mars özellikle taşınmaz mülkleri yani ev fiyatlarını da temsil ettiği için ve 2020 yılında; 

14 - 16 Ağustos, 5 - 7 Ekim ve 22 - 25 Aralık tarihlerinde Mars gandanta yani astrolojik olarak boğulma yaşayacağı için ev fiyatlarının çok ciddi anlamda düşeceğini gösteriyor. Aynı zamanda arsa ve toprak fiyatlarının da düşmesine yol açabilir. Daha önceki köşe yazılarımda Eylül ayına doğru ve Eylül ayında ev fiyatlarının düşeceğini ve asıl 2023 yılından sonra ev fiyatlarının inanılmaz şekilde yükseleceğini yazmıştım. Açıkçası şu andan itibaren 6 aylık zamanı yorumlayacak olursak bu dönem ev fiyatları düştüğünde ev, toprak almanın inanılmaz faydalı bir dönem olduğunu ve mutlaka Türkiye'ye yatırım yapılması gerektiğini söylüyorum. Geçmiş dönemlerde ve bu dönemde Türkiye'deki mülklerini satıp yurtdışına taşınan ya da Türkiye'deki evlerini satıp mal varlıklarını nakit paraya dönüştüren insanlar ileri yıllarda çok pişman olabilir... 

Özetle Ağustos 2020 ile Şubat 2021 arasında Türkiye'de ve hatta dünyada ev fiyatları inanılmaz bir düşüş yaşayacak! Tabi her ülkenin kendi içinde bu durum değişir; lakin Türkiye, Amerika ve Kanada ülkelerinde ev fiyatlarının düşeceğini astrolojik olarak öngörüyorum. Tabi diğer taraftan bütün bu ülkelerde Nisan 2022 ve Mart 2023 sonrasında tam tersine ev fiyatları inanılmaz şekilde artacak ve yükselecek!

 

08 AĞUSTOS 2020 TARİHİNDEN İTİBAREN BU 6 AYLIK SÜRECİN GÜNDEMLERİNİN ÖZETLERİ:

-Hortum, tsunami, seller

-Doğal afetler

-Fırtına, deprem

-Eylül ayında Mars’ın ters dönmeye başlaması ile beklenmeyen olaylar

-Şu an ile 20 Kasım arasında dini inanç ve fanatizmin yükselmesi, herkesin kendi inancının doğru olduğunu savunmaya çalışması...

-Nükleer olaylar, boğulmalar

-İnternet şirketlerinin çöküş ya da çok ciddi sıkıntılar yaşaması veya saldırıya uğraması

-Yönetimlerin el değiştirmesi

-Çok ünlü celebrity, siyasetçi veya ünlülerin skandallarının doruk noktasına çıkması

-Kadın ve çocuk şiddeti, taciz, tecavüz

-Cinayet, silah, zehirli ya da yasak maddeler ve şiddete yönelik tutumların ön plana çıkması

-Bazı çok önemli kişilerin kendi çocuklarından dolayı özellikle gündeme gelmesi yaşanabilir.

Mars daha çok erkek çocuğu olabilir ama yine de su burcunda boğulacağından dolayı bir erkekten dolayı kız çocuğunun başına gelenler de olabilir.

 

Yukarda bahsettiğim gibi sayısız konuya 08.08.2020  köşe yazımda dikkat çekmiştim. Okuduğunuz zaman çok daha net bir şekilde göreceksiniz.

Bunun dışında instagram hesabımda, bütün bu döneme dair geçmişten yaptığım bütün paylaşımları görebilirsiniz.

Şimdi gelen bazı sorulara cevap vermek istiyorum:

İzmir’de ya da Türkiye’de tekrar deprem olur mu?

Satürn’ün Vedik astrolojiye göre Türkiye’nin 8. Evine girişi sonucu, hepimizin birden şoklar yaşamasına sebep olan ve Ocak 2020’deki Elazığ depremi ile başlayan süreç Mayıs ayına kadar Satürn düz döndüğü sırada da devam etti. Satürn’ün düz dönüşü, tutulmaların da etkisi ile uçakları ortadan ikiye ayırmasından, tren kazalarına, depremlere ve korona virüsüne kadar etkisini gösterdi; deyimi yerindeyse yapmadığını bırakmadı. Lakin Mayıs 2020 tarihinde ters dönmeye başlaması ile etkisi düştü ama 2020 yaz aylarında yıkıcı ardra ve mula yıldızlarında olan tutulmalar ortalığı kavurmaya devam etti. Lakin Satürn’ün ters dönüyor olması bir nebze de olsa insanların rahat etmesini sağladı.

 Arkasından Eylül 2020 tarihinde tekrar aynı yerde düz dönmeye başlaması ile yoğun bir şekilde etkisini yeniden göstermeye başladı. Açıkçası Satürn’ün bu zorlayıcı etkisinin bitişi 2023 Ocak sonrası olacak, hatta direkt 2023 Mayıs sonrası dersek daha iyi olur. Özellikle 20 Eylül 2020 tarihi ile başlayacak olsa dahi etkileri, 30 Kasım, 14 Aralık 2020 ve 26 Mayıs 2021, 10 Haziran 2021, 19 Kasım 2021, 4 Aralık 2021 tarihlerinden 1 ay ila 2 ay öncesi başlayarak 25 gün öncesi ve sonrası artarak asıl tam etkisi bu tarihlerden 15 gün öncesi ve sonrası görülür.  Tabi bazı durumlarda, bu zorlayıcı etkilerin en sert etkili halinin 1 ay ile 2 ay öncesinden yaşanması ve tutulmalar sonrasında rahatlamaların olması da görülmüş. Lakin ben Türkiye adına bu tarihlerin öncesi, dışında veya sonrasında da çok büyük olayların ortaya çıkışını gösterdiğini söyleyebilirim.

Peki bu olaylar nelerdir: depremler, yangınlar, fırtına, hortum, sel, tsunami, toprak kayması, yangınlar, patlamalar, radyoaktif sızıntı ve patlama, COVID-19 dalgaları, uçak kazaları, dış ülkeler ve düşmanlarımız ile büyük mücadele hatta ekonomik, siyasal gerginlikler , terör olayları, ekonomik kriz, silahlı savaşlar, bankaların batışı ve siyasi mücadele hatta “Erken Seçim”.

Bu olaylar 2023 Mayıs sonrası rahatlayacak ve Türkiye 2023 Mayıs sonrası, 2023 sonu, 2024 ve 2025 yıllarında müthiş bir zenginlik yaşayacak, dünyanın süper güçlerinden biri olacak, ev ve toprak fiyatları inanılmaz derecede yükselecek. Hatta 2023 yılına kadar olan süreçte, belki de sonrasında, bağ, bahçe ve imarsız olan bazı yerlere imar gelecek ve yeni yerleşim bölgeleri ve zenginlikler ortaya çıkacak! Fabrikalar değerlenecek, Türkiye petrol, doğal gaz ve yer altı madenleri çıkaracak hatta yeni doğal zenginlikler keşfedilerek bunlardan müthiş gelirler elde edilecek. Ben bunu yıllar öncesinden de söylemiştim ve büyük müjde olayı hatırlayacağınız üzere Sayın Cumhurbaşkanı’mızın açıklamasıyla  gelmişti. Doğal kaynakları çıkartacağımız tarihin tam olarak 2023 yılı yani benim söylediğim yıl olduğu da ortaya çıktı...

 

İSTANBUL İÇİN BÜYÜK DEPREM NE ZAMAN?

Açıkçası bu bana çok sorulan bir soru ama her zaman da kaçmak istediğim bir soru...

Dürüst olmak gerekirse ben kendim de İstanbul’da yaşayan bir insan olarak çok da düşünmek istemediğim bir konu. Lakin gerçeklere bakacak olursak özellikle 2022 ile 2023 yıllarının başlangıç döneminde ve 2027, 2028 ve 2029 yıllarında Türkiye’de çok zarar verici büyük bir deprem riski astrolojik olarak görünüyor.

“Bu dönem deprem olmaz mı?” diye soracak olursanız;  özellikle 30 Kasım 2020, 14 Aralık 2020 ve 26 Mayıs 2021, 10 Haziran 2021, 19 Kasım 2021, 4 Aralık 2021 tarihlerinden 1 ay ila 2 ay öncesinden başlayarak  ve 25 gün öncesi ve sonrası artarak -asıl tam etkisini bu tarihlerden 15 gün öncesi ve sonrasında gösterebilir-  gerçekleşecek süreç Türkiye açısından çok tatsız görünüyor. Ve, evet bu dönemlerde İstanbul çevresinde ve bütün Türkiye’de çok büyük bir deprem hatta depremler olabilir. Biliyorsunuz daha önceki köşe yazılarımda bütün etkilenecek şehir isimlerini yazarak anlatmıştım ama şehir yazdığım zaman insanlardan çok sorular geliyor ve panik yaşanıyor. O yüzden şehir yazmayacağım. Sadece şunu söyleyeceğim; Türkiye bir deprem ülkesi o yüzden her an bu tarz şeylere hazırlıklı olmamız, kayalık, denizden uzak, dağlık ya da yüksekte, yapısı çok sağlam, depreme karşı gerekli her şey yapılmış evlerde yaşamamız en doğrusu...

 

2020 YILINDAN KURTULURSAK 2021 YILINDA HERŞEY DÜZELECEK Mİ?

Hayır düzelmeyecek... 2017 yılında Hürriyet gazetesindeki köşe yazımda 3. Dünya Savaşı başlangıcının 2020 yılında olacağını ve Türkiye açısından bir çok yönden kaos dolu zor bir zaman yaşanacağını ve bu zamanın 2023 sonrası biteceğini yazmıştım. Hala da aynı fikirdeyim. Özetle 2020, 2021, 2022 yılları birbirinin devamı niteliğinde ve bu sürecin bitmesi 2023 yılına yaklaşırken başlamakla birlikte; asıl 2023 Mayıs sonrası kendini gösteriyor. Sonrasında 2024 ve 2025 yılları gerçek anlamı ile çok iyi bir dönem. Tabi 2027, 2028 ve 2029’da büyük  bir deprem astrolojik olarak görünüyor. Sonrasında, zaten Türkiye 2029 sonundan 2037 sonuna kadar olan bütün süreci de kapsayan sadesati -yani çok zor bir süreç- içinden geçecek...

Daha önce 1941 ile 1948 arası,  1971 ile 1977 arası, 2000 yılı ile 2007 arası yaşadığı dönemlerin tekrarı olacak olarak görünüyor. O senelerde neler olduğunu gözlemlerseniz 2030 ile 2038 arasında neler olacağını da anlayabilirsiniz.

Eğer geçmiş tarihleri inceleyecek olursak:

1939 Erzincan depremi 7.2 olmuş ve yaklaşık 33 bin kişi hayatını kaybetmiş

1970 Gediz depremi 7.6 olmuş ve yaklaşık 1036 kişi hayatını kaybetmiş.

1999 Gölcük Depremi 7.5 olmuş ve yaklaşık 17.480 kişi hayatını kaybetmiş.

Bütün bu depremler yukarda verdiğim Türkiye’nin sadesati yaşadığı, yani kötü dönemlerinin (1941, 1971, 2000) başlangıcından 1 veya 2 sene öncesi (1939, 1970, 1999) olmuş.

Türkiye’nin bir dahaki Sadesati yani zor döneminin başlangıcı 2030 yılı olduğuna göre 2028 veya 2029 dönemi Türkiye’de çok yıkıcı ve büyük bir deprem olacağını astrolojik olarak söyleyebilirim.

Daha da yazardım ama yeni yazımda devam etmek üzere...

Sevginin kaynağının gücü; sevginin ve iyiliğin peşinde, kalbinde hayvan sevgisi ve zihninde birlik inancı olan herkesi korusun... Çok kötü insanların olduğu bu dünyada artık sadece iyiler için niyet ediyorum...

Sizi seven bir Can...

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Mevlânâ'nın kedisi ve yeni ay

Canım Okurlarım,

Uzun zamandır yoğunluktan yazamıyordum... Satürn’ün 2023 Şubat ayına kadar vedik astrolojiye göre defalarca Oğlak burcunda düz ve ters dönüşü sayesinde herkes adaleti yaşayacak...

Herkes hak ettiklerini yaşayacak ve iyi ya da kötü ektiklerini biçecek!

Hatta bu süreçte kendi yağında kavrulup iyi ya da kötüye karışmayarak suya sabuna dokunmayan, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığında olan, yardıma muhtaç bir hayvana bir torba mama ya da yardıma muhtaç bir insana gerçek anlamda o kişiyi rahatlatacak parayı veremeyenler de aynı şekilde derslerini alacak...

2021 Yılı savaşlar, depremler, doğal afetler, ülkelerin iç ve dış çatışmaları, büyük patlamalar ve sene sonunda adeta 3. Dünya savaşı duygusu yaşatan görüntüler ile dolu bir yıl olmasının yanında:

Kanser, AIDS ve uzun yıllardır tedavisi bulunamayan bir çok hastalığın da tedavisi, aşısı ya da ilacının bulunduğu veya bulunmaya başlandığı bir yıl olacağını astrolojik olarak öngörüyorum.

Bunun yanında Amerika, Çin, Uzak Doğu, Hindistan, Rusya ve İngiltere çok zor süreçlerden geçerken Türkiye’nin değişim dönüşüm yenilikler ve yeni başlangıçlar ile kendi içinde yenilenme döneminin tohumlarını atacağını astrolojik olarak söyleyebilirim.

Ben yatırım danışmanı yada finans uzmanı değilim. Bu kesinlikle bir yatırım tavsiyesi değildir ama astrolojik olarak Bitcoin için 18 Mayıs 2021 tarihinde çok pozitif bir açı var. Öncesinde dalgalanma yada zor şeyler yaşayabilir ama 2021 Nisan sonu, Mayıs ve Haziran ayının başı döneminde BitCoin dünyada kabul edilmesi görülmesi, iş ortaklarının artması ve daha güvenli bir noktaya taşınması ile ilgili kesinlikle adımlar atılacağını ve bir yükseliş yaşayabileceğini öngörüyorum.

Asıl 13 Haziran 2022 tarihi dönemi 2 ay öncesi ve 2 ay sonrası Bitcoin için çok iyi bir dönem ama 2023 Ocak sonrası zor bir süreç yaşamaya başlayabilir ve 2025 Mayıs ile 2028 Nisan arasında Bitcoin çok zorlu bir sürecin içinden geçeceğini öngörüyorum.

Yazının Devamını Oku

Donald Trump, Ateş Ve Gerçek Astroloji

Canım Okurlarım,

Öncelikle bütün Hatay’a çok geçmiş olsun demek istiyorum. En son yazdığım yazıda Antakya bölgesi diyerek, İskenderun ve Hatay bölgesini de kastederek tutulmaların ve Mars’ın etkisini vurgulamıştım. Maalesef öngörülerim gerçekleşti.

Ekim 2020’nin Merkür ve Mars’ın ters döndüğü, sayısız insanın kavga edeceği ve müthiş anlaşmazlıkların ortaya çıkacağı bir dönem olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönemde teknolojik şirketler ve her türlü elektrik olayları için sevimsiz bir dönem olmasının yanında, medya kuruluşlarını hatta siyaset ve ünlüler dünyasını da şok edecek haberlerin gündeme geleceği bir dönem diyebiliriz.

2020 Eylül sonu Satürn’ün düzdönmesi ile 2023 Şubat ayına kadar çok sert geçecek bir dönem içindeyiz. Ateş, yangınlar, saldırılar, terör, savaşi doğal afetler, ekonomik sıkıntı... Malesef astrolojik olarak görünenler bunlar...

Lakin bütün bu söylediklerimin asıl doruk noktasını 30 Kasım ve 14 Aralık 2020 tarihlerinden 15 gün öncesi ve sonrasında yaşayacağız!

Hatay’da olanlardan çıkaracağımız sonucu da göz önüne alacak olursak 30 Kasım ve 14 Aralık tarihlerinden itibaren:

30 Kasım -15 gün öncesi ve sonrası- özellikle Edirne ve Türkiye’nin tüm batı sınırı bölgeleri, Ege ve Trakya bölgesinde, doğal afetler ve çatışma ya da silahlı olaylar yahut patlamalar olabilir.

Hatay, İskenderun, Osmaniye, Antakya, Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Niğde, Nevşehir, Kayseri, Yozgat, Aksaray, Kırşehir, Çorum, Amasya, Sinop, Ankara, Çankırı, Kastamonu illerinin bulunduğu bölgeye haritadan bakarsanız hepsinin yukardan aşağıya tam bir hiza içinde olduğunu görürsünüz... Bütün bu bölgeler ve şehirlerden tutulmanın etkisi geçiyor ama bir de bu çizginin tam üstünden pluta ile chiron -yani devlet ve acı birleşimi- Bartın, Zonguldak, Karabük, Düzce, Bolu, İzmit, Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale bölgelerine yansıyor, hatta tüm Karadeniz’e  yansıma da yapıyor ve etkisini ortaya çıkartıyor! Buralarda doğal afetler, her türlü “ATEŞ!”, yangınlar, depremler ve silahlı olaylar veya patlamalar olabilir.

Açıkçası Türkiye 2021 yazında yine “Ateşler!” dolu bir yaz geçirecek gibi görünüyor!

Yazının Devamını Oku

KAOS: YUNANİSTAN, AZERBAYCAN, İRAN VE AMERİKA

Canım Okurlarım, İçinden geçtiğimiz bu süreci daha iyi anlamanız ve aynı zamanda astrolojik olarak da gelecek yıllara dair öngörülerimi detaylı olarak öğrenmek adına lütfen önceki köşe yazılarımı da okuyun...

COVID-19 SÜRECİ

Bildiğiniz üzere 2020 Ocak sonu Satürn’ün Çin’in Ay burcunun olduğu evine girmesi ile dünya yeni tip korona virüsünden (SARS-CoV-2) ve bu yeni tip korona virüsünün yol açtığı COVID-19 hastalığından çok etkilendi. Mayıs ayında Satürn’ün ters dönerek etkisini düşürmesi ile bir nebze rahatladı. Şimdi eylül sonu Satürn’ün düz dönmesi sonucunda bütün dünya 2020 Ocak, Şubat ve Mart, Nisan aylarını tekrar yaşayabilir. Bu sırada Jüpiter 13 Eylül 2020’de düz dönmeye başladığında ve Rahu ile Ketu’nun daha önce bütün hastalıkların şifasının bulunduğu zamandaki yerlerine geçmeleri ile ilaç ve aşılar ortaya çıkacak ve bu ilaç ve aşıların daha iyi halleri 2022 Mart ayına kadar güncellenmeye devam edecek! Bu sırada Satürn’ün olumsuz etkisi; 2020 Kasım sonunda Satürn’ün yanına Jüpiter’in gelmesi ile düşecek ve bu süreç 2021 Mayıs ayına kadar sürebilir. Lakin, COVID-19 sürecinin bitişi 2020 Mart ayındaki köşe yazımda belirttiğim üzere 2023 Ocak sonrası; hatta 2023 Mayıs sonrası olacaktır.

PROTESTOLAR, KAOS VE ÖZGÜRLÜK SAVAŞLARI

Eylül 2020 sonunda, öncesi veya sonrasında, dünyada savaş ve gerginlikler başlayacak; hatta protestolar ve özgürlük mucadeleleri, iç savaş ve ayaklanmalar kendini gösterecek. Lakin asıl 2020 Kasım ile 2021 Temmuz arasında bütün dünyada inanılmaz büyük protestolar, erken seçimler, belirsiz seçimler, başkanlara suikastler, bombalar, iç ve dış savaşlar ve büyük ayaklanmaların bütün dünyanın her yerinde ortaya çıkacağı astrolojik olarak görünüyor!

Savaşlar ve Doğal Afetler

Kuzey ve Güney düğümleri -Rahu ve Ketu- 18 ayda bir yer değiştirir ve oldukları yerlerde Güneş ve Ay tutulmaları olur. Özetle çok büyük değişimleri ve farklı alanlarda konuları gündeme getirirler.

Astrolojik öngörülerime göre, 20 Eylül 2020 ile 2022 Nisan arası Türkiye’nin düşmanlarının artacağı, düşmanları ile uğraşacağı, başarıları ve yatırımlarından elde edeceği kazançlar ile ilgili mutlu olmayacağı görünüyor. Özellikle Türkiye için stresli, gergin ve uykusuz bir dönemin işaretini veriyor. Özellikle hastaneler, mahkemeler, deniz aşırı uzak ülkeler, sosyal medya, internet, televizyon ve insanların dünyadan koptuğu noktaların çok daha fazla gündemde olacağı bir dönemi gösteriyor. Ekonomik olarak çok tatsız olacağı ve birçok bankanın sıkıntı yaşayacağı görünüyor.

 

Yazının Devamını Oku

Dünya Cinsel Sağlık Günü: Prof. Dr Mehmet Z. Sungur

Canım Okurlarım,

Bugün 4 Eylül Cinsel Sağlık Günü...

Her şeyden önce bu söyleşiyi yapmış olmaktan ve kendisi ile dostluğumun olmasından onur duydum

İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Üyesi İstanbul

Kognitif Davranış Terapileri Derneği (KDTD) Başkanı

Avrupa Davranış ve Kognitif Terapiler Birliği (EABCT) Eski Başkanı

Uluslararası Bilişsel Terapiler Birliği (IACP) Eski Başkanı

Bilişsel Terapiler Akademisi (ACT) Kurucu Üyesi, Eğiticisi ve Diplomatı

Beck Enstitüsü (BI) Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi

Yazının Devamını Oku

Erkek Çocuğu Olarak Cinsel Tacize Uğradım!

Canım Okurlarım,

İçinden geçtiğimiz bu dönem beni bazı şeyleri net bir şekilde yazmaya zorluyor!

Son dönem kadına yönelik fiziksel şiddet, cinsel tacizin yanında erkek çocuklarının da yaşadıklarını görüyoruz.

Ben kendi çocukluğumda yaklaşık 13 yaşımda iken bir yerden bir yere gitmem gerekmişti. Taksiye bindiğim zaman bir amcanın arabasına bindim. Ve inanılmaz şekilde bana cinsel tacizde bulunduğu zaman ilk başta beynim algılamak istemedi ama amacını anladığımda kendimi arabadan attım...

Sayısız arkadaşım ve akrabam ile yalnız başımıza erkek erkeğe konuştuğumuz zaman bana çocukluklarında cinsel saldırı, istismar hatta tecavüze uğradıklarını anlatmıştırlar.

Türkiye’de sadece kadınlar değil aynı zamanda erkekler de inanılmaz bir şekilde cinsel şiddet, tecavüz ya da tacize uğruyor. İnsanların cinsel yönelimlerinin farklı olması cinsel tacize uğraması için neden değildir? Sonuç olarak cinsel eğitim, farkındalık ve bilinçlendirmenin daha fazla eğitimlerimiz de olması gerekli... 

Astroloji yorumlarımdan önce söylemek istediğim çok önemli bir mesele var:

Lütfen morali bozulacak, felaket tellallığı yapıyorsun diyecek, dediklerim çıktıktan sonra ‘elin kırılsaydı da yazmasaydın!’ gibi sanki yazarak ben yapıyormuşum gibi şeyler söyleyecek insanlar okumasın beni de takip etmesinler.

Siz hava durumunu sunan kişiye sağanak yağmur yağacak dediği zaman neden böyle bir şey söyledi diye tepki gösteriyor musunuz?

Yazının Devamını Oku

Sınırlarımız Genişleyecek, Petrol, 2021 VE ÇİP

2021 Yılı daha kötü mü olacak?

Canım Okurlarım,

Bu soruyu her gün alıyorum.

Yalnız ilk başta şunu söylemek istiyorum:

Türkiye’nin toprakları kesinlikle genişleyecek!!!

Öncelikle tekrar söylüyorum! 2018 ve 2019 da yazdığım astrolojik öngörüm TÜRKİYE'NİN TOPRAKLARI VE SINIRLARI HATTA DENİZ SINIRLARI GENİŞLEYECEK! PETROL'Ü YA DA BAŞKA MADENLERİ KENDİ ÜLKEMİZ DE YA DA DIŞ ÜLKELERDE ÇIKARTACAĞIZ YA DA ONLARDAN HAK ALACAĞIZ!!! Bu 2022 Nisan öncesi görünebilir ama asıl 2023 sonrası!

Astrolojik olarak Türkiye sınırlarında 2022 Nisan öncesi etkisi başlayarak 2023 sonrası kesin olarak bir genişleme görüyorum. Bu sınır genişlemesi deniz sınırı genişlemesi ve aynı zamanda toprak sınırı genişlemesi ve başka ülkelerin bize kendi ülkelerinde toprak vermesi  gibi farklı olasılıklar olabilir!

Bu arada Türkiye'nin sınırlarının genişleyeceğini astrolojik öngörü olarak yıl önce yine yazmıştım ve defalarca söyledim. Bunu yeni yazmıyorum!!!

Astrolojik öngörüm Türkiye Deniz'den veya topraktan Petrol 'ü veya yeraltı madenlerini Türkiye çıkartacak ya da başkasına çıkarttırıp hak alacak! Bunun pozitif yansıması 2023, 2024, 2025 yıllarına yansır ! Tabii dilerim daha öncede olur! 2022 Nisan öncesi ya da sonrasına bekliyorum!

Yazının Devamını Oku

Astrolojik Tutulmaları ile DARK 2020 Yazı: Belirsizlikle Barışmak

Canım Okurlarım, Dark dizisine ve şu an ki dünyanın içinde olduğumuz astrolojik etkiyi gördüğüm zaman 2020 yaz ayları ve tüm yıl bana Dark dizisinin tezahür etmiş hali gibi geliyor.

Çünkü her şey birbirine bağlantılı bir şekilde devamlı geçmişe ve geleceğe gidip geliyoruz. Bu düzlemde günden güne daha fazla gerçekler ortaya çıkarak her şeyin derinlerindeki kişiler yüzlerini gösteriyor. Her bir ülke birbirinin paralel yaşamı gibi paralel boyutları bizlere yaşatıyor. Sonuç olarak 2020 ve 2021 yılının sonundan sonra dizi bitecek ama etkisi 2023 Ocak sonuna kadar bizi etkileyecek gibi duruyor. 2020 ve 2021 yılları dönemi politikacılar için tehlikeli ve skandallar ile dolu bir dönem...

Yaşam aslında her an bizimle eşzamanlılıklar ile konuşuyor. İçinden ilerlediğimiz yaşam insanlar için şefaflaşarak şok edici bir hal alıyor.

Armağan Çağlayan’ın youtube programında Murat Övüç ve Selin Ciğerci ile yaptığı röportajları seyrettiğim zaman ‘işte budur.’ dedim...

Herkes son derece samimi, açık dürüst ve hiçbir şeyini saklamadan söylüyor.

Tüm dünyada ünlüler dünyasında neler neler var herkes biliyor. Lakin niye ise Uluslararası Seks Federasyonu’nun kabul ettiği bütün dünya bilim insanlarının doğal yönelimlerine televizyonlarda çarpık ilişki diyerek cehaletin doruğunu yaşamaktan utanmıyorlar. Şu ana kadar herkes üstünü kapata kapata ilerlemeye alıştığı için sosyal medya fenomenlerinin gerçekten yeni çağın gerçek ünlülerinin yani sevilen ve takip edilen insanlarının dürüstlüğüne medyanın alışması zaman alacak gibi...

Eskiden belli gazeteler, televizyonlar varmış. Onlar kimleri öne çıkarırsa o kişiler ünlü sayılıyormuş. Bence gerçek ünlülük onlar değil şu an ki sosyal medya ile ünlü olan insanlar. Gerçek Celebrity olmak demek çoğunluk tarafından sevilmek demek....

Tabii gerçekte artık dünyanın istediği bu şeffaflık! Dünya gerçeklere aç! Ateist nüfusun dünyada en çok olduğu ülkenin İran olduğunu düşünecek olursak insanlar özgürlük istiyor.

Dayatmalar, korkutmalar ve kısıtlanmış bilinç kalıpları artık dünyada barınamıyor.

Yazının Devamını Oku

Hayatımızı aydınlatan insanlar: Kerim Güç

Canım Okurlarım,

Bazı insanların korkusu, düşük bilinci ve içindeki kötülüğün onları ele geçirmesi ile gerçekten hayatımızı karartmaya can ve baş ile çalışıyorlar.

Benim iyilik yaptığım, hiçbir karşılık beklemeden iyilik yapıp köşemde yazdığım paylaştığım bazı kişiler arkamdan hemen işler çevirip beni kötüleyen paylaşımlar yapmışlar. Bunun dışında farklı astrolog ve kişisel gelişimciler bazı şirket ve kuruluşlara ‘Can ile çalışırsanız sizinle çalışmam!’ diyormuş. İnsanlar da ‘Neden peki?’ dediği zaman: ‘Ben kendisinden hiç hoşlanmıyorum v.s.. ‘ diyormuş... Bunların hepsi tamamen yıllardır ritmik olarak defalarca sayısız olayı tarihi tarihine astrolojik olarak bilmem ve sosyal medyamın çok daha güçlenmesi ile arttı...

Tabii bu insanlara kızmıyorum. Özellikle bu dönem bütün gezegenlerin aynı anda ters dönmesi ve tutulmaların insanların tüm içlerindeki gerçekleri ortaya çıkartan yıldızlarda olması ile yaşadıkları süreçten kaynaklanıyor.

Bu dönemde aldatıldığını öğrenenler, hiç beklemediği insanlardan kötülükler görenler inanılmaz bir sayıda... Çok şükür her gün benim yaşantım daha iyiye gidiyor.

Çünkü ben herkesin iyiliğini istiyor ve iyilikten vazgeçmiyorum.

Özellikle bu dönem lütfen kimseye borç vermeyin, kefil olmayın ve imza atacağınız her şeye bütün bu yaz boyunca çok dikkat edin.

Bu dönem herkes bir ev alma telaşına düştü ama ben astrolojik olarak Eylül ayına kadar ev fiyatlarının dahada düşeceğini düşünüyorum.

2020 yılının 13 Eylül tarihi sonrası bütün yaşadığımız zorlu gergin süreç rahatlamaya başlayabilir. Lakin tabii o zaman da kasım ayının ortasına kadar dikkat etmek gerekli...

Yazının Devamını Oku

Annemi Babam Öldürdü mü? Gezegenler Ters!

Canım Okurlarım,Sonunda aylardır gezegenlerin bizi hazırladığı bu dönemin etkilerini hissettirdiği dönüşüm dönemine geldik.

 

İçinde olduğumuz mayıs ayından kasım ayına kadar bütün gezegenler tek tek ters dönecek hatta bazıları aylarca ters dönmeye devam edecek.

Eğer gezegenlerin ters döndüğü dönemde neler yapmamız gerektiğini doğru bir şekilde anlarsak her şey çok daha kolay bir şekilde akar.

Ben bir yıl öncesinden sosyal medya hesaplarımda bütün takipçilerimin de şahit olduğu üzere herkese 2020 Mart sonrası ile Kasım arası evlenmeyin ve düğün planlamayın dedim.

Herkese evlenecekseniz 2019 Eylül ya da Ekim ayında evlenin. En geç Aralık, Ocak sonu veya Şubat başı evlenin diye söyledim. Bunun dışında çaresiz son dönemde iyi tarih istenildiğinde 29 Mart tarihini de vermiştim ve benim 29 Mart tarihime uyarak evlenme hazırlığı yapan pek çok kişi bir hafta sonrasında benim sayemde nikahını kıydırabildiğini bana yazdı... Eğer yaza hazırlık yapsalardı, evlenemeyeceklerinden dolayı herkes bana teşekkür etti.

Benim verdiğim uğurlu tarihlerde banka hesabı açan ya da yeni şirket kuran hatta sosyal medya hesabı açan insanlar yaşadıkları inanılmaz pozitif gelişmelerden dolayı devamlı herkes benden tarih istiyor. Lakin açıkcası artık 2020 yılının kasım ayının sonuna kadar başka bir tarih veremiyorum

Önümüzdeki dönem tek uğurlu ve iyi tarih 18 Kasım sabah 09:00, öğleden sonra 15:00 ve 19:00 sıraları ama saati ile ilgili henüz hala üstünde çalışıyorum. Tam içime sinen uğurlu saat aralığını instagram sosyal medya hesabımda paylaşacağım.

Peki ne oluyor? Ne istiyor bu gezegenler?

Yazının Devamını Oku

AŞK101 dizisi, karantina bitişi ve evde mutluluk

Canım Okurlarım,Yaşadığımız bu karantina döneminin yani Covid19 sürecinin ne zaman biteceğine dair astrolojik yorumumu herkes devamlı bana soruyor. Bununla ilgili sosyal medya hesablarım da ve olayların ilk başında köşe yazımda yazmıştım ama yine de net anlaşılması için madde madde yazayım.

 

Bu arada birçok astroloğun bu döneme dair bildiklerine dair yorum yada konuşmalarını gördüm ama hiç kimsenin benim bundan yıllar önce 2017 Hürriyet ve 2018 CnnTürk köşe yazılarımda 2020 3. Dünya savaşı başlıkları yazılarımda bütün dünyayı etkileyecek süreç kadar net bir yazı ya da konuşma görmedim.

Covid19 hastalığı yani Corona virüsünün dünyada ve Türkiye'de bitişi:

1- 4 Mayıs 2020 sonrası Mars ve Satürn ayrılacağı için dünyada çok hafif bir rahatlama olur ama karantina tam bitmez.

2- 5 ve 21 Haziran ve 5 Temmuz 2020 tutulmaları ile dünya doğal afetler ile birbirine girer, gerginlik depremler, yeni virüs, ekonomik krizler ya da ayaklanmalar olabilir ama dünya sonrasında sakinleşir.

3- Ağustos 2020 sonrası virüs ve bütün süreç ile ilgili ciddi rahatlamış olur.

4- Eylül ve Ekim 2020 yeni bir virüs ortaya çıkabilir ama aynı zamanda şu an ki korona virüsü mutasyona uğrayarak etkisini kaybetmeye aynı zamanda bulunan ilaçları bütün dünyaya dağıtılmaya başlayabilir.

 

Yazının Devamını Oku

Corona pozitif hastası ile röportajım!  

Canım Okurlarım,Arkadaşım Corona virüsüne yakalandı yani Covid-19 Pozitif oldu.

Elbette herkes için üzülüyorum ama insan tanıdığı birisi olduğu zaman ve onunla paylaşım içinde olunca durumun ciddiyetini daha iyi anlıyor.

Herkesin daha çok bilgilenmesi ve asıl bu süreci yaşmış bir kişiden öğrenmesi için kendisinden benimle röportaj yapmasını rica ettim ve sağ olsun kabul etti.

Türkiye’nin en gözde ünlüleri ile önde gelen, hatta Ricky Martin ile bile çalışmış, birbirinden değerli projelerinde imzası olan , Sezen Aksu, Mustafa Sandal, Gülben Ergen, Hülya Avşar, Zeynep Bastık, Serdar Ortaç ve hatta dünyada birbirinden ünlü isimlerinde gelip albümlerini yaptırdıkları, ses mix mastering mühendisi Tarık Ceran’ın ablası Zuhal Ceran ile yaptığım röportajla  sizleri baş başa bırakıyorum.  

 

-Zuhal bir tanem ilk önce okurların seni tanıması için kendinden ve yaptığın işlerinden kısaca bahseder misin? 

23 Yıllık bir organizatör geçmişim var halen devam eden.  Menejerlik organizasyon, bayi toplantıları festival organizasyonları, söyleşiler gibi özellikle Türkiye'de Lider Star olan yüzlerce ünlü simayla Türkiye geneli ve pek çok ülkede Konser Organizasyon ve Sosyal Sorumluluk projelerim ve sergi çalışmalarının yapımcılığını gerçekleştirdim. Hayatımın en eşsiz imzalarında birinci sırada olan ise Mustafa Kemal Atatürk fotoğraflar ve en eşsiz belgelerinden olan 57 yıl gün yüzüne çıkarılmamış belge ve fotoğrafların topluma , Sayın Genel Kurmay Başkanlığımız nezdinde gerçekleştirdiğimiz Atamıza Sergi çalışması ile sunulmasıydı. Kadına Şiddet alanında olmak üzere Birleşmiş Milletler (UNFPA) nezdinde 8 Martın dünya kadınlar günü gibi insanlığa hizmet için gerçekleştirdiğim pek çok projede liderlik yaptım yapımcı olarak. 

Antalya Altın Portakal İzmir Enternasyonel fuarı gibi pek çok noktada sergiler ve sosyal projelere liderlik yapıyorum. Özellikle Sosyal  Sorumluluk  projelerim dalında en değerli ödüllerle taçlandırılırken daima lider projelerle Türkiye'de Sağlık Bakanlığı (TÜHİD Türkiye Halkla İlişkiler Derneği) Sivil Toplum kuruluşlarından en başarılı Sosyal sorumluluk Projeleri olarak ödüllere layık görülen çalışmalar gerçekleştirmeye devam ediyorum. 

 

Yazının Devamını Oku

İnsanların özgürlüğünü elinden alamazsınız!

Canım Okurlarım,Bu yazıyı yazsam mı? yoksa yazmasam mı? çok düşündüm.Lakin en sonunda dürüstlük şefaflığın en doğru ve şifalandırıcı meziyet olduğuna inandığımdan yazmaya karar verdim.

 

Dün Türkiye’nin önde gelen ve en çok sevilen isimlerinden bir tanesi Esra Ceyhan ile sosyal medya hesabımızda canlı yayın yaparken de bu konuyu konuştuğumuz da yine anlattım.

Konuşmamız esnasında Esra Ceyhan, bu dönem havai fişeklerin atıldığını ve bunların kuşların ölmesine birçok türün zarar görmesine neden olduğundan bahsetti.

Ben de buradan bu konu ile ilgili yetkilerin desteğini ve herkesin hassasiyetini rica ediyorum.

*

Corona sürecinin en başından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Evdekal’ demesine rağmen...

Benim çok sevdiğim, saygı duyduğum, hayran olduğum beğendiğim ve çok zeki olduğunu düşündüğüm Hülya Avşar’ın yürüyüşe çıkacağına dair paylaşımı, arkasından Murat Boz’un hava güzel diyerek dışarı çıkacağını sonra da kendi sitesinin içinde çıktığını söylemesi, Serdar Ortaç’ın Saba Tümer’in kendisine birbirlerini öpmemeleri gerektiğini hatırlatması ile dünya kaos yaşadığı sırada ‘Böyle şeylere inanıyor musun?’ demesi beni gerçekten şoka uğrattı...

Kurumsal hayat üstüne standup yapan Kaan Sekban ‘ın bir paylaşımını takipçilerim bana yolladı.

Yazının Devamını Oku

Corona virüsü 'Covid19' faydaları nelerdir?

Canım Okurlarım, şu an bütün dünya korkunç zor bir dönem yaşıyor, hatta bazı ülkelerin Türkiye’den çok daha zor bir durumda olduğu bu dönem elbette sıkıntılı bir süreç.

Lakin bildiğiniz gibi dünya’ya yaşam getiren ve en büyük başlangıcı yaptıran doğum süreci de çok sancılı bir süreçtir.

Dünya’da bir dualite içinde yaşadığımıza göre ‘Corona Virüsünün Faydaları Nelerdir?

Bunları madde madde yazmak istiyorum.

1. Şimdiden bilim insanlarının açıklamalarına göre ozon tabakası 15% iyileşmiş bir durumda... Eğer biz bu dönemi yaşamasaydık belki ozon tabakasının daha fazla zarar görmesi ile dünya’da çok daha fazla insan zarar görecek ve ölecekti. 

Belkide dünya yaşanamaz bir duruma gelecekti. Uçakların durması, arabaların çalışmaması yani özetle insanların evlerinden oturması ile dünya kendi kendini onarmaya ve iyileştirmeye başladı. Venedik'te nehirler temizlendi ve balıklar ortaya çıktı. 

Dünya’nın her yerinde doğa canlanıyor, zarar gören sular temizleniyor, yunuslar sahillerden görünüyor ve herkesin fark ettiği üzere hava temizleniyor. 

Bilim insanları ve bütün dünya medyası çok ciddi bir oranda havanın temizlendiğini açıklıyorlar. Hava kirliliğinin çok yoğun olduğu pek  çok şehirde artık hava kirliği yok. 

Özetle bu bölümü sayfalarca uzatarak yazabileceğim kadar çok dünyanın havasının, suyunun, doğasının ve her bir noktasının kendi kendini yenilediğini bilim insanları aslında sevinmeleri gerekirken dünyanın yaşadığı bu zor dönemden dolayı şaşkınlıkla izliyorlar. 

Yazının Devamını Oku

Oğlum Corona Virüsünden öldü!

Canım Okurlarım,

 

Öldü mü?

Evet öldü...

Oğlum mu?

Evet benim oğlum...

İlk başta hiçbir şey anlamadık. Başta nefes daralmaları ve halsizliği vardı.

Daha sonra bir gece aniden abdominal nefes almaya ve nefesinde çok ciddi sorun yaşamaya başladı.

Gece yarısı acil bir şekilde kendimizi veteriner hekimin masasında bulduk.

Yazının Devamını Oku

Corona Virüsü Kimleri Etkiler?

Canım Okurlarım,

Önceki yazımda anlattığım gibi Satürn temizliği temsil ediyor ve Türkiye’nin astroloji haritasında Satürn en yüksek ve en iyi konumda.

İlginç bir şekilde şu an Satürn kendi evinde ve aslında bütün dünya da temiz, düzenli, disiplinli, etik, adaletli, iyilik elçisi ve yaşamı destekleyici olmalarını istiyor.

Satürn 2023 Ocak ayının sonuna kadar temiz, disiplinli, öğretici, yaşamı destekleyen, öldürmekten kaçınan, iyilik peşinde olan, düzenli, adaletli ve etik insanları güçlendirecek, destekleyecek ve daha da bu konularda gelişmeleri için her şeyi yapıp onlara hediyeler verecek!

Lakin bu şekilde olmayan yani Satürn’ü kötü durumda olan insanları çok zorlayacak ve ciddi sınavlardan geçirecek...

Önümüzdeki 2023 Ocak ayının sonuna kadar Satürn yapılan bütün adaletsizliklere cevabını verecek ve adaletsiz, hırsızlık ve haksızlık yapan insanları inim inim inletecek!

Kuzey düğümü virüsleri temsil ediyor. Eğer bir kişinin astroloji haritasında Kuzey düğümü ölü ya da kötü durumda ise virüsler onu çok daha rahat etkiliyor ve mikrop kapabiliyor.

Bunun nedeni aslında öyle kuzey düğümü ve Satürn’ü iyi durumda olunca etrafında görünmez bir kalkan olduğundan değil.

Nedeni: kişi çok daha titiz ve temiz oluyor.

Yazının Devamını Oku

Prof. Dr. Tarık Şapçı: Bana bir şey olmaz deme...

Canım Okurlarım, Sizler için müthiş değerli, benim ve çok sayıda dostumun canımızı emanet ettiğimiz, tüm doktor arkadaşlarımın da övgü ile bahsettiği saygıdeğer Prof. Dr. Tarık Şapçı ile Corona Virüsü üzerine röportaj yaptım.

 

Son dönemde medya ve sosyal medyadaki bazı doktorların söylemleri içime tam olarak sinmemesi üzerine en güvendiğim isimlerden birisi ile bu röportajı yapmak istedim.

Bu röportajı 15 Mart 2020 Pazar günü yaptığımız için röportajın içindeki bilgi ve oranların o tarihe ait olduğunu vurgulamak istiyor ve sizi röportaj ile baş başa bırakıyorum.

-Corona Virüsü ile ilgili bazı doktorlar rahat olun, Türk genine bir şey yapmaz, abartılıyor gibi açıklamalar yaptılar. Siz ne düşünüyorsunuz?

Sevgili Can bu işin genle ilişkisi olduğuna inanmıyorum. Böyle bir sorunun cevabını ancak bilimsel çalışmalar verebilir, elimizde böyle bir veri olmadan, böyle bir dönemde, bu kadar hızlı bulaşan ve pandemi yaratmış olan bir viral enfeksiyon varlığında, bu şekilde konuşup halkı yanlış yönlendirmenin hata olduğunu düşünüyorum

Yazının Devamını Oku

Corona virüsü ne zaman bitecek?

Canım Okurlarım, Corona Virüsünü incelediğim sırada 14. Yüzyıllarda yaşanan Kara Veba ve Aids hastalıklarının aynı astrolojik etki ile ortaya çıktığını keşfettim.

Bunun yanında özellikle kimlerin daha çok virüslerden etkilendiğine dair astroloji de bir bilgi var.

Tabi bunun nedenini de sizinle paylaşacağım.

Kendi sosyal medya hesabımda bunun ilgili uzun bir video çekip paylaşmıştım ama şimdi yenilerini de paylaşacağım.

Astroloji haritada kuzey ve güney düğümünü 18 ayda bir yer değiştirir ve oldukları yerde Ay ve Güneş tutulmaları o 18 ay boyunca olur.  Lakin özellikle sizi isimler ile kafanızı karıştırmadan bazı yıldızlarda tutulma olunca hastalık, salgın, savaş, acı, yıkım v.s. gibi etkileri ortaya çıkartıyor. Sonuç olarakta 26 Aralık 2019 ve 10 Ocak 2020 tarihlerinde bu yıldızlarda tutulmalar oldu.

Satürn’de astroloji haritada hangi eve gelirse onunla ilgili sınavlar verir.

Astroloji haritada Satürn özellikle doğum haritasındaki Ay burcunun olduğu burca yani Ay’ın haritada olduğu eve gelince Sadesati denilen bir insanın, ülkenin, şirketin, ailenin veya doğum haritası olan herhangi biri her şeyin 30 yılda bir yaşadığı en zor süreci yaşar.

Çin şu an Sadesati yaşıyor. Benim Sadesati sürecim  25 Ocak 2020 de bitti ve bir sürü başka insanlar ve Çin Sadesatiye girdi. O yüzden 25 Ocak 2020 tarihinden hemen sonra bir sürü insan ve kuruluş çok zor korkunç şeyler yaşadılar.

Hayat böyle birşey bazı insanların zor dönemleri biterken başka insanların zorlayıcı dönemleri başlıyor. Bu da haritanızda transit halinde yani günümüzdeki Satürn gezegeninin hangi burçta olduğuna göre değişiyor. Sizin astroloji haritanızdaki Ay burcunuzun üstüne gelince Sadesati’ye girmiş oluyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

8 Mart 120 Kadının feci ölümü ile doğdu

Canım Okurlarım, Bütün kadim öğretilere göre asıl güç kadındır. Mitolojide en güçlü olan tanrıçadır.

Hz. Mevlana’nın dediği gibi:

‘Kadın Hak nurudur, sevgili değil, sanki yaradandır yaratılmış değil.’

Bu sözü bana Hz. Mevlana’nın 22. Nesil torunu Uluslararası Mevlana Vakfı başkanı Esin Çelebi Bayru söylediği zaman çok etkilenmiştim.

Bana hint mitolojisinde baş Tanrı Şiva ‘nın her şeyi hoş görmesine rağmen sadece Ana Tanrıça’ya saygısızlık edildiği için kainatı 18 kere dans ederek yok ettiğini ve arkasından Ana Tanrıça’nın tekrar yarattığına dair hikaye aklıma geliyor.

İnsan kendisinin dünya’ya gelmesini sağlayan Kadın’a karşı bukadar saygısız ve değerini görmezden gelmesi bence yaşama düşmanlığından başka birşey değildir.

Aile dizimi, tüm kişisel gelişim ve enerjisel öğretilerde yaşam kaynağı annedir yani kadındır.

İlla anne olmasına gerek olmadan kadın kendi başına anne olmasına gerek olmaksızın saf güç ve enerji kaynağıdır.

Her güçlü erkeğin arkasında güçlü bir kadın vardır sözü aslında erkeklerin bir tür makina gibi asıl güçlerini kadınlardan aldıklarının gerçeğinden gelir.

Yazının Devamını Oku

Yaşanmayan acı hastalık, saygı duyulmayan üzüntü düşman olur

Canım Okurlarım, Annemin 1999 deprem döneminde kaybolması ve birdaha asla ulaşamamamdan bu yana 20 yıl geçti.

Babamın annemin arkasından kalp krizi yaşayarak vefatı, arkasından ablamın kalp krizi geçirerek vefatı bana acı nedir öğretti.

Ailemin vefatının üstüne ‘Akrabanın yaptığını akrep yapmaz.’ Sözünün doğruluğunu yaşadım.

Sokakta kaldım, aç kaldım, kış günü elektirik olmayan, hiç bir ısıtıcı olmayan bir yerde ağlayarak aç günler geçirdim.

Kış boyu ayağımda yazlık yırtık ayakkabı, üstüm ceketsiz dolaştım.

Varlıktan yokluğa yokluktan sevgiye geçiş serüvenimde kayıp nedir yaşadım.

Şu an şehitlerimizin haberi ile canım çok acıyor... Allah rahmet eylesin... Hepimize ve ailelerine sabır diliyorum.

Onlar hepimiz için oradaydılar.

Suriye’de şehit olan kardeşlerimiz bana bütün kayıplarımı tekrar yaşatırken size kendi sürecimden öğrendiğim çok önemli bir şeyi paylaşmam gerektiğini hatırladım.

Yazının Devamını Oku