Sağlıklı beslenmek sağlıklı yaşamak

GÜNÜMÜZDE sağlığa yüklenen anlam değişti. Sağlıklı ve uzun bir hayat sürmek için ne yapmalı, nasıl beslenmeli, nelerden uzak durmalıyız? İEÜ Medical Park İzmir Hastanesi Fonksiyonel Tıp ve Sağlıklı Yaşam Merkezi Sorumlusu Dr. Kerem Korkut bakın neler söylüyor...


İnsanlığın varoluşundan bu yana önemini koruyan kavramlardan biri sağlık olmuştur. Diğer yandan çoklu ilaç kullananların sayısı günümüzde bir hayli artmıştır. İlaçlar genelde hastalıkların ağrı, ateş ve kaşıntı gibi belirtilerini tedavi etmekte kullanılırlar. Sağlığımızı düzeltmek için bundan daha fazlasının gerektiğini öğrenmeye başladık. Sağlıklı olmak için ihtiyacımız, hastalıkların altta yatan nedeninin tespit edilmesi ve iyileşme için bir değişim içine girmektir. Sağlığımız için gerekli çabayı göstermek, bedenimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek demektir. Peki, bedenimize karşı sorumluluklarımız nelerdir?
Doğal olanı taklit edebilirsek, doğamız gereği sağlıklıyız. Bizi iyi hissettiren şey bedenimizin doğal işleyişidir. Bedenimizin ihtiyaçları arasında sağlıklı beslenmek, uygun miktarda ve kalitede su tüketmek, düzenli ve doğru uyku uyumak, yeterli hareket etmek, oksijen almak, güvenli sosyal etkileşim, hafızamızı düzenli kullanmak gibi alışkanlıklar yer alır. Günlük yaşantımızda bedenimizin ihtiyaçlarına yanıt verebildiğimiz kadar iyiyizdir. Vücudumuzun aktif olarak işleyen biyolojik bir sistem olduğunu bilmeli ve gereksinimlerini karşılamak için özveride bulunmalıyız.

GIDALAR EN EKTİLİ İLACIMIZ
İklim değişikliği ve Kovid-19 salgınının da etkisiyle sağlıklı olmak hepimizin ortak hedefi oldu. Ormanları küle çeviren benzeri görülmemiş sıcak hava dalgaları, hayatımızın bir parçası olan Kovid-19 önlemleri sağlığımızın ne kadar önemli olduğunu fark etmemizi sağladı. Çözemediğimiz bir şeyden kaçınma davranışının hepimizi yorduğu ortada. Virüsler, hava kirliliği, maskelerdeki kimyasallar gibi maddelere karşı bağışıklık sistemimiz daima bir savaş veriyor. Bağışıklık sistemini iyileştirmenin anahtarı ise bağırsaklarımızda gizlidir. Bağışıklığı yöneten organ olan bağırsaklarımızın içinde yer alan ekosistemi belirleyen temel faktör nasıl beslendiğimizdir. Gıdaları tükettiğimizde sadece besin ya da besinlerle birlikte vücut işlevlerini bozabilecek kimyasalları almamız mümkündür. Gıdaların kalitesi arttıkça içerdiği zararlı madde miktarı azalacak, besleyiciliği artacaktır. Günümüz tıbbında gelinen noktada gıdalarımız en etkili ilacımız haline gelmiştir.
Beslenmede doğrular kişiye özgüdür. Ancak genel bazı prensipleri uygulamak herkesin sağlığını olumlu etkiler. Mümkünse doğal yapısı bozulmamış, işlenmemiş, yetiştirildiği hali korunmuş gıdalar almak, kolları sıvayıp bu gıdaları mutfakta doğru yöntemle pişirmek ve saklamak sağlıklı kalmanın kolay yoludur. Genetiği değiştirilmiş tahılların yerine alternatiflerine yönelmek sindirim sorunları yaşayanlarda olumlu etki sağlayabilir. İşlenmiş ya da yüksek ısıya maruz kalmış yağların tüketimi yerine kavrulmamış kuruyemişler, soğuk sıkım yöntemiyle üretilmiş bitkisel yağların tüketimi vücudun çalışmasına en büyük katkıyı sağlar. Sebzeler öğün atlamadan her sofrada önümüzde olmayı hak eder niteliktedir. Sebzelerin doğru şekilde yıkanarak bol miktarda tüketilmesi hücrelerimizin günlük birkaç kez ihtiyaç duyduğu toprak mineralleri ve faydalı metalleri sağlayacaktır. Çeşitli baharatların tüketilmesi tazeliği ve kalitesiyle ilgili detaylara dikkat edildiği sürece doğru tercihler arasındadır. Aslında sistemimiz düzenli ve doğru miktarda baharat tüketmeye ihtiyaç duyar. İsabetli bir baharat tercihi gününüzü enerjik ve zinde geçirmenizi sağlayabilir. Süt ürünleri ve yumurta oldukça besleyici gıdalar olsa da bir kısım insanda kronik sağlık problemlerini tetikleyebileceği dikkate alınmalıdır. Et tüketiminde orantılı olunmalıdır. Doğasına uygun biçimde yetiştirilmiş hayvanların tercih edilmesi önemlidir. Kimse aç karnına tatlı gıdalar yemek istemez, çünkü tatlıya hücrelerimizin bir ihtiyacı yoktur. Çevremizde gördüğümüz insanların çoğunluğu kan şekerinde düzensizliğin yarattığı sıkıntılara alışmış durumdadır. Tatsız şekeri halihazırda bol miktarda tükettiğimizin farkında olmamız ve tatlı şekeri bir lüks olarak görmemiz akıllıca olur.
PEKİ, BESİN DESTEĞİ ÜRÜNLERİ!
Sağlıklı bir beslenmeye ek olarak önerilen takviye edici gıdalara nasıl yaklaşmalıyız? Vücudumuzdaki eksiklikleri ağrı, sertlik, ödem, kaygı ya da halsizlik şeklinde hissedebiliriz. Toplumda vitamin ya da mineral eksikliği olmayan insan yok denecek kadar azdır. Böyle bir durumda doğru bir planlama ile alınan besin desteği ürünlerinin kullanımı herkes için faydalıdır. Ancak arkadaşınızın önerisiyle ya da bir reklam kanalıyla değil, bir hekimin önerisiyle kullanılması en pratik yoldur. Bu şekilde bilinçli alınan bir besin desteği ile hastanın ağrıları ve halsizliği düzelebilir, sağlığı olumlu yönde etkilenebilir. Sık sık aynı vitamin ve mineral eksiklikleri ile karşılaşılan hastalarda vücudunda zararlı metal birikintisi olabileceğinin de dikkate alınması gerekir. Vücudumuz beklentilerini karşıladıkça doğamızın getirdiği sağlık seviyesinde olabiliriz.

X