Bu Pinokyo çocuklar için değil

Oscar ödüllü yönetmen Guillermo del Toro, bu kez 7’den 70’e herkesin sevdiği sevimli kukla Pinokyo’nun hikâyesini stop motion tekniğiyle animasyona uyarladı. Seslendirme kadrosunda Ewan McGregor, David Bradley, Gregory Mann, Finn Wolfhard, Cate Blanchett, John Turturro, Ron Perlman ve Tim Blake Nelson gibi dünyaca ünlü oyuncuların yer aldığı “Guillermo del Toro Sunar: Pinokyo” adlı animasyon dijital platformda izleyiciyle buluştu. Klasik masalı baştan yaratan usta yönetmen, “Pinokyo”su hakkında merak edilenleri Kelebek’e anlattı.

Haberin Devamı

Pinokyo’nun hikâyesini ne zaman film yapmaya karar verdiniz?

- Flmi yaklaşık 15 yıl önce düşünmeye başladık. Ancak o yıllarda çok yoğun bir tempom vardı. Filmin gecikmesinin bir nedeni de animasyonda çıtayı yükseklere taşımak istememizdi. Bunu neden söylüyorum? Çünkü animasyon sadece çocuklar için değil. Bazı seyircilerin filmi gördüklerinde ilk sordukları şey “Çocuklar için mi” oluyor. Ben de “Hayır ama çocuklar, ebeveynleri onlarla konuşursa izleyebilir” diye yanıt veriyorum. Çünkü çocukların dikkatli izlemeden hemen anlayabilecekleri bir animasyon değil.

Bu Pinokyo çocuklar için değil

Peki neden bu hikâyeyi film yapmak istediniz?

Haberin Devamı

- Pinokyo’da sevdiğim şey onun saflığı. Ama saflık, masumiyetle ilgili değil. Doğru ya da yalan söylemekten bahsediyoruz. Bence bu, kendin olmanın ruhani gerçekliğini inşa etmeye çalışan bir film. Hayatta söyleyemeyeceğin tek yalan kim olduğundur. İstediğim şey, bunun gerçekten önemli olduğunu seyirciye hissettirmek. Bu hikâyeyi izleyiciyle paylaşabilmek benim için fazlasıyla önemliydi. Çünkü Pinokyo benim kahramanım.

Bu Pinokyo çocuklar için değil

YAŞLANDIKÇA İŞ BİRLİĞİNE DAHA ÇOK DEĞER VERİYORUM

Filmi Mark Gustafson ile beraber yönettiniz. Başka biriyle yönetmen koltuğunu paylaşmak nasıl bir duyguydu?

- Yaşlan-dıkça iş birliğine daha çok değer veriyorum. Bu, ortak yönetmenliğini yaptığım ilk uzun metrajlı film. Hikâyeyi ben yazdım ve Mark’la beraber yönetmenlik yaptık. İçgüdülere güvenmeyi öğrenmek güzeldi. Filmdeki animatörlerimize birkaç kural koyduk. Çekime başlamadan önceki ilk hafta, “Stüdyodan tek bir not bile alamayacaksınız. Ön izleme yapmayacağız” dedim. Ve bence yönetmenlik, herkesin yaratıcı olduğu bir oyun yaratmak demektir.

Filminizde bambaşka bir Pinokyo görüyoruz. İzleyiciye nasıl bir Pinokyo anlatmak istediniz?

Haberin Devamı

- Kesinlikle itaati ya da itaatsizliği yüceltmek yerine, Pinokyo’nun daha önce olduğu şeyin bir ‘anti’sini yapmak istedim. “Pinokyo öğrenir ve değişir” yerine, “O çok fazla değişmez” algısını yaratmak istedim.

Bu Pinokyo çocuklar için değil

 HIRSIZLAR YAPTIĞIMIZ TÜM KUKLALARI YOK ETTİ

 ◊ Bir animasyonu yaratmak için harcanan zaman gerçekten takdir edilesi. Animasyon film yapanların motivasyonu ne sizce?

- Animasyon yapabilmek için dünyayı açgözlülüğe ve meraka 2 saatte tıka basa doldurma arzusuna sahip olmanız gerekiyor. Animasyon, canlı aksiyonla birlikte doğdu. Çok para kazanana kadar bir sanat olarak takip edildi ve sonra değişmeye başladı. Bu yüzden, bu işe dahil olan herkesin, aşk için bunun peşinde olduğunu düşünüyorum.

Haberin Devamı

◊ Şu anda yapılmakta olan animasyonların çoğu bilgisayar grafiklerine benzediği için ben şahsen bu türden pek hoşlanmıyorum. Sizce animasyonun da bir mükemmelliği olmalı mı?

- Benim için mükemmellik, sanatın karşılaşabileceği en korkunç şeylerden biri... 1993’te yayınlanan “Cronos” filminden önce ‘kil animasyon tekniği’yle bir film yapacaktım. Ancak ne yazık ki bir hırsızlık olayı yaşadım. Atölyemde bir sürü fotoğraf ve kukla vardı. Hırsızlar değerli bir şey bulamayınca bu fotoğrafları ve yıllar içinde tasarladığımız tüm kuklaları yok etti. Kuklalar, animatörün tasarlaması gereken mekanik yüzlerdir. Peki, çizgi animasyondan farkı nedir? Çizimde binlerce seçeneğiniz vardır. Kil animasyonda ise elinizdeki kuklayla bağ kurarsınız. Ve o bağı, kataloğun herhangi bir yerinde değil, içgüdülerinizin size rehberlik ettiği yerde kurmalısınız.

Haberin Devamı

Bu Pinokyo çocuklar için değil

 DİĞER ‘PİNOKYO’LARA BENZEMİYOR

Sizin Pinokyo’nuzun daha önceki tüm Pinokyo’lardan farklı olduğunu söylüyorsunuz...

- “Hadi yapalım şunu, Pinokyo’yu diriltelim” dediğimde şunu düşündüm: ‘Bunu diğer Pinokyolar gibi yapmayalım.’ 30 yıldır dev bir robot filmi, stop motion animasyon filmi, hayalet hikâyesi ve gotik aşk filmi yapmak istediğimi biliyordum. Ve bunların hepsini yapabildim. 32 senaryo yazdım. Sadece 12 film yaptım. Ve “Pan’ın Labirenti”nden sonra ‘Tamam, şimdi animasyona geri dönmenin tam zamanı’ dedim. DreamWorks’e gittim. Ürettim, danışmanlık yaptım. “Trol Avcıları” (Trollhunters) için üç dizi ve bir uzun metraj film çektim, Rodrigo Blaas ile birlikte yönetmenlik yaptım. Farklı koşullarda ne yapmamız gerektiğini hiçbir zaman anlayamadık ama bu tuhaf filmleri yapabileceğimize tamamen ikna olmuştuk. Ve dünya hiçbir zaman “hayır” demedi, çünkü elimizden gelen her şekilde devam ettik. Bütün bunlar buna yol açtı...

Yazarın Tüm Yazıları