Bütün-bütünlük...

“İnsanlar eğilimlerine uygun düşünür, düşüncelerine göre konuşur ama yine de alışkanlıkları doğrultusunda davranırlar.” (Francis Bacon)

Haberin Devamı

Genellikle iyi insan olabilmenin temelinde şu cümle vardır; “İnsan; akıl, ruh ve bedenle birlikte bir bütün olmalıdır.” Bu cümleyi duyduğumuzda çoğumuz bu bütünlüğü kavrayamasak da bu doğrultuda davrandığımızı düşünüyoruz. ‘Bütün-bütünlük’ kelimesinden ‘bir arada’ ya da ‘birlikte olmak’ anlamı çıkarmak eksik düşüncedir. Bir arada olmak ‘birbirini tamamlamak’ yani ‘bütünlük’ anlamına gelmelidir. Oysa biz, hep bir kopukluk, karmaşıklık ve asla uzlaşmaz bir bütünlük içinde yaşıyoruz. Ruh, akılla hep kavgalı, akıl ruha küskün. Akılla ruhu uzlaştırmak İkisinin de içinde barındığı ‘barış’ın da simgesi bedene kalıyor, çünkü o her ikisine de sevdalı. Bir gün akılla birlikteyken ertesi gün ruhun peşine takılıyor. İki gün ruhun koynunda kalıp bir günlüğüne akla uğradığındaysa kıyamet kopuyor. İki sevda arasında gidip gelirken adaleti kuramayan beden, bir süre sonra ne aklın ne de ruhun yükünü kaldıramaz duruma geliyor. Bütünlük içinde birlikte yaşamanın ‘adalet’le mümkün olduğunu bilen akıl ve ruh, adil olmayan davranış bozukluğunu görünce bedenin tek hakimi olmak için savaşmaya başlıyor. Akıl devreye ‘ego’ları sokarken, ruh da ‘arzu’yla karşılık veriyor. Bütünlükle alakası olmayan ego ve arzuların girmesiyle bedenin şirazesi kayıyor. Beden artık ne akla ne ruha başvuruyor, ego ve arzular yetiyor. Düşünmek, hissetmek zül geliyor, gördüğüne kapılıyor. Başkasının aklı ve ruhuyla hareket etmek kolayına geliyor. Bir süre sonra bu duruma iyice alışıyor. ‘Zırtapoz’ dilimize Yunancadan geçmiş; şirazesi kaymış, söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmayan bedenlere deniyor.

Haberin Devamı

‘KUYTUDAKİ LEZZETLER’

Kıyıda köşede, sokak arasında kalmış, sadece bulunduğu mahalle ve çevre esnafı tarafından bilinen; çoğunlukla küçücük dükkânlarda aile fertlerinin çalıştığı mütevazı mekânlardan bahsediyorum. Pişirdikleri her neyse öncelikle içine kendi insani lezzetlerini serpiştirerek yemeğin tadını katlayan usta esnafların çalıştığı güzel yerler buralar. Bunların hiçbiri sosyal medyada bilinmez, uğraşmazlar çünkü. Dertleri de, tasaları da ille de lezzet.. Buyurun işte bazıları...

Haberin Devamı

Bütün-bütünlük...

SICAK TEREYAĞLI ‘ARNAVUT CİĞERİ’

Arnavut ciğerinin soğuğunu çok seviyoruz hatta düşkünüz bile diyebilirim. Elbette ki sıcağının da tadını bilenlerimiz vardır. Sancak Mahallesi, Tiflis Caddesi’nin ortalarında, belediye kütüphanesinin karşısı olabilir. Eskiden zeytinyağlı yemekleriyle nam salmış bir mekan ‘Keroş’ ama şimdilerde tarif ettiğim yeni yerinde Keroş’un damadı sevgili Turgay’ın pişirdiği ‘tereyağlı Arnavut ciğeri’yle bilinmeye başlamış. Ciğerleri sinir ve zarlarından özenle ayıklıyor, sonra da unlayıp Sivas, Suşehri tereyağı ile kavurup baharatlıyor. Ben müptelası oldum. Siz de gidin, “Böylesi yok” diyeceksiniz.

Bütün-bütünlük...

SEDAT’IN ‘ÖĞRENCİ’ PİZZASI

Haberin Devamı

Bahçelievler 69. Sokak’ta tam da kuytu köşede bir yer burası. Gazeteden sevgili Murat’ın önerisiyle gittik. Ben ‘öğrenci pizzası’ yakıştırması yaptım çünkü sevgili Sedat, öğrenci mahallesinde öğrencilerin ve çevrede yaşayanların damak zevkine uygun mütevazı bir pizza pişiriyor. İnce hamur ve bol malzemenin kullanıldığı pizzaları çocuklar da çok seviyor. Sedat’ın karışık pizzasına bayılan sevgili Murat’a hak vermemek elde değil. Hem pizzalar hem de Sedat’ın esnaflığı çok iyi. Uğrayın derim.

Bütün-bütünlük...

MAHALLE PİDESİ

Eskileri özlüyorum... Her mahallenin hatta her birkaç sokağın sakinleri ile özdeşleşen pide ve kebapçılar ailelerin mutfağı gibiydi. Anne işten döner ama yemeği yetiştiremez. E çocukta okuldan gelmiş açım diye tutturuyor, ne yaparsın. Ya balkona çıkıp seslenirsin ya da telefon açar ‘bir kıymalı pide, hemen gelsin lütfen çocuk başımın etini yedi’ siparişi ile birlikte dertleşirsin ayrıca. Böylesi mekanları sevdiğimi bilen lokmacı arkadaşlarımdan Gökhan Görey götürdü beni Küçükesat, Bağlar Caddesi 220 numaradaki ‘Elif Pide’ye. Dükkân fırından yayılan odun kokusu ve odun kokusuna bulanmış pidenin ağız sulandıran görüntüsü ile eskiden aklımda kaldığı gibiydi. Lezzeti sormayın bence hemen gidin dükkâna girince daha yemeden ağzınız sulanıyor.

Haberin Devamı

Bütün-bütünlük...

TAVUK KÜLBASTI

Tavuk külbastıyı içeriğini gizlediği, özel baharat ve sosla Şenol usta pişiriyor. Mekânın ismi de ‘Şenol Ustanın Yeri’ zaten. Cinnah Caddesi 82 numarada, Pilot Sokağa yakın cadde üstünde. Yeri kuytu değil diyebilirsiniz ama meşhur bir köfteci ve burgercinin arasında kalmış, cephesi daracık bir de ağaç var önünde. Bana göre kuytu çünkü defalarca geçmiştim taa ki sevgili Vakur gösterince farkına vardım. Tabildot yemekler bitmişti, tavuk külbastı ve tadımlık köfte söyledik, tadına bakınca iyi ki bitmiş dedik. Külbastı da, köfte de nefisti.

Yazarın Tüm Yazıları