Çeşme - Alaçatı’nın yaz havası

Sezonda ne var, ne yok fevkalade merak edenler... İşte geldim buradayım. En tazesinden notlarımla karşınızdayım.

Çeşme - Alaçatı’nın yaz havası

Sezondan radarıma takılanlar

◊ Sabah plajda, akşam mekânda... Alaçatı’nın hit’lerinden, hem eğlenceli hem lezzetlilerinden Esnaf, ‘Esnaf On The Beach’ ile plaja iniyor. Alaçatı’daki mekân akşam oldu mu, bizi bekliyor.

Momo gitti, Hammam geldi... Lezzete, eğlenceye tam kalbinden geldi... Şimdiden kalpleri fethetti. Momo da ‘The Beach of Momo’yla, lüks – bohem konseptiyle, ‘Sunday Ritual’ partileriyle yola devam.

◊ Gençler, ruhu 18’likler Sommer Klein’ın happy hour partilerini, after partilerini, organizasyonlarını, etkinliklerini iple çekiyor. Mekân bu sezon dillere pelesenk olacağa benziyor.

İstanbul’un, İstanbulluların gözdelerinden Kafi’ye selam olsun... Alaçatı’ya renk, Alaçatı’ya lezzet, keyif olsun... Çiçeği burnunda mekân bayramın ilk günüyle kalbini, kapılarını açtı... Haberiniz olsun!

◊ Boğaz’ın ‘femme fatale’i Cahide 17 yıl sonra ilk defa İstanbul dışına çıkıyor... Ege’yi, Alaçatı’yı karıştırmaya geliyor... Heyecanı, merakı, eğlenceyi tavan yapıyor.

Sezonun yenilerinden Kef Alaçatı’da Ege’den Akdeniz’e lezzet var, iyi müzik var, dostluk var, misafirperverlik var... Bize de Kef’te keyiflenmek var!

◊ Sezonun açık ara iddialılarından Coté Cour, Fransız ve İsviçre mutfağını Alaçatı’ya getiriyor. ‘Cafe de Paris’ soslu antrikotu bir de bizde deneyin’ diyor.

Köyiçi’nin tazelerinden Kong sezona bir giriyor, pir giriyor... İtalyan ve Asya mutfağından lezzetleri, DJ performansları fena halde merak ediliyor... Girişinde yer alacak sekiz metrelik zürafa heykelleri ile Instagram’a çok ekmek çıkacağa benziyor...

◊ İzmir’in İtalyanı Murano’s, bu sezon Alaçatı’da İtalyan havası, rüzgârı, lezzeti estirecek... Benden söylemesi...

İyi müzik, iyi yemek, iyi eğlence arayanlar için rota belirlendi... İlk hedefiniz Alaçatı Port’ta taze açılan Arşiv Alaçatı olsun... Afiyetiniz, eğlenceniz bol olsun...

◊ “Bir gece ansızın gelebilirim ve yiyebilirim!” diyenlerin... İştahı iflah olmazların en lezzetli buluşma noktası Gece Yiyen Adam...

Botanist Alaçatı ev yapımı kokteylleri ve ekmek üstü lezzetleri ile kalpleri, damakları şenlendiriyor... Kalbe giden yolun nereden geçtiğini fevkalade biliyor...

◊ Hayal ettiğimizden çok fazlası, en fazlası Spiaggia Grande yazlık gazinosuyla yine, yeniden gümbür gümbür geliyor. Ünlü isimler dört gözle bekleniyor.

Sadelik, sakinlik arayanlar, bangır bangır müziğe alerjisi olanlar, eller havayayı gördü mü kaçanlar Plage Isolee kaldığı yerden, sakinlikten devam. Sezonun müjdesi sürpriz klasik müzik konserleri ve 20 bin kitaplık plaj kütüphanesi...

◊ Konsepti butik, kendi, kalbi, dostluğu en büyük... Feng Shui felsefesinden ilhamla dekore edilen Alachi Hotel sezonun şiddetle tavsiyelerinden... Urlachi Çiftiliği’nden sağlıklı, doğal ürünleriyle kahvaltısı, ruha, bedene şifa SPA’sı, hamamı kaçmaz, kaçırılmaz...

Evli, mutlu, çocuklular... Maaile kalabalıklar... Butik değil büyük otelciler... Design Plus Seya Beach Resort hafızaya atılsın... Hemen rezervasyonlar yapılsın...

◊ Sofistike takılanlar... Farklı deneyimler, farklı mekânlar, lezzetler peşinde koşanlar... “İlk hedefiniz Biblos Beach Resort olsun” diyorum, başka da bir şey demiyorum.

Çeşme - Alaçatı’nın yaz havası

Her daim klasikler... Zamansız tazeler...

◊ Denizden babanız çıksa afiyetle yedirten Horasan...

Kalbimizin en güzel, en dost köşesi Köşe Kahve...

◊ Bu sevda, bu lezzet bitmez; Ferdi Baba, Cevat’ın Yeri, Sülo’nun Yeri, Dalyan Körfez Balık Restoran, Fava...

Tadı hep damağımızda; İmren, Yusuf Usta, Sakızlar Restoran, Rasim Usta...

◊ Bu tarifler, bu lezzetler Mecnun eder; Asma Yaprağı...

Alaçatılı aileden, Alaçatı’nın içinden, kalbinden lezzetler Papazz...

◊ Kazık değil ıstakoz yemek isteyenler Langusta’da buluşuyor... Tuğrul Usta’nın lezzetleriyle coşuyor...

Biraz muzurluk arayanlara; Altınkapı, Y’Git, Doruk Döner, Dost Pide, Asucan, Kumrucu Şevki, Kumrucu Erol, Şen Turşucu...

◊ Yaz tatlıları için rota belirlendi... Tarihi Rumeli Pastanesi, Veli Usta, İmren, Reyhan...

Alaçatı’nın ev sahibi, en misafirperveri Insula... Çeşme’nin kalbinde, en güzel yerinde... Boyalık Plajı’nın eteklerinde Boyalık Beach Hotel&Spa... Ruha, bedene şifa, her derde deva Ilıca Hotel&SPA... -Çark Koyu’nun uçsuz bucaksız serin sularında... Denizin, kumun, güneşin kollarında Kairaba Alaçatı Beach Resort&SPA...

 

 

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ege’nin kasım ajandası

Sıcaklığıyla, samimiyetiyle, sohbetiyle, lezzetiyle... Hareketiyle, bereketiyle, hasadıyla, festivaliyle Ege’de her mevsim başkadır. Ama kasım bambaşkadır. Hazırsanız başlıyoruz...

Pedala kuvvet
Çeşme’nin ev sahipliğinde bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Veloturk Gran Fondo bisiklet yarışları için yarın pedallar dönecek. Yarışlara katılım bedelinin tamamı Bir Çocuk Gülerse Dünya Güler projesine umut olacak.

Dünyanın bütün çalgıcıları...
İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğiyle dünyanın en önemli çalgı yapımcıları dördüncü kez İzmir’e geliyor. Türkiye’nin ilk ve tek yay yapımcısı M. Ufuk Güler ve koleksiyoner Andy Lim öncülüğünde 4’üncü Uluslararası Çalgı Yapımı Atölyesi ve Sergisi 4-8 Kasım tarihlerinde İKSEV’de.

Sinemaseverler burada mı?

Yazının Devamını Oku

Ege’nin sonbahar lezzetleri

Ege’de sonbahar demek lezzet demek. Ölümsüz, bilge ağaç zeytin ve onun şifa çocuğu zeytinyağı demek. Lezzetlerde, sofralarda, sohbetlerde buluşmak demek. O zaman haydi Ege’nin ağız tadına!

-Ege denince akla, hemen onların adı gelir: Şevketibostan, arapsaçı, cibez, ısırgan, radika, turpotu, istifno, gelincik, sarmaşık, deniz börülcesi... Öyle bir aşktır ki tüm pazarlar, tüm tezgâhlar hatmedilir. ‘Organik mi?’ diye sormayın, hakaret kabul edilir.
-Yok böyle bir emek, yok böyle bir lezzet: Keşkek. Emeğiyle, lezzetiyle, buğdayıyla, etiyle, uzun uzun pişmesiyle önce kalplere, ardından UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine girdi. Unutmadan: Keşkek makineleri, mikserleri bahane, el emeğiyle, kol gücüyle dövülen keşkekler şahane...
- Dikkat, uçmuyor! “Kumru” dediğiniz bir sandviç, afiyetle damaklara, midelere konuyor. Hele sayas peyniriyle pek bir şahane. Sadece ‘yengen’e yani karışığa kilitlenmeyin, sabah kahvaltılarında bir de İzmir tulumu ve domates ikilisiyle deneyin.
- ‘Gevrek-boyoz’, Ege’de karbonhidrat değil, sabah sporu sayılır. Gevrek için Zeynel Ergin Gevrek Fırını, boyoz için Alsancak Dostlar Fırını’nı listelere, hafızalara not alın. Kat kat boyozla fırın yumurta, çıtır gevrekle tulumpeyniri fena yakışır.
- Şifa ikili zeytin ve zeytinyağı... Ölümsüz, bilge ağaç zeytin... Ve onun şifa çocuğu zeytinyağı... Evinizi, sofranızı, kendinizi, sevdiklerinizi bu lezzetten, bu şifadan mahrum bırakmayın. 25-29 Ekim’de 15’inci Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Festivali’nde olacağız.
-Çelebi Unlu Mamulleri’nin marifeti, sosyal medyanın lezzet fenomeni... Adı gibi, tadı gibi ‘Bomba’... Dışı incecik hamur, içi akışkan çikolata... Uzaktan bakınca sessiz, sakin, kendi halinde bir kurabiye... Bir ısırıkta bambaşka bir hikâye. Ama bu uğurda upuzun sıralarda bekleyeceksiniz, demedi demeyin.
- Siz başka şehirlerde lokma için markalar, dükkânlar kurun, sonra Ege’de, İzmir’de neden tutmuyor diye kızın... Bize her yer lokma! Sokaklarda gördüğünüz o kuyruklar maaş değil, lokma kuyruğu. Üstelik parayla değil, sevapla... Ege’de hüzünler de sevinçler de lokmayla paylaşılır.

Yazının Devamını Oku

Ege’nin ekim ajandası

İş işten geçmeden, mevsim alıp başını gitmeden... Ege’ye gelin, ekim ajandasını ezberleyin.

4. Uluslararası 1 Festival İzmir’e geri sayım başladı
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin ev sahipliğinde 4’üncü Uluslararası 1 Festival İzmir, 14 Ekim’de Işın Karaca ve Metropolitan Orkestrası’yla açılış yapacak. 15 Ekim’de 4 Grammy ödüllü Stanley Clark, 16 Ekim’de huzurlu ses Melihat Gülses ve Tanini Trio, 17 Ekim’de Türkiye’de ilk kez sahne alacak Antonio Lizana Band ve 18 Ekim’de New York Gypsy All Stars feat. Ara Dinkjian konseriyle devam edecek. Tüm etkinlikler saat 20.00’de başlayacak; biletler Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi ve İzmir Sanat gişelerinde satışta olacak.
Ayvalık Uluslararası
Zeytin Hasat Festivali’ne...


Yılın en çok bu ayını, bu zamanını seviyorum, bekliyorum. Kristal Yağları’nın izinde 24–26 Ekim tarihlerinde Ayvalık’a doğru çok lezzetli, çok sağlıklı, çok Egeli bir yolculuğa çıkacağız. Ayvalık’ın, Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Festivali’nin ve ‘fidandan soframıza’ zeytininin hikâyesinin tadını çıkaracağız.

Yazının Devamını Oku

Ege’nin sonbahar potpurisi

Gezi-gözlem duraklarından festivallere, Ege’de ‘sonbahar bitmeden’ önerilerine buyurun.

GEZİN
-Her yanı, her köşesi iyilik, güzellik, yardımlaşma, paylaşma olan Urla Barbaros Köyü’nü keşfedin. Ama çat kapı kalplerini, kapılarını çalmadan önce Barbaros Emek Kültür ve Sanat Evi’ni, Hobbit House Barbaros’u ve Toruncukköy Urla’yı ziyaret edin.
- Çeşme’nin o telaşlı, kalabalık, hırpalanmış, talan edilmiş ruhundan çok uzakta, sessiz sakin, kendi halinde bir balıkçı köyü Ildır’a gidin. Antik kenti gezin, Manzara Cafe’de diyetleri rafa kaldırıp gözlemeye, lokmaya gömülün.
-Tarih tutkunlarının sevgilisi Selçuk’u rotanıza ekleyin. St. John Bazilikası, Selçuk Kalesi, İsa Bey Camii, Artemis Tapınağı, Efes Antik Kenti, Meryem Ana Evi, Efes Arkeoloji Müzesi ve Yedi Uyuyanlar Mağaraları’nı gezin, İbri Boutique otelde konaklayın; kahvaltısına, sıcaklığına hayran kalın. Yolda mutlaka çöp şiş yuvarlayın.
- Ege’nin neşesi, doğanın sürprizi, sonbahar güzeli Köyceğiz’i ziyaret edin. Köyceğiz Gölü’nde gündoğumunu ve günbatımını seyredin. Yürüyüş yapın, balık tutun. Göldeki ufak teknelere atlayıp şöyle bir Dalyan’a uzanın.

- Yazın kalabalığını, telaşını bünyeden atmanın en güzel yolu, “Kendime yeni bir ben lazım!” diyenlerin buluşma noktası Afyonkarahisar’ı görün. O termal senin, bu termal benim gezin, Frig Vadisi’nde turlayın, sucukla, kaymakla, lokumla bomba gibi olun.

Yazının Devamını Oku

Yaşasın İzmir, yaşasın Picasso!

Arkas Sanat Merkezi’nin ev sahipliğinde Kübizm akımının öncüsü, İspanyol ressam İzmir’e geldi. Hoş geldi, sefalar getirdi. ‘Picasso-Méditerranée’ projesi kapsamındaki ‘Picasso: Gösteri Sanatı’ sergisini sizin için gezdim, gördüm... Bu sergi hayalimizdeki İzmir’e ışık oldu. Sevgili İstanbullular; sergilerinize, bienalinize geliyoruz, seviyoruz. Ama artık sizi sadece Çeşme’ye, Alaçatı’ya değil, şehrimizin sanatına, sanatçısına da bekliyoruz.


Sanatseverler ‘Matador’un önünde.

Paris-Picasso Ulusal Müzesi başkanlığında 2017’de başlatılan ‘Picasso-Méditerranée Projesi’ çokyönlü kültürel bir döngü... Ünlü sanatçının yaşamına ve sanatçıya ilham veren yerlere uzanan... Akdeniz’in bütün kıyılarını birbirine yakınlaştırma arzusunda olan bir yolculuk... Bu yolculukta 10 ülkeden 70 kurum bir araya geldi ve ortaya 45’in üzerinde sergi çıktı.

İzmir yolculuğun son durağı. Arkas Sanat Merkezi’nin ev sahipliğinde, Türk Hava Yolları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Allianz’ın destekleriyle açılan sergi, kapanış sergisi... Paris Picasso Müzesi Müdürü Laurent Le Bon, “Tesadüf yoktur, randevular vardır” diyor ve Picasso’nun Atatürk’le aynı yıl doğduğunu hatırlatıyor. Picasso’nun bütün ihtişamıyla sergilenmesinin tam zamanı olduğunu söylüyor. Ve evet, İzmir’in bu muhteşem yolculuğun son durağı olması bir tesadüf değil. İzmir ruhuyla, konumuyla, kültürüyle, Akdeniz’in en sembolik kentlerinden... İzmir Picasso’ya, Picasso da İzmir’e çok yakışacak. Laurent Le Bon’un coşkusuna ben de tüm kalbimle katılıyorum: Yaşasın İzmir! Yaşasın Picasso!

◊ Baştan söyleyeyim, ‘Picasso: Gösteri Sanatı’ sergisinde bambaşka bir Picasso bizi bekliyor. Jean Luc Maeso’nun küratörlüğü ve Müjde Unustası’nın direktörlüğünde Picasso’nun sanat yaşamını derinden etkileyen gösteri dünyasının kapılarını aralayacağız. Paris Picasso Müzesi, Fondation Julio Gonzalez, Opera Garnier ve Brüksel’de yer alan Kontaxopoulos-Prokopchuk Koleksiyonu’ndan 83 eserle... Picasso’nun yazarlarla, şairlerle, müzisyenlerle yakın bağ kurduğunu belgeleyen fotoğraflarla tanışacağız. Tablolar, maketler, eskizler, heykeller, fotoğraflar, filmler, kostümler, videolar ve daha neler neler bulacağız... ‘Akrobat’, ‘Matador’, ‘Dora Maar’ tablolarını, ‘Ballets Russes’ için tasarlanan kostümleri hafızamıza kazıyacağız.

‘Mavi Şapkalı Kadın Portresi’

Yazının Devamını Oku

Şefim, donat masayı...

Keyfine düşkünler, alışılmadık bir lezzet deneyiminin peşine düşenler, eşine dostuna jest yapmak isteyenler; artık işiniz daha kolay. Derdinize derman olacak iki farklı konsepti bir araya getirdik.

Türkiye’nin ilk ‘gezici lokanta’sı TRATA AYVALIK

Trata Ayvalık

◊ Neden?

Kökleri, hayalleri, elinin lezzeti Ege’ye, Cunda’ya dayanan şef Tayfun Gökşin’in hayat verdiği Trata Ayvalık gezen, keşfeden, keşfettiren bir lokanta. Şefin yıllar içinde edindiği tüm deneyimler, tüm lezzetler burada. “Peki neden gezici lokanta” derseniz aslında hepimizin içinde olduğu duygu ve ruh hallerinden uzaklaşmak, yalınlaşmak isteğinden... Her geçen yıl daha da kalabalıklaşan, çoğalan, artan Ayvalık. Kalabalıkla birlikte özeni, özelliği kaybolan mekânlar, lezzetler. Ve artık pişirdiği yemeklerden o eski tadı alamayan şefimiz Tayfun Gökşin... İşte tam böyle bir ruh hali içindeyken uzaklara gitmek, uzaklarda pişirmek, sofralar kurup misafirlerini ağırlamak istemiş Gökşin. Bakir olsun, doğal olsun, doğada olsun, yeri de belli olmasın demiş. Biz konuşurken akşam Trata Ayvalık’ta 30’uncu akşam yemeği hazırlanıyordu.

Nasıl?

Bu deneyim Türkiye’de ilk. Benzeri, alternatifi şimdilik yok. Bir kere, nereye gideceğinizi, nerede yemek yiyeceğinizi bilmiyorsunuz. Konum size geliyor; siz o konuma ve bambaşka bir tecrübeye gidiyorsunuz. Yeri kim belirliyor? Tabii ki şefimiz. Peki neye göre belirliyor? Rüzgâra ve hava şartlarına göre çünkü doğada; günbatımı, deniz, ufuk, sessizlik ve sevdiklerinizle baş başa olacaksınız.

Hazırlık nasıl yapılıyor?

Hazırlık süreci tahmin edersiniz ki meşakkatli. Zeytinyağlılar ve önden pişirilmesi gerekenler üretim mutfaklarında hazırlanıyor. Hikâyenin diğer kahramanları soğuk kutularla araziye getiriliyor ve römorkun üzerindeki açık mutfakta hareket başlıyor. En tazesinden deniz ürünleriyse orada, kömür ateşinde pişiriliyor.

Yazının Devamını Oku

Ege’nin eylül ajandası

Eylülle sonbahara selam, şehir hayatına devam... Ege’nin festivalleri, etkinlikleri hepimize hareket, bereket, enerji getirecek. Hazırsanız veriyorum coşkuyu!

2. Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali bitmeden... Kalbimizin, ruhumuzun en sıcağına, en sanatına kök salan Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali 3 Eylül’de son buluyor. Bugün (31 Ağustos) Efes Celsus Kütüphanesi’nde ‘Genç Opera Yıldızları Konseri’ ve 3 Eylül’de Bornova Kültür ve Sanat Merkezi’nde Verdi’nin ‘La Traviata’sı kaçırılmıyor. Biletler için www.biletiva.com’a tıklanıyor.
Türkiye’de ilk ve tek Uluslararası ZurnaZen Festivali... Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 5. Uluslararası ZurnaZen Festivali, 2-5 Eylül tarihlerinde Milas’tan Marmaris’e, Marmaris’ten Fethiye’ye kulaklarımızın pasını silecek. Türk ve yabancı 12 zurna üstadının katılacağı festivalin 4 Eylül Menteşe durağında Hüsnü Şenlendirici sahne alacak.
Süslü Kadınlar pedala kuvvet...2013’te bir hayalle İzmir’de hayat bulan ve kısa zamanda Sema Gür ve Pınar Pinzuti’nin emeğiyle, gönüllü kadınların inancı ve desteğiyle tüm Türkiye’ye ve hatta dünyaya kök salan ‘Süslü Kadınlar Bisiklet Turu’, 22 Eyüll Dünya Otomobilsiz Kentler Günü’nde, yaklaşık 100 şehirde eşzamanlı yapılacak. Türkiye’den dünyaya detaylı tur takvimi ve daha fazla bilgi için www.suslukadinlarbisikletturu.com’u ziyaret edin...
Bodrum ve Urla cazlanıyor... Sonbaharda nazlanmak değil, cazlanmak isteyenler... Aklına, kalbine Bodrum düşenler... 3. Bodrum Caz Festivali yarın (1 Eylül) başlıyor, 9 Eylül’e kadar sürecek. ‘Saz ve Caz’ temasıyla Rhodes Jazz Festivali’yle kardeş festival. Dimitri Vassilakis Quartet, Kula Baraka ve Stanpolites Project gibi cazın önemli isimleri soluğu sahnede alıyor. 27-28-29 Eylül’deyse Urla Caz Festivali’nde buluşuyoruz: Erkan Oğur, Bülent Ortaçgil, Kerem Görsev, Birsen Tezer, Ricky Ford, Fatih Erkoç; üstüne de atölye ve etkinlikler...
Bodrum Kraft Yaşam Festivali... 13-14-15 Eylül’de Kraft Yaşam Festival Alanı’nda gerçekleşecek festivalde müzik, sanat ve gastronomi yine, yeniden el ele, kalp kalbe... DJ performansları, ödüllü yarışmalar, workshoplar, oyunlar, konserler, gösteriler neşeyle, eğlenceyle... Biletler Biletix’te.
Komşuyla sinema keyfi... Türk filmlerini Bodrum ve Kos Adası’yla buluşturan, 19-27 Eylül’deki Bodrum Türk Filmleri Haftası, bu sene 9’uncu yaşını kutluyor. Film seçkisi ve program için: www.bodrumturkfilmleri.com
Alaçatı Big Fish 13’üncü kez ‘Vira’ diyor... Türkiye’deki sportif balıkçılık turnuvaları arasında ‘Yakala-Bırak-Yaşat’ uygulamasını ilke edinen tek turnuva Alaçatı Big Fish, 12-15 Eylül’de Port Alaçatı Marina’da gerçekleşecek; 80 tekneye ve 350 katılımcıya ev sahipliği yapacak. Atölyeler, etkinlikler, konserler, çocuklara özel mini turnuvalar ve Offshore Fishing Expo turnuvanın bingosu olacak. Daha fazlası için: alacatifishing.com

Yazının Devamını Oku

Çeşme-Alaçatı’dan sezon sonu ‘yapmadan dönmeyin’ notları

Başıydı, ortasıydı, bayramıydı seyranıydı derken yüzdük yüzdük, yazın kuyruğuna geldik. Çeşme ve Alaçatı’ya gidecekler için sezon sonu hatırlatmaları geliyor...

Alaçatı’dan ev alayım’ kafasına veda etmeden... Çayırlı Butik Otel’i Alaçatı’daki ikinci eviniz ilan etmeden... Ege’nin kalbinde Anadolu sıcaklığını, samimiyetini, misafirperverliğini yaşamadan...

Eritrina Alaçatı’da bir başka Alaçatı’ya, Alaçatı’nın sadeliğine, sakinliğine, huzuruna uzanmadan... 5 çayının dostluğuyla, sohbetiyle tatlanmadan...

◊ Denizden babası çıksa affetmeyenler! Rotanızı Sota’ya çevirmeden... Tam tekmil deniz ürünleri ve kabuklularıyla lezzet ve afrodizyak patlaması yaşamadan... Kabuklu yeme işinin kuralına kaidesine uymadan... Oyunu kuralına göre oynamadan...

Alaçatı Yeniyer’de müziğin, lezzetin, ortamın en tazesiyle, en yenisiyle tanışmadan, kaynaşmadan... Bahçeden ve vejetaryen lezzetlerle buluşmadan... Tek Masa’da yerinizi almadan... Sohbeti, lezzeti paylaşmadan...

◊ Esnaf’ın plajında, gecesinde, eğlencesinde vur patlasın çal oynasın sezonun kurtlarını dökmeden...

Hazır plaj demişken Plage Isolee’de kendinizle uzlaşmadan, uzaklaşmadan ve bronzlaşmadan...

◊ Ressam Ertuğrul Ateş’in atölyesinde sanatla kucaklaşmadan...

Yazının Devamını Oku

Ege’nin iyilik hareketi

Bu hafta Ege’nin deniziyle, güneşiyle değil, iki önemli iyilik hareketi ‘Hobbit House Barbaros’ ve ‘Koruncukköy Urla’ ile karşınızdayım. İşte ilham alınacak hayatlar ve katkıda bulunabileceğimiz projeler...

Ütopyalar güzeldir…
HOBBIT HOUSE BARBAROS
 Nasıl hayat buldu?
İstanbul’dan Urla’ya iyilik yolculuğu: Sinem Can ve Murat Asilcan... İki iyi ve güzel ruh... Sinem sinema – televizyon mezunu, Murat ressam... Her şey dezavantajlı çocuklar için bir aşevi, her şeyin ücretsiz olduğu bir ütopya düşleyerek başlamış. Ve Balat’taki ‘Ütopya Çocuk Aşevi’ hayat bulmuş. Proje başarılı olunca aşevini yanlarında çalışan bir anneye armağan ederek kendilerini yollara, hayallere, düşlere ve iyiliğe bırakmışlar. İstanbul’dan Toroslar’a köy köy gezmişler, eko-yerleşkelerle kucaklaşmışlar. Yolun sonunda İzmir’e, Urla’nın Bademler Köyü’ne varmışlar. Bademler Köyü’ne Çocuk Etnografya Müzesi ve Açıkhava Köy Sineması armağan etmişler. Ve Bademler’den çok sevdikleri ve sevildikleri Barbaros Köyü’ne devam etmişler.

Hobbit House Barbaros’ta neler var?
Hayata ve iyiliğe kök salmış bir kahvaltı evi ve pansiyon var. El emeği, el yapımı, üreterek, dayanışarak, paylaşarak hikâyesi olan ürünler, lezzetler var. Hobbit House Barbaros, Kadın Kooperatifi ve üretici annelerle el ele veriyor. İneği olan anne süt getiriyor, peynir yapıyor. Eli lezzetli anne reçel kaynatıyor. Bir başka anne ekolojik karabuğday unundan gözleme yapıyor. Pansiyon olarak hizmet veren üç tane anneanne odaları var. Sonra ihtiyacı olan gezginler ve dünyanın her yerinden gelen, çocuklara karşılıksız atölyeler düzenleyen, onlarla proje yapan gönüllüler için ücretsiz konaklama ve yemek sağlıyorlar. Çocuklara ücretsiz resim, masal, drama, İngilizce gibi birçok atölye düzenliyorlar. Onları müzisyenlerle, pandomim sanatçılarıyla, palyaçolarla, neşeyle buluşturuyorlar.

Yazının Devamını Oku

Bayramın sofralarının iki yıldızı

Bugün Kurban Bayramı arifesi. Haliyle evlerde hazırlıklar son hız devam ediyor. Bayram demek, biraz da kalabalık sofralar ve o sofralarda akıp giden sohbet eşliğinde lezzetten lezzete koşmak demek. En çok da kavurmanın bereketini, baklavanın çıtırını paylaşmak gerek. O zaman haydi buyurun tariflere...

Her devrin liste başı

SAÇ KAVURMA

Tarif, Doğan Kitap’tan çıkan ilk kitabım ‘Bak Mutfakta Kim Var!’dan geliyor. Maaile afiyetle yeniyor, parmakları da yedirtiyor.Malzemeler:
· 1 kg kuzu eti · 4-5 adet yeşilbiber
· 2-3 adet domates · 5-6 diş sarmısak
· 3 çorba kaşığı tereyağı · Karabiber, tuz, kekik

Yapılışı

Yazının Devamını Oku

Ege’nin ağustos ajandası

Ağustos Ege’ye neşesiyle, coşkusuyla, festivaliyle geldi. Bodrum’a bir tık torpil geçse de dolu dolu ajandasıyla gönülleri fethetti. Hazırsanız başlıyoruz...

Türkiye’nin ilk ve tek bale festivali bugün başlıyor
Uluslararası Bodrum Bale Festivali bu sene pastadaki 17’nci mumunu üflüyor. Gençliği, enerjisi, tutkusu ona çok yakışıyor.
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün festivaline Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi tam destek veriyor.
Festival bu akşam (3 Ağustos) Mersin Devlet Opera ve Balesi’nin sahneleyeceği ‘Frida’ ile Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi’nde sevenleriyle başlayacak, 21 Ağustos’ta da son bulacak.
Programdan kısa kısa... Gürcü Ulusal Dansı’nı dünyaya tanıtan Sukhishvili Ulusal Bale Topluluğu 6-7 Ağustos’ta halklarının savaş, kahramanlık ve aşk hikâyelerini seyirciyle buluşturacak. Romeo ve Juliet’in ölümsüz aşkı 10 Ağustos’ta İzmir Devlet Opera ve Balesi’yle sahne bulacak. Bir başka klasik eser ‘Şehrazat’ Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek. Flamenko ateşi 17-18 Ağustos’ta Aida Gómez ve Dans Topluluğu’nun özgün ‘Carmen’ yorumuyla yanacak.
Festival kapanışı İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin genç ve dinamik grubu Modern Dans Topluluğu İstanbul’un (MDTist) ‘Jizel’ eseriyle 21 Ağustos’ta gerçekleşecek.

Yazının Devamını Oku

Sezonun en sulu rehberi

Şezlong keyfini tembellik olarak değerlendirenler... Buyurun sizi kızgın kumlardan serin sulara alalım. Su sporlarıyla adrenalini tavan yapalım...

Uçacaksın, Uçacaksın, Havalara uçacaksın...
FLYBOARDSu sporlarının en ‘fırlaması’... Jetski, kayak, snowboard ve akrobatik dalışların ortaya karışığı... Fransız jetski şampiyonu Franky Zapata’nın hayaline sağlık. Sayesinde beach’lerde önümüz arkamız, sağımız solumuz kuş misali uçanlar, akrobasi yapanlar. Bu işe gönül verenler, beş dakika içinde su üzerinde durabileceğinizi, yeteneğinize ve pratiğinize göre de temel hareketleri yapabileceğinizi söylüyorlar. ‘Ne kadar yükselirim’ derseniz, 10 metreye kadar yolu var.

Ne kadar? Denizde 20 dakika uçmanın bedeli 300 lirayla 400 lira arasında değişiyor.

Uçurtmanın böylesiKITESURFGençlerin ve ruhu hep genç kalanların açık ara favorisi. Kaymak, uçmak, sıçramak, süzülmek, taklalar atmak, rüzgâra ve akışına bırakmak, anda kalmak... Hepsi ve daha fazlası kitesurf’e dahil. Mutlaka deneyim derim.

Ne kadar? Kiteboard Gökova’nın üç gün süren sekiz saatlik başlangıç kursu 2 bin TL. Malzemeler kurs ücretinin içinde.

Dalgalara kafa tutmakWAKESURFDalga nereye biz oraya! Wakeboard’la karıştırılsa da ilgisi, alakası yok. Önde sürat teknesi dalgalar oluşturuyor, siz bu dalgalar üzerinde board tahtasıyla ipsiz, halatsız sörf yapıyorsunuz. Yani bir nevi ‘gelsin hayat bildiği gibi’ kafası. Dalgalara meydan okuma havası.

Yazının Devamını Oku

Ege’de hafta sonu kaçamağının gizli kalsın adresleri

Can Egeliler ve kalbini, ruhunu Ege’ye verenler... “Bir kaçamak olsun, o da Ege’de olsun” diyenler... İşte size az bilinen ama çok güzel adresler.

Çeşme’ye, Bodrum’a bay bay! Bademli’ye hay hay! Yazın şımarık çocukları Çeşme ve Bodrum’dan, onların havasından, cakasından, kalabalığından, telaşından gına geldiyse... Kabarık hesaplardan cep cepken delindiyse... Plajlar plajdan başka her şeyse... Mevzubahis huzursa, tatilse Bademli’nin hali, tavrı, havası, doğası, mavisi olay. Hafta sonu rotanız Dikili, adresiniz Bademli olsun. Killik Koyu, Zindancık Koyu, Hayıtlı Koyu, Deniz Ilıcası ve Pissa Plajı’nda kulacınız, keyfiniz bol olsun. Tekne turuyla da Garip Adası’na, Kalem Adası’na da selamınız olsun. Serinlemek için meşhur koruk suyu benden size tavsiye olsun. Bir de ‘Ege’nin Maldivleri’ diyeyim de havası tavan olsun.
Karaburunlu İnecik
◊ Hafta sonu bir tatlı huzur arayanlar, eğlencenin değil, dinlencenin peşinde koşanlar! Karaburunlu İnecik Köyü sizi bekler. Sadeliğine, sakinliğine, el değmemişliğine insan hayret eder. Sanat ruhu, huzur ruhu insanı bu devirde bile pamuk eder. Çınarların kollarında meydanı, doğası, havası, kendi halindeliği şifa yerine geçer. İnecik’e gidenin yolu mutlaka Karaburun’dan, Mordoğan’dan, Balıklıova’dan da geçer.
◊ Bir Muğla masalı Kapıkırı... Bedeni Bodrum’a komşu olsa da ruhu Bodrum’un en uzağında... Doğası, havası, dokusu tam kıvamında. Hayatı rölantiye almak için 10 numara. Bafa Gölü’nün eteklerinde ufacık tefecik bir köy, bir masal Kapıkırı... Tarih ve arkeoloji tutkunları bu köyü, bu masalı kaçırmayın derim. Helenistik ve Bizans dönemine ait kalıntılar, gölde tekne turu, kuş gözlemciliği, göl kenarında kamp havası bir solukta aklıma, kalbime, kalemime gelenler...
◊ Prof. Dr. Canan Karatay “Doğanbey ve Karina Dalyanı hayat uzatır” diyor. Ömrüne ömür katmak, ömrüne huzur katmak, tat katmak isteyenler soluğu eskinin Domatia’sı, bugünün Doğanbey’inde alıyor. Rumlardan miras taş evler, dar sokaklar göze, gönle şenlik yapıyor. Karina sahilinde kurulan sofralar, tadılan lezzetler afiyet, bal şeker oluyor. Doğanbey’e kadar gitmişken Dilek Yarımadası’nın koyları da unutulmuyor.
Balı, balığı, bademi...
◊ Badem güzeli Datça... Balıyla, bademiyle, balığıyla listenin en lezzetlilerinden kanımca! Hayıtbükü’nde, Palamutbükü’nde, Ovabükü’nde yüzün kulaçlarca... Diğer koylarını da unutmayın, listeye alın çabukça. Eski Datça’nın arnavutkaldırımları, eski Rum evleri, havası, dokusu huzurlarca...

Yazının Devamını Oku

Al çadırını yanına, haydi çık kamp yoluna...

İster aza kanaat getirip klasik ‘camping’ yöntemlerini izleyin, ister işe biraz lüks katıp ‘glamping’i deneyin ama bu yaz anılarınıza mutlaka Ege’de bir kamp tatili ekleyin. İşte günlük fiyatlarıyla birlikte seçenekleriniz...

DOĞA YETER BANA DİYENLER...

Akyaka Orman Kampı / Akyaka
Sırtı yeşile, yüzü maviliklere dönük, sadeliği ve huzuruyla aklımızı başımızdan alan bir yer. Akyaka zaten artık tatillerimizin liste başı. Karavan ve çadır alanları, isteyene kiralık çadırları, taş ve kâgir evleriyle bu yaz burayı başka türlü yaşayın.

Ne kadar? Kendi çadırınızda konaklama 40, kiralarsanız dört kişilik çadır 120 TL. Karavan yeri için 50 TL ödeniyor. Elektrik, su, duş, ortak kullanım alanı, otopark fiyata dahil. Ön sıralardaki beş kişilik, mutfaklı taş evler 600, arka sıralardaki evler de 500 TL. Oda şeklindeki kâgir evler 200-350 TL. akyakakamp.com

Kayaköy Sanat Kampı / Fethiye

Yazının Devamını Oku

Çocuklu yaz etkinliklerine 8 alternatif

Tatil döneminde çocukları hem eğlenecekleri hem de bir şeyler öğrenecekleri aktivitelerle meşgul etmek gerek. Peki ama nasıl? Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı yaz etkinlikleri listesinden ilhamla öneriler sıralıyoruz.

Doğaya, toprağa dokunun
Tatil dört duvar olmasın, dört başı mamur olsun. Birlikte bir çiçek dikin mesela. O çiçeğe hayat, emek, isim verin. Her gün ‘merhaba’ deyin, selam verin. İletişimin sadece insanlar arasında değil çiçekle, doğayla da olduğunu gösterin. Ayrıca doğanın kalbine yürüyüşler yapın, kuşları dinleyin, gündoğumunu yakalayın, günü birlikte uğurlayın.
Köklerinize gidin
Çocukluğunuzu çocuklarınızla paylaşın. Sizi büyüten, sizi siz yapan büyükleri, değerleri, kulağınıza küpe ettiğiniz nasihatleri... Büyüdüğünüz yeri, evi, köyü, şehri... Hatta bu yaz büyük otelleri, yapay ve yavan beach’leri boş verin; çocukları alıp köklerinize gidin, paylaştıkça çoğalın.
Başka hayatlara can olun
Kullanılmayan eşyalar, kıyafetler, oyuncaklar elbirliğiyle toplansın. İhtiyaç sahiplerine şifa olsun. Kapınızın önünden bir kap su, bir kap mama eksik olmasın. Huzurevine, çocuk esirgeme yurtlarına, barınaklara ziyaretler yapılsın.
Balık tutmayı öğretin

Yazının Devamını Oku

Canım ‘Ege’me festivallerle geldim

‘Yazla en iyi ne gider?’ dedim. Sizin için Ege’den, Ege’nin kalbinden karnavalları, festivalleri, konserleri derledim. Canım ‘Ege’me ve sizlere festivallerle geldim...

Datça Tiyatro Festivali’nde yarın perde kapanıyor

HAZİRAN BİTMEDEN!

Türkiye’nin ilk ‘Gençlik Karnavalı’ 27 Haziran’da Urla’da başladı, yarın son gün! Konserleri, performansları, atölye çalışmaları ve ekstrem sporları ile fark katan, fark yaratan karnaval iyi ki doğdu, iyi ki hayat buldu! Büyüyüp serpilmesi, yaş ve yol alması dileğiyle... Yarın Ezhel, Eva Simons, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Anıl Piyancı, Vera ve Feder’le After Parti kaçırılmasın önemle!

Bu sene 2.inci yaşını kutlayan ‘Datça Tiyatro Festivali’ dolu dolu festival maratonunun ardından yarın (30 Haziran) perde kapatıyor. Oyunlar, atölyeler, konserler, söyleşiler, performanslar ve daha birçok yaratıcı deneyim... İnsan hiç bitmesin, hep devam etsin, sonsuz olsun istiyor. Deniz seviyesinde tiyatro yaza çok yakışıyor.

Fazıl Say konseri 1 Temmuz’da

TEMMUZ GÜZELLEMELERİ  

‘Always Summer’ mottosuyla yola çıkan Cove Aya Yorgi’nin bugünlerde etekleri zil çalıyor. AlwaysFest’in ilkini 5 Temmuz’da gerçekleştiriyor. İzlandalı ‘elektronik soul’ grubu Gusgus ve Büyük Ev Ablukada kaçmıyor, kaçırılmıyor.


Yazının Devamını Oku

Çocuk dostu bayram rotaları

Bayramı fırsat bilip tatili başlatanlar, “Çoluk çocuk nereye gitsek” diyenler; rehberiniz hazır...


Süt beyaz evleri, gök mavi denizi, sokakları, ışıltısı, gecesi ve gündüzüyle tüm yılın yorgunluğuna şifa niyetine... Üstelik Bodrum sadece büyükler için değil, küçükler için de bir cennet. İster büyük, ister butik otelde kalın ama mutlaka tekne turlarının, çok renkli, çoksesli sokakların, mavi bayraklı plajların peşine takılın. Bu bayram ve her bayram için Bodrum’u listenize alın.


Ailelerin gözdesi: ANTALYA

Çocuk dostu, çok yıldızlı, bol aktiviteli oteller cenneti. Sadece çocuklara değil, büyüklere de eğlenceli bir tatil vaat ediyor. Hem havalimanına hem de merkeze yakın Alanya, otellerin kalbi Belek, upuzun kumsalıyla Lara, çocuklara cennet Kemer unutulmasın. Bayram ve tatil kapıda, rezervasyonlara geç kalınmasın!

Son zamanlarda dilimizde, kalbimizde, tatilimizde daha çok yer bulan ama hâlâ keşfedilmeyi bekleyen, şahane bir tatil adresi. Ege’nin diğer tatil yerlerine göre daha sakin, dingin, olgun duran bir seçenek. Kalabalıktan, kargaşadan gına gelenlere şiddetle tavsiye olunur.

Yazının Devamını Oku

Festival gibi bir yaz başlıyor

Yazın eli kulağında. Mevsime yaraşır coşkusuyla neşeli etkinliklerin de... Geç kalmamak için ajandanız hazır!

Bugün başlıyor, 1 Temmuz’da Fazıl Say’la kapanıyorBu sene 33’üncü yaşını kutlayan Uluslararası İzmir Festivali, bu akşam (25 Mayıs) Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde, Polonya Cumhuriyeti’nin ‘En İyi Chopin Yorumcusu’ madalyasının sahibi Gülsin Onay’ın vereceği resitalle açılıyor, 1 Temmuz’a kadar da sürecek.
Program yine dopdolu. Concertgebouw Caz Orkestrası, 28 Mayıs’ta DEÜ Sabancı Kültür Sarayı’nda. ‘Carmen’ 30 Mayıs’ta, Portekiz’in güçlü sesi Ana Lains 11 Haziran’da, Lüksemburg Filarmoni ve piyanist Yuja Wang 14 Haziran’da Ahmed Adnan Saygun’da. Soprano/Bas Allaturca, 12 Haziran’da Kızlarağası Hanı’nda. ‘La Diva Turca-Leyla Gencer’ filminin galası 17 Haziran’da Elhamra’da. Çok ödüllü Boulanger Trio, 18 Haziran’da Efes Odeon’da. 25 Haziran’da festivalin en sevilen mekânlarından Celsus Kütüphanesi’nde İtalyan esintileri var. Kapanış ise Şanghay Filarmoni eşliğinde Fazıl Say konseriyle 1 Temmuz’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde.
iksev.org
Sanata ve müziğe dair her şey
Bozcaada Caz Festivali bu sene 19-21 Temmuz’da Ayazma Manastırı’nda düzenleniyor. Birsen Tezer’den Erkan Oğur’a, Pow Trio’danAnatolian Blues Project’e yok yok. Festival boyunca sürpriz konserler, gastronomi ve tadım etkinlikleri, çocuk atölyeleri ve sosyal projeler de adanın her köşesine yayılacak. bozcaadacazfestivali.com
Mavi, yeşil ve
elektronik müzik

Yazının Devamını Oku

Bir Bayındır masalı

EGE’nin Safranbolu’su Bayındır’ın kalbinde, kollarında, sokaklarında, evlerinde bugünlerde şifa var, hayat var, Sokak Sağlıklaştırma Projesi var... Yepyeni bir Bayındır’la ve çiçeği burnunda bir projeyle tanışmaya hazır mısınız?

 

Köklerimizin, değerlerimizin, geleneklerimizin tükendiği, tüketildiği bugünlerde kentlerimize, şehirlerimize, yaşadığımız mahallelere, sokaklara, evlere, insanlara, seslere, sofralara, sohbetlere sahip çıkmak... Onları değiştirmeden geliştirmek, güzelleştirmek hepimize en büyük umut... Ve Ege’nin Safranbolu’su Bayındır, o umutların en sıcağı, en tazesi, en çiçeği burnundası. Artık Bayındır demek, sadece çiçek demek, çiçek festivali demek değil. Artık Bayındır demek, Ege’nin Safranbolu’su, Şirince’nin rakibi demek. Rengarenk bir masal demek...


Bayındır’a adımınızı attığınız anda kendinizi çok renkli, çok sesli bir masalın içinde bulacaksınız. Pembe, mavi, sarı renkli hayat veren, ilham veren evler... Arnavut kaldırımlı taş sokaklar... Evlerin balkonlarında kalbi, sohbeti sıcacık insanlar... Kalpten selam verenler, “günaydın”ı esirgemeyenler... Ve tabii ki, en çok kalbinizi fethedecek olan Bayındır’a ve Bayındırlılara şans olan... Yepyeni bir ses, yepyeni bir yüz, soluk olan... Ama bir o kadar da köklerine, tarihine, geçmişine sahip çıkan... Bayındır Kaymakamlığı, Bayındır Belediyesi ve GÜR&YA İnşaat’ın elinden, emeğinden, desteğinden Sokak Sağlıklaştırma Projesi... Yaklaşık 2 senedir devam eden proje, çok büyük bir emeğe ve sevgiye karşılık. Ve o emekler artık çiçeklerini veriyor. Özellikle restore edilen tarihi hamamı görünce bildiğiniz tüm hamamları unutacaksınız ve hemen dertleri kese köpük yapmak isteyeceksiniz.


Yazının Devamını Oku