Yiğitlik intikam almakta değil, tahammül göstermektedir

Başlıktan da anlayacağınız üzere en önemli günlere girdik. Hayatınız birden değişebilir mi?

Değişir... 

Hepinize yeni bir günden merhaba,

Bu hafta sonu yazısını genel yazıyorum. Son iki gündür köşeye yazı bırakamadım. Kitap yazıyorum. Nasıl doğum haritanızı okursunuz isimli bir kitap. Arkasından Ender hocamla AstroŞifa 2021 ajandasına başlıyoruz. Çok güzel iki eser hayatınıza giriş yapacak. Umarım tamamlanmasını Allah nasip eder. Bu aralar biraz köşe yazıları aksarsa anlarsınız artık. Soran olursa da söylersiniz J

*

Gökyüzünde Güneş-Satürn karşıtlık yapmaya doğru ilerliyor. Bu durum aslında son bir haftadır etkisini hayatınızda göstermiş olabilir. Örneğin dümdüz yolda giderken talihsiz bir kazaya karışmışsınızdır ve hayatınızın seyri değişmiştir. Kontrol edemediğiniz bir şekilde bürünmüştür her şey. Çıkmaz bir yolun çıkmaz sokaklarında gezinmeye başlarsınız. İçinizden hani güzel bir dönemdi hani bana iyi şeyler olacaktı diye söylenirsiniz.

 

Sürekli tavsiye ararsınız ya da biri size bir reçete yazsa da her şey yoluna girse dersiniz.

*

Hayat tavsiyesi kimseden almayın arkadaşlarım. İnanın ihtiyacınız yok. 

Kimseye hayatınızla ilgili soru sormayın. İnsanlar uzmanlara ihtiyaç duyar çünkü sorumlulukları üzerinden atmak ister. Zayıflamak isteriz diyetisyene gideriz. İlişkiniz olmuyordur terapiste gidersiniz. Bu kötü günler ne zaman geçecek diye astrologlara sorarsınız. Çünkü sorumluluk almak hoşunuza gitmez. Astrologdan danışmanlık almanıza rağmen hayatınız iyiye gitmez. Beş para etmez birine gittim dersiniz. Ya da diyetisyen zayıflatamadı yoksa benim metabolizmam çok hızlıdır dersiniz. Boşuna paramız gitti diye olayı hemen kendimizden dış bir alana atarsınız. Uzmanlarla görüşmek ya da görüş almak sizin sorumluluğunuzu üstlendiğiniz bir hayatı doğru yola sokar. Hepsi bu…

Yanlış hayat doğru yaşanmaz. Bunu unutmayın. 

Mesela çok sorulan bir soru var. Aygül hanım siz nasıl böyle güçlüsünüz? Ya da siz hayatınızı yoluna nasıl koydunuz? 

Bu soru sanki benim hayatım çok matah bir şeymiş gibi soruluyor

Şükürler olsun. Ben sağlık sıhhat yerindeyse her şeyi çözmeye hevesli biri olduğum için memnunum halimden. Belki bu size bu şekilde yansıyor.

Bu neticede benim hayatım ve ben hayatımı kendi koşullarıma göre bir şekilde yaşamaya çalışıyorum. Yaşadığım hayat içinde kendimle gurur duyacak şekilde kalmayı seçiyorum. Bunları yaparken sizlere kendi hayatımla ilgili tavsiyeler versem ne olacak vermesem ne olacak? 

Versem havalı biri olacağım kesin ama vermeye değecek gerçek bir hayat yaşıyor muyum?

Kimi kandırıyoruz?

Havamız kime? 

Benimde içimde halledemediklerim, kırgınlıklarım, mutsuzluklarım var. Bunları tanımlıyorum ve anlamaya çalışıyorum. Hatta birçoğunu sizlerde biliyorsunuz. Buraya yazıyorum. Bunlarla eğlenmeye ve gerçekçi olmaya özen gösteriyorum. Tek verebileceğim bir tavsiye varsa kendi hayatımla ilgili asla şikâyet etmediğimdir. Hep yeni yollar aradım. Bu sokak çıkmaz dediler başka sokak denedim. Bu sokakta çıkmaz dediler pes etmedim diğer sokak için devam ettim. Asla kaç sokak denediğimi saymadım. Hala bilmem… Yaşadığım hiçbir şanssızlığın listesini tutmadım. Allah’a neden ben diye sormadım. Bir şey olmadığı an kafamı gökyüzüne kaldırıp gülerek hep peki dedim. Sonra diğer sokaklara gittim. Açık sokaklarda oldu elbet onlar istediğim yerlere çıktı mı? Kimi çıktı kimi çıkmadı. Bunlarla hiç hesaplaşmadım. 

Kimse sizin hayatınızı sizin kadar bilemez. 

Şu sıralar yapmanız gereken tek eylem “sabır” 

Uzun süredir sabırlı olduğunuz için artık buna dayanacak gücünüz yokmuş gibi hissedebilirsiniz. Söylenmesi gerekenler, söylenmemesi gerekenler hepsi bir yere birikmiş gibi değil mi? 

Sabırsız olduğumuz için öfkeli, öfkeli olduğumuz için sabırsızız.

Sabırsızlığımızın ve telaşımızın en büyük nedeni ise uzun süredir sabretmek zorunda oluşumuz. Aslında sabırlı olmak geçici bir eylem değildir. Hayatımızın bir parçasıdır. Satürn gezegenin gerilemesi ve oğlak burcunda 17 Aralık tarihine kadar hareket etmesi bize resmen bunu öğretecektir. 

Hayatımızda hem sosyal hem de teknolojik her şey öyle hızlı gelişmiyor mu?

Her şeye öyle hızlı gidiyoruz ki… Zaman bile çok hızlı değil mi?

Tahammül gücümüz zayıflıyor.

Bu durum, kuşaklar arasında kendini gösteriyor zaten. Bugün, internetin olmadığı bir dünyayı hayal etmek çok zor. Sabır eşiğimizi belirleyen en büyük etkenlerden biri şu an içinde bulunduğumuz kaos ve belirsizlik… 

Teknolojinin sürati, hedeflerimizin menzilini kısalttı. Kısa yazılar okumak istiyorsunuz hatta artık yazı okumak yerine video çekin diyorsunuz. Video biraz uzun olunca biraz daha kısa video çekin deniliyor. Kısa yazılar, kısa videolar, 3 günde kilo vermek, ayda bir sular seller gibi dil öğrenmek gibi büyük isteklerimiz var. Bu da ilişkilerimize yansıyor. Hayat hedeflerimiz ile ilişkilerimiz arasında bir bağlantı var. Eş ya da dostluklara bile sabır edemez olduk. 

Mecburi sabır size daha büyük sabırsızlık getiriyor. Kendi hayatımdan örnek vereyim:

Bir gün müdürüm bana 3000 sayfalık bir doküman verdi ve 20 dakika içinde bunu fotokopisini getirmemi istedi. Bende gözünün içine baktım. Nasıl der gibi?

“Niye duruyorsun geriye 19 dakikan kaldı” dedi.

Koşarak fotokopi makinasını başlattım. Ama süre 30 dk dan fazla gösteriyordu. Ben de panikle makinanın üzerinde olan firmayı aradım. Çok acil bunun hızlı olması gerektiğini ve müdüre vermem gerektiğini söyledim. Her imkânı zorladım. Çünkü biri bana güvenerek bunun olmasını istemişti. Müdürün huysuz ve iş bilmez olduğunu düşünüp ya da söylenip hareket etmek yerine aksine bunu başarmaya odakladım kendimi. Çünkü karşımdaki insan bana başarmam için bir fırsat verdi. Bunun adına siz fotokopi çekmek bile deseniz benim için başarmaktı. 

Neyse firmayı aradım. Yetkiliye durumu anlattım. Sakin bir ses tonu ile bana şöyle dedi:

“Hanım efendi, teknik olarak belirttiğiniz sürede bu sayfayı almanız mümkün değil. Ama size önerim makinanın başında beklerseniz daha hızlı olduğunu düşünürsünüz” dedi… 

Oldukça şaşırdım. Bu nasıl bir cevaptı. Makine başında beklerseniz daha hızlı olduğunu düşünürsünüz ve bu sizi rahatlatır. Enteresan…

Çok şaşkındım. Yüzüm düşük ve moralim bozuk bir şekilde makine başında bekledim. Gerçekten hızlı oluyor gibiydi. Sonra müdüre götürdüm verdim.

19 dakika sonra telefonum çalar mı diye bekledim.

Çünkü gidip konuyu açıklayacağım bir durum yoktu. Olmayınca olmuyordu.

Hem gerçekten makine başında beklemekte iyi geliyordu.

40.dakika da bitti. Elimde kağıtlar gittim. Masasın da kahve içiyordu. Bana verdiği telaşa ve işi zamanında yapamadığım için ayrı sinirlenmiştim.

Masasına koydum ve yetiştiremedim dedim.

“Olsun ne yapalım en azından denedin” dedi.

Nasıl anladınız denediğimi dedim. Makinanın başından ayrılmadın dedi. Gözlerimi kocaman açtım. Acaba telefonumu dinledi diye düşündüm. Evet, firmayı aradım ve hızlı olmasını istediğinizi ilettim. Onlar da bana böyle bir tavsiyede bulundu dedim. Gülümsedi…

Daha küçüğüm ve ilk iş tecrübem. Neyin içindeyim, ne yapıyorum, böyle anlamsızca odadan çıktım. 

Şimdi düşünüyorum da gerçekten hayatımda acaba nelerin başında çok duruyorum? Olmasını istediğim neler var? Nelerin başında durduğumu uzunca düşündüm. O hayatımda aldığım en büyük derslerden biriydi. Tabi bunu da görmek lazımdı. Eğer müdür beni sıkıştırmasa firmayı aramazdım ve firmadaki müşteri temsilcisi bana bunu söylemezdi. Bir cümle bile bazen nasip,öğreti,şifa… 

Hayatımızda bir nevi böyle,

Beklemeyi neredeyse unuttuk artık.

Bekleme eşiğimiz çok düştü. Sabır eşiğimizi belirleyen şeyler nedir?

Sabır, neredeyse unutmaya yüz tuttuğumuz bir erdem.

Sabır, bir erdemdir.

Neden sabırsızız?

Çünkü sabır, bizden zamanımızı talep ediyor.

Zaman vardır, kullanırsınız, kullanmadığınız zaman akar gider ne saklayabilirsiniz ne de erteleyebilir. Ne kadar zamanımız olduğunu da bilmiyoruz, her an ölebiliriz. Geçen zamanı yaşıtlarımızın hayatına bakarak kendimizle kıyas yaparak geçiririz. Falancanın çocuğu olmuştur ama siz daha evlenmemişsinizdir gibi… 

Bu nedenle hayatımızı daha kaliteli anlarla doldurmak zorundayız. Bu nedenle tek sahip olduğumuz en değerli kavram zaman.

Bu sınırlılık hali, biz de telaşı getiriyor.

Hayatımız, sebebini bilmediğimiz pişmanlıklarla dolu.

Sabırsızlık, pek çok şeyin gözden kaçmasına neden oluyor.

Sabır, emeğin sonucunu veren en güzel gerçekliktir.

Beklemek bir şey yapmamaktır. Sabır, bir süreci yaşarken, yaptıklarımızla ilgilidir.

Sabır, tahammül gerektiren olaylar karşısındaki tavrımız belirliyor. Erdem ise beklerken ki seviyemizi ortaya koyuyor. Emek ile desteklemediğiniz sabrınızı boşa harcarsınız.

Sabır tek başına hiçbir şeyin garantisi değildir. Hayat, bir emek ürünüdür. Emeği sabır ile desteklersek hedeflere ulaşılabilirsiniz. 

Biz sabırsız olduğumuz için hiçbir şey değişmeyecek ve hiçbir şey daha hızlı gerçekleşmeyecek. Hayatta her şeyin muhtaç olduğu bir zaman var, o zamanı tanımazsanız, o şey istenilen kıvamında ya da olması gerektiği gibi olmuyor. Hatta elimizdekini de kaybedebiliyoruz. Zamanı yönetmek, hükmetmek istiyoruz, zamana uyum sağlamak diye bir şey yok. Zamana hükmetme arzusundaki doz aşımı, doğayla ahengimizi bozdu. Zaman bize uysun biz neden zaman uyalım diyoruz. Hayat da böyle, sabırsızlıkla peşinden koştuğumuz hedefler, kaçırdığımız aşklar, giden sevgililer…. 

O nedenle, dinginlik, sakinlik, sadelik her zaman avantajlı oluyor. Bizim telaşımız, kendi doğamızdan kaynaklanan bir şey değil, yapay, doğal olmayan bir ortamın, sistemin doğamızı etkilemesi söz konusu. Sabır bize özeni getirir. Özen ise başarının temel harcıdır. Sabırlı ve özensiz bir insan yoktur. Sabır, emek ve özen yan yana yürür. Sabırsızlığımızla baş etmeye çalışıyoruz ama hatırlatılmasından hoşlanmıyoruz, yüzleşmek istemiyoruz bunu normalleştirmek için bahaneler buluyoruz. Sabırsızlıktaki en büyük sorun, belirsizlik. Bilgi sahibi olduğumuz ve kontrol edebildiğimiz ortamlarda sabrımız artıyor. Süreçlere yönelik bilgimiz bizi daha sabırlı yapıyor. Sabır, sonradan öğrenilen bir şey. Sabrı geliştirmenin en garantili yolu, belirsizlikleri azaltmaya çalışmaktır. Kendinize göre olayları açıklayabilirseniz bu durum bir mesele olmaktan çıkıyor. Belki de kim bilir bizler belki birilerinin sabrını zorluyoruz? Kendimizin de sorunun bir parçası olduğumuzu unutmamak gerekir. 

Ya sabır, selamet o zaman…

Mutlu günler dilerim

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Büyük bir değişim haftasına giriyoruz. Hazır mıyız?

Yıldız savaşçılarına öncelikle güçlü bir günaydın yolluyorum…

Dün radyoda 3 saat enfes bir yayın yaptık. Tabi eksikliklerim çok fazla. İşi yeni öğreniyorum. Oradaki aletleri kullanmak başka bir konu denilebilir. Bunun yanında sizi astroloji bilgisine ulaştırmak istiyorum. Sayenizde nasıl bir ilgi gösterdiyseniz 2 saat olan yayın 3 saat oldu. Hepinize defalarca teşekkür ederim. Astrolojiyi çok kısa zamanda çok özel bir yere taşıdınız. İyi ki varsınız…

 

Uranüs ve Jüpiter Karesi:

 

Uranüs (Boğa) ve Satürn (Kova) burcunda birbirlerine meydan okuyorlar.

 

Bu geçiş sırasında geçmiş kısıtlamalardan kurtulmak istediğiniz için sinirli ve hayal kırıklığına uğrama eğilimden olabilirsiniz. Özellikle bir şeyin veya birinin yolunuza çıktığını hissediyorsanız büyük bir problem olduğunu düşünüp buna isyan edebilirsiniz.

 

Yazının Devamını Oku

Güneş Kova Burcuna Geçiyor! Sadece Gerçeklerle İlgileneceksiniz

Güneş burcunuz, kişiliğinizin merkezini, sizi neyin motive ettiğini ve kim olmayı öğrendiğinizi açıklar. 20 Ocak-19 Şubat arasında kova burcunda hareket edecek. Güneş’in burç değiştirmesi hepimizi etkiler. Bir Hava burcu olarak Kova, bilgi ve fikir alışverişi, mantık ve gerçekle ilgilenir. Bu zaman zarfında ilgilendiğimiz konular değişim gösterir.

Güneşi kova olanların tek anahtarı iletişimdir.

Kova burcunun yaşamın sosyal yönüyle çok ilgisi vardır. Toplulukların üzerine inşa edildiği kültürel normları gözlemleme eğilimindedir. 

Kova burcundaki güneş, mükemmel bir network oluşturma yeteneklerine ve geniş bir arkadaş yelpazesine sahip olabilir. İlişkilerde eşitliği sağlamak, bu burcun altında doğanlar için önemlidir.

Kova sabit bir burçtur. Hayatta en önemli yönü dayanıklılıktır. Dayanıklılığını ise gerçeklerden alır. Bir kova burcunu yalanlar yıkar. En çokta güvendiği ve dost bildiği insanlardan gelen yalanlar onların dayanıklılığını yok eder.

19 Şubat tarihine kadar güneş kova burcunda hareket edecek. Bu döneme kadar hayata yaklaşmak için sağlam kavramsal temeller oluşturmak isteyeceksiniz. Kovalar, neyi doğru ya da yanlış olarak algıladıklarına dair fikirlere inatla tutunabilirler ve amaçlanan bir eylem tarzına mantıklı bir alternatif gösterilmedikçe, değişmeleri olası değildir.

İnatçılık konusunda kendileri birer marka değeri taşır ancak genellikle amaçları test edilmiş bir teoriyi sürdürme yeteneğidir. Başka birinin bakış açısına inatçı bir yaklaşım sergilemek bazen zevk verir.

Kova burçları genellikle zekidir ve hayatlarında sahip oldukları her deneyime tepki verirler. Herhangi bir eylemde bulunmadan önce bir durumu iyice düşünen pratik insanlardır. Bir sonuca varmadan önce seçeneklerini ve duygularını analiz ederler. Entelektüeldirler, ancak tutkulu veya sahiplenici olmayabilirler. Sadece birine karşı gerçek hisleri olduğunda tutkuludurlar.

Bu dönem her zamankinden daha fazla fikir ayrılıklarına tahammül edemeyebilirsiniz. Kendinizi hiç olmadığı kadar sınırlandırılmış ya da engellenmiş hissetmeye açık olduğunuz bu dönem sizlerin kendi başınıza daha devrimci hareketler içinde olacağınızı söyleyebiliriz.

Yazının Devamını Oku

13 Ocak Oğlak Yeniayı: İnsanın hakkını vermek, insanın gelebilecek en onurlu konumudur.

Günaydın yıldız savaşçıları;

Çok güçlü bir Yeniay’ın başlangıcına doğru ilerliyoruz. Hiç olmadığınız kadar halsiz, yorgun ve mental anlamda tükenmiş hissedebilirsiniz. Bu durum sadece biraz yavaşlamanız ve akışta kalmanız içindir. Sadece düşünün ama düşündüğünüzü kimseyle şu an için paylaşmayın. Öfkeli asla olmayın. En büyük tuzak öfke ve intikam.

Dünyayı ve kendinizi bir akış içinde rahat bırakın.

 

Yıldız savaşçılarından bir ricam bulunmaktadır.

 

“Astroloji gelecekten haber vermez, sizi geleceğe taşır. Bu yüzden bir şeyi öngörmek önüne geçmek anlamı taşımaz. Olması gereken olacaktır. Yağmur yağacaksa yağacaktır. Bu durumda siz yağmur neden bana yağıyor diye şikâyet ederseniz bu sizler için sadece ayağınızın takılıp düştüğü yerde kalmanız demektir. Âmâ astroloji bilgisine sahipseniz ya da kaliteli bir astroloji okuyucusuysanız bunun yerine ayağınızın neden o taşa takıldığını ve neyi fark etmeniz gerektiğine yardımcı olur. Bir astroloji araştırmacı olarak sizlere sunduğum bu bilgiler ışığındaki tek görevim sizlere bir aydınlık sağlamaktır. Sizleri düşündürmektir. Ne yapacağınızı söyleyemem. Bunu size kimse söyleyemez. Ne kadar okursanız ve ne kadar bulunduğunuz çağın ve zamanın ruhun okursanız ne yapacağınızı daha iyi bilirsiniz. İçinizdeki korkulara, kaygılar bir son verebilirsiniz. Dünyada bulunduğunuz yerin hakkını vermeyi unutmayın. Bu koordinatlarla bu zamana boşuna geldiğinizi düşünmüyorum. Bu evrende sebepsiz bir kuş dahi uçmaz…”

 

Lütfen bu unsuru unutmayın olur mu?

Yazının Devamını Oku

Merkür Kova: Whatsapp mı ? Telegram mı? Hangisinin haritası?

Günaydın yıldız savaşçıları;Gündemimiz yine yoğun. Çok uzatmadan bende hızlı bir giriş yapıyorum.

 Önce Whatsapp’tan başlıyorum:

24.Ocak.2009 olarak aldım. Ama yayınlanma tarihi 03.05.2009’muş.

Yani kova ve boğa aksında bir harita dinamiği olması bizleri şaşırtmadı herhalde.

 

Şirket kuruluş haritasını incelediğimiz de Güneş-Jüpiter Mc noktası kova burcu ve birbirlerine kavuşum halindedirler. Şirket sözleşme istediği gün transit Jüpiter döngüsü başlamış. Geleceğe yönelik ve kendini düşünerek alınan bu karar iyimserlik ifadesi ile kararlaştırılmıştır. Kariyer evinde gerçekleşen bu durum toplum önünde kendisinin itibar kaybetmesine yol açmıştır. Bu kararı almasında Merkür-Mars kare açısı tetikleme yaparken transit güneş ve transit Neptün arasındaki 60 derecelik açı gözleri önüne sis perdesi çekerek hatalarını görmelerini engellemiştir.

 

8 Şubat tarihinde Merkür Retro’su ile birlikte verdikleri bazı kararları geri çekme ihtimalleri olabilir. Hatanın farkına varmalarını sağlayacaktır. Transit güneş natal chiron kavuşumu ise yaralandıkları noktayı tekrar tamir etmek için harekete geçeceklerini gösterirken tamamen sözleşmeden vazgeçiş veya iyileştirme altında bir takım olumlu gelişmeler olabilir.

Ay düğümleri ikizler-yay aksında şirket yapısında değişikliğe gitmelerini sağlayabilir. Yeni birleşmeler, satın almalar veya yeni ortaklıkların önünü açabilir. Bu durumu fark edip geri adım atıp daha sonrasında bunu başka bir şekilde ilerletme stratejisine girebilirler.

Yazının Devamını Oku

13 Ocak Oğlak Burcunda Yeni Ay: İyi Günlerin Cesur Kararlara İhtiyacı Vardır

İnsan hayatı boyunca değişime dönüşüme direnir, istemeden de olsa dönüşüm gerçekleşince “Ben neden şimdiye kadar yapmadım?” diyerek iç geçirir. Gökyüzü bize bu öngörüyü sunarken verdiği mesajı da sonuna kadar anlamamızı bekliyor olacak.

13 Ocak Çarşamba günü Oğlak burcunun 23. Derecesinde Plüton’un yakın teması ile kibir, ün, gösteriş, şekilcilik temalarına sahip Peacock sabit yıldızı üzerinde bir yeni ay gerçekleşiyor. Gösterişe merak salan ve yaptığı işin altını sağlam temellere dayandırmayan kişileri, dürüst bir şekilde düzenli bir emeği olanlar kişilerden ayıracak.

Oğlak disiplininin hayatımıza tezahür ettiği sorumluluk alanlarımızda Plüton etkisiyle birlikte derin dönüşümlerin temellerini atmaya hazırlanacağımız günlerin başlangıcını yapıyoruz. Plüton yer altının sahibidir, en derinlerde kalanı ortaya çıkarmak ve herkesi derinden sarsmak onun asli görevleri arasında yer alır. Onun derinlik ustalığı üzerinizdeki baskıyı kırarak gerçek sorumluluklarınızın farkına varmanızı sağlayacak. Zihin kütüphanenizde kalmış, sakladığınız, kimse görmesin diye dolaba kilitlediğiniz her şeyi ortaya çıkarmak için gerekeni yapacaktır.

Hayatınızda yer alan konuların değerinde yeni başlangıçlar yapmaya doğru gidiyorsunuz. İş değişikliği, sorunlu aile hayatı, öğrencilik değerlendirmeleriniz, geleneksel bakış açılarınız Plüton ile yıkılmaya zorunlu tutuluyor. Yeni çağa uyarlanmak üzere her biri yeniden inşa edilecek. Oğlak burcu için geleneklerinden, kendisine ait doğrulardan ayrılmak çok zordur fakat bunu başarabilirse işte o zaman gerçekten disiplinli yapısını bütün alanlarına taşıyacaktır. Bunu kırmak için gerekli cesarete sahipsiniz aslında. Korkularınız ya da direnciniz yerine cesaretinize tutunmalısınız.

Hayat hikayenizde nasıl bir etkiyle karşılaşacağınızı öğrenmek için, doğum haritanızda Oğlak burcunun bulunduğu eve bakın ve bu evin konularını okuyun. Çünkü yeni ve köklü olanı başlatacak olan bu yeni ay, söz konusu ev üzerinde Oğlak burcunun düzeni, kuralları, sistemin parçası olarak hareket etmemiz gerektiği şeklindeki mesajlarını hatırlatmaya geliyor. Yeni ay 23. derece ile 3. dekanda yer almaktadır. Merkür dekanı yani Başak ve İkizler temaları yeni ay düzene koyulması gereken konular hakkında size ipuçları verecektir. Kısıtlandığınızı düşünebilirsiniz fakat kısıtlanmanın nedeninin sorumluluklarınızla baş başa kalmak, görevlerinizi yerine getirmekte saklı olduğunu anlamalısınız. Tam da burada nasıl bir başlangıç yapmanız gerektiğini çok iyi anlamanız bu süreçten karlı bir şekilde çıkmanızın önünü açacaktır. Cesaret en büyük destekçiniz olacak.

Yazının Devamını Oku

30 Ocak Yılın İlk Merkür Gerilemesi Kova Burcunda! Planlı Olun

En çok duyduğunuz ve duyduktan sonra şu gezegenler bir bitmiyor bir huzur vermiyor diye söylendiğiniz gökyüzü olayı gerçekleşemeye başlayacak.

Aslında astroloji ile ilgilenmeseniz bundan da haberiniz olmayacak ama süreç içinde yaşarken başınıza gelen bir aksilik ya da bir problem size hayatın neden böyle aktığını sorgulatacak. Astroloji bulmacasına bir kere giriyorsanız çok zevkli bir şekilde bol düşünerek olayları çözebiliyorsunuz.

2021'de Merkür gerileme tarihleri nedir?

Merkür gerileme dönemleri genellikle iki işareti kapsar. Bu tarihleri ​​takviminize işaretleyin!

30 Ocak-20 Şubat (Kova)

19 Haziran- 12 Temmuz (İkizler)

16 Ekim- 3 Kasım (Terazi) olarak geçiş yapacaktır.

Tüm yıl yaşanacak olan gerilemelerin hepsinin hava elementinde olduğunun farkındasınız değil mi?

Merkür gerilemesi hayatınızı alt üst eden bir astroloji olayı değildir!

Yazının Devamını Oku

Merkür Kova Burcuna geçti! Hınç duymayın, özgür düşünün.

Günaydın yıldız savaşçıları;

8 Ocak 2021'de astrolojide iletişim şeklini temsil eden Merkür gezegeni değişti.

Kova'daki Merkür 8 Ocak'tan 15 Mart 2021'e kadar sürecek.30 Ocakta Merkür yılın ilk gerilemesini yapacak.

Mars’ın boğa burcuna geçişiyle bu tarihi dönem uzun yıllar unutulmayacak gibi görülüyor. ABD’de yaşanan olaylar basit ve geçici türden olmayacak. Burada sert ve devrimsel olaylar gelişirken kişisel hayatlarımızda da devrim niteliğinde önemli değişimlere ve ayaklanmalara doğru ilerleyeceğiz. ABD bir müddet sonra hiçbir şey olmamış gibi ilerlerken aslında 20 Ocak 2021 tarihi ile birlikte yine olayların yükselmesiyle karşınıza çıkabilecek.

 

Öyleyse bu tarihi zamanı kendi yararımıza nasıl kullanabiliriz? 

 

Sizler 04 Mart tarihine kadar yeni bir şeyler başlatmayı seçebilirsiniz. Şimdi anlamlı bir şeyi başlatma zamanının geldiğini söylüyor.

 

Yazının Devamını Oku

Dünya, Büyük Bir Finansal Krize Hazırlıklı Olmalı!

Astrolojik olarak görüldüğü üzere birçok konu öngördüğümüz şekilde ilerlemektedir. Hayatın bilinmezliklerinde en azından bize fikir veren astroloji önümüzdeki süreçlerde dünya üzerinde 'finans ve ekonomi' alanında şok edici çöküşleri beraberinde getirebilir diyor. Finans alanında eski verileri incelediğimizde ve ABD kuruluş haritasına baktığımızda sonuçlar ilgi çekici görülmektedir.

ABD haritasını incelediğimiz Mars Boğa geçişi ile birlikte spekülatif olayların sarsıcı yönlerini ortaya çıkartacağını gösteriyor. Yaşanan bugünün olayları geçmişin bedellerinden başka bir şey değildir. Mars Boğa ülke yöneticilerini de etkileyerek Uranüs Boğa etkisi ile birlikte büyük bir dönüşüme taşıyacaktır.

ABD iç karışıklık ile uğraşırken finans dünyası da bu olaydan olumsuz etkilenmeye devam edecektir. ABD borsaları, büyük ticari şirketler, uluslararası fonlar ABD karışıklığından nasibini alabilirler. Önümüzdeki dönemde tüm yatırımcılar ve borsa ile ilgilenenlerin çok dikkat etmesi gerekmektedir.

Ünlü Blackstone bünyesinde bulunan Blackrock, ABD global yatırım şirketi başta olmak üzere birçok finans kuruluşu olumsuz etkileyerek global bir krizin tetikleyicisi olabilir. Hisse senedi piyasasında büyük yer alan blackrock yatırım şirketi Uranüs Boğa ve Mars Boğa transitlerinden olumsuz etkilenerek bir çöküş sürecine adım atabilir. Global boyutta yatırımcısı bulunan şirket olumsuzlukta birçok yatırımcısını şaşırtabilir. Burada bazı mağduriyetler söz konusu olabilir.

Goldman Sachs 1929 ve 2008 – 2009 krizlerinde de başrol oynayarak dünya finans krizinde adından çokça söz ettirmiştir. Satürn Kova dönemi goldman için bir karma ödetme dönemi içerisine girişini bizlere göstermektedir. Sadece insanların karması yoktur. Şirketlerinde karması vardır. Geçmiş yıllarda yaşattığı global krizler neticesinde ABD karışıklıkları ve kendi karması nedeniyle çöküş dönemi içerisine girebilir. Karları yüksek olarak gösterilse bile sonucu değiştirmek ani bir Uranüs etkisi ile ters düz etmeye yatkın olabilir. Bu noktada temkinli olmakta fayda olacaktır.

ABD iç karışıklıkları, başkan seçimleri ve seçilmeme durumları tüm dünya da büyük yankı uyandıracaktır. Özellikle zor günlerden geçen AB oluşumu tehditle karşı karşıya kalacaktır. Finans sistemini yara alması ve olası bir global krize dönüşmesi ardından Avrupa yatırım bankası fonlamaları ihtiyacı artacağından kendisi de olumsuz etkilenebilir.

Olumsuzluğun devam etmesi neticesinde Avrupa Yatırım Bankası tüm dünya da yerinden oynatacak bir çöküşü hazırlayabilir. Kredilere yetişemeyen yatırım bankası Satürn kova etkisi ile AB’ye büyük yara aldırarak zaten zorlanan AB’nin tamamen bitiş sürecini hızlandırabilir. Her şeyin yeniden oluşması için bazı krizler yaşanmak zorunda olabiliyor. Küresel isyanlar ve finans alanındaki manipülasyonlar zorlayıcı etkileri beraberinde getirebilir. Şirketlerin 2008 yılında 'mış' gibi yapmasının bir bedeli olacaktır. Sonuç olarak bireyin yükselişine neden olmayan her şey çökmeye mahkum kalacak.

INSTAGRAM

Yazının Devamını Oku

Mars boğa: Korku büyük ama cesaret daha büyük…

Günaydın Yıldız savaşçıları;

Mars gezegeni son derecelerde geziniyor…Son 6 aydır koç burcunda kalıp hepimizi çılgın mücadeleler ve çılgın öfkeler içerisine çekti. Herkes patlamaya hazır bir bomba misali…

İşler kaygı dolu ve yüksek dozda fırtınalı ilerliyor gibi gelebilir. Sanki içinizde bir şeyler kopuyor ama bu kopan şey çok sessiz. Rüyada başınıza gelen bir olay sırasında atamadığınız çığlık gibi…

Bağırırsınız ve sesiniz çıkmaz…

Dünyanın yaşadığı bu global kriz bir müddet sonra hatırlanmayacak. Unutulup gidecek. Bu pandemi geçecek. Tıpkı 1918 yılında yaşanan salgının birdenbire bittiği gibi…

Geçmişte yaşanan salgın ve dünya savaşları içerisindeki bizler bu çağ değişimine de denk geldik. Dünya savaşlarına bakıldığında daha korkutucu ve zorluklarla doluydu. Şu an yaşadığımız pandemi en azından hepimizin birlik içinde olmaya çalıştığı ve durumu çözmeye odaklandığı bir zaman dilimi. En azından bu pandemi ile yaratıcılığımızı ortaya sunmak ve kendimizi geliştirmek adına bir dünya ortamı var.14.yy gibi ya aynı anda savaşlar da olsa veya kimsenin birbirinden haber alamadığı bir süreç olsaydı?

Hayat hep zıtlıklarla dolu değil mi?

Kimi yüksek tansiyondan ölebilirken kimi düşük tansiyondan da ölebiliyor.

Kimi açlıktan hayatını kaybedebilirken kimi de obezite hastalığından hayatını kaybedebiliyor.

Yazının Devamını Oku

Hoş geldin 2021! Küresel ısınma ile ilgili herkes bir görev üstlenmelidir

Günaydın hepinize

Güzel ve umut dolu bir pazar günü dilerim. Her yerde bir sürü kaos ve yeni senaryo okuyorsunuz. Herkesin, her şey için bir fikri var. Dünya bir şekilde öyle ya da böyle tüm gücüyle ilerliyor. Dün malum bir İzmir depremi oldu ve arkasından mutasyon haberini aldınız. Herkes söylenmeye başladı. 2021 tüm hızıyla başladı vs. diye…

Lütfen 2021 yılını manipüle etmeyin değerli yıldız savaşçıları… 

Mutasyon haberi 2020 yılında da vardı.

Deprem’in en büyüğü 2020 yılında yaşandı.2021 yılını dakika bir gol bir gibi ifadelerle lütfen mutsuzlaştırmayın. Bunu hep birlikte el birliği ile daha güzelleştirelim. Her şey şu an yeterince iyi gidiyor. Lütfen moralleri bozmayalım. Bizler 2020 gibi bir yılda ayakta kalmayı başardık. 

2021 yılında en önemli kuralınız:

Negatif ve karanlığı ifade eden hiçbir şeyi hayatınıza dahil etmemek olsun. Korku senaryolarından özgürleşin. Kendi içsel yolculuğunuzla ilgilenin. Olması gereken olacak zaten. Endişe, korku ve kaos döngüsüne kapılırsanız hayatınızı sürdüremezsiniz. 

Hava çağında olduğunuzu ve bol bol havanızı temiz tutmanız gerektiğini hatırlatmak isterim. Güzel kokular içinde yaşamak ya da kötü kokular içinde olmak sizin seçiminizdir. Lütfen ruhsal hava kirliliğine bir son verin. 

Astrolojiyi verimli kullanın. Her gün astrolojide ne oluyor diye bakmak yerine genel anlamda süreç içinde kendinize planlar yapın. Haftalık ve aylık yorumlar üzerinden ilerleyin. Size korku veren bir durum söz konusuysa astrolojiyi takip etmeyin. Psikoloğa mı gidim yoksa astroloğa mı gibi düşüncelere girenleriniz olduğunu görüyorum. Bu iki ayrı konulardır.

Yazının Devamını Oku

Dolunay sabahı! Bu bir duygusal türbülans!

Günaydın yıldız savaşçıları;

Sabah 06:28 Dolunay gerçekleşti…

08 derece 53.dakikasında Ay’ın kendi yönettiği burcu olan Yengeç Burcunda kendini tamamladı. Bugün duyguları denetlemek zor olabilir. Yarından sonra daha fazla hafifleyecektir.

 

Duygular ne tuhaf şey dimi.

Ya belirsizlik?

Ne belirliydi ki bugüne kadar hayatımızda şimdi önümüzdeki günlerin belirsizliğinden şikayet eder olduk.

Dünyayı geldiği gibi yaşamayı öğrenmeden göçüp gideceğiz.

Üstünüze bir bulut inebilir,

Yazının Devamını Oku

Yılın son dolunayı! Kendimi savunmayı bırakıyorum.  

Günaydın yıldız savaşçılarım,

 

Bu hafta 2020 yılının son haftası!

Acısıyla, tatlısıyla öyle ya da böyle koskoca bir yılı geride bırakıyoruz. Sizlerle burada yıllarca her anımızı ve günümüzü paylaştık. Hayat beni sizlerle meşgul olmakla ödüllendirdi. Bu dünyanın en güzel ödüllerinden biriydi. Ben sizle bu denli meşgul olmak isterken siz bana karşı ilgisiz ve kayıtsız kalmadınız. Bu içimdeki gökyüzü Aşk’ına karşılık verdiniz. Öncelikle hepinize teşekkür ederim. Bu yaşam yoluculuğunu sizlerle paylaşmak olağanüstü güzel bir duygu…Koskoca bir yılı sizlerle geride bırakmak çok güzel…

Geriye ne kadar ömrümüz kaldığını bilmiyorum ama ne kaldıysa artık, sizlere yazmaya devam edecek gücüm olması için hep dua edeceğim…

 

Yılın kapanışı “30 Aralık yengeç dolunayı”

Tamam kabul ediyorum…

Ülke olarak son bir yengeç tutulmasına daha sabrımız kalmadı.

Yazının Devamını Oku

Amacın yüceliği yolun sıkıntısından belli olur

Günaydın yıldız savaşçıları,

Jüpiter ve Satürn yan yana geldi. Dünya başka bir boyutun başka bir algısına doğru yola çıktı. Görüldüğü gibi onlarda aslında kavuşmadı. Kimse kimseyle sonsuza kadar kavuşamıyor. Sadece aynı yoldan geçtiler. Hala da geçiyorlar…

Zamanla ayrılacaklar…

Kötülük yapan, bizleri inciten İnsanlara karşı güçlü bir hoşgörü ile yaklaşmak isterken bazen aklımızı kaçırdığımızı düşünüyorum.

Kendimden örnek vermem gerekirse böyle anlarda kendimi kontrol edebildiğimi gördüğüm için beni kendimle gururlandırıyor. Şuursuz bir zekâ, aptallık olabiliyor. Birine iyi niyetle ya da hoşgörüyle yaklaşmak bana kendimi hiç aptal hissettirmiyor. Kavga etme fikri kadar aptal gösteren bir şey bilmiyorum.

 

Koskoca bir yılı bitiriyoruz.

30 Aralık Yengeç burcunda bir dolunay yaşanacak. Bu bir final dolunayı tadında olacak. Sosyal medyamda dün gece mezuniyet töreni videonuzu paylaştım. İzleyenler bilirler. Kep atacağız ama bazılarımızın alttan dersleri var ve kapatması gereken hesapları olacak. Bir üst bilince ve akla çıktınız ama daha önemlisi gerçek anlamda neredesiniz ve neye ihtiyacınız var bunları göreceksiniz. Bazı şeyleri bitirmeniz gerekiyor. Göz ardı ettiğiniz veya aceleye getirdiğiniz konular, şimdi ensenize yapışıyor. Etrafında kimseyi bulamamak zor ama içinde kimseyi bulamamak ise daha zordur. Söylenecek sözleriniz olduğunu biliyorum. Herkesin söylenecek sözleri vardır. Ama aslında Allah’a bırakmayı başarırsanız size bu sözleri o çok güzel bir zamanda söyletebilir. Söylenecekleri toplayın. Bir insanın yaşamının anlamı kendindeki 'ben' fikrini aştığı yerde oluşuyor.

Tüm mesele garip bir şekilde burada çözülüyor. Durup düşünüp aslında size söylenen fikre değil ama size dayatılan şeye sinirlendiğinizi görebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

21 Aralık 2020: Satürn-Jüpiter Kavuşuyor! 20 Yıllık Bir Döngünün İlk Adımına Hazır mısın?

1802'den beri Satürn ve Jüpiter kavuşmaları toprak burçlarında meydana geldi.Son olan aksiyon 28 Mayıs 2000'de Boğa'da gerçekleşti. Jüpiter ve Satürn'ün 2020'de Kova burcunda birleşmesinden sonra 2159 yılına kadar hava elementinde devam edecek. Böylece 2020 yılının sonu, Jüpiter ve Satürn'ün toprak elementinden hava elementine geçiş yapmasıyla iki yüz yıllık bir dönemin sonuna geldiğini söyleyebiliriz.

Geçmişten günümüze baktığımızda maddi güvenliğe, ihtiyaçlarımıza ve hiç olmadığı kadar maddeselliğe önem verdik. Şimdi zaman değişiyor. Yerleşik düzenleri ve alışılmışı değiştiren bu dönem aynı zamanda kolektif fikirlerde ve iletişim şeklimizde şaşırtıcı değişiklikler getirecektir.

Jüpiter ve Satürn Kova burcunda birleşmekle kalmayacak, aynı zamanda Boğa burcundaki Uranüs gezegeni ile yıl boyunca muhalefet içinde olacaktır.

Hayat yolculuğumuzun bu önemli anında, Jüpiter, Satürn ve Uranüs'ün etkileri sadece eski toplumsal yapıları yıkmakla kalmayacak, aynı zamanda bizi bağlı olduğumuz eski kişisel hayallerimizi ve geçmişte acı çektiğimiz büyük sorunları kolayca bırakmaya yöneltecek. Jüpiter ve Satürn'ün yirmi yılda bir gerçekleşecek olan bu kavuşumları muhteşem bir öneme sahiptir. Jüpiter ve Satürn, on beşinci yüzyılın başından on yedinci yüzyılın başına kadar olan su elementinde kavuşurken, on yedinci yüzyılın başından itibaren ateş burçlarında kavuşmuş. 2020 Yılında toprak elementinde kavuştu ve şimdi en son 21 Aralık’ta hava burcunda kavuşup yepyeni bir çağa adım atacağız. Artık uzunca bir süre hava elementi momentumu içinde kalacağız.

Kendinize yeni yer açın! Eskiyi düzeltmekten vazgeçin.

Yaşamlarımızda yer açmamız gereken yeni bir Jüpiter ve Satürn çağına başlarken ortaya çıkan yeni zorluklar ve bilinmeyen potansiyeller muhakkak olacak. Artık yılın sonuna geliyoruz ve kendinize neyi geride bırakmanız gerektiğini sormalısınız ya da gerçekten neyin hayatınızda olmasını istediğinizi düşünün.

Hava elementi çağına geçmek demek gerçekten başkalarının ayakkabılarını giymek demektir. Başkasının ayakkabısını giyip bir mil yürümeden kimsenin yargıda bulunmayacağı önemli bir çağa adım atıyorsunuz.  İşbirlikçi ve gerçekten daha iyi bir dünya yaratmaya doğru herkesin seferber olduğu bir süreç olduğunu düşünün. Bu çağda bilim var, felsefe var ve önyargı yok. Sadece insanlık için çok şey başarabilecek güçlü idealler var. Kova burcu iletişimsel, entelektüel, zeki ve adildir. Ama unutmamalısınız ki hava yine de sıcak ve soğuk olarak değişebilir. Bu yüzden soğuk hava akımına girdiğinizde cereyanda kalmamanız için kendinize dikkat etmelisiniz.

Dünyayı neler bekliyor!

*2020 yılı bir çöküş yılı gibi algılandı ama büyük zayıflıklarımızı görme ve düştüğümüz tuzakları fark etme yılıydı. 2021, bir kurtuluş yılı olarak açıklanabilir ama kurtuluşun kendimizde olduğunu fark edersek... 2020, radikal bir değişim yılıyken, 2021 tüm bu değişikliklerin nihai sonucunu alacağımız bir yıl olacak.

Yazının Devamını Oku

Bugün yeni dönem başlıyor! Satürn 2023 yılına kadar KOVA burcunda!

Günaydın yıldız savaşçıları;

2018 ekim ayından bu yana verdiğiniz yorgun mücadelenin sonuna geldiniz. İçinizdeki acıtan yolun bir sonu olduğunu gördünüz. Belki hala sanki devam ediyor gibi geliyor olabilir ama birkaç güne bu duygularınızda kalmayacak. Kendinizin aslında ne kadar değerli ne kadar yeterli ve ne kadar güçlü olduğunuzu göreceksiniz. Sizlerde artık gerçek bir yıldız savaşçısı olarak buna kendinizi hazırlayın. Şöyle çevrenize bir bakın…

Siz bu yazıyı okurken kimin şuan bu muhteşem değişimden haberi var? Kimsenin…

Çok farklı ve aydınlıksınız…

Önce kendinizle gurur duyup yola devam edin.

 

Yeni düzen başlıyor!

 

Dikkatimizi belirleyen, yeni yapıları inşa eden hatta yeniden düzenleyen değişimin kaptanı Satürn gezegeni kova burcuna bugün saat 8:04’te geçti. Satürn gezegeni doğum harita planınızda hangi evinize geçiş yapıyorsa o alana çeki düzen vermeye gelir ve uzun vadeli bir başarı için bu alanınızı derler toplar.

Yazının Devamını Oku

İçinde nasıl hareket edeceğini bildiğin zaman “karanlık” bir sorun değil.  

Bazı insanlar var yara tutmuyor,Bazı insanlar var yola bakmıyor,Bazı insanlar acınızı görmüyor,

Bu bazı insanlar maalesef bir gün hep kendine mahkûm kalıyor.

Ne sizi kırdıklarını anlıyorlar ne de zerre kaygıları var.

 

Sabah kaldıkları yerden devam ediyorlar. Olmaz öyle efendim…

Sabah kaldığınız yerden uyanamazsınız…

O yeni bir sabahtır. Bazı olaylara yeniden hayat verebilirsiniz. Bir şeyler dün öyle oldu diye bugün de böyle olmak zorunda değildir. Değişebilir…

Sizin bir cümlenizle, bir tavrınızla, bir mesajınızla, bir sesinizle değişebilir. Soracağınız bir soru ile değişebilir.

 

Yazının Devamını Oku

Uranüs ve Satürn: Durdurucu, tutucu ve çelişkili

2021 yılına heyecanla ilerliyoruz öyle değil mi?

Kendi içimizde milyon tane sorumuz olsa da kırgınlık, kaygı, korku vs. ne derseniz diyebilin ama yine de ilerliyoruz.

Sizlere mümkün oldukça benim anladığımı anlatmamdan daha çok neyi nasıl anlamanız gerektiğini anlatıyorum. Bir okuyucum şöyle yazmış: “Sizi çok seviyorum ve hiçbir yazınızı kaçırmıyorum ama yazılarınızı okurken acı çekiyorum. O kadar devrik ve yazım yanlışı var ki”

Haklı olabilir.

Yazım yanlışları için özür dilerim ama benden devrik cümlelerimi düzeltmemi istemeyin :)

Ben o devrik cümlelerimden vazgeçseydim ortaokulda edebiyatım zayıf geldiğinde vazgeçerdim. Türkçe öğretmenim derdi ki kızım çok devrik cümle yazıyorsun. Lütfen bunu düzelt. Diğeri bana aşırı samimiyetsiz gelirdi ve anlamazdım. Ortaokulda baya zorlanmıştım. Üniversitede okurken ilk yıl Türk dili dersi vardı ve sadece kompozisyonla dersi geçebileceğimizi hocamız söylemişti. Ben o an kesin bu dersten kaldığımı düşünmüştüm.

Sınıfta tek iki kişi o dönem dersi geçmiştik. Hoca beni özel odasına davet etmişti. Ben devrik cümleyi bu kadar iyi kullanabilen birini tanımadım demişti. Gözlerimin için parlamıştı. O yıl haritama göre Jüpiter döngüsü yaşıyordum. Aynı ortaokulda üzüldüğüm ve zorlandığım şeyin aslında karşılığının bir ödülü gibiydi. Türk dili hocam, asla cümlelerinden vazgeçme dedi bana…Çok iyi bir roman yazarı olabilirsin diye devam etti cümlesine…

Bende işte böyle bir şey oldum sonrasında :)

Sizin için bir kusur olarak görülebilir ya da bir eksiklik. Bazınızın umurunda değil :)

Yazının Devamını Oku

Ay tutulması etkisi ile güneş tutulması etkisi arasındayız. Gerçeklik Algınızı Zorlaştırıyor

Günaydın yıldız savaşçıları,

İki tutulma haftası arasında darda kalmış bir haftadayız. Bu hafta pek büyük aksiyonlar almanızı tavsiye etmeyeceğim. Sadece ayağınıza gelen topu karşılamanız önerebileceğim bir hareket olacaktır. Özellikle kimsenin ayağından top almayı denemeyin.

Ruhsal aygıtımınızın karışık yapısı bizleri bir dizi olaya nüfuz etmeye sebep verebilir. Dürtü tatmini mutluluk olabileceği gibi, dış dünya bize yoksunluk çektirdiğinde ihtiyaçlarımızın doyurulmasını kabule yanaşmadığında ağır acı çekmelerin nedenleri başlar. Demek ki dürtü uyarımlarının bir kısmına hakim olup onları yönlendirerek acı çekmenin bir kısmından kurtulunabilir. Zevk aşağıya çekildiğinde acı bilinç artar. Zaten şu dönemde baktığımızda hayattan zevk alma biçimlerimizde değişim göstermeye başlıyor.

Aslında astroloji size koşulları ve gidişatı açıklar. İnsan bu durumu kendi yeteneklerine göre yaşam içinde bir kazanıma götürür. Ben size yağmur yağabilir dediğimde sizin kalkıp bu yağmur neden benim üzerime yağıyor demeniz ile kovaların, oğlakların yüzü güler mü demeniz ile aynıdır :)

Yağmur yalnız size yağmaz ya da bazı doğal afetler sadece siz mahvolun diye olmaz. Bu zaten yüzyıllar öncesinden planlıdır. Gezegenlerin ve dünyanın dönmesiyle depremlerin olması aynı olaydır.

Dün bir arkadaşım şöyle diyor; “Astroloji bilim dışı gibi görünüyor ama bilimden daha bilim duruyor. Bu nasıl bir imtihan. Bilim dışı olduğunu kabul ettim ama inanmak istiyorum, o kadar çok inanıyorum ki hayatımı bu bilgilere göre dizayn etmekten kendimi alıkoyamıyorum.” işte sebeplerden birisi bu; kişi inanmak istiyor. Ve hayatını da ona göre düzenliyor. Peki, bu neden böyle?

 İnsanın dünya hayatı formatı sebebiyle!

Bir kişi “Yağmur insanları ıslattı” dese, aklımıza yağmur yağarken “Gideyim de şu insanları bir ıslatayım” dedi gibi bir düşünce gelmez. Çünkü yağmurun öyle bir düşüncesi olmaz. O kendine ait fenomenin içerisinde yağar ama altında olan insanlar ıslanırlar. İşin gereği doğal olarak ıslanırlar, o yağmur damlalarının özelliği neyse onunla ıslanırlar. Örneğin, saf yağmur suyuysa onunla ıslanırlar, asit yağmuruysa, hava kirliliği olan bir yerde eğer o yağmur başka bir hal alır vs… Yani dünyaya kattığımız şeyin bize dönmesi gibi düşünmelisiniz.

Hareketli bir Aralık-Ocak-Şubat 2021 bizi bekliyor!

Yazının Devamını Oku