"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Süper talihsiz kelimeler: Bu, hanım, had, bildirme...

“CHP’lilerin unutması gereken dört kelime hangisidir” diye sorulacak olursa...

Hemen sayarım:

Bu, hanım, had, bildirme...

Hepsi toplandığında ortaya “Bu hanıma haddini bildiriniz” cümlesi çıkıyor.

*

28 Şubat sürecinin devamında Merve Kavakçı’nın sırf başörtülü olduğu için Meclis’ten atılmasını isteyen dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Meclis kürsüsüne çıkıp şöyle demişti:

“Bu hanıma haddini bildiriniz”.

*

O gün bugündür bu cümlenin çağrışımları şunlardır:

28 Şubat...

Başörtüsü düşmanlığı...

Meclis’e başörtülü sokmama çabası...

“Dışarı! Dışarı!” diye tempo tutmalar...

Falan.

*

AK Partili Özlem Zengin’le Meclis’te tartışmaya giren CHP’li Engin Özkoç’un başörtüsü düşmanlığı günlerine özlem duyar gibi üstüne basarak “Bu hanıma haddini bildiriniz” demesi, çok ama çok büyük talihsizlik!

*

Ben CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam...

Engin Özkoç’a şunları söylerim:

“Engin! Ne yapıyorsun sen? Ben sokakta saldırıya uğrayan başörtülü kadınları arayıp destek veriyorum. Mağdur başörtülülerin yanında yer alıyorum. Sense tutmuş eski bir mağduriyeti yeniden çağrıştıracak çıkışlar yapıyorsun. Delirdin mi sen Engin?”.

‘BAY KEMAL’ İŞTE BÖYLE ETKİSİZLEŞTİRİLEBİLİR

Kemal Kılıçdaroğlu’na “Bay Kemal” deniliyor, Kılıçdaroğlu da buna karşı bir şey yapmıyordu.

*

Kılıçdaroğlu, sonunda bu konuda bir çıkış yolu buldu.

Dedi ki:

“Bay Kemal olmak kolay değildir... Bay Kemal onurlu bir insandır. Bay Kemal olmak için hak yemeyeceksin... Bütün CHP’liler Bay Kemal’dir...”

*

 “Bay Kemal” küçümsemesini etkisizleştirmek için bulunmuş iyi bir çıkış...

Takdir ettim vallaha!

ERDOĞAN, KILIÇDAROĞLU’NUN YERİNE BAŞKA BİRİNİ İSTER Mİ?

SÖZCÜ gazetesinden Rahmi Turan bir iddia ortaya attı dün.

Güya Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir CHP’liye...

“CHP’nin başında sen olsan ne iyi olur... Hadi harekete geç... Ben de sana destek olurum” falan türü sözler söylemiş.

*

Kimmiş bu CHP’li? Bilinmiyor. İddia doğru mu? Bilinmiyor. Gerçekten böyle bir görüşme olmuş mu? Bilinmiyor.

*

Fakat bilinen bir şey var.

O da şu:

Erdoğan’ın başında Kemal Kılıçdaroğlu’nun olduğu bir CHP’den gayet memnun olması gerekir.

*

Seçim kazanamayan, yüzde 25’i geçemeyen, etkili bir muhalefet yapamayan, toplumun tüm kesimlerini etkileyemeyen, iktidarı bir türlü sarsamayan ve senelerdir bir alternatif haline gelemeyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başından gitmesini istemek...

Tayyip Erdoğan açısından dertsiz başa dert almaktan farksız değildir.

Benim bildiğim Erdoğan, bir sürü derdinin arasına böyle bir dert katmak istemez.

*

Yoksa... Yoksa...

Kemal Bey’in karşısına çıkabilecek aday...

Şimdiden “Erdoğan’ın adamı, Külliye’nin adayı” falan diye zan altında mı bırakılmak isteniyor?

Rahmi Turan da bu işe alet mi oluyor?

KADINLARA SESLENİŞ: UZAK DURUN ŞU TÜR ADAMLARDAN

Şaka maka falan değil, ciddi ciddi mafya dizilerindeki en sert karakterlere özenip kostaklanmaya yatkınsa... Aman ha aman! Vınlayın hemen!

*

Tatlı, cilveli ve kabul edilebilir oranda bir kıskançlık yerine boğucu, tahammül ötesi bir kıskançlığa abanıp size hayatı zindan ediyorsa... Kaçın bu adamdan.

*

En küçük bir münakaşada bile anında kabarıyor, efeleniyor, “Tutmayın lan beni” havasına giriveriyorsa... Hafazanallah! Basın tekmeyi!

*

Yedi büyük kontrolsüzlükten yedisine de sahipse... Kontrol mekanizmasında arızalar varsa... Kontrolden çıkması an meselesiyse... Ürkerek uzaklaşın!

*

Aşkını ve sevgisini ölümüne abartıyorsa... Aşkının ve sevgisinin ölçüsünü ölümle ve öldürmekle ifade etmeye yatkınsa... Kuşkulanarak geri çekilin!

*

Günde seksen sekiz kere arıyor, yüz yirmi beş kere mesaj atıyor, hayatınızda bir saniyelik bile boşluk bırakmıyorsa... Bir daha düşünün!

BAŞÖRTÜLÜ KADINLAR ÜZERİNE BEŞ MADDELİK MANİFESTO

MADDE BİR: Başörtülü kadınlar ille de tutarlı olmak zorunda mıdır? Herhangi bir dindar erkekte tutarlılık aranmıyorsa... Başörtülü kadınlarda da tutarlılık aranmamalıdır.

MADDE İKİ: Başörtülü kadınlarda tutarlılık arayanlar, önce kendi kendilerine sorsunlar: Ben şu hayatta ne kadar tutarlıyım? İnancım, ideolojim, hayat görüşüm ile yaşadığım hayat arasında muhteşem bir tutarlılık var mı?

MADDE ÜÇ: Hem başörtüsü takıp hem de başörtüsüyle bağdaşmayan şeyler yapmak, tamamen kişisel tercihlerle ilgilidir. Tutarlılık zaptiyeliği yapmak kabul edilemez.

MADDE DÖRT: Başı açık kadınlar üzerinden genelleme yapmak ne kadar ayıpsa... Başörtülü kadınlar üzerinden genelleme yapmak da o kadar ayıptır. İlke basittir: Kendin hakkında yapılmasını istemediğin genellemeyi, sen de başkaları hakkında yapma!

MADDE BEŞ: Görgüsüzün başörtülüsü başı açığı olmaz... Görgüsüz görgüsüzdür. Her kesimin görgüsüzü kendinedir. Görgüsüzlüğü sadece bir kesime özgü sanmak, çok görgüsüz bir yaklaşımdır.

ÇOK HAVALI ÇOK

Kırık bir kol ya da bacak görüldüğünde “Hayrola?” sorusuna “Kayakta oldu” ya da “Tenis kazası” falan diye cevap vermek... Çok havalı.

*

Aile kökenlerinden söz ederken... Girit, Selanik, Kafkaslar üçlemesi yapmak... Çok havalı.

*

Her an ve her koşulda çok yoğun görünmek, telefonlara bile cevap veremeyecek kadar meşgulmüş izlenimi vermek... Çok havalı.

*

“Bu yaz tatilimi Honolulu’da geçireceğim, oradan da Miami’ye geçeceğim” demek... Çok havalı.

*

Telefon sesinin “Godfather” filminin müziği ile Pembe Panter teması arasında gidip gelmesi... Çok havalı.

 

X