"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Kapanmış, bitmiş, eskide kalmış lüzumsuz bir tartışma: Türkçe ezan

Bugün için çok gereksiz, çok lüzumsuz bir tartışmadır Türkçe ezan tartışması...

Bitmiş, kapanmış, küllenmiş, unutulmuş, geçmişte kalmış bir tartışmadır bu.

Üstelik taaa 1950’li yılların başında aşılıp geçilmiştir.

Üstelik İsmet Paşalı CHP’nin bile daha o günlerde peşini bıraktığı bir konudur.

*

Bu yüzden büyük bir hayretle karşılıyorum 70 yıl sonra 2020’li yılların en başında ekranlarda Türkçe ezan konusunun en ateşli tartışma konusu haline gelmesini ve getirilmesini.

*

 “Kemalistler ezanı Türkçe yaptı” diye suçlama yapmak ne kadar lüzumsuzsa...

Bu yaklaşıma...

“Ne olmuş yani ezan Türkçe olduysa... Daha güzel değil mi Türkçe olması?” diye karşılık vermek de o kadar tuhaf...

*

Ezanın Türkçe okunması iyi bir şeyse...

 Neden CHP, “Biz iktidara geldiğimizde ezanı Türkçe okutacağız” diye propaganda yapmıyor?

 Neden CHP, halka ezanın Türkçe okunmasının çok iyi bir şey olduğunu anlatmaya çalışmıyor?

 Neden “Ezan Türkçe okunsa ne olur” diyen Öztürk Yılmaz anında CHP’den ihraç ediliyor?

*

 “Kemalistler ezanı Türkçe yaptı” diyenlere de... “Türkçe ezan daha iyiydi” diyenlere de...

Söylenecek tek bir şey var:

Bir gidin işinize yahu! Ömrümüzü yediniz ömrümüzü!

FALAN YER DÜŞERSE TÜRKİYE DÜŞER GEYİĞİ

SİZ hiç herhangi bir ABD’liden... “Falan yer düşerse ABD düşer” diye bir şey duydunuz mu? Ya da bir Rus’tan... “Falan yer düşerse Rusya düşer” diye bir cümle? Veya bir İngiliz’in... “Falan yer düşerse İngiltere düşer” dediğini?

*

Ne kadar da kolay kuruyorsunuz sonu “Türkiye düşer” diye biten cümleleri... Türkiye’nin geleceğinden emin olun biraz...

Türkiye’nin kaderini başka ülkelerinin kaderine ortak etmeye bu kadar da meraklı olmayın.

Ateş çemberinin ortasında da olsa Türkiye’nin kaderi, başka ülkelerin kaderine bağlanamaz.

*

Önce kendinize güvenin. Sonra da Türkiye’ye güvenin.

2 İRAN VE ABD ÜZERİNE GAYRİNİZAMİ

SAPTAMA BİR

 İran bir tehdit ediyorsa, Trump bin tehdit ediyor. İran deliyse, Trump ondan daha deli... Üstelik bu iki deli, birbirlerini gördüklerinde çomaklarını da saklamaya hiç gerek duymuyor.

*

SAPTAMA İKİ

 İran’ın fanatikleri de ABD’nin fanatikleri de kıyameti zorluyor... Biri Mesih’i, diğeri Mehdi’yi arzuluyor. Ne diyordu Sezen şarkısında? “Seni gidi dilleri fitne fücur, kıyametin gelsin.” İnşallah yahu inşallah!

Kapanmış, bitmiş, eskide kalmış lüzumsuz bir tartışma: Türkçe ezan

MESİH VE TRUMP

DÜN bu köşede Hamaney’in paylaştığı “Hz. Hüseyin kucaklıyor Süleymani’yi” resmini yayınlamıştım.

Bu resme cevap, “İsa Mesih kucaklıyor Trump’ı” resmiyle geldi.

*

 “Yepyeni dünya düzeni” galiba bu...

*

Bu yepyeni düzenin arzuladığı süreç şöyle bir şey:

 Her şey daha da karışsın.

 Kıyamet kopsun.

 Kurtarıcı gelsin.

 Düşmanları tepelesin.

 Ortam bize kalsın.

İRAN YALANI

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı’yla telefonda konuşurken Kasım Süleymani için “şehit” demiş.

*

İran’ın iddiası bu...

*

Türkiye ise...

“Yok böyle bir şey... Şehit falan demedi” diyerek bu iddiayı yalanlıyor.

*

İran devlet aklı, biraz FETÖ aklı gibi çalışır.

Sonunda yalan olduğu ortaya çıkacak olsa bile yalandan algılar oluşturur.

*

Sonunda yalan olduğunun ortaya çıkmayacağını bilseler...

Erdoğan’ın Süleymani için...
“Yolu yolumuzdur” falan dediğini bile uydurabilirler.

O derecedir yani.

GERİ KALMA EMARELERİ

Lüzumlu lüzumsuz kornaya basılması...

Bitmeyen hayat tarzı tartışmaları...

Sokakta deve kesilmesi...

Doktorlara saldırılar...

Evler temiz tutulurken sokakların kirletilecek alanlar olarak görülmesi...

Bir tartışma sırasında asla “Olaya hiç böyle bakmamıştım, haklısınız” denmemesi...

Nezaketin zayıflık olarak algılanması...

Sürekli somurtuşlar...

Gülümsemeyişler...

“Lütfen” ve “Teşekkür ederim” demekten kaçınılması...

En demokratın bile içinde kocaman bir yobaz yatması...

Liyakatin esas alınmasından duyulan muazzam korku...

“Namus” dendiğinde akla sadece kadınların gelmesi...

İliklere kadar işlemiş rövanş alma hırsı...

Her kesimde asla terk edilmeyen şekilcilik...

Cübbeli’nin İbni Sina’ya ağzına geleni söylemesi...

YIRTARIZ

HEPİMİZİN tek derdi...

THY’nin bu yaz İbiza’ya doğrudan sefer koyup koymayacağı olsa...

Hepimiz milletçe yırtmış oluruz.

Kapanmış, bitmiş, eskide kalmış lüzumsuz bir tartışma: Türkçe ezan

SİBEL’İN İNTİHARI

SİBEL Ünli, İstanbul Üniversitesi öğrencisiydi. İntihar etti.

*

Sibel’in sosyal medya paylaşımlarına şöyle baktığımızda...

Parasızlık çığlığı var... Dış görünüşe yönelik iğrenç alayların kalpte açtığı yaralar var... İş bulma arzusu var... Küçümsenmenin ve ilgisizliğin acısı var... İnsanca yaşamak isteği var... KYK borcunun sırta yüklediği yük var... Yaşamaya değer bulunmayan hayata isyan var...

Yani var oğlu var.

*

Sibel’in intiharını...

İktidara vurmanın bir aracı haline getirmeden, sosyal medyada sergilenen iğrenç hoyratlıkları es geçmeden, intihar nedenlerinden sadece bir nedeni öne çıkarmadan, siyasi mücadelelerin malzemesi yapmaya kalkmadan...

Oturup derin derin düşünmeliyiz.

Samimi bir utanç duygusunu ihmal etmeden ama...

*

Devletinden hükümetine, rektöründen sivil toplum örgütlerine, komşulardan arkadaşlara...

Herkes ama herkes bu intihardan üzerine düşen sorumluluğunu almalı.

Sağır, kör ve dilsiz olmaya son vermeli.

X