Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarını dikkatle dinledim.

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair
Bakan Fahrettin Koca...

Semptom göstermeyenlerin hasta sayılmayacağını, bu nedenle 28 Temmuz’dan beri günlük veri tablosunda yer almadıklarını söylüyor.

*

Semptom göstermeyenleri “hasta” saymamak mümkün.

Çünkü semptom göstermeyenler hem sağlık sistemimize yük olmuyorlar, hem de gerçekten “hasta” özelliği taşımıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şurada:

Semptom göstermeyenler, yani hasta sayılmayanlar, hastalığı bulaştırıyorlar. Bulaştırma özellikleri söz konusu...

Verilerde yer almalarının, sayılarının bilinmesinin bu açıdan önemi var.

*

Günlük veri tablosunda “semptomlu hasta” bölümü olsun.

Hatta bu veriye özel önem de verilsin.

Ama aynı tabloda “semptomsuz vaka” bölümü de olsun.

*

Böyle bir yaklaşım, tüm tartışmaları bitirir diye düşünüyorum.

*

Türkiye’de sağlık sisteminin gücü, salgını karşılamaya fazlasıyla yetmişken... Ta en baştan beri güvenilir veriler söz konusuyken... Filyasyon uygulamasıyla son günlerdeki artış kontrol altına alınmışken...

Semptom göstermeyen vakaların sayısal verisinin ortaya konmaması, Türkiye’nin salgına karşı sergilediği başarısını gölgeleyebilir.

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

‘DÜNYA KAHVE GÜNÜ’ MÜNASEBETİYLE

Sıcak içecekler üstüne ne düşünürsünüz bilmem ama kahvenin mutlulukla bir ilgisi olmalı.

*

Bir tarikata girseydim, kesinlikle “kahve tarikatı”na girerdim.

*

Şu iki kokuyu çok severim: BİR: Yağmurdan sonra toprak kokusu... İKİ: Kuru Kahveci Mehmet Efendi’nin önünden geçerken duyduğum kahve kokusu.

*

Büyük fincanda Türk kahvesi... Deneyin. Tiryakisi olacaksınız.

*

Yaşadıklarımdan çıkardığım bir sonuç var: Filtre kahveyi iyi yapan bir kafenin her şeyi iyidir.

*

Geçenlerde orta kavrulmuş bir Guatemala kahvesi içtim. Hâlâ etkisi altındayım.

*

Yaşama sevincini sonuna kadar duyumsadığım an: “Dur ben sana bir kahve yapayım” dendiği an...

*

Espresso mu? Mırra mı? Vallahi mırra, billahi mırra...

*

Kahve fincanının yanına iliştirilen çikolata, lokum, minik kurabiye olayına biraz kılım. Zira kahvenin törensel direnişini kırıyorlar.

AZERİ DİYE BİR ŞEY YOK

“AZERİ” diye bir millet yoktur arkadaşlar. Azerbaycan coğrafyasında yaşayan Türkler vardır.

*

“Azerice” diye bir dil yoktur arkadaşlar. Türkçedir o Türkçe... Türkçenin Azerbaycan lehçesidir...

*

“Türki Cumhuriyetler” diye bir şey yoktur arkadaşlar... “Türk Cumhuriyetleri” diye bir şey vardır.

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

GORBİ’Yİ GÖRÜNCE

BENİM ilk gençliğimde Gorbaçov diye bir adam vardı.

*

Bütün haberlerde onun adı geçerdi. Bütün manşetlerde o vardı. ‘Glasnost’ kelimesini hepimize ezberletmişti. Uzun menzilli füze anlaşmalarının aranan adamıydı. Kafasında bir leke vardı, onunla dikkatimizi çekerdi. Onu televizyonda gördüğümüzde sıkılırdık.

*

Dün birden karşıma çıktı ilk gençliğimin bunaltıcı günlerini daha da bunaltan Gorbaçov...

Kilo almış, bayağı yaşlanmış.

“Sovyetler Birliği’ni korusaydık dünya daha güzel bir yer olurdu” falan türü bir şeyler söylemiş.

*

Bense Sovyetler’i, ‘glasnost’u falan zerre sallamadan...

14-15 yaşıma doğru bir yolculuğa çıktım.

*

Gözümün önünden geçenler şunlardır:

*

Ümit Besen’in “Bir başka rüzgâr eser bizim bu sahillerde” şarkısı yükselmekte her yerde... Elimizde şarkı listeleriyle kaset doldurtuyoruz plakçı dükkânlarında... Ersen ve Dadaşlar, polisleri öven şarkılar söylüyorlar. Akçay ve Erdek, Çeşme ve Bodrum’dan daha çok biliniyor... Doğdukları yerde ölenler var ve sayıca bayağı çoklar.

*

Kısacası Gorbi, beni renksiz, heyecansız, boğucu, bezdirici, bunaltıcı, rüyasız günlere götürdü.

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

ÇAĞRIŞIMLARIYLA TRUMP İLE BİDEN

Trump, Tom Amca... Biden, Sam Amca...

*

Trump hayta kayınço... Biden kibirli enişte...

*

Trump maraza çıkarıcı... Biden çirkinleşmeye yatkın...

*

Trump susmayan bir çene... Biden anti dinamizmin anıtı...

*

Trump kurnaz tilki... Biden durgun zekâ...

*

Trump macera dolu Amerika... Biden Arizona esnemesi...

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Hukukta reform olursa ne olur?

Umut devreye girer.

- Yüzler güler.

- Karamsarlığın yerini iyimserlik alır.

- Daha iyiye doğru yelken açılır.

- Tutuklayarak cezalandırma son bulur.

- Tutuklama istisna olur.

- Yabancı yatırımcıya güven verilir.

- Yabancı yatırımcıdan daha önemlisi: Vatandaşa güven verilir.

- Yatırımın önü açılır.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın Uğur’u... Dünyanın Özlem’i...

Uğur Hoca, tamam.

İyi ama bir de Özlem Hoca var.

*

Birini öne çıkarıp diğerini geri plana atmak hatta yok saymak... Gerçekten çok ayıp, gerçekten utanç verici.

*

“Dünyanın Uğur’u” manşetini atıp “Dünyanın Özlem’i” manşetini akıldan bile geçirmemek... Olacak iş değil.

*

- Uğur Hoca profesörse... Özlem Hoca da profesör.

- Uğur Hoca BioNTech’in sahibiyse... Özlem Hoca da sahibi.

Yazının Devamını Oku

Zabıtaya ve polise çağrı: Çekin elinizi gazeteden

Bizim gazetenin dağıtım servisinden fotoğraflar geldi elime...

Samsun’da zabıta ve polis, gazete dağıtıcısı avında.

Öyle bir sarmışlar ki motosikletiyle gazete dağıtan arkadaşımızın etrafını...

Sanırsın terörist avlıyorlar!



*

Yazının Devamını Oku

Biden gelecek bizim muhalefetin dertleri bitecek mi?

İddia ediyorum: Biden gelince...

Bizim iktidardan daha çok bizim muhalefetin işi zorlaşacak.

*

Örneklerle gidelim:

*

Biden, ABD Başkanı olarak...


Yazının Devamını Oku

Ah o parmağın tutuluşu

“Ağlamıyoruz, gözümüze toz kaçtı” diye yalan söyletti hepimize.

- “Milli umut” nedir, öğretti hepimize.

*

- “Hayat bir parmağa tutunmaktır” falan diye felsefe yaptırdı hepimize.

*

- “Elif bebeğin bırakamadığı o parmak olmak” isteği aşıladı hepimize.

*

- “Tuttuğun parmak değil kalbimiz oldu ey Elif” dedirtti hepimize.

*

Yazının Devamını Oku

Ölüm gelince ben hep şöyle yapıyorum

Hep en iyi şeylerini hatırlıyorum ölenin.

Kötü şeylerini hiç hatırlamıyorum.

*

Hep hayırla yâd etmeye çalışıyorum.

Hayırsızca yâd etmek istemiyorum.

*

Hep “İyi bilirdik” diye haykırıyorum.

Başka türlü haykırmak içimden gelmiyor.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk biz

Elazığ için nasıl yandıysak...

Ne eksik ne fazla...

Aynı öyle yandık İzmir için.

*



Henüz enkaz altında canlarımız varken...

Yazının Devamını Oku

Geçmiş olsun canım İzmir...

Yıkılan binalar.

Ortaya çıkan enkazlar.

Yükselen deniz.

Çaresizlikler.

Şehirden yükselen dumanlar.

Haykırışlar.

*

Hepsini yüreğimin en derinliklerinde hissettim.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk

Cumhuriyet Bayramı nedeniyle şöyle bir kolaçan ettim etrafı... Manzara-i umumiye şöyleydi:

Herkes mesaj paylaşıyordu coşkuyla...

Atatürk sevgisi yükseliyordu bütün mesajlarda...

Cumhuriyet’in fazilet olduğunda herkes hemfikirdi...

Eşitlik şarkıları dökülüyordu tüm dudaklardan...

Büyük şirketlerin şahane videoları dönüyordu her yerde...

Herkes kendi meşrebince kutluyordu bayramı...

Kayıtsız kalan neredeyse yok gibi bir şeydi...

Aykırılık, çıkıntılık yapan bile kalmamıştı...

Yazının Devamını Oku

Benim için Cumhuriyet

Demokrasiyle taçlandırıldığında tadından yenmez olandır CUMHURİYET.

Bir yoksulun, devletin en tepesine yönetici olabilmesidir CUMHURİYET.

*

Kastların, sınıfların, eşitsizliklerin çöp sepetine basket yapılmasıdır CUMHURİYET.

Babadan oğula geçen imtiyazlara nanik çekmektir CUMHURİYET.

*

Kandan, soydan, soptan geçen ayrıcalıkları yerlere çalmaktır CUMHURİYET.

*

Yazının Devamını Oku

Alo! Ben Meral Akşener! Bizim Buğra FETÖ’cü mü?

İYİ Partili Ümit Özdağ’ın Tarafsız Bölge’de yaptığı açıklamalara göre...

Olay şöyle cereyan etmiş:

Ümit Özdağ, Meral Akşener’e demiş ki: “Buğra Kavuncu FETÖ’cüdür.”

*

Meral Akşener, Ümit Özdağ’a şu karşılığı vermiş:

“Konuyu araştıracağım.”

*

Bir süre sonra...

Meral Akşener, Ümit Özdağ’a şöyle demiş:

Yazının Devamını Oku

Oh be! 40 gün sonra korona aşısı geliyor

Nihayet! Sonunda! Yaşasın! Yuppi! Heyyo!

 

Kurtuluyoruz koronadan!

40 güne kadar aşı geliyor aşı!

*

Osman Müftüoğlu Hoca’nın Sağlık Bakanı’na dayandırarak bugün Hürriyet’e yazdığı bu bilgi, tarihi bir bilgidir.

*

İlk kez tarih verilmiştir. İlk kez kesin konuşulmuştur. İlk kez altı çizilmiştir. İlk kez “Bu iş bitti” denmiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Nihat Hatipoğlu’ndan ne bekliyorsunuz ki?

Ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu, sokakta gezerken dört genç kızın bira içtiğini görmüş ve hayretler içinde kalmış.

Bunu da ifade etmiş.

*

Ortalık toz duman!

Vay efendim, nasıl olurmuş da Nihat Hatipoğlu, bira içen genç kızları gördüğünde hayretler içinde kalırmış.



Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ’a karşı İYİ Parti ne yapmalı

Ümit Özdağ ismi, İYİ Parti açısından sıradan bir isim değildir.

Kimdir Ümit Özdağ?

İYİ Parti’nin iki kurucusundan biridir.

İYİ Parti’de genel başkan yardımcılığı yapmıştır.

İYİ Parti’nin var oluşunun temel dayanaklarından biridir.

İYİ Parti’nin milletvekilidir.

İşte tam da bu nedenle...

İYİ Parti

Yazının Devamını Oku