GeriAhmet HAKAN Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

Zülfü Livaneli’ye göre...

- Ecevit solcu değil.

- Erdal İnönü solcu değil.

- İsmet Paşa zaten solcu değil.

- Atatürk’ün solla alakası yok.

*

Zülfü Livaneli, kimlerin solcu olmadığı konusunda hüküm vermeye öyle meraklı ki...

Sanırsın ki...

Kendisi Bolivya dağlarından az önce gelmiş sertlik yanlısı olmayan bir Tamil gerillasıdır.

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

*

İyi ama 1994 yılında...

Zülfü Livaneli, İstanbul’a belediye başkan adayı olduğunda ne olmuştu?

Hatırlayalım:

*

- Şehrin çeperlerinden, yoksul mahallelerinden, varoşlarından, gecekondularından, periferisinden... Yani solun doğal mıntıkası sayılması gereken yerlerden gelen tüm oyları Tayyip Erdoğan almıştı.

*

- Şehrin merkezinden, zengin semtlerinden, komprador kesimlerinden, tuzu kuruların olduğu yerlerden... Yani sağcı kapitalizmin doğal mıntıkası sayılması gereken yerlerden gelen tüm oyları Zülfü Livaneli almıştı.

*

Zülfü Livaneli’nin solculuğu da bu kadardır yani.

BİZİM ADAYI TELEVİZYONDA NİYE FAZLA GÖSTERİYORSUN?

Dava şuuru, siyasi partiler için olmazsa olmazdır.

*

Nedir dava şuuru?

*

- Bir oy fazla almak için çırpınmaktır.

- Partinin aday diye ortaya çıkardığı şahıs için var gücünle çalışmaktır.

- Partinin aleyhine olacak bir tutum almayı aklının ucundan bile geçirmemektir.

- Kişisel hırslarından arınmaktır.

- Partililerini yoldaş bilmektir.

- Hizipleşmemektir.

- İç çekişmelere enerji harcamamaktır.

- Bencillikten uzak durmaktır.

- Partideki kişisel ikbalini zerre kadar hesaba katmamaktır.

*

Benim CHP ile ilgili olarak ta en başından beri yaptığım bir saptama var:

*

“Bu partide bir dava şuuru yok” der dururum.

*

AK Parti dahil bütün partilerde bu şuurdan yoksun kimseler vardır tabii ki.

Ama CHP’de maalesef bu tür kişilerin sayısı çok fazla.

*

Ve yine CHP’de...

Dava şuurundan nasip almamış tipler, genelde genel başkan yardımcısı konumunu işgal etmektedirler.

*

Halk TV eski genel müdürü Şaban Sevinç, CNN Türk’te Tarafsız Bölge’de şöyle bir açıklama yaptı:

*

“Muharrem İnce cumhurbaşkanı adayıyken bazı CHP genel başkan yardımcıları beni arayıp ‘Neden İnce’nin mitinglerini bu kadar fazla gösteriyorsun? Başımıza bela mı edeceksin bu adamı?’ dediler.”

*

İşte bu açıklama...

CHP’deki dava şuuru eksikliğinin nirvanaya ulaştığının kanıtıdır.

SEVDİĞİM KOKULAR

- Haşlanmış süt mısırı kokusu...

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

- Beyaz çikolata kokusu.

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

- Yağmurlardan sonraki toprak kokusu.

- Matbaadan yeni çıkmış gazete kokusu.

- Yeni satın alınmış araba kokusu.

- Yeni yapılmış kahve kokusu.

- Ihlamur ağaçlarının kokusu.

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

KORKUNÇ BİR FOTOĞRAF

- Spartaküs filminde köle pazarı canlandırmasının fotoğrafı değil bu.

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

*

- Suçüstü yakalanmış darbeciler fotoğrafı da değil.

*

- Erşan Kuneri’nin yeni çekeceği film için seçme yapmasının fotoğrafı da değil.

*

Peki ya ne fotoğrafı? Best Model Türkiye final elemeleri fotoğrafı.

*

Her şeyi geçtim.

Bizim Kenan, Çağatay, Kıvanç falan da böyle bir elemeden geçip de mi geldi?

Hafazanallah! Hafazanallah!

DELTA PLUS

Ben Delta denmesine tahammül edemiyordum ki...

*

Şimdi de Delta Plus demeye başladılar.

Hasbinallah!

FATİH’İN İSTANBUL’U FETHETTİĞİ YAŞTAKİ TOSUNCUK

Arif Nihat Asya’nın Fetih Marşı şiirinin en meşhur dizesi şöyledir:

*

“Yürü hala ne diye oyunda, oynaştasın / Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.”

*

Bu kutlu şiir var ya bu kutlu şiir...

“Tosuncuk” adlı dolandırıcının dolandırıcılık günlerinde...

Kamuoyu önünde okunmuş ve Tosuncuk bu şiirle onurlandırılmıştır.

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

*

Bu şiire meftun olanların dövünmesi gereken bir realitedir bu.

X

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku