Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum?

“İmam hatip mezunları sapık, sahtekâr, ahlaksız olarak karşımıza çıkıyor” diyen Erol Mütercimler konusunda...

Bir imam hatip mezunu olarak benim ne diyeceğimi soranlar oldu.

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum

Konuyla ilgili olarak diyeceklerim şunlardır:

*

Erol Mütercimler ve onun gibiler, uzaktan bakıldığında...

Her türlü genellemeyi çok ayıp sayan aşırı medeni, aşırı kültürlü insanlarmış izlenimi verirler.

*

Fakat biraz yakınlarına sokulduğunuzda...

“Bu imam hatiplerin alayı sapık abi ya... Bu imam hatiplerin alayı sahtekâr abi ya...” falan diye konuşan bir hırtlık içinde debelendiklerini fark edersiniz.

*

Söz konusu imam hatip olunca...

Genelleme yapmak, medeniyetlerinden hiçbir şey eksiltmez Erol Mütercimler’gillerin...

Hiç ayıplanmazlar kendi mahalleleri tarafından.

Ne ayıplanması!

“Doğru dedin abim doğru dedin” diye sırtları sıvazlanır.

*

Kirli zihinlerinden geçirdiklerini kamu önünde dile getirmeyecek denli kurnazlıkları vardır tabii.

Ama bazen bir anlık dalgınlığa kapıldıkları da olur.

Ve kamu huzurunda kirli zihinlerinden geçirdiklerini ortaya döküverirler.

*

Sonuç?

İçinde bolca mırın kırın geçen bir özürle olayı kolayca savuştururlar.

*

Kendi mahallelerinden bir tek kişi bile çıkıp da...

“Yahu Erol, bu yaptığın nedir ya? Sen güya medeni adamsın... Güya okumuşsun... Güya kültürlüsün... Böyle genellemeler yapmak sana hiç yakışıyor mu? Yuh artık yani...” demez.

Onlar da böyle şeyler işitmeyeceklerine duydukları sonsuz güvenle ekranlarda ahkâm kesmeye devam ederler.

*

Olayın sağlamasını yapmak için tek bir soru soracağım:

*

Bu aşağılık genellemeyi Erol Mütercimler değil de sıradan bir hacı dayı yapsaydı... Bu aşağılık genellemenin muhatabı imam hatip değil de şöyle janjanlı bir mektep olsaydı... Nasıl tepkiler çıkardı ortaya?

*

Sözün özü şudur:

Erol Mütercimler yalnız değildir. Fazlasıyla kalabalıktır.

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum

DATÇA BELEDİYESİ’YLE İLGİLİ İKİRCİKLİ BİR YAKLAŞIMIM VAR

HER 9 Eylül’de olduğu gibi bu 9 Eylül’de de Datça Belediyesi’nin sosyal medya hesabından şu paylaşım yapıldı:

*

“Su soğuk ama girince alışıyorsun”.

Nikolaos Trikupis–Yunan İşgal Ordusu Başkumandanı

*

Tepkiler geldi hemen bu paylaşıma... “Sen nasıl CHP’li belediyesin? Yunan’ı denize dökme üzerinden espri yapmak hiç yakışıyor mu sana?” falan diye... Datça Belediyesi’nin sosyal medya hesabından acayip ironik cevaplar verildi bu tepkilere.

*

Benim bu konuyla ilgili görüşüm şöyle:

Belediye gibi kamusal hizmet üreten bir kurumun hesabından bu tür zevzekliklerin yapılmasını yadırgıyorum yadırgamasına ama bu durum Datça Belediyesi’nin sosyal medya hesabını yöneten arkadaş ya da arkadaşların süper ironik ve çok zeki olduklarını söylememe engel değil.

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum

GÜZEL ŞEYLER

Diyanet’in “Pandemi hastanesi yapılacaksa Heybeliada’daki yeri bırakmaya hazırız” açıklaması yapması...

*

Kılıçdaroğlu’nun “CHP uzun süredir iktidar olamadı. Bunun kabahati millette değil CHP’de” demesi...

*

Sosyal medyanın yaygınlaşması sonucu artık hayvanlara eziyet etme girişiminde bulunanların kırk kere düşünmek zorunda kalması...

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum

MEHMET ŞEF NEDEN ASABİ

VİDEOSUNU izledim:

“MasterChef” programının şeflerinden biri olan Mehmet Şef, yarışmacı Furkan kardeşimize yaptığı bir yemek nedeniyle mavi gökyüzünü dar etmiş. “Şef, şefim” diye öyle ağlamaklı oluyor ki Furkan... İçim parçalandı resmen.

*

Neden böyle yapıyor Mehmet Şef?

Neden olacak?

*

Programın formatı gereği...

Şeflerden birinin azıcık asabi takılması gerekiyor formata göre.

Bütün şeflerin sempati halesi yaydıkları yemek programını kim izler ki?

MERAK EDİYORUM

Bütün partilerin “parti okulu” var. Bu okullardan mezun olup da siyasette bir başarı kaydetmiş herhangi biri var mı? Çok merak ediyorum.

Ankara için bir ara neredeyse “Melihland” demeye başlamıştık. Acaba Ankara için “Mansurland” demeye başlayacak mıyız? Çok merak ediyorum.

“Gazeteler bitti ya” falan diye ağzını eğerek konuşan internetçiler, acaba haberlerinin büyük bölümünü gazetelerden aldıklarının farkındalar mı? Çok merak ediyorum.

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum

CHP’NİN ‘DİKİLİ AĞACI YOK’ DİYENLERE VERDİĞİ CEVAP

“CHP’nin dikili ağacı bile yok” diyorlar ya iktidar sözcüleri...

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bunu diyenlere cevap vermiş.

CHP’nin bu memlekete yaptığı hizmetleri anlatmış.

Tabii verdiği tüm örnekler 1930’lardan, 1940’lardan...

Ne yapsın? Doğru dürüst iktidar yüzü göremediler ki 1950’lerden bu yana...

Neyse... 

Kemal Bey, CHP’nin kuruluş yıldönümü nedeniyle CHP’nin yaptıklarını anlatırken hayli dişe dokunur hizmetler arasına bir hizmeti daha eklemiş.

Eklediği o hizmet şu:

“1930 yılında CHP, Galata Köprüsü’nün ücretsiz olmasını sağlamıştır.”

*

Hangi bağlama oturtursan oturt, hangi düzlemde söylersen söyle, hangi haklı gerekçen olursa olsun...

2020 yılında...

Galata Köprüsü’nün ücretsiz olmasını sağlamayı, önemli bir CHP hizmeti olarak sayarsan...

Ancak ve ancak “CHP’nin dikili ağacı yok” diyenlere esaslı bir malzeme vermiş olursun.

*

Valla billa eleştirmek için söylemiyorum, iyilik için söylüyorum:

Kemal Bey’in esaslı bir yaklaşım değişikliğine ihtiyacı var.

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum

DAYAN MUHİTTİN BAŞKAN

ANTALYA Belediye Başkanı Muhittin Böcek, uzaktan izlediğim kadarıyla tam bir halk adamı, her kesime açık...

Monoloğa değil diyaloğa yatkın, ideoloji değil hizmet odaklı, kasıntı değil mütevazı bir belediye başkanı...

*

Korona illetine yakalandı. Uzun bir süredir mücadele ediyor koronayla... Gelen haberlere bakıyorum: Bazısı umut veriyor, bazısı endişelendiriyor.

*

Buradan Muhittin Başkan’a sesleniyorum:

Dayan başkan, dayan! Yen şu illeti. Hepimiz senden gelecek iyi haberleri bekliyoruz.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Hiç utanmadan üstleniyorlar

Yangınlar çıktı.

- Börtü böcek, kurt kuş yandı.

- Ağaçlar kavruldu, yeşiller gri oldu.

- Doğayı simsiyah bir duman kapladı.

- Evler, ocaklar söndü.

*

“Ateşin Çocukları” adlı PKK’nın alçaklar sürüsü...

Yazının Devamını Oku

Bozulur bu ateşkes

Dikkatinizi çekti mi?

Şu ana kadar...

Şu koca yeryüzünde...

Bir tek kişi bile...

“Ermenistan haklıdır” demedi, diyemedi.

Putin’i, Macron’u, Trump’ı...

Hatta ve hatta Paşinyan’ı bile...

Böyle bir şey demedi, diyemedi.

Yazının Devamını Oku

GATA’nın meczubuna dair

Adı Ali Edizer...

GATA’da başhekim yardımcısı... Yaptığı paylaşımlar nedeniyle görevden alındı... Adam herkesin dilinde... Ben de şöyle bir baktım paylaşımlarına... Çok ilginç bir portre var karşımızda... Şöyle bir portre:

*

Adam, tam bir magazin düşkünü.

Ajda Pekkan’ın aşklarından falan söz ediyor.

*

Adam, tam kadın öfkesine maruz kalabilecek bir tip.

Eşini aldatan erkeklere, ikinci/üçüncü eş almayı öneriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Ayıptır ayıp

Bir sosyal medya hesabı var.

Palavracı bir hesap. Her tarafından pislik akıyor. Küfürler, hakaretler, kabalıklar, çirkinlikler falan.

*

Bu hesabın işi gücü Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili yalanlar uydurmak.



“Ali Erbaş şöyle dedi”

Yazının Devamını Oku

300 cihatçı palavrası 300 Spartalı’dan esinlenme mi?

Azerbaycan’a 300 cihatçı gitmiş.

 

Batı basını bunu yazıyor. Macron bunu söylüyor. İçimizden bazıları da buna sarılıyor.

*

“300 cihatçı gitti... Türkiye gönderdi...” deyip duruyorlar.



Yazının Devamını Oku

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarını dikkatle dinledim.

Bakan Fahrettin Koca...

Semptom göstermeyenlerin hasta sayılmayacağını, bu nedenle 28 Temmuz’dan beri günlük veri tablosunda yer almadıklarını söylüyor.

*

Semptom göstermeyenleri “hasta” saymamak mümkün.

Çünkü semptom göstermeyenler hem sağlık sistemimize yük olmuyorlar, hem de gerçekten “hasta” özelliği taşımıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şurada:

Yazının Devamını Oku

‘Orada ne işimiz var’ sorusunun cevapları

Azerbaycan’da şöyle bir işimiz var:

 

Aynı dili konuştuğumuz kardeşlerimizin topraklarına bir saldırı düzenlendi. Kardeşlerimiz vatan savunmasında. Bizim de onların yanında olmak gibi bir insanlık görevimiz var. İşimiz budur.



*

Libya’da şöyle bir işimiz var:

Yazının Devamını Oku

Mazlum Azerbaycan’ın yanındayım

Bir Azerbaycan duyarlılığım yoktu benim eskiden.

 

Bakü’ye son gittiğimde oluştu bu duyarlılık bende.

Dükkânlarında alışveriş yaptım, sokaklarında dolaştım, insanlarıyla konuştum, havasını kokladım.

*

Ve şunu fark ettim:


Yazının Devamını Oku

İki adam ve yapılması gereken iki şey

Birinci adam... Dar paçalı maganda

ÜSTÜ açık arabasını yol kenarına çekmiş. Arabanın önüne oturmuş. Mehter Marşı’nı açmış. Silahı ateşliyor. Silah ateşlenirken de arabada bayrak beliriyor.



*

Bu dar paça pantolonlu magandayla ilgili yapılabilecek iki şey var:

*

Yazının Devamını Oku

Kobani gözaltıları ve iki soru işareti

Kobani olayları dediğimiz olaylarda...

- 37 kişi öldü.

- 761 kişi yaralandı.

- 131 sokak olayı yaşandı.

- 197 okul yakıldı.

- 269 kamu binası tahrip edildi.

- 731 ev ve işyeri yağmalandı.

- 1230 araç kullanılamaz hale getirildi.

*

Yazının Devamını Oku