Askeri casusluk ve gazetecilik

Gazeteciler Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel’in askeri casusluk suçlamasıyla gözaltına alınmasıyla ilgili düşüncelerimi yazıyorum:

“Askeri casusluk” iddiası, çok ama çok ciddi bir iddia...

Vatana ihanetin en üst noktası...

Daha ötesi yok!

Askeri casusluk ve gazetecilik

İşte tam da bu nedenle böyle bir iddianın altının çok sağlam kanıtlarla doldurulması şart...

Hangi askeri belge, nereden temin edilmiş?

Belgeler hangi düşman kuvvetlere verilmiş?

Hepsinin tek tek ortaya konması ve bütün kuşkuların ortadan kaldırılması gerekir.

*

İki gazeteciyle ilgili olarak...

Polis ve savcılığın yürüteceği soruşturmaları ve süreci hep bu açıdan takip edeceğim.

Bakalım dört günlük gözaltı süresinden nasıl bir sonuç çıkacak?

Askeri casusluk ve gazetecilik

İŞTE BUDUR KEMAL BEY

PARTİSİNİN il başkanlarına konuşmuş CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu.

*

İl başkanlarına şöyle demiş:

*

“‘Mahvolduk’ demeyin. ‘Perişan olduk’ demeyin. ‘Türkiye elden gidiyor’ demeyin. Bunları demek yerine ‘Türkiye bütün bu sorunları aşma kapasitesine sahiptir’ deyin. ‘Türkiye bölgenin en güçlü devletidir’ deyin.”

*

Hep dedim, hep yazdım.

Umutsuzluk vermeyin... Umut verin” diye.

“Çözümsüzlük fikrini aşılamayın... Potansiyele işaret edin” diye.

“Hükümet eksenli yaklaşmayın... Türkiye eksenli yaklaşın” diye.

*

“Yazıyoruz, söylüyoruz ama boşuna” diye düşünüyordum.

Kemal Bey’in partisinin il başkanlarına söylediği bu sözleri okuyunca...

Demek ki o kadar da boşuna değilmiş demeye başladım.

KAMPLAŞMA BELASINI PARAMPARÇA ETMEK İÇİN YAPILABİLECEK ŞEYLER

Umreciler bir kampanya düzenleyip “Bizim de eğlenceci arkadaşlarımız var” diyebilirler. Eğlenceciler de “Bizim de umreci akrabalarımız var” şeklinde bir karşı kampanyayla buna cevap verebilirler.

*

AK Partililer, CHP’li akrabalarıyla yaptıkları sohbetlerden fotoğraflar paylaşabilirler. CHP’liler de AK Partili akrabalarıyla yaptıkları muhabbetlerden fotoğraflar paylaşarak buna cevap verebilirler.

*

Camide mesafeyi ayarlamak için elindeki metreyi kullanan dindar amca ile Nişantaşı’nda maskesiz dolaşanlara ayar üstüne ayar veren seküler teyze birlik olup “Şuursuzlara karşı direniş” hareketi başlatabilirler.

DOĞU PERİNÇEK DE DOĞU PERİNÇEK

AHMET Davutoğlu’nun hükümet eleştirilerinin odaklandığı tek bir nokta var:

Doğu Perinçek!

*

Sürekli ama sürekli aynı şeyi tekrarlayıp duruyor Davutoğlu:

“Doğu Perinçek 28 Şubat’çıdır. Ve bu iktidar Doğu Perinçek’i sevmektedir.”

*

Oysa işin aslı şöyle bir şeydir:

*

Bu iktidarın Doğu Perinçek’i sevmesinden ziyade... Doğu Perinçek’in bu iktidarı sevmesi söz konusudur.

*

Doğu Perinçek, bu iktidarla kendisinin bir direniş cephesi oluşturduğunu düşünmekte... Hatta ve hatta “arayı bozmamak” için çaba sarf etmektedir.

Bunu da açık açık ifade etmektedir.

*

İktidar cephesinin ise Doğu Perinçek karşısında...

Böyle bir hassasiyeti olduğuna dair tek bir kelimesi bile yoktur.

Askeri casusluk ve gazetecilik

AYASOFYA OY İÇİN Mİ GÜNDEME GETİRİLİYOR?

GENİŞ muhalefet kesimlerinin Ayasofya’nın camiye çevrilmesi meselesine genel yaklaşımı şöyle:

“Bütün bunlar oy için.”

*

Oysa hakikat şudur:

Ayasofya’nın camiye çevrilmesiyle gelecek olan oylar, zaten AK Parti’nin ve MHP’nin oylarıdır.

*

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan korkusu mu dediniz?

İkisini de o kadar ciddiye aldıklarını sanmıyorum.

*

İYİ Parti’ye yönelik bir atılım mı dediniz?

İYİ Parti tabanı, kültürel ve sosyolojik olarak “Ayasofya’yı açtılar, ben AK Parti’ye ya da MHP’ye döneyim” diyecek türde bir taban değil.

*

Genç kuşakları etkileme stratejisi mi dediniz?

Genç kuşakların Ayasofya konusunu mesele ettiğini düşünmüyorum.

*

AK Parti’den oylar gitmesin taktiği mi dediniz?

İyi ama Ayasofya için AK Parti’de kalacak olanlar, zaten AK Parti’den gitmeyecek olanlardır.

*

Peki olay nedir?

Neden Ayasofya’yı gündeme getiriyorlar.

Amaçları ne?

*

Bence olay şudur ve şundan ibarettir:

*

Tarihsel ve kültürel bir kazanım elde etmeye çalışıyorlar.

Askeri casusluk ve gazetecilik

ŞAHSA ÖZEL ÜÇ ÖNERİ

COŞKUN SABAH’A: Kaç paran olduğundan, kaç dairen olduğundan kamuoyu önünde söz etmemeyi öğrenecek yaşı çoktan geçmedin mi Coşkun Sabah... Lütfen... Lütfen ama. Seni ben pek çok severim, bilirsin.

Askeri casusluk ve gazetecilik

NUSRET’E: Bir İngiliz atasözü şöyle der: “Sosis ve politika halkın gözü önünde yapılmaz.” Etleri pişir ama etlerin nasıl elde edildiğine dair fotoğraf paylaşma... Zaten çok düşmanın var. İyice nefret objesi haline gelme bari.

Askeri casusluk ve gazetecilik

ENGİN ALTAN’A: Ertuğrul Gazi diye senin büstünü yapmış Ordu Belediyesi... Fakat eleştiriler üzerine büste “Bizimle değilsin” demeye karar vermişler. Hemen git, o büstü al. Ve evinin salonuna koy. Torunlarına gösterirsin.

YOK ARTIK

BİR arkadaşım şöyle dedi:

“Ben ekranlara çıkan hocaların gündemden düşmemek için pandemi meselesini abarttıklarını düşünüyorum. Sıfır vaka bile olsa bu hocalar, ‘Maske takın, mesafeye dikkat edin’ falan demeye devam edecekler.”

*

Çevremi şöyle bir yokladım.

Ohooo! Böyle düşünen düşünene!

*

Hepsine verdiğim cevap aynı oldu:

“Sizler kirli zihinlisiniz ve fesat dolusunuz.”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Reform ve Arınç üzerine özlü sözler

Reform işi, Bülent Arınç’a feda edilmeyecek kadar ciddi bir iştir.

 

- Reform, Bülent Arınç’ı fersah fersah aşmak zorundadır.

*

- Reform, diş macunu gibidir... Bülent Arınç onu tüpe sokamaz.



Yazının Devamını Oku

Bülent Arınç yüzünden reformlar baltalanmasın

Bülent Arınç için şunları yazdım önceki gün:

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Diyeceksiniz ki:

*

E ama

Yazının Devamını Oku

Reformdan sonra şimdi de Avrupa

Cumhurbaşkanı Erdoğan, reform bombasının ardından şimdi de Avrupa bombasını patlattı.

 Söylediği en net şekilde şu:

*

“Kendimizi başka yerde değil Avrupa’da görüyor ve geleceğimizi Avrupa ile birlikte kurmayı tasavvur ediyoruz”.

*

Erdoğan’ın sözleri, bununla sınırlı değil.

Çekincelerini de sıralıyor:

*

“Avrupa’nın bize verdiği sözleri tutmasını, ayrımcılık yapmamasını, en azından ülkemize yönelik aleni düşmanlıklara alet olmamasını bekliyoruz”.

Yazının Devamını Oku

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

Bülent Arınç...

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Ama durumun böyle olması...

Bülent Arınç’ın söylediklerinin doğru olduğu gerçeğini değiştirmez.

Yazının Devamını Oku

Biat, itaat, ram

Ekranlardan birinde yapılan bir siyasi tartışmanın kısa bir videosunu izledim.

İzlediğim bölümde tartışmacılardan biri, programa katılan iktidar muhaliflerine şöyle bağırıyordu:

*

“Erdoğan’a itaat edeceksiniz. Erdoğan’a biat edeceksiniz. Erdoğan’a ram olacaksınız.”

*

Bunu söyleyen tartışmacı arkadaşımız...

“Erdoğan, bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Onu cumhurbaşkanı olarak tanımak, demokrasiye saygının gereğidir” deseydi.

Kimsenin itiraz edemeyeceği demokratik bir ilkeyi anımsatmış olacaktı.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan işte budur bundan ibarettir

Ali Babacan, AK Parti hükümetinin bakanı olarak...

Gezi Parkı davalarında “mağdur” sıfatıyla şikâyetçi olmuş.

Bugünlerde çok demokrat, aşırı liberal, fena özgürlükçü takılıyor ya...

Kendisine “Sen niye Gezi olaylarında davacı olmuştun?” diye sorulduğunda...

Şu cevabı vermiş:

*

“Ben davacı değildim, şikâyetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi. Araştırdım, davadan çekilmek kanunen mümkün değildi. İşte bugün buradan savcılara sesleniyorum: Ben bu davanın mağduru değilim. Silin benim adımı.”

*

Yazının Devamını Oku

Yeni gündem: Reform

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde sürekli şu üç şeyin altını çiziyor:

 

BİR: Hukukta reform... İKİ: Demokraside reform... ÜÇ: Ekonomide reform...

*

Üç alanda yapılacak reformlar, yeni dönemin en önemli tartışma konusu...

*

- İnandırıcı bulmayabilirsiniz.

- Gecikmiş bir yöneliş olarak nitelendirebilirsiniz.

- İçinin nasıl doldurulacağını sorgulayabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Hukukta reform olursa ne olur?

Umut devreye girer.

- Yüzler güler.

- Karamsarlığın yerini iyimserlik alır.

- Daha iyiye doğru yelken açılır.

- Tutuklayarak cezalandırma son bulur.

- Tutuklama istisna olur.

- Yabancı yatırımcıya güven verilir.

- Yabancı yatırımcıdan daha önemlisi: Vatandaşa güven verilir.

- Yatırımın önü açılır.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın Uğur’u... Dünyanın Özlem’i...

Uğur Hoca, tamam.

İyi ama bir de Özlem Hoca var.

*

Birini öne çıkarıp diğerini geri plana atmak hatta yok saymak... Gerçekten çok ayıp, gerçekten utanç verici.

*

“Dünyanın Uğur’u” manşetini atıp “Dünyanın Özlem’i” manşetini akıldan bile geçirmemek... Olacak iş değil.

*

- Uğur Hoca profesörse... Özlem Hoca da profesör.

- Uğur Hoca BioNTech’in sahibiyse... Özlem Hoca da sahibi.

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ ile Muharrem İnce arasındaki farklar

İkisi de partisinden memnun değil.

İkisi de yaptıkları açıklamalarla olay oluyor. İkisiyle de Tarafsız Bölge’de konuştum. Edindiğim izlenimlere göre aralarında şu türden farklar var:

*

- Özdağ tepeden tırnağa ideolojik. İnce popülaritenin altın çocuğu.



*

Yazının Devamını Oku

On maddede Kamala Harris’i yazdım: Kurgulasan olmaz

Birinci olarak... Kadın... Oradan zaten kazanıyor.

- İkinci olarak... Babası Jamaikalı. Bu yanıyla hem Güney Amerika’ya selam çakıyor, hem de siyahlara.

*

- Üçüncü olarak... Annesi Hindistanlı. Bu yönüyle koskoca Asya’yı alıyor kanatlarının altına.



*

Yazının Devamını Oku

Zabıtaya ve polise çağrı: Çekin elinizi gazeteden

Bizim gazetenin dağıtım servisinden fotoğraflar geldi elime...

Samsun’da zabıta ve polis, gazete dağıtıcısı avında.

Öyle bir sarmışlar ki motosikletiyle gazete dağıtan arkadaşımızın etrafını...

Sanırsın terörist avlıyorlar!



*

Yazının Devamını Oku

Biden gelecek bizim muhalefetin dertleri bitecek mi?

İddia ediyorum: Biden gelince...

Bizim iktidardan daha çok bizim muhalefetin işi zorlaşacak.

*

Örneklerle gidelim:

*

Biden, ABD Başkanı olarak...


Yazının Devamını Oku

‘Riskli binalarda oturmayın’ diyen çok sayın yetkili

Vatandaşlarımıza “Riskli binalarda oturmayın” diyorsunuz çok sayın yetkili bey.

Tamam... İyi diyorsunuz.

Tamam... Güzel diyorsunuz.

*

Ama çok sayın yetkili bey, bu insanlar, keyifleri öyle istediği için riskli binalarda oturmuyorlar ki!

“Amaaan şimdi taşınma sorunuyla falan kim uğraşacak abi” diyerek riskli binalarda oturmaya devam etmiyorlar bu insanlar.

Yahu kim ister en küçük bir depremde enkaza dönüşecek bir binada çoluk çocuk oturmayı? Yahu kim ister enkaz altında can vereceğini bile bile o binalarda oturmaya devam etmeyi?

Niye anlamıyorsun

Yazının Devamını Oku

Ah o parmağın tutuluşu

“Ağlamıyoruz, gözümüze toz kaçtı” diye yalan söyletti hepimize.

- “Milli umut” nedir, öğretti hepimize.

*

- “Hayat bir parmağa tutunmaktır” falan diye felsefe yaptırdı hepimize.

*

- “Elif bebeğin bırakamadığı o parmak olmak” isteği aşıladı hepimize.

*

- “Tuttuğun parmak değil kalbimiz oldu ey Elif” dedirtti hepimize.

*

Yazının Devamını Oku

Ölüm gelince ben hep şöyle yapıyorum

Hep en iyi şeylerini hatırlıyorum ölenin.

Kötü şeylerini hiç hatırlamıyorum.

*

Hep hayırla yâd etmeye çalışıyorum.

Hayırsızca yâd etmek istemiyorum.

*

Hep “İyi bilirdik” diye haykırıyorum.

Başka türlü haykırmak içimden gelmiyor.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk biz

Elazığ için nasıl yandıysak...

Ne eksik ne fazla...

Aynı öyle yandık İzmir için.

*



Henüz enkaz altında canlarımız varken...

Yazının Devamını Oku

Geçmiş olsun canım İzmir...

Yıkılan binalar.

Ortaya çıkan enkazlar.

Yükselen deniz.

Çaresizlikler.

Şehirden yükselen dumanlar.

Haykırışlar.

*

Hepsini yüreğimin en derinliklerinde hissettim.

*

Yazının Devamını Oku