GeriAdnan KAYA Kalp tamircisi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kalp tamircisi

O şu anda bırakın Türkiye’yi, dünyanın sayılı hekimlerinden. Özellikle kapalı yöntemle kalp kapakçığı ameliyatı konusunda tartışmasız 1 numaralar arasında! Bir başka deyişle, katater yöntemiyle aort kapağı takılması (Transcatheter Aortic Valve Implantati-TAVI) yönteminin Türkiye’deki tek eğitimcisi. Halen görev yaptığı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ni, yaşlı ve ameliyat olması riskli hastaları kapalı yöntemle kasık damarından girerek kalp kapaklarını değiştirerek, tamir ederek bir referans merkez haline getiren isim. Aynı zamanda 1 günde yüksek riskli 5 hastanın kalp kapakçığı ameliyatını kapalı yöntemle yaparak Avrupa rekoruna imza atan ve bununla yetinmeyip çıtayı daha yukarılara taşıma sözü veren ekibin başı. Gerektiğinde 24 saat uyumadan, 48 saat de yoğun bakımda takip ederek şifa oldukları hastalarının sayısını artık kendisi bile hatırlamıyor. İçlerinde Türk’ü de var, Katarlısı da... Bir gün İzmir’de, bir gün İstanbul’da, bir gün yurt dışında. Özetle, hasta neredeyse orada. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dayimi Kaya, sadece hastaları sağlığına kavuşturmuyor, aynı zamanda sürekli diğer üniversitelerin tıp fakültelerine gidip meslektaşlarına son gelişmeler hakkında bilgilendiriyor, teorik ve uygulamalı eğitimler veriyor. Genç yaşında profesör olmasına rağmen hala bilgiye aç, inanılmaz araştırmacı, titiz, heyecanlı. Zor ve yorucu bir mesleği yapmasına rağmen bir o kadar da mütevazı. Öyle ki, abartısız kapısı herkese açık. Ve en önemlisi... İyi doktorluğun en önemli anahtarı kabul edilen ‘empati’yi (kendinizi karşınızdakinin yerine koyabilmek) başarabilen hekimlerden. Bunda üniversite 4’üncü sınıftayken kalp krizi geçiren babasının, geçmiş olsun için gelen arkadaşlarına söylediği, “İyi değilim çocuklar. Bu doktorlar beni anlamıyor. İyi bir kalp hekimi en az bir kere kalp krizi geçirmiş olmalı !” sözünün de sanırım etkisi büyük. Hekimin yüz ifadesinin hastayı ne kadar yaralayabileceğini, ameliyatın nasıl geçtiğinin reçeteye yazılan ilaçtan ibaret olmadığını iyi biliyor ve ona göre davranıyor. Hasta ve hasta yakını psikolojisini de iyi biliyor. Bu arada, Dayimi Hoca’yı ‘sıradışı’ yapan bir başka özelliği ise sınıf arkadaşı göz hekimi Prof. Dr. Sait Eğrilmez’le birlikte zaman zaman ellerinde bağlamaları tıp fakültelerini dolaşıp doktor adaylarının, ‘Nasıl daha iyi hekim oluruz?’ sorusuna cevap bulmalarına yardım etmesi. Bunların yanı sıra karnıyarığa bayılıyor. Balık kokoreçi ünlü. Sıkı Galatasaraylı. Böğürtlen yetiştiriyor. İkizler burcu. Güvercin beslemek istiyor. Başarılı bir hekim ama çocukluk hayali uçak mühendisliği.

Kalp tamircisi

KİMDİR?

Adı ve soyadı: Dayimi Kaya
Doğum yeri ve yılı: Eskişehir, 1969
Eğitimi: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
İşi: Kardiyoloji uzmanı
Burcu: İkizler
Medeni durumu: Fakülteden sınıf arkadaşı Gamze Çapa Kaya ile evli. Aslı (12) ve Eda (9)adında iki çocuk babası

Kalp tamircisi

HAYAT FELSEFESİ

Ailem ve sağlık benim için her şeyin önünde gelir. Aynı zamanda iş ve yakın çevremde ‘iyi bir insan’ olarak anılmak isterim.

Kalp tamircisi

OTOMOBİL

Ruh halimle ilintili

* İlk arabam 1995’te aldığım 90 model kırmızı bir Honda Civic’ti. Şimdi 1992 model gümüş renkli Buick Roadmaster’ım var. Otomobilimi kendim kullanırım ve büyük keyif alırım. Araba seçimimi o dönemdeki ruh halim ve hayata bakış açımı da içeren pek çok gereksinimime karşılık verip vermemesi belirler. Bir otomobilde güvenlik ve dayanıklılığın en önemli iki özellik olduğunu düşünüyorum. Akıcı trafikten hoşlanırım. Dikkatli ve kurallara çok önem veren bir sürücüyüm.

BESLENME

Hastane yemekleri güzel

* Klasik kahvaltıdan hoşlanırım. Tereyağı, peynir ve bal benim için önemli. Bazı günler de evde yaptığımız yoğurdun kaymağını yemek hoşuma gider. Öğlenleri hastanede olduğum sürece yemekhanede ne çıkarsa ondan yerim. Yemeklerimiz güzeldir bu arada... Akşamları ailece sağlıklı yapılmış klasik ev yemeklerini tercih ederiz. Ara öğün olarak kuru yemiş tüketirim. Aslında yemek seçmem. Ancak hakkının verilerek pişirilmesini isterim. Yine de en sevdiğim lezzetlerde ilk sırayı balık, ikinci sırayı ise karnıyarık alır. Mutfağa girmeyi severim. Dana eti ile yaptığım yahni ve balık kokoreçim beğenilir.

Kalp tamircisi

MEKAN

Samimiyet de çok önemli

* Lezzeti ön planda tutan her yeri severim, sonuçta yemek yemeye gidiyoruz. Dalyan Körfez Restoran, Salonis, Sipari, Ciğerci Zarif ve Nazilli Et Lokantası İzmir’de en favori mekanlarım arasında gelir. Gittiğim mekanda lezzet, samimiyet ve tabii ki temizlik ararım.

SPOR

Bol bol doğada yürüyorum

* İstediğim kadar sık olmasa da spor yapıyorum. Ne mi yapıyorum? Bol bol doğa yürüyüşü. Sporda en büyük başarım bir tatil köyündeki mini futbol turnuvasında şampiyonluk. Sıkı bir Galatasaray taraftarıyım. Masa tenisi oynamayı severdim, özlüyorum.

TATİL

1 ay zorunlu ışın iznim var

* Yılda 1-2 kez tatile çıkarım. 30 gün zorunlu tatilim var. ‘Işın izni’ olarak geçer. Yurt içinde Çeşme en sevdiğim yer. Yurt dışında ise yeni yerler keşfetmek için kısa turlardan hoşlanırım. Tatil benim için kafa boşaltma, kitap okuma ve başka konularla ilgilenme fırsatı anlamına geliyor.

Kalp tamircisi

HOBİ

Bağlama çalmak büyük keyif

* Bağlama çalmak, akvaryumculuk, balık tutmak, meyve bahçemle ilgilenmek en büyük hobilerim. Kendimi geliştirebileceğim ve yeni şeyler öğrenebileceğim kitapları okumayı da severim. Ruh halime göre her türlü müzikten hoşlanırım. Konser, sinema, tiyatroda eşim çok mahir. Dolayısıyla ona tabi oluyorum.

KARİYER

Uçak mühendisi olmak isterdim

* İzmir Balçova Ertuğrul Gazi İlkokulu, Balçova Lisesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okudum. Uzmanlığımı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda yaptım. 2004’te doçent, 2010’da profesör oldum. Özel Ege Sağlık Hastanesi, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştım. Halen Dokuz Eylül Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapıyorum. Çocukken uçak mühendisi olmak isterdim. İlk paramı askerliğimi uzman tabip olarak yaptığım Diyarbakır’da muayenehane açtığımda kazandım.

MODA

Spor giyinmekten hoşlanıyorum

* Modayı çok fazla takip etmem. Genelde spor giyinmeyi severim. Renk tercihim mavi, lacivert ve gri tonlar. Kıyafetlerimi ya kendim ya da eşimle beraber alırım.

TEKNOLOJİ

Meslek itibariyle aram iyi

* Bizim meslekte teknolojiyle aranız iyi olmak zorunda. Sosyal medyayı aktif kullanacak zamanım olmadığı için hesap açmıyorum.

SEVİMLİ DOSTLAR

Güvercin beslemeyi özledim

* Hayvanları çok severim ancak zaman ayırmam mümkün değil. Ama akvaryumlara bayılırım. Güvercin beslemeyi özlüyorum. Eskiden çok beslerdim.

ASTROLOJİ

İkizlerim, hızlı karar veririm

* Burcum ikizler. Çok ilgili değilim. Ama gazetede şöyle bir bakmadan da geçmem. İkizler hızlı karar verir diye biliyorum. Doğruysa bana uyuyor.

X

Cevap hakkına saygım sonsuz/3

GELELİM, Ayvalık Zeytin Hasat Festivali’ne...

 

14’üncüsünde sanırım sıkıntı yok.
İşin mali süreci ATOLAB üzerinde yürüyor ve kasaya 94 milyon 907 bin 17 TL giriyor.
Belki de ipleri koparma noktasına getiren 15’inci festivalle ilgili gelişmeler ise 9 Temmuz 2019’da ATO Yönetim Kurulu’nda ‘Çeşitli Konular’ başlığında alınan 437 nolu kararla başlıyor.
O gün yapılan toplantıda Ayvalık Uluslararası Hasat Günleri’nde zeytin, zeytinyağı ve turizm komitelerinin birlikte çalışmasına, bunların en kısa zamanda toplanıp bir yol haritası çıkarmasına ve organizasyon komitesi oluşturulmasına karar veriliyor.
Ve bu oybirliğiyle alınıyor.
31 Temmuz 2019’daki ATO Meclisi’nde söz konusu komitede yer alacak 14 isim (ki, bunlara Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Ziraat Odası’nın bildireceği isimlerin de ekleneceği belirtiliyor) belirleniyor.

Yazının Devamını Oku

Cevap hakkına saygım sonsuz/2

AYVALIK dosyamıza bugün de kaldığımız yerden devam ediyoruz.

ATOLAB A.Ş.’den gelen yazıda şöyle diyordu:
“ATOLAB A.Ş.’nin ana gelir kalemi hologram satışından elde edilmektedir. Bu kalemin gelirlerinde zaman içinde gerileme olduğu doğrudur. Bunun sebebi de Ayvalık zeytinyağı coğrafi işareti yönetiminin ve denetiminin, tescil sahibi kuruluşun tek yetkilisi ve hukuki sorumlusu olduğunu söyleyen kişi tarafından düzgün olarak yapılmamasıdır.”
“Sebebi” bölümünden önce ana gelir kalemine bir parantez açmakta fayda var sanırım.

‘GELİR’ KONUSUNA BAKARSAK
Ayvalık’ta yıllardır bu işi yapan üreticilerden öğrendiğim kadarıyla, ilçe sınırlarında 2 milyon zeytin ağacından her yıl ortalama 4 bin 500 ton yağ elde ediliyor. Ki, bunun 3 bin tonu natürel sızma.
Fiyat bugün 27 TL (litrede değil, kilogramda).
Litresi ortalama 45 TL’den satılıyor.

Yazının Devamını Oku

Cevap hakkına saygım sonsuz/1

ATOLAB A.Ş. Yönetim Kurulu adıyla, imzasız ve şahsi bir mail hesabından bilgilendirme notu aldım.

Objektif ve tarafsız yayıncılık gereği bu görüşlere yer verirken birer parantez açarak düşüncelerimi de paylaşmak istiyorum.
“Sayın Adnan Kaya, 16 Ocak’ta ‘Ayvalık’ta neler oluyor?’ başlığıyla yapmış olduğunuz haberi incelemiş bulunmaktayız. Öncelikle belirtmek isteriz ki, Ayvalık Ticaret Odası kayıtlı 11 yönetim kurulu üyemizin 7’si zeytinyağı marka sahibi sektör üyesinden, 4’ü de ticari faaliyette bulunan iş adamlarından oluşmaktadır. Yapmış olduğunuz haberde tarafınıza ulaştırılan birçok hatalı bilgi bulunmaktadır” deniliyor.
Ve şu örnekler veriliyor:
* Ayvalık Ticaret Odası’nın marka tescili hakkında bilgilendirilmediği: ATOLAB A.Ş. yönetim kurulunun, yönetim kurulu başkanı dahil 3 üyesi, Ayvalık Ticaret Odas’nın 7 kişilik yönetim kurulunun üyesidir. ATOLAB A.Ş. yönetim kurulunda alınan kararlar Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu’nda görüşülmüş, kendilerine konu hakkında sözlü ve yazılı bilgi verilmiştir. Ekte bulunan karar fotokopileri de bunun ispatıdır.
(Bana gönderilen iki karar metni var. Biri 12 Kasım 2019 tarihli. 4’üncü maddede, (aynen) “Ayvalık Sızma Zeytinyağı ATOLAB marka tescilinin alınmasına karar verilmesi. Ayvalık Zeytinyağı ATOLAB marka tescil başvurusunun yapılmasına” diye yazıyor. 20 Mart 2020 tarihli olanın 9’uncu maddesinde ise, (aynen) “Türk Patent Enstitüsü’ne ATOLAB adı ile zeytinyağı marka tescili için yapılan başvuru hakkında bilgi verildi” cümlesi yer alıyor. İlkinin en üstünde, (aynen) “ATO Laboratuvar Hizmetleri Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Toplantısı”, ikincisinin en üstünde de, (aynen) “ATO Laboratuvar A.Ş. Yönetim Kurulu Toplantı Tutanağı” ibareleri mevcut. Yani bilgilendirme ATO Yönetim Kurulu’na veya ATO Meclisi’ne değil, ATOLAB Yönetim Kurulu’na yapılmış. ATOLAB Yönetim Kurulu’nun aldığı kararın zaten imzaları ve bilgileri olması gereken ATOLAB Yönetim Kurulu üyelerine yapılmasını pek anlayamadım. Acaba alınan kararlar ve yapılan işlerden üyelerin de mi sonradan haberi oldu?)
* Zeytinyağı marka tescili yapıldığı: ATOLAB A.Ş. ekte yer alan TÜRK Patent Kurumu’nun tescil beyanında görüldüğü üzere kendi şirket adını ve logosunu tescil ettirmiştir.
(Buna dair gönderilen belgede başvuru tarihinin 13 Mayıs 2020, tescil tarihinin 11 Aralık 2020, tescil yayın bülten tarihinin 29 Ocak 2021, marka adının ATO Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı olduğu görülüyor. Eğer yazım bir kez daha dikkatlice okunursa ATOLAB’ın zeytinyağı marka tescili yaptırdığı yönünde bir ibare olmadığı açık.)

Yazının Devamını Oku

Kaldığımız yerden devam

AYVALIK’TA neler oluyor, diye sordum.Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın’ın kişisel Facebook hesabından yaptığı paylaşımla başlayan, Oda’ya bağlı Laboratuvar Hizmetleri Gıda ve Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kurumun resmi Instagram hesabından yayımladığı yanıt niteliğindeki duyuru ile devam eden gelişmeleri sizlerle paylaştım.


Her iki yazımda da aynı çatı altında yaşananların Ayvalık’a ve sektöre olumsuz yansıyacağını düşündüğümü ifade ettim.
Konunun bir an önce çözüme kavuşmasını, sağduyunun galip gelmesini dilediğimi aktardım.
“Ama görünen o ki, sosyal medya üzerinden yürüyen bu soğuk savaş kolay kolay bitmeyecek.
Eskilerin deyimiyle bu pilav daha çok su kaldıracak” diye de ekledim.
Nitekim, öyle de oldu.
Haliyle bana da yine yazmak düştü.

Yazının Devamını Oku

Bu pilav daha çok zeytinyağı kaldırır!

HATIRLAYACAKSINIZ, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın’ın Oda’ya bağlı Laboratuvar Hizmetleri Gıda ve Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ‘ATOLAB Ayvalık Natürel Sızma Zeytinyağı’ markasıyla filtresiz 750 ml zeytinyağı üretilip 75 TL’den satışa sunulmasını şahsi Facebook hesabından paylaşıp...


“Ticaret odalarının amacı üyelerine rakip olmak değil, ticari faaliyetlerinin önünü açmaktır. Bu yetkisiz ve hukuksuz uygulamadan ATO Başkanlığı’nın ve üyelerinin bilgisi yoktur. Uygun bulmuyorum. Yanlışlarından dönmezlerse konuyu vergi mahkemesine taşıyacağım” sözlerini aktarıp, sormuştum:
“Ayvalık’ta neler oluyor?”
Peşi sıra da, “Belki yanıtlanır” düşüncesiyle akla gelen birkaç soruyu paylaşmıştım.
Geçtiğimiz cuma akşamı, ATOLAB’ın Instagram hesabından, somut bir isim yerine, ‘ATOLAB A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeleri’ imzalı, kamuoyuna bir duyuru yayımlandı.
Özetle deniyor ki:
***

Yazının Devamını Oku

Ayvalık’ta neler oluyor?

SAHİ, neler oluyor?Herkesin ilk o unvana sahip olacağı konusunda neredeyse hemfikir olduğu Türkiye’nin AB coğrafi işaretli zeytinyağı sıfatını Milas’a kaptıran Ayvalık’ta sular durulmuyor.


Şimdi de Ticaret Odası Başkanı Mustafa Büyükçıvgın ile Oda’ya bağlı Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı yönetimi arasında yeni bir kriz patlak verdi.
Ayvalık Ticaret Odası Laboratuvar Hizmetleri Gıda ve Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ‘ATO LAB Ayvalık Natürel Sızma Zeytinyağı’ markasıyla filtresiz 750 ml zeytinyağı üretilip 75 TL’den satışa sunulması adeta bardağı taşıran son damla oldu.
Başkan Büyükçıvgın, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu markayla ilgili Ayvalık Ticaret Odası’nın herhangi bir bilgisi ve dahli olmadığını duyurdu.
Ayvalık’ta yaklaşık 5 bin ailenin zeytinyağı ticaretiyle geçindiğini, ayrıca bu işi yapan 100’den fazla ulusal ve uluslararası markanın Ayvalık Ticaret Odası üyesi olduğuna dikkat çeken Büyükçıvgın, isyanını şöyle dile getirdi:
***
“Ticaret odalarının amacı üyelerine rakip olmak değil, ticari faaliyetlerinin önünü açmaktır.

Yazının Devamını Oku

Evet; bu bir bölge yarışı değil, ülkemizin yarışı

“Milas tarih yazdı peki kim bunun farkında?” diye sordum.


Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olarak eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attığını, adeta bir tarih yazdığını düşündüğümü paylaştım.
Adları Milas’a kıyasla zeytinyağı ile daha çok özdeşleşmiş yörelerimizin bu konuda hangi aşamada olduklarını merak ettiğimi dile getirmeye çalıştım.
Sağolsun, Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Büyükçıvgın, Whatsapp’tan uzun uzun yazdı.
Öncelikle, “Geçen hafta Bloomberg’te katıldığım canlı yayında Milas’ı ve MİTSO Başkanı Reşit Özer’i kutlayıp teşekkür ettim” diyerek, bir anlamda bu konuda Ayvalık olarak kıskançlık yapmadıklarını paylaştı.
Ayvalık’ın dosyasını Dr. Fahri Yemişçioğlu’nun hazırladığını ve önümüzdeki aylarda başvuruyu eksiksiz tamamlamış olacaklarını aktardı.
Bu arada, dosyalarını tamamlayıp AB tescil başvurusu yapan tüm yörelere ve ürünlere de başarı dileğini iletti.

Yazının Devamını Oku

Milas tarih yazdı tamam da kim bunun farkında?

2020 tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin gölgesinde kabus gibi geçti.


Her sektör gibi zeytin ve zeytinyağı da bu olumsuzluktan payına düşeni aldı.
Ama yılın son çeyreğinde ardı ardına gelen haberler yüz güldürdü.
Bunlar arasında hiç kuşkusuz en öne çıkanı, Milas zeytinyağının AB’den coğrafi işaret alan ilk ve tek Türk zeytinyağı olmasıydı.
Daha düne kadar hor görülen ‘Memecik’ türü zeytinle Milas, adeta bir tarih yazdı.
Zeytinyağı sektöründe eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza attı.
Bazı köşe yazarları bu müthiş gelişmeyi birkaç üreticiye mal etse de bence en büyük pay Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nın.

Yazının Devamını Oku

Kim tutar sizi!

ZEYTİNYAĞI sektöründe uluslararası arenadaki yarışmaların en prestijlilerinden biri de hiç kuşkusuz İsrail’de düzenlenen Terra Olivo...

 

Bu yıl 3 kategoride toplam 345 ödül dağıtıldı, 34’ü ülkemize geldi.
Ülkemizin değişik bölgelerinden toplayarak Ayvalık’taki fabrikasında erken hasat ve soğuk sıkım yaparak işleyen Nova Vera, İtalya’dan yine ‘beşibiryerde’ yaptı.
‘Trilye’ çeşidiyle, organizasyonun en büyük ödülü olan ‘Top Ten’ (En İyi 10) arasına girmeyi başaran firma, Türkiye’den katılan yağların en iyisi seçilerek ‘Best of Turkey’ ödülüne de layık görüldü.
‘Trilye’ ve ‘Beylik’le büyük prestij altın ödülüyle taçlanan firma, ‘Hayat’, ‘Yamalak Sarısı’ ve ‘Memecik’le de prestij altının sahibi oldu.
Kuruluşunun 3’üncü yılında 107’nci madalyasını alan Nova Vera’yı kutluyorum.
Ve inanıyorum ki, bunlar daha başlangıç.

Yazının Devamını Oku

Tümden yasaklanmalı

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 
Havai fişek üzerine bir değil, iki değil, üç değil, onlarca kez yazı yazdım.
“Yeter artık! Fişeğiniz batsın” dedim.
“Vara yoğa patır patır patlattığınız havai fişek işkencenizden bıktık artık” dedim.
Etkili, yetkili isimlere seslendim.
“5 dakikalık bir gösterinin vereceği keyif yüzünden canlıların ölmesine, insanların zehir solumasına, havamızın, suyumuzun ve toprağımızın kirlenmesine müsaade etmeyin” dedim.
Ama bir Allah’ın kulundan tık çıkmadı.

Yazının Devamını Oku

Piyango bu kez bize vurdu belki de yarın sıra sizdedir

GEÇEN hafta ailece İzmir dışındaydık.



Pandemi sürecinde yaklaşık 3 ay eve hapsolan kızımızı alıp tatile çıktık.
Bir de köpeğimiz olduğu için denize sıfır sayılabilecek bir bungalovda kaldık.
Marmaris Orhaniye’de, doğanın içinde, sessiz, sakin, dingin bir 7 gün geçirdik.
Bu arada -merkez üssü dinlendiğimiz bölge olan- iki de ciddi büyüklükte deprem atlattık.

Yazının Devamını Oku

Bizim çılgın zeytinyağcılar

 SİZLERLE ayrı kaldığımız süreçte önce Japonya’dan, ardından da İtalya’dan güzel haberler geldi.


Türk zeytinyağı markaları uluslararası arenada bir kez daha yüzümüzü güldürdü.
Olive Japan 2020’de 9 altın, 16 gümüş madalya kazandık.
(Alfabetik sırayla) Hermus, Kisthene02, Nermin Hanım, Nova Vera, Oleamea, Purio ve Zeytinel birincilik kürsüsüne çıkarak hepimize büyük gurur yaşattı.
Aynı zamanda ‘ülkenin en iyisi’ ödülüne layık görülen Nova Vera yine fark yarattı ve bu 9 altın madalyanın 3’üne birden imza attı.
Alhatoğlu, Anafortis, Eget Vakfı, Hermus, Kisthene02, Kristal, Nova Vera, Oleamea, Olizzi, Troy, Tuay ve Zethoveen da ikinci olarak ülkemize gümüş ve puan kazandırdı.
Hermus ve Nova Vera 3’er gümüş madalyayla öne çıkarken, beni en çok mutlu eden şeylerden biri de, ilk günden beri dış pazarda Türkiye’nin ancak ‘özellikli’ ürünlerle başarı kazanabileceğini savunan ve buna örnek olarak da yıllar önce Rusya için üretmeye başladıkları çocuklara özel ‘Kidsolio’yu gösteren Alhatoğlu’nun bu markasıyla ödül alması oldu.

Yazının Devamını Oku

Kadının gücü ve bereketi bu pastanede hayat buldu

ASLINDA açılalı yaklaşık dokuz ay olmuş.

 


Ama uzun zamandır Bornova Küçükpark’a yolum düşmediğinden görmemişim.
Onlardan, eşimin instagram hesabından yaptığı paylaşım sonrası haberim oldu.
Bir de tüm çalışanlarının tamamının kadın ve işletme ortağı olduğunu öğrenince daha da ilgimi çekti.
Dilek Çetmen, Zehra Yenilmez, Senem Aslantaş, Fatma Soyer, Gökçe Özmay, Vahide Güllü, Nesrin Azizoğlu, Narin Cömert, Makbule Demirçivi, Ceren Çanlı, Merve Erim, Aslı Aydın, Aysu Saydam, Süreyya Aydoğdu ve Seren Yılmaz adlı bu 15 kadının yolu, Pastacılar Fırıncılar Derneği’nin açtığı pastacılık kursunda kesişmiş.


Yazının Devamını Oku

Güzel şeyler de oluyor

SON sözümü en baştan söyleyeyim ki, sonradan bir yanlış anlaşılma olmasın.

 


Bu, bir firmayı öne çıkarma ya da reklamını yapma yazısı değildir.
Yaşadığımız zorlu günlerde güzel şeyler de olabildiğini paylaşma amaçlıdır.
***
Doğal olarak şu günlerde hepimiz koronavirüsle yatıp, koronavirüsle kalkıyoruz.
Tüm algılarımız bu konu üzerine yoğunlaşmış durumda.

Yazının Devamını Oku

Bir virüs yazısı da benden

İZMİR’de en sevdiğim mekanlardan biri de Red Dragon’dur.

 

Bana sorarsanız, yerli malzemelerle Uzakdoğu lezzetlerini en iyi sentezleyen restoranlardan biridir.
1993 yılından bu yana kalitesinden, tatlarından, hijyenden ödün vermeden işini aşkla yaparken...
Çoğu ilk günden beri çalışan 20’den fazla kişiye de istihdam sağlar.
Ancak geçen hafta yine ailecek gittiğimiz mekanda, her zaman dolu görmeye alıştığımız masaların bazılarının boş oluşu dikkatimizi çekti.
Nedeni ise malum!

Yazının Devamını Oku

Bana bunlarla gelin!

BU köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır.

 


Dönem dönem, “STK’lar ne iş yapar?” diye sorarım.
Zira, -istisnalar hariç- çoğunun ne üyelerine, ne bulundukları kente, ne topluma, ne de insanlığa bir yararı olduğuna inanırım.
Gereksiz kahvaltılar, yemekler, suya yazılan ziyaretler, bir elin verdiğini öbür elin görmemesi gereken iyiliklerin çeşitli turnuvalar adı altında köpürtülerek servis yapıldığı bültenler bana itici gelir.
Ama geçen hafta Ege Genç İş İnsanları Derneği’nin (EGİAD) bir etkinliği dikkatimi çekti.
Dünyada liseli gençler arasında en üst düzey girişimcilik yarışmalarından biri olarak gösterilen, ABD’nin Delaware Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Diamond Challenge’, ülkemizde ilk kez EGİAD’ın partnerliğinde İzmir’de yapıldı.

Yazının Devamını Oku

Dün dündür, bugün bugündür (mü?)

DAHA önce de birkaç kez yazdığım gibi...

 


Bir hayvan dostu olarak köpek ve horoz dövüşlerine ne kadar karşıysam deve ve boğa güreşlerine de o kadar karşıyım.
Bu nedenle son yerel seçimler öncesinde Hayvan Hakları Federasyonu’nun (HAYTAP) başkan adaylarla seçilmeleri halinde yörelerinde benzer etkinliklerin bir daha yapılmayacağına dair imzaladıkları protokoller dikkatimi çekmişti.
Bunun üzerine, “Dostlar size minnettar” diye bir de teşekkür yazısı kaleme almıştım.
Söz veren isimlerden biri de CHP’nin Menemen adayı Serdar Aksoy’du.
Öyle ki, HAYTAP, bu duyarlı davranışı nedeniyle Aksoy’a teşekkür plaketi vermiş, bu da medyada haber olmuştu.

Yazının Devamını Oku

Dünya liginde biz de varız

BİLİYORUM, yazmakta biraz geç kaldım.

 
‘Dünya Natural Sızma Zeytinyağı Şampiyonlar Ligi’ olarak anılan ‘EVOO World Ranking 2019’ sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen kalite yarışmalarına katılan 12 bin 92 sızma zeytinyağından değerlendirilmeye alınan 4 bin 965 ürün ve üreticisini aldıkları ödül toplamlarına göre sıralayan organizasyonda Türkiye, büyük başarıya imza attı.
134 ödülle 34 ülke arasında 8’incilik kürsününe yerleşti.
Yarışmanın en önemli kategorisi kabul edilen “En İyi Natural Sızma Zeytinyağı Üreticileri İlk 100” listesinde ülkemizden 3 üretici yer aldı.
Manisa’dan Hermus 24’üncü, Ayvalık’tan Nova Vera 27’nci, Gömeç’ten Öz-Em 97’nci oldu.
“En İyi Natural Sızma Zeytinyağları İlk 100”de de 4 üreticinin 5 ürünü kendisine yer buldu.

Yazının Devamını Oku

Kentten köye kültür köprüleri kuruyorlar

(Bugün formatımın dışına çıktım. Çünkü onlar bunu hak ediyorlar. İnanıyorum ki, okuyunca siz de bana hak vereceksiniz.)

 

ONLAR, tam 25 kişi...
Aralarında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, İzmir Devlet Opera ve Balesi, İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nda görev yapanlar da var.
Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve TRT sanatçıları da var.
Topluluklarının adı, Turkish Brass Ensemble Orkestrası.
Genel sanat yönetmenliğini Kenan Gökkaya, sanat koordinatörlüğünü Hikmet Çokağır yapıyor.
Devlet Klasik Türk Müziği Korosu solist sanatçısı Derya Derin seslendirdiği şarkılarla...

Yazının Devamını Oku

‘Mış’ gibi yapmasak

YERLİ ya da ata tohumları...


Binlerce yıl değişen onlarca koşula uyum sağlasalar da bugün yok olma tehlikesi yaşıyorlar.
Belediyesinden derneğine birçok kurum ve kuruluş da sürdürülebilir tarım için genetik birer hazine olan bu tohumları korumak için yoğun mücadele içerisinde.
Bulundukları yörenin çevre, iklim, toprak koşullarına uyum yetenekleri gelişmiş bu tohumların gelecek nesillere aktarılabilmesi için çeşitliliğinin korunması, ekilerek çoğaltılması ve paylaşılması şart.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu hassasiyetle önemli bir adım attı.
İzmir’de bir çiftçinin evinde sakladığı Anadolu’nun en eski buğday çeşitlerinden ‘karakılçık’ın çimlendirilerek çoğaltılması sonucu elde edilen tohumlar yaklaşık 500 dönümlük araziye ekildi.
Bunun için de Menemen Tarımsal Araştırma Merkezi’nde ‘Yeniden Karakılçık’ sloganıyla ekim şenliği düzenlendi.

Yazının Devamını Oku