Ulaştırma Bakanlığı’nın genelgesi ortalığı nasıl karıştırdı?

SİZLERE hem ilginç, hem önemli, hem de biraz karmaşık bir konudan bahsedeceğim.

Haberin Devamı

İlginç, çünkü, konunun tarafları; Hazine, Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve sigortacılar. Önemli, çünkü bahsedeceğim konudan dolayı mağdur duruma düşmüş vatandaşların mahkemelerde açtığı davalar devam ediyor. Olayın tarafları bu kadar çok olunca haliyle de konu karmaşıklaşıyor. Karayolu Taşımacılık Kanunu çerçevesinde yıllardır süregelen bir uygulama vardır. Hem şehirlerarası, hem de uluslararası yolcu taşıyanlar yani, otobüs şirketleri, olası kazalarda yolculara gelecek bedeni zararlara karşı, sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadırlar. Mesela, İstanbul’dan, Ankara’ya otobüsle seyahat ederken kaza geçirip de vefat ederseniz sigorta şirketi yakınlarınıza tazminat; sakat kalırsanız da size, sakatlık parası öder.
Gelin görün ki Ulaştırma Bakanlığı, bir gece yatıp, sabah kalkıyor ve kendi kendine bir genelge yayınlayarak; şehir içinde yapılan kısa mesafeli yolcu taşımalarını da bu sigortanın kapsamına alıyor. Hani, şu köyden köye ya da semtten semte minibüslerle yolcu taşınır ya. Burada da zorunlu sigorta yapılmasına karar veriyor. Peki, kanun da var mı? Yok. Kime sordun? Kimseye. Böyle bir uygulamaya niye ihtiyaç duyuldu? O tarafı da meçhul. Oysa, bu tür yolcu taşıyan minibüslerin, kanunla yaptırmak zorunda oldukları başka bir sigorta zaten var. Bu genelgeden sonra ortalık karışıyor. Böyle bir uygulamadan sigorta yaptırması gerekenlerin bile haberi olmadığından. Zorunlu sigortanın yaptırılmadığı durumlarda da devreye Güvence Hesabı girdiğinden… Genelge sonrası kaza geçirenler Güvence Hesabı’nın kapısını çalmaya başlıyor. Sigortacılar şaşkın… “Bizim bu uygulamadan haberimiz yok, kanunda da böyle bir şey yok” diyerek, tazminat taleplerini geri çeviriyor. Hal böyle olunca da Güvence Hesabı’na davalar açılıyor.
GÜVENCE HESABI’NA AÇILAN DAVALAR
Bu sefer devreye, sigortacılıkla ilgili düzenleme yapmada tek yetkili kurum olan Hazine giriyor. Ulaştırma Bakanlığı’na, uygulamasının yanlış olduğu; genelgenin, kanunun üzerinde olamayacağı anlatılıyor. Ama nafile… Bakanlık, genelgede ısrarcı. Hazine, baktı ki olmuyor, 2010 yılının Temmuz ayında bir yönetmelik yayınlayarak, bu tarihten itibaren, şehir içindeki yolcu taşımacılığından kaynaklanan tazminat taleplerinin ödenmeyeceğini açıklıyor. Bu arada da süren davalar sonuçlanıyor ve mahkeme, Güvence Hesabı’nın, tazminatları ödemesi gerektiğine karar veriyor. Güvence Hesabı da 2010 Temmuz’undan önceki tüm tazminatları ödüyor.
Konu tatlıya bağlandı sanıyorsunuz değil mi? Yanılıyorsunuz. 2010’un Temmuz ayından sonra da Güvence Hesabı aleyhine davalar açılmaya devam edince, karmaşa yeniden başlıyor. Çünkü, bir tarafta Ulaştırma Bakanlığı’nın genelgesi var, diğer tarafta da Hazine’nin yönetmeliği. Mahkemeler, Güvence Hesabı’na, ‘tazminatı ödemeye devam edeceksin’ dese, Hazine’nin yönetmeliği önemini yitirecek. Yok, ödememe yönünde karar verirse bu sefer, Ulaştırma Bakanlığı’nın genelgesi hükümsüz olacak.
Birkaç gün önce bu konuda açılmış dava da sonuçlandı ve mahkeme, 2010 Temmuz ayından sonraki tazminatların, Güvence Hesabı tarafından ödenmeyeceği kararını verdi. Karar daha yeni olduğu için hukuki süreç devam edecek. Sürecin sonunda mahkemenin kararı bozulmazsa, Ulaştırma Bakanlığı’nın genelgesi hükümsüz hale gelecek.
TBMM’DE KOMİSYON KURULUR MU?
Karmaşa bitti mi? Hayır. Tüm bu süreç içinde Güvence Hesabı üzerinden rant elde etmek isteyen bazı kesimler, bu konudan dolayı; Güvence Hesabı’nı, TBMM Dilekçe Komisyonu’na şikayet etti. Gerekçe ise, tazminat ödemelerinde keyfi davranılması ve ölümlü trafik kazalarına ilişkin tazminatların ödenmemesi. Küçük bir araştırma yaptım. ‘Tazminat ödemiyor’,‘keyfi hareket ediyor’ denen Güvence Hesabı, son 8 yıl içinde sigortasızlıktan dolayı mağdur duruma düşen kişilere; vefat, sakatlık tazminatı da içinde olmak üzere toplam 249 milyon TL ödeme yapmış.
İşin ilginci, duyduğuma göre, TBMM Dilekçe Komisyonu, Güvence Hesabı ile ilgili alt bir komisyon kurup, inceleme yapacakmış. Komisyonun şu sıralar fazla işi olamasa gerek ki. Yasalar çerçevesinde tüm tazminatları ödeyen; hatta şikayet edilen konu ile ilgili tazminatları da ödemiş Güvence Hesabı hakkında, bir-iki kişinin şikayeti ile komisyon kurup, mesai harcayabiliyor.
Son olarak şunu da belirteyim. Ulaştırma Bakanlığı’nın, bugünkü karmaşanın daha fazla sürmemesi ve bundan sonraki süreçte vatandaşların mağdur olmaması için, yayınladığı genelgeden biran önce vazgeçmesi gerekiyor. Vazgeçmezse, hukuki süreç, genelgeyi hükümsüz hale getirecek; bu da Ulaştırma Bakanlığı için hiç de hoş olmayacak.

 

Yazarın Tüm Yazıları