Türk milleti Anayasada kaldı

BÜTÜN riskleri alarak şimdiden açıkça ilan ediyorum.

Haberin Devamı

“Türk milleti” kavramı, daha şimdiden yeni anayasada kalmıştır...
Bugünden itibaren hiçbir güç o kavramı anayasadan çıkaramaz.
  
“Akil insanlar” girişimini desteklemekte ne kadar haklı olduğumu her geçen gün daha iyi anlıyorum.
Çünkü onların yaptıkları ziyaretler, Türkiye’deki sessiz bekleyişi bir ölçüde olsun dillendirdi.
Yani toplumdaki sessizlik, homurtuya dönüştü.
Türkiye homurdanıyor...
Eminim, bu “homurtu” AK Parti’nin önündeki kamuoyu anketlerine de yansımış, dolayısıyla kulakları da tırmalamaya başlamıştır.
  
“Akil insanların” Türkiye sathındaki iki haftalık ziyaretleri sonunda gördüğüm manzara şudur:
- TÜRK MİLLETİ kavramı kesinlikle anayasada yer alacaktır.
AK Parti bu gerçeği görmüştür.
Başbakan Erdoğan gerçekçi bir siyasetçidir.
Dolayısıyla artık BDP, tek başına bu kavramın anayasaya girmesini engelleyemez.
- AK PARTİ-BDP ANAYASASI mümkün değildir.
Yeni anayasanın “kurucu babalar” tabanı daha geniş olacaktır.
- KÜRTLERİN AYRILIK SÜRECİ başlamıştır.
“Türklerle birlikte büyüme” tezi fena halde duvara toslamış, tam aksine “Kürtlersiz büyüme” tezi toplumun daha geniş bir kesiminde taraftar bulmaya başlamıştır.
- BİRLİKTE YAŞAMA AZMİ Toplumun birlikte yaşama psikolojisi hızla tersine dönmektedir.
“Bölünme paranoyası” birçok Türk’ün kafasından çıkmıştır. “Barışçı bir ayrılık” fikri toplumda hızla yayılmaktadır.
- SIRA KÜRTLERDE Dolayısıyla, eğer Kürt kesiminde, samimi olarak birlikte yaşama azmi ve iradesi varsa, artık bunu daha inandırıcı şekilde gösterme görevi “Kürt aktivistlerindir”...
- KUZEY IRAK SENDROMU Iraklı Kürtler hızla bağımsız devlete doğru gitmektedir.
Bu gidiş, kaçınılmaz şekilde Türkiye ve Suriye’yi de etkisi altına alacaktır.
- GÜNEYDOĞU GERÇEĞİ İstediğiniz kadar aksini kabul ettirmeye çalışın, Nevruz günü Abdullah Öcalan’ın verdiği mesajla birlikte, Güneydoğu Anadolu artık bir “Kürt federasyonudur”.
İdari açıdan böyle bir ismin konulup konulmaması hiçbir şeyi değiştirmez.
Hem oradaki Kürtler, hem de Türkiye’nin geri kalan kısmındaki Türklerin kafasında “manevi federasyon” duygusu oluşmuştur.
- BU DUYGU DEĞİŞMEZSE Bu psikoloji geri çevrilemediği takdirde, Türkiye’nin geri kalanını manen toksike etmeye devam edecektir.
  
Bu sözler, barış sürecini oldubitti sananlara çok katı gelebilir.
Hiç şüphemiz yok. Bu ülkede herkes barışı gönülden istiyor. Ama daha çok istediğimiz şey, bu barışın kalıcı ve herkesi tatmin edici olmasıdır.
Yani şerefli bir barıştır.
O nedenle ayrılık dahil, en gerçekçi ve kalıcı barış yöntemini tam da şu günlerde bütün açıklığı ile konuşmakta yarar var.
Ailelerde olduğu gibi, toplumlarda da “dostça ayrılık” bazen iki tarafa da en büyük yararı sağlayan çözüm olabilir.
Akil insanlar süreci işte bu alternatifleri de rahatça konuşmamıza imkân sağladığı için son derece yararlı olmuştur.

Haberin Devamı

Medyayı bilen patron yıkılmaz ayakta kalır

Haberin Devamı

ÇOK değil, bundan sadece 19 ay önce...
Tam tarihiyle 19 Temmuz 2011 günü, İngiliz parlamentosu önünde şunu söylemişti:
“Bugün hayatımın en dipteki günü...”
İngilizce “humble” kelimesini kullanmıştı.
O kelimenin sözlük karşılığında şunlar yazıyordu:
“Kibrinin kırıldığı”, “Burnunun sürtüldüğü”, “Boynunun büküldüğü”, “Utandığı”, “Pişman olduğu”, “Yelkenleri suya indirdiği...”
  
Dünyanın, yaşayan en büyük medya patronu Rupert Murdoch, telefon dinlemeleri, polisle ilişkiler nedeniyle İngiliz parlamentosu tarafından sorgulanırken, böyle demişti.
Sadece o da olmamıştı.
Salondakilerden biri suratına pasta fırlatmıştı.
O günlerde durumu şuydu:
- Okurları gazetelerini boykot ediyordu.
- Polis çalışanlarını gözaltına alıyordu.
- Savcılar peşlerindeydi.
- İngiliz radyo-televizyon üst kurulu, BSkyB’deki yüzde 39 hissesini satmasını istiyordu.
- Amerika’daki medya varlıkları için de benzer sürecin başlatılacağı söyleniyordu.
Kısaca dünyanın en büyük medya imparatorluğu çökmek üzereydi.
  
Peki geçen hafta itibariyle durum neydi:
- HİSSELER Murdoch İngiliz parlamentosunda ifade vermeden bir gün önce 14.96 dolara inen NewsCorp hisseleri, 12 Nisan 2013 günü kapanışta 31.54 dolardı.
- ŞİRKET DEĞERİ O günlerde dibe vuran şirketin değeri geçen hafta itibariyle 73 milyar dolara yükseldi.
- KÂRLILIK VE ‘CASH’ Şirketin kasasında şu an itibariyle 3.3 milyar dolar ‘cash’ parası var. Karlılığı durmadan yükseliyor.
- AİLE HİSSELERİ Murdoch ailesinin NewsCorp’taki yüzde 38 oranındaki B tipi hissenin değeri 19 ayda 5.1 milyar dolardan 9.5 milyar dolara yükseldi.
  
Peki hayatının en “humble” gününden bugüne nasıl geldi?
Basit...
Çünkü o bir “Survivor”...
Bir “Avustralyalı”... kenar mahallelerden gelip kıtaları fethetmiş.
Gazetecilik mesleğini çok iyi biliyor. Medya sektörünün nereye gideceğini çok iyi biliyor.
Yıkılmıyor. Yıkılamıyor...
Bence onun hayatını herkes çok iyi okumalı. Özellikle de patron parasıyla, iktidar desteği ile gazete yapmaya, medya sektöründe kalmaya çalışıp da bir türlü başaramayanlar çok iyi okumalı.
Bilmeyenler, yaratıcılığı olmayanlar, iktidar gölgesinde harcanan milyarla ayakta kalamıyor.
Ama mesleği iyi bilenler, en “humble” günlerini aşıp yine zirvelere ulaşıyorlar...
Medyada “vasatlık” ancak geçici imkânlar sağlar.
Yaratıcı patronlar, yaratıcı ve işini bilen medya mensupları ayakta kalırlar.

Haberin Devamı

NOT: Bu rakamları, Murdoch’un rakip grubu olan Bloomberg’in haftalık ekonomi dergisi “Bloomberg Businessweek”in 22 Nisan sayısından aldım.

Yazarın Tüm Yazıları