Serdar Turgut: TSK'ya sahip çıkalım

Serdar TURGUT
Haberin Devamı

DÜNYA tarihini inceleyin, bakın göreceksiniz ki her toplumda o toplumu ayakta tutan ve yapıların çözülmesini engelleyen bir kurum mutlaka vardır.

Örneğin İngiltere'de bu kurum Kraliyet'tir. Demokrasi tamam, iyi güzel de bazı geleneklerin sürmesi, toplumun geleneklerine sahip çıkarak modernleşmesinin garantisi Kraliyet'tir.

Amerika'da bu Anayasa'dır. Amerikan Anayasası kısalığı ve evrensel laflarıyla gündelik yaşamında son derece radikal olabilecek bir toplumu ayakta tutan son başvuru noktasıdır.

Rusya'da zengin edebiyat geleneği ile belirlenen Rus romantizmi insanları, onlar farkında olmasalar da, her koşul altında bir arada tutar, dağılmalarını önler.

Her toplumda böyle bir son başvuru noktası vardır, insanların onun orada olduğunu bilmesi yeterlidir çoğu kez radikal kopuşları, dağılmaları önlemek, sürekliliği sağlayabilmek için.

* * *

Gelelim Türkiye'ye.

Birçok insan Türkiye'de devamlılığı sağlayan, toplumu darbelere karşı son aşamada koruyan kurumun ‘‘sağlam aile yapısı’’ olduğunu düşünüyorlar.

Bence bu yanlış, çünkü Türkiye'de eskiden devralmış olduğumuz her olumlu gelenek gibi aile içi ilişkilerde de çözülme maalesef yaşanmakta.

Bizim memlekette siyasetçiye güven yok, geçmiş denilince çoğu insan ya geçen hafta yediği kebabı hatırlıyor ya da geçen haftanın borsa endeksinde yaşanan iniş çıkışlardan öteye gidemiyor belleği.

Onun için nostalji çok yaygın bizim toplumda, onun için insanlar alfebeyi söker sökmez şiir yazmaya başlıyorlar, onun için abuk Türk filmleri her akşam büyük ilgiyle izleniyor, onun için arabesk var.

* * *

Anlayacağınız normal tarihi gelişim çizgimiz bize diğer toplumlarda olduğu gibi son aşamada başvurabileceğimiz, toplumdaki anlaşmazlıkların son çözüm yeri olan, meşruiyeti sağlayan ve gelenekle geleceği birleştiren bir kurum yaratma olanağı sağlamadı.

Hiçbir toplumda böylesine bir boşluk yaratılamaz.

Dolayısıyla Türkiye'de bu görevi Türk Silahlı Kuvvetleri üstlenmiş durumda.

Yüzyılın ikinci yarısında üç darbenin kısa aralıklarla gerçekleşmesi, 28 Şubat sürecinin yaşanması, TSK'nın sürekli olarak normal ülkelerde ‘‘kendi işi dışında’’ sayılacak işlerle uğraşmak zorunda kalması, Türkiye'yi tarihsel gelişme çizgisinden ayrılmadan ayakta tutma çabasının bir yansımasıdr.

Türk Silahlı Kuvvetleri başka toplumlarda var olan spontane meşruiyet sağlayıcı otoriteler burada bulunmadığından kurum olarak ‘‘kollama ve koruma’’ görevini üstlenmiştir.

* * *

Yine dünya tarihine bakın, her toplumda zamk görevi gören kurumları sürekli yıpratma çabaları hep var olmuştur.

İngiltere'de Kraliyet ile alay edilir, bunun ortadan kaldırılmasını savunan güçler vardır.

ABD Anayasası'nı değiştirmek için sürekli mücadele verilir. Bu nedenle o toplumda Anayasa mahkemesi çok önemli bir güçtür.

Bu örnekler her yerde vardır.

Maalesef aynı şey Türkiye'de de bütün gücüyle yaşanmaktadır.

Bu ülkede de Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmak, onu görevini yapamaz hale getirmek için çeşitli girişimler, kampanyalar olmakta, emelleri karanlık olan çevreler bu kurumu çökertmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.

* * *

Eğer biraz ülkenizi seviyorsanız Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sahip çıkmalısınız, onu karanlık güçlere karşı korumalısınız.

Hep bir araya gelelim ve SAVAŞ ZAMANINDA ORDUYA KADINLARIN DA ASKER OLARAK ÇAĞRILMASI planına hep bir ağızdan ‘HAYIR’ diye haykıralım.

Dünya tarihine yine bakın, yüzyıllar boyunca kadınların aktif olarak bulaştığı hiçbir kurumun sonu hayırlı olmamıştır.

Adına evlilik denilen kurumda bile durum böyledir.

Amerikan ordusu kadın er almaya başladı, son raporlara göre bu ordunun bundan sonra yapılacak ilk savaşı kaybetmemesi mümkün değilmiş.

Eşitlik olacak diye deniz piyadelerinin zorlu eğitimini bile hafifletip kadınların dayanacağı fiziksel düzeye çekmişler.

Ayrıca erkek askerler, yan barakada genç bayan askerlerin kalmaya başlamasından sonra, nasıl anlatsam bilmiyorum ki, hafif zeká düşüşüne uğramışlar.

Akılları eğitimlerinde, savaşta olacak yerde bambaşka yerlerdeymiş her an.

Amerika'da durum böyle olunca bizde neler olur bir düşünsenize.

Vallahi geçen gün televizyonda haberde bir adam gördüm, hemen sırayla 15 kişiyi öldürecek gibi bakmaktaydı. Sonra anladım ki sokakta defile yapan bir bayan mankene bakıyormuş.

Azmış kudurmuş herif be! Bunlar askerde bir araya düşerlerse işte asıl o zaman iç savaş çıkar, benden söylemesi, tamam mı!

Yazarın Tüm Yazıları