Ne yapalım mevzuat böyle

BİR ticari işletmede kazanç tespit edilirken, bilanço çıkarılırken, ilk aşamada vergi kanunları dikkate alınmaz ve bu şekilde hesaplanan kazanca 'Ticari Kazanç' denir.

Daha sonra vergi kanunlarına göre düzenlemeler yapılır. Bazı harcamalar ve karşılıklar ticari kára eklenip vergi matrahı yani 'Mali Kár' tesbit edilir.

Haklı veya haksız bazı masrafların vergi hesabında dikkate alınmaması Maliye'nin takdiridir. Ona bu aşamada bir sözümüz yok.

Ancak, bazı konular var ki, mahiyeti itibariyle 'gerçek' dönem kazancını artırma ve eksiltme fonksiyonlarına sahip oldukları halde Maliye tarafından gözardı edilir. Örneğin 'kur farkları'. Aslında kur farkları ne gelirdir, ne de gider ama yıllardır ticari işletmelerde bunlar vergi hasaplamalarında dikkate alınır.

Burada asıl üzerinde durmak istediğimiz konu 'vadeli çeklerde' reeskont işlemi yapılıp yapılmayacağı hususudur.

Aslında çek vadeli olamaz. Çek bir ödeme aracıdır ve ibrazında banka tarafından ödenmesi zorunludur. Ancak, ülkemizde uzun zamandan beri daha pratik olması ve Damga Vergisi'ne tabi bulunmaması (senetler binde 7.5 oranında damga vergisine tabidir) sebebiyle, çekler vadeli olarak düzenlenmekte ve tıpkı senetler gibi işlem görmektedir.

Bu işlem yıllardır tıkır tıkır yürümekte, resmi ya da gayrıresmi bütün mercilerce kabul görmektedir.

DÜZELTME YAPIN

Bir vergi döneminin sonunda elde eğer vadeleri ileriki aylara sarkan bir senet veya çek varsa, bunların gerçek değerleri üzerinde yazılı bedeller değil, belirli oranlarda hesaplanacak vade farkları düşüldükten sonra kalan değerlerdir. Gerçek budur ve ticari kazanç açısından da mali kár açısından da hesaplamalar buna göre yapılmalıdır.

Halka açık şirketlerde SPK halkın yanıltılmaması için hem senetlerde hem de çeklerde bu hesapların böyle yapılmasını zorunlu tutmuştur.

Oysa Maliye, senetlerde bu hesabı kabul etmekte, çeklerde ise kabul etmemektedir.

Neden?

Çünkü, elli yıl önce daha vadeli çek düzenlemek diye bir kavramın olmadığı dönemlerde hazırlanmış kanunda, reeskont için sadece senet ismi geçiyor da ondan.

Eğer vadeli çek kanunsuz bir işlemse, neden Tek Düzen Muhasebe Planı'nda, başka bir adla da olsa bu resmen tanınmıştır. Ve neden resmi bir kuruluş olan SPK tarafından resmen kabul edilmiş ve bunlarda reeskont uygulanması zorunlu kılınmıştır.

Vadeli çeklerde reeskont uygulamasının kabul edilmemesini kanundaki demode hükme bağlamak doğru değildir. Bunun en azından SPK uygulaması ile birlikte değiştirilmesi gerekirdi.

Maliye sadece alacağına şahin olmamalı, mükellefinin haklarına da sahip çıkmalıdır.

Her yıl onlarca kanun değiştiren Maliye'nin bu küçük ve haklı düzeltmeyi yapmaya gücü yetmez miydi?

Kanun yapmakla görevli ve yetkili olan kişilerin sıkışınca, ‘‘Ne yapalım mevzuat böyle!’’ demeye hakları olamaz.
Yazarın Tüm Yazıları