Mısırda vurgun 14 milyon dolar

TÜRKİYE’de, yem sanayiinde ve tatlandırıcı olarak kullanılmak üzere Türkiye’nin her yıl yaklaşık 1 milyon ton dolayında mısır ithal etmesi gerekiyor.

Üretimimiz yetmiyor; dolayısıyla açık ithal yolu ile karşılanıyor. Hükümetin son olarak ‘kota’ uygulamasına yönelik spekülatif hareketleri anlatmaya devam ediyoruz.

Bürokratımıza, firmalar arasında ortaya çıkan ‘haksız rekabet’in nelere mal olduğunu soruyoruz:

‘Dediğim gibi hükümet sanayicilerin yanı sıra, aynı büyüklükteki ithalatçılara da verilen kotalar arasındaki on binlerce ton farkın lisans karaborsasına neden olduğunu söylemiştim. Bu çarpıklık nedeniyle çoğu firmaya ihtiyacından fazla tahsis yapıldığı için bunlar, ellerindeki kontenjan fazlasını piyasaya tonu 25-35 dolar arasında satışa sundular. Kotaya ihtiyacı olanlar da, ithalatı gerçekleştirmek için bu açıktan avanta vermek zorunda bırakıldılar. Bu nedenle bazı çevreler, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nı yanlış ve oransız tahsisleri nedeniyle haksız kazanca neden olmakla suçluyorlar. Örneğin, 50 bin ton tahsisi olan bir firma kotasını satması ile 1.5 milyon dolara yakın bir haksız kazanç sağladı. Bu konuda haksızlığa uğrayanlar, hükümetle ters düşmemek için sessiz kalmak zorunda kalıyor.

Bu arada işi bırakan ithalatçılara ve artık çalışmayan yem fabrikalarına da kota verilmesi, vurgunun bir başka boyutunu gösteriyor. Bununla birlikte, ellerinde yeterli yerli mısır stoku bulunmasına karşın 5 nişasta fabrikasına da 175 bin ton kota verilmesi garip değil midir? Bu firmalardan bazılarının ihtiyacı dışındaki kotalarını piyasaya sürmeleri ayrı bir spekülasyon konusu oldu.

KOTALAR EL DEĞİŞTİRDİ

Peki vurgunun boyutu nedir?

- Türkiye açığını karşılamak için her zaman ithalat yapmak zorundadır. Bu yıl 900 bin ton mısır ithaline (tonu CİF’ten yaklaşık 180 $) 160 milyon dolar ödeyeceğiz. Ancak bu kotaların yaklaşık 400 bin tonluk bölümünün el değiştirmesi vurgunculara yarayacak; bunların kasasına açıktan 14 milyon dolar haksız kazanç girecektir. Bu çarpık tablonun neden oluştuğunun yanıtını en iyi şekilde, aynı zamanda Şeker Kurulu üyesi olan İthalat Genel Müdürü Ahmet Yakıcı verebilir. Sonuçta yerli mısır üreticisi mi korunuyor, yoksa bunun faturası tüketiciye mi çıkarılıyor?

Hükümetin asıl sorgulaması gereken bu konu olmalıdır.

Yarın: Tavuk-yumurta ilişkisine Dış Ticaret Müsteşarlığı ne diyor.

Kerkük’e Filistin benzetmesi

ALMANYA’
dan Aylin K. şöyle diyor: ‘Yahudi Kürtler değerinin 5 katını verip Kerkük’teki Araplar’dan toprak alıyor. Yeni yerleşimcilere ödenen aylıkları da MOSSAD’ın verdiği iddia ediliyor. Zamanında da Filistin’den parayla toprak aldılar ve 1948 yılında İsrail Devleti’ni kurdular. Yahudilerin BOP’unun sınırları bizim topraklarımızda Fırat’a kadar uzanıyor.

Yakın bir zamanda AKP’nin yabancıların Türkiye’den toprak alımını serbest bırakmasını çok manidar buluyorum.’

Ataköy haraç-mezat

ATAKÖY
1 ve 2. kısım sakinleri adına Eşref Turgut: ‘ Ataköy’ün, Emlakbank’tan kalan en güzel yeşil alanları, TOKİ tarafından haraç mezat satışına devam ediliyor. Eskiji’de 30 Haziran’a satış var. Ataköy CHP’ye oy verdiği için mi cezalandırılıyor? Amaç, Ataköy’ü bir Sultanbeyli ya da Bağcılar gibi ‘gecekondu cenneti’ne çevirmek. Devleti soyanlara baba şefkati gösteren hükümetin çağdaş bir şehircilik mucizesi olan Ataköy’den bu derece vahşice intikam almanın nedeni ne olabilir? Ataköy sahipsiz değildir; bu satışlar için gerekirse AİHM ve GreenPeace gibi kuruluşlara kadar uzanacağımız bilinmelidir.’

Dünya mirası bir kente yakışmıyor

İNŞAAT
Mühendisleri Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci, NATO toplantısı için bakın neler söylüyor:

İstanbul’un önemini NATO zirvesinden daha değerli göremeyen ve üç dünya imparatorluğuna başkentlik yapmış bir kenti uluslararası bir toplantının mağduru kılmaya aday olan önlemlerin mimarlık mesleği ve kent kültürü açısından derin kaygılarını taşıyoruz. Türkiye’nin İstanbul’da ev sahibi olacağı NATO zirvesi için ‘güvenlik’ gerekçesiyle alınan önlemler, herkesin saygı göstermesi gereken dünya mirası bir kenti ve kent halkına karşı rencide edici düzeye ulaşmaktadır.

İstanbul’un, bütün insanların ortak mirası ve UNESCO listesinde yer alan evrensel bir değer olduğu gerçeğini öncelikle devlet yöneticilerimizin ve gelecek konukların özenle dikkate alması gerekmektedir.’

‘Başyapıt’ kurtuldu

TÜPRAŞ, Türkiye’
nin kárlılığı en yüksek, ülkede toplanan verginin %25’ini her koşulda sağlayan, Londra Borsası’na kote olmuş, Türkiye Cumhuriyeti sanayiinin başyapıtı ve yüzakı bir kuruluş. %51’i blok halinde satılacak. Bu düşünceye göre 1-1.5 milyar doları getiren bu güzel kuruluşa sahip olacak. Hükümetin, ulusal güvenliğimiz için çok dikkatli olması gerekiyor bu satış için...’ (19.4.2003) demiştik.

Hükümetin yanlış tasarrufu yargıdan döndü; kuşkular ortadan kalktı; doğru yol bulundu. Aynı Irak’a asker gönderme kararının Meclis’te reddedilmesi gibi.

Kızımın şikáyeti

‘ADANA’
da oturuyorum, kızım Fen Lisesi’ni başarıyla bitirdi. Özel Gündoğdu İlköğretim Okulu’nda üniversite sınavına girdi. Ancak bugüne geldiğimizde kızım, salonda sınav kurallarına aykırı uygulamalar olmasından rahatsızlık duymaya başladı. Çünkü bunlar başarılı öğrenciler, Boğaziçi ve ODTÜ’yü kazanmak istiyorlar. Sınav sırasında tuvalete girenler, su içmek için izin isteyenler, hatta çalan bir telefon sesi olmuş... Gözetmenlerin bağırıp çağırmaları ile kızım da dahil sınava katılanların konsantrasyonu bozulmuştur. Sınav güvenliği korunamamıştır. Sınav salonu bir otobüs firmasının terminaline dönüştürülemez. Şikayetimi bildirdiğim ÖSYM’den bu salon görevlileri hakkında soruşturma yapılmasını diliyorum.’

Mesaj panosu

YENİKAPI-BANDIRMA
hattını kullanan bir grup motosiklet sporseveri kızgın: İDO yaz tarifesinde normal araç ücretlerine %3 zam yaparken, motosiklet geçişlerini 25’den 30 milyona (%20) çıkarttı. Adil bir uygulama mıdır? Yoksa motorsikletli yolcular artık istenmiyor mu?

KEMERBURGAZ’daki Cendere, İkikemer, Davutpaşa ve Küçükkara dereleri her yağışta taşar; tarım arazilerimizi sular altında bırakır. Yıllardır maddi zararımızı kimse karşılamaz. DSİ sadece ölçüm yapar ama islah için neden hiçbir çalışma yapmaz?

Halit ANITAŞ Eyüp Ziraat Odası Başkanı

KADIKÖY
Barış Manço Kültür Merkezi’nde 10.00’da ‘Gıda Güvenliği ve Yerel Yönetimlerin Rolü’ paneli var.(0216-349 85 10)

ŞİLE Otoyolunun Ümraniye-Alemdağ kesiminde neredeyse hergün kaza oluyor. Önceki gün 8 araç birbirine girdi. Bölge Trafik ve Jandarma ekipleri, otoyolda etkin ve katı şekilde hız kontrolu yapamaz mı?

Dr. Oğuz MÜLAZIMOĞLU
Yazarın Tüm Yazıları