Mevlana kadar zengin

"Her gün bir yerden göçmek ne iyi. Her gün bir yere konmak ne güzel."

Bu satırları okuyunca Konya’dan bahsedeceğimizi anladınız değil mi? Evet, Mevlana ve Konya özdeşleşmiş gibidir. Büyük alimin hayatını bilenler yukarıdaki satırları daha bir anlamlı bulmuşlardır şüphesiz. Çünkü o, çeşitli nedenlerden dolayı, 22 yaşında bir gençken babasıyla birlikte geldiği Konya’dan defalarca ayrılmış, yani bol bol göçmüş ve konmuş biridir. Konya, Selçuklu Devleti’ne yıllarca başkentlik yapmış bir kent olarak bu medeniyetin kültüründen nasibini fazlasıyla almıştır. Kent mutfaklarında yapılan en önemli yemekler hálá Selçuklu kökenlidir ve hemen hiç bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Toyga çorbası, bamya çorbası, etli pilav ve helvalar gidilen davetlerde önünüze gelecek belli başlı yemeklerden bazıları.

Hazır "davet" demişken, her tür davette misafire çok önem verildiğini ve bu sofralar için yapılan yemeklerin Konya mutfak kültüründe kapladığı yeri söylemezsek olmaz. Bir kere, tutmaç çorbasıyla başlar bu ziyafetler. Sonra sofraya etli pilav gelir ve yemek şöyle devam eder: İrmik helvası, bamya çorbası, pilav, zerde ve hoşaf. İnanılmaz değil mi? İnsan bu mönüye bakıp "Nasıl yiyorlar bu kadar yemeği" diye düşünmeden edemiyor. Ancak Konya’yı ziyaret edip de bu yemeklerden tattığınızda anlıyorsunuz onların bu iştah durumunu.

Konya’da bir süre yaşamış olanlar bilirler, Konya insanı yemeklerinde zeytinyağını yok denecek kadar az kullanır ve bu yüzden de sadece Konya’da değil, tüm İç Anadolu Bölgesi’nde kolesterol yüksekliği ve kalp hastalıklarından şikayet edenlerin sayısı çoktur. Konyalılar, kentleşme bu kadar yaygın değilken ve halkın hemen tamamı tarımla uğraşırken enerji sağlamak için yağlı ve etli yiyecekler yiyorlarmış. Ancak yaşam şekilleri değişmesine rağmen beslenme biçimleri pek değişikliğe uğramamış. Konya ve çevresinin mutfağı yukarıda bahsettiğimiz birkaç yemekle sınırlı değil elbette. Konya’yı bir kere ziyaret edin ve görün davet denen şeyin çok önemli olduğunu.

Baharatlı puf böreği

6 kişilik

Hazırlama süresi 30 dakika

Pişirme süresi

20 dakika


Malzeme listesi

á 1/2 su bardağı ılık su

á 1 çay kaşığı tuz, karabiber

á 1 çay kaşığı kuru kekik, nane

á 2 adet yumurta (Oda sıcaklığında beklemiş olmalı)

á 1 paket kabartma tozu

á 3 su bardağı un

KIZARTMAK İÇİN

á 1 çay bardağı sıvıyağ

Öncelikle, ılık suyun içine; tuz, karabiber, kuru nane ve kekiği katarak iyice karıştırın. Bu karışımı derin bir kaba aktarın. Üzerine yumurtaları kırıp kabartma tozunu ekleyerek elinizle karıştırın. Unu yavaş yavaş ilave ederek yoğurmaya başlayın. Kulak memesi yumuşaklığına getirdiğiniz hamuru 20-30 dakika dinlendirin. Daha sonra, hamuru ikiye bölün. Hafif unlanmış tezgahın üzerinde 0,5 mm kalınlığında iki yufka açın. Hamuru rulo yardımıyla ya da bıçakla baklava şeklinde kesin ve kızgın sıvı yağda önlü arkalı kızartın. Sıcak veya ılık olarak servise sunun.

Vişneli Alman turtası

8 kişilik

Hazırlama süresi 20 dakika

Pişirme süresi

35 dakika


Malzeme listesi

á 2 yemek kaşığı nişasta

á 1 su bardağı su

á 4 yemek kaşığı tozşeker

á 2 su bardağı dondurulmuş vişne

Tart hamuru için

á 125 gr margarin (Oda sıcaklığında beklemiş olmalı)

á 100 gr pudra şekeri

á1 adet yumurta (Oda sıcaklığında beklemiş olmalı)

á 1 paket kabartma tozu

á 1 paket vanilya

á 250 gr un

Öncelikle, tart hamuru hazırlamak için; yumuşamış margarin, pudra şekeri ve yumurtayı derin bir kapta karıştırın. Vanilyayı ve kabartma tozunu ilave edin. Unu da azar azar ekleyerek, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edinceye kadar yoğurup, 20 dakika kadar dinlendirin. Bu arada, 25-30 santim çapında, kenarları yüksek, mümkünse kelepçeli bir kabı yağlayın. Dinlenen hamuru, kenarlarını en az iki parmak yükselterek ortası havuz olacak şekilde kalıba yayın. 175 dereceye ayarlı fırında 30-35 dakika pişirip fırından alın.

İç harcını hazırlamak için; nişasta, toz şeker ve 1 su bardağı suyu çukur bir kapta iyice karıştırın. İki su bardağı dondurulmuş vişnenin çözülmesini bekleyip üzerine ekleyerek orta ısılı ateşin üzerine oturtun. Sürekli karıştırarak, katılaşıp, muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin. Kaynamaya başladıktan 2-3 dakika sonra ocaktan alıp, soğumaya bırakın. Fırından çıkıp ılınmış tartın ortasındaki çukurluğa, soğuyan vişneli harcı kaşıkla yerleştirin. Buzdolabında en az 2-3 saat bekletin. Servise sunmadan önce üzerine pudra şekeri serpip, ikram edebilirsiniz.
Yazarın Tüm Yazıları