Meksika’dan haber çok

Büyükelçi, Bakan Tüzmen’i de Lapisçilere götürmüş

TİSK'in Meksico City'de yaptırdığı Atatürk heykelinin açılışına katılan üç bakanın -Güldal Akşit, Vecdi Gönül ve Murat Başeskioğlu- başına gelenlerden kim sorumlu?

Washington'dan gelen bir telefon bizi ilginç bilgilere ulaştırdı.

TİSK'in gezisine katılan Ankara bürosundan arkadaşımız Süleyman Demirkan önceki akşam yurda döndü. ‘‘Sevgili Süleyman önce hoşgeldin... Sen, üç bakanın Lapisçiler tarafından limuzinle Cancun'da ağırlandığını yazınca, biz de köşemizde Türkiye'nin ilk hortumcularını gündeme getirdik’’ dedik.

Kendisine, Hürriyet'i internetten okuyan Amerika'daki okurumuzun bize söylediklerini ilettik:

‘‘Meksika'da, dünyada etkili olan liderlerin heykelleri vardır. Burasını TİSK Başkanı Refik Baydur bir gezisinde görüyor, eski Meksico City Büyükelçisi Ergün Pelit ile projelendiriyorlar. Baydur gerekli katkıları sağlarken; Pelit de, diplomatik ağırlığını koyarak Ermeni lobisinin karşı çıkmasına karşın heykelin yapılmasını sağlıyor. Geçen hafta da bu heykelin açılışı için eşlerinin başları açık iki erkek bakan ile bir hanım bakan Meksika'ya geliyorlar.’’

Biliyorsunuz, üç bakan havaalanına inişte kapılarında 'Lapis' yazılı üç limuzin tarafından karşılanıp özel bir yemeğe götürülüyorlar. Bu durum birçok kişiyi rahatsız ettiğini gazeteler yazdı. Hatta davete katılanlar arasında ‘‘Üç bakan, limuzine biniyorlarsa kimin arabasına bindiklerini sormak ihtiyacını duymuyorlar mı?’’ diye eleştiri konusu oldu.

TÜZMEN'İ DE ZİYARET ETMİŞ

Amerika'
dan arayan muhatabımızın söylediklerini aktarmaya devam ediyoruz:

‘‘Bu Türkiye'nin yeni Meksika Büyükelçisi Mehmet Nuri Ezen'in işgüzarlığı mıdır? Bunun mutlaka sorgulanması lazımdır. Meksico City'de 200 Türk; hele bunlar arasında Türkiye'de banka batıran bir kişinin firması da varsa orada duracaksın. Gelenlerin altına limuzun çekenler kimdir? Büyükelçi, gelenlere konukseverlik yapacak ama böyle bir yolsuzlukları olan bir kişi üzerinden değil... Hassas olması gerekiyordu. Size bir şey söyleyeyim; 10-14 Eylül'de yine Cancun'da yapılan Dünya Ticaret Örgütü toplantısına katılan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in de başına aynı şeyler geldi. Büyükelçiye, Lapis'in Meksika'daki işyerleri gezdirildi; temsilcisi Cengiz Çalışkan'la görüştü, Lapis'in sorunları anlatıldı.’’

Türkiye'nin ilk banka (TYT Bank) hortumcularından olarak kabul edilen ve İstanbul'da dolandırıcılıktan 3.5 yıl hapse mahkum olan Lapis'in sahibi Apel Çelik'in, bakanların ziyareti sırasında Meksika'da olup olmadığını bilmeyen muhatabımız konuşmaya devam ediyor:

‘‘Üç bakan ucuz kurtuldu sayılır. Belki büyükelçinin programıyla Lapisçiler kendilerini Sudi Özkan'ın, Karayipler'deki St. Martin adasındaki kumarhanesine de götürebilirlerdi. Ayrıca, büyükelçi dönüş sırasında bakanların yaşadığı rezaletin olmaması için daha önce önlem alabilirdi. Ancak Türkiye'nin itibarı ayaklar altına alındı. Bakanlar da tuzağa düşürüldüklerini neden itiraf etmiyorlar.’’

Süleyman Demirkan'a bunları sorduk:

‘‘Doğru ben de duydum...’’

Hortumcular Tayyip Erdoğan'ın kabinesine böyle sızıyorlar.

Sahi AKP iktidarı bugüne kadar hangi hortumcuyu yargının önüne gönderebildi?

Hakimevi’nde neler oluyor


ANKARA'dan eski hákim bir dostumuz, kent merkezindeki Hakimevi Spor Tesisleri'nin ve yüzme havuzunun tadilat nedeniyle 2 aydır kapalı olduğunu söylüyor ve yıllardır bu spor tesisinden hakimler ve referans verdikleri yakınlarının 3 yıllık giriş kartı ile ücret karşılığı yararlandığını belirtiyor. Ancak 25 gün önce açılan spor tesisinde Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in talimatıyla 'güvenlik' gerekçesiyle yeni uygulamalar başlatıldığını da ekleyerek şöyle diyor:

‘‘Buna göre hakimler yanlarında misafir getiremeyecekler, hakim yakınlarına verilen 3 yıllık giriş kartları (üzerinde istenildiğinde iptal edilir şerhi olmamasına rağmen) iptal edilecek ve salı günleri havuz sadece bayanlara tahsis edilecektir.

Bugüne kadar güvenlik sorunu yoktu da Cemil Çiçek bakan olunca mı güvenlik sorun oldu. Acaba kişisel ve partisel kaygılar mı var? Hakim yakınlarına ve misafirlerine kapatılan havuz bakan ve yakınlarına mı tahsis edildi? Salı günleri bayanlara tahsis edilen havuz hangi amaca hizmet etmektedir? Kapalı kapılar ardında neler oluyor?’’

Vergi denetimi böyle yapılmaz


BARLAS&PARTNERS isimli bir hukuk bürosuyuz ve 16 yıldır hiçbir ödememizi aksatmadan yaptık. Şu an Mecidiyeköy Vergi Dairesi'nin en büyük 1000 mükellefi içindeymişiz. Bu nedenle bizi arayan vergi dairesi tahakkuk şefi, Defterdarlığın 'sıcak takip' adıyla yeni bir uygulama başlattığını, buna göre ödemelerin fotokopilerinin elden vergi dairesine ulaştırılmasını (faksı kabul etmiyorlar) istedi.

Böyle bir saçmalık olur mu? Zaten biz onca bürokratik işleme ve ağır vergi oranlarına rağmen tüm ödemelerimizi zamanında gerçekleştirmişsek bu elden fotokopi teslimi de neyin nesi? Üstelik bunu her ödeme makbuzu için 1-2 gün sonra olmak üzere istiyorlarmış. Bu da ayda 3-4 kere vergi dairesine gitmek demektir.

Vergi sorunu böyle aşılmaz, önemli olan denetim ve kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almaktır; ödeyene ek sorumluluklar getiremezsiniz, ödeyeni keriz yerine koyamazsınız. Ama dinleyen kim! Kayıt dışındakilerle mücadele etmek yerine yaptıkları inanılır gibi değil.

Ceyhun BARLAS-İSTANBUL

Metro otobüsünde uyutulup soyuldum


BABAMIZ Refik Afşaroğlu, Metro Turizm ile İstanbul'a gelirken yanındaki yaşlı yolcunun ikram ettiği koladan alıyor ve gözlerini Harem Otogarı'nda otobüsü gitmiş ve çantaları yanı başında, cüzdanı ve bel çantası çalınmış vaziyette açıyor. Firma yetkililerinden yardım istiyor, yalnızca Bostancı köprüsüne bırakılıyor. Durumu Metro Turizm merkezindeki yetkililere ilettiğimizde hatalarını kabul etmiyorlar. Dört görevlinin bulunduğu bir otobüste bir yolcunun cüzdan ve parasının çalınmasına nasıl göz yumulabilir?

Mesut AFŞANOĞLU-İSTANBUL

GÜNÜN TEPKİSİ


‘‘BU arkadaş (Işılay Saygın) bakanlık yaptı. Partimizde görevliyken 10 ay başka bir partiyle (AKP) ile anlaşma yollarını aradı. Bunun üzerine partiden ihracını ben istedim. Bu etik bir davranış değildir. Bu siyaset sistemimizi bu hale getiren batak düzenin bir göstergesidir. Biz dürüst, düzgün, ilkeli siyaset istiyoruz.

(ANAP Genel Başkanı Ali Talip Özdemir)

Biliyor musunuz?


İSTANBUL'da, Orman Bölge Müdürlüğü'nün, turistik tesisler, taş ve maden ocağı olarak kullanılan 1.606 adet yerden kira gelirlerini ödemeyenleri GPS sistemi oluşturarak yakalayan ve kira gelirlerini 1 trilyon 700 milyar liradan 25 trilyona çıkartan Orman Bölge Müdür Yardımcısı Niyazi Kurtuluş'un, geçirdiği soruşturmadan sonra Erzurum'a sürüldüğünü...

MESAJ


ÇANAKKALE 18 Mart Üniversitesi Biga kız öğrenci yurdu depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle tam da okulların açılacağı hafta kapatıldı. Biga'ya yerleşecek kız öğrenciler mağdur edilmedi mi? Peki AKP milletvekili İbrahim Köşkdere'nin aynı hafta kendi apart otelini açması da ne demek oluyor?

KIRIKKALE Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi müdürü Turan Aşık ve Muavini Erdal Cerit, 30.10.2003'te parasız yatılı öğrenim gören yatılı öğrencileri bayıltıncaya kadar dövüyor ve daha sonra da Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı 112 ambulansı olaya müdahale ediyor; 1764 kayıt numarası ile kaydediyor ancak okul nöbet defterine bu olay rapor edilmiyor. 21. yy'a yakışmayan böyle yöneticileri aramızda istemiyoruz.

O. Nuri IŞTIN-İSTANBUL

ANKARA Trafik Denetim Müdürlüğü'ne ismi saklı okurumuzdan... Trafik polisleri görev yaptıkları cadde ve sokaklardaki esnafın dükkanlarında çay kahve içip karınlarını doyurup ihtiyaçlarını gideriyor. Park yasağı olan yerlere arabalarını park ediyorlar. Başkası olsa ceza yağıyor. Buna kim dur der?

BÜYÜK iddialarla yapımına başlanan ve bu aylarda açılacağı söylenen büyük kısmı Gaziosmanpaşa ilçe sınırları içinde yer alan Sultançiftliği-Vezneciler tramvay hattı çalışmaları nedensiz bir şekilde durduruldu. Bunun sonucunda özellikle güzergáh boyunca (eski Edirne asfaltı) trafik keşmekeşi yaşanmaya başladı. Ortaya çıkan tehlikeli çukurlar, dikilen direkler öylesine duruyor. Bir uyarı levhası bile yok.

Erol KARA-İSTANBUL

PENDİK Esenyalı
'da oturuyorum. Yıllardır yaptığımız şikayetlere rağmen yakınımızda bulunan Organize Deri Sanayi ve Mezbahane'den gelen kokulardan kurtulamadık. Akşamları nefes almak mümkün olmuyor. Bu konuda ilgililerin gereken hassasiyeti göstermesini diliyorum.

E. KARACA-PENDİK
Yazarın Tüm Yazıları