"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Kötü adamın mesajı

Marvel sinemanın kahramanlar dünyası için derya deniz.

Dile kolay 8 bin civarında karakterden bahsediyoruz.
Ve bu karakterler içinden en süper kahramanlar “Yenilmezler” (The Avengers) ile beyazperdede ve vizyonda.
Hazırlık sürece bundan 7 yıl önce başlayan film, sadece en önemli süperkahramanları bir araya getirmekle kalmıyor, aynı zamanda Hollywood’un en popüler oyuncularını da aynı yerde buluşturuyor.
İlki 1963’te yayınlanan ve o günden sonra çizgi roman fanatiklerinin mabedi haline gelen Marvel’ın en sevilen serilerinden olan “Yenilmezler”in sinema uyarlaması olan yapımda başrolleri efsanevi bir kadro paylaşmış: Robert Downey Jr., Chris Evans, Mark Ruffalo, Chris Hemsworth, Scarlett Johansson, Jeremy Renner, Tom Hiddleston, Stellan Skarsgard ve Samuel L. Jackson.
Marvel’ın süper kahramanları Nick Fury, Hulk, Kaptan Amerika, Thor, Iron Man, Hawkeye ve Kara Dul’u (Black Widow) aynı karelerde görmek keyif büyük.
“Yenilmezler”, eğlencelik dev bir prodüksiyon tabii.
Aksiyonu, görselliği, eğlencesi, hikayesi, kötü adamı, onun karşısındaki yüksek egolu süperkahramaları ile müthiş bir seyir vaat ediyor.
Ama içinde bir cümlesi var ki, bu kadar eğlencenin ortasında insanı derin derin düşündürmüyor da değil.
Filmin kötü adamı Şimşek Tanrısı Thor’un kompleksli üvey kardeşi Loki.
Loki, hakimiyeti altına almak istediği insanlığın en büyük düşmanının egoları, özgürlük ve ayrıcalıklı olma sevdaları olduğunu öne sürüyor.
Kötü adam ego ve ayrıcalıklı olma sevdasının getirdikleri konusunda haklı olabilir mi acaba?
Dünyanın halini ve çıkan savaşların nedenlerini düşününce, olabilir gibi geliyor.
Zaten Nirvana’ya ermenin yolu da her şeyden vazgeçmekten, mutlak feragattan geçmiyor muydu?

Üniversite şenlikleri!

Yıl sonunun gelmesiyle birlikte üniversite şenlikleri ve kapsamındaki konserler başladı.
Sanatçılar da konser vermek için o üniversite senin, bu üniversite benim dolaşıyorlar.
Ama üniversite gençliğine bir haller olmuş.
Bazıları sanki üniversite öğrencisi değil de keşfedilmeyi ve yırtmayı bekleyen liseden terk ergen havasındalar.
Bir öne çıkma, kendini gösterme çabaları, sahneden sanatçıya laf atmalar, olmadı pet şişe uzatmalar, olmadı kendini sahneye atmalar.
Hande Yener konserinde bir üniversiteli sahneye çıkıp, kendisini Yener’in çizmelerine kapamış, taparcasına!
Sezen Aksu konserinde bir öğrenci konser sırasında Aksu’ya içinde alkol olan pet şişe göndermiş.
Kendinize gelin arkadaşlar, üniversiteliyim, rahatım, ne gelirse içimden yaparım ayaklarını kimse yemiyor.
Kendinizi göstereyim derken komik ve gülünç oluyorsunuz.
Kurunun yanında yaş da yanıyor üstelik, konser adabını bilen arkadaşlarınız da rahatsız oluyor tavırlarınızdan.
Rektörler bahar şenliklerindeki konserlerde sahne önü güvenliğini arttırsalar fena olmayacak galiba.
Okullarının prestijini korumak adına tabii.

Nil’i seviyorum

Nil Karaibrahimgil, “Gardırobumda olmayan renk yok. Babet yok, kürk yok. Gerisi... Herseyden biraz var.” demiş.
Bazıları ise gardırobundaki kürkleri nasıl göstereceklerini, nerelerde giyeceklerini şaşırıyor.
Nil’i de bu nedenle daha da çok seviyorum zaten...

Lodos ve rötarlar!

Atatürk Havalimanı’nda rötarı azaltmak için danışman tutulacakmış.
Lodos estiğinde tek piste düşülünce yaşanan rötarları aza indirgemek için çalışma başlatılmış.
Anlamadığım şey şu; eskiden lodos yok muydu?
Eski lodoslarda bu rötarlar yoktu da, şimdi mi oldular?
Hayır tabii ki; eskiden de vardı lodos.
Pistler kapanırdı ama ruhumuz bile duymaz ve böyle uçak içi 1,5 saat beklemeler yaşanmazdı.
Çünkü sefer sayısı daha azdı.
Demek ki sorumlu lodos değil, artan trafik.
Danışmana boşuna para vermesinler, ben sorunu söyleyeyim; bu havaalanı bu şehre yetmiyor.
İlerleyen zamanlarda daha da yetmeyecek üstelik.
En son mecburen ürettiğim çözüm doğrultusunda ben artık olabilen tüm uçuşlarımı Sabiha Gökçen’den yapıyorum.
Bekleme yok, rötar yok.
Zorunlu Atatürk Havalimanı uçuşlarında ise la havle çekmekten başka çare kalmıyor.
Başka bir çözüm bulunana kadar.

X