İki sofra bir kitapta

Yunanistan’a ya da Yunan adalarından birine hiç gittiniz mi bilmiyorum ama gidip oralarda herhangi restorana girdiyseniz çok şaşırmışsınızdır.

Ben yemekle ve yemek kültürüyle bu kadar haşır neşir olmama rağmen ilk gittiğimde pek şaşırmıştım, sofraya gelen yemeklerin bizimkilere nasıl benzediğine. Üstelik isimleri de hemen hemen aynı, iki ülkenin benzer yemeklerinin. Dolmades, sarmas, caciki, turşi, pilav, bamyas, imam bayıldis, enginari ve daha niceleri...

Aslında bu kadar şaşırmamalıyız belki de. Çünkü Türkler ve Yunanlılar hem altı yüz yıl boyunca birlikte yaşamışlar, hem de iklim bakımından birbirine çok benzeyen iki ülke Türkiye ve Yunanistan. Biri Müslüman, diğeri Hristiyan olmasına rağmen ortak pek çok geleneği var iki ülkenin. Örneğin iki ülkede de aynı isimle bilinen aşure. Bazı Yunanlılar aşurenin Adem ve Havva’nın tanıştığı gün yapıldığına inanıyor, bazılarıysa Nuh’un gemisinde yenen son yemeği anmak için yapıyor bu tatlıyı. Biz ise Muharrem ayının onuncu günü aşure pişirip dağıtıyoruz. Başka bir ortak gelenek ise Hıdırellez. Tabii ki Yunanlılar başka bir adla, "Aziz Yunannis" olarak isimlendiriyorlarlar, 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan geceyi.

Nasıl ki biz dilediğimiz şeyi bir kağıda yazarak ya da çizerek ağaç diplerine bırakıyoruz, onlar da o gece aynı şeyi yapıyorlar. Ayrıca, evlenmek isteyen Yunanlı kızlar o gece yastıklarının altına kibrit çöpü koyuyorlar. Bütün bu ortak gelenek göreneklerden ve ağız tadından yola çıkarak yazılmış bir kitap "Aynı Sofrada İki Ülke Türk ve Yunan Mutfağı".

Biri Türk, diğeri Yunanlı iki gurme tarafından kaleme alınmış olan kitap pek çok yemek dışında, iki ülkenin sahip olduğu ortak yeme-içme kültürü hakkında da bilgi veriyor. Engin Akın ve Mirsini Lamraki Girit’teki uluslararası bir toplantıda tanışmışlar. Laf lafı açtıkça iki ülke insanının ne kadar çok ortak özelliği olduğunu keşfetmişler ve böylece başlamış, geçmişin önyargılarını bir kenara bırakıp birlikte kitap yazma projesi. Ardından, 2003 yılında da kitap Yunanistan’daki kitapçı raflarındaymış zaten. Kısa süre sonra da Türkçesi İş Bankası Yayınları tarafından yayınlanmış. Bu kitabı okumanız için illa yemek meraklısı olmanız gerekmiyor. Çünkü kitap yemek kitabı olmaktan çok öteye geçiyor.

Pirinçli balkabağı çorbası

8 kişilik

Hazırlama süresi 20 dakika

Pişirme süresi

20 dakika


Malzeme listesi

3 dilim tatlı balkabağı

3 yemek kaşığı zeytinyağı

1 adet orta boy kuru soğan

2 su bardağı sıcak su

1 çay bardağı pirinç

6 su bardağı tavuk suyu

1 çay kaşığı tuz, kırmızı pul biber

Öncelikle, soyup karpuz gibi dilimlediğiniz balkabaklarını iri kuşbaşı et formunda doğrayarak bir tencereye aktarın. Üzerine soyup, dörde böldüğünüz kuru soğanı, zeytinyağını ve 2 bardak sıcak suyu ekleyip, orta ısılı ateşin üzerinde pişmeye bırakın.

Kabaklar iyice yumuşadığında ocaktan alıp el blendırı yardımıyla ya da çatalla ezerek püre haline getirin İçine yıkayıp, süzdüğünüz pirinçleri ve 6 bardak ılık tavuk suyunu koyup ateşin üzerine oturtun. Ara sıra karıştırarak kaynayıncaya kadar pişirin.

Çorba kaynamaya başlayınca, tuzu ve kırmızı pul biberi de ilave ederek 5-6 dakika daha pişirdikten sonra ocaktan alın. İsterseniz, çiğ süt kremasından 2-3 kaşık katarak da servise sunabilirsiniz. Üzerini çok ince kıyılmış maydanozla da süsleyebilirsiniz.

Kırmızı pancarlı pembeli pilav

6 kişilik

Hazırlama süresi 20 dakika

Pişirme süresi

40 dakika


Malzeme listesi

2 su bardağı pirinç

4 adet kırmızı pancar

1 adet kesmeşeker

1 tatlı kaşığı sirke

1 yemek kaşığı tereyağı

1 yemek kaşığı zeytinyağı

Yaklaşık 1 tatlı kaşığı tuz

Pirinci ılık tuzlu suda 1 saat kadar bekletin. Diğer taraftan, soyup yıkadığınız pancarları tencereye aktarın. Kesmeşeker, sirke ve 2 su bardağı suyu ekleyip 10 dakika kadar haşlayın. Pancarları sudan çıkarıp tavla zarı formunda doğrayın.

Tereyağını pilav tenceresinde eritip süzdüğünüz pirinci ve zeytinyağını ekledikten sonra tahta bir kaşıkla karıştırarak 10 dakika kadar kavurun. Üzerine pancarların haşlama suyuyla birlikte toplam 2 su bardağı su ilave edin. Pilavın suyu kaynamaya başlayınca tuzu serpiştirip önceden doğradığınız pancarı da tencereye aktarın. Orta ısılı ateşte, pilav suyunu iyice çekinceye kadar pişirip ocaktan alın. Pilavı 15 dakika dinlendirdikten sonra sıcak sıcak servise sunun.
Yazarın Tüm Yazıları