GeriYasemin BORAN Erken sabahın enerjisine uyanın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erken sabahın enerjisine uyanın

Sabah saat kaçta uyanıyorsunuz bilemem ama güneş doğmadan önce uyanmanızı ve güneşin doğuşunu karşılamanızı tavsiye ediyorum.

Sabahın böylesine erken bir saatinde uyanmak zor gelir insana. Fakat kendinizi zorlayın. Önceleri hiç kalkmak istemeyeceksiniz ama bir süre sonra kendinizi çok iyi hissedecek ve erken kalkmayı alışkanlık haline getireceksiniz. Özellikle kendisini halsiz, bitkin, isteksiz ve hatta karamsar hissedenlere sabah erken kalkmalarını tavsiye ediyorum. Depresyonun en iyi ilacı güneştir. Sabahın ilk ışıklarına gözünüzü açmak ve bütün düşüncelerden uzaklaşıp sadece güneşin doğuşuyla uyanan güne bakmak hem bedeninizi, hem de ruhunuzu uyandıracak. Kendinizi hiçbir zaman olmadığı kadar dinç ve enerjik hissedeceksiniz. Ufuk çizgisinde yükselmeye başlayan güneşi yakalamak zamanı yakalamak gibidir. Kendinizi ve kendi zamanınızı yakalarsınız. Aydınlanan günle birlikte aydınlanırsınız. İçinizin büyük bir coşkuyla ve enerjiyle dolduğunu hissedersiniz. Enerjinizi daha da yükseltmek için bütün dikkatinizi doğmakta olan güneşe yöneltin ve güneşi selamlayın.

Güneşi selamlamak, fiziksel ve duygusal yükselişinize zihninizin de eşlik etmesini sağlayacak. Güneşi bir tören yapıyormuş gibi selamlamanızı tavsiye ediyorum. Artık havalar ısındı ve odanızın penceresini açabilir, sabahın erken saatlerindeki serinliği hissedebilirsiniz.

Şayet doğuya bakan bir noktada ve güneşin doğuşunu izleyecek durumdaysanız ne ala... Bu fırsatı kaçırmayın. Fakat pencerenizden ufuk görünmeyebilir ve böyle bir durumda güneşin doğuşunu hayal edebilirsiniz.

Ayağa kalkın, sanki bir törendeymiş gibi bütün dikkatinizi gökyüzüne yöneltin. Güneşin ışınlarıyla değişen gökyüzünün rengini yakalayın ve şöyle seslenin:

"Hayatın ve canlılığın sebebi olan güneş. Selam sana. Bedenimi aydınlattığın gibi ruhumu da aydınlat. Bilinç ışığımı yak. Böylece gösterdiklerini daha iyi görebileyim."

Bu sözleri içinizden söyleyebileceğiniz gibi yüksek sesle de söyleyebilirsiniz. Sonra kendinizi dinleyin. Halinizin değiştiğini ve nasıl canlanmaya başladığınızı hissedin. Bir çeşit meditasyon olarak bu uygulamayı her gün güneş doğarken yapabilirsiniz. Bu çalışma öylesine başka bir hal uyandırır ki, kendinizi son derece sağlıklı, genç ve dinç hissetmenize neden olur. Enerjiniz yükselir ve yaşam arzunuz artar. Gün boyu kendinizi güçlü ve istekli hissedersiniz.

Problemler sevgiyle çözülecek

Bugün Ay, Balık ve Yengeç burcundaki Venüs ile uyumlu bir etkileşim içinde. Gökyüzünün bu konumu sanat ve aşk duygularının yükseleceğini işaret ediyor. Bugün meydana gelen sert ve zorlayıcı olaylar, sevgiyle çözümlenebilir. Görünen ve bilinenin ötesindeki gerçekler algılanabilir. Hem aşk, hem de parasal konulara yönelik iyimserliğin uyanacağını işaret eden gökyüzünün konumu, isteklerin güzel biçimde ortaya konulacağını gösteriyor.
X

Mektuplar

RUMUZ: ANAHTARBurcunuz Akrep. Doğum saatiniz doğru ise Güneş, Akrep burcunun son derecesinde bulunuyor fakat Merkür, Yay burcuna girmiş. Bu nedenle akıl faaliyetleriniz Yay özelliği gösteriyor. Üstelik Venüs de Yay burcunda. Bu nedenle kendinizi tam bir Yay gibi hissediyorsunuz ancak Güneş, Akrep burcundan henüz çıkmamış. Bu nedenle burcunuz Akrep. Fakat Güneş’in bu konumu geçiş anını işaret ediyor. Geçiş anında doğanlar daha farklı bir özellik gösterirler. Bu durumu Akrep-Yay karışımı olarak değerlendirmek doğru değil. Geçiş anında doğanlar çevrelerinde bulunan kişilerden daha üstün özellikler gösterirler. Bir ev kadını bile olsalar, ev kadını olarak başarı sergilerler. Çünkü geçiş anları büyük enerjinin açığa çıktığı zamanlardır. Yükselen burcunuz ise Terazi. Öğrenme potansiyeliniz çok yüksek. Halkla ilişkiler alanında başarılı olacaksınız.

Yolculuklar yapılabilir

Son derece hareketli bir gün. Seyahatler ve seyahatle bağlantılı bütün konularda ilginç gelişmelerin ortaya çıkacağını işaret eden gökyüzünün konumu beklenmedik gelişmelerin olabileceğini gösteriyor. Farklı ülkelere ve farklı kültürlere yolculuklar yapılabilir. Geleceğe yönelik beklentiler değişiyor. Yabancılarla yapılan işler ve ortak çalışmalar açısından beklenmedik gelişmeler meydana gelebilir ve hayalleri gerçekleştirmek için beklenmedik fırsatlar çıkabilir.
Yazının Devamını Oku

Öfkeyi kontrol edebilirsiniz

Olaylar karşısında öfkelenmeye başladığınızı hissettiğiniz anda dikkatinizi hemen bedeninize yöneltin. Böylece öfkenin büyümesini bir an için bile olsa durdurmuş olursunuz. Sonra dikkatinizi aldığınız soluğa odaklayın ve derin soluklar alın. Alacağınız bu soluklar ciğerlerinizin alt bölgesine olmalı.

Diyafram nefesi olarak tarif edilen özel bir nefes tekniğini uygulamayı başarabilirseniz, öfkenizi çok kolay bir biçimde denetleyebilirsiniz. Bunun için öncelikle diyafram nefesi almayı öğrenmelisiniz.

Diyafram nefesini öğrenmek pek zor değil. Fakat ihtiyaç duyulmadan önce pratikler yapmalısınız. Özellikle rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortamda uygulamalara başlarsanız iyi olur. Böylece daha iyi konsantre olabilir ve kendinize odaklanmayı öğrenebilirsiniz. Üstelik bu nefes çalışmaları dikkatinizin yükselmesine ve konsantrasyonunuzun artmasına da yardımcı olacak. Tabii bunun için düzenli nefes çalışmaları yapmanız gerekiyor.

Kararlı ve düzenli bir biçimde nefes tekniklerini uygulamasanız bile zaman zaman yapacağınız alıştırmalar sonucunda hayatınızı kolaylaştıracak bir yeteneğe dönüşecektir.

Evde, sokakta, çalışırken veya bir eğlence yerinde gerilim hissetmeye başladığınız zaman hemen öğrendiğiniz nefes tekniğini uygulayabilir ve hayatınızı kolaylaştırabilirsiniz. Önerdiğim nefes tekniği şöyle yapacaksınız:

Üzerinize belinizi sıkmayan rahat bir kıyafet giyin. Sırt üstü uzanın ve bacaklarınızı kendinize doğru kıvırarak yatın. Bir elinizi serbest bir biçimde midenizin üzerine koyun. Böylece dikkatinizi midenize yöneltmenizi kolaylaştıracak. Sonra bütün dikkatinizi alacağınız nefese odaklayın. Ve sanki bir çiçeği kokluyormuş gibi derin bir soluk alın. Aldığınız soluğun doğruca midenize indiğini ve midenizi şişirdiğini hissedin. Soluğunuzu beş sayana kadar tutun ve sonra yavaş yavaş verin. Verdiğiniz soluğu hissetmeye çalışın.

Diyafram nefesini hemen başaramayabilirsiniz. Tekrarlamanız gerekir. Hatta soluklara başlamadan önce elinize bir çiçek alın ve koklayın. İşte çiçeği nasıl kokluyorsanız, öyle nefes alın. Daha sonra bu nefes tekniğini ayakta uygulayın. Ve daha sonra öfke içinizde uyanmaya başladığı sırada bu nefesi yapın. Halinizin hemen değiştiğini anlayacak ve öfkenizi kontrol etmeyi başaracaksınız.

Düşünceler özgürleşecek

Sabah saatlerinde Yay burcuna giren Ay, duygu ve düşüncelerin özgürleşeceğini ve evrensel bir felsefeyle davranılacağını gösteriyor. Ancak Yengeç burcunda dolaşan Merkür ve Venüs macera hevesini zayıflatabilir ve emniyetli koşullar tercih edilebilir. Fakat seyahatler, uzun yolculuklar ve farklı kültürlere ilgi duyulacağını işaret eden gökyüzünün konumu, karamsarlıktan uzaklaşıp iyimser yaklaşımların ortaya çıkacağını gösteriyor. Bugün isteklerin ortaya konulması daha kolay olacak.
Yazının Devamını Oku

Öfkeyi kontrol edebilirsiniz

Öfkeyi kontrol altına almak pek kolay değildir. Özellikle bir kez öfkelendikten sonra kişinin kendisini denetlemesi neredeyse imkánsızdır. Bu nedenle öfkenizi kontrol edebilmek için kendinizi başlangıç sırasında yakalamanız gerekir. Yani öfkelenmeye henüz başlarken.

Öfkenin kişiyi ele geçirmesi bir anda olmaz. İlk önce duygularınız harekete geçer ve bu sırada mide bölgenizde kasılmalar hissetmeye başlarsınız. Sonra midenizin üzerinden sıcak bir dalganın yavaş yavaş yayılmaya ve başınıza doğru yükselmeye başladığını hissedersiniz ve burnunuza geldiği zaman artık yapacak bir şey kalmaz. Öfke sizi ele geçirmiştir. Öfkenizi kontrol altına alabilmeniz için midenizdeki kasılmalar henüz başladığı sırada kendinizi yakalamalısınız.

Genellikle kişi kendisini olaya kaptırdığı için bedeninde meydana gelen değişimleri hissetmez. Halbuki beden, kişinin değişen duygularına tepki verir ve hazırlık yapar. Tıpkı saldırıya geçecek kişinin bedeninin de saldırma pozisyonunu alması gibi...

( Sürecek)

Arzular açığa çıkıyor

Bugün duyguları denetlemek gereken bir gün. Sabah saatlerinde sürprizler heyecan uyandırabilir ve yaratıcılığı harekete geçirebilir. Fakat Akrep burcunda ilerleyen Ay, öğle saatlerinde Satürn-Neptün arasındaki sert etkileşimi uyandıracak. Bazı olaylar baskı duygusu yaratabilir ve baskı altına alınmış derinlerden yükselen arzular, şiddetli bir biçimde açığa çıkabilir. Özellikle korkunun beslediği öfkeyi kontrol altına almak zor olabilir. Ancak aile bağlarının uyandıracağı iyimserlik sorunları çözmeye yardımcı olacak.
Yazının Devamını Oku

Akıl sağlığı ve astroloji

Geçenlerde öğrencilerimden biri yanıma geldi ve astrolojik işaretlerin akıl hastalıklarını nasıl etkilediğini sordu. Şaşırmış olmakla birlikte merakla yüzüne baktım. Neden dikkatini akıl sağlığına yönelttiğini sordum. O da kardeşinden söz etti. Doktorlar şizofreni teşhisini koymuşlar ve tedavisi sürüyor. Son derece zeki bir genç. Son günlerde hastalığı nüksetmiş. Fakat işin daha ilginç tarafı öğrencim eczacı ve son günlerde sattığı ilaçların arasında akıl sağlığını dengeleyecek türdeki ilaçların talebinin artmış olması dikkatini çekiyor.

"Acaba astrolojik etkiler ile akıl sağlığı arasında bir bağlantı var mı?" diye merak ediyor ve bana soruyor. Aslında her şeyin her şeyle ilgisi var. Üstelik 2006’nın Ağustos’undan bu yana Neptün ile Satürn’ün sert açı yapıyor olması düşler ile gerçeklerin birbirine gireceğini ve hayalleri gerçekleştirmek için kuvvetli arzuların uyanacağının işareti.

Neptün hayalleri sembolize ediyor. Satürn ise gerçekleştirici, yani maddeyi sembolize ediyor. Neptün ile Satürn arasındaki etkileşim ise, hayallerin maddeye dönüşme zamanı olarak tarif edilebilir.

Bu etki hem yaratıcılık gerektiren alanlarda ilginç çalışmaların ortaya konulacağını işaret ediyor, hem de hayaller ile gerçekleri birbirine karıştıran zihinsel problemin ortaya çıkacağını gösteriyor. Tabii aynı zamanda korkuların uyanması da söz konusu.

Hayal gücünün korkuları uyandıracak yönde harekete geçmesine neden olan olaylar panik, panik atak ve benzeri durumların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle yaklaşık bir yıldır "Hayal gücünüzü korku uyandıracak biçimde değil yaratıcı yönde kullanın" mesajları veriyorum. Çünkü Neptün, aynı zamanda sanat potansiyelini de sembolize ediyor.

Baskıların sonucunda sağlık sorunları ortaya çıkabileceği gibi aynı zamanda bugüne kadar bilinmeyen sanat potansiyeli de ortaya çıkabilir. Yoğun baskılar, en derinlerde gizli yetenekleri uyandırabilir.

Baskıya karşı geliştirilen direnç sonucunda kişi kendi gücünü ve yeteneklerini keşfedebilir. Ancak düşünceler baskıdan kurtulmayı sağlayacak çıkışı bulma yönünde olursa ilham ve yaratıcı potansiyel uyanıyor. Yoksa korkular uyanıyor ki, bununla başa çıkabilmek pek kolay değil. Zihinsel karışıklıklar, gerçekler ile hayallerin birbirine karışmasına neden olabilir.

Geçmiş önem kazanıyor

Bugün Merkür burç değiştiriyor ve sabah saatlerinden itibaren Yengeç burcunda ilerliyor. Böylece Yengeç burcunun sembolize ettiği özelliklere dikkatin yöneleceğini işaret eden gökyüzünün konumu, zihinsel faaliyetlerin ev, yuva, aile, koruma ve korumaya yönelik olacağını gösteriyor. Geçmişe ait olaylar ve hatıraların önem kazanmasıyla birlikte geleceğe ait gizli tedbirler geliştirilecek. Bilinçaltını etkilemiş olayların bilinç üstüne çıkması ve yeniden gözden geçirilmesi mümkün.
Yazının Devamını Oku

İnanç iradeyi güçlendirir

"Sigarayı bırakacağım, tatlılardan uzak duracağım" gibi alışkanlıkları bırakmak pek kolay değildir. Ayrıca kendiniz için belirlediğiniz programları uygulamak, istenilen en zor işi bile yapmaktan daha zordur. Bir başkası için verilen sözlerin uygulanması veya sizi zorlayan kişilerin istediklerini yapmak daha kolaydır. Buna karşılık kişinin kendi kendine verdiği sözü uygulaması çok zordur. Sadece kendinize verdiğiniz sözü yerine getirmek irade gerektiren bir durumdur. Başka biri için bir şey yapmak ise, onun iradesine tabi olmaktır ve çok daha kolay bir şekilde yapılabilir. Hele söz verdiğiniz kişiyi seviyorsanız, çok kolay yapacaksınız.

Aynı işi, "onun için yapmak" daha kolay iken "kendiniz için yapmak" neden zordur, bunu hiç düşündünüz mü?

Aklınız, kendiniz için belirlediğiniz programı yapmanızı söylerken, duygularınız önünüze çıkan cazip teklifi değerlendirmek için aklınızı çelmeye çalışır. Siz bu sırada ne yapacağınızı bilemezsiniz. Şayet kararınızı belirlerken güçlü duygular uyandıran bir hedefiniz yoksa karşınıza çıkan eğlenceli tekliflere kapılırsınız ve bu sırada uyanan arzular yüzünden önceden kararınızı, programınızı bile unutursunuz.

Kendisine güvenen, yapabileceğine inanan kişinin isteyip de başaramayacağı bir konu yoktur. Dikkatini yönelttiği her işi başarabilir. Planı her ne olursa olsun uygulayabilir. Çünkü inanmak iradeyi güçlendirir.
Yazının Devamını Oku

Mektuplar

RUMUZ: GERİ GİDEN GEZEGENGezegenlerin geri gitmesinin ne demek olduğunu açıklamak oldukça uzun bir konu. Özellikle astrolojik açıdan geri giden gezegenlerin her birinin yorumu bu köşede bir yazı konusu hatta bir dizi olur. Doğum haritasında üçten fazla gezegen geri gidiyorsa o harita sahibinin geri giden gezegenlerin sembolize ettiği konularla ilgili bilgilerle donanmış olarak dünyaya geldiği söylenebilir. Bu kişinin zorlayıcı olayları hangi alanlarda ve nasıl yaşayacağını belirlemek için yıldız haritasında hangi gezegenlerin geri gittiğine ve onların konumuna bakmak gerekir.

RUMUZ: EVLİLİK - BURSA

Sizin yükselen burcunuz Yengeç. Kendinizi ortaya koymak için güvenmeye ihtiyacınız var. Son derece duyarlı, hassas ve öngörüsü kuvvetli birisiniz. Sevdiğiniz kişiyle bu yılın sonlarına doğru evlenebilirsiniz. Ancak evlilik tarihini eylül ayından sonra gerçekleştirmenizi tavsiye ederim. Haziran ayında eski konular ve geçmiş olaylar gündeme gelebilir. Karar vermek için uygun zaman değil.

RUMUZ: ÇİĞDEM MERSİN

Sevdiğinizle aranızda uyum var. Onunla ilgili endişeleriniz artmış olmalı. Fakat bu durum sizin hayal gücünüzün oyunundan başka bir şey değil. Dikkatinizi kendinize yöneltin ve isteklerinizi gerçekleştirmek için çalışın. Sevdiğinize endişelerinizi yansıtmayın.
Yazının Devamını Oku

Zig zag çizen gelişim modeli (2)

İnsanlığın gelişim sürecini düz bir çizgi üzerine yerleştirecek olursak zig zag çizdiğini görürüz. Anne-çocuk ilişkisi tıpkı DNA sarmalı gibi bir görünüm oluşturacaktır. Sonsuz bir akış içerisinde uzayıp giden bu sarmalın kesişim noktaları muazzam bir enerjinin açığa çıktığı aşama yapma noktalarını işaret eder. Bu noktalar karşılaşma anlarıdır. Ve kaderi bir an olarak değerlendireceğim bu karşılaşmalar, kişinin karşısına çıkan kişiler olabileceği gibi kendi kendisiyle karşılaştığı anlardır.

Kişisel hayatın oluşumu ve gelişimi, insanlığın evrim sürecinin küçük bir modelini oluşturuyor. Yaşayan her bir insan bir çağın gelişim sürecine ayna tutar.

İnsanların birbirleriyle karşılaşmaları, çatışmaları, ayrılmaları ve birleşmeleri tıpkı çağların birbirini takip eden süreci içinde meydana gelen büyük karışıklıklar veya geçiş dönemlerinde oluşan karmaşa ve kaosun bir benzeridir. Bu sırada çok büyük bir enerji açığa çıkar ve bu enerjinin sonucunda yeni bir zaman başlar.

Aşk, karşılaşmaların en şiddetlisidir. Açığa çıkan enerji kişinin farklı bir şuur hali içine girmesine neden olur. Kişi kendisini aşar, coşar, taşar ve tekrar durulduğunda artık başka biri olmuştur. Yeni bir zaman başlamıştır.

Mistiklerin, Tanrı’ya ulaşmak için insana ihtiyaç olduğunu işaret eden sözleri (Tanrı aşkına ulaşmak için insana aşık olmak gerek) insanların karşılaşmalarından doğan enerjinin "zig zag" çizen gelişim sürecinin aşama yapma noktasına gelindiğini gösterir ki bu nokta, hayatımızı etkileyen, yenilenmemizi sağlayan, kendimizi keşfettiğimiz olayların açığa çıkmasında payı olan kişilerle karşılaşma anıdır.

Bu karşılaşmalar çok değerlidir fakat bu enerjiyi kullanmayı başaramayan için yok olma noktasına dönüşebilir. Zaten varlık ve yokluk iç içedir. Aynı enerjinin var oluşa veya yok oluşa dönüşümünü belirleyen ise duygudur.

Aşk, enerjinin yaratıcı biçimde açığa çıkmasını sağlarken nefret, aynı enerjinin yok edici biçime dönüşmesine neden olur.

Aşkla yarattığınızı, nefretle yok edebilirsiniz. Kabul gösterdiğinizi reddedebilirsiniz. Ve hayatımız kabullenmeler ve reddetmelerle doludur. Zig zag çizerek ilerleyen insan düşünür ve öğrenir ve düşünceler zig zag çizerek ilerler.

Kuvvetli duygular uyanıyor

Başak burcunda ilerleyen Ay, duygu ve düşüncelerin hizmet sektörüne ve sisteme yöneleceğini gösteriyor. Özellikle sağlık hizmetleri ve uygulanan yöntemlerin gözden geçirilmesi için kuvvetli duyguların uyanacağını işaret eden gökyüzünün konumu, geleceğe yönelik uzun soluklu çalışmaların yapılabileceğini gösteriyor. Hayalleri sembolize eden Neptün’ü harekete geçiren Merkür, sezgiler, ilham ve yaratıcı fikirlerin uyanacağını işaret ederken Venüs ile Uranüs’ün uyumlu etkileşimi duyguların aniden değişeceğini ve sürpriz aşkların ortaya çıkabileceğini işaret ediyor.
Yazının Devamını Oku

Zig zag çizen gelişim modeli

İnsanın hayatına derinden baktığınız zaman maddenin prensiplerini kavrayacak duruma geliyorsunuz. Olaylar ve olaylar karşısında tavırlarını belirleyen insan... İnsanın kendini keşfedebilmesi için olaylara ihtiyacı var. Olayların meydana gelebilmesi için insana ihtiyaç var.

Olayları meydana getiren insana baktığımız zaman, bir reddedişle karşılaşıyoruz. Gerçekleri reddediyor... Var olanı bozuyor ve yeniden yapıyor ve bu yenileniş sırasında kendisinden önce yapılanları, yani reddettiklerini kabul ederek kendisini yenilemeyi başarıyor.

İşte, hayatın en ilginç tarafı burası. Bir atak yapıyor sonra duruyor, geri çekiliyor ve sonra tekrar hamle yapıyor ve ileri atılıyor. Duruyor, geri gidiyormuş gibi görünüyor ve ilerliyor.

Çocuk annesini reddediyor, isyan ediyor ve kendisini kabul ettirmeye çalışırken ortaya koyduğu davranış biçimi büyük annesinin davranış biçimiyle örtüşüyor. Annesi de zaten kendi annesini reddetmişti. Sonra kendi çocuğu da kendisini reddediyor. Bu arada ortaya çıkan çatışmalar, büyük bir enerjinin açığa çıkmasına neden oluyor.

Şayet kendini kabul ettirmeye çalışan anne kuvvetli bir şahsiyetse ve ondan meydana gelen çocuğun isyanı da kuvvetliyse açığa çıkan enerji yepyeni bir oluşumun meydana gelmesi için ihtiyaç olan kuvveti doğuruyor ve ilerleme gerçekleşiyor. l (Sürecek)
Yazının Devamını Oku

Ayrıntılar önem kazanıyor

Hayallerin gerçek olacağı bir gün. Yüksek idealler ve korkuların uyandırdığı yaratıcı fikirler son derece dikkat çekici ve etkileyici olacak. Kazanç ve kayıpların birlikte yaşandığını işaret eden gökyüzünün konumu aşama yapmak için ilginç fırsatların ortaya çıkacağını gösteriyor. Geleceğe yönelik atılımda bulunmak ve istekleri ortaya koymak için uygun bir gün. Ayrıntıların önem kazanması fikir ayrılıklarına neden olabilir fakat alınan kararlar hızla uygulanabilir.

Mektuplar

n RUMUZ: DOLUNAY-BURSA

Doğum bilgileriniz doğruysa yükselen burcunuz Terazi. Ay, Balık burcundayken doğmuşsunuz. Doğum haritanızda gezegenler uyumlu bir dağılım içinde bulunuyor bu da sizin çok yönlü biri olduğunuzu gösteriyor. Merkür’ün konumu zihinsel faaliyetinizin yüksek olduğunu, son derece zeki biri olduğunuzu işaret ediyor. Ancak çocukluk döneminin baskılı geçtiğini işaret eden etkiler var ve yetişkin olduktan sonra da kendi üzerinde baskı yaratan biri olduğunuz görünüyor.

Zorlayıcı etkiler olmakla birlikte evlilik anlayışı yüksek birisiniz. Bazı sert tecrübeler yaşamış olabilirsiniz. Ancak bu tecrübeler sizin sağlam ve kararlı bir yapı geliştirmenizi sağlıyor. Her tecrübeden yeni dersler almış olarak ve yükselmiş olarak çıkacağınızı söyleyebilirim. Metanet ve direnciniz yüksek. Ancak son derece duygusal biri olduğunuzu da belirtmem gerekiyor. Fakat duygularınızı disipline edebilme özelliğine de sahipsiniz. Böylece olaylara hakim olabilirsiniz.

Eşinizin doğum saati tam olarak belli olmadığı için yükselen burcunu belirlemek pek mümkün olamadı. Fakat sizin doğum haritanıza göre onun yükseleninin İkizler olması gerek.

Sizin haritanızda erkeği sembolize eden Mars, İkizler burcunda ve muhtemelen eşinizin yükselen burcunun üzerinde duruyor. Tek uyumluluğunuzun da bu olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca eşinizin de iyi bir evlilik anlayışı var. Sevgi potansiyeli yüksek biri.

Siz şu sıralarda hayal kırıklığı denilebilecek türden duygular içinde bulunabilirsiniz. Duygularınız değişiyor. Daha özgür ve farklı beğeniler geliştirmeniz mümkün. Bu ay atılımda bulunmak için güçlü arzular duyacaksınız. Ve gergin olacaksınız. Büyük beklentiler içinde bulunmazsanız, isteklerinizi gerçekleştireceğiniz fırsatlar karşınıza çıkacak.



n RUMUZ: ASLAN ASLAN

İki Aslan’ın uyumluluğu yüksek olur. Ancak doğum haritalarını incelemek gerekiyor. Doğum bilgilerinizi vermediğiniz için ayrıntılardan söz edemeyeceğim. Sadece Aslanlar arasındaki uyumluluk hakkında genel bilgiler aktarabilirim. İki Aslan tıpkı doğada olduğu gibi son derece uyumlu bir ilişki içinde bulunabilir. Dişi Aslan ile erkek Aslan farklı özellikler sergileseler de her ikisi de kendini göstermekten, yönetmekten ve gösterişli olandan hoşlanırlar. Erkek Aslan’ın yönetimini kabul ettiğini gösteren bir dişi Aslan arasında çarpıcı bir aşk yaşanabilir.
Yazının Devamını Oku

İkizler burcunun merakı

Burçlar kuşağının en hızlı tipleri İkizler burcu insanlarıdır. Ayaklarında kanatlarla resmedilen tanrıların habercisi Hermes ile bütünleşen Merkür’ün yönettiği İkizler tipleri son derece hareketli ve sempatik tiplerdir. Havanın bu sevimli çocukları hemen her şeyi merak ederler. Ve son derece hızlı bir biçimde öğrenirler. Fakat, derinlemesine öğrenmek için fazla bir çaba göstermezler. (Tabii doğum anında başka bir etki almıyorlarsa...) Doğal bir şifacılık yeteneğine sahiptirler. Ancak bu özelliklerinin farkına varıp geliştirecek olurlarsa, son derece etkileyici olabilirler. Genel olarak yapacak çok işleri ve gidilecek çok yerleri olduğu için bu özelliklerini keşfetseler bile geliştirecek zamanları yoktur. Devamlı hareket halinde olmaları ve çeşitli grupların içine girip çıkmaları sayesinde hemen her şeyden haberdar olurlar.

Bir İkizler’in dikkatini belli bir noktada sürekli tutmak için onun kadar hızlı olmanız gerekiyor. Tabii bu süreklilik sadece anlattığınız konuyla sınırlı olmalı. Yoksa size olan dikkatinin sürekli olması zor. Çünkü o çevrede olup biten her şeyle ilgilidir ve dikkati sizinle birlikte her şeye yönelik olacaktır.

İletişim, halkla ilişkiler, reklam ve organizasyonlarla ilgili konuların içinde bol miktarda İkizler tiplerine rastlayabilirsiniz.
Hem öğreneceği hem de eğleneceği alanlarda başarılı olur. Kısa yazılar, hikayeler tam İkizler’e uygundur ve iyi bir anlatımı vardır fakat ondan roman yazmasını beklemeyin. O kadar sabrı yoktur. 
Yazının Devamını Oku

Mutfak Penceremdeki Hindistan

"Madem ki, düşüncelerim benim kozamı oluşturuyor, o halde kafamdaki düşünce motorunu durdurmam lazım... Sakinleşiyorum, tıpkı çekilen sular gibi zihnimde bir sessizlik var... Çekilen suların mümbit bir arazi bıraktığını hissediyorum... Bu yeni toprağa öylesine bir ağaç dikmeliyim ki, vereceği meyveler, ulaşmak istediğim sadelik olsun ve ben her koparttığım meyveyi yerken biraz daha sadeleşebileyim.

Şu anın kıymetini çok iyi bilmeliyim... Zihnimdeki toprağın önce vasfını tanımalıyım... Bu Dünya toprağı... Burada, ancak Dünya’ya ait bir ağaç yetişebilir ve bu ağacı ben Dünya imkanları ile besleyebilirim... Yani Dünya suyuyla, Dünya güneşi ile...

Dünya’nın bilgisi olmadan ben bu ağacı besleyemem, geliştiremem... O halde zihnimdeki mümbit alanı ancak ben oluşturabilirim... Ağacımı da ancak ben dikebilirim... Bu ağacın milyarlarca ağaçtan bir tanesi olduğunu bilmeliyim, ama bana has, bana özel olduğunu da bilmeliyim."

"Mutfak Penceremdeki Hindistan" adlı kitabın içindeki dördüncü hikaye olan ’Sade’nin içinden aldığım bu bölüm pencereye konan güvercinler arasında duruşu ve tavrıyla ’Sade’ adı verilen güvercinin uyandırdıkları...

Spiritüel (ruhsal) dünya görüşünün hikayeler aracılığı ile aktarılması olarak tarif edebileceğim kitap mutfak penceresine konan kuşlarla başlıyor ve hayvanlar aracılığı ile insanları, hayatı ve yaşam biçimini sorguluyor.

Bir Spiritüalist olan Sevgi Ersoy’un "Mia Yayın"dan çıkan "Mutfak Penceremdeki Hindistan" adlı kitabı hem düşündürücü, hem de eğlenceli. Masal tadında rahat anlatımıyla hikayenin içine giriyor ve kendinizi gözden geçiriyorsunuz.

KÜLTÜRLERDE ŞAHMERAN

Gelenekleri, kültürleri, Tanrı’yı ve kutsal metinleri karşılaştırmalı olarak inceleyen kitap belli bir düzen ve bilimsel bir araştırma niteliğinin dışında olmakla birlikte araştırmacılara kaynak kitap olma özelliğini taşıyor.

Tankut Sözer’in "İm Yayınları"ndan çıkan kitabı, şamanizmden renk simgeciliğine, Sümerlilerden Orion’a, Aziz George’un İslami Karşılığı’ndan Hallacı Mansur’a ve Türklerde Kozmik Ağaç’a kadar daha pek çok konuya farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Rahat anlatımıyla hem merak edenler, hem de araştırmacılar için ilginç bir kitap.

Hem kayıp hem de kazanç var

İkizler burcunda ilerleyen Ay, öğle üzeri Jüpiter’i ve Uranüs’ü harekete geçiriyor. Son derece ilginç olayların meydana geleceğini işaret eden gökyüzünün konumu sürpriz değişikliklerin olabileceğini ve skandal sayılabilecek durumların ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Alışılmış uygulamalar ve bilinen kararların dışında şaşırtıcı yöntemler yaşanabilir ve ani değişikliklere neden olabilir. Düşlerin gerçekleşeceğini işaret eden gökyüzünün konumu kayıp ve kazançların aynı zamanda olduğunu, hem kayıp, hem de kazanç sağlanacağını gösteriyor.
Yazının Devamını Oku

Öngörüyü kanıtlayan olaylar

Bilim insanlarının altıncı hissi onaylamalarının ardından iki gün önce TV8’de yaptığım "Bilgiye Yolculuk" programının yönetmeni Öznur ile çekim sonrası sezgilerden, öngörülerden ve paranormal olaylardan bahsediyorduk. Şöyle konuştu:

"Olacakları önceden hissediyorum. Bazen rüyamda görüyorum. Mesela bir gece rüyamda kız kardeşimi bir hastanede yatarken gördüm. Bacağı boydan boya sarılıydı. ’Ne oldu’ diye sordum. Bir ses onun kız kardeşim olmayıp, teyzem olduğunu söyledi. Sabah uyandığımda büyük bir merakla hemen kardeşimi ve teyzemi aradım. Nasıl olduklarını sordum ve dikkatli olmalarını söyledim. Tabii o zamanlar henüz ne olduğunu bilmiyordum ve rüyamı anlatmadım. Birkaç gün sonra annem yanıma geldi ve ’Bir şey söyleyeceğim ama sakın üzülme’ dedi. Sonra teyzemin bir kaza geçirdiğini ve hastaneye kaldırıldığını söyledi. Eve gittiğinde yeni kurulan kütüphaneyi görmüş; gidip dokunmuş ve dokunmasıyla birlikte kütüphane devrilmiş. Bacağı parçalanmış. Bunu annem anlattığı anda ağlamaya başladım. O günden beri gördüğüm rüyalara ve hissettiğim her şeye karşı daha duyarlı oldum. Şimdi bir şey olacağını önceden hissediyorum. Başkalarıyla ilgili olanları da hissediyorum kendimle ilgili olanları da... Mesela şu anda da hissediyorum. Bir yerlerde bir şey oluyor. Kötü bir şey olduğunu biliyorum ama kime ne olduğunu bilmiyorum."

Büyük bir merakla hemen dönüp bu hissinin kiminle ilgili olduğunu sorduk. Kendisiyle ilgili olduğunu söyledi. Bunun üzerine az önce yapmış olduğumuz konuşmalarla ilgili olabileceğini ve etkilendiği için böyle bir hál olabileceğini söyledim. O da "Hayır, çekime başlamadan önce başlamıştı bu hál ve hálá devam ediyor" dedi.

"Hayır olsun" temennisiyle ayrıldık. Aynı günün akşamı yapımcımız Beyhan beni aradı ve "Öznur’un babası hastaneye kaldırılmış. Şimdi İzmir’e gidiyor" dedi.

Sabah konuşmuştuk ve hatta özellikle babasıyla ilgili bir şey olacağı zaman çok kuvvetli hissettiğinden söz etmişti ve aradan on iki saat bile geçmeden bir şey olmuştu. Hemen telefon ettim ve babasının hastaneye kaldırıldığını ameliyat olacağını öğrendim. Geçenlerde Hürriyet’te yayınlanan "6. his onaylandı" başlıklı haberi hatırladım. Bilim adamlarına göre bir şey olmadan önce kişinin beyninin işleyişinde değişiklik meydana geliyor. İşte bu değişiklik fiziksel olarak kişinin farkına varabileceği boyutta etki meydana getiriyor. Ve kişi dikkatli biriyse kendisinde meydana gelen değişikliği yorumlayabiliyor. Bu olay da kişinin olayları önceden hissettiğinin kanıtı.

Yanılgılar kendini gösterebilir

Boğa burcunda ilerleyen Ay, öğle saatlerinde Satürn ile Neptün arasındaki sert etkiyi tetikliyor ve yanılgılardan kaynaklanabilecek kayıpların olabileceğini gösteriyor. Bugün yeni başlangıçlar için uygun bir zaman değil. Ancak günün ilerleyen saatlerinde akşam saat onda Yeni Ay meydana geliyor. Yeni başlayan işlerin verimli olması için Yeni Ay zamanını beklemenizi öneririm. Bugün tedbir geliştirmek ve bilinmeyen durumların araştırılması açısından uygun zaman.
Yazının Devamını Oku

Mektuplar

RUMUZ: Melek-İstanbulDoğum yerinizi bildirmediğiniz için yükselen burcunuzu tespit edemedim. Ancak, Güneş’iniz burcun ilk on günlük devresinde bulunuyor. 8 derece Boğa yani Boğa Burcunun yönetici gezegeni Venüs’ün güçlü etkileri altında bulunan biri olduğunuzu gösteriyor. Ay ise, Akrep Burcundayken doğmuşsunuz. Fakat, Güneş-Ay arasında zıt açı olmadığı için içsel çatışmalarınız olmaz. Jüpiter size şans ve iyi bir evlilik anlayışı veriyor. Karşı cinsle ilişkileriniz olumlu olur. Neptün ise, hayal gücü ve yaratıcılık veriyor. Şu sıralarda biraz gergin olmanız gerek.

Özellikle duygusal gerilim ve farklı istekler duyabilirsiniz fakat iyimserliğiniz uyanmış ve yakınlarınızla ilişkileriniz güçlenmiş. Ancak annenizle ilgili sorunları çözümleme zamanı gelmiş. Baskı hissettiğiniz durumla ilgili yeni gelişmeler meydana gelecek ve bu senenin sonlarına doğru sorunlarınızı çözümlemeye başlayacaksınız.

RUMUZ: Özlem-Özlem

Sizin yükselen burcunuz Kova. Ay ise Akrep burcundayken doğmuşsunuz. Aynı anda Neptün kavuşum yapıyor. Bu durum hassasiyetinizi ve sezgilerinizi arttırıyor. Rüyalarınız ve ön görüşleriniz ilginç olmalı. 1991 yılında Pluto tam Ay’ınızın üzerine gelmiş ve aynı zamanda Güneş’inizi de sert etkilemiş. Hayatınızda köklü değişikliklere neden olan olaylarla karşılaşmış olmalısınız. (Annenizin ölümü de bunlardan biri) Ancak, Güneş güçlü konumda bulunduğu için, Jüpiter’in de olumlu etkisiyle her türlü sorunun üstesinden gelebileceğiniz gücü size veriyor. Ayrıca, Satürn’de duygularınızı disipline ediyor. Böylece kararlı, mücadeleci ve dirayetli biri olmanızı sağlıyor. Bu yıl sizin için alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gereken bir dönem. Bu nedenle zorlanabilirsiniz. Olaylar baskı uyandırabilir. Ancak bunlarla başa çıkacak ve yıl sonuna doğru sürpriz fırsatlarla karşılaşacaksınız.

RUMUZ: İpek

Astrolojik haritanızın çıkartılması için doğum gününüzü, doğduğunuz ayı ve yılı tam olarak yazmalı ve doğum yerinizi de belirterek tekrar mektup yazmalısınız. Kendinizle ilgili bu bilgileri vermeden sorunuzu cevaplayabilmem mümkün değil.

RUMUZ: Mehmet Burç

29 derece 36 dakika ile Güneş’iniz Oğlak Burcunda kalmış. Dolayısıyla burcunuz Oğlak. Fakat geçiş döneminde doğmuş olduğunuz için diğer Oğlaklar’dan daha farklı bir tabiat gösterirsiniz.

Gizli istekler açığa çıkıyor

Bugün Mars burç değiştiriyor ve yöneticisi olduğu Koç Burcuna giriyor. Gökyüzünün konumu, cesaret, güç ve büyük beklentilerin açığa çıkacağını gösteriyor. Öğlene doğru Ay Boğa burcuna giriyor ve öğle saatlerinde Venüs ile uyumlu açı yapıyor. Duyguların derinleşeceğini ve finans konularına yönelik tedbirli bir tavrın ortaya çıkacağını işaret eden gökyüzünün konumu gizli isteklerin belireceğini gösteriyor. Harcamalar konusunda tedbirli ve dikkatli bir tutum izlenecek.
Yazının Devamını Oku

Kendinizi olaylara kaptırmayın

Sevinçlerin ve üzüntülerin hayatımızı ele geçirmesine izin vermemeliyiz. Yaşamayı öğrenmeliyiz. Üzüldüğümüz ya da sevindiğimiz olaylar bizi geliştiren, büyüten ve öğrenmemizi sağlayan çok değerli bilgileri içeriyor fakat kendimizi üzüntüye veya mutluluğa kaptırdığımız zaman yaşadığımız olayın içindeki bilgiyi kavramak ve anlamak mümkün olmaz. Bizi etkileyen olaylar diğerleri gibi yaşantımızın birer parçası olmaktan öteye geçmemeli.

Elbette derinden etkilendiğimiz zaman hemen unutup geçemeyiz. Zaten unutmayı önermiyorum. Sadece anlamaya çalışmak gerektiğini işaret ediyorum. Kendinizi üzüntüye kaptırdığınız zaman anlayamazsınız. Sadece olaya takılı kalırsınız ve o dakikadan itibaren ne çözebilirsiniz, ne de işin içinden çıkabilirsiniz. Hatta üzüntüden hasta bile olabilirsiniz. Ve bu sırada hayat akıp gitmeye devam ederken, siz takılı kaldığınız noktada hayatı kaçırmış olursunuz.

Halbuki ister sevinç, isterse üzüntü yaratan olaylar içinde bulunuyor olalım aynı zamanda başka gerçekleri de birlikte yaşıyoruz. Aslında zıtlıklar bir arada bulunuyor. Kazanç ve kayıplar aynı anda yaşanıyor. Ne kazanca çok fazla sevinmek ne de kayıplar karşısında çok fazla üzülmek gerek. Sadece anlamak gerek.

Bir tarafta ölüm, diğer tarafta ölümsüzlük!

Bir tarafta yüksek şuur, öte yanda şuursuzluk!

Bir tarafta yüce akıl, diğer tarafta akılsızlık! Bütün bunların hepsini içi içe, aynı zamanda, birlikte yaşıyoruz. Fakat sadece birine takılı kaldığımız zaman anlamıyoruz.

Bir tarafta hayatı zerre kadar düşünülmeyen insanlar, diğer tarafta yaşaması imkansız olan çocukları hayata döndüren "genetik devrim"le heyecan uyandıran buluşlar.

Satürn’ün baskısı, Neptün’ün hayalleri, Jüpiter’in birleştirici felsefesi ve aklın sınırlarını zorlayan buluşlarıyla Uranüs, içinde bulunduğumuz bu dönemi tarif ediyor. Savaş ve barış birlikte yaşanıyor.

Bir taraftan yok ediyoruz, öte yandan yaratıyoruz. Ve bütün bunların sonucunda öğreniyoruz. Peki gerçekten öğreniyor muyuz? Aslında bilsek de bilmesek de, anlasak da anlamasak da öğreniyoruz. Takılı kalanlar öğrendiklerini geç fark ediyor; anlamaya çalışanlar ise öğrendiklerinin bilinciyle yaşıyorlar.

Unutulmuş konular gündemde

Bugün Ay, Koç burcunda ve yeni bir işe başlamak için kuvvetli arzular uyandıracak. Ancak Ay’ın küçüldüğü bir dönem olduğu için bugün başlayan işler istenildiği ölçüde verimli olmayabilir. Gizlilik gerektiren konularda çalışmalar yapılabilir fakat duyguların derin ve zayıf olması isteklerin de derinleşmesine neden olacak. Bilinçaltını etkileyen olaylar şimdiye kadar unutulmuş konuların gündeme gelmesine ve alışkanlıkların değişmesine neden olabilir.
Yazının Devamını Oku

Yeni başlangıçlar

Büyük heyecan uyandıran, sürpriz olayların meydana gelebileceğini işaret eden gökyüzünün konumu radikal değişikliklerin olabileceğini gösteriyor. Şimdiye kadar üstü örtülmüş olayların ve gizli kalmış konuların ortaya çıkması karışıklık ve gerilim yaratabilir. Sonuçlanması gereken işlerle ilgili önceden verilmiş bazı kararlar değişebilir. Sabah saatlerinden itibaren Koç burcunda ilerleyen Ay zorlayıcı değişimlerin ardından gelecek olan yeni başlangıçları işaret ediyor.
Yazının Devamını Oku

Mektuplar

RUMUZ: KARIŞIK LUCY "Rüyamda kendimi bir türbede gördüm. (Bu türbenin özelliği gönül gözü açık olanların, türbenin üzerine yağan karı görebildiği diye anlatılır.) Rüyamda üzerime parlak tozlar yağmaya başladı ve o tozlar bir anda kara dönüştü. Yanımda çok yakın kız arkadaşım vardı ve türbenin adını söyleyerek "Bak bunlar bu türbenin karları" dedi ve "Bu türbenin karları şahidimdir ki sen bu kişiyle evleneceksin" dedi. Adını gösterdiği kişi bana ilgisi olan ama şu an başkasıyla nişanlı biri ve ben hala bu rüyanın etkisindeyim."

Gördüğünüz rüya bilinçaltı olabileceği gibi gösterilen isim, sizin bildiğiniz kişiye ait olmayabilir. Çünkü sadece isim görmüşsünüz ve bu isimde başka birisi olabilir ve gördüğünüz rüya mesaj niteliği taşıyabilir. Yıldız haritanızda sezgileri kuvvetli biri olduğunuz görülüyor. Yükselen burcunuz Aslan ve kendisini nasıl mutlu edeceğini bilen birisiniz. Aşk potansiyeliniz yüksek. Şu sıralarda düşüncelerinizi değiştiren olaylar meydana geliyor. Ve özellikle mutlulukla ilgili hayal gücünüz harekete geçmiş. Eylülden sonra yaşantınızda yeni bir zaman başlayacak ve geçen dönem katlandığınız zorlukların ödülleriyle karşılaşmaya başlayacaksınız.

RUMUZ: CADDE EMLAK

Kızınızın yükselen burcunu öğrenmek için doğum bilgilerini yazmışsınız fakat doğum yerini bildirmemişsiniz. Enlem-boylam farkları yükselen burcun değişmesine neden olur. Mesela Van’da güneş doğarken, yani ufuk çizgisinde yükselirken İstanbul’da henüz doğmaz. Bu nedenle doğum yerini de bildirmeniz gerekiyor.

RUMUZ: DENİZ

Yükselen burcunuz Yay. Şu sıralarda Satürn döngüsü yaşıyorsunuz ve büyük değişimler dönemindesiniz. Ancak döngüden önce başlayan ve birkaç yıldır devam eden bir değişim sürecinde olmanız gerekiyor. Şimdi ise olaylar alışkanlıklarınızı ve tarzınızı tamamen değiştirmeye zorluyor olabilir ve bunun sıkıntısını yaşıyor olabilirsiniz. Fakat iradeniz kuvvetli ve sabırlı biri olduğunuzu söyleyebilirim. Ekimden sonra gösterdiğiniz direnç ve sabrın ödüllerini almaya başlayacaksınız. Babaanneniz, anneniz ve eşinizin aynı gün doğmuş olması anlamlı bir tesadüf. Sizin kaderinizde bu şahsiyetlerin etkisiyle gelişeceğinizi ve kendinizi keşfedeceğinizi söyleyebilirim.

Hayaller gerçekleşiyor

Bugün hayal gücünün harekete geçeceğini işaret eden gökyüzünün konumu, düşlerin gerçekleşeceğini gösteriyor. Özellikle baskı duygusu uyandıran olaylar, aynı zamanda fırsata dönüşecek ve istekleri gerçekleştirmek mümkün olacak. Farklı kültürlerin ve farklı görüşlerin buluşması ve birleşmesi mümkün. Kova burcunda ilerleyen Ay, Satürn ile Neptün arasındaki sert etkiyi uyandırırken Jüpiter’in iyimser etkisi zorlukların içinde fırsatların bulunduğunu gösteriyor.
Yazının Devamını Oku

Fazla düşünmeyin

Yeni bir işe girişirken endişelenmeye başlarız. Acaba olacak mı?.. Acaba yapabilecek miyim?.. Buna benzer düşünceler beynimize üşüşürken kararsızlığın girdabına kapılırız ve bir türlü harekete geçemeyiz. Kararsızlık endişeden doğar. Endişeyi yaratan ise düşüncelerimiz ve isteklerimizdir. İsteklerimiz çok fazla olduğu zaman endişelenmeye başlarız. Çünkü, isteğimize ulaşmak için düşünceler üzerimizde baskı yaratmaya başlar. Elbette ki isteğimiz olmadığı zaman bir konu üzerinde çalışmak, yeni hamleler yapmak mümkün değildir. Ancak içimizdeki istek sürekli olarak zihnimizi meşgul etmeye ve takıntı haline gelmeye başladığı zaman, üzerimizde kuvvetli bir baskı ve buna bağlı bir gerilim yaratır.

İşte bu aşamada kuvvetli isteğimiz, hareket yeteneğimizi de kısıtlamaya başlar. Bir türlü harekete geçemeyiz. Ya da çok yavaş hareket ederiz. Başarılı olmak için ne kadar fazla uğraşırsak, alacağımız sonuçlar o kadar zayıf olacaktır. Çünkü, takıntı haline gelen isteğin yaratacağı gerilim yüzünden yeteneklerimizi ortaya koymamız zorlaşır ve isteğimizin uyandırdığı enerjimizi serbest bırakamayız. Bu yüzden başarıyı yakalayamayız. Sahip olduğumuz gücümüzü tam olarak ortaya koyamayız. İsteğimizden kaynaklanan düşünce ve endişeler, enerjimizin üzerinde blokasyon yaratır.

Peki, "İstek duyacağız fakat, duyduğumuz bu isteğin yarattığı endişeyi nasıl ortadan kaldıracağız" diye soracaksınız...

Zihninizi ve isteklerinizi serbest bırakarak... Önce düşünün. Yapıp yapamayacağınızı ve sizin için ne kadar önemli olduğunu düşünün. Sonra isteğinize nasıl ulaşacağınızı planlayın. Ne yapmanız gerektiğini düşünün. Ve artık düşünmekten vazgeçin ve yapın.

Bir işe başlarken düşünerek endişelenmek yerine, o işi yapmak gerekir. Ya da düşünceyle uygulama aynı anda olmalıdır. Yoksa, kararsızlıklar sonucu bir türlü harekete geçemezsiniz.

Harekete geçeceğiniz sırada artık ne istek ne de düşüncelerin baskısı üzerinizde bulunmamalı. Böylece enerjinizi serbest bırakabilir, önceden istediğiniz ve düşündüğünüz her ne varsa başarabilirsiniz. Eyleme geçtiğiniz an, kendinizi zorlamadan sakin ve rahat olmalısınız. Olup olmayacağını düşünmeden sadece ve sadece yapmanız gerekeni yaparsanız, başarı şansınız çok yüksek olacaktır. Çünkü, yeteneklerinizi tam olarak kullanabileceksiniz. Potansiyelinizin tamamını ortaya koyabileceksiniz ve bu aşamada karşınıza hiçbir engel çıkmayacaktır.

Duygular derinleşiyor

Kova burcunda ilerleyen Ay, evrensel amaçlara yönelik duyguların yükseleceğini gösteriyor. Özgür ve yaratıcı çalışmaların dikkat çekeceğini işaret eden gökyüzünün konumu, geleceğe yönelik beklentilerin artacağını ve buna bağlı olarak gizli niyetlerin ortaya çıkacağını gösteriyor. İlginç fırsatların ortaya çıktığı bir dönem. Kayıpların ve kazançların birlikte bulunduğu bu devre içinde duyguların derinleşmesiyle birlikte hem geçmiş hem de geleceğe yönelik ilginç araştırmalar yapılabilir.
Yazının Devamını Oku

Bilimsel anlayış değişiyor

Bir gün bilimsel araştırmaların derinleşeceğini ve kesinlikle reddedilen konuların gelip araştırılacağını biliyordum. İşte şimdi o gün geldi. Bilim, altıncı hissi kabul ediyor. Bazı insanların geleceği öngörebileceğini açıklayan Amsterdam Üniversitesi profesörlerinden psikolog Dick Bierman, tüm zamanların en ciddi paranormal deneylerinden birini gerçekleştiriyor ve altıncı hissin olduğu sonucuna varıyor.

Hollanda’da bir hastanede en son teknolojiyle geliştirilmiş cihazlar aracılığı ile incelenen bir grup sıradan insan üzerinde yapılan deneylerin sonuçları çok ilginç.

Beyin faaliyetleri ultrasonografik cihazlarla izlenen denekler, (Deney yapılan kişiler) olayları önceden hissedebilme özelliğinin mevcut olduğunu kanıtlıyor. Ortaya çıkan verilere göre beynin, işleyişinde bazı kritik olaylar olmadan hemen önce belirgin bir biçimde değişerek yoğunluk kazandığı tespit edilmiş.

Araştırmanın sonuçları ve İngiliz Daily Mail gazetesinde yayınlanan bu deneyle ilgili Prof. Bierman şöyle bir açıklamada bulunuyor:

"Yaptığımız bu araştırmayı daha da ileri götürüp kimlerin geleceği öngörmekte daha başarılı olduğunu keşfetmek istiyoruz."

Cambridge Üniversitesi’nden Nobel ödülü olan Prof. Brian Josephson ise, "Gelecekten bilgi almanın mümkün olduğunu açıklayan bu deliller ikna edici. Fizik biliminde bunu yalanlamak mümkün değil" şeklinde konuşuyor.

Diğer bilim adamları bu iddia hakkında ne diyecekler bilemiyorum ama üniversite içinde yapılmış olan bu çalışma bilimsellik anlayışının değişmeye başladığını gösteriyor.

Zaten binlerce yıldır kabul gören ve kimbilir belki de bir zamanların bilimi olan metafizik konuların çağımızda yeniden dikkat çekici olması ve araştırılmaya başlanması çok önemli bir işaret. Dünyanın büyük bir değişim sürecine girdiğinin işareti.

Halkın kabul gösterdiği ve halk arasında "altıncı his" olarak tarif edilen olayları önceden hissetmek ve hatta meydana gelecek olayların önceden bilinmesini inceleyen bu bilim sayesinde insanla ilgili çok daha ilginç sonuçlara ulaşılabilir. Ve umarım bu araştırmalarını derinleştirirler. Böylece içine hurafe karışmış pek çok bilginin de hurafelerden arınıp yeniden ciddiye alınması ve incelenmesi mümkün olabilir.

İstekler gizlenecek

Bugün Venüs burç değiştiriyor ve Yengeç burcuna giriyor. Böylece yuva, anne ve evle ilgili duygular ön plana çıkıyor. Ev eşyaları ve evle ilgili düzenlemeler yapılabileceği gibi korumacı bir tutumun sergilenmesi de söz konusu olacak. Geleceğe yönelik istekler gizlenebilir. Gökyüzünün konumu ekip çalışmalarında ortaya çıkan bazı karışıklıkların olabileceğini ve gizli fikirlerin ortaya çıkacağını gösteriyor. Ayrıca ilaçlar, kimyasallar ve zehirli maddelerle ilgili uygulamalar ve alınan kararlar değişebilir.
Yazının Devamını Oku

Kendinizi programlayın

Tıpkı bilgisayar gibi kendinizi de programlayabilirsiniz. Mesela sabah saat 06:00’da uyanacağım diyorsunuz ve yatıp uyuyorsunuz. Sonra sabah aniden uyanıveriyorsunuz. Hem de hiçbir uyaran olmadığı halde. Saate bakıyorsunuz: 06:00. Ve hafif bir tebessümle alarm çalmadan az önce uyanmış olmanın keyfini çıkarıyorsunuz.

İşte bu, kendinizi programlayabildiğinizin işareti. Bu program nasıl çalışıyor hiç düşündünüz mü? Aranızda merak etmiş olanlar vardır tabii... Fakat inceleyecek, araştıracak durum olmamıştır. Zaten böyle bir şeyi araştırabilmek için de herhalde bütün zamanınızı bu araştırmayla geçirmeniz gerekir. Üstelik böyle bir araştırmaya nereden başlayacağınızı bile bilmiyorsanız, nasıl yapacaksınız? İnsan beyninin işleyiş mekanizması henüz çözülebilmiş değil.

Ancak nasıl oluyorsa oluyor ve insanın kendisini programlayabilmesi mümkün olabiliyor. Sorduğum hemen herkes bana, uyanmak istediği saatte uyanabildiğini söyledi. Aralarında bunun çok doğal olduğunu söyleyenler olduğu gibi böyle bir özelliğe sahip olmaktan dolayı kendisini farklı biri olarak görenler de çıktı.

"Sabah istediğiniz saatte uyanabiliyorsanız, neden istediklerinizi veya alışkanlıklarınızı değiştirmek için bu özelliği kullanmıyorsunuz?" dediğim zaman verilen cevaplar çok ilginçti. "Aaaa, bu başka bir şey, aynı şey değil ki!" Neden aynı değil? Sabah saat kaçta uyanmak istiyorsanız, o saatte uyanabiliyorsunuz. Sizi o dakika uyandıran bir şey yoksa ve siz kendiliğinden istediğiniz saatte uyanabiliyorsanız, o zaman kendinizi programlıyorsunuz. O halde bu uygulamayı başka her şey için yapabilmeniz gerekir. Kendinizi benzer şekilde programlayıp kurtulmak istediğiniz alışkanlıklardan da kurtulabilirsiniz. Hem de bunu kendiliğinden yapabilirsiniz.

Mesela sigarayı bırakmak istiyorsanız, sabah uyandığınız andan itibaren canınızın sigarayı çekmeyeceğini düşünerek uyursunuz ve sabah uyandığınız andan itibaren artık canınız sigara istemez. Veya sizi mutsuz eden olayla ilgili düşüncelerinizin ve duygularınızın değişmesi için kendinizi programlayabilirsiniz. Hatta yapmak istediğiniz halde nedenini anlayamadığınız bir biçimde ortaya çıkan engellerden kurtulmak için veya sıkıntılılarınızı çözümlemek için de tıpkı sabah uyanmak için kullandığınız yöntemi uygulayabilirsiniz, diye düşünüyorum.

İstekler değişiyor

Oğlak burcunda ilerleyen Ay, bütün istek ve arzuların zirveye odaklanacağını gösteriyor. Ancak dikkatli olmak gereken bir dönem. Satürn ile Neptün’ün devam eden sert etkisini Merkür harekete geçirecek. Dikkatin kolay dağılacağını ve düşünceler üzerinde baskı yaratan olayların meydana gelebileceğini işaret eden gökyüzünün bu konumu yanılgılardan kaynaklanabilecek kayıpların olabileceğini gösteriyor. Ortaya çıkan karışıklıklar yaratıcı çözümlerin bulunmasına neden olacak ve istekler tamamen değişecek.
Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI