Bize zehir soluttular

ÇEVRE ve Bakanı Osman Pepe, Orhaneli'ndeki (Tuzla) kimyasal atıkların hangi fabrika tarafından atıldığını söylemedi ancak sahibinin 'paragöz ve açgözlü bir adam olduğunu' belirtti. Ancak bir ipucu daha vererek, atıkların türü için 'kimyasal ve sağlık sektörü ile ilgili' dedi.

Haberin Devamı

Tuzla ve Gebze yörelerinde hangi fabrikanın 'atığı' olduğunu araştırırken,

Unifar Kimya Sanayii A.Ş.'den bir açıklama geldi. Açıklamada "Kanserojen fenol maddesini ihtiva eden varillerin firmalarıyla hiçbir alakası olmadığı" bildirdi. Açıklamada şöyle denildi:

 

"Unifar Kimya Sanayii A.Ş. bünyesindeki üretimimiz ve üretim yöntemlerimiz ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının kontrol ve denetimi altındadır. Şekerpınar'da (Gebze) faaliyette olan modern üretim tesislerinde ilaç sektörümüz için hammadde üretilmekte, ihracat yapılmakta, bölgemize ve ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Kullandığı teknoloji ve üretim standartları açısından Türk ilaç sektörünün önde gelen kuruluşlarından olan tesislerimizde çalışmalarımız her zaman büyük bir sorumluluk anlayışı içinde yürütülmektedir.

Haberin Devamı

 

Unifar Kimya Sanayii A.Ş. toplum sağlığına hizmet ederken çevreye zarar vermemeyi, doğayı gelecek kuşaklar için korumayı temel öncelikleri arasında kabul etmektedir."

Bu açıklamaya söylenecek bir şey yok.

 

UNİFAR'DAN ŞİKAYETÇİYİZ

 

Araştırmalarımız sırasında karşımıza Tuzla'nın Mimar Sinan Mahallesi Muhtarı Zülfü Erdoğan çıktı. Kendisi Deri-İş Sendikası'nın eski eğitim sekreteriymiş."Benim yaramı deştiniz" dedi; mahalle olarak Mustafa Nevzat İlaç Fabrikası'na bağlı Unifar firmasının atıklarından şikayetçi olduklarını söyledi.

 

Mahallesinde 23 bin kayıtlı, 5 bin kişinin de kayıtsız olabileceğini belirterek, komşu Şifa Mahallesi ile birlikte toplam nüfusun 60 bin olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

 

UNİFAR'IN KOKUSU

 

"Unifar, bizim komşu Gebze'ye, Şekerpınar beldesi sınırlarında bize bir sokak ötededir. Kurulduğu 1997'den beri 'kötü koku ve atık sularının insan üzerine yarattığı tahribat'tan ötürü kimse para cezası dışında yaptırım uygulamadı. Ben muhtar olduktan sonra Kocaeli, Gebze ve Şekerpınar beldesi başta olmak üzere yöredeki vali, kaymakam, belediye başkanı, İl Çevre Müdürü ve mühendis odalarına onlarca dilekçe yazdım, bu ilaç fabrikasını şikayet ettim. Bunlardan bazıları olumlu, bazıları da olumsuz yanıt verdi.

Haberin Devamı

İki yıldan beri 'Çağdaş Tuzla' gazetesinde şikayetlerimiz yer aldı ama kimse duymadı.

 

ÖNCE BELEDİYEDEN CEZA

 

2004'in yaz aylarındaki şikayetim üzerime Şekerpınar Belde Belediyesi'nden muhtarlığıma gelen yanıtta, zabıtanın yaptığı kontrollerde 'fabrika sahasının içerisinde boş araziye atık sular bırakıldığı ve bu suların alanın eğilimli olması sebebiyle çevre duvarlarında bulunan hava delikleri sayesinde dışarıya aktığı, insan ve hayvan sağlığını tehdit edici vaziyette olduğu'nun tespit edildiği belirtilerek, fabrikaya 111.4 YTL ceza kesildiği bildirildi."

 

Muhtar Erdoğan'ın 'çevre' için sürdürdüğü mücadele sanki bir roman.

 

Şikayetleri üzerine Kocaeli Çevre Müdürlüğü'nden gelen yazıda ise 'koku kaynaklarında yeterli tedbir alınmadığı' için ilgili fabrikaya 7.300 YTL ceza kesildiği anlatan muhtar, çarpıcı bir bilgi veriyor:

Haberin Devamı

"Bir apartmanın 3. katında oturuyorum, affedersiniz, tuvalete girdiğimizde

hissettiğimiz o koku, 2 yıl süren mücadelemiz sonunda biraz azaldı, belki arıtmalarını düzeltmeye gittiler."

 

350 kişinin çalıştığı Unifar'ın atıklarının kendi mahallelerinin içinden geçen bir kanaldan Tuzla'daki İSKİ arıtmasına gittiğini belirten muhtar,

"Ama atıkların İzmit'de belediyenin İzaydaş katı atık fabrikasına gittiğini de duyuyoruz" diyor.

Bakan Pepe, bu muhtarın elindeki belgeleri incelerse, ağzındaki baklayı tamamen çıkarabilir.

 

24 Nisan eylemlerine hazırlıklı mıyız

 

TÜRKİYE bir yandan içeriden karıştırılmaya çalışırken, diğer yandan da malum nisan ayı gelip çattı... Türkiye'nin düşmanlarının koalisyon halinde içeride ve dışarıda sürdürdükleri çalışmalarda bu ay Ermeniler ön planda olacak. Türkiye'ye karşı yönlendirilen sözde Ermeni soykırımı suçlamaları bu ay yine yazılı ve sözlü basının üst sıralarına taşınmaya çalışılacaktır. Bu sebeple Türkiye Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi olarak www.turksam.org adresinde yayın yapan kurumumuz web sitesinde Türkiye'nin tezlerini destekleyen yazıları ve karşı tezlerini on plana çıkarmaya karar verdik. Ermeni sorunu ile ilgili önemli değerlendirme ve haberleri izlemeniz ve ülkemize katkıda bulunacak yazı ve belgeleri bizlerle paylaşmanızı dileriz.

Haberin Devamı

Ermeniler çalışıyor; peki ya biz Türkler?

Dr. Şenol KANTARCI- TÜRKSAM Başdanışmanı

 

Mersin’de CHP-AKP koalisyonu

 

Siyaset 'dönme' sanatı mıdır

 

BİR gazetede okudum. "Siyaset belli etmeden dönme sanatıdır" sözünün ne kadar doğru olduğunu, CHP'nin elindeki Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi'nin AKP ve CHP'li üyelerinin ittifakı açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Seçimlerden önce taraflar birbirlerini acımasız şekilde eleştiriyorlardı.

CHP'liler, AKP'yi, Cumhuriyet ilkelerine karşı bir parti olarak göstererek, şimdi yapmış oldukları bu ittifakla kendi kendilerini ele vermiş olmuyorlar mı? Bu ittifak onay verenlerin AKP'ye bir özür borçları doğmuyor mu?

Belediye hizmetlerinden eşit pay almaları gerekirken kaynakların ve hizmetlerin dağılımındaki adaletsizliğe onay verenlerin, yoksulları ve dar gelirlileri koruduklarını söylemeleri gerçekleri yansıtmıyor artık.

Haberin Devamı

Mersin'de yaşanan bu gelişmeler Türkiye'nin dört bir köşesinde benzer bir şekilde yaşanıyor. Kamuoyu yoklamalarında kararsızların sayısının en yüksek oranda olması, seçmenin bir arayış içinde olduğunun en belirgin göstergesidir. Siyasete ve siyasetçiye karşı olan güvensizlik hızla artıyor.

Ahmet AKIN-Yeminli Mali Müşavir

 

Biliyor musunuz

 

> 450 YTL ödüllü Çorum İskilip 23 Nisan Şenliği Satranç Turnuvası'nın 15-16 Nisan'da yapılacağını (0364-511 20 05)...

 

> IĞDIR Barosu Başkanı Mustafa Buluş'un, Iğdır'da kanunların hiçe sayıldığını, mülki idare ve bünyesindeki Emniyet Müdürlüğü'nün hukuka aykırı uygulamalar yaptıklarını, bu uygulamadan ötürü yapılan işleri kınadıklarını...

 

 

LİSELERARASI yarışmada birinci olan umreyle ödüllendirilecekmiş.

"Hacca gitmeyenler, belediye başkanı ve milletvekili seçilemezler" denirse şaşmayın.

Süleyman EKİM

 

MESAJ PANOSU

 

> BODRUM ve Gökova'da bulunan hazine ve orman arazilerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca turizm tesisleri yapılması amacıyla tahsis edilmesi karar ve işlemlerin geri çekilmesi amacıyla başlatılan imza kampanyası için http://www.bodrumajans.com.tr/protesto/view.asp

 

> 11 Nisan'da Garanti Bankası Balıkesir Şubesi'nden 420 YTL para çektim. Bir adet 50 YTL sahte çıktı. Banka görevlileri değiştiremeyeceklerini saygısızca söylediler. Bana güvenmeyeceklerini, yalan söylediğimi söylediler.

Beni 'yalancı' çıkaran Garanti Bankası'nı kınıyorum.

Metin AKBULUT-akbulutmet@yahoo.com

 

KÖŞEMİZDEN İNTERNETE TAŞIDIĞIMIZ YAZILAR:

  

Gökçek'in, belediye başkanlarına ‘sık sık yurtdışına’ gidin demesine tepki:

 

Gökçek'in önerisine itibar etmeyiniz

 

ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek öteki belediye başkanlarına "Sık sık yurtdışına gitmelerini, fuarları bulup, beğendiklerini alıp getirmelerini; çünkü hiçbir şey görmeden bir şeyin olmadığını..." buyurmuş.

Türkiye'nin en borçlu belediyelerinden biri. Adeta borç batağında. Bu yüzden doğalgazlarda, sayaçlarda, su tüketiminde yaptıkları biliniyor. İstiyor ki, kendisi gibi öteki belediyeler de borç batağına saplansın.

Sayın belediye başkanları buna itibar etmesinler. Bir şehre, bir ilçeye, bir beldeye en önemli hizmetler; yol, su, kanalizasyon ve doğal-güzel çevre hizmetlerinden geçer.

Gidin bakın Kiev'e, kaldırım taşları, parkeler, yollar en az 50 yıllıktır, ama kent, Avrupa'nın en yeşil, en temiz, en doğal, sağlıklı kentlerinden biridir.

Şehirler elbette güzelleşmeli, modernleşmeli, 21. yüzyıla layık olmalı. Ancak bu Çin'den, Avrupa'dan, Uzakdoğu'dan şuradan-buradan; tenekeden yapılmış keçileri, plastikten yapılmış palmiyeleri, köpükten yapılmış yedi cüceleri kentin sağına, soluna serpiştirmekle olmaz.

Biz sayın belediye başkanlarından doğal, sağlıklı, insan onuruna, yaşamına yakışır hizmetler vermesini istiyoruz. Ötekisi arkadan kendiliğinden gelir.

Zaten bu tüketim anlayışı yüzünden ülkenin her yerinden ipe sapa gelmez festivaller fışkırıyor ve trilyonlarca para, gözleme, ayran ve elektro-saz ile tıngırdatan türkücülere gidiyor.

C.Y.- ANKARA

 

Veteriner hekimler nedir, ne değildir

 

VETERİNER hekimler, köylümüzün her şeyi, tek geçim kaynağı ineği hasta olduğunda dağ bayır demeden, bazen sadece dua karşılığında, gece-gündüz, bayram, tatil, kar, kış demeden koştular.

Hayvanlardan insanlara geçebilecek şarbon, kuş gribi, kuduz, Malta humması, Kırım-Kongo kanamalı ateşi, deli dana gibi 200’den fazla hastalıkla mücadele ettiler. Bu uğurda şehit verdiler.

 

"Sağlıklı hayvansal gıda ancak sağlıklı hayvanlardan elde edilir. İnsanlardaki gıdasal zehirlenmelerin %90’ı hayvansal gıdalardan oluşur"

sloganıyla bu gıdaların çiftlikten sofraya kadar hijyeninden sorumlu oldular. Dolayısıyla sağlıklı bir toplumun vazgeçilmez unsurları oldular.

Birçok evde ali fertlerindenbiri sayılan ev hayvanlarının da sokakta güçten düşmüş, çaresiz sahipsiz hayvanların da imdadına yetiştiler.

Kısacası bu ülkenin hayvanlarına ve insanlarına hizmet için basılmadık tek vatan toprağı bırakmadılar.

 

Her şeyi yapabildiler ama kendilerini anlatmayı hep ihmal ettiler. Ancak, artık sabırları tükendi! 15 Nisan günü 11.00’de Ankara Abdi İpekçi Meydanı’nda toplanarak durumlarını halka anlatacaklar.

Milyonlarca hayvan varlığına sahip olan ülkemizde 81 il, 800’den fazla ilçe, 2000’den fazla belde ve binlerce köyde, binlerce gıda üretim ve satış yeri var. Ama koca ülkede hayvan hastalıklarıyla mücadele ve gıda güvenliğinden sorumlu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda sadece 2000 veteriner hekim var. Mevcut kadrolar boş... Örneğin, kuş gribinin yoğun olarak görüldüğü Ağrı ve çevresinde 40 veteriner hekim kadrosunun 36’sı boş. Hayvancılığın yoğun bölgede sadece 4 veteriner hekim var.

Veteriner hekimlerin kendilerine ait teşkilatları yok. Veteriner hizmetleri, hastalıklarla mücadele tanımı gölgesi altında ve büyük oranda başka meslek gruplarının idaresi altında yapılmaya çalışılıyor. 81 il müdüründen sadece 9 tanesi veteriner hekim. Araç yok, para yok, tıbbi malzeme yok.

Belediyelerin çoğunda veteriner hekim bulunmuyor. Belediyenin gıdayla, hayvan hastalıklarıyla hiç sorumluluğu yokmuşçasına Veteriner Müdürlükleri lağvedildi. Veterinerlikte ilgili konular mühendislere vb. havale edilir oldu.

Veteriner hekimler 'artık yeter' diyorlar. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve taşra teşkilatında veteriner hizmetlerinin bağımsız bir yapıya kavuşturulması, bakanlık ve belediyelerdeki eksik veteriner hekim kadrolarının tamamlanması ve AB mevzuatında yer alan veteriner hekim yetki ve sorumluluklarının tam olarak sağlanması, maaşlarının yaşam standartlarına getirilmesini ama en önemlisi toplumun kendilerini anlamasını istiyorlar.

Sadece salgın hastalıklar çıktığında hatırlanmak istemiyorlar. Ayrıca salgın hastalıklarla mücadele etmenin imkansız olduğu bu şartlarda faturanın veteriner hekimlere kesilmesini kabul edemiyorlar.

 

Prof. Tamer DODURKA

Veteriner Dahiliyeciler Derneği Başkanı

Yazarın Tüm Yazıları