Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Anneler ve babalar

ANNE dışarıda alışverişteydi. İki buçuk yaşındaki bebeğe babası göz-kulak oluyordu.

Aslında bu pek de zor bir şey değildi. Yavrucak halının üzerinde "çay seti" oyuncağıyla oynarken baba da koltuğunda gazetesini okuyor, ara sırada bebeğinin kendisine çay seti oyuncağının minik plastik fincanlarıyla ikram ettiği suları çay niyetine içerek oyuna iştirak ediyordu.

Derken anne eve geldi. Baba anneye sus işareti yapıp, bebeği izlemesini istedi. Bu çok şirin hareketini annenin de görmesini istiyordu. Anne, bebeğin elinde çay fincanıyla salondan çıkıp, biraz sonra içi su dolu olarak babasına getirmesini ve babanın da onu çaymış gibi içmesini seyretti.

Sonra gayet sakin bir tavırla elindekilerle mutfağa geçerken eşine seslendi:

"Uzanabildiği tek su kaynağının klozet olduğunu biliyorsun, değil mi?"

Sonuç-1: Anneler evlatlarını çok sever ve onlara dair her şeyi bilir.

Sonuç-2: Babalar evlatlarına dair birçok şeyi bilmez ama onları çok sever.

"Babalar en son duyar"
boşuna söylenmemiştir...

(Teşekkürler Kazım DEMİRYÜREK)

Kadınlar en çok ve en az nerede çalışıyor

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’na göre toplam 11 hizmet kolu var. Bu hizmet kollarından sadece birinde, çalışan kadınların sayısı erkeklerden fazla. Sağlık ve sosyal hizmetler kolunda 174.795 kadın ve 155.038 erkek işçi çalışıyor.

Kadınların en az çalıştığı hizmet kolu ise diyanet ve vakıf hizmetleri. Bu hizmet kolunda çalışan 83.078 kişiden sadece 3.921’i kadın.

(Kaynak: "Çalışma Hayatı İstatistikleri 2007", Ağustos 2008)

(Teşekkürler Arif TEMİR)

Kaçan oruç

RAMAZAN Bayramı’nda cemaat toplanmış sohbet ederlermiş.

Biri; "Kısmet oldu, bu yıl otuz gün oruç tuttum" demiş.

Diğerleri de otuz gün oruç tuttuklarını sıra ile söylerken, sonlarda oturan biri; "Ben maalesef bir günü kaçırdım" dediğinde, yanında oturan baba erenler "İşte bu kardeşin kaçırdığını ben tuttum" demiş.

(Teşekkürler Yusuf KARAGÜL)

Bu seferde

İKİ eski dost yolda karşılaşmışlar. Sarılıp kucaklaştıktan sonra, biri sormuş:

"Evlenmedim. Ne yapayım, hangi genç kızı anneme gösterdimse, hiçbirini gözü tutmadı. Nihayet geçen yaz turnayı gözünden vurduğumu sandım. Çünkü kız tıpkı anneme benziyordu. Ama olmadı!"

"Neden?..."

"Bu sefer de babam istemedi!"

Bunları biliyor musunuz

Æ İnsanın tek tel saçı 85-90 gr. ağırlığı kopmadan taşır.

Æ Bir fare bir deveye oranla daha uzun süre susuzluğa dayanabilir.

Æ Yeni doğan bir kanguru yaklaşık yüzük parmağımız kadardır.

Temel ne yapıyormuş

TEMEL uçağa binmekten niçin korkuyormuş?

- Bozulur da havada kalırız diye...

Evliliğin

matematiksel tanımı

Sıkıntıların toplanması

Hürriyetlerin çıkartılması

Sorumlulukların çarpılması

Güzelliklerin bölünmesi(Teşekkürler

Yrd.Doç.Dr. Şafak ÇOMAKLI)

Erkek severse

Æ Erkek adam severse çekip gitmez.

Æ Erkek adam severse özel günleri unutmaz.

Æ Erkek adam severse hediye alır.

Æ Erkek adam severse gençleşir.

Æ Erkek adam severse onu ailesiyle tanıştırır.

Kızlar ve ilgi

Æ İlgisizlik bir kız için zehir etkisi yapabilir.

Æ Aşırı ilgi ile şımartılmış bir kız ise bir erkeğin hayatını zehir edebilir.

Ne babalar var

HAYRET konusu olayımız, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ilginç bir uygulaması ile ilgili...

İlköğretim 6. sınıf öğrencisi kız çocuğunun yaşadığı olayı, Sevgili Ali Tezel’den öğrendim. İsterseniz, çocuğun yazdıklarını birlikte okuyalım.

"Annem ve babam boşandı. Mahkeme babamın bana 75 YTL, anneme de 100 YTL nafaka ödemesine karar verdi. Çok fazla bir para değil ama bu paraya gerçekten ihtiyacımız var. Okullar açıldı, annem bana kalem bile alamadı. Sebebi ise babam bize nafaka vermemek için SGK’dan bankaya gönderilen emekli aylığını çekmiyor. SGK’da üç ay üst üste aylıklar çekilmeyince, emekli aylıklarını bankaya göndermiyor. Şimdi her gün bankaya gidiyorum, ’Babamın emekli aylığı yattı ise 75 YTL’mi alayım’ diye ama yok. Oradan SGK’ya gidiyorum ’Babamın emekli aylığını bankaya ödeyin’ diyorum. Bana ’Bunu ancak baban isterse yaparız’ diyorlar..."

Evet... Ne babalar var ve de ne mevzuatlar!..

Kemanın sesi ve kızlar

HIRSIZIN biri gece yarısı, demir testeresi ile zemin kattaki bir evin penceresinin demirlerini kesiyormuş. O sırada yoldan geçmekte olan biri sormuş;

- Hey... Orada ne yapıyorsun?

- Ne yapacağım, keman çalıyorum!

- O nasıl keman çalmaymış, hiç sesi çıkmıyor.

- Merak etme çıkacak, bu kemanın sesi sabah çıkacak!..

18 yaşını dolduran bekar, çalışmayan ve okumayan kızlar için babalarının 1 Ekim’den itibaren para ödeyeceğine dair yasayı okuyunca, bu fıkrayı hatırladık.

SESİ SONRA ÇIKACAK

Genel Sağlık Sigortası’nın, 1 Ekim’de yürürlüğe girmesiyle birlikte; okumayan, bekar ve işsiz kız çocukları 18, lisede okuyanlar 20, üniversitede okuyanlar ise 25 yaşına kadar anne ya da babasının sigortası üzerinden sağlık hizmeti alabilecekler. Bu yaşı tamamladıklarında, babalarının her ay bankaya 26 YTL ile 153 YTL arasında değişen para yatırmaları gerekecek.

- İşsiz veya ailede kişi başına aylık gelirin 213 YTL’den az olması durumunda, bu primi Devlet üstlenecek.

- Bu olayda küçük bir avantaj var. Bu konudaki geçici maddeye göre; 1 Ekim’den önce babasının sigortasından yararlanan kız çocukları, 28 ya da 35 yaşında bile olsa 1 Ekim’den itibaren de yararlanmaya devam edecekler.

Ancak iş bulduklarında ya da evlendiklerinde, bu olay sona erecek. Zaman içinde, küçük çocuklar büyüdükçe, yaş sınırı yani 18-25 sınırı aşılamayacak, böyle olunca, babasının sigortasından yararlanamayan kız çocuklarının sayısı artacak ve milyonlara ulaşacak.

Özetle, kemanın sesi yıllar ilerledikçe daha çok çıkacak.

Düşman isterseniz dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz, bırakın, dostlarınız sizi geçsin.

La Rochefoucauld
X