• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Tek hikâye iki sergi

    Türkiye dünyanın en büyük göçmen nüfusunu ağırlayan ülkeler arasında en üst sıralarda yer alıyor.


    Ankara ve İstanbul’da Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Yılın Basın Fotoğrafları yarışmalarında ödül alan ve dernek arşivinde yer alan karelerden hazırlanan iki büyük sergi de Türkiye merkezli yaşanan göç hikâyeleri fotoğraflarla aktarılıyor. Ankara’nın en özel yapılarından tarihi Renda Köşkü, bundan böyle Türk Kızılay’ının kalıcı müzesi olarak hizmet verecek. Renda Köşkü’nde sergiler ve sanat alanındaki çalışmalar da sunulacak. Buradaki ilk sergide ise Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne Türkiye’nin göçmenlere yaklaşımı aktarılıyor. Sergi 15 Şubat’a kadar açık kalacak. İstanbul’da ise Müze Gazhane’de açılan “Hayat Yeniden...Umut tüm Felaketleri Yener...” adı ile açılan sergi yine Türkiye’nin yaşadığı göç ve göçmenlik merkezli hikâyeler, fotoğraflarla anlatılıyor. Geçtiğimiz gün Usta Coşkun Aral’ın belgesel gösterimi ve söyleşi ile yapılan açılışı yapılan sergi, 30 Aralık’a kadar gezilebilecek.



    ***

    KIZILAY’IN TARİHİ

    Atatürk Bulvarı üzerinde, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin hemen yanındaki tarihi köşkün ismini birçok Ankaralı iyi bilir. Yıllardır kullanılmayan bu tarihi yapı aslına uygun bir restorasyonla yenilendi. Köşk, Kızılay’ı anlatan bir müze ve sergi salonlarıyla kısaca yenilenen yüzüyle Ankaralı sanatseverlerin hizmetine açıldı. Buradaki sergi salonunda yapılan ilk çalışma ise Türk Kızılay’ının göçmenlere yardımları ve Türkiye merkezli göç hikâyeleri fotoğraflarla aktarılıyor. “93 Harbinden Bugüne Göç Hikâyemiz” adlı sergide 1912-1913’te Balkan Savaşı’ndan, 1924 Mübalelesi’nden, 1940’larda İkinci Dünya Savaşı’ndan, 1979’da Afganistan’dan, 1981’de Bulgaristan’dan, 1991’de Kuzey Irak’tan ve elbette son yıllarda Suriye, Irak ve Afganistan’dan Türkiye’ye yaşanan göç, Renda Köşkü’ndeki sergide kronolojik olarak bölümler halinde fotoğraf tutkunlarının ilgisine sunuluyor. 15 Şubat’a kadar açık kalacak sergiyi, Ankara’da yaşayan ve Ankara’yı ziyaret eden sanat severlerin kaçırmamasını tavsiye ediyorum. Renda Köşkü’ne gidenler ise Kızılay’ın geçmişten günümüze temel faaliyetlerini anlatan kalıcı müzeyi de gezme fırsatı bulacaktır. Daimi müze bölümünde, bulunduğumuz coğrafyanın insani yardım perspektifinden yüzyıllık hikâyesine ışık tutuluyor. Şimdiden söyleyeyim, müze bölümü ilerleyen zamanlarda yapılacak olan geliştirmeler ile daha kapsamlı bir hüviyet kazanmış olacak. Kızılay Kültür Sanat tarafından fonksiyonları yeniden tasarlanan bu merkezde, dönemsel sergiler, söyleşiler, atölye çalışmaları, sosyal uyum faaliyetleri yürütülecek.



    RENDA KÖŞKÜ 1925’TE YAPILDI

    Renda Köşkü’nün mimarı Sait Bektimur. 1925’ten günümüze ulaşan yapı, Cumhuriyet Dönemi Mimarisi’nin günümüze ulaşabilmiş nadide örnekleri arasında yer alıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir dönem Çekoslovakya Sefareti olarak hizmet vermiş. 1946’da köşkü satın alan Abdülhalik Renda, ardından mülkiyetini 1949’da Kızılay’a bağışlamış ama intifa (kullanma ve yararlanma) hakkını kendisinde tutmuş. Renda Köşkü, Kızılay’a bağışlandığı tarihten itibaren uzun bir süre Kızılay’ın yetkili kurullarının toplantı salonu olarak kullanılmış. Günümüzde ise yenilenen köşk iki ana fonksiyonu bünyesinde barındırıyor. Giriş katta fuaye alanı sergi salonu bulunurken üst kat ise daimi müze.

    ***



    GAZHANE’DE “HAYAT YENİDEN...”

    Göç konusu, özellikle Avrupa için giderek artan bir zorluk. Sözde “göç krizi”, aslında göç yönetimi krizi olarak anlaşılmalı. Uluslararası, ulusal ve yerel düzeyde siyasi çatışmalarsa sorunların merkezini oluşturuyor. “Göç bağlamında Avrupa Şehirleri Ağı–European Cities Network”, bu doğrultuda yaptığı etkinlikler ve projelerle, paydaşlarını evrensel ilkelere dayalı, kapsayıcı, sürdürülebilir ortak politikalar geliştirmesi için bir araya getiriyor. Projenin bir parçası olarak, Türkiye, Yunanistan, İspanya ve Almanya’dan insan hikâyelerinin paylaşıldığı Coşkun Aral’ın yönetmenliğinde bir belgesel çekildi. Bu belgeselde, bu 4 ülkeden 4 göçmen, kendi ülkelerinden çıkış hikâyelerini, yaşadıkları zorlukları, gördükleri fırsatları, dönüşümlerini ve özlemlerini anlattılar. Geçen çarşamba Müze Gazhane’de ilk gösterimi yapılan belgesele bir de muhteşem fotoğraf sergisi eşlik etti. Türkiye’ye yaşanan göçün ve göçmenlerin hayat hikâyelerini aktaran sergi, barışın ve umudun değerini bir kez daha hatırlatıyor. “Hayat Yeniden...Umut tüm Felaketleri Yener...” adıyla açılan fotoğraf sergisini İstanbullular ve İstanbul’a yolu düşenler 30 Aralık tarihine kadar Müze Gazhane’de görebilir.



    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Kahve keyfini zirvede yaşamak isteyenlere... Mutlaka keşfetmeniz gereken 5 kahve!
    Sınırları Aşmak İçin Güvenilir Yöntemler Şirketinizi E-İhracat İle Uluslararası Pazarlara Açın!
    2022'de Marmara Denizi'ni neler bekliyor? İşte merak edilen her şey!
    Marmaris tatilinizi güzelleştirecek 5 detay!
    Hayalinizdeki termal tatili gerçeğe dönüştürmenin 4 yolu

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. İlk tüp bebek denemeniz başarısız olursa ne yapmalısınız?
    2. Lohusalık dönemi ve sonrasında yaşanan cinsel problemler nelerdir?